Yerel Haberler
Mardin
Sultan Şeyhmus türbesi ve medresesi binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 16:21 Sultan Şeyhmus türbesi ve medresesi binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor Mardin’deki Sultan Şeyhmus türbesi ve medresesi, yurt içi ve yurt dışından gelen binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Tarihi ve manevi atmosferiyle kentin simge yapılarından biri olan Sultan Şeyhmus türbesi ve medresesi her hafta ziyaretçi akınına uğruyor. Mekan hakkında bilgi veren Sultan Şeyhmus Ez-Zuli Derneği Başkanı ve Sultan Şeyhmus’un torunu Av. Ahmet Baysal, Sultan Şeyhmus’un Hazretleri’nin 1077’de dünyaya geldiğini ve 1164’te vefat ettiğini belirtti. Sultan Şeyhmus’un soyunun Hazreti Ömer’e dayandığını ifade eden Baysal, Sultan Şeyhmus’un şeyh Abdülkadir Geylani’nin talebesi olduğunu söyledi. Baysal, "Sultan Şeyhmus hazretleri, Abdülkadir Geylani hazretlerinden eğitim aldıktan sonra Mardin’e gönderilmiş ve burada medrese eğitimi vermesi görevlendirilmiştir. Yaklaşık 4 bin alim yetiştirdiği rivayet edilmektedir. Sultan Şeyhmus burada medresesinde meftundur. Daha önceden evi yukarı taraftaydı burası medresesiydi. Kabri de buradadır’’ dedi. ’’Günlük 1500’e yakın kişi yemek alabiliyor’’ Her hafta perşembe günleri akşam namazından sonra yapılan zikir programları ve dağıtılan yemeklerle medresede yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşandığını aktaran Baysal, "Öğle ve akşam olmak üzere günde iki kez yemek veriliyor. Günlük bin-bin 500 kişi yemek almaktadır. Hafta sonları daha yoğun oluyor. Türkiye’den ve yurt dışından da bir çok kişi burayı ziyaret eder. Yemekler hem bizim hem de halkın bağışlarıyla hazırlanıyor. Bu yemekler halk tarafından verilip ve yine halk tarafından yenilir" diye konuştu. Sultan Şeyhmus türbesi ve medresesi tarihi geçmişi, maneviyatı ve misafirperverlik geleneğiyle bölgenin en çok ziyaret edilen kutsal mekanları arasında yer alıyor.
Mardin’in beyaz toprakla mayalanan meşhur üzüm pekmezi coğrafi işaret yolunda
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:43 Mardin’in beyaz toprakla mayalanan meşhur üzüm pekmezi coğrafi işaret yolunda Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı kırsal mahallelerde mazrone ismi verilen üzümden yapılan ve beyaz toprakla mayalanan meşhur pekmez, şifası ve lezzetiyle mutfakların vazgeçilmezi oluyor. Kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan pekmez, üzüm hasadı ile kazanlarda kaynamaya başladı. Türkiye’nin en fazla üzüm bağı bulunan Mardin’de bağ bozumu ile dallardan toplanan üzümler, zorlu ve uğraş isteyen çalışmanın ardından pekmeze dönüşüyor. Mazrone üzümü şırasından oluşan şifa kaynağı pekmez için Türkiye’nin birçok ilinden siparişler alınıyor. Mardin bölgesinde bu sene kuraklıktan dolayı verimin düşük olduğunu belirten çiftçiler, fiyatların da geçen seneye göre yüksek olduğunu dile getirdi. Mazıdağı Kaymakamlığı ve Mazıdağı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından mazrone üzüm pekmezi coğrafi işareti için başvuru yapıldığı ve onay aşamasında olduğu öğrenildi. Yetkililer, tescil sürecinin tamamlanmasıyla birlikte mazrone üzüm pekmezinin hem yerel ekonomiye katkı sağlayacağını hem de uluslararası pazarda tanınırlığını artıracağını belirtti. Mazıdağı’ndaki üreticiler de bu gelişmeden memnun. Pekmez üreticileri, coğrafi işaretin sadece bir belge olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel