Yerel Haberler
Muğla
07 Mayıs 2026 Perşembe - 23:29 Sinan Kaloğlu: "Bu çocukların emeklerini çaldılar" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Bodrum FK’ya mağlup oldukları maçın ardından, "Tahkim Kurulu’na yazıklar olsun, bu maçın hakemlerine yazıklar olsun. Gerçekten bu çocukların emeklerini çaldılar. Hepinizi Allah’a havale ediyorum" dedi. Trendyol 1. Lig play-off çeyrek finalinde Pendikspor deplasmanda Bodrum FK’ya 2-0 mağlup olarak elendi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, açıklamalarda bulundu. Kaloğlu, hakemleri eleştirerek hak etmedikleri bir mağlubiyet aldıklarını belirterek, "Maalesef mağlup olduk ve elendik. Rakibimiz Bodrumspor’u tebrik ediyorum, yoluna devam ediyorlar ama tabii bence hak edilen bir galibiyet de değildi, onu da söylemem lazım. İstediğimiz oyunu ilk yarı oynadık, üstün taraftık zaten. Top genel olarak bizdeydi, zaten iyi hazırlanmıştık karşılaşmaya. Saha içinde de bunu bunu gösterdik. Kenarlarda genişledik, iç koridorları kullandık ve ceza sahasına girdik de ama maalesef o beceriyi gösteremedik ilk yarı. İkinci yarı yine iyi başladık ama tabii olmayan bir kornerden bir korner verdi Ömer Hoca. Gerçekten bugün bütün takdir haklarını onlardan yana kullandı. Çok basit onlara faulleri çalıp bizlere sarı kart gösterirken, aynı düşünceyi, aynı yapıyı onlara karşı yapmadı. Açıkçası çok formsuzdu bugün. Zaten çok da iyi bir hakem değil ama maalesef böyle önemli maça böyle atanıyor. Bu arada bir VAR hakemi var, Davut Çelik. Tanımam etmem ama bugün 1-0 iken, lütfen tüm spor kamuoyuna söylüyorum, Wilks’in pozisyonuna bir baksınlar 1-0 iken. Bu pozisyon nasıl olur da penaltı olmaz? Ya bunu bana bir izah etsinler yani. Şimdi Wilks topa vurmuş ceza sahasında ve rakip gelmiş, indirmiş yere, vurmuş ve burada Davut hocamızın söylediği. Pozisyona bir bakın. Nasıl hakkımızın yendiğini göreceksiniz yani, orada penaltıyı verse belki maç 1-1 olacak, şimdi farklı şeyler de konuşacağız. Onun haricinde, buradan Tahkim Kurulu Başkanı’na ve oradaki üyelere de sesleniyorum; Ali Aytemur iyi bir çocuk, ben cezadan yana değilim ama şimdi Amedspor karşılaşmasında bir direkt kırmızı kart görmüş bir oyuncu var ve prosedür gereği de zaten iki maç ceza alması gerekiyor. Hiç kimseye haber vermeden cezası onanmış şekilde bugün, iki maç cezası onanmış şekilde açıklama yapılıyor daha önce. Peki nasıl oluyor da bu karşılaşma öncesi sessiz sedasız Ali Aytemur’un cezası bire indiriliyor? Bizim itiraz etmeye, düşünmeye zamanımız bile olmadı, karşımıza çıktı futbolcu birden maçta. Yani nasıl oluyor? Tüm hazırlıklarımızı biz defanstaki etkili bir oyuncusu olan Ali Aytemur, onun üstüne yapıyoruz; oynamayacak diye biliyoruz. Bir bakıyoruz karşımızda. Pendikspor güzel ve güzide bir kulüp. Çocuklar bütün sezon uğraştılar, play-off’a kaldık. Play-off’tan da umutlarımız vardı, herkesin umutlarını çaldınız. Hepinize yazıklar olsun, Tahkim Kurulu’na yazıklar olsun, bu maçın hakemlerine yazıklar olsun. Gerçekten bu çocukların emeklerini çaldılar. Hepinizi Allah’a havale ediyorum" diye konuştu.
