Yerel Haberler
Mersin
Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak" 07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:02:12 Çevre uzmanı Prof. Dr. Halil Kumbur, 2026 yılına girerken Türkiye ve Mersin’de çevre sorunlarının giderek derinleştiğini belirterek, özellikle su kaynakları konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve kuraklığın en yıkıcı etkilerinin su kaynakları üzerinde hissedildiğini ifade eden Kumbur, Türkiye’nin iyi bir su yönetimi planlaması yapılmadığı takdirde yakın gelecekte ’su fakiri’ ülkeler arasında yer alacağını söyledi. Prof. Dr. Kumbur, küresel ölçekte sınır tanımayan çevre sorunlarının yanı sıra hava, su, toprak ve atık kirliliği, plansız kentleşme, gürültü ve görüntü kirliliği gibi yerel çevre sorunlarının da günümüzde büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu sorunların Mersin’de de belirli ölçülerde yaşandığını ifade eden Kumbur, çevre ve insan haklarının 21. yüzyılın yükselen değerleri olmasına rağmen küresel güçler tarafından çıkar amaçlı kullanılabildiğine dikkat çekti. "Su, geleceğin en stratejik kaynağı" Dünyadaki su varlığının yüzde 71’inin gezegenin yüzeyini kaplamasına rağmen, bunun çok büyük bir bölümünün okyanuslarda bulunan tuzlu sudan oluştuğunu belirten Kumbur, toplam su kaynaklarının yaklaşık yüzde 97,5’i tuzlu su iken, yalnızca yüzde 2,5’inin tatlı su niteliği taşıdığına dikkat çekti. Ancak bu yüzde 2,5’lik tatlı suyun da büyük kısmının buzullarda ve yer altı rezervlerinde bulunduğunu söyleyen Kumbur, akarsu ve göller gibi doğrudan erişilebilir tatlı su miktarının ise son derece sınırlı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Halil Kumbur, göl ve akarsuların bir bölümünün de acı su özelliği taşıması nedeniyle, dünyadaki toplam su varlığının yalnızca yaklaşık yüzde 0,3 ila 0,5’inin içme ve kullanma suyu olarak fiilen erişilebilir durumda olduğunu vurguladı. Bu durumun, suyun sanılanın aksine sınırsız değil, son derece kıt ve stratejik bir kaynak olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin, Akdeniz ülkeleri arasında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Kumbur, Doğu Akdeniz su havzasında yer alan Mersin’de son yıllarda su kaynaklarında yüzde 40’a varan azalmalar yaşandığını belirtti. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarının 2025 itibarıyla yaklaşık bin 300 metreküp olduğunu belirten Prof. Dr. Kumbur, bu rakamın 2040 yılında 700 metreküplere düşmesinin beklendiğini ve bunun da Türkiye’yi ’su fakiri’ ülke konumuna getireceğini dile getirdi. "Suyun yüzde 76’sı tarımsal sulamada kullanılıyor" Mevcut suyun yaklaşık yüzde 76’sının tarımsal sulamada, yüzde 14’ünün içme-kullanma ve yüzde 10’unun sanayide kullanıldığını aktaran Kumbur, özellikle sulama tekniklerinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde mevcut su kaynaklarının gelecekte ihtiyaçları karşılamaya yetmeyeceğini vurguladı. Mersin’in yıllık 7,4 milyar metreküplük yer üstü ve yer altı su potansiyeline sahip olduğunu belirten Kumbur, suyun bulunduğu alanlar ile ihtiyaç duyulan bölgeler arasında uyumsuzluk yaşandığını, kayıp-kaçaklar ve depolama sorunlarının da önemli bir problem olduğunu ifade etti. Mersin’den Konya Ovası’na ve KKTC’ye su aktarımı Mersin’in önemli su kaynaklarından Göksu Nehri’nden Mavi Tünel Projesi ile Konya Ovası’na yıllık 414 milyon metreküp su aktarıldığını hatırlatan Kumbur, Anamur Dragon Çayı’ndan ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yıllık 75 milyon metreküp su iletildiğini belirtti. Bu nedenle Mersin için su havzalarının korunması, kuraklık risk haritalarının hazırlanması, su bütçesinin oluşturulması, atık suların geri kazanımı ve yağmur sularının değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "İklim