Yerel Haberler
Mersin
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
Anamur’da teravih namazı çocuklar için bayrama döndü
24 Şubat 2026 Salı - 12:01 Anamur’da teravih namazı çocuklar için bayrama döndü Mersin’in Anamur ilçesinde hayata geçirilen ’sürpriz kutusu’ ve ’salavat köşesi’ uygulamaları, çocukların teravih namazına ilgisini artırırken cami atmosferini adeta bayram yerine çevirdi. Anamur İlçe Müftülüğüne bağlı Gercebahşiş Merkez Camiinde hayırseverlerin desteğiyle başlatılan uygulama kapsamında, çocuklara yönelik özel alanlar oluşturuldu. İmam Hatip Kasım Soymaz öncülüğünde hayata geçirilen projede, çocuklara Peygamber sevgisinin aşılandığı ’salavat köşesi’ ile teravih sonrası heyecanla beklenen ’sürpriz kutusu’ büyük ilgi gördü. Teravih namazının ardından kutunun başına geçen miniklere; dijital kol saati, futbol topu, peluş oyuncak, çeşitli hediyeler ve hadis notları dağıtıldı. Çocuklar için hazırlanan paketlerde ayrıca meyve suyu, kek, hurma ve şekerlemeler de yer aldı. "Evlatlarımız bizim için birer emanet" Mahallede 5 yıldır görev yapan İmam Hatip Kasım Soymaz, amaçlarının çocukları cami ortamıyla buluşturmak olduğunu belirterek, "Amacımız evlatlarımızı her türlü olumsuz odaktan muhafaza ederek, cami ikliminde erdemli bir nesil yetiştirmektir. Günümüzde çocuklarımızı bekleyen pek çok risk var. Onları caminin huzurlu ikliminde büyütmek en büyük gayemizdir" dedi. Soymaz, çocuklara sadece hediye vermekle kalmadıklarını, ayet, hadis ve adab-ı muaşeret kurallarını içeren notlarla manevi farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Mahalle kültürü Ramazan’da güçleniyor Etkinlikler yalnızca çocuklarla sınırlı kalmadı. Her akşam teravih namazı sonrası cami önünde kurulan ikram alanında cemaate 20 çeşit sıcak içecek sunulurken, mahalle sakinlerinin evlerinde hazırladığı tatlı ve börekler de ikram edildi. Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, çalışmanın takdire şayan olduğunu belirterek, "Camilerimiz sadece ibadet mekanı değil, aynı zamanda nesillerin buluşma noktasıdır. Çocuk seslerinin camilerimizde yankılanması geleceğimiz adına umut vericidir" ifadelerini kullandı. Öte yandan Anamur’un Malaklar Mahallesi’nde bulunan Malaklar Mahallesi Merkez Camiinde de benzer bir Ramazan coşkusu yaşandı. Cami İmam Hatibi Zarif Arslanhan tarafından süslenen camide, ibadet sonrası yapılan ikramlarla mahalle halkı bir araya gelerek Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte paylaştı. Anamur’da camilerde yükselen çocuk sesleri ve teravih sonrası yaşanan ikram buluşmaları, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirdi.