Muğla Büyükşehir’den yerel kalkınmaya katkı
23 Aralık 2025 Salı - 12:55 Muğla Büyükşehir’den yerel kalkınmaya katkı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Köyceğiz Beyobası’nda hayata geçirilen ‘Alım Garantili Süs Bitkisi Üretimi Projesi’, yerel kalkınma, kooperatifçilik ve kadın emeğini odağına alan örnek bir çalışma olarak dikkat çekiyor. Proje kapsamında Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi desteklenerek, üreticilerin emeği belediyenin hizmet kapasitesiyle buluşturuldu. Daha önce süs bitkisi üretimi yapmamış kooperatif ortağı üreticilere verilen kapsamlı eğitimlerle, bölgede profesyonel süs bitkisi üretimine geçiş sağlandı. 30 üreticiye doğrudan destek, kadın emeği ön planda Projeden 14’ü kadın olmak üzere toplam 30 üretici doğrudan faydalanırken, üretim sezonu boyunca bölgede yaklaşık 70 kadına iş imkânı sağlandı. Böylece proje, yalnızca tarımsal üretimi değil, aynı zamanda kadın istihdamını ve yerel ekonomiyi de güçlendirdi. 28 milyon adetlik dev üretim hacmi Toplamda 28 milyon adet süs bitkisi üretilirken, bu üretimin 14 milyon adedi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından satın alınarak kent genelindeki peyzaj çalışmalarında kullanıldı. Alım garantisi sayesinde üreticiler için sürdürülebilir ve güvenli bir gelir modeli oluşturuldu. Üretim alanları turizmle bütünleşiyor Proje kapsamında yalnızca üretim değil, alanın görünürlüğü ve ziyaret edilebilirliği de ele alındı. Sera tabelaları yenilenerek, üretim alanlarının turizm sektörüyle entegrasyonu hedeflendi. Böylece Beyobası’ndaki üretim alanlarının daha dinamik, tanıtıma açık ve ziyaret edilebilir bir yapıya kavuşması amaçlandı. Alım garantisi modeliyle üreticiyi güçlendiren Beyobası Süs Bitkisi Projesi, kooperatifçilik, kadın emeği ve yerel kalkınmayı bir araya getiren örnek projeler arasında yer alıyor. Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şaban Çetin, "Muğla Büyükşehir ile beraber başlamış olduğumuz proje devam etmektedir. İlk yıl 2015 yılında 1 milyon 670 bin adet bitkilerin mevsimlik süs bitkisi ile başladık. Şu anda da 25-26 seramızda üretim yapmakta devam etmekteyiz. Üretim şekillerimiz mevsimlik çiçeklerimiz var saksıda. İbireli ağaç gruplarımız var. Üretime devam ediyoruz. Muğla Büyükşehirimizin yılda iki defa alım garantili sözleşme yapıp, bu yapmış olduğumuz sözleşmeye istinaden üretim yapıyoruz. Ve üretmiş olduğumuz bitkiler ve çiçeklerimizi Muğla’nın talep ettiği, Muğla’nın Büyükşehir alanlarına götürüp, Muğla Büyükşehir’e beraber, Muğla Büyükşehir’e işlerle dikiyorlar" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Buket Kallem, "Alım garantili süs bitkisi projemiz için buradayız, Beyobası’ndayız. Büyükşehir Belediyesi olur olmaz, ilk yaptığımız projelerden bir tanesi buydu. Bugün de katlanarak devam ediyor. Sayın Başkanımız Ahmet Aras’ında önderliğinde, sera sayılarımız ve üretici sayılarımız artarak devam ediyor. Bugün 27 seraya ulaşmış durumdayız. İlk başta bizim bir amacımız vardı. Bütün kooperatifleri kendi konularında özelleştirmek ve gerçekten kaliteli üretim yapabilecek hale getirmekte öncelikle. Biz bu sayıya Muğla’da artık ulaştık. 52 tane kooperatif, birlik, bu tarz tarımsal üretim yapan tesislerle ya da kooperatiflerle, bütün yapılarla, STK’larla bir araya geldik. Bu desteklemelerimizin her türlü desteklememiz vardı. Yani süt tankı, yöresel ürünler, zeytin, badem tesisleri, organik üretim, yani aklınıza gelebilecek her konu şarap, sirke, pekmez. Bunların hepsi bizim bu üretim faaliyetlerimiz içerisindeydi. Sonrasındaki amacımız da birlik haline gelebilmekti. Bir kooperatif birliği, bir güç birliği yapısı oluşturabilmekti. Biz buna da ulaşmış durumdayız. Bu yapımızla birlikte, kooperatif