Yerel Haberler
Mardin
Mardin’de 2 kişinin öldüğü silahlı kavga davasında gizli tanık tartışması 06 Mart 2026 Cuma - 22:11:08 Mardin’in Kızıltepe ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği silahlı kavgaya ilişkin davada gizli tanığın beyanını değiştirdiği iddia edildi. Maktullerin avukatı, tanığın ifadelerine ilişkin sürecin soru işaretleri barındırdığını söyledi. Olay, 25 Temmuz 2024’te Kızıltepe ilçesine bağlı kırsal Ayaz Mahallesi’nde meydana geldi. Akraba iki aile arasında arazi anlaşmazlığı çözülemeyince husumete dönüştü. Taraflar, yanlarında getirdikleri tabanca ve uzun namlulu tüfeklerle birbirlerine ateş etti. Kavgada Hacı Şakir Aslan ve Arslan Aslan olay yerinde hayatını kaybetti, N.A. ise yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan otopsinin ardından yakınları tarafından alınan cenazeler, kırsal Yüceli Mahallesi’nde defnedildi. Olayla ilgili 27 kişi gözaltına alındı. Daha önce tutuklanan 21 şüpheliden 14’ü tahliye edilirken, 7 şüphelinin tutukluluk hali devam ediyor. Ailenin avukatı Gurbet Bilbay, müvekkillerinin olaydan iki gün önce jandarmaya başvurarak arazilerine gitmek istediklerini bildirdiklerini söyledi. Bilbay, "Müvekkillerim iki gün önce jandarmaya bir evrak veriyor. ‘Biz kendi arazimize girmek istiyoruz, rahat bir şekilde toparlamak ve ekmek istiyoruz’ diyorlar. Jandarma şahısları çağırıyor. Burada müvekkillerim tehdit ediliyor. ‘Bunlar geldiği an ölecekler’ deniliyor. Bununla ilgili hiçbir şekilde önlem alınmıyor’’ dedi. Bilbay, iki gün sonra müvekkillerinin kadın ve çocuklarla birlikte araziye gittiklerini belirterek, "Beş farklı noktadan 32 dakikalık tek taraflı bir çatışma başlıyor. Bunun sonucunda 2 kişi ölüyor, 2 kişi yaralanıyor" diye konuştu. Davada şimdiye kadar yaklaşık 11 celse görüldüğünü aktaran Bilbay, her duruşmada bazı tahliyeler yaşandığını söyledi. Dosyada ciddi eksiklikler bulunduğunu savunan Bilbay, "Burada çok ciddi olaylar var. Keşif yapılmıyor. Keşif yapılmadan ölçüm alınıyor. Dosyadaki en önemli tanık olan jandarma personeli, tayinleri çıktığı gerekçesiyle dinlenmiyor" şeklinde konuştu. Bilbay, iddianamenin gizli tanık beyanı üzerinden hazırlandığını belirterek, tanığın ifadelerine ilişkin sürecin soru işaretleri barındırdığını dile getirdi. Gizli tanık bilgilerinin yalnızca mahkeme heyetinde bulunması gerektiğini ifade eden Bilbay, "Gizli tanık bilgileri sadece hakimde olması gerekirken bu bilgilere nasıl ulaşıldı? Hangi ara tehdit edildi ve hangi ara gizli tanık beyanını değiştirdi" dedi. Davaya ilişkin süreçte keşif yapılmadığını söyleyen ailenin avukatı Gurbet Bilbay, dosyada ciddi eksiklikler olduğunu savunarak, ’’Kişiler tahliye oluyor, ’babalar tahliye’ diyerek paylaşımlar yapılıyor. Lütfen burada bize ses olun" diye konuştu. Olayın yaşandığı arazinin tapulu olduğunu belirten Bilbay, ’’Olayın başında müvekkillerimin tapulu bir arazisi var. Resmi tapuyla alınmış bir arazi. Burayı temizlemek ve ekmek istiyorlar. Bununla ilgili devletten izin istiyorlar. ’Biz tehdit ediliyoruz, burada özgür bir şekilde çalışmak istiyoruz’ diyorlar. Jandarma karşı tarafı çağırıyor. Kurumda bunlar tehdit ediliyor. ’Geldikleri an ölecekler’ deniliyor. Müvekkillerim kadın ve çocuklarla birlikte oraya gidiyor. Amaçları saldırmak olsa küreklerle ve mendillerle gitmezlerdi. Aradan kısa bir süre geçmeden jandarma oraya adım attığı anda çatışma sesleri başlıyor. Beş farklı noktadan hücum yelekleriyle saldırıyorlar. Hücum yelekleri bunun planlı olduğunun en büyük göstergesidir. Müvekkillerime saldırıyorlar, müvekkillerimin elinde sadece kürekler var’’ ifadelerini kullandı. Mahkeme sürecine de değinen Bilbay, hakimin reddi taleplerinin kabul edilmediğini açıkladı. Bilbay, ’’Müvekkillerim artık çaresiz. Tek istedikleri adaletin yerini bulması. Kan davası istemiyorlar. Sadece adaletli bir yargılama talep ediyorlar. Kişilerin ellerinde svap izleri çıkıyor ama hepsi ’Ben köpeğe sıktım, hayvana sıktım’ diyor. Köpek öldürmenin de mi bir cezası yok? O kadar insan ölüyor, o kadar insana ateş ediliyor. Amacı köpeğe ateş etmek miydi? Bununla ilgili neden hiçbir işlem yapılmıyor" şeklinde konuştu.
