Yerel Haberler
Muğla
Eski Muğla evleri geleceğe miras kalıyor
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:10 Eski Muğla evleri geleceğe miras kalıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde "Eski Muğla" olarak adlandırılan bölgedeki tarihi yapılar, koruma çalışmaları ve aslına uygun restorasyonlarla ilk günkü ihtişamını korumaya devam ediyor. Kentsel sit alanı içerisinde yer alan bu yapılar, kentin tarihi kimliğinin en güçlü simgesi olarak ayakta duruyor. Menteşe’nin dar sokaklarında yükselen beyaz badanalı, kırmızı kiremitli ve kendine has bacalarıyla ünlü tarihi evler, sadece birer bina değil, yaşam kültürü olarak korunuyor. Ahşap işçiliği, geniş avluları (hayat) ve geleneksel mimari detaylarıyla dikkat çeken binalar, bölgedeki koruma bilinci sayesinde zamana meydan okuyor. Özellikle Saburhane Meydanı ve çevresinde yoğunlaşan sivil mimari örnekleri, Menteşe Belediyesi ve ilgili kurumların denetiminde koruma altında tutuluyor. Yapılan restorasyonlarda binaların orijinal dokusuna sadık kalınması, bölgenin bir "açık hava müzesi" kimliğini sürdürmesini sağlıyor. Mahalle sakinleri ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle, eski binaların fonksiyonelliğini yitirmeden modern hayata entegre edilmesi hedefleniyor. Muğla’nın sadece deniz ve güneşten ibaret olmadığını kanıtlayan bu tarihi doku, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti Menteşe sokaklarına çekiyor. Yetkililer, kentin bu tarihi mirasını korumanın sadece turizm açısından değil, Muğla’nın ruhunu yaşatmak adına da hayati bir sorumluluk olduğunu ifade ediyor. Muğla’nın simgesi haline gelen bu yapılar, sıkı koruma kuralları ve vatandaşların duyarlılığı ile "Geleneksel Muğla Evi" karakterini gelecek nesillere aktarmaya devam edecek.
Muğla’da barajların doluluk oranı yüzde 83
16 Şubat 2026 Pazartesi - 10:05 Muğla’da barajların doluluk oranı yüzde 83 Muğla’da bulunan 8 adet barajların ortalama doluluk oranı yüzde 83 olarak ölçüldü. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 74 olarak ölçülmüştü. Bayır, Eşen-1 ve Marmaris Atatürk barajlarında doluluk oranları yüzde 100’lerin üzerine çıkarken, Akköprü barajında da su seviyesinin dolusavak sınırına gelmesi nedeniyle zaman zaman su tahliyesi gerçekleştiriliyor. Mumcular Barajı yüzde 31, Geyik Barajı yüzde 86 Bodrum’un içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Mumcular Barajında 14 Şubat tarihi itibari ile doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre 5 milyon m3 az ölçülürken 18 milyon m3 su tutma hacmine sahip barajda 6 milyon m3 su bulunuyor. Yine Bodrum’un içme suyunun büyük bölümünü karşılayan Geyik Barajında geçen yıl 14 Şubat’ta doluluk oranı yüzde 55 iken, bu yıl yüzde 86 doluluğa ulaştı. HES ve sulama barajları doldu 419 milyon m3 su tutma hacmi bulunan ve geçen yıl aynı dönemde yüzde 82 doluluk oranı bulunan Akköprü Barajı yüzde 90, Geyik Barajı yüzde 86, Mumcular Barajı yüzde 31, Bayır Barajı yüzde 100, Akgedik Barajı yüzde 70, Fethiye Eşen-1 Barajı yüzde 102, Derince Barajı yüzde 40 ve Girme Barajı da yüzde 34 doluluk oranına ulaştı. Muğla Büyükşehir Belediyesine ait içme ve kullanma suyu olarak kullanılan Marmaris Atatürk Barajında da doluluk oranı yüzde 105 olarak açıklandı. Muğla bölgesinde bulunan 5 adet gölette ise 15 Şubat tarihi itibari ile ortalama doluluk oranı yüzde 70 olarak ölçüldü.