güç birliğimizle, 7 ülkeye ihracatımızı da yaptık. Üretim kapasitelerimizi de arttırdık. Markalı üretimlerimizi de yaptık. Aynı zamanda da kaliteli üretim yapabilmek için laboratuvarımızı da kurduk. Burada bir organizasyon yapısı var. Bu bir başarı örneği. Başından sonuna kadar Büyükşehir desteğiyle ve vatandaşımızın, burada özellikle kadın üreticilerimiz var, kadın üreticilerimizin katılımıyla bir model oluşturuldu ve güçlü bir kooperatifleşme örneği oldu burası. Şu anda üreticilerimizin birçoğu kadın ve sadece Büyükşehir Belediyemize değil, birçok kurumlara ve özel sektöre de satış yapmaktalar. Yüzüncü Yıl Gıda Analiz Laboratuvarımızın da en büyük amacı, yerel üreticimizi desteklemek hem de bütün bu kooperatif, birlik, STK gibi tarımla uğraşan yapıları desteklemekti. Vatandaşlarımıza hayırlı olsun" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projeye ilişkin değerlendirmesinde, Beyobası’nda hayata geçirdiğimiz alım garantili süs bitkisi projesi, yerel üretimi destekleyen, kooperatifleri güçlendiren ve üreticinin emeğini güvence altına alan önemli bir çalışma olduğunu, bu yaklaşımın hem yerel kalkınmaya katkı sunduğunu, hem de belediyenin ihtiyaçlarını yerel üreticilerden karşıladığını açıkladı.
HPV yaygın ancak önlenebilir bir sağlık sorunu
23 Aralık 2025 Salı - 12:33 HPV yaygın ancak önlenebilir bir sağlık sorunu HPV (Human Papilloma Virüsü), dünya genelinde en sık görülen viral enfeksiyonlar arasında yer alırken, çoğu zaman belirti vermeden seyrediyor. Uzmanlar, HPV’nin yaygın olmasına rağmen doğru bilgilendirme, düzenli kontroller ve aşı ile büyük oranda önlenebilir bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekiyor. HPV, cinsel ilişki yoluyla bulaşabildiği gibi, vajinal, anal ya da oral temas olmaksızın yalnızca cilt teması ile de geçiş gösterebiliyor. Kondom kullanımı bulaşma riskini azaltmakla birlikte tam koruma sağlamıyor. Bu nedenle uzmanlar bilinçli korunmanın ve periyodik kontrollerin önemini vurguluyor. Memorial Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Onur Şivaz, HPV’nin çok sayıda alt tipi bulunduğunu belirterek, bazı tiplerin genital bölgede siğillere yol açtığını, bazı tiplerin ise uzun süre vücutta kalması halinde rahim ağzı kanseri başta olmak üzere bazı kanser türleriyle ilişkilendirilebildiğini ifade etti. Dr. Şivaz, HPV taşıyan herkesin kanser olacağı yönündeki algının yanlış olduğunu, çoğu vakada bağışıklık sisteminin virüsü kendiliğinden temizlediğini söyledi. HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti göstermezken, belirti görülen durumlarda genital bölgede ağrısız siğiller ortaya çıkabiliyor. Kadınlarda ise smear testlerinde anormal hücresel değişiklikler saptanabiliyor. Uzmanlar, erken tanı için düzenli jinekolojik ve dermatolojik kontrollerin büyük önem taşıdığını belirtiyor. HPV’yi tamamen ortadan kaldıran özel bir ilaç bulunmadığını belirten uzmanlar, tedavide amacın virüsün neden olduğu lezyonları ve riskleri kontrol altına almak olduğunu ifade ediyor. Genital siğillerin varlığında dondurma, yakma, lazer uygulamaları ya da hekimin önerdiği topikal tedaviler uygulanabiliyor. Bu yöntemlerin bulaştırıcılığı da önemli ölçüde azalttığı bildiriliyor. HPV’ye karşı korunmada en etkili yöntemin aşı olduğu vurgulanıyor. HPV aşısı, genital siğillere ve kansere yol açabilen tiplere karşı koruma sağlıyor. Erken yaşta uygulandığında etkinliği daha yüksek olan aşı, cinsel olarak aktif bireylerde de fayda sağlıyor. Aşı, hem kadınlara hem de erkeklere uygulanabiliyor. Uzmanlar, HPV tanısının utanılacak ya da korkulacak bir durum olmadığını, doğru bilgilendirme, düzenli takip ve koruyucu önlemlerle HPV’ye bağlı ciddi sağlık sorunlarının büyük oranda önüne geçilebileceğini belirtiyor.
