Yerel Haberler
Mardin
Mardin STK Platformu: “Gazze’nin direnişi, adalet ve özgürlük için umut olmuştur”
24 Ocak 2025 Cuma - 14:59 Mardin STK Platformu: “Gazze’nin direnişi, adalet ve özgürlük için umut olmuştur” Gazze’deki ateşkes anlaşması, Mardin’deki sivil toplum kuruluşları (STK) ve vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Mardin STK Platformu öncülüğünde, merkez Artuklu ilçesi Şakir Nuhoğlu Camii önünde düzenlenen basın açıklamasında, cuma namazı sonrası bir araya gelen katılımcılar, ellerinde Filistin bayrakları ile İsrail’e karşı sloganlar atıp tekbir getirdi. Platformun Dönem Sözcüsü Necmettin Başboğa yaptığı açıklamada, Gazze halkının 15 ay süren zorlu bir direnişin ardından ateşkesi kazandığını ve bu süreçte İsrail’in tüm askeri gücüne rağmen başarısız olduğunu vurguladı. Başboğa, ateşkesin Gazze halkının iradesinin ve mücadelesinin zaferi olduğunu belirterek, "Ateşkes anlaşması, İsrail’in yenilmezlik efsanesini yerle bir etmiştir. Gazzeli mücahitler, Siyonist rejiminin, tüm askeri gücüne ve Amerika başta olmak üzere birçok küresel gücün yardımına rağmen, bir avuç inanmış insanın direnişini kırmakta başarısız olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu ateşkes anlaşması, Filistin halkının çelikleşmiş iradesinin ve büyük mücadelesinin zafer belgesidir" dedi. Başboğa, Gazze halkının bütün ambargolara, tecride ve kuşatmaya karşı boyun eğmediğini ve İsrail’in heveslerini kursağında bıraktığını dile getirerek, Gazze halkının onurlu duruşunun, yalnızca Filistin için değil, tüm mazlum halklar için bir ilham kaynağı olduğunu ifade etti. Başboğa, "Bu zafer, Filistin halkının meşru haklarını gasp etmeye çalışanların başarısızlığını, adalet ve özgürlük için mücadele edenlerin ise asla yenilmeyeceğini kanıtlamıştır. Gazze’nin yenilmezliği ve teslim olmak yerine direniş ve şehadeti sürdürme azmi İsrail’in soykırım makinesini susturmuştur. 15 aydır ölüm kusan ve orantısız şekilde yapabileceği her türlü hukuksuz ve sınırsız saldırılara rağmen hedefine ulaşmaktan aciz düşen soykırımcı Siyonistler ateşkesi imzalamaya mecbur bırakılmıştır" diye konuştu Ateşkese rağmen boykota devam etmeleri gerektiğinin altını çizen Başboğa, "İsrail saldırganlığına destek veren bütün firma ve ürünlerin boykot edilmesi, daha etkin ve yaygın şekilde sürdürülmeye devam edilmelidir. Ateşkes, Filistin’i gündemden düşürmek değildir. Ateşkes; saflarımızı sıkıştırmak, kardeşlik ve birliğimizi pekiştirmek, eksiklerimizi gidermek ve hatalarımızdan ders çıkarmak için bir imkan olarak değerlendirilmelidir" ifadelerini kullandı. Açıklamanın ardından, Mardin Artuklu Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Görevlisi Mustafa Kadat, Filistin’de hayatını kaybedenler için dua etti.
HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Silahların susması için her adımı destekliyoruz"
23 Ocak 2025 Perşembe - 15:11 HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu: "Silahların susması için her adımı destekliyoruz" HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, "Silahların susması, kan akmasının durması değerlidir, önemlidir. Bunu sağlayacak her çaba bizim açımızdan da değerlidir ve biz bunu destekleriz" dedi. Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Mardin’de açıklamalarda bulundu. Yapıcıoğlu, "Dün DEM Parti’nin İmralı heyeti olarak isimlendirilen kişiler, biri grup başkan vekili olmak üzere İmralı’ya gidip Abdullah Öcalan ile görüştüler. 22 Ekim’de Devlet Bahçeli’nin mecliste kendi grubunda yapmış olduğu konuşma vardı. O konuşma ile başlayan süreç, bu süreç nedir, adı nedir, nereye gidiyor? Bu bir silahsızlandırma süreci midir, çözüm süreci midir, bu bir başka bir süreç midir? Herkes farklı bir şekilde bunu isimlendiriyor. Ama bu bir gerçek ki bu konuyla ilgili konuşan insanların pek çoğu birinci elden bilgiye sahip değiller. Çok ciddi bir bilgi eksikliği var. Konuşanların önemli bir kısmı sadece bazı tahminlerde bulunuyor. Eldeki bilgilerden bazı neticeler çıkarıyor ve ona göre herkes bir şey söylüyor. Her neyse bunun adı, mahiyeti, öncelikle şu hususların altını biz çizmek istiyoruz. Birincisi silahların susması, kan akmasının durması değerlidir, önemlidir. Bunun sağlayacak her çaba bizim açımızdan da değerlidir ve biz bunu destekleriz. Zira biz kanın akmasının durmasını istiyoruz. Silahların susmasını istiyoruz. Mutlaka silah bırakılmalıdır. Silahın bir hak arama yöntemi olmadığı, olamayacağı herkes tarafından anlaşılmalıdır. Tarihi süreçler içerisinde çok ciddi yanlışlar yapılmıştır. Yapılan bu yanlışlar bin yıllık kardeşliği zedelemiştir. Yaralar açmıştır. Bu yaraların mutlaka tedavi edilmesi bu kardeşliğin mutlaka tamir edilmesi ve mutlaka bu sorunun adalet temelinde çözülmesi gerekir. Silahlar bir hak arama yöntemi olamaz, olamamalıdır" dedi. Gazze’deki durum Gazze’deki insani krizin boyutlarına dikkat çeken Yapıcıoğlu, "Gazze’de çok ciddi bir yıkım var. Gazze’de ateşkes sağlandıktan sonra gündemin alt sıralarına inecek. Bize göre Gazze gündemden düşmemeli. Gazze yıkıldı oradaki binaların yüzde 80’i yıkıldı. 60 binin üzerinde şehit var. Altyapı tamamen çöktü. Hastaneler, okullar yıkıldı. Bütün bunları yıkmalarının tek bir amacı vardı. Gazze’yi insansızlaştırmak. Bütün insanları oradan göç ettirmek. Bütün olumsuz şartlara rağmen topraklarını, vatanlarını terk etmediler. Soykırım suçuna karışmış çifte vatandaşların yani hem Türkiye vatandaşı hem İsrail vatandaşı olanların soruşturulması, yargılanması, suça bulaşmışsa cezalandırılması, yargılanmak üzere çağrıldığında ifade vermeye gelmeyenleri de vatandaşlıktan çıkarılması için bir kanun teklifi vermiştik. 2023 yılının Aralık ayında verdiğimiz kanun teklifi maalesef henüz Meclis Genel Kurulunda görüşülmedi" diye konuştu. Suriye değerlendirmesi Suriye’deki iç savaşın 14’ncü yılını geride bırakırken, Esad rejiminin devrilmesinin bölgedeki kaosu sona erdirmediğini belirten Yapıcıoğlu, "Mardin bir sınır ilimiz. Suriye ile uzunca bir kara sınırı var. 2011’in Mart ayından beri orada devam eden bir iç savaş var. 13,5 yıl sonra 14 yıla yakın devam eden bu süreçte zalim diktatör yıkıldı. Esad Aralık 8’te Suriye’yi bırakıp kaçtı. Oradaki halk devrim gerçekleştirdi. Diktatörünü yıktı. Fakat o diktatörün devrilmiş olması yetmiyor. Emperyalizm orada kaos istiyor. Oradan elini çekmiş değil, orayı karıştırmak için fırsat kollamaya devam edecektir. Emperyal niyetleri olan bütün batılı ülkelerin Suriye üzerinde hesapları var. Siyonist işgal rejiminin Suriye üzerinde hesapları var. İşgal ettiği topraklara Suriye’yi de katmak istiyor" ifadelerini kullandı.