Yerel Haberler
Mardin
Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırıda ilk duruşma görüldü
14 Mart 2025 Cuma - 13:28 Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırıda ilk duruşma görüldü Mardin’de 4 ay önce silahlı ve sopalı saldırı sonucunda 1 kişinin yaralanarak sakat kaldığı olayla ilgili 2’si tutuklu olan sanıkların yargılanmasına başlandı. Kızıltepe 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar S.S. ve S.S. ile yaralanan Devran Pulat, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Olay günü eşine saldıranları durdurmak için silah çeken Ebru Pulat, tanık olarak verdiği ifadede, "Ben tanıklık yapacağım. Ben bu konu hakkında daha önceden beyanda bulunmuştum, önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay günü araçta kızımla birlikte eşim Devran’ı bekliyorduk. Devran aracın yanına gelince 4-5 kişi ellerinde sopalarla eşimi darp etmeye başladılar. Bunu görünce arabada bulunan silahı alıp araçtan indim. Amacım eşimi korumaktı. Herhangi bir şekilde silahı da ateşlemedim. Ben bu şahısları simaen tanımıyorum. SEGBİS sisteminde görülen şahıslar da olay yerindeydi ve eşimi darp ettiler. Bu şahıslara benzeyen başkaca şahıslar da vardı. Eşim yerde bulunduğu sırada bir araç geldi, araçtan ateş edilmeye başlandı. Bu sırada çok sayıda silah sesi duydum. Bu esnada ara sokakta bekleyen iki kişi daha vardı ancak ateş edip etmediklerini görmedim. Çok fazla silah sesi vardı. Daha sonra kızımla birlikte orada bulunan bir iş yerine sığındık. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" dedi. "Olayın şokuyla yanlış yazılmış olabilir ancak silah olay yerinde yerde değil araçtaydı, ben de araçtan aldım" diyen Ebru Pulat, "Eşimi darp eden şahıslar kafasına ve sırtına vuruyorlardı. Eşim bu esnada cenin pozisyonuna geçmişti. Olay esnasında ben silahı elime alınca eşimi kurtarmak amacıyla ’Bırakın eşimi, yoksa ateş ederim’ diye bağırdım. Darp eden grup önce dağıldı fakat benim ateş etmediğimi görünce tekrar eşime saldırmaya devam ettiler. Daha sonra eşimin arkadaşı olan Hamdullah silahı eline aldı. O da silahı bırakıp kaçtı. Hamdullah ateş etmedi. Silah sesi araç geldikten sonra duyuldu. Ben bu esnada çocuğu alıp kaçmaya çalışıyordum" diye konuştu. Saldırıya uğrayan Devran Pulat ise önceki ifadesini tekrar ettiğini belirterek, "Olaydan önce Serhat ve Seyfettin, Sercan ve yanlarında tanımadığım iki kişi evimize saldırdı. Olay günü Serhat’ı evimin yakınında gördüm, şüphelendim. İkametimden arabamla ayrıldım. Takip edildiğimi fark ettim. Ağabeyimi aradım ve beni takip ettiklerini söyledim. Daha sonra işlerim sebebiyle Kızıltepe Belediyesi’ne gittim. Aracıma döndüğümde tanımadığım bir şahıs bana elini uzattı, bu esnada aniden 4-5 kişinin saldırısına uğradım. Serhat ve Seyfettin de beni darp etti. Eşim ve kızım da araçtaydı, araçtan indiler. Eşim arabada bulunan silahı çıkarttı. Şahıslar silahı görünce kaçışmaya başladılar. Daha sonra araç geldi. Aracı Sercan kullanıyordu. Araçtan bana ateş etti. Bu esnada yerdeki silahı gördüm, elime aldım. Yine Şeyhmus da elindeki silahla dükkanların bulunduğu bölgeden bana ateş etti. Araçta değildi. Ben olay esnasında abluka içerisine alınmıştım. Elimden ve vücudumun çeşitli bölgelerinden kurşun yediğim için silahı kullanabilecek durumda değildim. Ateş etmedim. Orada bulunan şahıslarla birlikte arabaların etrafında 2-3 tur attık. Bu şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Ben sadece Şeyhmus’u biliyordum, onun elinde de silah vardı. Diğer şahıslar ’Seni hastaneye götürelim’ dediler. Ancak ben bu şahısları tanımadığım için gitmek istemedim. Aracıma binerek olay yerinden