mirasının korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. ’’50 yıldır pekmez kaynatıyorum’’ Mazıdağı mazrona üzümünün genetiği değiştirilmemiş bir üzüm çeşidi olduğunu belirten üzüm üreticisi Faruk Titiz, "Bu üzüm, Sümerlerden beri aynı üzüm, biz Mazıdağı mazrone üzüm pekmezini kaynatmayı yüzyıllardır sürdürüyoruz. Ben de rahmetli dedem ve ninemle birlikte çocukluğumdan beri bu işin içerisindeyim. Yani yaklaşık olarak diyebilirim ki 50 yıldır her sene pekmez kaynatıyorum. Mazıdağı pekmezi, mazrona üzümünden elde ediliyor. Mazrone üzümü bağlardan toplandıktan sonra özel çizmeleri giyip ayakla eziyoruz. Daha önce mekanizasyon denendi; makineyle sıkma işlemi denendi ancak üzümün posası da ezildiği için acımtrak bir tat bıraktı ve kalitesini bozdu. Bu yüzden makineden vazgeçtik ve tekrar ayakla ezmeye devam ediyoruz. Üzüm ayakla ezildikten sonra elde edilen şıra, beyaz toprakla mayalanır. Beyaz toprağın özelliği şudur bazik özelliklidir ve Mazıdağı’nda otoyollardan, tarım alanlarından uzak alanlardan elde edilir. Bu da toprağın tarım ilaçlarıyla kirlenmemiş olmasını sağlar. Bu detay oldukça önemlidir. Beyaz toprak, hem köpürerek şıranın içindeki kir ve pası dışarı atar, böylece berrak bir şıra elde edilir. Ayrıca bazik olduğu için meyve asidinin PH’ını düşürür. Böylece boğazı yakan o acı, yakıcı tat çıkmış oluyor. Büyük kazanda bir süre kaynayıp köpürdükten sonra, kirleri attıktan sonra küçük kazanlara alınır. Mazıdağı’ndaki ormanlık alanlardan elde edilen mazi odunu ile saatlerce kaynatılır. Yaklaşık 4–5 saat boyunca, 400 derecede kaynıyor. Kıvamını yakalayınca soğumaya alıyoruz. Burada bahsetmek istediğim bir diğer konu, pekmezin kaynadığı metal kaplardır. Daha önce bakır kaplarda kaynatıyorduk şimdi artık bakır kaplardan vazgeçtik. Çünkü her sene bakır kapların kalaylanması gerekiyor ve artık kalay ustası bulamadığımız için alüminyum kaplara geçtik. Alüminyum kaplar da aynı işi çok güzel yapıyor. Kalay ihtiyacı da olmuyor. Ayrıca bu kapların dış yüzeyleri tamamen çamurla sıvanır. Bunun sebebi, ateşin yakıcı özelliği metal ile doğrudan temas etmemesidir. Böylece metalden pekmeze geçebilecek muhtemel partiküllerin böylece önüne geçilmiş olur. Mazı odununun ateşi harareti çok yüksek olduğu için, direkt metalle temas etmemesi için dış yüzeyin çamurla sıvanması önemlidir. Mardin, Diyarbakır, Viranşehir ve Şanlıurfa çevresinde Mazıdağı pekmezi olduğu sürece başka pekmez satılmaz. Şu anda da Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’nın bu taraftaki ilçelerinde ’Mazıdağı mazrona pekmezi’ deyin, fiyatı ne olursa olsun kimse fiyatına bakmadan eldeki bütün malı alır. Çok rağbet gören bir üründür. Türkiye’nin çeşitli illerine, otobüslerle, kargolarla gönderdiğimiz müşterilerimiz var. Ürünümüz oldukça yoğun talep görüyor. Bu yılki verim ise kuraklıktan dolayı düşük oldu. Geçen seneki rekoltenin yaklaşık beşte biri kadar. Mart ayının sonunda dolu vurdu, don oldu. Ayrıca geçen senenin sonbaharından bu yana hemen hiç yağmur yağmadı. Bu nedenle rekolte çok düşük oldu. Şu anki pekmezi de damlarımızda kurduğumuz sulama sistemi sayesinde sulama yaparak kurtarabildik. Mazıdağı Kaymakamlığı ve Mazıdağı Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle coğrafi işaret talebimiz var. Bu talebimizi yetkililere ilettik, gerekli çekimlerimizi ve bilgilendirmelerimizi yaptık. İnşallah coğrafi işaretimizi de alıp Mazıdağı’mıza bir değer kazandırmış olacağız" dedi.