Mersin’de ’Köyümüz Atölye’ ile kadın üreticilere güçlü destek
24 Şubat 2026 Salı - 11:31 Mersin’de ’Köyümüz Atölye’ ile kadın üreticilere güçlü destek Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde Toroslar ilçesinde hayata geçirilen ’Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından, Toroslar ilçesi Hamzabeyli Mahallesi’nde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde; makine-ekipman kullanımı, hijyen ve iş sağlığı güvenliği konularında bilgilendirme yapıldı. Büyükşehir Belediyesinde görev yapan gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, gıda teknikeri Ayşegül Tor Karacan kapsamlı hijyen eğitimi verdi. İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu ise üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler ve güvenli çalışma yöntemleri hakkında bilgi aktardı. Projeyle, kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaştırılması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünler işlenecek Atölyede, Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı başta olmak üzere nar ve çeşitli tarımsal ürünler işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması amaçlanıyor. Hamzabeyli’nin yanı sıra Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar, kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek belediyeye ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeden yararlanmak isteyenlerin randevu sistemiyle başvuru yapabileceği bildirildi. Geniş makine ve ekipman desteği Atölyede hamur yoğurma makinesi, yufka ve erişte üretim ekipmanları, reçel ve marmelat yapım kazanları, nar taneleme ve sıkma makinesi, öğütme makineleri ile turşu ve konserve ekipmanları bulunuyor. Bu teknik altyapı sayesinde üretici kadınların ürünlerini hijyenik ve kontrollü ortamda işleyebileceği kaydedildi. Her ayın son cuma günü teknik eğitimler düzenleneceği belirtilirken, makine ekipman kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, personel hijyeni, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi başlıklarda eğitimler verileceği ifade edildi. Ayrıca ayın belirli haftalarında 10 kişilik kontenjanla uygulamalı atölye çalışmaları yapılacağı bildirildi. "Üreteni de tüketeni de koruyan sistem" Gıda mühendisi Döndü Gürlekoğlu, atölyede ambalajlama ve etiketleme dahil tüm süreçlerin kayıt altına alınacağını belirterek, "Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk. Ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve güvenilir gıda haline getirilecek" dedi. Kadın üreticiler memnun Kan portakalı üreticisi Merve Cömertler, atölye sayesinde ürünlerini daha bilinçli şekilde işleyebileceklerini belirterek, "Evde üretim yapıyorduk ancak burada teknik destekle daha sağlıklı üretim yapabileceğiz" diye konuştu. Bahçesinde nar ve kan portakalı yetiştiren Meryem Oktay ise nar ekşisi ve reçel üretiminin atölye sayesinde daha kolay olacağını ifade etti. Atölye çalışmalarında sıfır atık yaklaşımının benimsendiği, Kan Portakalı Reçeli, kan portakallı limonata ve çikolatalı kan portakal çubukları gibi ürünlerle hem coğrafi işaretli ürünlerin değerlendirileceği hem de bölgenin geleneksel tatlarının modern üretim teknikleriyle buluşturulacağı kaydedildi.
Özel gereksinimli çocuklar gökyüzüyle tanıştı
24 Şubat 2026 Salı - 11:09 Özel gereksinimli çocuklar gökyüzüyle tanıştı Mersin’de özel gereksinimli çocuklar, yamaç paraşütüyle gökyüzüyle buluştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen organizasyonda çocuklar, uzman eğitmenler eşliğinde güvenli şekilde uçuş yaparak hem korkularını aştı hem de unutamayacakları bir deneyim yaşadı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından Toros Havacılık ve Doğa Sporları Kulübü iş birliğinde organize edilen etkinlik, Gelincik Tepesinde gerçekleştirildi. Farklı engel gruplarından çocuklar, uzman eğitmenler eşliğinde güvenli şekilde uçuş yaparak bulutlarla buluştu. Etkinlik boyunca aileler de çocuklarının heyecanına ortak olurken, iniş alanında yemek ve içecek ikramı yapıldı. Çocuklar için yüz boyama etkinliği düzenlenirken, gün boyu süren konser programı da etkinliğe renk kattı. "Amaç sosyalleşmelerini sağlamak" Engelliler Şube Müdürü Fatma Akgün Hörlek, düzenledikleri sportif ve sanatsal faaliyetlerle özel gereksinimli çocukların sosyal hayata daha fazla katılımını hedeflediklerini belirtti. Hörlek, "Engelliler Şube Müdürlüğü olarak çocuklarımızın sosyalleşmesini ve aileleriyle birlikte keyifli zaman geçirmelerini amaçlıyoruz. Sporun farklı bir alanı olan yamaç paraşütü ile çocuklarımızı tanıştırmak istedik. Farklı engel alanlarından çocuklarımızın bu etkinlikten yararlanmasını sağladık. Çocuklarımız bu işi büyük bir cesaretle yerine getirdi" dedi. Yüzme, fitness ve farklı sportif faaliyetlerin de düzenli olarak sürdürüldüğünü kaydeden Hörlek, özel gereksinimli bireylerin bu hizmetlerden yararlanmaya devam edeceğini ifade etti. Çocuklar heyecanlarını paylaştı Etkinliğe katılan 7 yaşındaki Ozan Doğan, ilk kez yamaç paraşütü ile uçtuğunu belirterek, "Hiç korkmadım, çok eğlenceliydi. Yüzüme kalp yaptırdım, bugün parti yapacağım" dedi. Görme engelli Alperen Denizalp ise ilk başta korktuğunu ancak uçuş sırasında keyif aldığını ifade ederek, "Üstüne gidince çok eğlendim. Yine olsa yine yaparım" diye konuştu. 13 yaşındaki Emine Feyza da rüzgarın etkisini hissetmenin çok güzel olduğunu belirterek, "Güzelim Mersin’i seyrettim. Çok zevkliydi" ifadelerini kullandı. Ailelerden teşekkür Veliler de etkinliğin çocukların özgüven kazanmasına katkı sağladığını dile getirdi. Şerife Bakırlı, etkinliğin çocuklar için cesaret ve özgüven açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, belediye yetkililerine ve eğitmenlere teşekkür etti. Medine Doğan ise "Şahsi imkanlarımızla böyle bir deneyimi yaşatamazdık. Bu imkanı sağladıkları için çok mutluyuz" dedi. Etkinlik sonunda çocukların mutluluğu ve heyecanı yüzlerine yansırken, aileler benzer organizasyonların devam etmesini istedi.