Kanunu önemli ama maliyetli" Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması kapsamında 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 41 azaltma ve 2053 yılında net sıfır emisyon hedefini benimsediğini hatırlatan Kumbur, bu hedefler doğrultusunda 9 Temmuz 2025’te ’İklim Değişikliği ile Mücadele ve Uyum Kanunu’nun yürürlüğe girdiğini ifade etti. Kanunla birlikte enerji, sanayi, tarım, ulaşım ve inşaat gibi sektörlerde ciddi maliyetler oluşacağını belirten Prof. Dr. Kumbur, bu sürecin kamu ve özel sektör iş birliğiyle, planlı ve destekleyici politikalarla yürütülmesi gerektiğini söyledi. "Mersin’in bir dünya kenti olabilmesi, ancak yaşanabilir ve temiz bir çevreyle mümkündür" diyen Kumbur, çevre sorunları çözülmüş bir Mersin’in tüm Mersinlilerin ortak arzusu olduğunu sözlerine ekledi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29 MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin yeni uygulamalarından biri olan Yapay Zeka Destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Mersin’de tanıtıldı. Vergi denetiminde şeffaflığı ve adaleti güçlendirmeyi hedefleyen sistem, meslek mensupları ve mükelleflerden yoğun ilgi gördü. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen KURGAN Bilgilendirme Toplantısına, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan, Mersin Defterdarı Metin Uzun’un yanı sıra çok sayıda serbest muhasebeci, mali müşavir ve mükellef katıldı. Toplantıda, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen ile Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan tarafından sistemin işleyişine ilişkin kapsamlı sunum yapıldı. Sunumda; yapay zeka destekli anlık analiz süreçleri, e-fatura uygulamaları, banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. "Amaç, sahte ve yanıltıcı belgeyle mücadele" KURGAN sisteminin temel amacının sahte ve yanıltıcı belgeyle etkin mücadele olduğunu belirten Mesut Kesmen, "Bu sistem, düzgün çalışan mükellefi ve mali müşaviri korumayı hedefliyor. Hata ile hileyi birbirinden ayırmak istiyoruz. Hata olabilir ancak hilenin önüne geçmek büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Düzgün çalışanı ödüllendiren bir sistem olacak" Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ise vergi bilincinin Türk toplumunda güçlü bir kültüre dayandığını vurguladı. Çakır, "Türk halkı, tarihten bugüne denetim olmasa bile vergi verme sorumluluğuna sahiptir. Ülkesini seven, gerektiğinde fedakarlık yapabilen bir toplumuz. Yeter ki üretelim, kazanalım" dedi. Verginin adil, şeffaf ve tabana yayılmış bir sistemle toplanmasının önemine dikkat çeken Çakır, KURGAN sistemiyle birlikte vergi altyapısının daha dengeli ve güvenilir hale geleceğine inandıklarını belirterek, "Bu sistem ülkemizi güçlendirecek. Düzgün çalışanı ödüllendiren, adaleti esas alan bir yapı kuruluyor. Bu hepimiz için umut verici" diye konuştu.
Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:02 Prof. Dr. Halil Kumbur: "Su kaynakları iyi yönetilmezse Türkiye su fakiri olacak" Çevre uzmanı Prof. Dr. Halil Kumbur, 2026 yılına girerken Türkiye ve Mersin’de çevre sorunlarının giderek derinleştiğini belirterek, özellikle su kaynakları konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve kuraklığın en yıkıcı etkilerinin su kaynakları üzerinde hissedildiğini ifade eden Kumbur, Türkiye’nin iyi bir su yönetimi planlaması yapılmadığı takdirde yakın gelecekte ’su fakiri’ ülkeler arasında yer alacağını söyledi. Prof. Dr. Kumbur, küresel ölçekte sınır tanımayan çevre sorunlarının yanı sıra hava, su, toprak ve atık kirliliği, plansız kentleşme, gürültü ve görüntü kirliliği gibi yerel çevre sorunlarının da günümüzde büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu sorunların Mersin’de