Yerel Haberler
Muş
Muş’ta çiriş otu köylülerin geçim kaynağı oldu 28 Nisan 2026 Salı - 16:41:24 Muş’ta baharın gelişiyle dağlarda kendiliğinden yetişen çiriş otu, vatandaşlar için gelir kapısına dönüştü. Eşek ve atlarla taşınan çiriş otunun kilosu 50 liradan tüccarlara satılıyor. Muş’ta karların erimesiyle birlikte dağlık alanlarda toplanmaya başlanan ve halk arasında "gulik" olarak bilinen çiriş otu, Bilek köyünde yaşayan köylüler için önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Doğal antibiyotik olarak bilinen çiriş otu, kilosu 50 liradan tüccarlara satılarak başta İstanbul olmak üzere Bursa, İzmir, Ankara ve Diyarbakır’a gönderiliyor. Zengin bitki örtüsü ve endemik tür çeşitliliğiyle öne çıkan Muş’ta ilkbaharla birlikte doğada kendiliğinden yetişen çiriş otu, vatandaşlar tarafından dağlardan toplanarak satışa sunuluyor. Sağlık açısından sunduğu faydalarla yoğun ilgi gören şifalı ot, tır, kargo ve şehirlerarası otobüslerle Türkiye’nin farklı illerine ulaştırılıyor. Özellikle kırsalda yaşayan vatandaşlar için ek gelir kaynağı olan çiriş otu, bahar aylarında yoğun talep görüyor. Sofralarda farklı yemeklerde kullanılan ve doğal yapısıyla tercih edilen ot, bölge ekonomisine de katkı sunuyor. Doğal antibiyotik olarak bilinen çiriş otu, Muş’ta hem şifa kaynağı hem de ekonomik değer olarak öne çıkarken, köylüler için bahar aylarında önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor. Çiriş otu tüccarı Mehmet Şancı, çiriş otunu köylülerden temin ettiklerini belirterek, başta İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kayseri, Diyarbakır ve Van olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderim yaptıklarını söyledi. Tüccar Şancı, "Biz köylü arkadaşlarımızdan alıyoruz. Başta İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kayseri, Diyarbakır ve Van olmak üzere Türkiye’nin birçok iline gönderiyoruz. Satışımız her tarafa var. Bu işi büyük kapsamlı yapıyoruz, tırlarla sevkiyat gerçekleştiriyoruz. İşimizden memnunuz, çok şükür köylü de bizden memnun. Şu an köylüden alış fiyatımız 50 TL. Türkiye’nin her tarafından sipariş geliyor. Hatta yurt dışından da sipariş alıyoruz ancak imkân olmadığı için gönderemiyoruz. İşimizden memnunuz. Bu, köylüye de önemli bir katkı sağlıyor" dedi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 12:09 Üniversiteli gençler fotoğrafçılık kursuyla Muş’u keşfediyor Muş’taki üniversitede eğitim gören öğrenciler, katıldıkları fotoğrafçılık kursunda teorik bilgilerini kentin tarihi ve doğal alanlarında uygulamalı eğitimlerle pekiştiriyor. Muş Halk Eğitim Merkezi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Genç Ofis iş birliğinde açılan fotoğrafçılık kursu, üniversite öğrencilerinden ilgi görüyor. Sınıf ortamında temel fotoğrafçılık eğitimi alan öğrenciler, hafta sonları düzenlenen uygulamalı gezilerle öğrendiklerini sahada deneyimleme fırsatı buluyor. Farklı illerden Muş’a üniversite eğitimi için gelen öğrenciler, kurs kapsamında düzenlenen etkinliklerle yaşadıkları şehri daha yakından tanıyor. Belirlenen rotalarda gerçekleştirilen gezilerde öğrenciler, doğal ve tarihi alanlarda fotoğraf çekimleri yaparak pratik kazanıyor. Kurs kapsamında son olarak Köşk Şelalesi ve tarihi Murat Köprüsü ziyaret edildi. Öğrenciler bu alanlarda hem doğa ve manzara fotoğrafçılığı üzerine çalışmalar yaptı hem de kadraj, ışık ve kompozisyon tekniklerini uygulamalı olarak geliştirdi. Düzenlenen eğitim ve gezilerle öğrenciler, bir yandan fotoğrafçılık alanında kendilerini geliştirirken diğer yandan Muş’un turizm potansiyelini ve kültürel zenginliklerini keşfetme imkanını bulduğunu söyleyen Kurs Eğitmeni Fotoğraf Sanatçısı Kenan Demir, "Halk Eğitim Merkezi ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Genç Ofis bünyesinde açtığımız temel fotoğrafçılık eğitimi kursunda, sınıflarda verdiğimiz teorik bilgileri pratiğe dökmek adına ilimizin tarihi, doğal güzellikleri ve yaşamını konu alan bölgelere geliyoruz. Bu vesileyle hem ilimizi tanıtmış oluyoruz hem de öğrencilerin teorik olarak gördükleri eğitimi sahada pratik uygulamalarla pekiştiriyoruz" dedi. Kursa katılan öğrencilerden Elif Yiğit ise "Okulumuzda açılan fotoğrafçılık kursuna kayıt oldum. Hafta içi teorik eğitim alıyoruz. Muş’un farklı noktalarına geziler düzenleyerek doğada uygulamalı çekimler yapıyoruz. Şu anda şelaleye geldik, burada birçok fotoğraf çektik. Hem geziyoruz hem de öğrendiklerimizi sahada uygulama fırsatı buluyoruz" ifadelerini kullandı.
