Yerel Haberler
Mersin
18 Nisan 2026 Cumartesi - 18:12 Mersin’de tarımın geleceği jeopolitik gelişmeler ışığında ele alındı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini belirterek, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var" dedi. Başkan Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen konferansta, jeopolitik gelişmeler ışığında tarımın geleceği, üretimde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, sürdürülebilir tarım için iş birliği ve desteklerin önemi vurgulandı. Konferansta alanında uzman isimler, Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta, tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayında düzenlenen konferansa, Başkan Seçer’in yanı sıra, siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve üreticiler katıldı. "Tarım denilince akla Mersin gelir" Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Başkan Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini savundu. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasılada (GSMH) payının diğer sektörlere göre düşük olduğunun altını çizen Seçer, "Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım, Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi" dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, "Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz" diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. "İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım" Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, "Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım" diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. "İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez" Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, "Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazının oluşturduğu tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle" diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. "Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun" Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, "Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz" dedi. "Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık" ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, "Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesinin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor" şeklinde konuştu. "Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir alan haline geliyor" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise değişen dünya düzeninde tarımın stratejik öneminin daha da arttığını vurguladı. Su kaynaklarının azalması, iklim değişikliği, savaşlar ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların doğrudan tarımsal üretimi etkilediğine dikkat çeken Çakır, tarımın artık sadece ekonomik bir faaliyet değil aynı zamanda gıda güvenliği açısından stratejik bir alan olduğunu söyledi. Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, "Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır" değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, "Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz" diye konuştu. Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler kapsamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi.
Mersin’de 13 ilçede 120 bin Ramazan kolisi dağıtılıyor
17 Şubat 2026 Salı - 09:31 Mersin’de 13 ilçede 120 bin Ramazan kolisi dağıtılıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla kent genelinde 13 ilçede 120 bin ‘Ramazan Dayanışma Paketi’ dağıtımına başladı. 2019’dan bu yana ulaştırılan gıda kolisi sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşırken, desteklerle ihtiyaç sahibi vatandaşların iftar sofraları bereketleniyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘Ramazan Dayanışma Paketi’ni vatandaşlara ulaştırmaya başladı. Kent genelinde sürdürülen dağıtımlar kapsamında, Ramazan ayında 13 ilçede yaşayan ihtiyaç sahibi vatandaşlara toplam 120 bin adet gıda kolisi ulaştırılacak. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu kentin dört bir yanında yaşatmayı amaçlayan Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hiçbir sofranın eksik kalmaması için destek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. ‘Niyet Ettik Kalpten Paylaşmaya’ yazılı dayanışma paketleri, kentin 13 ilçesinde eş zamanlı olarak hanelere ulaştırılıyor. Bu yılki dağıtımlarla birlikte, 2019’dan bu yana vatandaşlara ulaştırılan gıda kolisi sayısı yaklaşık 1 milyona ulaştı. Büyükşehir Belediyesi, ‘Ramazan Dayanışma Paketleri’ içerisinde, 2 litre ayçiçek yağı, 1 kilogram toz şeker, 500 gram siyah çay, 2 kilogram pilavlık pirinç, 1 kilogram kırmızı mercimek, 5 adet 500 gramlık makarna, 800 gram sofralık siyah zeytin, 2 kilogram pilavlık bulgur, 750 gram tuz, 2 kilogram un, 1 kilogram nohut ve 1 kilogram şehriye yer alıyor. "İhtiyaç sahibi hiçbir sofranın eksik kalmaması için çalışıyoruz" Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Sosyal Yardımlar Şefi Yusuf Yazgı, Büyükşehir Belediyesi olarak Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kentin dört bir yanında hissettirmeye devam ettiklerini söyleyerek, "Bu Ramazan ayında da 13 ilçemizde yaşayan ihtiyaç sahibi hemşerilerimize yönelik, 120 bin adet gıda kolisi dağıtımımızı sürdürüyoruz. Ramazan birliktir, beraberliktir, sofraların paylaştıkça bereketlendiği bir aydır. İhtiyaç sahibi hiçbir sofranın eksik kalmaması için çalışmalarımıza aynı kararlıkla devam ediyoruz" dedi.