de belirli ölçülerde yaşandığını ifade eden Kumbur, çevre ve insan haklarının 21. yüzyılın yükselen değerleri olmasına rağmen küresel güçler tarafından çıkar amaçlı kullanılabildiğine dikkat çekti. "Su, geleceğin en stratejik kaynağı" Dünyadaki su varlığının yüzde 71’inin gezegenin yüzeyini kaplamasına rağmen, bunun çok büyük bir bölümünün okyanuslarda bulunan tuzlu sudan oluştuğunu belirten Kumbur, toplam su kaynaklarının yaklaşık yüzde 97,5’i tuzlu su iken, yalnızca yüzde 2,5’inin tatlı su niteliği taşıdığına dikkat çekti. Ancak bu yüzde 2,5’lik tatlı suyun da büyük kısmının buzullarda ve yer altı rezervlerinde bulunduğunu söyleyen Kumbur, akarsu ve göller gibi doğrudan erişilebilir tatlı su miktarının ise son derece sınırlı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Halil Kumbur, göl ve akarsuların bir bölümünün de acı su özelliği taşıması nedeniyle, dünyadaki toplam su varlığının yalnızca yaklaşık yüzde 0,3 ila 0,5’inin içme ve kullanma suyu olarak fiilen erişilebilir durumda olduğunu vurguladı. Bu durumun, suyun sanılanın aksine sınırsız değil, son derece kıt ve stratejik bir kaynak olduğunu açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin, Akdeniz ülkeleri arasında iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Kumbur, Doğu Akdeniz su havzasında yer alan Mersin’de son yıllarda su kaynaklarında yüzde 40’a varan azalmalar yaşandığını belirtti. Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarının 2025 itibarıyla yaklaşık bin 300 metreküp olduğunu belirten Prof. Dr. Kumbur, bu rakamın 2040 yılında 700 metreküplere düşmesinin beklendiğini ve bunun da Türkiye’yi ’su fakiri’ ülke konumuna getireceğini dile getirdi. "Suyun yüzde 76’sı tarımsal sulamada kullanılıyor" Mevcut suyun yaklaşık yüzde 76’sının tarımsal sulamada, yüzde 14’ünün içme-kullanma ve yüzde 10’unun sanayide kullanıldığını aktaran Kumbur, özellikle sulama tekniklerinin mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Aksi halde mevcut su kaynaklarının gelecekte ihtiyaçları karşılamaya yetmeyeceğini vurguladı. Mersin’in yıllık 7,4 milyar metreküplük yer üstü ve yer altı su potansiyeline sahip olduğunu belirten Kumbur, suyun bulunduğu alanlar ile ihtiyaç duyulan bölgeler arasında uyumsuzluk yaşandığını, kayıp-kaçaklar ve depolama sorunlarının da önemli bir problem olduğunu ifade etti. Mersin’den Konya Ovası’na ve KKTC’ye su aktarımı Mersin’in önemli su kaynaklarından Göksu Nehri’nden Mavi Tünel Projesi ile Konya Ovası’na yıllık 414 milyon metreküp su aktarıldığını hatırlatan Kumbur, Anamur Dragon Çayı’ndan ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yıllık 75 milyon metreküp su iletildiğini belirtti. Bu nedenle Mersin için su havzalarının korunması, kuraklık risk haritalarının hazırlanması, su bütçesinin oluşturulması, atık suların geri kazanımı ve yağmur sularının değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "İklim Kanunu önemli ama maliyetli" Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması kapsamında 2035 yılına kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 41 azaltma ve 2053 yılında net sıfır emisyon hedefini benimsediğini hatırlatan Kumbur, bu hedefler doğrultusunda 9 Temmuz 2025’te ’İklim Değişikliği ile Mücadele ve Uyum Kanunu’nun yürürlüğe girdiğini ifade etti. Kanunla birlikte enerji, sanayi, tarım, ulaşım ve inşaat gibi sektörlerde ciddi maliyetler oluşacağını belirten Prof. Dr. Kumbur, bu sürecin kamu ve özel sektör iş birliğiyle, planlı ve destekleyici politikalarla yürütülmesi gerektiğini söyledi. "Mersin’in bir dünya kenti olabilmesi, ancak yaşanabilir ve temiz bir çevreyle mümkündür" diyen Kumbur, çevre sorunları çözülmüş bir Mersin’in tüm Mersinlilerin ortak arzusu olduğunu sözlerine ekledi.
MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 12:29 MTSO Başkanı Çakır: "Türk girişimcisi vergi verme sorumluluğuna sahiptir" Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Mersin Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası iş birliğinde, dijitalleşen vergi sisteminin yeni uygulamalarından biri olan Yapay Zeka Destekli Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi (KURGAN) Mersin’de tanıtıldı. Vergi denetiminde şeffaflığı ve adaleti güçlendirmeyi hedefleyen sistem, meslek mensupları ve mükelleflerden yoğun ilgi gördü. MTSO ev sahipliğinde düzenlenen KURGAN Bilgilendirme Toplantısına, MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Alpay Seyhan, Mersin Defterdarı Metin Uzun’un yanı sıra çok sayıda serbest muhasebeci, mali müşavir ve mükellef katıldı. Toplantıda, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen ile Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan tarafından sistemin işleyişine ilişkin kapsamlı sunum yapıldı. Sunumda; yapay zeka destekli anlık analiz süreçleri, e-fatura uygulamaları, banka hareketleri ve beyannameler üzerinden yürütülen risk analiz mekanizmaları katılımcılarla paylaşıldı. "Amaç, sahte ve yanıltıcı belgeyle mücadele" KURGAN sisteminin temel amacının sahte ve yanıltıcı belgeyle etkin mücadele olduğunu belirten Mesut Kesmen, "Bu sistem, düzgün çalışan mükellefi ve mali müşaviri korumayı hedefliyor. Hata ile hileyi birbirinden ayırmak istiyoruz. Hata olabilir ancak hilenin önüne geçmek büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Düzgün çalışanı ödüllendiren bir sistem olacak" Toplantının açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır ise vergi bilincinin Türk toplumunda güçlü bir kültüre dayandığını vurguladı. Çakır, "Türk halkı, tarihten bugüne denetim olmasa bile vergi verme sorumluluğuna sahiptir. Ülkesini seven, gerektiğinde fedakarlık yapabilen bir toplumuz. Yeter ki üretelim, kazanalım" dedi. Verginin adil, şeffaf ve tabana yayılmış bir sistemle toplanmasının önemine dikkat çeken Çakır, KURGAN sistemiyle birlikte vergi altyapısının daha dengeli ve güvenilir hale geleceğine inandıklarını belirterek, "Bu sistem ülkemizi güçlendirecek. Düzgün çalışanı ödüllendiren, adaleti esas alan bir yapı kuruluyor. Bu hepimiz için umut verici" diye konuştu.
Akdeniz’de kaldırım ve yol işgaline geçit yok
07 Ocak 2026 Çarşamba - 11:05 Akdeniz’de kaldırım ve yol işgaline geçit yok Mersin’in Akdeniz ilçesinde, yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu ana arterlerde geniş çaplı zabıta denetimi gerçekleştirildi. Denetimlerde kaldırım ve yol işgali yaptığı tespit edilen işletmelere toplam 8 bin 700 lira idari para cezası uygulandı. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekiplerinin desteğiyle Kuvayi Milliye Caddesi ile 123. Cadde (Zeytinlibahçe Caddesi) üzerinde denetim yaptı. Denetimlerde, kent düzenini bozarak yaya ve araç trafiğini aksatan kaldırım ve yol işgallerinin önüne geçilmesi amaçlandı. Ekipler tarafından yapılan kontrollerde; kaldırım ve yol işgali yaptığı belirlenen 5 işletmeye toplam 8 bin 700 lira idari para cezası kesildi. Ana caddelerde faaliyet gösteren seyyar satıcılara da uyarılarda bulunan zabıta ekipleri, trafiği olumsuz etkileyen plastik dubalar, masa ve sandalyeler, reklam levhaları ile benzeri eşyaları toplayarak bölgeden kaldırdı. Pastanelere yönelik yapılan denetimlerde ise açıkta ürün satışı yaptığı tespit edilen işletmelere yasal işlem uygulandı. Öte yandan Zeytinlibahçe Caddesi üzerinde bir işletmeye ait, uzun süredir kaldırılmadığı belirlenen ve kaldırım ile yol işgaline neden olan hurda araçlar da zabıta ekiplerince bulunduğu yerden kaldırıldı. Kaldırılan her bir hurda araç için işletmeye 9 bin 440 lira idari para cezası uygulanırken, işgal edilen alanlar yeniden vatandaşların kullanımına açıldı. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, denetimlerin aralıksız süreceğini belirterek, "İlçemizin en yoğun kullanılan ana caddelerinde yaya ve araç trafiğinin güvenli ve düzenli şekilde sağlanması önceliğimizdir. Kaldırım ve yol işgallerine kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz" dedi.
