Yerel Haberler
Muğla
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:18 Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:32 Marmaris’te masa tenisi turnuvası başladı Muğla’nın Marmaris ilçesinde, kaymakamlık himayesinde düzenlenen Yeşilay masa tenisi turnuvası 4 Mayıs itibarıyla başladı. ’Hepimiz için bağımsız gelecek’ projesi kapsamında gerçekleştirilen organizasyon, ilçe genelindeki 21 ortaokulda eş zamanlı olarak yapılıyor. Marmaris İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Marmaris Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü, Yeşilay Muğla Şube Başkanlığı ve Yeşilay Marmaris Temsilciliği iş birliğiyle hayata geçirilen turnuva, beş gün sürecek. Öğrenciler, kendi okullarında düzenlenen müsabakalarda yarışarak hem sportif rekabet yaşayacak hem de sosyal etkinliklerde yer alacak. Turnuvalar süresince öğrenciler, sporun birleştirici gücüyle bir araya gelirken aynı zamanda bağımlılıkla mücadeleye yönelik rehberlik faaliyetlerine de katılacak. Her okul, organizasyon sonunda düzenleyeceği ödül töreniyle dereceye giren öğrencileri ödüllendirecek. Program kapsamında bugün; Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya, eşi Sümeyra Kaya, İlçe Milli Eğitim Müdürü Serap Aksel ve Yeşilay Marmaris Temsilcisi Fatih Taşpınar’ın katılımıyla çeşitli okullarda müsabakalar gerçekleştirildi. Hisarönü Hüseyin Durmaz Ortaokulu’nda düzenlenen programa Milli Parklar Müdürü Halil Şahin ve Orman İşletme Müdürü Gökhan Şahin; Marmaris Anadolu İmam Hatip Lisesi’ndeki programa Marmaris Müftüsü Yunus Acar ve Meteoroloji Müdürü Mehmet Altı; Ahu Hetman Ortaokulu’ndaki programa İlçe Jandarma Komutanı Berker Dongul ile Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Buket Cançekeroğlu; Marmaris Ortaokulu’ndaki programa ise İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amiri Komiser Mustafa Altıparmak katıldı. Gün sonunda düzenlenen törenlerde, müsabakalarda başarılı olan öğrencilere ödülleri Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya ve protokol üyeleri tarafından verildi.
Menteşe Belediyesi ve Yeşilay’dan bağımlılıkla mücadelede güç birliği
09 Ocak 2026 Cuma - 15:38 Menteşe Belediyesi ve Yeşilay’dan bağımlılıkla mücadelede güç birliği Menteşe Belediyesi ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla Şubesi arasında tütün, alkol, madde, kumar, alışveriş ve teknoloji bağımlılıkları başta olmak üzere, bağımlılıkla mücadelede koruma, önleme ve rehabilitasyon alanlarında iş birliğini kapsayan protokol imzalandı. İmzalanan protokol ile bağımlılıkla mücadelede toplumsal desteğin güçlendirilmesi, sürecin kamuoyunca benimsenmesi ve mücadele faaliyetlerinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Protokol kapsamında, ortak projeler geliştirilmesi, eğitim ve farkındalık çalışmaları yürütülmesi ile bağımlılıklarla mücadelede yerel düzeyde etkin adımlar atılması hedefleniyor. Protokol töreninde konuşan Yeşilay Muğla Şube Başkanı Şenol Şengör, 2026 yılının ‘Bağımsızlık Yılı’ ilan edildiğini ifade ederek, "Menteşe Belediye Başkanımız Gonca Köksal Aras ile imzaladığımız bu protokol ile bağımsızlık seferberliğinde öncü olmak istedik. Muğla’mız için hayırlısı olsun" dedi. Başkan Köksal Aras: "Hemşehrilerimizin sağlığı bizim için kıymetlidir" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, bağımlılıkların çağımızın en büyük sorunlarından biri olduğunu kaydederek, "Bağımlılıkla mücadele konusunda hassas bir şekilde, büyük bir gayretle çalışmalar devam ediyor. Muğla ölçeğinde de çok ciddi bir yol alındı. Menteşe Belediyesi olarak biz de tabii ki bu çalışmanın önemli bir paydaşı olmamız gerektiğinin farkındayız. Kumar, madde, tütün, alışveriş ve teknoloji bağımlılığı gibi pek çok tür var. Ciddi anlamda sosyal ve ekonomik hayatı, psikolojimizi olumsuz ve ciddi düzeyde etkiliyor. Hemşehrilerimizin sağlığı bizler için çok kıymetli. Bu yüzden bu protokolü hızlıca imzalayarak, etkinlikler düzenlemeye, projeler üreterek ortaklaşa bir çalışma yürütmeye karar verdik." diye konuştu.
