Yerel Haberler
Manisa
01 Ocak 2026 Perşembe - 16:09 Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 15:09 Geleceğin savunma sanayi uzmanları Manisa’da yetişecek Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında yürütülen ELMAS Programına Türkiye genelinde seçilen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi arasında yer alan Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, proje kapsamındaki eğitimlerine aralıksız devam ediyor. Program sayesinde öğrenciler, aldıkları eğitimle mezuniyetlerinin ardından savunma sanayinde faaliyet gösteren ROKETSAN, TUSAŞ ve ASELSAN gibi yerli ve milli firmalarda istihdam edilme fırsatlarını artırmayı hedefliyor. Savunma sanayinde Milli Yetkinlik Hamlesi Projesi kapsamında, Türkiye’ye teknolojik üstünlük kazandıracak ürün ve sistemlerin geliştirilmesi için ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine yönelik atılan önemli adımlardan biri olan ELMAS (Etkin-Lider-Mükemmel-Akılcı-Sürdürülebilir) Programı ile mesleki ve teknik Anadolu liselerindeki eğitim faaliyetlerine destek sağlanması ve savunma sanayine nitelikli insan gücü kazandırılması hedefleniyor. Türkiye genelinde belirlenen 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ELMAS programına dahil edilirken, bu okullardan birisi de 1945 yılından bu yana eğitim öğretime devam eden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oldu. Program sayesinde mesleki ve teknik Anadolu lisesi öğrencilerinin, savunma sanayinde üretilen yerli ve milli ürünlerin bakım, sürdürülebilirlik ve inovasyon süreçlerinde aktif görev alması amaçlanırken, böylece dışa bağımlı olmayan, üreten, yenileyen ve geliştirebilen teknik donanıma sahip bireylerin yetiştirilmesi hedefleniyor. ELMAS Projesi’nin ilk aşaması kapsamında, ekim ayında OSB firma yetkililerinin katılımıyla Manisa’da düzenlenen bir çalıştayla ihtiyaç belirleme süreci gerçekleştirildi. Çalıştayda, Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ATP (Anadolu Teknik Programı) Makine Teknolojisi ile Elektrik-Elektronik Teknolojisi alanları başta olmak üzere hedefler belirlendi. ELMAS Programı çerçevesinde yürütülecek çalışmalar arasında, ’Çerçeve öğretim programının tasarlanması’, ’Öğretmen ve eğitmen eğitimlerinin sağlanması’, ’Marka yönetimi desteği’, ’Altyapı ve teknik donanım ihtiyaçlarının belirlenmesi’, ’Altyapı, teknik donanım, materyal ve sarf malzemelerine yönelik destek mekanizmasının oluşturulması’ yer alıyor. Bunların yanı sıra öğrencilere yönelik eğitmen desteği, seminer ve söyleşiler, teknik geziler, firma ziyaretleri, savunma gelişim platformuna üyelik, Milli Yetkinlik projeleri olan zirve kamplara katılım gibi imkanlar da planlandı. Program kapsamında ayrıca ilk 3 öğrenciye başarı bursu, ilk 10 öğrenciye staj imkanı ve ilk 5 öğrenciye istihdam desteği sağlanması hedefleniyor. ELMAS Programı ile savunma sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağının erken yaşta yetiştirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki teknolojik bağımsızlığının güçlendirilmesi amaçlanıyor. "İstihdam imkanları artacak" Okulun programa dahil edilmesinin gururunu yaşadıklarını kaydeden Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Mehmet Sena Koç, "Milli Eğitim Bakanlığı ve Savunma Sanayi Başkanlığı arasında geçtiğimiz Temmuz ayında bir protokol imzalandı. Elmas kapsamında okulumuz 13 okuldan biri olarak seçildi. Anadolu Teknik Programı kapsamında iki alan belirlendi. Bir tanesi makine teknolojisi alanı, bir diğeri de elektrik elektronik teknolojisi alanı. Bizler burada dört yılın sonunda çocuklarımızın almış olduğu eğitim neticesinde ELMAS programı kapsamında ülkemizin savunma sanayi alanında yetkin, kendini yetiştirmiş teknik eleman olarak yetiştirmeleri için elimizden geleni yapıyoruz. Öğrencilerimiz tezgahlarının başında. Derdimiz öğrencilerimizin 4 yıl sonunda istenilen her yerde her ülkede bu proje kapsamında istihdam olanağını arttırabilmek. Gençlerimiz buradan almış oldukları eğitim neticesinde ilerleyen yıllarda yine ülkemizin savunma sanayinin ünlü aktörlerinden olan ROKETSAN, TUSAŞ, ASELSAN gibi savunma sanayine üretim yapan firmalarda istihdam edilmesi hem okulumuz için hem şehrimiz için ve bizler için birer gurur kaynağı olacaktır. Her şey öğrencilerimiz için" diye konuştu. ELMAS Programının çok kıymetli bir proje olduğunu belirten Manisa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Makine ve Tasarım Teknolojisi Alanı Dal Şefi Hüseyin Kuloğlu ise şunları söyledi: "Öğrencilerimiz burada 9. sınıftan başlayarak 9, 10, 11’i okulumuzda eğitim öğretim faaliyetine devam etmekte. 