Mardin’de "Suyu Boşa Harcama, Geleceği Kucakla Yarışması" ödülleri sahiplerini buldu
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 20:49 Mardin’de "Suyu Boşa Harcama, Geleceği Kucakla Yarışması" ödülleri sahiplerini buldu Mardin Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MARSU) Genel Müdürlüğü ile Mardin İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Suyu Boşa Harcama, Geleceği Kucakla" kompozisyon ve slogan yarışmasında dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi. İl Millî Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen ödül törenine, Mardin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Fatih Eroğlu, MARSU Genel Müdürü Murat Erçin, İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca, Büyükşehir Belediyesi ve MARSU daire başkanları, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, açılış konuşmalarıyla devam etti. Törende konuşan MARSU Genel Müdürü Murat Erçin, su tasarrufuna dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyledi. Suyun hayatımızdaki yeri ve önemi hakkında önemli açıklamalarda bulunan Erçin, suyla ilgili gerçekler bilinenden çok farklı bir düzeyde olduğunu kaydetti. Erçin, "Dünya yüzeyinin yüzde 71’i suyla kaplıdır ve bu suyun yüzde 97’si okyanuslardan oluşur. Bu yüzden gezegenimize sıklıkla ‘Mavi Gezegen’ de denir. Ancak, yeryüzündeki suyun sadece yüzde 1’i içilebilir niteliktedir. Bu durumu biraz daha açarsak; yeryüzündeki tüm suyun yüzde 97’si tuzlu, sadece yüzde 2,5’i tatlı sudur. Ancak bu tatlı suyun yüzde 69’u buzullar içinde saklıdır ve canlılar için kullanılabilir nitelikte değildir. Tatlı suyun yüzde 30’u yer altı sularında bulunurken, yalnızca yüzde 0,007’si insanların kullanımına uygundur" dedi. Suyun insan yaşamı açısından önemine dikkat çeken Erçin, suyun, yeryüzündeki yaşamın ve canlılığın temel kaynaklarından biri olduğu, ancak içilebilir nitelikteki su kaynaklarının sınırsız olmadığı gerçeği unutulmaması gerektiğini bildirdi. Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileri, su kaynaklarının kirlenmesi, tarım, sanayi ve evsel kullanımda aşırı ve bilinçsiz tüketim gibi nedenlerle su kaynaklarındaki azalma her geçen gün daha fazla hissedildiğini vurgulayan Erçin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yaşamın sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için her yaştan insanın suyun önemi hakkında bilinçlenmesi gerekiyor. Birleşmiş Milletler tarafından alınan bir kararla, 1993 yılından bu yana her yıl 22 Mart tarihi, Dünya Su Günü olarak kutlanıyor. Bu etkinlik de Dünya Su Günü vesilesiyle düzenlendi. Dünya Su Günü’nün amacı, suyun önemine dikkat çekmek ve bu konuda farkındalığı artırmaktır. Bu etkinliğin düzenlenmesinde bizlere destek olan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterimiz Sayın Fatih Eroğlu’na, iş birliği yaptığımız İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve personeline çok teşekkür ederim." Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca ise, Milli Eğitim Müdürlüğü ile Mardin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen bu anlamlı yarışmanın, çocukların çevresel farkındalığını artırmayı ve düşüncelerini ifade etmelerini amaçladığını belirtti. Ortaokul öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yarışmaya ilçelerimizden gelen katılımın kendilerini ayrıca memnun ettiğini ifade eden Eyyüpkoca, "Öğrencilerimizin duyarlılığı, kalemlerine yansıyan anlamlı ifadeler ve geleceğe dair umut veren sloganlar, biz eğitimcileri son derece gururlandırdı. Yazdıkları her cümlede sadece bilgi değil; duyarlılık, hayal gücü ve sorumluluk bilinci vardı. Hep birlikte sürdürülebilir bir çevre için atılan bu adımların çoğalmasını diliyorum" dedi. Birincilik "Bir damla, bin umuttur" eserine MARSU Plan Proje Daire Başkanı Güven Bayraktar’ın "Hayat Kaynağı Su" temalı sunumundan sonra dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı. Yeşilli 19 Mayıs Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Elif Atış, "Bir Damla, Bin Umuttur" adlı eseriyle birincilik elde ederek tam altınla ödüllendirildi. Midyat Bilim ve Sanat Merkezi 7. sınıf öğrencisi Tuanna Erik, "Doğanın Sessiz Çığlığı" adlı eseriyle ikinci olarak yarım altın kazandı. Artuklu Hacı Suphiye Bölünmez İmam Hatip Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Elif Yağmur Karahanlı ise "Yaşamın Yeşil Kahramanı" adlı eseriyle üçüncülük ödülüne layık görülerek çeyrek altın takdim edildi. Törenin sonunda öğrenciler, Hacivat ve Karagöz tiyatro gösterisi ve palyaço gösterisiyle eğlenceli anlar yaşadı.
Mardin’de yılın ilk buğdayı tonu 17 bin liradan satıldı
14 Mayıs 2025 Çarşamba - 11:32 Mardin’de yılın ilk buğdayı tonu 17 bin liradan satıldı Mardin’in Derik ilçesi Konuk Mahallesi’nde çiftçi Mehmet Can Atasever, kuru tarım yapılan 100 dönümlük arazisinde bu yıl 6 ton buğday üretti. Hasadı yapılan buğday, Kızıltepe Hububat Ticaret Merkezi müzayede salonunda satışa sunuldu. Sezonun ilk ürünü buğday, zahireci Musa İliş tarafından tonu 17 bin liradan satın alındı. Hububatçılar Derneği Başkanı Mehmet Şerif Öter, 2025 mahsulü ilk buğdayın bugün geldiğini belirterek, "Geçen hafta da cumartesi günü arpamız gelmişti. Kuru alanda hasat yapıldı. Sulularda 15-20 gün sonra hasadı başlayacak. Bu sene bölgemizde özellikle Mardin ilimizde son derece yetersiz ve az yağmur yağması nedeniyle kuru alanlarda maalesef geçen yıllara göre verim çok düşük. Fakat sulularda çok iyi bir şey bekliyoruz" dedi. Bu sabah Konuk köyünden 6 ton buğday geldiğini ifade eden Öter, "Geçen sene aynı günlerde 40 ton gelmişti. Bu Allah’ın işi, rahmet yağmadı. Yağmur yağmış olsa geçen sene gibi fazla gelirdi" şeklinde konuştu. Zahireciler pazarında çiftçilere destek olmak amacıyla yılın ilk ürününün her zaman yüksek fiyattan satıldığını belirten Öter, "Hububat pazarımızda gelenek haline getirmişiz. Çiftçilerimize katkı olsun destek olsun diye ilk gün ürünü fiyatının çok çok üzerinde bazen yüzde 20 bazen yüzde 30 yüksek fiyata veriyoruz. Bugün de 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ydü. Bu buğday da zayıf olması hasebiyle normalde kendi değerine göre satılmış olsaydı 11-12 bin liradan ama biz 17 bin liradan genç zahirecimiz Musa İliş kardeşimiz aldı. Artık yavaş yavaş gençleri yetiştiriyoruz. Mesleğimizi gençlere teslim etmek için altyapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Öter, kuru alandaki verim kaybının, sulu alanlardan elde edilecek ürünle telafi edilmesini beklediklerini belirterek, "Bugün de genç zahirecimiz böyle bir fiyat verdi. Memleketimize hayırlı olsun. Bu sene beklentimiz sulu alana çıkması ve şu anda çiftçilerimizin de bizlerin de kuru alanda beklediğimiz verimin çok altında kalması sulu alanlarda bunun kapatılması ve sevindirici bir müjde olarak bekliyoruz. İyi bir beklenti içerisindeyiz" dedi.