Muğla Büyükşehir, deniz temizliğine karşı atık alım filosunu genişletiyor
09 Ocak 2026 Cuma - 14:18 Muğla Büyükşehir, deniz temizliğine karşı atık alım filosunu genişletiyor Muğla Büyükşehir Belediyesi, deniz kirliliğiyle mücadele kapsamında yürüttüğü atık alım hizmetlerini güçlendirmek amacıyla mevcut atık alım filosunu genişletiyor. Gökova Körfezi, Göcek ve Dalaman koylarında görev yapan 8 atık alım teknesine 5 yeni teknenin daha eklenmesiyle, denizlerdeki atık toplama kapasitesi önemli ölçüde artırılacak. Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Muğla’da, Büyükşehir Belediyesi denizlerin korunmasına yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda atık alım tekneleriyle deniz araçlarından kaynaklanan çevre kirliliğinin önüne geçilirken, özellikle yoğun tekne trafiğinin bulunduğu koylarda deniz ekosisteminin korunması hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi’ne ait atık alım tekneleri; teknelerden kaynaklanan atık yağ, sintine, pis su ve katı atıkları toplayarak denizlerin temizliğine katkı sağlıyor. Gökova Körfezi, Göcek ve Dalaman koylarında yürütülen çalışmalarla hem deniz temizliği korunuyor hem de doğal yaşamın sürdürülebilirliği destekleniyor. 2025’te 10 bini aşkın tekneye hizmet Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı atık alım tekneleri, 1 Ocak-21 Aralık 2025 tarihleri arasında Gökova Körfezi, Göcek ve Dalaman koylarında 10 bin 830 tekneye hizmet verdi. Çalışmalar kapsamında yüz binlerce kilogram katı atık ile milyonlarca litre atık su, denize karışmadan toplanarak bertaraf edildi. Toplamda 53 Bin tekneye ulaşıldı Atık alım tekneleri bugüne kadar 53 bin 762 tekneye hizmet verdi. Bu süreçte 35 bin tonu aşkın pis su, 18 bin ton katı atık ile on binlerce litre atık yağ ve sintine toplanarak deniz kirliliğinin önüne geçildi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, denizlerin korunmasının gelecek nesillere karşı önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak Muğla’nın koyları yalnızca bugünün değil, yarının da ortak değeri; bu nedenle bugün yapılan çalışmaların geleceğe yapılan çalışmalar olduğunu ifade etti. Gökova Körfezi, Göcek ve Dalaman koylarında görev yapan 8 atık alım teknesiyle, deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğin önüne geçildiğini belirten Başkan Aras, bugüne kadar binlerce tekneye hizmet verildiğini kaydetti. Milyonlarca litre pis su ile tonlarca katı atığın denize karışmadan toplandığını ifade eden Aras, yürütülen çalışmaların deniz canlılarının ve doğal yaşamın korunması açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getirdi. Mevcut filoya 5 yeni atık alım teknesinin daha ekleneceğini belirten Başkan Aras, Muğla’nın koylarının korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
Muğla Valisi Akbıyık’tan ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ mesajı
09 Ocak 2026 Cuma - 12:51 Muğla Valisi Akbıyık’tan ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle mesaj yayımladı. Vali Akbıyık, kamuoyunun doğru, tarafsız bilgiye hızlı ulaşabilmesi için gece gündüz demeden, büyük bir sorumlulukla görev yapan tüm gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladığını açıkladı. Vali Akbıyık masajında, "Basın, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Gazeteciler; yalnızca haber aktaran değil, aynı zamanda toplumun gözü, kulağı ve sesi olan; gerçeğin, doğrunun ve adaletin izini süren önemli bir kamu görevi üstlenmektedir. İlkeli, tarafsız ve sorumlu bir anlayışla görev yapan basın mensuplarımız; toplumsal bilincin güçlenmesine ve demokrasinin sağlıklı işlemesine büyük katkılar sunmaktadır. Oluşturduğunuz arşivlerle geçmişe ışık tutarak dünü bugüne bağlayan bir köprü olmanız, son derece kıymetlidir. Muğla’mızın değerlerini, kültürünü ve eşsiz doğal güzelliklerini etkili bir biçimde yansıtarak ilimizin tanıtımına sunduğunuz katkılar; eğitimden sağlığa, kültürden sanata ve turizme kadar her alanda gelişimimizin devam etmesine vesile olmaktadır. Afetlerde, felaketlerde ve zor zamanlarda kamuoyunu bilgilendirirken ortaya koyduğunuz emek ve fedakârlık, toplumsal dayanışma ruhunun güçlenmesinde çok önemlidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır." sözü, basının toplum hayatındaki vazgeçilmez yerini ve gazeteciliğin taşıdığı ahlaki sorumluluğu açıkça ortaya koymaktadır. Basın camiasında başarılarıyla gurur kaynağımız olan kadın gazetecilerimizin varlığı da ayrı bir iftihar kaynağımızdır. Bu vesileyle, görevlerini başarıyla yerine getiren tüm kadın basın mensuplarımızı ayrıca tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, basın özgürlüğü demokratik hayatımızın temel taşlarından biridir ve bu özgürlüğün istismar edilmesine asla müsaade edilmeyecektir. Meslek ilkelerine bağlılıkla görev yapan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir kez daha kutluyor, görevleri başında hayatını kaybeden basın mensuplarımızı rahmetle anıyor; tüm basın çalışanlarına sağlık, başarı ve esenlikler diliyorum" dedi.