Mersin itfaiyesi 11 bin 396 vakaya müdahale etti
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:57 Mersin itfaiyesi 11 bin 396 vakaya müdahale etti Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 2025 yılı boyunca 8 bin 342’si yangın olmak üzere toplam 11 bin 396 vakaya müdahale ederek, modern ekipman ve deneyimli personeliyle kentin can ve mal güvenliği için 7/24 görev yaptı. Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği etkin müdahaleler, kararlı mücadeleler ve koruyucu önleme çalışmalarıyla, vatandaşların mal ve can güvenliğini sağlamaya devam etti. Acil müdahale kapasitesi ve yangınlardaki etkin çalışmalarıyla farkını ortaya koyan Büyükşehir İtfaiyesi; yıl boyunca 8 bin 342’si yangın olmak üzere, toplam 11 bin 396 vakaya müdahale ederek, görevini başarıyla tamamladı. Doğal afetler, arama ve kurtarma, ilk yardım, kaza ve yangın gibi acil müdahale gerektiren durumlarda hızlı ve sonuç odaklı bir çalışma yürüten deneyimli ekipler, yüksek teknolojiye sahip araç-gereç ve ekipman ile de etkin bir hizmet yürütüyor. İtfaiye, tecrübeli personel ve modern ekipmanla 24 saat göreve hazır Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi 16 grup amirliği, 16 istasyon, 1 Köpekli Arama Kurtarma Merkezi, 1 Su Altı Su Üstü Arama Kurtarma Amirliği ve ATA Eğitim Merkezi olmak üzere 35 farklı noktadan, 50 arazöz, 26 yüksek katlara müdahale aracı, 14 çift kabinli araç, 10 kurtarma aracı, 7 bot, 4 binek araç ve birer otobüs, kepçe, minibüsten oluşan toplam 115 araç ile Mersinlilere hizmet verdiği ifade edildi.Yıl boyunca etkin müdahaleleri ile Mersinlilerin can ve mal güvenliğini esas alan Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın, 13 ilçede 667 personel ile faaliyetlerini sürdürdüğü aktarıldı. Görev odaklı ekiplerin 2025 yılı içerisinde 18 adet kurtarma operasyonu, 21 adet su altı ve su üstü arama kurtarma çalışması olmak üzere toplam 39 operasyonu da başarı ile gerçekleştirdiği kaydedildi. Eğitim faaliyetlerinde de örnek olan ekiplerin 61 dalış ile toplam 6 bin 797 dakika su altında görev yaparak, yüksek risk içeren operasyonları da başarıyla tamamladığına dikkat çekildi. ATA Eğitim Merkezi, bölgesel bir eğitim üssü haline geldi Olaylara başarılı müdahalelerinin yanı sıra, önleme faaliyetlerinde de başı çeken Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi; işyeri ve yapı denetimlerinde 7 bin 28 işlem gerçekleştirerek, 6 bin 145 işyeri uygunluk raporu düzenledi ve 118 yapının kullanma iznini yangın tesisatı yönünden değerlendirdi. Farkındalık çalışmalarıyla da Mersinlilere hizmet eden İtfaiye Daire Başkanlığı, 632 resmi kurum ve kuruluş, 85 özel işyeri olmak üzere, toplam 717 eğitim ve tatbikat faaliyeti ile 83 bini aşkın vatandaşa afet ve yangın bilinci kazandırdı. Kurumsal kapasitesi her geçen gün güçlendirilen ATA Eğitim Merkezi aracılığıyla farklı illerden gelen itfaiye personeline yönelik eğitimler düzenleyen Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Mersin’i bu anlamda bölgesel bir eğitim üssü haline getirdi. İl içi ve il dışı faaliyetleriyle fark oluşturan ekipler, Sivil Savunma Şube Müdürlüğü aracılığıyla, hizmet binalarına ait Sivil Savunma Planları, Acil Durum Planları, Sabotajlara Karşı Koruma Planları, Savaş Hasarı Onarım Planları ve Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında yangın çalışma grubu oluşturarak her yönden güçlendi. "Ülke sınırları içerisindeki bütün olaylara müdahale etmeye hazırız" İtfaiye ekiplerinin yıl boyunca binlerce müdahalede ve faaliyette bulunduğunu belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Emre Elçi, 90 yeni itfaiye erinin 2025 yılında göreve başlamasıyla kadrolarının genişlediğini ve etkin müdahalelerin ivedilikle yerine getirildiğini vurguladı. Ekiplerin eğitiminin önemine değinen Elçi, "Dairemiz