Karalezli: "Sinir kesileri tamir edilebilir"
23 Aralık 2025 Salı - 11:42 Karalezli: "Sinir kesileri tamir edilebilir" Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, sinir kesilerinde erken tanı ve doğru tedavinin büyük önem taşıdığını belirterek, bazı ateşli silah yaralanmaları ve boyundaki sinir köklerinde sinirlerin tamamen ayrıldığı kopmalar dışında çoğu sinir yaralanmasının tedavi edilebildiğini vurguladı. Prof. Dr. Mustafa Nazım Karalezli, sinir kesilerinde her vakanın tedavi edilebilir olmadığını ancak çoğu hastada doğru zamanda müdahale ile olumlu sonuçlar alınabildiğini söyledi. Bazı ateşli silah yaralanmalarına bağlı gelişen hasarlar ile omurgada sinirlerin kökünden koparak ayrıldığı durumların istisna olduğunu vurgulayan Karalezli, bu tür ağır yaralanmalar dışında zamanında yapılan tedavilerin başarı şansına sahip olduğunu ifade etti. Karalezli, "Kol ve bacaktaki sinirler üçe ayrılır. Duyu sinirleri yani sadece duyu işlevi gören sinirler, motor sinirler yani kasları çalıştırmak için onlara uyarı gönderen sinirler ve miks yani her ikisini de içinde bulunduran sinirler. Duyu sinirleri kesilince sadece duyu kaybı olur. Fakat kasa giden sinirler kesilince kesilen sinir hangi kasa gidiyor ise o kas çalışamaz. Örneğin; kol kemiği kırılınca en çok zedelenen radial sinirin çalışmaması halinde kişi el bileğini ve parmaklarını bükebilir, yumruk yapabilir ama el bileğini ve parmakları yukarı kaldıramaz" diye kaydetti. Karalezli, vücut kaslarının uyarı almadığı zaman erimeye başladığını belirterek, "Zamanla kas doku yerini yağ dokusuna bırakır. Bu değişim kişisel farklılıklar gösterse de ortalama 1 yıldır. Bu yüzden duyu sinirlerini çok uzun zaman geçse de tamir edebiliyoruz en azından şans verebiliyoruz ama kasa giden motor sinirler 1 seneden sonra tamir edilse bile kas dokusu yağ dokuya döndüğü için tedaviye cevap vermeyebiliyor. Bu süre dediğim gibi kişisel farklılıklar gösterebilir." ifadelerini kullandı. Tanıda kan testlerinin sınırlı olduğunu belirten Karalezli, uzman muayenesine dikkat çekti: "Genel olarak spesifik bir kan testi yoktur. EMG ve ultrason en çok kullanılan tanı yöntemleridir. MR da faydalı olabilir. En önemli tanı aracı ise iyi yapılmış muayenedir. Çocuklarda doğum sırasında boyundan kola giden sinirlerin yaralanmasına ayrı bir yer açmak gerekir. Brakial pleksus dediğimiz bu sinir ağı, doğum sırasında çekmeye bağlı gerilebilir veya kopabilirler. İyi yanı %90 ihtimalle iyileşirler ama mutlaka uzman muayenesi ve takibi şarttır. Burada ebeveynleri özellikle uyarmak gerekir. Brakial pleksus lezyonu olan bir çocuğu olan annenin diğer doğumunu sezeryan ile yapması riski azaltmak adına önemlidir" Tedavi seçeneklerine de değinen Dr.Karalezli: "Sinirlerin tedavisi uç uca dikilerek tamir, araya sinir dokudan alınan sinir parçası ile yama yapılarak tamir veya sinir transferi şeklinde tamir olarak kabaca 3 e ayrılabilir. Tabi ki bunların hepsi mikroskop veya özel gözlükler kullanılarak yapılan tedavilerdir. Daha önce de belirttiğim gibi bazı durumlarda sinir tamiri mümkün olmaz. Bu durumlarda kas transferi (nakli) yapılarak kola veya bacağa hareket getirmeye çalışırız"
Muğla’da 103 denetçiyle "Güvenli gıda" operasyonu