12. sınıfta çocuklarımızı işletmede meslek eğitimine gönderiyoruz. 406 tane öğrencimiz var. Bunların yaklaşık 10 tanesi kız öğrenci. 50-55’e yakın işletmemiz var. Çırak öğrencilerimiz var 50’ye yakın. Güçlü olduğumuz taraf CNC bölümümüz güçlüdür. Elektrikte de otomasyon bölümümüz güçlü. Çocuklar 9. sınıfta temel imalat işlemleri ve teknik resim derslerini görüyorlar. Daha önceleri 9. sınıflarda böyle bir eğitim yoktu. Geçen yıldan itibaren böyle bir eğitime geçildi. Öğrencilerimiz mezun olduklarında çok rahatlıkla işe girebilmekteler. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde, Muradiye Organize Sanayi Bölgesi’nde savunma sanayisine iş yapan çok çeşitli firmalarımız var. Bizim öğrencilerimize de bu yönde bir talep var. ELMAS projesini bu bakımdan önemsiyoruz. ELMAS projesi ile Manisa’daki savunma sanayi faaliyetinin ve üretim faaliyetlerinin ihracat faaliyetlerinin bir üst noktaya taşınacağına inanıyoruz. Çalışmalarımızda teknolojik gelişmeleri ve yayınları takip etmeye çalışıyoruz. Özellikle öğrencilerden ders esnasında projeksiyon cihazı, akıllı tahtalardan istifade ederek çalışmalarımızı yürütüyoruz."
AK Parti’den kan bağışı çağrısı
31 Ekim 2025 Cuma - 15:17 AK Parti’den kan bağışı çağrısı AK Parti Manisa İl Başkanlığı, Kızılay Haftası kapsamında kan bağışı kampanyası düzenleyerek vatandaşlara kan bağışı çağrısında bulundu. AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut ve çok sayıda partili, Kızılay Manisa Şubesi’nde kan bağışında bulundu. AK Parti Manisa İl Sosyal Politikalar Birimi’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen etkinliğe; İl Başkanı Süleyman Turgut’un yanı sıra il yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları ile il teşkilatında görev yapan partililer katıldı. "Kan bağışı insanlık görevidir" Programda konuşan AK Parti Manisa İl Başkanı Süleyman Turgut, kan bağışının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, Kızılay’ın kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Turgut, "Kızılay, ülkemizin dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine el uzatan köklü bir kurumdur. Kan bağışı; bir insana umut olmak, bir hayata dokunmak demektir. Bizler de Kızılay Haftası’nda bu farkındalığı artırmak ve topluma örnek olmak için buradayız. Siyasetin yalnızca hizmet üretmek değil, toplumun her kesimine dokunmak olduğuna inanıyoruz. Kan bağışı da bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir" dedi. Vatandaşa davet Etkinlik kapsamında partililer, Kızılay ekiplerinin gözetiminde kan bağışında bulunarak destek verdi. Program sonunda İl Başkanı Süleyman Turgut, Kızılay Manisa Şubesi yetkililerine teşekkür ederek gönüllülük bilincinin önemine dikkat çekti. Turgut, "Bir damla kan bir hayat demektir. Bu bilinçle hareket eden tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızı da düzenli aralıklarla Kızılay’a kan bağışında bulunmaya davet ediyorum" diye konuştu.
Taş Medreseli Ülkücüler, Manisa’da buluştu