ayrıldım ve karakola gittim. Üzerime suç isnadını, suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim. Olay nedeniyle karşı taraftan, sanıktan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum. Ben Şeyhmus Aydoğan’ı olay esnasında tanımıyordum. Elinde silah olduğu için beni darp eden ve beni silahla yaralayan şahıslardan olduğunu düşündüm. Şeyhmus da bana ’Gel seni hastaneye götürelim’ demişti, silahı da gördüğüm için kabul etmedim’’ diye konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S.S., "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ederim. Olay günü muhasebe işlerim sebebiyle olayın olduğu yere yakın bulunmaktaydım. Bir arbede olduğunu gördüm. Silah sesi duydum. Baktığımda köylüm olan Devran Pulat’ın orada olduğunu gördüm. Ne olduğunu anlamak amacıyla yanına gittim. Devran Pulat’ı sakinleştirmeye çalıştım ancak o bana elindeki silahı doğrulttu. Kesinlikle Devran Pulat’a yönelik yaralama suçunu işlemedim. Kimseyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmedim. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim. Devran Pulat isimli şahıstan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum. Görüntü inceleme tutanağını kabul etmiyorum. Kesinlikle müştekiye yönelik bir darp eyleminde bulunmadım. Bu husus görüntüler incelendiğinde de anlaşılacaktır’’ ifadelerini kullandı. Diğer tutuklu sanık S.S. ise, "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü otogara gidip zeytin bırakacaktım. Çevrede bulunan iş yerlerine zeytin olup olmadığını sorarak gidiyordum. Olay günü kardeşim Seyfettin’in de mali müşavirlikte işi olduğunu biliyordum. Yürüdüğüm esnada kalabalığı gördüm. Silah sesi duydum. Ben gittiğimde kavga sona ermişti, bu nedenle kimler vardı bilmiyorum. Ben yanlarına gittiğimde Devran Pulat bana elindeki silahı doğrulttu. Benim elimde sopa, silah herhangi bir eşya yoktu. Olay günü de üzerimde gri renkte trenç kot ve kot pantolon vardı. Pantolonun rengini tam olarak hatırlamıyorum. Benim müştekiye yönelik herhangi bir eylemim olmadı. Kavganın neden kaynaklandığını ve yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmiyorum. Ben olay günü tesadüfen oradan geçtim. Devran Pulat ile, ne benim, ne de ailemin arasında herhangi bir husumet yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat’tan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde savunma yaptı. Müşteki sanık Devran Pulat’a yönelik kasten yaralama suçuyla ilgili görüntü kayıtları, yaralanma bölgesi, silahın elverişliliği ve tanık ifadeleri dikkate alınarak, davada suçlamaların ağırlaştırılma ihtimali göz önünde bulunduruldu. Yapılan değerlendirmeler sonrasında taraflar arasındaki husumet, hedef alınan bölgelerin öldürücü bölgeler olması nedeniyle sanıkların "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmalarının muhtemel olması nedeniyle davanın görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. "Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Mustafa Göğüş, "Yaralama adı altında açılmış bir iddianamenin davası için geldik. Soruşturma aşamasında savcılık, müştekinin biri kafa bölgesinden toplam 10 mermi giriş/çıkış deliği bulunan yaralanmasını, adam öldürmeye teşebbüs değil yaralama olarak takdir ettiğini söyledi ve nitelikli yaralamadan dava açtı. Ancak bugün Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında öldürücü bölgeleri hedef aldığı gözetilerek sanıkların adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ihtimali düşünülerek ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildi. Adam öldürme ile adam yaralama arasındaki ayrım şöyle belirleniyor. Yargıtay kararlarına göre bir saldırgan öldürücü bölgeleri hedef almışsa, ki bunlar baş ve vücut bölgesi gibi bölgelerdir, burada adam öldürme suçu var sayılıyor. Bizim dosyamızda da mağdur çok fazla fişek isabeti almış. Bunlardan biri omuz bölgesi, diğeri ise elmacık kemiğinden girip, çene kemiğinden çıkmış. Burada adam öldürme suçunun varlığı konusu tartışmasızdı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Şahıslar hala tutuklu. Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" şeklinde konuştu. Avukat Sibel Çelik ise, ’’Bugün Mardin Kızıltepe’de Asliye Cezada bir duruşmaya katıldık. Basına da yansıdığı üzere müvekkilimiz Pulat ailesinin mensubudur. Eşi ve çocuğunun yanında daha önceden pusu kurarak tasarlanmış bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu kişilerin Asliye Cezada yargılanması gerektiğine dair hukuksuz bir karar bugün Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmış, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlikle gönderilmiştir. Müvekkilimiz açısından bu haliyle karardan memnunuz" diye konuştu. Olayın geçmişi Mardin’in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde 4 Kasım 2024’te yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma silahlı kavgaya dönüşmüş, Devran Pulat, eşi ve çocuğuyla birlikte 6 kurşunla yaralanmıştı. Devran Pulat’a sopalarla saldıran saldırganlar, vatandaşların araya girmesinin ardından araçla geri dönüp Devran Pulat’a ateş açmıştı. Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırılan Devran Pulat’ın vücudundaki 2 kurşun çıkarılamamıştı. Saldırıya karışan 2 kişi tutuklanırken, diğer şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatılmıştı.
Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü
14 Mart 2025 Cuma - 13:13 Mardin’de 1 kişinin ağır yaralandığı silahlı ve sopalı saldırının ilk duruşması görüldü Mardin’de 4 ay önce meydana gelen silahlı ve sopalı saldırı sonucunda 1 kişinin yaralanarak sakat kaldığı olayla ilgili olarak, 2’si tutuklu olan sanıkların yargılanmasına başlandı. Duruşma, Kızıltepe 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanıklar S.S. ve S.S. ile yaralanan Devran Pulat, tarafların yakınları ve avukatları katıldı. Olay günü eşine saldıranları durdurmak için silah çeken Ebru Pulat tanık olarak verdiği ifadesinde şunları söyledi: "Ben tanıklık yapacağım konuyu anladım, ben bu konu hakkında daha önceden beyanda bulunmuştum, önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay günü araçta kızımla birlikte eşim Devran’ı bekliyorduk. Devran aracın yanına gelince 4-5 kişi ellerinde bulunan sopalarla eşimi darp etmeye başladılar. Bunun görünce arabada bulunan silahı alıp araçtan indim. Amacım eşimi korumaktı. Herhangi bir şekilde silahı da ateşlemedim. Ben bu şahısları simaen tanımıyorum. SEGBİS sisteminde görülen şahıslar da olay yerindeydi ve eşimi darp ettiler. Bu şahıslara benzeyen başkaca şahıslar da vardı. Eşim yerde bulunduğu sırada bir araç geldi, araçtan ateş edilmeye başlandı. Bu sırada çok sayıda silah sesi duydum. Bu esnada ara sokakta bekleyen iki kişi daha vardı ancak ateş edip etmediklerini görmedim. Çok fazla silah sesi vardı. Daha sonra kızımla birlikte orada bulunan bir iş yerine sığındık. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir.’’ "Olayın şokuyla yanlış yazılmış olabilir ancak silah olay yerinde yerde değil araçtaydı, ben de araçtan aldım" diyen Ebru Pulat, "Eşimi darp eden şahıslar kafasına ve sırtına vuruyorlardı. Eşim bu esnada cenin pozisyonuna geçmişti. Olay esnasında ben silahı elime alınca eşimi kurtarmak amacıyla bırakın eşimi yoksa ateş ederim diye bağırdım. Darp eden grup önce dağıldı fakat benim ateş etmediğimi görünce tekrar eşime saldırmaya devam ettiler. Daha sonra eşimin arkadaşı olan Hamdullah silahı eline aldı. O da silahı bırakıp kaçtı. Hamdullah ateş etmedi. Silah sesi araç geldikten sonra duyuldu. Ben bu esnada çocuğu alıp kaçmaya çalışıyordum" dedi. Saldırıya uğrayan Devran Pulat ise "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ettiğini vurgulayarak, Olaydan önce Serhat ve Seyfettin, Sercan ve yanlarında tanımadığım iki kişi evimize saldırdı. Olay günü Serhat’ı evimin yakınında gördüm. Şüphelendim. İkametimden arabamla ayrıldım. Takip edildiğimi fark ettim. Abimi aradım ve beni takip ettiklerini söyledim. Daha sonra işlerim sebebiyle Kızıltepe Belediyesi’ne gittim. Aracıma döndüğümde tanımadığım bir şahıs bana elini uzattı, bu esnada aniden 4-5 kişinin saldırısına uğradım. Serhat ve Seyfettin de beni darp etti. Eşim ve kızım da araçtaydı. Araçtan indiler. Eşim arabada bulunan silahı çıkarttı. Şahıslar silahı görünce kaçışmaya başladılar. Daha sonra araç geldi. Aracı Sercan kullanıyordu. Araçtan bana ateş etti. Bu esnada yerdeki silahı gördüm. Elime aldım. Yine Şeyhmus da elindeki silahla dükkanların bulunduğu bölgeden bana ateş etti. Araçta değildi. Ben olay esnasında abluka içerisine alınmıştım. Elimden ve vücudumun çeşitli bölgelerinden kurşun yediğim için silahı kullanabilecek durumda değildim. Ateş etmedim. Orada bulunan şahıslarla birlikte arabaların etrafında 2-3 tur attık. Bu şahısların kim olduğunu bilmiyorum. Ben sadece Şeyhmus’u biliyordum, onun elinde de silah vardı. Diğer şahıslar seni hastaneye götürelim dediler. Ancak ben bu şahısları tanımadığım için gitmek istemedim. Aracıma binerek olay yerinden ayrıldım ve karakola gittim. Üzerime suç isnadını suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, olay nedeniyle karşı taraftan sanıktan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum dedi. Ben Şeyhmus Aydoğan’ı olay esnasında tanımıyordum. Elinde silah olduğu için beni darp eden ve beni silahla yaralayan şahıslardan olduğunu düşündüm. Şeyhmus da bana gel seni hastaneye götürelim demişti, silahı da gördüğüm için kabul etmedim dedi’’ diye konuştu. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık S.S., olayla ilgili daha önce ifade verdiğini belirterek, "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, önceki ifademi tekrar ederim. Olay günü muhasebe işlerim sebebiyle olayın olduğu yere yakın bulunmaktaydım. Bir arbede olduğunu gördüm. Silah sesi duydum. Baktığımda köylüm olan Devran Pulat’ın orada olduğunu gördüm. Ne olduğunu anlamak amacıyla yanına gittim. Devran Pulat’ı sakinleştirmeye çalıştım ancak o bana elindeki silahı doğrulttu. Kesinlikle Devran Pulat’a yönelik yaralama suçunu işlemedim. Kimseyle eylem ve fikir birliği içerisinde hareket etmedim. Bu nedenle üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat isimli şahıstan şikayetçiyim, davalara katılmak istiyorum, görüntü inceleme tutanağını kabul etmiyorum, kesinlikle müştekiye yönelik bir darp eyleminde bulunmadım. Bu husus görüntüler incelendiğinde de anlaşılacaktır’’ ifadelerini kullandı Diğer tutuklu sanık S.S. ise "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Olay günü otogara gidip zeytin bırakacaktım. Çevrede bulunan iş yerlerine zeytin olup olmadığını sorarak gidiyordum. Olay günü kardeşim Seyfettin’in de mali müşavirlikte işi olduğunu biliyordum. Yürüdüğüm esnada kalabalığı gördüm. Silah sesi duydum. Ben gittiğimde kavga sona ermişti, bu nedenle kimler vardı bilmiyorum. Ben yanlarına gittiğimde Devran Pulat bana elindeki silahı doğrulttu. Benim elimde sopa, silah herhangi bir eşya yoktu. Olay günü de