Mersin’in 13 ilçesinde ibadethaneler Ramazan’a hazırlanıyor
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12 Mersin’in 13 ilçesinde ibadethaneler Ramazan’a hazırlanıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı öncesinde 13 ilçedeki cami, cemevi, kilise ve mescitlerde temizlik çalışmalarını sıklaştırdı. Modern ekipmanlarla yürütülen çalışmalarla ibadethaneler steril hale getirilirken, vatandaşlara hijyenik bir ibadet ortamı sunuluyor. Vatandaşların sağlıklı ve hijyenik ortamlarda ibadetlerini yapabilmeleri için titizlikle çalışan Mersin Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kentin 13 ilçesinde rutin olarak sürdürdüğü ibadethane temizliği çalışmalarına hız verdi. Ekipler, ibadethanelerde yürütülen temizlik çalışmalarını Ramazan ayı öncesinde sıklaştırarak, vatandaşlara steril bir ortam hazırlıyor. Kurduğu ibadethane temizlik ekibi ile Mersin’de bulunan cami, cemevi, kilise ve kurum mescitlerinin düzenli olarak temizliğini sağlayan Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların ibadetlerini temiz ve sağlıklı bir mekanda yapmaları için özveri ile çalışıyor. Rutin çalışmalarını yıl boyunca sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, modern temizleme cihazları ve profesyonel personel ile Ramazan ayı öncesinde de ibadethaneleri hijyenik hale getiriyor. Ekipler, temizlik işinin tamamlanmasının ardından ibadethanelerin içerisine saf gül yağı sıkılarak, mekanların güzel kokması sağlanıyor. Temizlik işlemleri, rutin programın dışında din görevlileri, muhtarlar ve vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda da yapılıyor. Vatandaşlar, ibadethane temizliği konusundaki taleplerini ‘Alo 185’ veya ‘Alo 188 Teksin Çağrı Merkezi’ ve Teksin uygulaması üzerinden ekiplere iletebiliyor. "İbadethanelerimizi steril hale getiriyoruz" Mezarlıklar Daire Başkanlığında amir olarak görev yapan Mahmut Alper Koç, ibadethanelerde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, ekiplerin yıl boyunca görev yaptığını vurguladı. Ramazan ayı öncesinde de ibadethanelerin genelinde temizlik çalışması yaptıklarını ifade eden Koç, "Mersin genelinde bütün ibadethanelerin temizliğini yapıyoruz. Muhtarlarımız, camilerimizin imamları arayarak talep oluşturabiliyor. Bu talepler doğrusuna ibadethane temizliğimizi yapıyoruz. Camilerimizin tabanında bulunan halıların yıkama olarak temizliğini yapıyor, dezenfektan kullanıyoruz. Böylece camimizi steril bir hale getiriyoruz" dedi. "Çalışmalarımız Ramazan boyunca devam edecek" Temizlik çalışmalarının teknolojik ekipmanlarla yürütüldüğünü belirten Koç, "Camilerimizin temizliğinde halılarımız için yıkama ve buhar makinelerimiz var. Dezenfektan çalışmalarımızın ardından silme işlemlerimiz var. En sonunda gül suyumuzu kullanıyoruz böylece camimizin içine girdiğimizde mis gibi bir koku oluşuyor" diye konuştu. Çalışmaların Ramazan ayı öncesinde sıklaştığını sözlerine ekleyen Koç, "Bizim genel olarak 12 ay boyunca süren bir çalışmamız ama Ramazan boyunca namaz esnasında daha düzenli ve steril bir ortam oluşması amacıyla hummalı bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz"
15 Şubat 2026 Pazar - 18:46 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali’ye uğurlanma töreni öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile yaptığı telefon görüşmesinde, gemi personeline yolculuklarının hayırlara vesile olması temennisinde bulunurken, müjdeli haberler beklediğini dile getirdi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar, brifingin ardından Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Somalili heyet ve gemi personelinin de bulunduğu Çağrı Bey gemisinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon görüşmesi yaptı. Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda yaptığı konuşmasında, "Efendim, Çağrı Bey, malumunuz bizim en yeni sondaj gemilerimizden bir tanesi. 7. nesil ve kulesi 114 metre olduğu için Süveyş kanalından geçemiyor. Yani oradaki köprüyü geçemiyor. Malum bizim boğazlardan da geçemiyor. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık, Güney Afrika Ümit Burnu, orayı seyretmek suretiyle yaklaşık 45- 50 gün içerisinde inşallah Mogadişu’ya varacak. Yani nisan ayının ilk haftasında biz inşallah oraya varmasını hedefliyoruz. Bu gemide 180 mürettebat var. Şimdi kaptanımız burada, bütün Mersin milletvekillerimiz, valimiz hep beraber burada gemiyi göndermek için son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bir de sizlerin hayır duasını alalım dedik. İnşallah bu Ramazan öncesi, Ramazan bereketiyle de gelir, inşallah Somali’den hayırlı haberleri size, milletimize ve Somali halkına vermiş oluruz" dedi Bakan Bayraktar, telefon görüşmesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, dünyanın en derin ikinci kuyunun kazılacağı bilgisini de aktardı. "İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız" Bayraktar’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da gemidekilere hitap ederek, "Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın değerli mensupları ve Çağrı Bey Sondaj Gemimizin değerli mensupları; öncelikle bu yolculuğunuzun hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni ediyorum. Nisan ayına kadar sürecek olan uzun bir yolculuğunuz var ama bu yolculuk, gerçekten kutlu bir yolculuk olacak ve biz sizden, Somali’den inşallah güzel müjdeler bekliyoruz, güzel haberler bekliyoruz. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah bu sondajlarla sadece ülkemizde değil, tüm dünyada artık Türkiye’nin bütün bu gemilerinin sesini duyacağız, duyuracağız. Onun için ben bu kutlu yolculuğun hayırla vesile olmasını diliyorum ve sizlere tekrar Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.
Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı
15 Şubat 2026 Pazar - 16:12 Çağrı Bey sondaj gemisi, Bakan Bayraktar’ın katıldığı törenle Somali’ye uğurlandı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurlanan ’Çağrı Bey’ sondaj gemisi töreninde yaptığı konuşmada, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor" dedi. Türkiye’nin enerji filosunun yeni gemilerinden Çağrı Bey Derin Deniz Sondaj Gemisi, bugün Mersin’in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı’ndan Somali’ye törenle uğurlandı. Uğurlama töreni öncesi Taşucu Limanı’ndaki gemiye çıkarak incelemelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yetkililerden brifing aldı. Bakan Bayraktar’a, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Muhammed ile Somali Limanlar ve Deniz Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur da eşlik etti. Bakan Bayraktar, brifingin ardından limanda düzenelenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında tarihi bir ana şahitlik edildiğini belirterek, "İlk defa derin deniz sondaj gemimiz, Mavi Vatan dışında göreve çıkıyor. Filomuza yeni katılan Çağrı Bey’i, buradan Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye - Somali ilişkilerinin köklerinin Osmanlı’ya uzandığını söyleyen Bayraktar, "Bu dostluk ve kardeşliğin bir nişanesi olarak Cumhurbaşkanımız, 2011’de yaşanan büyük felaketin ardından, tüm uluslararası toplumun adeta terk ettiği Somali’ye dayanışmamızı göstermek amacıyla çok önemli bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu tarihi adım ile büyük bir farkındalık oluştu ve uluslararası yardımların önü açılmış oldu. Bizler de Türkiye olarak Somali’nin istikrarını sağlayacak, kardeş