Yerel Haberler
Muş
Muş’ta "1071’in İzinden Fotoğraf Maratonu" yoğun katılımla başladı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:19:40 Muş’ta düzenlenen "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 250 fotoğraf sanatçısının katılımıyla start aldı. Muş’ta "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", ülke genelinden 250 fotoğraf sanatçısı ve 11 jüri üyesinin katılımıyla başladı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Muş Genç Fikirler Derneği tarafından organize edilen etkinlik, kentin doğal ve kültürel değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlıyor. 1-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek maraton kapsamında katılımcılar, Muş’un tarihi mekânlarını, doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini fotoğraflayacak. Fotoğrafçılar ayrıca köy yaşamını ve kırsal alanları da objektiflerine yansıtarak farklı kategorilerde yarışacak. Yarışma süresince çekilen eserler, alanında uzman 11 kişilik jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren katılımcılara toplam 170 bin TL ödül verilecek. Etkinlik ile Muş’un turizm potansiyelinin artırılması, doğal ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması hedeflenirken, fotoğraf maratonunun kentin tanıtımına önemli katkı sunması bekleniyor. Jüri üyesi olarak Muş’a gelen Gezgin Foto Dergisi imtiyaz sahibi Adem Meleke, fotoğrafın günümüzde dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olduğunu belirterek, iletişimin en güçlü araçları arasında yer aldığını söyledi. Fotoğrafın ve fotoğrafçının konuşulduğu her ortamın kendileri için son derece değerli olduğunu ifade eden Meleke, "Ama bunun Muş’ta olması, 1071’in İzinde Muş Foto Maratonu organizasyonunda Muş Valiliği’nin davetlisi olarak burada bulunmak, bu güzel lale bahçeleri içerisinde bulunmak, bu güzel dağların arasında bulunmak, en önemlisi de fotoğraf sevdalılarının arasında bulunmak bizim için çok güzel. Umarım güzel bir yarışma olacak. Buradan çok güzel fotoğraflar çıkacağına inanıyorum. Ben de keyifle birkaç gün burada fotoğraf çekeceğim" dedi. Jüri üyelerinden fotoğraf sanatçısı Mehmet Özcan, Muş’un doğal güzelliklerini fotoğraflamak için kente geldiklerini, aynı zamanda çekilen kareleri değerlendiren jüri üyeleri arasında yer aldığını belirterek, "Fotoğrafları oylayıp değerlendireceğiz. İnşallah güzel kareler çıkar. Muş güzel yerlere gelir, güzel tanıtılır. Çok güzel yerleri var. Muş Ovası’ndan sürekli bahsediliyordu ama ben yeni yeni görmeye başladım. Bu karlı dağlarda bu güzel laleleri çekmek bence birçok insana çok güzel bir keyif verecektir. Tabii tek lale değil, birçok güzel yer var, tarihi yerler var. İnsanların burayı çekerek bu şehre daha çok geleceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Muş’a ilk kez geldiğini söyleyen Anadolu Ajansı Görsel Arşiv Haber Müdürü Esra Hacioğlu, "Foto maraton vesilesiyle Ankara’dan Muş’a geliyorum. Bu vesileyle gelmekten de gerçekten çok mutluluk duyuyorum. Muş’un tarihi ve doğal güzelliklerini bu sabahtan itibaren geziyoruz. Eminim foto maratona katılan fotoğrafçılar çok renkli, çok güzel fotoğraflar getirecektir önümüze. Biz de jüri üyeleri olarak bu fotoğrafları heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. Jüri üyelerinden Kızılay İçerik Yönetim Müdürü Fırat Yurdakul, "1071’in İzinde Muş Foto Maratonu"nun kendileri için oldukça sıra dışı bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Pek çok fotoğraf sever şu anda burada Muş’u fotoğraflıyor. Muş gerçekten doğasıyla insanları şaşırtan, farklı duygulara taşıyan bir bölge. Pek çok yerde fotoğraf maratonları düzenleniyor ancak Muş’taki maratona oldukça yoğun bir katılım olduğunu gördük. Bunun da aslında Muş’un çok bilinmeyen ve merak edilen yönlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Başarılı geçeceğini düşünüyorum. Çok güzel fotoğraflar geleceğini şimdiden öngörebiliyoruz" diye konuştu. Fotoğraf sanatçısı Osman Taplamacı, Şanlıurfalı bir fotoğrafçı olarak Muş’a ilk kez geldiğini belirterek, "Çok güzel, çok ilgili bir ekip organizasyonu var. Muş’un doğası çok güzel. Muş ovası fotoğraf için vadi var. Katılım bayağı yoğun. Umuyorum ve diliyorum ki fotoğrafçı arkadaşların çekeceği fotoğraflarla Muş daha iyi tanıtılır. Daha bakir olan ovası ve doğal güzellikler tanınır olur, bilinir