31 Ekim 2025 Cuma - 14:12 Taş Medreseli Ülkücüler, Manisa’da buluştu Türkiye’nin dört bir yanından 12 Eylül darbesinde cezaevinde yatan ülkücüler, Manisa’nın Yunusemre ilçesinde buluştu. 12 Eylül 1980 darbesinde cezaevinde yatan ve "Taş Medreseli Ülkücüler" olarak bilinen yaklaşık 200 kişi bir araya geldi. Türkiye’nin değişik illerinden gelen 12 Eylül mağduru Taş Medreseli Ülkücüler, Manisa’nın Yunusemre ilçesinde buluştu. Yunusemre ilçesinde hasret gideren Taş Medreseli Ülkücüler, cezaevinde asılan ve cezaevinden çıktıktan sonra vefat eden dostlarını rahmet ve dualarla andı. Gün boyu süren etkinlikte basın açıklamasını yapan Manisalı Taş Medreseli Adnan Akdağ, bu toplantıların bir halleşme helalleşme özelliği taşıdığına dikkati çekti. Taş Medreseli Akdağ, "Taş Medreseliler her yıl Denizli’nin başlattığı organizasyonla Tavas ilçesinde toplanıyordu. Geçtiğimiz yıl Kütahya ilinde yapılmıştı. Bu yıl da geleneksel toplantımızı Manisa ev sahipliğinde gerçekleştirdik. Her sene birer ikişer eksiliyoruz. Geçtiğimiz toplantıdan bu yana birkaç arkadaşımızı daha ahiret yurduna uğurladık. Bu halleşme ve helalleşme toplantısıdır. Cezaevinde yatan ülkücülerin hepsi artık belli bir yaşa geldi ve 12 Eylül üzerinden çok sular aktı. Her sene birer ikişer eksiliyoruz. Halleşmek ve helalleşmek, geçmişi yad etmek. Ülkümüzden dönmediğimizi noktalama açısından bizim için büyük önem taşıyor." dedi. "Terörsüz Türkiye politikası" Türkiye’nin önündeki en ağır sorunlardan birisinin "Terörsüz Türkiye Politikası" olduğunu ileri süren Taş Medreseli Akdağ, "Şüphesiz ülkemizde terörün bitmesi ve doğudan batıya, kuzeyden güneye sulh, sükunet, selamet ve barış içinde yaşamasını başta bu salonda bulunan ülküdaşlarımız olmak üzere ben Türk’üm diyen bütün insanımız ister. Bu ülkede bedel ödemiş ülkücüler olarak, bu kötü gidişi kabul etmiyoruz. Hayatımız pahasına yurdumuzu savunacağız, mücadelemiz sürecek." şeklinde konuştu. Programın sonunda farklı illerden gelen 12 Eylül mağduru ülkücüler, darbe sürecindeki yaşadıkları hatıraları anlatarak birbirleriyle hasret giderdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a MCBÜ’de ‘Fahri Profesörlük’ unvanı
31 Ekim 2025 Cuma - 13:35 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a MCBÜ’de ‘Fahri Profesörlük’ unvanı MANİSA (İHA) – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, eğitimin her dönemde en temel öncelikleri olduğunu vurgulayarak, "Yükseköğretim bütçemiz bugün 488,5 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılı bütçemizde ise bu rakam 651 milyar lira olmuştur. Bugün 129 devlet ve 79 vakıf üniversitemiz ile 81 ilimizde hizmet sunuluyor" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) 2025-2026 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı. Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende Yılmaz’a, üniversite senatosunun kararıyla "Fahri Profesörlük" unvanı takdim edildi. Törende konuşan Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde eğitim her dönemde en temel önceliğimiz olmuştur. Cumhuriyet tarihimiz boyunca eğitime en fazla kaynağı ayıran, en kapsamlı yapısal dönüşümleri hayata geçiren hükümetiz. Yükseköğretim bütçemiz bugün 488,5 milyar liraya ulaşmıştır. 2026 yılı bütçemizde ise bu rakam 651 milyar lira olmuştur. Bugün 129 devlet ve 79 vakıf üniversitemiz ile 81 ilimizde hizmet sunuluyor. Akademik personel sayımız 186 bine yükselmiştir. 875 yurt binasında 1 milyon öğrenciye konaklama imkanı sağlıyoruz. Kredi ve burs desteğini başvuran her gence ulaştırıyor, yükseköğretimde fırsat eşitliğini kararlılıkla koruyoruz. Üniversitelerin üç temel fonksiyona sahip olduğunu düşünüyorum: İlk olarak eğitim fonksiyonu ile üniversiteler bilgiyi yeni kuşaklara aktarmaktadır. İkinci olarak araştırma fonksiyonu kapsamında üniversiteler mevcut bilgiye yenilerini ekleyerek bilimsel üretimi ve yenilikçi bakış açısını sürdürmede ana aktör konumundadır. Ancak üniversitelerin üçüncü ve belki de en hayati fonksiyonu, kalkınma fonksiyonu olarak adlandırabileceğimiz bir misyon olarak; kalkınmaya katkı sunmak, yani bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürmektir. Bu süreçte üniversitelerimizin, toplumun farklı kesimleriyle güçlü bir etkileşim kurması son derece önemlidir. Zihinsel duvarlar inşa etmeyen, çiftçiden sanayiciye, sivil toplumdan yerel yönetime kadar herkesle diyalog içinde olan bir akademik yapı, kalkınma fonksiyonunu hakkıyla yerine getirebilir" dedi. Konuşmasının sonunda akademisyen ve gençlere seslenen Yılmaz, "Gençlerimiz ve akademisyenlerimiz, bilgiyle şekillenen bir geleceğin ortak mimarlarıdır. Sevgili gençler, sizler yarının Türkiye’sini yönetecek, küresel ölçekte söz sahibi olacak