Karla kapanan Hasköy-Mutki yolu ulaşıma açıldı
09 Şubat 2025 Pazar - 11:17 Karla kapanan Hasköy-Mutki yolu ulaşıma açıldı Muş’un Hasköy ilçesiyle Bitlis’in Mutki ilçesini birbirine bağlayan ve kar yağışı nedeniyle kapanan kara yolu, ekiplerin 2 günlük özverili çalışmalarıyla yeniden ulaşıma açıldı. Muş’un Hasköy ilçesi ile Bitlis’in Mutki ilçesini birbirine bağlayan güvenlik yolu, kar yağışı ve tipi nedeniyle ulaşıma kapanmıştı. Karayolları 113. Şube Şefliği ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucunda yol yeniden trafiğe açıldı. Bölgede etkili olan kar yağışı ve tipi ulaşımı olumsuz etkilerken, ekipler yolun açık kalması için çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, sürücüleri kış şartlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Karayolları 113. Şube Şefliğinde görevli operatör İdris Karakan, kar yağışı ve tipi nedeniyle yolun sürekli ulaşıma kapandığını, zaman zaman yolda kara saplanarak mahsur kalan araçları kurtardıklarını söyleyerek, "Etkili olan fırtınadan dolayı bazen burada görüş mesafesi 10 metreye kadar düşüyor. Kar kalınlığı yer yer 3-4 metreye ulaştı. Sürekli fırtınadan dolayı açtığımız yol hemen ulaşıma kapanıyor. Bu açıdan zor şartlarda çalışıyoruz. 7/24 esasına göre vatandaşların yolda mağdur olmaması için nöbet tutuyoruz ve yolu sürekli açık tutmak için gayret gösteriyoruz. Devletimizin verdiği imkanlar dâhilinde hizmet veriyoruz" ifadelerini kullandı.
Muş Şehir Stadyumu maça hazır
09 Şubat 2025 Pazar - 00:54 Muş Şehir Stadyumu maça hazır Muş Spor Kulübü ile Bursaspor arasında oynanacak karşılaşma öncesi Muş Şehir Stadyumu’nda kar temizleme çalışmaları tamamlandı. Hafta başında başlayan ve kenti etkisi altına alan kar yağışı Muş’ta hayatı olumsuz etkiledi. Bu kapsamda kent genelinde kar temizleme çalışmaları sürerken, Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ekipleri ise Muş Şehir Stadyumu’nu oynanacak olan Muşspor-Bursaspor maçına hazırladı. Zeminin bozulmaması için büyük bir gayret sarf eden ekipler, stadyumu hafta sonu oynanacak önemli maça hazır hale getirmek için gece geç saatlere kadar çalışmalarını sürdürdü. Zemini kaplayan karların tamamı temizlenirken maçın oynanacağı saat beklenmeye başladı. "Çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürüyoruz" Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, yapmış olduğu açıklamada Muşspor’un tüm maçlarını kendi evinde oynaması için gece gündüz demeden stadı hazırladıklarını belirterek "Muşsporumuzun maçlarını oynadığı Muş Şehir Stadyumunda çalışmalarımızı aralıksız olarak sürdürüyoruz. Bu kapsamda önceki günlerde yağan kar yağışı nedeniyle zeminimiz karla kaplanmıştı. Sahamızın çim zemini bizim için ve takımımız için son derece öneme sahiptir. Bu nedenle zeminimizi koruyacak şekilde çalışmalar yürütüyoruz. Şehir Stadyumumuzda ağır iş makineleri ile kar temizle yapmak istemiyoruz. Bunun yarardan çok zararı olacaktır. Ağır iş makinesi zemine, çim ve drenaj sistemine ciddi zararlar vereceğinden ağır iş makinelerini kullanmıyoruz. Bunun yerine küçük kar savurma araçları ile çime ve zemine zarar vermeden çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu kapsamda personellerimiz tarafından gece gündüz kar temizleme çalışması gerçekleştirildi. Muşsporumuz ile Bursaspor arasında Pazar günü oynanacak maç öncesi karla kaplanan Şehir Stadyumu’nda kar temizleme çalışmaları tamamlanarak Muş Şehir Stadyumumuz hazır hale getirildi. Hafta sonu oynanacak karşılaşmada Muşsporumuza başarılar dilerim" ifadelerini kullandı.
