Yerel Haberler
Mersin
21 Nisan 2026 Salı - 14:31 Mersin’de çocuk parkına çirkin saldırı: Oyun grupları ateşe verildi Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan bir çocuk parkındaki oyun grupları, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından ateşe verilerek tahrip edildi. Olay, mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu. Akdeniz Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, ilçeye bağlı Gündoğdu Mahallesi’nde yer alan Sakarya Parkı, gece saatlerinde vandalların hedefi oldu. Akdeniz Belediyesi tarafından vatandaşların kullanımına sunulan parkta bulunan çocuk oyun grupları yakılarak kullanılamaz hale getirildi. İhbar üzerine olay yerine giden belediye ekipleri tarafından yapılan incelemede, parkta bulunan kaydırakların yakıldığı, bazı oyun ekipmanlarının kırıldığı ve salıncak sistemlerinin kasıtlı olarak tahrip edildiği belirlendi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinin kent genelinde bakım ve onarım çalışmalarını sürdürdüğü bir dönemde yaşanan olay, vatandaşların tepkisini çekti. Konuya ilişkin açıklama yapan Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, olaydan duydukları üzüntüyü dile getirerek, "Çocuklarımızın güvenle vakit geçirebildiği alanlara zarar verilmesi kabul edilemez. Bu alanlar tüm toplumun ortak değeridir" dedi. Zarar gören parkın en kısa sürede yenileneceğini belirten Şener, ekiplerin çalışmalara başladığını ve alanın daha güvenli hale getirilerek yeniden hizmete sunulacağını ifade etti.
21 Nisan 2026 Salı - 13:30 Türkiye lojistikte yeni oyun kuruyor: Mersin-Filyos-Rotterdam hattı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO), uluslararası lojistik iş birliklerini geliştirme hedefi doğrultusunda Almanya’nın önde gelen liman işletmelerinden Duisport ile gerçekleştirdiği görüşmeler, Türkiye ile Avrupa arasında yeni bir lojistik koridorun oluşturulmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Gerçekleştirilen toplantıda, Mersin - Filyos hattı üzerinden Duisport Limanı’na alternatif taşımacılık modeli geliştirilmesi konusu ele alındı. Görüşmelerde özellikle Avrupa’daki entegre lojistik sistemlerinin Türkiye ile daha etkin biçimde bağlanması öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Limanı’nın stratejik konumuna dikkat çekerek, Doğu Akdeniz’den Avrupa’nın iç bölgelerine uzanan sürdürülebilir ve maliyet avantajı sağlayan bir taşıma koridorunun mümkün olabileceğini ifade etti. Duisport temsilcileri ise Avrupa’daki alternatif taşıma ağlarının etkin kullanımıyla daha çevreci ve rekabetçi lojistik çözümler sunulabileceğini belirtti. Maliyet düşecek, karbon emisyonu azalacak Görüşmeler kapsamında üzerinde çalışılan model; Mersin’den çıkacak yüklerin alternatif koridorlar üzerinden Rotterdam’a ulaştırılmasını, ardından Avrupa’nın iç kesimlerine nehir taşımacılığıyla dağıtılmasını öngörüyor. Söz konusu sistemin hayata geçirilmesiyle birlikte lojistik maliyetlerinin düşürülmesi ve karbon emisyonlarının azaltılması hedefleniyor. "Mersin’i lojistik zincirin güçlü halkası yapacağız" Toplantı sonrası değerlendirmelerde bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’i yalnızca bir liman kenti değil, uluslararası lojistik zincirlerinin güçlü bir halkası haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. Çakır, Duisport ile gerçekleştirilen görüşmelerin bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Projenin fizibilite çalışmalarının önümüzdeki süreçte derinleştirileceğini belirten Çakır, ilgili paydaşlarla iş birliği içinde somut adımlar atılmasının planlandığını ifade ederek, girişimin Türkiye’nin Avrupa ile ticaretinde yeni bir lojistik koridor oluşturma potansiyeli taşıdığını kaydetti. Duisport’ta teknik inceleme Ziyaret kapsamında MTSO heyeti, Duisport’ta teknik incelemelerde bulundu. Heyete Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası yöneticileri ile Bükreş Ticaret ve Sanayi Odası temsilcileri de eşlik etti. Program çerçevesinde limanın operasyonel kapasitesi, intermodal taşımacılık altyapısı ve sürdürülebilir lojistik uygulamaları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Görüşmelerde ayrıca Mersin ve Zonguldak’ın lojistik kapasitesi ile Mersin ve Filyos limanlarının stratejik konumları değerlendirilerek muhtemel iş birliği alanları ele alındı.