büyük bir medeniyetin mirasçılarısınız. Size düşen, bilginin peşinden azimle koşmak, yenilikçi fikirlere cesaretle sarılmak, vicdanınızın sesini bilimin ışığıyla birleştirmektir. Bu toprakların her bir karışında, sizin imzanızı taşıyacak büyük başarılar beklemektedir. Kıymetli akademisyenler, sizler Türkiye Yüzyılı’nın fikri mimarlarısınız. Bilimsel üretkenliğiniz, ülkenin teknolojik bağımsızlığının ve ekonomik kalkınmasının teminatıdır. Sadece bilimsel bilgiyi üretmiyorsunuz; bu genç dimağlara sorumluluk bilincini, millet sevgisini ve evrensel değerleri de aşılıyorsunuz" dedi. "İlk dersimize Gazze ile başlayacağız" Törende konuşan MCBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar ise "Bugün ilk dersimize Gazze ile başlayacağız. Kurulduğu günden itibaren sadece hukuk normlarını değil tüm ahlaki ve insani değerleri de yok sayarak davranan İsrail’in 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana yaptığı zulüm artık bir soykırım derecesine ulaşmıştır. Yaptıkları kesinlikle kabul edilemez. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle devletimizin yürütmüş olduğu çalışmalar ve dik duruş sayesinde ateşkes sağlanmıştır. Bunun geri çekilmenin devam etmesini, ateşkes kurallarına uyulmasını ümit ediyoruz. Ve biz inanıyoruz ki devletimiz yine bu noktada dimdik duracak ve bunların yapılması noktasında, uygulanması noktasında gerekeni yapacaktır. Peki bizlere neler düşüyor? Bizler bu soykırımı, bu zulmü unutmayacağız ve unutturmayacağız. Sağlanan ateşkesin gereklerinin yapılmasını, bundan sonrasında bizler de her zaman takipçisi olacağız. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da tüm imkanlarımızla birlikte Filistin’in Gazze’nin yeniden hayata dönmesi için dimdik ayakta durabilmesi için yanlarında olmaya devam edeceğiz" dedi. MCBÜ Türkiye’de ilk 20’de Prof. Dr. Rana Kibar, konuşmasının devamında üniversitenin son iki yılda kaydettiği gelişmeleri değerlendirdi. Göreve geldikleri günden bu yana ekip arkadaşlarıyla birlikte çalıştıklarını vurgulayan Kibar, "Nitelikli akademik kadromuz ve öğrenci odaklı yaklaşımımız sayesinde 2025 YKS yerleştirmelerinde tüm birimlerimiz yüzde 100 doluluk oranına ulaştı, taban puanlarımız ise ciddi ölçüde yükseldi" dedi. Kibar, bu süreçte Bilgisayar ve İletişim Bilimleri Fakültesi ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi olmak üzere iki yeni fakülte kurduklarını, Salihli MYO inşaatının da devam ettiğini aktardı. Yeni binalar ile İletişim Fakültesi, Yabancı Diller Yüksekokulu ve İşletme Fakültesi’nin daha modern alanlara taşındığını belirtti. "Sayısal değil, nitelikli büyümeyi hedefliyoruz" diyen Kibar, yapay zeka, büyük veri ve dijitalleşme odaklı yeni bölümler açtıklarını ifade etti. Üniversitenin YÖK’ün 2030 vizyonuyla uyumlu gelişim gösterdiğini belirten Kibar, 32 programın akredite olduğunu, bu sayıyı 2026’da daha da artırmayı hedeflediklerini söyledi. Rektör Kibar, MCBÜ’nün Türkiye’de akredite lisans programı sayısı açısından ilk 20 üniversite arasında yer aldığını, bu başarıların sonucunda üniversitenin 5 yıllık tam kurumsal akreditasyon aldığını açıkladı. "Bu başarı tüm akademik, idari personelimiz ve öğrencilerimizle yapılan ekip çalışmasının bir sonucudur" dedi. Üniversitenin güçlü yönlerinden birinin uygulamalı eğitim ve laboratuvar altyapısı olduğunu kaydeden Kibar, laboratuvarlarda yapılan altyapı yatırımlarını ve hastanede başlatılan 19 ameliyathanelik projenin ilk etabının tamamlandığını, ikinci etap çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Eğitim-öğretim altyapısının güçlendirilmesi için de üniversite bütçesi ve yapılan işbirlikleriyle çok sayıda iyileştirme gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi. Kibar, konuşmasını üniversitenin yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim ve spor başarılarını anlatarak sonlandırdı. Törene, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Manisa milletvekilleri Murat Baybatur, Mücahit Arınç, Tamer Akkal, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, siyasi parti temsilcileri, akademisyen ve öğrenciler katıldı.
