Yerel Haberler
Mardin
12 Mart 2026 Perşembe - 12:14 Kızıltepe’de 3 kişilik ailenin öldürülmesine ilişkin sanık hakkında 3 kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Mardin’in Kızıltepe ilçesinde bir çift ile 5 yaşındaki kızlarının öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame kabul edildi. Tutuklu sanık Mirhan C. hakkında 3 ayrı suçtan 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istendi. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, 25 Kasım 2025’te Turgut Özal Mahallesi’ndeki bir apartman dairesinde Mehmet Kaya (37), eşi Berna Kaya (33) ile 5 yaşındaki kızları Samyeli Kaya’nın evlerinde silahla vurulmuş halde ölü bulunmasının ardından başlatıldı. Hazırlanan iddianame Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, aileden uzun süre haber alamayan yakınlarının durumu komşuları Mirhan C.’ye bildirdiği, Mirhan C.’nin bina yöneticisi ve mahalle muhtarıyla birlikte eve gittiği belirtildi. Kapının açılmasının ardından üç kişinin salonda başlarından silahla vurulmuş halde bulunduğu, yapılan ihbar üzerine olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde sanık Mirhan C. ile Kaya çifti arasında daha önce yaşanan bir olay nedeniyle husumet oluştuğu tespit edildi. İddianamede, bir süre önce kaybolduğu öne sürülen altın bilezikler nedeniyle taraflar arasında tartışma yaşandığı ve bu durumun aralarında gerginliğe neden olduğu bilgisine yer verildi. "Silahı olaydan önce temin etmiş" İddianamede yer alan bilgilere göre Mirhan C.’nin olaydan birkaç gün önce suçta kullandığı tabanca ve mermileri temin ettiği, olay günü ailenin yaşadığı eve giderek Mehmet Kaya, Berna Kaya ve Samyeli Kaya’ya ateş ettiği değerlendirildi. Olayın ardından sanığın evde bulunan bazı değerli eşyaları ve parayı alarak ikametten ayrıldığı, suçta kullanılan silahı ise saklamaya çalıştığı belirtildi. İddianamede, Mirhan C.’nin olaydan sonra arkadaşları Bünyamin K. ve Vedat E. ile görüştüğü, suçta kullanılan tabancanın saklanması ve bazı delillerin ortadan kaldırılması için birlikte hareket ettikleri yönünde tespitlere yer verildi. İstenen ceza Savcılık, sanık Mirhan C. hakkında ’tasarlayarak kasten öldürme’, ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ ve ’konutta gece vakti silahla yağma’ suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 11 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası talep etti. Diğer tutuklu sanıklar Bünyamin K. ile Vedat E. hakkında ise ’suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamenin kabul edilmesiyle birlikte sanıkların yargılanmasına Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. İlk duruşma 29 Haziran 2026 tarihinde görülecek. 25 Kasım 2025’te Kızıltepe ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde meydana gelmiş, Mehmet Kaya (37), eşi Berna Kaya ve 5 yaşındaki kızları Samyeli Kaya, birlikte yaşadıkları evde ölü bulunmuştu.