Mersin’de onkoloji hastaları ulaşım sorunu yaşamıyor
27 Ocak 2026 Salı - 14:20 Mersin’de onkoloji hastaları ulaşım sorunu yaşamıyor Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Onko-Büs hizmeti ile onkoloji hastalarının tedavi sürecinde yaşadığı ulaşım sorununu kalıcı biçimde çözüme kavuşturdu. Akdeniz Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde yürütülen hizmet kapsamında, ilçede ikamet eden onkoloji hastaları kemoterapi ve radyoterapi gibi yoğun tedavi süreçleri için hastanelere güvenli ve konforlu şekilde ulaştırılıyor. Tedavi sonrası ise hastalar evlerine bırakılarak özellikle halsizlik ve yorgunluk nedeniyle yaşanan dönüş zorluklarının önüne geçiliyor. Toplumun her kesimine dokunan hizmetleri öncelediklerini belirten Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, Onko-Büs hizmetinin önemine dikkat çekti. Şener, "Onkoloji hastalarımızın tedavi süreçleri hem bedenen hem de ruhen oldukça zorlu geçiyor. Belediye olarak bu süreçte onların yanında olmayı ve günlük hayatta karşılaştıkları engelleri ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Onko-Büs hizmeti ile hastalarımızın ulaşım sorununu çözüyor, tedaviye erişimi kolaylaştırıyoruz. Akdeniz Belediyesi olarak insan odaklı ve sosyal sorumluluk bilinciyle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Belediyeden verilen bilgiye göre, Onko-Büs hizmetinden 2025 yılı itibarıyla toplam bin 850 onkoloji hastası faydalandı. Hizmet, yalnızca ulaşımı sağlamakla kalmayıp hastaların fiziksel yükünü azaltırken, aynı zamanda psikolojik olarak da kendilerini daha güvende hissetmelerine katkı sunuyor.
Mersin Silifkeli kamyonculardan taşeron tepkisi
27 Ocak 2026 Salı - 13:16 Mersin Silifkeli kamyonculardan taşeron tepkisi Mersin’in Silifke ilçesinde kamyoncular, bölgede faaliyet gösteren bazı fabrikaların nakliye işlerini yerel halk yerine şehir dışından gelen taşeron firmalara vermesine tepki gösterip basın açıklaması yaptı. Silifke’ye bağlı Işıklı, Akdere ve Yeşilovacık bölgelerinde faaliyet gösteren SS 115 Akdere Işıklı Yeşilovacık Liman Damperli Taşımacılar Kooperatifi üyesi 52 kamyon şoförü, Akdere Mahallesi’ndeki kavşakta araçlarını park ederek protestoda bulundu. Bölgede yaşayan kamyon şoförleri, fabrikaların nakliye işlerinde yerel kooperatifler ve şahıslar yerine dışarıdan taşeron firmaları tercih ettiğini öne sürerek duruma tepki gösterdi. Araçlarını yol kenarına dizen şoförler, kamyonlarının üzerine "Köylü olarak çöp değil iş istiyoruz", "Tozunu biz çekiyoruz sefasını başkaları sürüyor" ve "Taşeron istemiyoruz" yazılı pankartlar astı. Kamyoncular adına açıklama yapan İsmail Çirkin, "Bizler Işıklı, Akdere ve Yeşilovacık bölgelerinde yaşayan, bu bölgenin insanlarıyız. Nakliye işleri, bölgede faaliyet gösteren kooperatifler yerine şehir dışından gelen taşeron firmalara veriliyor. Biz kimsenin işini elinden almak istemiyoruz. Sadece yerel halk olarak, bu bölgedeki işlerde öncelik istiyoruz. Kamyonlarımız hazır, şoförlerimiz hazır. Bu işin yerelde yapılması hem bölge ekonomisine hem de sosyal barışa katkı sağlar" dedi. Nakliyeciler taleplerinin karşılanmaması halinde tepkilerini sürdürebileceklerini ifade etti.