Somali halkının huzuruna, refahına katkıda bulunacak bir çok projeyi hayata geçirdik. Somali özellikle son yıllarda kaydettiği gelişmelerle artık Türkiye’nin önemli bir stratejik ortağı konumundadır. Enerji alanındaki ilişkilerimiz, bu stratejik ortaklığın en önemli parçalarından birini oluşturuyor. Petrol ve doğal gaz başta olmak üzere enerjinin tüm alanlarında büyük hedeflerimiz ve somut projelerimiz var" diye konuştu. Bu çerçevede, 7 Mart 2024’te Somali’nin kara ve açık deniz bloklarında petrol ve doğal gaz alanında iş birliğini geliştirmek üzere bir hükümetler arası anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandığını hatırlatan Bayraktar, aynı yıl temmuz ayında da Somali deniz alanlarında yer alan 3 ayrı blok için üretim paylaşım anlaşmalarının imza altına alındığını belirtti. 2024 yılında Somali açık denizlerinde petrol ve doğal gaz aramaya yönelik projenin hukuki metinlerden fiili uygulamaya geçtiğini ifade eden Bayraktar, "Cumhurbaşkanımız, 5 Ekim 2024’te ülkemizin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisini, İstanbul Boğazı’ndan Somali’ye uğurladı. Oruç Reis, Somali açıklarında ruhsatı alınmış 3 deniz yetki alanında üç boyutlu sismik çalışmalar yürüttü. Yaklaşık 9 aylık bir çalışmanın ardından Temmuz 2025’te Mavi Vatan’a dönerek ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamladı" şeklinde konuştu. Oruç Reis’in 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 465 kilometrekarelik alanda topladığı verilerin, büyük bir titizlikle analiz edildiğini kaydeden Bayraktar, "Yapılan sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda; ruhsat sahibi olduğumuz bir blokta çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve Mogadişu’ya 372 kilometre uzaklıkta, su derinliği yaklaşık 3 bin 500 metre olan, toplamda 7 bin 500 metre derinlikte bir sondaj yapmaya karar verdik" dedi. "Filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı" Enerji filosuna 2025 yılında iki yeni gemi eklendiğini kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti: "7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak nitelenen gemilerimizin uzunluğu 228, genişliği 42, yüksekliği 114 metredir. Gemilerimizle, 12 bin metre derinliğe kadar sondaj yapabiliyoruz. Cumhurbaşkanımız gemilerimizin isimlerini Çağrı Bey ve Yıldırım olarak açıklamıştı. Çağrı Bey ve Yıldırım ile birlikte filomuzdaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıktı. Böylece Türkiye, sismik gemilerimiz Oruç Reis ve Barbaros Hayrettin Paşa ile birlikte dünyanın en büyük 4’üncü denizlerde arama filosuna sahip ülkesi konumuna geldi." Bayraktar, Çağrı Bey’in 30 Eylül’de, Yıldırım’ın da 4 Aralık’ta Mersin Taşucu Limanına ulaştığını, hatırlatarak, "Yıldırım gemimiz, 26 Ocak’ta boğazları geçerek Filyos Limanına demirledi. Yıldırım’ın operasyonel hazırlıkları devam ediyor. Bu çalışmaların tamamlanmasının ardından nisan ayı içerisinde Karadeniz’deki arama ve üretim faaliyetlerine katılacak. Halihazırda limanda bulunan, arkamda gördüğünüz Çağrı Bey’i ise bugün Somali’ye uğurluyoruz" ifadelerini kullandı. "Nisan aynda Curad-1 noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlayacak" Çağrı Bey’in uzun bir yolculuğa çıkacağını anlatan Bayraktar, "Kule yüksekliği sebebiyle seyrini Süveyş Kanalı üzerinden yapamayacak. Akdeniz’i baştan sona geçtikten sonra Cebelitarık Boğazı üzerinden Atlas Okyanusuna açılacak. Batı Afrika kıyılarını takip ederek Ümit Burnunu geçerek 45 günlük bir süre sonunda Somali’ye ulaşacak. Çağrı Bey Sondaj Gemimizin nisan ayında Curad-1 olarak adlandırdığımız kuyu noktasına ulaşarak derin deniz sondaj faaliyetlerine başlamasını öngörüyoruz" dedi. Gemide yaklaşık 180 personelin görev