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve MAÜ arasında denetimli serbestlik iş birliği protokolü imzalandı
08 Ocak 2025 Çarşamba - 13:03 Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve MAÜ arasında denetimli serbestlik iş birliği protokolü imzalandı Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mardin Artuklu Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan yükümlülerin ve eski hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması amaçlanıyor. Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut ile Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar’ın imza attığı protokol çerçevesinde; eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, bağımlılıkla mücadele, çocuklara yönelik faaliyet başlıkları altında geniş kapsamlı bir iş birliği sağlanacak. Bu sayede, denetimli serbestlik altındaki bireylerin topluma entegre olmaları desteklenecek. Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, denetimli serbestlik sürecinin modern ceza sisteminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, cezaların sadece caydırıcı olmanın ötesinde, bireyi topluma kazandırma amacı güttüğünü söyledi. Akbulut, “Üniversitenin bireyi topluma kazandırma safahatında bizlere karşılıksız yardımları, üniversite imkanlarından faydalanmamız ve üniversitede yer alan bilim insanlarının düşüncelerinden, fikirlerinden faydalanmamız bizim için çok büyük bir avantaj. Denetimli serbestlik üzerine çok fazla soru geliyor. Modern çağda ceza bildiğiniz üzere kişiye eziyet etmek, intikam almak için kullanılan bir model değildir. Cezanın iki boyu vardır. Bireye ceza verildiğinde aslında toplum kamu düzenini bozan bu eylemler karşısında korunmuş oluyor. Yasa koyucu kötü örnek teşkil eden bu eylem ile diğer bireylere mesaj veriyor. Yasa, bu tür kötü davranışlarda bulunmayın, kamu düzenini bozmayın yoksa sizi cezalandırırım diyor. Bu işin caydırıcılık boyutu var. Modern çağda ikinci boyutu ise bireyi kazanmaktır. Biz cezayı toplumu kazanma ve topluma kazandırma olarak ikiye ayırabiliriz. Bireyi kazanma safahatında Adalet Bakanlığı, adli merciler, cumhuriyet başsavcılıkları, ceza infaz kurumları öncelikle kişinin hürriyeti kısıtlandıktan sonra eğitim öğretim faaliyetleri, psikolojik destekler, rehabilitasyon, terapi, meslek edindirme gibi faaliyetler ile onların suç işleme eylemini ortadan kaldıracak faaliyetlerde bulunuyoruz. İkinci aşama da denetimli serbestlik. Denetimli serbestlik altındaki hükümlülere biz yükümlü diyoruz. Denetimli serbestlikte yükümlüler ne serbestler ne de esirler. Esir değiller çünkü özgürler toplumun içerisinde yaşıyorlar fakat tam manasıyla özgür de değiller. Çünkü bu yükümlüler denetim altındalar. Aslında biz denetimli serbestlik altındaki kişilere takip edilen hürriyet veya takip edilen özgürlük de diyebiliriz. Denetimli serbestlik şube müdürlüğümüz bu yükümlüler ile topluma intibak sürecinde onlarla konuşup dertleşip moral veriyorlar. Buradaki sosyal hizmet uzmanlarımız, psikologlarımız ve sosyologlarımız psikolojik terapi, bağımlılıkla mücadele eğitim öğretim faaliyetleri, çocuk gelişimine katkıda bulunuyor. Onlara meslek kazandırmaya çalışılıyor. Bu maksatla denetimli serbestlik şube müdürlüğümüz ile Artuklu Üniversitemiz arasında çok kıymetli bir protokol var. Rektör hocamız ve değerli üniversite her türlü fedakarlığı yaparak bizlerin karşılıksız ve ücretsiz yardım teklifimizi geri çevirmediler. Protokolün Mardin’imize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi. Artuklu Üniversitesi Rektör İbrahim Özcoşar ise üniversitenin topluma hizmet misyonuna uygun olarak bu protokolün önemli bir adım olduğunu ifade etti. Rektör Özcoşar, "Bu iş birliği ile teorik ve bilimsel çalışmalarımızı, denetimli serbestlik müdürlüğünün saha deneyimi ile birleştirerek, bireylerin topluma kazandırılmasına yönelik etkin çözümler üreteceğiz" diye konuştu.