Sağlıklı hayat merkezlerinde MHRS’den randevu dönemi başladı
31 Ekim 2025 Cuma - 12:43 Sağlıklı hayat merkezlerinde MHRS’den randevu dönemi başladı Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde (SHM) psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, sosyal çalışmacı ve çocuk gelişimci branşlarına Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alınabilmesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanılması amacıyla SHM’lerde dijital dönüşüm sürecinin başlatıldığını belirten Zeren, Sağlık Bakanlığı’nın hedefleri doğrultusunda toplum sağlığının geliştirilmesi, risklerin azaltılması ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması için çalıştıklarını söyledi. Uygulamanın ilk olarak Eylül 2023’te Aile Sağlığı Merkezleri üzerinden randevu alınmasıyla başladığını hatırlatan Zeren, 1 Ocak 2025 itibarıyla ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında görev yapan hekimlerin de uygun gördükleri hastaları MHRS sistemi üzerinden SHM’lere yönlendirebildiğini ifade etti. 27 Ekim 2025’ten itibaren tüm vatandaşların SHM bünyesinde sunulan tüm birimlere MHRS üzerinden doğrudan randevu alabileceğini vurgulayan İl Sağlık Müdürü, randevusuz başvuranlara da hizmet verilmeye devam edeceğini kaydetti. Zeren, vatandaşlara daha hızlı hizmet sunmak amacıyla psikolog, sosyal çalışmacı, diyetisyen, fizyoterapist ve çocuk gelişimci branşlarında günlük randevu kapasitelerinin artırıldığını, ayrıca SHM’lerde bulunan Sigara Bırakma Polikliniklerine de randevu alınarak başvurulabileceğini belirtti. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü’nün kent genelinde koruyucu sağlık hizmetlerini güçlendirmek, dijital sağlık uygulamalarını yaygınlaştırmak ve vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek için çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Zeren, Manisa’da Yunusemre-Muradiye, Şehzadeler, Akhisar, Alaşehir ve Turgutlu’da SHM bulunduğunu; 2026 yılı içerisinde Salihli ve Soma ilçelerinde de merkezlerin açılacağını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye olarak yeni bir eşikteyiz"
31 Ekim 2025 Cuma - 11:32 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye olarak yeni bir eşikteyiz" Manisa’da iş dünyasıyla buluşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin yeni bir eşikte olduğunu belirterek, "Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine en alt basamaktan da olsa girmesini bekliyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Manisa’da iş dünyasının temsilcileriyle buluştu. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Manisa milletvekilleri Mücahit Arınç, Murat Baybatur, Tamer Akkal, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Yılmaz, sanayiciler ve iş adamları katıldı. Programın açılış ve selamlama konuşmasını yapan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı Manisa’da ağırlamaktan dolayı duydukları memnuniyeti ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, değerli milletvekilleri, dünyamızın değerli temsilcileri, hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Gerçekten şehrimiz açısından çok mutlu ve bereketli bir gün. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız bu yoğun memleket programı, bütçe görüşmeleri içinde üniversitemizin açılışına gelmişken sanayicilerimizle emek üreten, değer üreten emektarlarla buluşmamam mümkün değil şeklinde bir talimatları oldu. Ekibi aradılar. Bu vesileyle sizleri davet etmiş olduk. Gerçekten bizler açısından da şehir açısından da çok mutlu bir gün" dedi. Dünyanın ekonomik olarak zor bir döneminde olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gerçekçi bir şekilde bunları görmemiz, tespit etmemiz gerekiyor. Eski kurallara dayalı, daha istikrarlı, belirsizliklerin daha az olduğu dünya yok artık. Yeni şartlar oluşmuş durumda. Son 20 yıllık sürece baktığımızda dünyanın ortalama 3,5 büyüdüğünü görüyoruz. 2002’den bugüne söylüyorum. Hükümetlerimiz döneminde yani aynı dönemde Türkiye ekonomisi yıllık ortalama 5.4 büyüme kaydetmiş. Yani dünyanın 1.9 puan her yıl her yıl üstünde büyümüşüz. Bu da Türkiye’yi ciddi bir eşiğe getirmiş durumda artık. 