Bozburun Yarımadası ‘dünyaya’ açılacak
16 Şubat 2026 Pazartesi - 09:56 Bozburun Yarımadası ‘dünyaya’ açılacak Muğla’nın Marmaris ilçesinde yer alan ve 2 bin 600 yıllık geçmişiyle dünyanın en değerli kültürel miraslarından biri olarak gösterilen Phoenix Antik Kenti’ndeki arkeolojik kalıntıları belgelemek için 5 senedir süren yüzey araştırması ve kazı çalışmaları, artık İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin (İEÜ) yürütücülüğünde devam edecek. İEÜ bünyesine katılan Dr. Öğretim Üyesi Asil Yaman’ın direktörlüğünü üstlendiği ‘Phoenix Arkeoloji Projesi’, geçmiş uygarlıkların yaşantısını gün yüzüne çıkararak Bozburun Yarımadası’nı dünyaca ünlü bir ‘kırsal turizm merkezi’ haline getirecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 30 kişilik deneyimli ekip tarafından sürdürülen bilimsel araştırmalar, 2026 özelinde Phoenix’in kuzeyindeki Taşlıca ve Söğüt köylerinde yoğunlaştırılacak. Araştırmalar sırasında belgelenen kültür varlıkları korunarak, bölgenin UNESCO adaylığına giden sürece de büyük katkı sağlayacak. Halkla iç içe yürüyor Projeye ilişkin detaylı bilgiler veren İEÜ Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Programı Öğretim Üyesi Dr. Asil Yaman, Phoenix’te sadece kazı değil, çok yönlü bir kültürel coğrafya okuması da yaptıklarına dikkat çekti. İnsan, doğa, mimarlık ve üretim pratikleri arasındaki ilişkileri çözümleyerek 2 bin 600 yıllık geçmişi gelecekle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Dr. Yaman, "2021 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın resmi izniyle yürütülen çalışmalar kapsamında sistematik yüzey araştırmaları, mimari belgeleme, arkeolojik analizler ve kültürel miras eğitim projeleri gerçekleştiriliyor. Proje; arkeoloji, mimarlık, jeoloji, ekoloji, tarih ve antropoloji gibi farklı disiplinleri bir araya getiren bütüncül yaklaşımıyla çağdaş arkeolojinin sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk ilkelerini sahaya taşıyor. Bölge halkından da çok destek görüyoruz. Onlar da süreci merakla takip ediyor. Halkla iç içe yürüyen, yeni nesil bir arkeoloji projesi olarak çalışmamız dikkat çekiyor" diye konuştu. Kırsal yaşam modeli Dr. Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Phoenix Arkeoloji Projesi’nin özgün yaklaşımı, alanı dolanıklık (entanglement) kuramsal çerçevesi içinde değerlendirmesidir. Bu sayede mekansal düzen, üretim pratikleri ve gündelik yaşam, yalnızca fiziksel kalıntılar üzerinden değil; tarihsel, toplumsal ve çevresel ilişkiler ağı içinde okunuyor. Phoenix, bu yönüyle tarih boyunca kendi kendine yetebilen ve sürdürülebilir kırsal yaşam modelinin somut bir örneği. Türkiye, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nden araştırmacıların yer aldığı Phoenix Arkeoloji Projesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi çatısı altında Türkiye’nin en kapsamlı kırsal arkeoloji ve kültürel peyzaj araştırmalarından biri olarak öne çıkıyor." Dünya mirası yolunda stratejik adımlar Phoenix Antik Kenti’nin, sahip olduğu özgün kültürel peyzaj ve tarihsel süreklilik özellikleriyle ‘dünya mirasının’ da potansiyel adayı olduğunu ifade eden Dr. Yaman, "Bu doğrultuda bilimsel, mekansal ve yönetsel altyapının oluşturulmasına yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Projenin bir sonraki aşamasında arkeolojik kazı sürecinin başlatılması planlanıyor. Uzun vadeli bilimsel araştırma stratejisi ve alan yönetim planı çerçevesinde yapılandırılan çalışmalar, Phoenix’i uluslararası akademik ve kültürel platformlarda daha görünür kılmayı hedefliyor" dedi. Sergi hazırlıkları sürüyor Önümüzdeki dönemde projeye ilişkin çalışmaları anlatan bir sergi düzenlemeyi de planladıklarını dile getiren Dr. Yaman, "Phoenix Arkeoloji Projesi, bilimsel araştırmayı çağdaş sanat üretimiyle de buluşturuyor. Taşlıca’da faaliyet gösteren Phoenix Arkeolojik Araştırma Merkezi (PAAM) bünyesinde yürütülen çağdaş sanat programı kapsamında sanatçılar; kırsal miras, su yönetimi sistemleri, üretim pratikleri ve yerel hafıza temaları üzerinden alanla etkileşime giriyor. Hazırlıkları süren bir sergi programımız da var. Buna ilişkin detaylar, önümüzdeki süreçte netleşecek. Phoenix’in kültürel peyzajı, yalnızca akademik bir araştırma konusu olmaktan çıkarak kamusal ve estetik bir tartışma alanına dönüşüyor. Böylece proje, geçmişi korumakla kalmayıp onu güncel üretimle yeniden yorumlayan dinamik bir kültürel platforma evriliyor" diye konuştu.