Varto Devlet Hastanesi’nde ilk kez kapalı yöntemle mesene kanseri ameliyatı gerçekleşti
08 Şubat 2025 Cumartesi - 14:03 Varto Devlet Hastanesi’nde ilk kez kapalı yöntemle mesene kanseri ameliyatı gerçekleşti MUŞ (İHA) –Muş’ta yer alan Varto Devlet Hastanesinde ilk kez kapalı yöntemle mesene kanseri ameliyatı gerçekleştirildi. Varto Devlet Hastanesi, tıbbi imkânlarını her geçen gün geliştirerek önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Muş’un Varto ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Zeki Sever, idrarda kanama şikâyeti ile başvurduğu hastanede doktorların değerlendirmesi sonucu ameliyata alındı. Üroloji Uzmanı Halil İbrahim İvelik ve ekibi, ilk kez hastanede kapalı yöntem ile mesane kanseri ameliyatını başarılı bir şekilde gerçekleştirdi. Ameliyatla ilgili açıklamada bulunan Dr. İvelik, hastanın mesanesini tamamen dolduran bir kitle olduğunu ve kapalı yöntemle bu kitleyi etkisiz hale getirerek hastanın sağlığına kavuştuğunu söyledi. İlk defa hastanede kapalı yöntemle mesane ameliyatını gerçekleştirdiklerine dikkat çeken İvelik, "Bu ameliyatı ve bunun takibi amacıyla yapılan kontrolskobi operasyonları ilçe devlet hastanemizde gerçekleşmektedir ve bundan sonra hastalarımızın takibi için başka merkezi ekiplerine ihtiyaç yoktur. Burada takiplerini ve tedavilerini gerçekleştirebiliriz. Başarıyla geçen operasyonumuz sonrası hastamızla burada bulunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hastamızın mesanesini tamamen dolduran bir kitlesi vardı. Kapalı yöntemle kitleyi etkisiz yaptık ve hastamız sağlığına kavuştu" dedi. Üroloji uzmanı olarak geçen sene göreve başladığı Varto Devlet Hastanesi’nde, daha önce tıbbi eksikliklerin olduğunu vurgulayan İvelik, "Endoskopi ünitesi faal yapıda değildi. Başhekimimizin destekleri ile faal hale getirdik. Mayıstan bu yana yaklaşık 800 cerrahi işlem gerçekleştirdik. Bunların içerisinde inmemiş testis operasyonları, peygamber sünneti dediğimiz hipostaz cerrahisi, kadın idrar kaçırma cerrahileri, kapalı ve açık prostat ameliyatları, mesane taşları, endoskopik işlemler olmak üzere birçok ürolojik cerrahi işlemi gerçekleştirebiliyoruz. Bu uygulamaların hastanemizde gerçekleştirilmesi sonrası hastalarımızın sevk oranında ciddi bir azalma oldu. Hastalarımıza bu konforu sağlayabilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aynı zamanda binlerce hastanın poliklinik muayenesini ve tedavisini gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Aynı zamanda çevre iller ve ilçeler de tedavi için bize gelmekte. Sağlık çalışanları olarak halkımıza yaptığımız bu hizmetin mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuşan hasta Zeki Sever ise tedavi sürecini kısaca anlatarak, "Mesane kanseri teşhisim vardı. Halil İbrahim hocamızın yanına geldim. Durumumu anlattım, endoskopi işlemi yaptı ve dört parça alınması gerektiğini söyledi. Kendisine güvenerek ameliyata girdim. Ameliyat sırasında durumu birlikte seyrederek mesane kanserini aldı. Ardından prostat parçası da çıkarıldı. Allah’a şükür şu an hiçbir sorunum yok. Hastane personeli de benimle çok ilgilendi. Allah hepsinden razı olsun" diye konuştu.