bünyesine yeni katılan arkadaşlarımız oryantasyonlarını, pratik ve teorik eğitimlerini tamamlayarak 35 hizmet noktasında göreve başladılar. İtfaiyeci arkadaşlarımızın eğitimleri ve burada kazandıkları tecrübe ile bu alanda çok daha etkin bir hizmeti Mersin halkına sunduk" dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nın faaliyetlerinin Mersin ile sınırlı kalmadığını aktaran Elçi, "Talep gelmesi durumunda, ülke sınırları içerisinde bütün olaylara müdahale etmeye hazırız. Başkanlığımıza kattığımız modern ekipman ve personelimizle, güncel teknolojiyi takip ederek çok daha etkin ve verimli hale geldik. Ekiplerimiz il dışındaki bütün sel, deprem ve diğer doğal afetlere müdahale etmeye daima hazır" diye konuştu. "2026 yılında da gece gündüz demeden görevimizin başında olacağız" Mersin İtfaiyesi olarak, halkın can ve mal güvenliği için gece gündüz demeden görev yapmaya devam etmenin onurunu ve huzurunu yaşadıklarını sözlerine ekleyen Elçi, "Gelişen teknolojiyle güçlenen ekipmanımız ve sürekli eğitim alan personelimizle, daha hızlı ve etkin bir hizmet vermek için çalışmalara kararlılıkla devam ediyoruz. 2026 yılında da halkımızın yanında, onlarla el ele vererek toplumsal farkındalık oluşturacağımız ve daha güçlü bir Mersin’e ulaşacağımızı ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin iklim başarısı uluslararası alanda onaylandı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 09:53 Mersin Büyükşehir Belediyesinin iklim başarısı uluslararası alanda onaylandı Mersin Büyükşehir Belediyesi, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) Aralık 2025 değerlendirmesinde A-skorunu koruyarak iklim değişikliğiyle mücadelede ‘lider kentler’ arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Küresel ölçekte şehirlerin iklim eylemini değerlendiren Karbon Saydamlık Projesi (CDP) tarafından 2025 yılı Aralık ayında yayınlanan değerlendirme sonucuna göre Mersin Büyükşehir Belediyesi, skorunu koruyarak ‘Liderlik Seviyesi’ kategorisinde durmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesinin iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası standartlara uyum sağlayan ve ileri seviye performans gösteren şehirler arasında yer aldığı bildirildi. Dünya genelinde yüzlerce şehir tarafından yapılan raporlamalar içinde bu skorun, yalnızca sınırlı sayıda kentin ulaşabildiği bir başarı olarak dikkat çektiği kaydedildi. CDP metodolojisinin her yıl daha da gelişmesi, yüksek puanı korumayı daha ciddi bir kurumsal kapasite ve süreklilik gerektiren bir başarı haline getiriyor. Belediyenin son yıllarda hayata geçirdiği iklim dostu ulaşım uygulamaları, uluslararası standartlarla uyumlu sera gazı emisyon envanteri çalışmaları, iklim risk ve kırılganlık analizleri ile Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) kapsamında yürütülen uyum ve azaltım eylemleriyle öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi ayrıca enerji verimliliği projeleri, tarımsal üretime sağladığı katkılar, su yönetimi çalışmaları, iklim dostu kentsel planlama adımları ve atık yönetimi süreçlerinde, çevresel sürdürülebilirliği ön planda tutan uygulamalar gerçekleştiriyor. CDP’ nin değerlendirmesinin de, belediyenin bu alandaki çalışmalarının uluslararası ölçekte tanındığının önemli bir göstergesi olduğu ifade ediliyor. "Bu puan, raporlama kalitesinin ve iklim bilincinin sürdürülebilir biçimde korunduğunu gösteriyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na bağlı İklim Değişikliği ve Yenilenebilir Enerji Şube Müdürlüğü’ nde görev yapan Çevre Mühendisi Beyza Ayten Tor Bölükbaş, Karbon Saydamlık Projesi’nin, illerin ve kurumların kendilerini iklim konusunda ifade edebildikleri şeffaf bir platform olduğunu belirtti. Bölükbaş"2025 yılında da A- puanını alarak, tutarlılığımızı ve kararlılığımızı