alacağını belirten Bayraktar, "Oruç Reis Sismik Araştırma Gemimizin Somali görevinde olduğu gibi Çağrı Bey’i de planlanan sondaj operasyonunda donanmamıza ait firkateynler yalnız bırakmayacak. TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarımız güvenli bir şekilde çalışabilmesi için Çağrı Bey’e destek verecek. Destekleri için Milli Savunma Bakanlığımıza ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Bununla birlikte bu kritik operasyonda enerji filomuzda yer alan Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemilerimiz de sondaj faaliyetlerinin kesintisiz, emniyetli ve verimli şekilde yürütülmesini temin edecek. Destek gemilerimiz; malzeme, yakıt ve personelin operasyon alanına sevki, atıkların ve geri dönüşümün tahliyesi, demirleme ve konumlandırma operasyonları, acil durum müdahaleleri gibi destek faaliyetleri icra edecek" diye konuştu. "Yeni bir döneme geçiyoruz" Uluslararası ve kıtalararası operasyonla yeni bir döneme geçildiğini vurgulayan Bayraktar, "2016 yılında milli enerji ve maden politikamızın en önemli adımlarından biri olan denizlerde kendi gemileri ve personeli ile arama yapan bir ülke olma hedefini bir adım ileri götürüyor ve yurtdışında da gerek ortaklıklar gerekse münferiden yoğun bir arama ve inşallah keşif dönemine giriyoruz" dedi. Pakistan ile anlaşmalar doğrultusunda bu yıl Pakistan deniz sahalarında sismik çalışma yapılacağını aktaran Bayraktar, "Oruç Reis veya Barbaros Hayrettin Paşa sismik araştırma gemilerimizden biri bu faaliyeti hayata geçirecek. Yine aynı şekilde Libya’da hem yeni sahalar hem de mevcut projeler üzerinde gerek operatör gerekse ortaklıklar yoluyla iş birliği fırsatlarını değerlendiriyoruz. Geçen hafta çarşamba günü Libya’da düzenlenen yeni lisanslama ihalesi turu kapsamında biri denizde biri karada olmak üzere iki sahada petrol ve doğal gaz arama hakkı elde ettik. Türkiye Petrolleri olarak İspanyol ortağımız Repsol ile birlikte arama faaliyetlerinde bulunacağız. Her iki sahada da yüzde 40 ortaklığımız olacak. Tüm bu adımlarımız, dışarıda büyüme stratejimizin bir parçasını oluşturuyor" ifadelerini kullandı. 2026 yılı başından bu yana üç önemli adım atıldığını belirten Bayraktar, "8 Ocak’ta Exxonmobil, 5 Şubat’ta Chevron ve geçen perşembe günü de BP ile stratejik anlaşmalar imzaladık. Önümüzdeki hafta yine küresel bir şirket ile yurtdışında bir arama ortaklığı için imzaları atmayı planlıyoruz. Mevcut projeksiyonumuz ile 2028 yılında yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğal gaz üreten Türkiye Petrollerini bu yeni stratejimiz ile inşallah önümüzdeki yıllarda 1 milyon varillik bir üretim kapasitesine ulaştıracağız" dedi. Bayraktar, konuşmasının sonunda, "İlk kez karasularımız dışında petrol aramakla görevlendirilen Çağrı Bey’in iki ülke ilişkilerini bir üst seviyeye taşıyacağına yürekten inanıyorum. Ortaya koyduğu sarsılmaz iradeyle yolumuzu açan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı sunuyorum. Bu önemli görevde vazife üstlenen kaptanımız başta olmak üzere tüm mürettebatımıza başarılar diliyorum. Çağrı Bey’in güvenliğini temin edecek olan bahriyemize, lojistik destek gemilerimize teşekkür ediyorum. Ve son olarak Ekim 2024’te Mogadişu limanında Oruç Reis’i karşılarken bizlere, ’Gerçek Dostluk’ şarkısını seslendiren Somalili kardeşlerimize Mersin’den selamlarımı gönderiyorum" diyerek gemi mürettebatına başarılar diledi. Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed ise Çağrı Bey Gemisi’nin Somali’de arama yapmasının çok önemli ve değerli olduğunu belirtti. Bakan Mohamed, emeği geçenlere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’a teşekkür etti. Konuşmaların ardından gemi törenle Somali’ye uğurlandı.