üzerimde gri renkte trenç kot ve kot pantolon vardı. Pantolonun rengini tam olarak hatırlamıyorum. Benim müştekiye yönelik herhangi bir eylemim olmadı. Kavganın neden kaynaklandığını ve yaralamanın kim tarafından gerçekleştirildiğini bilmiyorum. Ben olay günü tesadüfen oradan geçtim. Devran Pulat ile, ne benim, ne de ailemin arasında herhangi bir husumet yoktur. Suçsuzum beraatimi talep ederim, Devran Pulat’tan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde savunma yaptı. Mahkeme sonrası açıklama yapan avukat Mustafa Göğüş, "Yaralama adı altında açılmış bir iddianamenin davası için geldik. Soruşturma aşamasında savcılık, müştekinin biri kafa bölgesinden, toplam on mermi giriş/çıkış deliği bulunan yaralanmasını, adam öldürmeye teşebbüs değil yaralama olarak takdir ettiğini söyledi ve nitelikli yaralamadan dava açtı. Ancak bugün Asliye Ceza Mahkemesi duruşmasında öldürücü bölgeleri hedef aldığı gözetilerek sanıkların adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ihtimali düşünülerek ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verildi. Adam öldürme ile adam yaralama arasındaki ayrım şöyle belirleniyor. Yargıtay kararlarına göre, bir saldırgan öldürücü bölgeleri hedef almışsa ki bunlar baş ve vücut bölgesi gibi bölgelerdir. Burada adam öldürme suçu var sayılıyor. Bizim dosyamızda da mağdur çok fazla fişek isabeti almış. Bunlardan biri omuz bölgesi, diğeri ise elmacık kemiğinden girip çene kemiğinden çıkmış. Burada adam öldürme suçunun varlığı konusu tartışmasızdı. Geç de olsa adalet yerini buldu. Şahıslar hala tutuklu. Bundan böyle duruşmalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edecek ve failler adam öldürme suçundan yargılanacaklar" şeklinde konuştu Avukat Sibel Çelik ise ’’Bugün Mardin Kızıltepe’de Asliye Cezada bir duruşmaya katıldık. Basına da yansıdığı üzere müvekkilimiz Pulat ailesinin mensubudur. Eşi ve çocuğunun yanında daha önceden pusu kurarak tasarlanmış bir saldırıya maruz kalmıştır. Bu kişilerin Asliye Cezada yargılanması gerektiğine dair hukuksuz bir karar bugün Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılmış, Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlikle gönderilmiştir. Müvekkilimiz açısından bu haliyle karardan memnunuz" diye konuştu Müşteki sanık Devran Pulat’a yönelik kasten yaralama suçuyla ilgili, görüntü kayıtları, yaralanma bölgesi, silahın elverişliliği ve tanık ifadeleri dikkate alınarak, davada suçlamaların ağırlaştırılma ihtimali göz önünde bulunduruldu. Yapılan değerlendirmeler sonrasında, taraflar arasındaki husumet, hedef alınan bölgelerin öldürücü bölgeler olması nedeniyle, sanıklar hakkında "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmaları muhtemel nedeniyle, davanın görevsizlikle Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. Mardin’in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi’nde, 4 Kasım 2024’te yaşanan arazi anlaşmazlığı nedeniyle çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüşmüş Devran Pulat, eşi ve çocuğuyla birlikte 6 kurşunla yaralanmıştı. Olay anına ait görüntülerde, bir grubun Devran Pulat’a sopalarla saldırdığı, yere düştükten sonra yardımına koşan eşinin, kızının da olayın içinde yer aldığı görülmektedir. Saldırganlar, vatandaşların araya girmesinin ardından araçla geri dönüp Devran Pulat’a ateş açmıştı. Yaralı Devran Pulat’ını Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırıldığı tedavi sonrası ise taburcu edildiği ve vücudundaki 2 kurşunun çıkarılamadığı öğrenildi. Soruşturma kapsamında saldırıya karışan 2 sanığın ise tutuklandığı, diğer sanıkların yakalanması için çalışmalar devam ettiği belirlendi.