Acarkent köyünün bataklık ve fay hattı üzerine kurulduğu iddiası
08 Şubat 2025 Cumartesi - 09:00 Acarkent köyünün bataklık ve fay hattı üzerine kurulduğu iddiası MUŞ (İHA) – Muş’un Varto ilçesinde 1966’da meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin izleri hâlâ silinemedi. Acarkent köyünde deprem sonrası yapılan konutların bataklık ve fay hattı üzerine inşa edildiği iddia edilirken, köy sakinleri sağlam zeminde yeni yerleşim yeri talep ediyor. Varto ilçesinde 19 Ağustos 1966’da meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin üzerinden 58 yıl geçmesine rağmen, yaraları tam anlamıyla sarılamadı. Resmi rakamlara göre 2 bin 369 kişinin hayatını kaybettiği, binlerce evin yıkıldığı felaketin ardından, hak sahiplerinin barınma sorunları o dönem kısmen çözülse de aradan geçen zaman tekrar barınma sorununu gündeme getirdi. Deprem sonrası 47 metrekare olarak yapılan konutlar; bir oda, bir salon, mutfak ve banyodan oluştuğu için birçok aile için yaşanabilir bir alan sunamadı. İddiaya göre Varto’nun Acarkent köyünde o dönem inşa edilen konutlar yeteri inceleme ile denetim yapılmadan fay hattı ve bataklık üzerine inşa edildi. Geçen zaman ile birlikte birçok konut bakımsızlıktan ve duvarlarının su almasından dolayı çürüdü. En ufak sarsıntıda evlerinin duvar ve balkonlarında çatlakların meydana geldiğini söyleyen köy sakinleri, devlet desteği ile sağlam zeminde bir köy kurulmasını istiyor. Depremi yaşayan köylüler, o günlerin korkusunu hâlâ üzerlerinden atamadıklarını söyleyerek, devlet desteğiyle daha sağlam zeminde yeni bir köy kurulmasını talep etti. 58 yıl sonra bile barınma sorununun tam anlamıyla çözülememiş olması, bölgede yaşayan aileleri mağdur etmeye devam ediyor. Depremi en acı şekilde yaşayan Hasan Arslan, deprem korkusunu atamadıklarını ifade ederek, "1946 yılında Varto’nun Acarken köyünde dünyaya geldim. 1966 yılında depremi yaşadım. Çok şiddetli bir yıkım yaşadık, çok ölümüz oldu. Yakınlarımızı ancak bir hafta sonra enkaz altından çıkarabildik. 1974 yılında konutlarımız inşa edildi. Konutların inşaatında çalıştım. Korkuyoruz aynı depremi yaşamaktan. Gece uyuyamıyorum. Bize bir çare bulsunlar aynı acıları yaşamak istemiyoruz" dedi. Konutlarının bataklıkta ve fay hattı üzerine kurulduğunu söyleyen Şükrü Eroğlu ise "1966 yılında köyümüzde şiddetli bir deprem oldu. Köyümüz alt üst oldu, evlerimiz yıkıldı. Depremden sonra bize konutlar yapıldı. Konutlarımız yine aynı bölgeye bataklık ve fay hattı üzerine kuruldu. Devletimizden bir isteğimiz var. Bizi buradan çıkarsınlar ve başka bir yere yeni bir köy kursunlar. Binalarımız hep çatlamış. Devletimiz bizi bu bataklıktan ve fay hattı üzerinden kurtarsın. Her deprem olduğunda binalarımızın duvarları çatlıyor. İçeri girmekten korkuyoruz" şeklinde konuştu. 1966 depreminde akrabalarını kaybettiğini söyleyen Porsor Eroğlu da, devletin kendilerine yeni konut inşa etmesini istedi. Eroğlu, "Deprem olduğunda ben dışarıdaydım. Köyün içinden dumanlar yükseldi. Köye doğru geldim kaynanam kapıdaydı, evin içine girmem izin vermedi. Akrabalarım depremde enkaz altında kaldı. Nereye gideceğimizi ne yapacağımızı bilmiyorduk. Köyümüz yıkıldı. Çok kişi enkaz altında kaldı. O dönemde yapılan deprem konutları bataklık ve fay hattı üzerine inşa edildi. Evlerin altında su çıkıyor. Bu evlerde oturmaktan korkuyoruz. Devlet bize yardım etsin. Çocuklarımız korkudan bizim yanımıza gelmiyor başka bir yerde kalıyorlar" ifadelerini kullandı. Köylerinin taşınmasını isteyen köy sakinlerinde İbrahim Baba ise "Acarkent köyünde yaşıyorum. 1966 yılında deprem oldu. Depremde bizim akraba ve komşularımız hayatını kaybetti. 1974 yılında devlet bizlere deprem konutu yaptı. O dönemlerde fazla analiz ekipleri olmadığı için yapılan konutlar fay hattı ve bataklık üzerine yapıldı. En ufak bir sarsıntıda bizim evler hem çatlıyor hem de sıvalar dökülüyor. Şu an biz devletimizden tek istediğimiz bizlere yeni konutlar yapsınlar. Gerekirse bizleri borçlandırıp yapsınlar" şeklinde konuştu.