göstermiş bulunuyoruz. Bu puan, raporlama kalitesinin ve iklim bilincinin sürdürülebilir biçimde korunduğunun bir göstergesi. CDP metodolojisi, her yıl güncellenen ve beklentileri yükselen dinamik bir yapı. Bu kapsamda aynı yüksek puanı korumak, kurumsal kapasitenin yeterli olduğu ve stratejik kararlılığın önde olduğunu gösteriyor" dedi. "Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim konusunda uluslararası anlamda bir duruş sergiliyor" Uluslararası standartlara uygun sera gazı envanteri, iklim risk ve kırılganlık analizleri ile SECAP kapsamında yürütülen azaltım ve uyum çalışmalarının, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin CDP raporlamasında yüksek performansını belirleyen temel unsurlar olduğunu kaydeden Bölükbaş, "Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim konusunda uluslararası anlamda bir duruş sergilemiş oluyor. Bu bizim için en önemli kriter. Önümüzdeki dönemde de emisyon azaltım hedeflerini güçlendirmek, uyum çalışmalarını sahada daha ölçülebilir hale getirmek ve iklim risklerinin insan sağlığına, afet risklerine etkisini detaylandırmak için çalışmalarımızı devam ettireceğiz" ifadelerine yer verdi. "Hedefimiz, iklim eylemlerini gündelik hayatta kalıcı faydalara dönüştürmek" Mersinlilerin yaşam kalitesine doğrudan dokunan ve aynı zamanda alınan yüksek puanın altlığını oluşturan faaliyetlerin ve planların, uluslararası düzeyde teyit edildiği anlamına geldiğini de sözlerine ekleyen Bölükbaş, "Bu sürecin vatandaşlarımıza yansıyan somut çıktıları; düşük karbonlu ulaşım seçenekleri, su kaynaklarını koruyan altyapı yatırımları, aşırı sıcaklar, sel ve kuraklık gibi iklim risklerine karşı daha hazırlıklı bir kent yapısıdır. Aynı zamanda iklim dostu uygulamalar, uzun vadede hem çevresel hem de ekonomik açıdan kentin kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Hedefimiz; iklim eylemlerini yalnızca teknik raporlar düzeyinde değil, her bir vatandaşımızın gündelik hayatında hissedebileceği kalıcı faydalara dönüştürmek" diye konuştu.
Göksu’nun siyah akmasına neden olan tesise 1 milyon 337 bin TL ceza
06 Ocak 2026 Salı - 11:30 Göksu’nun siyah akmasına neden olan tesise 1 milyon 337 bin TL ceza Mersin’in Silifke ilçesinden geçen turkuaz rengiyle bilinen Göksu Nehri’nin siyah akmasına neden olduğu ortaya çıkan tesise 1 milyon 337 bin TL ceza kesildi. Silifke ilçesinin ortasından geçerek Göksu Deltası Kuş Cenneti’nden Akdeniz’e dökülen Göksu Nehri, bir hafta önce siyah renkte akmaya başlamıştı. Kötü kokunun da etkisini gösterdiği ve canlılara zarar vereceği endişesine neden olan bölgede geçtiğimiz hafta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri inceleme yapmıştı. Yapılan incelemede, Mut ilçesinde bulunan bir pirina işleme tesisinde zeytin atığı ile kirlenmiş suyun Göksu Nehri’ne aktığı tespit edildi. Bunun üzerine işletmeye 1 milyon 337 bin TL ceza kesildiği açıklandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "Mersin’in Silifke ve Mut ilçelerinden geçen Göksu Nehri’ne bakanlığımız il müdürlüğü ekiplerince denetim gerçekleştirildi. Yapılan incelemede, Mut ilçesinde bulunan bir pirina işleme tesisinde zeytin atığı ile kirlenmiş suyun Göksu Nehri’ne aktığı tespit edildi. Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik nedeniyle Çevre Kanunu gereği işletmeye 2 katı ceza uygulanarak toplam 1 milyon 337 bin TL ceza verildi" denildi. 2022 yılında 2 tesise 3 milyon 73 bin TL ceza kesilmişti 2022 yılının Aralık ayında da benzer bir durum yaşanması nedeniyle yapılan incelemede Mut ilçesinden Göksu Nehri’ni kirlettiği tespit edilen iki zeytin işleme tesisin faaliyeti durdurulmuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 2 pirina işleme tesisine faaliyetini durdurmanın yanı sıra 3 milyon 73 bin lira idari para cezası kesmişti.