2002 Avrupa Birliği’nin kişi başına gelirini 100 kabul ettiğimizde Türkiye 38 seviyesinde. Bugün 70’i aşmış durumda. OECD’de de tablo aynı. OECD’de kişi başına gelirin üçte biri civarında bizim bir gelirimiz vardı. Bugün üçte ikisi civarına gelmiş durumdayız. Yani son 22 yılda kim ne derse desin Türkiye önemli bir hamle yapmıştır. Önemli bir gelişim kaydetmiştir her alanda. Ekonomiden sosyal politikaya, hukuktan demokrasiye, uluslararası ilişkilere varıncaya kadar. Özel olarak bu dönemde ne oldu derseniz, Dünya Bankası sınıflandırmasıyla Türkiye alt orta gelir grubu bir ülke olmaktan üst orta gelir grubu bir ülke olmaya terfi etmiş oldu ve kalıcı bir şekilde bunu gerçekleştirdi. Bugün yeni bir eşiğe gelmiş durumdayız. Her yerde söylüyoruz. Bu bizim yaptığımız bir hesap değil. Dünya Bankası’nın Atlas yöntemi denen bir yöntemle yaptığı bir hesaplama. İlk defa bu yıl Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler liginde en alt basamaktan da olsa adım atması bekleniyor. Bunun gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla yeni bir eşikteyiz. Eşikler her zaman önemlidir. Eşikleri atlamak her zaman önemlidir. Sadece bir rakamsal değişimi ifade etmez eşikler. Niteliksel bir değişimi de ifade eder. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Türkiye’nin işte bu orta gelir tuzağı diyoruz, başka tartışmalar var, bunlardan çıkıp yüksek gelirli ülkeler liginde kalıcı hale gelmesi lazım. Önemli olan bu ligde kalıcı hale gelmek ve bunun gerektirdiği dönüşümleri, değişimleri sürdürmek. Dolayısıyla Türkiye bu noktaya gelmiş durumda" dedi. "Avrupa’nın en büyük 4. ekonomisi olacağız" Türkiye’nin ekonomik büyümesini değerlendiren Yılmaz, "2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomimiz vardı. Bu yıl itibarıyla ekonomik büyüklüğümüzün 1.5 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. 3 bin 600 dolar civarında bir kişi başına gelirimiz vardı. Bu yıl 17 bin doları aşan bir kişi başına gelir bekliyoruz. En son IMF’nin Dünya Ekonomik Görünümü raporu yayınlandı ekim ayında. Buradaki tahminlerin gerçekleşmesi halinde tüm Türkiye dünyadaki sıralamasını bir basamak üste taşımış olacak. Geçen yıl itibarıyla nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz. Satın alma gücü paritesine göre dünyanın 12. büyük ekonomisiyiz. IMF’nin bu yıla ilişkin tahminlerinin gerçekleşmesi halinde nominal dolar bazında dünyanın 16. büyük ekonomisi satın alma gücü paritesine göre ise 11. büyük ekonomisi konumuna yükseleceğiz. İlk defa İtalya’yı hacim olarak geçmiş olacağız. Bu tahminler gerçekleşirse Avrupa’nın da 4. büyük ekonomisi konumuna yükselmiş olacağız" diye konuştu. "Türkiye, borçluluk açısından en düşük seviyede ülkeler arasında" Zayıf dış talep koşullarına rağmen dünyanın bu zorlu siyasi ve ekonomik şartlarına rağmen ihracatın artmaya devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, "Geçen yıl 262 milyar dolar seviyesiyle önemli bir başarı sağlandı. Bu yılın eylül ayı itibarıyla 12 aylık yani geçmişe dönük yıllıklandırılmış de diyoruz. Yıllıklandırılmış ihracatımız 270 milyar dolara Yaklaşmış durumda. Tam rakam söylersek 269,7 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda ve bu yıl sonu itibarıyla bunun 274 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz. Turizmimiz gayet iyi gidiyor. Geçen yıl önemli bir performansla 60 milyar doları geçmiştik. Bu senede 64 milyar dolarlık bir turizm geliri bekliyoruz. Dünyanın yine 4. destinasyonu konumundayız turizmde. Hem mal ihracatında hem hizmet ihracatında sağlanan bu artışlarla ithalatın da kontrollü bir şekilde gelişmesi sonucunda cari işlemler açığımızda ciddi bir düşüş sağladık son 2 yıldır. Yani yüzde 4’ler seviyesinde olan cari açık bu yıl itibarıyla yüzde 1.4 seviyesinde. Dolayısıyla çok daha yönetilebilir, sürdürülebilir bir cari açık oluşturduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bütçede sıkı disiplinli bir yaklaşımla hareket ediyoruz. Bütçe açığı ve borç stoku dikkate alındığında Türkiye en iyi performans gösteren ülkeler arasında. Depreme rağmen bakın son 3 yılda depreme 90 milyar dolar para harcadık. 3 trilyon TL civarında. Şimdi deprem gerçekleştiğinde tabii yıkıcı etkisi oluyor ama asıl mali etkisi depremlerin daha sonra gerçekleşiyor. Sadece konut inşa etmiyoruz. Altyapılar, okullar, hastaneler, organize sanayi bölgeleri, şehir altyapıları aklınızda ne gelirse şehirlerimizi yeniden imar ediyoruz. Sosyoekonomik olarak belli bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Bunun da tabii ki büyük bir yükü var. Son 3 yıldır bütçemiz bu yüke rağmen belli bir seviyede devam ediyor. Deprem harcamaları dahil bu sene bütçe açığının milli gelire oranı 3.6, deprem hariç 2.8 gerçekleşecek. Önümüzdeki dönemde de bu sağlıklı bütçe seviyesini korumaya devam edeceğiz. Borç stokumuzda düşük durumda. Kamu borcunun daha doğrusu genel yönetim borç stokumuzun