Mardin’de 16 kooperatife biçerdöver desteği
12 Ekim 2025 Pazar - 14:20 Mardin’de 16 kooperatife biçerdöver desteği Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından Mardin’deki 16 kooperatife 30 biçerdöver teslim edildi. Mardin’de Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörlüğü tarafından, 16 tarım kooperatifindeki üreticilere hibe edilen 30 biçerdöver için teslim töreni düzenlendi. Fuar alanında gerçekleştirilen törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Törende konuşan Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Mardin’in bereketli topraklarının önemine değinerek tarımsal üretimde modernleşmenin gerekliliğini vurguladı. Vali Akkoyun konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Tarım, insanlığın yerleşik hayata geçmesini mümkün kılarak üretimi üretim ise şehirleri, kültürlerin şekillenmesini ve medeniyetlerin doğuşunu sağlamıştır. Mardin’imiz, bereketli hilal olarak adlandırılan toprağın sabırla, gayretle, tevekkülle ve alın teriyle birleştiği, nice uygarlığın tarih boyunca tarımla filizlenip kök salmasını sağlayan Mezopotamya Ovası’nın kalbinde yer almaktadır. Bugün bizler, ecdadımızdan devraldığımız kadim emeğin mirasçıları olarak, toprağı ekip biçmenin yanında tarımın ana kaynağı olan toprağımızı koruyup geliştirmemiz, tarımsal üretimin verimliliğini artırıp çiftçimizin emeğini korumamız gerektiğinin bilincindeyiz. Kadim mirasımızı modern teknolojilerle buluşturma adına üreticilerimize destek olmak amacıyla TKDK Mardin İl Koordinatörlüğü IPARD II ve IPARD III Programları kapsamında çok önemli projeleri hayata geçirdik. Bugün de 16 kooperatifimize 30 biçerdöver teslim ediyoruz. Böylece toplamda 24 tarımsal kalkınma kooperatifimize 44 biçerdöver desteği sağlanmıştır. Bu desteklerin en büyük etkisi, bölgemizde kooperatifleşme kültürünün gelişmesi olmuştur. Mardin’de kooperatiflerimiz sadece kendi üyelerine değil, çevre şehirlerdeki çiftçilere de biçerdöver kiralama hizmeti vererek ek gelir elde etmekte ve üretim sürecine katkı sağlamaktadır. Bu yatırımlar sayesinde yaklaşık 150 vatandaşımıza yeni istihdam kapıları açılmıştır." Vali Akkoyun, projelerin ekonomik olduğu kadar sosyal ve çevresel katkılarına da dikkat çekerek, "Devletimizin destekleriyle Mardinli üreticilerimiz, kırsal kalkınmada mekanizasyonun ve modern tarım yöntemlerinin bir arada geliştiği imkânlar elde ederek daha güçlü, bilinçli ve rekabetçi hale gelmektedir." ifadelerini kullandı. Bugün teslim edilen her biçerdöver, her bir çiftçimizin emeğini koruyacak, her bir kooperatifin gücünü artıracak, zamanı verime dönüştürecek ve üretimi hem artıracak hem hızlandıracaktır. Hasat süresini kısaltıp oluşabilecek riskleri en aza indirecek, çiftçimizin kazanmasını, hasadın erken tamamlanmasını ve ikinci ürün ekimlerinin daha erken yapılabilmesini sağlayacaktır. Böylece doğrudan verim artışına ve gelir yükselişine katkı sunacaktır. Bu desteklerle Mardin’imiz, bölgenin tarımda lider şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir’’ dedi.