Muğlaspor Kulüp Başkanı Kıyanç: "İnşallah Rabbim şampiyonluk nasip edecek"
16 Şubat 2026 Pazartesi - 00:05 Muğlaspor Kulüp Başkanı Kıyanç: "İnşallah Rabbim şampiyonluk nasip edecek" Liderlik koltuğuna yükselen Muğlaspor’un ardından açıklama yapan Menaf Kıyanç, son dakikada gelen galibiyetin inancın ve mücadelenin sonucu olduğunu belirterek, "90+5’te gelen bu golle hayallerimizin peşinden koşmaya devam ediyoruz. İnşallah Rabbim şampiyonluk nasip edecek" dedi. TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta şampiyonluk düğümü çözülüyor. Ligin 26. haftasında deplasmanda Erbaaspor ile karşılaşan Muğlaspor, maçta altın değerinde 3 puanı hanesine yazdırarak liderlik koltuğuna oturdu. Erbaa Yeni İlçe Stadyumu’nda oynanan ve büyük bir taktik savaşına sahne olan mücadele uzatma dakikalarında değişti. Karşılaşmanın 90+5. dakikasında Yalçın Eycan Kaya’nın ayağından bulduğu golle sahadan 1-0 galip ayrılan yeşil-beyazlılar, puanını 56’ya yükseltti. En yakın rakibi Batman Petrolspor’un Ankaragücü ile berabere kalmasıyla birlikte Muğlaspor, maç eksiğine rağmen zirvenin hakimi oldu. Maç sonu açıklama yapan Muğlaspor Kulübü Başkanı Menaf Kıyanç, bu galibiyetin sadece bir skor değil, bir duruş olduğunu vurguladı. Kıyanç, Sevgililer Günü’ne atıfta bulunarak, "Dün Sevgililer Günü’nde ’Sevgilimle beraber Erba’dayım’ demiştim. Bugün gerçekten sevgilim olan Muğlaspor, bana Sevgililer Günü’nü armağan etti. Bu armağanı veren çocuklarımıza, teknik heyetimize ve taraftarımıza teşekkür ediyorum." "Rüyamızdan vazgeçmeyeceğiz" Başkan Kıyanç, galibiyetin ardındaki esas gücün "inanmışlık" olduğunu belirterek önemli mesajlar verdi: "Bu işi helalinden yapıyoruz, çok onurlu bir duruş sergiliyoruz. Karakterli bir takımımız var. Bu inancın önünde hiçbir şey duramaz. Türkiye’de farklı arayışlara girmeden, herkesin sadece kendi maçlarına odaklanması gerektiğini söylemek istiyorum. 90+5’te gelen bu golle hayallerimizin peşinden koşmaya devam ediyoruz. ’Rüyamızdan vazgeçmeyeceğiz’ demiştim, Allah izin verirse vazgeçmeyeceğiz. İnşallah Rabbim şampiyonluk nasip edecek."