Sağlık turizminde komplikasyon sigortası zorunlu oldu
27 Ocak 2026 Salı - 11:17 Sağlık turizminde komplikasyon sigortası zorunlu oldu Türkiye, sağlık turizminde elde ettiği rekor rakamların ardından sektörü daha kurumsal bir yapıya taşıyacak yeni bir düzenlemeyi hayata geçirdi. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yasal düzenleme kapsamında, sağlık turizmi çerçevesinde ameliyathane ortamında gerçekleştirilen tüm cerrahi ve girişimsel işlemler için ’komplikasyon sigortası’ yaptırılması zorunlu hale getirildi. Yeni uygulama ile hasta güvenliğinin uluslararası standartlara yükseltilmesi ve sektörün finansal şeffaflığının artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin 2024 yılında 1,5 milyonu aşkın yabancı hastayı ağırlayarak sağlık turizminde rekor kırdığını hatırlatan Özhedef Sigorta Kurucu Ortağı Abdulcelil Alkış, sektörün aynı yıl yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde ettiğini, 2025’in ilk çeyreğinde ise sağlık turizminin toplam turizm gelirleri içindeki payının yüzde 6,9’a ulaştığını söyledi. Alkış, "Yeni yasal düzenleme sadece bir mevzuat uyumu değil, sağlık kuruluşlarının operasyon sonrası oluşabilecek finansal yükümlülüklerini sistemli şekilde yönetmesini sağlayan kritik bir yapı taşıdır" dedi. "30’a yakın sigorta şirketiyle karşılaştırmalı analiz sunuyoruz" Piyasada çok sayıda poliçe seçeneği bulunmasının sağlık kuruluşları açısından riskli tercihlere yol açabildiğine dikkat çeken Alkış, "Sağlık kuruluşları için en büyük zorluk, doğru teminatı rasyonel maliyetlerle bulmaktır. Özhedef Sigorta olarak 30’a yakın sigorta şirketinin tekliflerini ve teminat yapılarını detaylı şekilde analiz ediyor, her kliniğin kendi risk profiline uygun karşılaştırmalı çözümler sunuyoruz" ifadelerini kullandı. Revizyon cerrahisinden uçak biletine kadar geniş teminat Sahadan gelen talepler ve mevzuat gereklilikleri doğrultusunda özel bir ürün geliştirdiklerini belirten Alkış, "Standart poliçelerin bazı alanlarda ihtiyacı tam karşılamadığını tespit ettik. Bu doğrultuda partnerliğini yürüttüğümüz sigorta şirketiyle, revizyon cerrahisinden uçak biletine, konaklamadan refakatçi giderlerine kadar süreci uçtan uca kapsayan, geniş teminatlı ve ekonomik bir ürün oluşturduk. Şeffaf fiyat politikasıyla sağlık kuruluşlarının bütçesini zorlamayan bir yapı sunduk" diye konuştu. Komplikasyon ve malpraktis ayrımı vurgusu Sigortanın kapsamının doğru anlaşılmasının büyük önem taşıdığını belirten Alkış, komplikasyon ile malpraktis arasındaki farkı şu sözlerle açıkladı: "Malpraktis, hekim hatası veya ihmali sonucu ortaya çıkan durumlardır. Komplikasyon ise tüm tıbbi standartlara uyulmasına rağmen tıbbın doğası gereği gelişebilen enfeksiyon, kanama veya implant reddi gibi öngörülemeyen durumlardır. Zorunlu komplikasyon sigortası, bu beklenmedik durumların yol açtığı maddi yükleri karşılamaktadır." Sigortasız işlem ağır yaptırımlar doğuracak Yeni yönetmelikle birlikte sigorta yaptırmayan sağlık tesislerini idari para cezaları ve faaliyet izinlerinin iptaline kadar uzanan yaptırımların beklediğini belirten Alkış, "Sigortasız işlem yapılması sadece hukuki bir risk değil, aynı zamanda uluslararası hasta güveni ve ülke prestiji açısından da ciddi sonuçlar doğurur. 2026 itibarıyla bu sigorta bir maliyet değil, bir itibar yatırımıdır" dedi. Özhedef Sigorta’nın sağlık turizmi sigortacılığı ve kurumsal risk yönetimi alanlarında uzmanlaşmış bir yapı olduğunu ifade eden Alkış, sektör paydaşlarının yeni döneme uyum sürecinde profesyonel destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Mersin’de Hanımevleri kadınlara güvenli ve sıcak alan sunuyor