23 Aralık 2025 Salı - 11:13 Muğla’da 103 denetçiyle "Güvenli gıda" operasyonu Yaklaşan yeni yıl öncesinde, vatandaşların sağlıklı ve huzurlu bir şekilde alışveriş yapabilmesi amacıyla Muğla genelinde gıda denetimleri en üst seviyeye çıkarıldı. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen saha çalışmalarıyla, gıda güvenliği mercek altına alındı. Denetimler, tarladan sofraya gıda zincirinin her aşamasını kapsıyor. Ekipler; üretim tesislerinden satış noktalarına, restoran ve otel gibi toplu tüketim alanlarından market raflarına kadar geniş bir yelpazede kontrollerini sürdürüyor. Denetimlerde özellikle; Ürünlerin son kullanma tarihleri, Hijyen şartları, Muhafaza şartları, İçeceklerin bandrol ve fatura kontrolleri titizlikle inceleniyor. Muğla genelinde görev yapan 103 uzman denetçi, ilçe ilçe gezerek hiçbir noktanın denetimsiz kalmamasını sağlıyor. Vatandaşların sağlığını tehdit edebilecek her türlü olumsuzluğa anında müdahale eden ekipler, mevzuata aykırı hareket eden işletmelere yönelik yasal prosedürleri işletiyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, denetimlerin sadece yılbaşı öncesiyle sınırlı kalmayacağı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşması temel hedefimizdir. 103 kişilik ekibimizle sahadayız; üretimden tüketime kadar her aşamada aralıksız denetim yapmaya devam edeceğiz. Halkımızın sağlığıyla oynanmasına asla müsaade edilmeyecektir" Vatandaşların alışveriş sırasında karşılaştıkları şüpheli durumları veya hijyen eksikliklerini "Alo 174 Gıda Hattı" üzerinden yetkililere bildirmeleri istenirken, denetimlerin yılbaşı gecesine kadar artarak süreceği kaydedildi.
‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisi çıkıyor
23 Aralık 2025 Salı - 10:18 ‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisi çıkıyor Muğla Valiliği koordinesinde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) ortaklığıyla ve değişik kurum ve kuruluşların destekleriyle ilk kitabı çıkan ‘Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı’ kitabının ikincisinin hazırlıkları devam ediyor. Turizm, Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmecileri Derneği (TURYİD) Başkan Yardımcısı ve Marka İletişim Uzmanı Ebru Koralı, MSKÜ Ortaca MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Atabey, Valilik AB ve Dış İliskiler Bürosundan Doç.Dr. Buket Ballıel Ünal ile Kapurcuk Akademi sahibi Av. S. Ece Baysal Güngör Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı ziyaret ederek kitap hakkında bilgi verdiler. Antik Çağdan Günümüze Muğla Mutfağı adlı ilk eser; Antik döneme ait 35, Osmanlı dönemine ait 6, yöresel ve günümüze ait 25 yemek tarifi olmak üzere toplam 66 özgün tariften oluşuyor. Kitap, Muğla mutfağının binlerce yıla yayılan tarihi birikimini kapsamlı ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. Eser; Muğla ve çevresinde yürütülen arkeolojik kazılarda görev alan kazı başkanlarının, kendi bölgelerine ait yemek kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ilişkin sunduğu bilimsel veriler doğrultusunda hazırlandı. Bölüm yazarları tarafından kaleme alınan ilçelerin coğrafi konumu, demografik yapısı ve tarihi süreçleri, kazı alanlarında tespit edilen arkeolojik keşifler ile desteklendı. Editörlerce hazırlanan ürün bazlı bölümler, Muğla mutfağını yüz yıllardır zenginleştiren tarımsal ve doğal ürünleri ele alırken, bu ürünlerle şekillenen yemek tarifleri aracılığıyla tarihten günümüze uzanan güçlü bir gastronomi hafızası sunuyor. Sağlık alanında da büyük önem taşıyan ikinci kitap, ilk eserde yer alan 66 tarifte kullanılan ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında ele aldığı açıklandı. Uzman akademisyenler, sağlık profesyonelleri ve editörlerin katkılarıyla başlatılan bu çalışma; geleneksel mutfağın yalnızca kültürel değil, aynı zamanda koruyucu ve destekleyici sağlık boyutunu da ortaya koymayı hedefliyor.