Datça’da geleneksel lezzete genç dokunuş
15 Şubat 2026 Pazar - 23:14 Datça’da geleneksel lezzete genç dokunuş Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlenen 7. Datça Badem Çiçeği Festivali’nde, 13 yaşındaki Lidya İlhan yöreye özgü ’peluze’ tatlısıyla elde ettiği üçüncülükle hem jüriyi hem de dikkatleri üzerine çekti. Datça’da bu yıl 7’ncisi gerçekleştirilen Datça Badem Çiçeği Festivali kapsamındaki Geleneksel Tatlılar Yarışması renkli görüntülere sahne oldu. Yarışmaya katılan ortaokul öğrencisi Lidya İlhan, Datça mutfağının köklü lezzetlerinden ’peluze’ tatlısını hazırlayarak üçüncü oldu. Küçük yaşına rağmen geleneksel tariflere gösterdiği özenle dikkat çeken Lidya, peluzenin atalarından miras kalan bir tat olduğunu belirterek bu lezzetin unutulmaması için yarışmaya katıldığını dile getirdi. Festival alanında ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan genç yarışmacı, derece kazanmanın ötesinde yöresel mutfak kültürünü yaşıtlarına tanıtmayı hedeflediğini ifade ederken, jüri üyeleri de Lidya’nın tarifte yöresel dokuyu korumasını ve sunumdaki titizliğini takdir etti. Kızının yarışmaya büyük emek vererek hazırlandığını söyleyen Özlem İlhan ise çocukların yaşadıkları coğrafyanın değerlerini öğrenmesinin önemli olduğunu belirterek elde edilen derecenin Lidya’nın emeğinin karşılığı olduğunu söyledi. Genç yaşta geleneksel bir lezzeti gündeme taşıyan Lidya İlhan, Datça mutfağının hafızasında yer alan peluzenin yeni kuşaklar tarafından da bilinmesini istediğini ifade ederek, "Bu tatlıyı kendi yaşıtlarıma da tanıtmak istedim. Gelenek kaybolmasın istiyorum" ifadelerini kullandı.
Datça 7. Badem Çiçeği Festivali sona erdi
15 Şubat 2026 Pazar - 22:32 Datça 7. Badem Çiçeği Festivali sona erdi Muğla’nın Datça ilçesinde düzenlenen 7. Badem Çiçeği Festivali, konserlerden yarışmalara uzanan renkli etkinliklerin ardından sona erdi. Festivalin final gününde çiftçi ve yemek yarışmalarında dereceye girenler ödüllerini aldı. Badem çiçeklerinin kokusuyla süslenen Datça sokaklarında gerçekleştirilen festivalde üreticiler geleneksel çiftçi yarışmalarında hünerlerini sergiledi. Belediyenin organizasyonuyla düzenlenen ’En Hızlı Badem Kırma, En İri Badem ve En Bakımlı Bahçe’ yarışmalarında kıyasıya rekabet yaşandı. Her kategoride birinci olanlara yarım altın, ikinci olanlara çeyrek altın, üçüncü olanlara ise gram altın verildi. En Bakımlı Bahçe yarışmasında Ferdi Bıçak birinci, Ummuhan Yılmaz ikinci, Ergin Ok üçüncü olurken; En İri Badem yarışmasının kazananı yine Ferdi Bıçak oldu. Dicle Ok ikinci, Ayça Aydın Karaman üçüncü sırayı aldı. En Hızlı Badem Kırma yarışmasının finalinde ise Hicran Damarlı 2 dakikada 58 badem kırarak birinci oldu. Dicle Ok 53 bademle ikinci, Nihal Karabaş ise 48 bademle üçüncü sırada yer aldı. Festival kapsamında Palamutbükü Mahallesi’nde düzenlenen ödüllü yemek yarışmasında yöresel lezzetler yarıştı. Zeytinyağlı kategorisinde İnnecik Kavurması ile Gül Karabaş birinci olurken, Türkan Kılınç Sarı Ot yemeğiyle ikinci, Nursen Demir Dalleme ile üçüncü oldu. Ana yemek kategorisinde Begüm Ermiş Gara Sokkan ile birinci, Defne Uysal Hannuz Ceplemesi ile ikinci, Emre Kılıç Bedel Sote ile üçüncü seçildi. Tatlı kategorisinde Şükran Ok Kaşık Helvası ile birinci olurken, Türkan Kılınç Çıtırmak ile ikinci, Lidya İlhan Pelize tatlısıyla üçüncü oldu. Birincilere yarım altın, ikinci ve üçüncülere küçük ev aletleri verildi. Festival süresince ilçenin farklı mahallelerinde konserler düzenlendi. Palamutbükü’nde Gocaman Trio, Rampapa ve Şahin Açıkgöz sahne alırken, Reşadiye’de Umut, Gökay, Doğa ve Nikoletta konserleri gerçekleşti. Datça merkezde ise Yayla Trio’nun sahne aldığı kapanış konseri ve yapılan konuşmalarla festival sona erdi.