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve MAÜ arasında denetimli serbestlik iş birliği protokolü imzalandı
08 Ocak 2025 Çarşamba - 12:50 Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve MAÜ arasında denetimli serbestlik iş birliği protokolü imzalandı Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Mardin Artuklu Üniversitesi arasında, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan yükümlülerin ve eski hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle, suç işleme oranını düşürme ve kişisel gelişimleri desteklenmesi hedefleniyor. Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut ile Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar’ın imza attığı protokol çerçevesinde; eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, bağımlılıkla mücadele, çocuklara yönelik faaliyetler gibi başlıklar altında geniş kapsamlı bir iş birliği sağlanacak. Bu sayede, denetimli serbestlik altındaki bireylerin topluma entegre olmaları desteklenecek. Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Akbulut, denetimli serbestlik sürecinin modern ceza sisteminde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, cezaların sadece caydırıcı olmanın ötesinde, bireyi topluma kazandırma amacı güttüğünü söyledi. Akbulut, “Üniversitenin bireyi topluma kazandırma safahatında bizlere karşılıksız yardımları, üniversite imkanlarından faydalanmamız ve üniversitede yer alan bilim insanlarının düşüncelerinden, fikirlerinden faydalanmamız bizim için çok büyük bir avantaj. Denetimli serbestlik üzerine çok fazla soru geliyor. Modern çağda ceza bildiğiniz üzere kişiye eziyet etmek, intikam almak için kullanılan bir model değildir. Cezanın iki boyu vardır. Bireye ceza verildiğinde aslında toplum kamu düzenini bozan bu eylemler karşısında korunmuş oluyor. Yasa koyucu kötü örnek teşkil eden bu eylem ile diğer bireylere mesaj veriyor. Yasa, bu tür kötü davranışlarda bulunmayın, kamu düzenini bozmayın yoksa sizi cezalandırırım diyor. Bu işin caydırıcılık boyutu var. Modern çağda ikinci boyutu ise bireyi kazanmaktır. Biz cezayı toplumu kazanma ve topluma kazandırma olarak ikiye ayırabiliriz. Bireyi kazanma safahatında Adalet Bakanlığı, adli merciler, cumhuriyet başsavcılıkları, ceza infaz kurumları öncelikle kişinin hürriyeti kısıtlandıktan sonra eğitim öğretim faaliyetleri, psikolojik destekler, rehabilitasyon, terapi, meslek edindirme gibi faaliyetler ile onların suç işleme eylemini ortadan kaldıracak faaliyetlerde bulunuyoruz. İkinci aşama da denetimli serbestlik. Denetimli serbestlik altındaki hükümlülere biz yükümlü diyoruz. Denetimli serbestlikte yükümlüler ne serbestler ne de esirler. Esir değiller çünkü özgürler toplumun içerisinde yaşıyorlar fakat tam manasıyla özgür de değiller. Çünkü bu yükümlüler denetim altındalar. Aslında biz denetimli serbestlik altındaki kişilere takip edilen hürriyet veya takip edilen özgürlük de diyebiliriz. Denetimli serbestlik şube müdürlüğümüz bu yükümlüler ile topluma intibak sürecinde onlarla konuşup dertleşip moral veriyorlar. Buradaki sosyal hizmet uzmanlarımız, psikologlarımız ve sosyologlarımız psikolojik terapi, bağımlılıkla mücadele eğitim öğretim faaliyetleri, çocuk gelişimine katkıda bulunuyor. Onlara meslek kazandırmaya çalışılıyor. Bu maksatla denetimli serbestlik şube müdürlüğümüz ile Artuklu Üniversitemiz arasında çok kıymetli bir protokol var. Rektör hocamız ve değerli üniversite her türlü fedakarlığı yaparak bizlerin karşılıksız ve ücretsiz yardım teklifimizi geri çevirmediler. Protokolün Mardin’imize hayırlar getirmesini temenni ediyorum” dedi. Artuklu Üniversitesi Rektör İbrahim Özcoşar ise üniversitenin topluma hizmet misyonuna uygun olarak bu protokolün önemli bir adım olduğunu ifade etti. Rektör Özcoşar, ’’Bu iş birliği ile teorik ve bilimsel çalışmalarımızı, denetimli serbestlik müdürlüğünün saha deneyimi ile birleştirerek, bireylerin topluma kazandırılmasına yönelik etkin çözümler üreteceğiz” diye konuştu. Protokol, denetimli serbestlik altındaki bireylerin suça karışmalarının engellenmesi ve toplumla uyumlu bir şekilde yaşama süreçlerinin hızlandırılması adına önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.