27 Ocak 2026 Salı - 10:49 Mersin’de Hanımevleri kadınlara güvenli ve sıcak alan sunuyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği Hanımevleri, kırsal mahalle ve köylerden hastane ile resmi işlemler için merkeze gelen kadınlara yazın serin, kışın sıcak, güvenli ve konforlu bir dinlenme alanı sunarak büyük kolaylık sağlıyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığının, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği ‘Hanımevi’, kırsal mahallelerden merkeze gelen kadınların günlük koşturma içinde nefes alabileceği güvenli bir alan oluşturuyor. Hastane randevuları, tahlil süreçleri ve diğer resmi işlemler nedeniyle saatlerce merkezde kalmak zorunda kalan kadınlar, bu süre içinde ‘Hanımevi’nde dinlenme ve sosyalleşme imkanı buluyor. Yazın sıcaktan, kışın soğuk ve yağmurdan korunarak, bu güvenli yerde çaylarını içip vakit geçirebilen kadınlar, sunulan hizmet sayesinde kendilerini ‘evlerinde gibi’ hissettiklerini dile getiriyor. "Hanımevleri, kadınlar için güvenli ve konforlu bir bekleme alanı" Hanımevi’nin amacına ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Başak Gökdal Bayraktar, Erdemli ve Tarsus’ta bulunan Hanımevleri’nin, özellikle uzak mahalle ve köylerden gelen kadınlar için önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğini belirtti. Bayraktar, "Uzak köy ve mahallelerden merkeze gelen kadınlarımız, günlük işlerini tamamladıktan sonra çoğu zaman otobüs saatlerini beklemek zorunda kalıyor. Özellikle havaların soğuk ve yağmurlu olduğu dönemlerde bu bekleyiş çok zorlayıcı hale geliyor" dedi. Bu sebeplerden dolayı, Büyükşehir tarafından Hanımevi hizmetinin hayata geçirildiğini vurgulayan Bayraktar, "Kadınlarımızın yazın sıcakta, kışın soğukta dışarıda beklememeleri, güvenli ve konforlu bir ortamda çaylarını içip dinlenebilmeleri için bu merkezi oluşturduk. Burada kadınlarımız hem sosyalleşiyor, hem de bekleme sürelerini daha verimli şekilde değerlendiriyor" ifadelerini kullandı.
Antika pazarı, Mersin’de nostalji tutkunlarını buluşturuyor
27 Ocak 2026 Salı - 09:45 Antika pazarı, Mersin’de nostalji tutkunlarını buluşturuyor Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından her cumartesi kurulan antika pazarı, geçmişin izlerini taşıyan yüzlerce ürünüyle koleksiyonerleri ve nostalji tutkunlarını bir araya getiriyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, geçmişin izlerini taşıyan birbirinden değerli ürünleri antika pazarında sergileyerek, koleksiyonerleri ve antika eşya tutkunlarını bir araya getiriyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde ‘Anılarda Emek Var’ sloganıyla kurulan antika pazarı, antika severleri tarihin koridorlarında dolaştırırken, küçükten büyüğe her yaştan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılanıyor. Yenişehir ilçesi 2,5 Çevre Yolu üzeri kurulan pazar, her cumartesi kapılarını açıyor. Antika pazarında plaklardan saatlere, şamdanlardan gaz lambasına, gramofon, radyo ve bakır eşyalara kadar tarihi özelliklere sahip birçok ürün sergileniyor. Antika eşyaları satın