EGEF Başkanı Kaytan; "10 Ocak Basın Bayramı değil, dayanışma günüdür"
09 Ocak 2026 Cuma - 11:02 EGEF Başkanı Kaytan; "10 Ocak Basın Bayramı değil, dayanışma günüdür" Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Kaytan, basın sektöründe yıllardır çözülemeyen ve her geçen gün derinleşen sorunlar nedeniyle 10 Ocak’ı bir ‘Bayram’ olarak değil, ‘Dayanışma ve mücadele günü’ olarak andıklarını ifade etti. Basın sektörünün 2026 yılına; ekonomik baskılar, güvencesiz çalışma şartları, mesleki itibar kaybı, dijital mecralarda artan kontrol ve hukuki belirsizlikler ile girdiğine dikkat çeken Kaytan, bu sorunların ertelenmeden ele alınmasının, yalnızca basın mesleği için değil, demokrasinin sağlıklı işleyişi açısından da hayati önemde olduğunu vurguladı. "Basın sektöründe yaşanan yapısal sorunlar çözüme kavuşturulmadıkça, mesleğimiz itibar kaybetmeye, gazeteciler güvencesizleşmeye devam edecektir" diyen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı, Ege Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cem Kaytan, "Basınımızın bugün içinde bulunduğu zor şartları hepimiz biliyor, bizzat yaşıyoruz. Günümüzde Türk basını, öncelikle gazetecilik mesleğini ve bu mesleği kimlerin yapabileceğini düzenleyen ‘Gazetecilik Meslek Yasası’na acilen ihtiyaç duymaktadır. Basın Meslek Yasası eksikliğini yanı sıra, basın sektörünün yıllardır çözülemeyen yapısal sorunları, güvencesiz çalışma şartları, ekonomik baskılar ve mesleki itibar kaybı nedeniyle 10 Ocak’ı bir bayram olarak değil, dayanışma ve mücadele günü olarak anıyoruz" "Medya 2026’ya ciddi sorunlarla girdi" Başkan Kaytan, 2026 yılına Medya sektörünün ciddi sorunlarla girdiğini ve basın özgürlüğünden çalışma şartlarına, dijital yayıncılıktan internet yasasına kadar kapsamlı ve çağdaş yasal düzenlemelere acilen ihtiyaç vardır" diyerek "Mesleki düzenleme eksikliği etik dışı yayıncılığı teşvik etmekte, gazetecilik kimliğini zedelemektedir. 10 Ocak 1961’de yürürlüğe giren 212 sayılı yasa ile kazanılan haklar bugün uygulamada büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Oysa basın ve ifade özgürlüğü demokratik toplumların vazgeçilmezidir; halkın haber alma hakkı ancak bağımsız ve özgür basınla mümkündür. 10 Ocak’ı gerçek anlamda bir basın bayramı olarak kutlayabilmek için basının sorunlarını gecikmeden ve el birliğiyle çözmek zorundayız. Kısacası özgür basın yoksa, demokrasi de eksik kalır. Halkın sesi olan bağımsız basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün en güçlü aracıdır. Bu nedenle ülke olarak, basının sorunlarını görmezden gelmek yerine, el birliğiyle çözmek zorundayız. 10 Ocak’ı gerçek anlamda bir Basın Bayramı olarak kutlayabileceğimiz günlere; mesleğimizin onurunu, gazetecilerin haklarını ve basın özgürlüğünü esas alan bir anlayışla, en kısa sürede ulaşmayı temenni ediyorum" dedi.