Mardinliler ‘kardeşlik sofrasında’ buluştu
13 Mart 2025 Perşembe - 23:59 Mardinliler ‘kardeşlik sofrasında’ buluştu Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 9 ilçe hayata geçirdiği ‘kardeşlik sofrası’ ile 20 bin vatandaşla buluştu. Kızıltepe, Derik, Mazıdağı, Ömerli, Midyat, Savur, Yeşilli, Dargeçit ve son olarak Nusaybin ilçesinde Ramazan etkinlikleri kapsamında kardeşlik sofrası kuruldu. Nusaybin ilçesinde 2 bin 300 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen iftar programına katılan Vali Tuncay Akkoyun, Ramazan ayının gönüllere merhamet, evlere huzur, millette birlik getirmesini dileyerek İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ettiğini söyledi. Akkoyun, Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Kaymakamlıkların yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgi vererek, "Mardin Büyükşehir Belediyemiz tarafından ise 50 bin gıda kolisi hazırlanarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Valiliğimiz ve Kaymakamlıklarımız tarafından 10 ilçemizde ihtiyaç sahibi 17 bin 500 aileye toplam 28 milyon TL nakdi yardım yapılmıştır. Ramazan ayı boyunca Mardin Büyükşehir Belediyemize ait aşevimizde, Türk Kızılay iş birliğiyle günlük 5 bin kişilik yemek pişirilmekte, fırınımızda ise günlük 10 bin ekmek üretilerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmaktadır. Her gün bir ilçede ’Kardeşlik Sofrası’ etkinliğimizde vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Parkı’ndaki iftar çadırımızda her gün bin kişiye iftar yemeği ikram ediyoruz" dedi.
Mardin’de 2 çocuğun öldüğü trafik kazasının gerekçeli kararı açıklandı
13 Mart 2025 Perşembe - 16:40 Mardin’de 2 çocuğun öldüğü trafik kazasının gerekçeli kararı açıklandı Mardin’de, geçen yıl otomobilin çarpması sonucu 2 çocuğun hayatını kaybettiği kazaya ilişkin davada, tutuklu yargılanan sürücünün 6 yıl 12 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin gerekçeli karar açıklandı. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 18 Şubattaki karar duruşmasında, tutuklu sanık N.Ç. hakkında verilen hüküm hakkında gerekçeli karar yazıldı. Sanığın 6 yıl 12 ay hapisle cezalandırıldığı davanın gerekçeli kararında, sanık ve kazada hayatını kaybedenlerin yakınlarının soruşturma ve dava aşamalarındaki ifadelerine yer verildi. Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca hazırlanan bilirkişi raporunun yer aldığı kararda, söz konusu kazada sanığın asli kusurlu, kazada ölen iki çocuğun da kusurlarının bulunmadığı belirtildi. Gerekçeli kararda şu ifadeler yer aldı: "Sanık, asli kusurlu olarak bilinçli taksir ile birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verdiği sabit olmakla eylemine uyan TCK’nin 85/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın birden fazla kural ihlalinde bulunarak kazaya sebebiyet vermiş olması nedeniyle taksire dayalı kusurunun ağırlığı göz önüne alınarak orantılılık ilkesi de gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edilmiştir. Sanığın eylemini bilinçli taksirle gerçekleştirmiş olması nedeniyle hakkında TCK’nin 22/3 maddesi hükümleri uygulanmıştır. Sanığın bilinçli taksire dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak verilen cezada takdirden 2/5 oranında artırım yapılmış, cezanın sanığın geleceği üzerindeki muhtemel etkileri dikkate alınarak hakkında TCK’nin 62. maddesi hükümleri uygulanmış ve sanık hakkında TCK’nin 53/6 maddesi uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir." Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasında mahkeme heyetince, sanık N.Ç’ye "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 6 yıl 12 ay hapis cezası verilmiş, sanığın kusur durumunu ve suçun işleniş şeklini dikkate alarak, TCK’nin 53/6 maddesi gereğince sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına, geri almanın hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girmesine, sürenin, cezanın tümüyle infazdan itibaren işlemeye başlamasına ve tutukluluk halinin devamına hükmetmişti. Kaza 14 Temmuz 2024 yılında Artuklu ilçesi Vali Ozan Caddesi’nde meydana gelmiş, N.Ç’nin kullandığı 34 JZ 0089 plakalı otomobilin çarpması sonucu İbrahim Halil Bumanhan (10) ve Orhan Kemal Duva (10) hastanede hayatını kaybetmişti.
Mardin’de içme suyu çalışmaları nedeniyle bazı noktalar trafiğe kapatılacak
13 Mart 2025 Perşembe - 14:37 Mardin’de içme suyu çalışmaları nedeniyle bazı noktalar trafiğe kapatılacak Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü, yürütülen "Mardin İçme Suyu Projesi" kapsamında ana hat döşeme çalışmaları nedeniyle Dicle Elektrik önü ve eski AVM önünün tek yönlü trafiğe kapatılacağını duyurdu. Artuklu ilçesinin içme suyu sorununu çözmek amacıyla yapımı sürmekte olan "Mardin İçme Suyu Projesi" kapsamında, şehir merkezinde ve şehir dışında ana su hattı, şebeke hatları ve evsel abone bağlantı çalışmaları hızla devam ediyor. Çalışmalar eş zamanlı olarak farklı lokasyonlarda sürdürülürken, projenin en önemli aşamalarından biri olan yatay geçiş ana hat döşeme çalışmaları nedeniyle 14 Mart 2025 tarihinde Dicle Elektrik hizmet binası ve eski alışveriş merkezi önü, saat 19.00 itibariyle geçici süreyle kademeli olarak tek yönlü olarak trafiğe kapatılacak. MARSU Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için belirtilen alternatif güzergahların kullanılması gerektiği vurgulanırken, "Kıymetli hemşehrilerimizin göstereceği anlayış için teşekkür ederiz" ifadelerine yer verildi. Duyuruda, Diyarbakır istikametinden gelen tonajlı araçların, Vefa Evleri Kavşağı’ndan Nur Mahallesi ve İstasyon Mahallesi’ni birbirine bağlayan Türkmen Vadisi alternatif çevre yoluna yönlendirileceği; binek araçların ise 2103 Sokak ve Mehmet Nur Dağ Caddesi’ni kullanarak, Dicle Elektrik arkasından Dolunay Caddesi’ne yönlendirileceği belirtildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönüne gidecek araçların ise eski alışveriş merkezi bölgesinden geçen 4. Sokak ve 42. Sokak üzerinden yönlendirileceği ifade edildi. Çalışma süresince alternatif yollar üzerinde çift yönlü park yasağı uygulanacağı bildirildi. Sürücülerin trafik yasağı boyunca yönlendirme levha ve işaretlerini dikkatle takip etmeleri önem taşıdığı vurgulandı.