almak için gelen vatandaşlar ise, nostaljik şarkılar eşliğinde geçmişin hatıralarını tazeliyor. "Mersin antika pazarı, geçmişi gelecekle buluşturma noktasıdır" Büyükşehir Belediyesi Antika Pazarı Sorumlusu Ebru Otluoğlu, antika pazarının 3 yıl önce açıldığını hatırlatarak, "Her cumartesi hizmet vermekteyiz. Pazarımızda antika, retro, vintage koleksiyonluk ve hediyelik ürünler bulunuyor. Bu ürünler, piyasa değerine göre çok uygun fiyata satılıyor. Mersin antika pazarında, geçmişten günümüze kalan tarihi, maddi ve manevi değer taşıyan ürünleri yeni nesillere tanıtmak ve sunmak amacı taşıyoruz. Antika pazarı bir bakıma, geçmişi gelecekle buluşturma noktası" dedi. Antika pazarı esnafı, gösterilen ilgiden memnun Kurulduğu günden bugüne kadar antika pazarında bakır ve pirinç ürünlerini antika sevenler için sergileyen Abdullah Karamanoğlu, "Cumartesi günü pazarımızda yerimizi alıyoruz. Müşterilerimizin ilgisinden çok memnunuz. Gençler de nostaljik ürünlere çok ilgi gösteriyor. İlerleyen zamanda antika pazarımızın daha çok kıymet göreceğini düşünüyorum. Bize bu yeri tahsis eden büyükşehir belediyesine de çok teşekkür ederim" diye konuştu.
Bir caretta caretta daha ölü bulundu:15 günde 7’inci ölüm
27 Ocak 2026 Salı - 09:31 Bir caretta caretta daha ölü bulundu:15 günde 7’inci ölüm Mersin’de sahile ölmüş bir caretta caretta (İribaş deniz kaplumbağası) daha vurdu.15 gün içerisinde şehir genelinde sahillere 7 deniz kaplumbağasının ölmüş olarak vurduğu bildirilirken, uzmanlar bunların nedeninin açık denizlerdeki balıkçılıktan kaynaklandığını söyledi. Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Çeşmeli Mahallesi sahile nesli tehlike altında olduğu için ulusal ve uluslararası düzeyde koruma altında bulunan caretta caretta ölüsü vurdu. Deniz kaplumbağasını sahil de gezintiye çıkanlar fark etti. Erdemli ilçesinde son bir hafta 3 deniz kaplumbağası ölüsü kıyıya vururken, il genelinde 15 günde bu sayısının 7 olduğu öğrenildi. Uzmanlar, deniz kaplumbağalarının kış göçü döneminde açık denizde balıkçılıkta kullanılan trol ve uzatma ağlara takılarak boğulduklarını ve dalgalarla kıyıya vurduklarını değerlendirdiklerini söyledi. Konuyla ilgili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, İHA muhabirine açıklamalarda bulundu.Mersin Körfezi’nin caretta caretta ve chelonia mydas yeşil deniz kaplumbağaları için önemli bir alan olduğuna dikkat çeken Prof.Dr.Ayas, bu kaplumbağa türlerinin üreme, çiftleşme ve yuvalama faaliyeti için Doğu Akdeniz’de tüm kıyılara geldiklerini anlattı. "Ölümlerin tamamına yakını balıkçılık faaliyetinden kaynaklı" İlkbahar sonu ve yaz döneminde yuvalama döneminde kıyılarda olan hayvanların kış döneminde açık denizde olduğuna vurgu yapan Prof.Dr. Ayas," Özellikle Kasım ile Mart ayı arasında açık denize kışlama göçü yapıyorlar. Bu göç için gidiş-gelişlerde, özellikle balıkçılık sezonuna denk geldiği dönemlerde, yoğun ergin bireylerde ölümler görüyoruz. Ağlara takılma, boğulma şeklinde ölümler gerçekleşiyor. Trol ve uzatma ağları faaliyetleri sırasında bu kaplumbağa türlerinin bireyleri takılarak boğulabiliyorlar" dedi. Mersin Körfezi’nde ocak ayı içerisinde ölümlerin gerçekleştiğinin altını çizen Ayas,"Bunların tamamına yakını balıkçılık faaliyetinden kaynaklı olarak ağlara takılarak boğulma şeklinde olduğunu değerlendiriyoruz" diyerek bilgi verdi.