Yeniköy Kemerköy Enerji, Çalışan Gazeteciler Günü’nde yerel basınla bir araya geldi
09 Ocak 2026 Cuma - 10:42 Yeniköy Kemerköy Enerji, Çalışan Gazeteciler Günü’nde yerel basınla bir araya geldi Yeniköy Kemerköy Enerji, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü öncesinde yerel basın mensuplarıyla Yeniköy Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Buluşmada şirketin 2026 vizyonu paylaşılırken, sahada yürütülen zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da kapsamlı bilgilendirme yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji, yeni yılın ilk günlerinde yerel basın temsilcileriyle bir araya gelerek hem bölge gündemine hem de sahada yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Buluşmada şirketin 2026 yaklaşım ve planlamaları paylaşılırken, zeytin ağaçlarının taşınmasına yönelik uygulamalar hakkında da teknik bilgilendirme yapıldı. Küresel ölçekte yanıltıcı bilginin en ciddi risklerin başında geldiğini belirten ve kamuoyunu doğru bilgilendirmenin önemine dikkat çeken Yeniköy Kemerköy Enerji Genel Müdür Yardımcısı Burak Işık, "Yerel basın, bu coğrafyanın hafızasıdır. Bölgemizdeki tüm kritik süreçleri en yakından gözlemleyerek, tanıklık ederek, bölgenin nabzını tutuyor ve kamuoyunun doğru bilgilenmesini sağlıyorsunuz. Kamuoyunun doğru bilgiye ulaşmasına katkı sağlayan tüm gazetecilerin gününü içtenlikle kutluyorum" dedi. 2025 yılında yerli kaynaktan üretimle 500 milyon dolarlık ithalat engellendi Geçtiğimiz yıl Türkiye elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 2,2’sini karşılayan Yeniköy Kemerköy Enerji, 500 milyon dolarlık doğal gaz ithalatının önüne geçti. Şirketin Türkiye’nin elektrik arz güvenliğindeki rolüne de dikkat çeken Burak Işık, "Yerli linyit kaynaklarına dayalı üretimin, özellikle baz yük ihtiyacının karşılanmasında kritik bir fonksiyon üstleniyor. Santralin kesintisiz üretiminin yalnızca bölgesel değil, ulusal elektrik şebekesinin dengesi açısından da stratejik önem taşıyor. Küresel enerji jeopolitiğinde risklerin arttığı bu dönemde, Yeniköy Kemerköy Enerji olarak ülkemizin sürdürülebilir elektrik arz güvenliği için aralıksız çalışıyoruz" dedi. Işık, 2025 yılında yerli kaynaktan elektrik üretimi için önemli bir adım daha attıklarını hatırlatarak, "Kurulu gücü 42 megavat (MW) olacak güneş enerji santrali (GES) tesisimiz için ÇED olumlu kararı alındı" ifadelerini kullandı. "2026 vizyonu: Planlı, bilimsel ve sürdürülebilir yaklaşım" Burak Işık, şirketin 2026 vizyonunun; enerji üretimini devam ettirirken, sahadaki tüm uygulamaları planlı, bilimsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla ele almak üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Işık, bu yaklaşımın, üretim faaliyetleri ile doğal çevrenin birlikte ele alındığı, sahadaki uygulamaların bilimsel veriler ışığında yönetildiği bir anlayışı esas aldığını belirterek, "Bugüne kadar enerji, maden ve çevrenin birbirine zıt iki kavram olmadığını anlatma sorumluluğuyla, bilimin öncülüğünde hareket ettik, bundan sonraki süreçte de aynı kararlılıkla çalışmalarımızı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Zeytin ağaçlarına yönelik çalışmalara ilişkin bilgilendirme Buluşmada, son dönemde kamuoyunda yer alan "ağaçları maviye boyadılar" ve "zeytinleri katlettiler" şeklindeki paylaşımlar hakkında da teknik çerçevede bilgi verildi. Işık, bu iddialara ilişkin şu açıklamayı yaptı: "Bu tür gerçek bilgiden uzak haberler sahadaki bilimsel çalışmaları gölgede bırakmayı amaçlıyor. Bizim yaklaşımımız çok net: Tüm uygulamalarımız kayıt altındadır, bilimsel verilere dayanır ve ilgili kamu kurumlarıyla üniversitelerin denetimine açıktır. Bu kurumların yanı sıra bağımsız bir kuruluş