Tarsus Belediyesi sel ve fırtına sonrası zarar tespiti için sahada
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:11 Tarsus Belediyesi sel ve fırtına sonrası zarar tespiti için sahada Tarsus’ta sel ve fırtınadan etkilenen mahallelerde hasar tespit çalışmaları başlatıldı. Belediye Başkanı Ali Boltaç ve beraberindeki heyet, zarar gören bölgelerde incelemelerde bulunarak üreticilerin taleplerini dinledi, afetin yaralarının dayanışma içinde sarılacağını vurguladı. Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, sel ve fırtınadan etkilenen mahallelerde hasarları yerinde incelemek üzere kapsamlı bir saha programı gerçekleştirdi. Gün boyu süren incelemelerde hem zarar gören alanlar değerlendirildi hem de vatandaşların ve üreticilerin talepleri doğrudan dinlendi. Başkan Boltaç öncülüğünde gerçekleştirilen incelemeler Akarsu Mahallesi’nden başlatıldı, ardından Kelahmet, Egemen ve Çöplü mahallelerinde hasar tespit çalışmaları yapıldı. Özellikle sera ve sebze üretiminin yoğun olduğu bölgelerde meydana gelen zararlar yerinde incelendi, üreticilerin talepleri dinlendi. Afetin hemen ardından Tarsus Belediyesi ekipleri tarafından sahada çalışma başlatıldığı, ihtiyaç sahiplerine battaniye ulaştırıldığı ve zarar gören üreticilere sera malzemeleri desteği sağlandığı bildirildi. Yağışın ilk anından itibaren riskli bölgelerde görev yapan ekiplerin, artan su debisine rağmen koordineli şekilde müdahalede bulunduğu belirtildi. Kelahmet Mahallesi’nde vatandaşlara hitap eden Başkan Boltaç, bölgenin neredeyse her yıl farklı afetlerle karşı karşıya kaldığını belirterek bunun üzüntü verici olduğunu ifade etti. Dere yataklarının sorumluluğunun belediyelerde olmadığını vurgulayan Başkan Boltaç, tüm kurumların görev ve sorumluluklarını yerine getirmesinin önemine dikkat çekti. Belediye bürokratlarına ve sahada görev yapan personele teşekkür eden Başkan Boltaç, hasar tespit çalışmalarının suların tamamen çekilmesinin ardından netleşeceğini kaydetti. Çöplü Mahallesi’nde dere yatağında da açıklamalarda bulunan Başkan Boltaç, afetler üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Afetin siyaseti olmaz, bizim işimiz yarayı sarmaktır" dedi. Tarsus’un her mahallesinde vatandaşın yanında olduklarını belirten Boltaç, dayanışma vurgusu yaptı. Başkan Boltaç ayrıca Kelahmet Mahallesi’ne taziye evi kazandırılacağı müjdesini paylaşarak mahalle sakinlerinin önemli bir ihtiyacının karşılanacağını açıkladı. Tarsus Belediyesi, afetin yol açtığı zararların giderilmesi, üretimin yeniden güçlendirilmesi ve vatandaşların mağduriyetlerinin en aza indirilmesi amacıyla çalışmalarını kamu kurumlarıyla koordinasyon içerisinde kararlılıkla sürdüreceğini bildirdi.