milli gelire oranı Avrupa Birliği tanımlarıyla bunu söylüyorum yüzde 24,1 seviyesine gelmiş durumdayız. Borç stokumuz da bu süreçte düşmüş durumda. Avrupa’da bu oran 80’leri aşıyor. Türkiye gerçekten kamu borcu az olan ülkeler arasında. Geçici olarak bazen finansal problemler yaşanabiliyor. Birtakım rakamlar konuşuluyor ama stok olarak bakarsanız Türkiye gerek kamu sektörüyle, gerek şirketleriyle, gerek hane halkıyla dünyada borçluluk açısından en düşük seviyede ülkeler arasında. Bunu ifade etmek isterim. Bütün bunları topladığımızda yani kamunun borcu, hanelerimizin borcu işte 10-11 civarında milli gelire oranla, şirketlerimizin borçları, milli gelire bunların oranı yüzde 93. Toplam borcu. Kamu, hane halkı ve şirketler. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde yüzde 245, dünyada ise yüzde 328. Dolayısıyla Türkiye düşük borçluluğu olan ülkelerden biri. Geleceğimiz açısından bu en büyük dayanaklarımızdan bir tanesi, fırsatlarımızdan bir tanesi diye ifade etmek istiyorum. Bankacılık sistemimiz güçlü, sermaye yapısı güçlü. Merkez Bankamızın rezervleri 185,5 milyar dolara gelmiş durumda 4 Ekim itibarıyla. İşte bundan bir iki sene önce 98,5 milyar dolarlara kadar düşmüştü. Ama bugün güçlü bir rezerv yapımız var ve bu da Türkiye’nin risk primini düşürmüş durumda. Hem istikrarlı portföy kalan, hem cari açığın düşmesi ve dış finansmana olan ihtiyacın azalması, hem de rezervlerimizin artması finansal riskleri azaltmış durumdayız. Bu da dış finansmanın maliyetini düşürüyor. CDS dediğimiz ülke risk birimimizde ciddi bir düşüş oldu ve şu anda 247 baz puan seviyelerinde. Bu bir tarihlerde 750-800’lere kadar gelmişti. Şimdi oldukça düşük düzeyde. Niye önemli bu rakam? Hem kamunun hem de özel sektörün döviz cinsi borçlanmalarındaki faiz oranları aşağıya gelmiş demektir. Maliyeti, finansmanın döviz bazlı maliyeti düşmüş demektir" ifadelerine yer verdi. "Enflasyon en büyük meselemiz" "Enflasyon en büyük meselemiz" diyerek konuşmasına devam eden Yılmaz, "Toplumumuzun da en büyük meselesi. Hükümet olarak biz hep şunu söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız hep bunun altını çizer. Millet ne diyorsa biz rotamızı ona göre çizeriz. Milletin sorunu neyse Bizim de önceliğimiz odur. Esas politika çerçevemiz bu. Şu anda milletimizin, halkımızın en büyük meselesi enflasyon. Biz de politikalarımızda bunu önceliklendirmiş durumdayız. 2024 Mayıs ayında zirveyi gördü enflasyonumuz 75,5’a kadar çıktı. O tarihten bugüne bir dezenflasyon süreci devam ediyor ve en son eylül ayında 33,3 seviyesine gerilemiş durumda TÜFE. 42 puanlık aşağı yukarı bir düşüş var. Eylülde bir miktar beklentilerin üstünde geldi doğrusu. Ama ekim ayında yeniden bir normalleşme olmasını bekliyoruz. Özellikle eylülde eğitim harcamaları, don ve kuraklık yaşadık biliyorsunuz. Bir de fırsatçılık da var maalesef. Gıdadan kaynaklanan bir geçici yükseliş oldu ama ekim ayı itibariyle yine aylık bazda bir normalleşme bekliyoruz. Buna göre yıl sonunda bizim program hedefimiz yüzde 30’un altını görmek bu yıl sonu itibarıyla. Gelecek yıl yüzde 20’nin altına, bir sonraki yıl ise 2027 yılında tek haneli rakamlara ülkemizi tekrar kavuşturmak. Planımız yol haritamız esas itibarıyla bu. Bunu sağlamak için bir tarafta para politikaları var. Maliye politikaları az önce bahsettim disiplinli politikalar. Bir taraftan da yapısal reformlar. Bunların sadece enflasyonun sadece para politikalarıyla düşmeyeceğinin farkındayız. Bir bütüncül politika hayata geçiriyoruz. Arz yönlü politikaları da bu çerçevede çok önemli görüyoruz" şeklinde konuştu. Konuşmasının son bölümünde Manisa’ya yapılan yatırımlar ve yapılacak olan yatırımlardan da bahseden Yılmaz, "Manisa çok önemli bir ilimiz gerçekten. Çok önemli kültürel değerleri olan bir ilimiz. Coğrafi olarak son derece önemli bir konuma sahip Ege’de ve son dönemlerde artık büyük bir sanayi üretim merkezine dönüşmüş bir vilayetimiz. Sanayide çok iyi bir noktaya geldiği gibi tarımda da yine son derece önemli bir konuma sahip. Gerçekten yatırım yapan, üreten, ihracat yapan tam da Cumhurbaşkanımızın dediği yatırım, üretim, istihdam ve ihracatla anabileceğimiz bir şehrimiz. Hizmet sektörleri biraz zayıf görünüyor. Yani rakamlara baktığımız zaman hizmet sektörlerinde henüz potansiyelini tam harekete geçildiğini ifade edemeyiz. Ama sanayisiyle, tarımıyla gerçekten çok önemli bir ilimiz" dedi. Program Cevdet Yılmaz’ın konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Manisa TSO’dan yapısal reform vurgusu