olan Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) tarafından zeytin taşıma sürecimiz ayrıca paydaşlarımız adına izlenmektedir." "Bordo bulamacı ve kaolin uygulamaları yapıyoruz" Sahadaki teknik uygulamalara değinen Işık, "Taşıma öncesinde ve taşıma sırasında, zeytin ağaçlarının zarar görmemesi için bordo bulamacı uygulaması yapılıyor. Bu uygulama, budama sonrası ağaçları mantar ve bakteri kaynaklı hastalıklara karşı korumak amacıyla tarımda uzun yıllardır kullanılan standart bir yöntem. Süreçte ayrıca besleyici bitkisel aktivatörlerle destekleme yapılıyor ve kaolin kaplaması ile ağaçların dış etkenlere karşı dayanıklılığı artırılıyor" ifadelerini kullandı. Üniversite destekli saha izleme çalışmaları Yürütülen uygulamaların üniversite iş birlikleriyle takip edildiğini belirten Burak Işık, Ankara Üniversitesi ile sürdürülen çalışmalara da dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Daha önce aynı yöntemlerle taşınan 151 zeytin ağacının tamamının kök tuttuğu ve sürgün verdiği, üniversite ile yürütülen saha izleme çalışmalarıyla tespit edildi. Bu veriler, uyguladığımız yöntemlerin sahadaki karşılığını net biçimde gösteriyor." Yeni fidanlarla zeytin varlığı destekleniyor Işık, çalışmaların yalnızca mevcut ağaçlarla sınırlı kalmadığını vurguladı: "Taşınan her bir zeytin ağacı için yeni zeytin fidanları dikiliyor. Böylece sahadaki çalışmalarla eş zamanlı olarak bölgedeki zeytin varlığının korunması ve güçlendirilmesi hedefleniyor." Buluşma, yerel basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi. Yeniköy Kemerköy Enerji yetkilileri, sahada yürütülen çalışmalar ve planlamalarla ilgili sürecin şeffaflık ilkesi doğrultusunda ele alındığını, kamuoyunun doğru ve düzenli biçimde bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Şirket, önümüzdeki dönemde de yerel basınla temasını sürdürerek, yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi paylaşımına açık bir iletişim anlayışıyla devam edeceğini belirtti.
İskeleler kalktı, kadın balıkçılar balıkçılığı bıraktı
09 Ocak 2026 Cuma - 10:28 İskeleler kalktı, kadın balıkçılar balıkçılığı bıraktı Muğla’nın dünyaca ünlü Gökova Körfezi’nde geçimlerini balıkçılıkla sağlayan Balıkçılar Kooperatifi üyeleri, Akbük Koyu’ndaki tüm iskelelerin kaldırılmasının ardından zor günler yaşıyor. Özellikle kadın balıkçıların yoğun olduğu bölgede, iskelelerin kaldırılması mesleğin sürdürülebilirliğini tehlikeye soktu. Yüzyıllardır atadan toruna balıkçılık yaparak geçimlerini sağlayan kadın balıkçılar, koyun işletmesini yapan MUÇEV A.Ş. tarafından ahşap iskelelerin kaldırılması sonrası teknelere binip inerken oluşan dalgalar ve can güvenliği riski yaşamaları nedeniyle balıkçılığı terk etmeye başladılar. Güvenli bir tekne bağlama alanı bulunmaması nedeniyle birçok kadın balıkçı, muhtemel kazaların önüne geçebilmek için balıkçılığı bırakmak zorunda kaldığı açıklandı. Akbük Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatifi üyeleri, iskelelerin kaldırılmasının ardından denize açılmanın özellikle kış aylarında fırtına ve dalgalı havalarda daha tehlikeli hale geldiğini ifade etti. Balıkçılar, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi ve mesleklerini sürdürebilmeleri için Akbük Koyu’nda uygun bir alana, teknelerin güvenli şekilde bağlanabileceği ahşap bir iskelenin yeniden yapılmasını talep ediyor. Akbük Su Ürünleri Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Erhan Uysal, eşlerinin de kendileri gibi balıkçı olduğunu belirterek, iskelelerin kaldırılmasının ardından önce kadınların balıkçılık mesleğini terk ettiğini, şimdi de bölgedeki 13 balıkçı teknesinin teknelerini satışa çıkarmaya hazırlandığını açıkladı. Uysal, "Biz burada 13 balıkçıyız. Bu 13 