Eski hükümlüler eğitim ve meslek kurslarıyla topluma kazandırılıyor
07 Şubat 2025 Cuma - 14:22 Eski hükümlüler eğitim ve meslek kurslarıyla topluma kazandırılıyor Muş’ta hükümlüler, eğitim ve meslek kurslarıyla topluma kazandırılıyor. Muş Cumhuriyet Başsavcılığı Denetim Serbestlik Müdürlüğü, hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasını sağlamak amacıyla eğitim ve meslek edindirme programları düzenliyor. İnfaz süreci sonrası hükümlüler arıcılık, hayvancılık, sürü yönetimi, yumurtacılık, kanatlı hayvancılık ve doğalgaz tesisatçılığı gibi birçok alanda ücretsiz kurs alabiliyor. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nün ortak yürüttüğü projede kurslara katılan hükümlüler, eğitimlerini başarıyla tamamladıktan sonra sertifikalarını alarak iş kurma fırsatı yakalıyor. Bu kapsamda 2024 yılı içinde gerçekleştirilen eğitim programlarında 105 kişi sürü yönetimi, 15 kişi ise arıcılık eğitimi alarak toplamda 120 hükümlü sertifika almaya hak kazandı. Ayrıca, sürü yönetimi sertifikası alan 6 hükümlü, İŞ-KUR tarafından desteklenen ‘Eski Hükümlü Kendi İşini Kurma Projesi’nde kabul görerek kendilerine toplam 8 büyükbaş hayvan hibe desteği sağlandı. Bunun yanı sıra 13 eski hükümlünün sunduğu projeler değerlendirilmek üzere Denetim Serbestlik Müdürlüğü ekiplerince İŞ-KUR İl Müdürlüğüne yönlendirildi. Denetim Serbestlik Müdürlüğü Koruma Kurulları Bürosu Projeler Biriminden Sorumlu Uzman Derya Güler, hükümlülerin meslek edinerek yeniden topluma kazandırılmasının önemine vurgu yaparak, bu tür projelerin devam edeceğini belirtti. Güler, "Müdürlük olarak infaz süreci, eğitim ve iyileştirme bölümü ile topluma yeniden kazandırma süreci olmak üzere üç temel bölüme ayrılıyoruz. Öncelikle infaz sürecini yönetiyoruz, ardından hükümlülerin eğitim ve kişisel gelişimlerini destekliyoruz. Son aşamada ise hükümlülerin tekrar topluma kazandırılması ve kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için çeşitli kurslar düzenliyoruz. Bu kapsamda arıcılık, hayvancılık, su yönetimi, yumurtacılık, kanatlı hayvancılık ve doğalgaz tesisatçılığı gibi birçok alanda eğitim veriyoruz. Bu kurslar sonucunda hükümlülerimize, normalde ücretli olan ancak Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile ortak yürüttüğümüz projeler sayesinde ücretsiz olarak sağlanan sertifikalar veriyoruz. Ayrıca, hükümlüler kursları tamamladıktan sonra İŞ-KUR projeleri aracılığıyla sundukları projelere destek sağlıyoruz. Böylece arıcılık, hayvancılık gibi alanlarda kendi geçimlerini sürdürebilmeleri için gerekli teşvikleri sunarak topluma yeniden faydalı bireyler olarak kazandırılmalarına yardımcı oluyoruz" dedi.