Mersin’de çökme riski taşıyan metruk bina yıkıldı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 15:08 Mersin’de çökme riski taşıyan metruk bina yıkıldı Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, çökme riski taşıyan ve vatandaşların can güvenliğini tehdit eden metruk yapılarla mücadelesini sürdürüyor. Bu kapsamda Evci Mahallesi’nde bulunan 2 katlı metruk bina kontrollü şekilde yıkıldı. Sahipleri tarafından terk edilmesi nedeniyle zamanla harabeye dönüşen ve her an çökme riski taşıdığı belirtilen yapının yıkımı için ekipler harekete geçti. Mersin İl Emniyet Müdürlüğünün resmi yazısı üzerine Akdeniz Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından yasal süreç başlatıldı. Sürecin tamamlanmasının ardından Belediye Encümeni tarafından yıkım kararı alındı. Karar sonrası Akdeniz Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Evci Mahallesi Menekşe Caddesinde bulunan 2 katlı metruk binanın yıkımı için çalışma başlattı. Emniyet güçleri ve zabıta ekiplerinin desteğiyle çevre güvenliği sağlandıktan sonra kepçe yardımıyla kontrollü yıkım gerçekleştirildi. Yıkım sonucu ortaya çıkan moloz ve atıklar çevre ve can güvenliğini riske atmayacak şekilde kaldırılarak alan tesviye edildi. Mahalle sakinleri memnun Yıkıma tanıklık eden mahalle sakinleri, tehlike arz eden yapının ortadan kaldırılmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek belediye ekiplerine teşekkür etti. "Önceliğimiz vatandaşlarımızın can güvenliği" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, metruk binaların can ve mal güvenliği açısından büyük risk oluşturduğunu belirtti. Şener, daha temiz ve güvenli bir ilçe hedefiyle çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, "Sahada görevli ekiplerimizin tespiti, emniyet güçlerimizin, muhtarlarımızın veya bina sahiplerinin başvurusu üzerine yasal süreç ivedilikle başlatılıyor. Mevzuatın tamamlanmasının ardından çökme riski taşıyan yapılar kontrollü şekilde yıkılıyor" dedi. Şener, çökme riski bulunan metruk yapılarla ilgili her türlü talep ve başvurunun titizlikle değerlendirileceğini kaydetti. Aynı mahallede yıkımlar sürecek Öte yandan yetkililer, aynı mahallede 2 hafta önce bir metruk yapının daha kontrollü şekilde yıkıldığını, bir başka bina için yasal sürecin tamamlandığını ve söz konusu yapının da kısa süre içinde yıkılacağını bildirdi.
Mersin’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 ağır yaralı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:49 Mersin’de iki grup arasında bıçaklı kavga: 1 ağır yaralı Mersin’de iki grup arasında çıkan kavgada bir genç bıçaklanarak ağır yaralandı. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından esnaf, bölgede artan genç gruplaşmalarından şikayetçi olduklarını belirterek denetimlerin artırılmasını istedi. Merkez Yenişehir ilçesi İnönü Mahallesi 1406 Sokak’ta dün akşam saatlerinde iki grup arasında çıkan kavgada bir genç bıçaklanarak yaralandı. İddiaya göre, sözlü tartışma ile başlayan olay, kısa sürede yumruklu kavgaya dönüştü. Arbede sırasında gençlerden biri bıçaklanırken, yaralı genç koşarak bir markete sığındı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı genç, ambulansta yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Öte yandan, olay anı çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde iki grup arasında çıkan kavga, bıçaklanan gencin koşarak markete sığınması ve olay yerine gelen polis ile ambulans ekipleri yer aldı. Ekipler olay yerindeyken aynı sokakta ikinci bir kavga daha çıktığı, polislerin hızlı müdahalesiyle tarafların ayrıldığı görüldü. "Tamamen bıçaklanmış karnından" Olayın yaşandığı sokakta özellikle hafta sonları 16-18 yaş