balıkçı aile balıkçısı olduğu için bizim eşlerimiz de balıkçılık yapıyor. Onlar şu anda bu işi yapamadıkları için, bazıları yaşlı, iskele olmadığı için botla bizim gibi çıkamıyorlar. Onlar da aile olarak mağdur. Üreticiyiz, üretmek istiyoruz, devletimize ekonomik olarak katkı vermek istiyoruz. Ama hava böyle kötü olduğu takdirde iskele de olmayınca teknelerimizi yavaş yavaş satışa çıkarıp bu işi bırakacak insanlarımız çok fazlalaşmaya başladı. Şu anda normalde 13 teknenin 10’u denizde olması lazım bu havada. Bir tekne var o da ben. Başka tekne yok. Üç ay önce, kendimiz yıktık iskeleleri. Yoksa cezai işlem uygulanacaktı. Onun için cezai işlem uygulanmaması için kendimiz yıktık. Ama yerine kesinlikle bir şey yapılmadı. Havanın durumunu görüyorsunuz. Gelirken tekne ile ne kadar zor dudumda kaldık. Ayrıca ben normalde eşimle balıkçılık yapıyorum. Kardeşimle gitmek durumunda kalıyorum. Onun ayrı bir teknesi var. Teknemizin birini çalıştırabiliyoruz. İkisini çalıştıramıyoruz şu durumda. Normalde ben bu havada olsaydım eşimle beraber. Bir buçuk yaşında da kızım var mecburen. Hani bu botla tekneyi onları çıkartıp geri indirmem mümkün değil. Onun için biz de burada yetkililerin bir yardımını bekliyoruz. Çok mağdur durumdayız. Topraklar bir yere küçük, bizim tekneye yetecek kadar bir iskele olur, barınak olur. Onlar devletimizin bilgisi dahilinde onlar nasıl uygun olacaksa, bize de mağdur etmeyecek şekilde, onlar da mağdur olmayacak şekilde bir iskele, barınak herhangi bir şey bizim talebimiz bu" dedi.
Başkan Aras’tan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı
09 Ocak 2026 Cuma - 09:51 Başkan Aras’tan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü mesajı Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için bir mesaj yayımladı. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Basın; halkın doğru, güvenilir ve zamanında bilgiye erişim hakkını güvence altına alan, denetimi mümkün kılan ve demokrasinin sağlıklı işlemesini sağlayan temel kurumlardan biridir. Bu yönüyle basının gücü tüm kurumların ilerletici gücünü doğrudan etkiler. Gazetecilik; toplumun gözü, kulağı ve vicdanı olma sorumluluğunu taşır. Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi ise eleştirinin tehdit olarak görülmediği; aksine demokratik yönetimin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edildiği bir anlayışla mümkündür. Bugün basın emekçilerinin verdiği mücadele, yalnızca kendi meslekleri için değil; toplumun tamamı için verilen bir demokrasi mücadelesidir. Basının üstlendiği bu hayati rol, özgürlük alanlarının sürekli olarak genişletilmesini zorunlu kılmaktadır. Gazetecilerin, baskılardan uzak, görevlerini yerine getirebildiği bir ortam; düşüncenin sınırlanmadığı, ifade özgürlüğünün daralmadığı ve hakikatin gölgelenmediği sağlam bir demokratik toplumsal zemin oluşturur. Bu çerçevede Basın Özgürlüğü Endeksi gibi uluslararası değerlendirmeler, ülkemizde bu alanda daha ileri adımlar atılması gerektiğine işaret etmektedir. Basın özgürlüğünün gerilediği bir ülkede ilerlemeden söz etmek mümkün değildir. Özgür, tarafsız ve eleştirel bir basının varlığını; hem kentimiz hem de ülkemiz için demokrasinin gelişmesini sağlayan, denetimi güçlendiren ve toplumsal güveni besleyen temel bir ilerleme dinamiği olarak görüyorum. Çünkü eleştiri, yönetimleri zayıflatan değil; doğru zeminde güçlendiren demokratik bir araçtır. Bu düşüncelerle; mesleğini büyük bir emek ve özveriyle, çoğu zaman zor şartlar altında sürdüren tüm basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor; sözün özgürce kurulabildiği, eleştirinin değerli kabul edildiği ve çalışma şartlarının iyileştiği bir iklimin güçlenmesini diliyorum" ifadelerini kullandı.