31 Ekim 2025 Cuma - 11:22 Manisa TSO’dan yapısal reform vurgusu Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (Manisa TSO) Ekim Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ümit Türek başkanlığında yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki belirsizlikler, yapısal reform ihtiyacı ve sanayi-dış ticaret verileri ana gündem oldu. Toplantı, Cumhuriyet’in 102’nci yılı dolayısıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için yapılan saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Gündem maddelerinin görüşülerek karara bağlandığı toplantıda, yürütülen ve planlanan projeler hakkında Meclis Üyelerine detaylı bilgiler verildi. Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, konuşmasında küresel ve ulusal ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Politika belirsizliklerinin sürdüğünü belirten Yılmaz, OECD ve IMF’nin 2025 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 3,2’ye yükselttiğini ifade etti. ABD ile Çin arasındaki rekabetin dünya ticaretinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Bir tarafta rezerv para birimi doları yöneten ABD, diğer tarafta nadir toprak elementlerinin büyük kısmına sahip güçlü sanayisiyle Çin var. Bu rekabetin küresel dengeler üzerindeki etkilerini hep birlikte izliyoruz." dedi. "Makroekonomik istikrar ve mali disiplin öncelik olmalı" Yılmaz, yürürlüğe giren Orta Vadeli Program’ın (2026-2028) önceliğinin fiyat istikrarı, mali disiplin ve finansal istikrar olduğunu söyleyerek, "Enflasyon beklentisi kırılmadan kalıcı düşüş sağlanamaz. Para politikası kadar mali disiplinin de etkin uygulanması gerekiyor." diye konuştu. Yapısal reform vurgusu Ekonomist Mahfi Eğilmez’in analizine atıf yapan Yılmaz, enflasyonla mücadelede yapısal dönüşümün önemine işaret ederek, "Toplumun refahını artıracak sosyal, siyasal ve ekonomik yapısal reformları gerçekleştirmeden sürdürülebilir büyüme sağlanamaz." dedi. Sanayi ve dış ticaret rakamları değerlendirildi Başkan Yılmaz, İSO imalat PMI verisinin 46,7’ye gerilemesinin sanayi sektöründeki zayıflığa işaret ettiğini söyledi. Eylül ayı ihracatının yüzde 3 artışla 22,6 milyar dolar, ithalatın ise yüzde 8,8 artışla 29,5 milyar dolar olduğunu belirten Yılmaz, dış ticaret açığının yüzde 33,4 artışla 6,9 milyar dolara yükseldiğini dile getirdi. Cumhuriyet mesajı Yılmaz, konuşmasının sonunda Cumhuriyet’in 102’nci yılına ilişkin, "Cumhuriyetimizi gururla kutladık. Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere, vatanımız uğruna canlarını veren tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum." ifadelerini kullandı. Katma değere dikkat çekildi Toplantının sonunda Manisa iş dünyası, bölgesel ekonomi, yatırım ortamı ve üyelerin karşılaştığı sorunları değerlendirdi. Çalışmaların şehrin ticari hayatına katma değer sağlamaya devam edeceği vurgulandı.
Zafer Partisi Manisa İl Teşkilatı’nda toplu istifa
30 Ekim 2025 Perşembe - 19:36 Zafer Partisi Manisa İl Teşkilatı’nda toplu istifa Zafer Partisi Manisa İl Teşkilatı’nda, İl Başkanı Necdet Erikçi başta olmak üzere il yönetimi, gençlik kolları, disiplin kurulu, birçok ilçe başkanı ve 2024 yerel seçimlerindeki adayların da aralarında bulunduğu yaklaşık 150 kişi, partiden topluca istifa etti. İstifanın gerekçesi "fikir ayrılıkları" olarak açıklandı. Edinilen bilgiye göre, Zafer Partisi Manisa teşkilatlarında bir süredir devam eden fikir ayrılıkları toplu istifayı getirdi. İstifa kararına ilişkin yapılan ortak açıklamada, partide uzun süredir büyük emek verdikleri ancak gelinen noktada yolları ayırmanın "zorunlu hale geldiği" belirtildi. Açıklamada, her türlü zorluğa rağmen inandıkları değerler uğruna mücadele ettikleri, ancak bir süredir yaşanan fikir ayrılıkları nedeniyle bu kararın kaçınılmaz hale geldiği belirtilerek, mücadelelerini sürdürecekleri kaydedildi. İstifa edenler arasında Manisa İl Başkanı Necdet Erikçi, İl Teşkilat Başkanı Alican Lopoğlu, İl Sekreteri Kemal Tekcan Güneş, İl Başkan Yardımcısı Mert Gör, İl Gençlik Kolu Başkanı Serkan Egemen Sıvacı ve İl Disiplin Kurulu Başkanı Uğur Çokluk gibi önemli isimler yer aldı. Ayrıca Yunusemre İlçe Başkanı Osman Kılıç, Şehzadeler İlçe Başkanı Gökhan Parlak ile Akhisar, Gölmarmara ve Köprübaşı ilçe teşkilatları ve yönetimlerinin de istifa ettiği öğrenildi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı’nın yanı sıra Soma, Akhisar, Yunusemre, Kırkağaç gibi ilçelerin belediye başkan adayları ve çok sayıda belediye meclis üyesi adayının da istifasını sunduğu öne sürüldü.