aralığındaki kişilerin gruplaştığını ve sık sık kavga çıktığını iddia eden esnaf ise durumdan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Olay anına tanıklık eden esnaftan Ümit Pulun, dün akşam sahil tarafından gelen iki grup arasında başlayan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğünü belirterek, "Olayda bıçaklanan çocuk, koşturarak bakkalın içine doğru geldi. Biz de hani ‘içeriden bıçak gibi bir şey alacak, millete saldıracak’ zannettik. Meğerse öyle değilmiş, tamamen bıçaklanmış karın tarafından. Biz onu görünce zaten şok olduk, hemen ambulansı aradım. O sırada hala diğer çocuklar kavga ediyorlardı" ifadelerini kullandı. "Herkese tabiri caizse ‘salça’ oluyorlar" Bölgede benzer olayların sık yaşandığını öne süren Pulun, "Genellikle burada böylesi olaylar çok fazla oluyor. Geçen hafta da olmuştu. Dün akşamki olay da zaten bu gruplaşmanın bir tezahürü. Çocuklar ellerini sallayarak böyle herkese tabiri caizse ‘salça’ oluyorlar. Hani bu gruplaşmanın bir önüne geçilmesi gerekiyor bence. Biraz daha denetimlerin artırılması gerekiyor" dedi. "Kemerlerin olduğu yerlere bıçak sıkıştırıyorlar" Gençlerin üzerlerinde bıçak taşıdıklarını iddia eden Pulun, "Ben giyimciyim, tişört satıyorum mesela, çocuk tişörtünü soyduğu zaman görüyorum, kemerlerin olduğu yerlere bıçak sıkıştırıyorlar" şeklinde konuştu. Olayların son dönemde arttığını söyleyen Pulun, "Bu tür olaylar çok fazla olmaya başladı. Geçen hafta da olmuştu, polis ekipleri gelip benden kamera görüntülerini istemişlerdi. Ortalama 16-17 yaş grupları. Mafya dizileri görüp heves ediyorlar" dedi.
Müftü Fidan: "Mukabele Peygamber sünnetidir"
23 Şubat 2026 Pazartesi - 13:22 Müftü Fidan: "Mukabele Peygamber sünnetidir" Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, Ramazan ayına özel irşat faaliyetlerinin aralıksız sürdüğünü belirterek, mukabele geleneğinin Peygamber sünneti olduğunu söyledi. Anamur’da kadınlar, asırlardır süregelen mukabele geleneğini Ramazan ayında yoğun katılımla sürdürüyor. İlçe Müftülüğüne bağlı Kur’an kurslarında eğitim alan kadınlar, Kur’an-ı Kerim okuyup dinleyerek mübarek ayın manevi atmosferini birlikte yaşıyor. 2025–2026 eğitim-öğretim döneminde ihtiyaç odaklı kurslara kayıt yaptıran kadınlar, ilerleyen yaşlarına rağmen azimle öğrendikleri Kur’an-ı Kerim ile mukabele halkalarına katılıyor. Mukabelenin kökenine değinen Müftü Fidan, "Peygamber Efendimiz (sav) ile Cebrail (A.S) arasında her Ramazan’da Kur’an’ın karşılıklı okunması, asırlardır sünnet olarak yaşatılıyor. İlçemizde görevlendirdiğimiz 25 kadın hocamızla birlikte Kur’an okuyor, hataları düzeltiyor ve okunan cüzlerin meali ile cüz içerisinde geçen önemli konuları işliyoruz" dedi. İhtiyaç odaklı Kur’an kurslarına katılan kadınların önemli bir kısmının Kur’an-ı Kerim öğrenerek temel dini bilgileri edindiğini belirten Fidan, özellikle ev hanımlarının gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Kurslara katılan öğrencilerin büyük bölümünün Ramazan ayında mukabeleye iştirak edecek seviyeye ulaştığını vurgulayan Fidan, Kur’an kursu öğreticilerine teşekkür etti. Mukabele sonrası irşat sohbetleri Kur’an kurslarında düzenlenen programların sadece kıraatle sınırlı kalmadığını kaydeden Fidan, mukabele sonrasında İlçe Müftülüğü İrşat Ekibi tarafından oruç, yardımlaşma, infak ve zekat gibi temel dini konularda bilgilendirme sohbetleri gerçekleştirildiğini söyledi. Bu kapsamda Orman İşletme Camii Kur’an Kursu, Emir Sultan Camii Kur’an Kursu, Akdeniz Camii ve Ak Camide düzenlenen mukabele halkalarının kadınların yoğun ilgisiyle devam ettiği bildirildi. Programların Ramazan ayı boyunca farklı kurs ve camilerde sürdürüleceği kaydedildi.