olur" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41 Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:42 Muş’un kurtuluşunun 109’uncu yılı törenle kutlandı Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümü, kent meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, bir milletin onur mücadelesini, direncini ve sarsılmaz iradesini yeniden hissettiklerini ifade etti. Vali Çakır, "Bu topraklar, tarih boyunca nice sınavlardan geçmiş, kimi zaman işgalle, kimi zaman yoklukla, kimi zaman da ağır bedellerle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan o çetin süreçte, Muş, işgallerin, baskıların ve zulmün gölgesinde zor günler yaşamıştır. Ermeni çetelerinin ve işgal güçlerinin bölgede oluşturduğu tahribat, sadece fiziki değil, aynı zamanda derin bir insani dramı da beraberinde getirmiştir. Ancak bu karanlık tabloya rağmen, Muş halkı asla boyun eğmemiştir. İmkânsızlıklar içinde dahi umudunu yitirmemiş, yokluk içinde dahi onurunu korumuştur. Evladını cepheye gönderen analar, yurdunu terk etmeyen yaşlılar, vatanı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden yiğitler. Hepsi bu direnişin yaşayan birer destanı olmuştur. Çünkü bu millet, tarih boyunca esareti kabul etmemiştir. Çünkü bu millet, toprağına sadece sahip olmamış, onu canı pahasına korumuştur. Muş’un 30 Nisan 1917’de yeniden hürriyetine kavuşması, işte bu inancın, bu dirayetin ve bu asil duruşun bir sonucudur" dedi. Bu toprakların yalnızca yakın tarihin değil, bin yıllık bir medeniyet yürüyüşünün de tanığı olduğunu belirten Çakır, Malazgirt’te kazanılan büyük zaferle Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Sultan Alparslan ve askerlerinin ise sadece bir savaş kazanmakla kalmayıp bu coğrafyaya bir ruh, kimlik ve istikamet kazandırdığını ifade ederek, "O gün atılan adımlar, bugün üzerinde yaşadığımız vatanın temelini oluşturdu. Ve bizler, o mirasın emanetçileri olarak, geçmişten aldığımız güçle geleceğe yürümek zorundayız. Bugün Muş’umuz, geçmişin zorluklarından aldığı güçle her geçen gün daha da gelişen, büyüyen ve geleceğe umutla bakan bir şehir haline gelmektedir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma, sanayiden sosyal yaşama kadar pek çok alanda hayata geçirilen yatırımlar, devletimizin güçlü iradesinin ve milletimizin kararlılığının en somut göstergesidir. Bu vesileyle, Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümünü yürekten kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. 30 Nisan Kurtuluş Günümüz kutlu olsun" şeklinde konuştu. Daha sonra şiirlenin okunduğu, halk oyunların ve müzik gösterisinin sunulduğu törende, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Kortej yürüyüşüyle son bulan programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Vali Yardımcıları Tahir Yılmaz, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, gaziler, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Varto da ‘geleceğe nefes insanlığa nefes’ etkinliği
16 Kasım 2024 Cumartesi - 10:49 Varto da ‘geleceğe nefes insanlığa nefes’ etkinliği Muş’un Varto ilçesinde, ’Geleceğe nefes insanlığa nefes’ teması çerçevesinde Varto Devlet Hastanesi bahçesinde iyilik fidanlarını toprakla buluşturdu. Muş’un Varto ilçesinde Hacı Şemsettin Bingölbalı Yatılı Hafızlık Kız Kur’an Kursu’nda okuyan öğrenciler, milli ağaçlandırma etkinlikleri kapsamında ’Geleceğe nefes insanlığa nefes’ teması çerçevesinde Varto Devlet Hastanesi bahçesinde iyilik fidanlarını toprakla buluşturdu. 11 Kasım milli ağaçlandırma günü olumsuz hava şartları nedeniyle bugüne ertelendi. Etkinlikte bir konuşma yapan İlçe Müftüsü Fatih Arslan, "Peygamber Efendimizin ‘yarın kıyametin kopacağını bilseniz dahi elinde bir fidan olan kişi onu diksin’ buyurarak bizlere Allah’ın ayetlerinden bir ayet olan kâinata karşı bilinçli şuurlu bir hayat kazandırmayı aşılamıştır. Bizler bugün Varto’da ilk defa gerçekleştirilen ve hafızlarımızın elleri ile dikilen iyilik fidanlarımızın yarınlarımıza nefes olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Yeşil vatana dikilen her fidanın ‘Geleceğe nefes, insanlığa nefes’ olacağı bilinciyle gerçekleştirilen etkinliğe katılan Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Abdurrahim Kaplan, “Varto Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Sedat Binici ve müdür yardımcılarına, Diyanet Gençlik Koordinatörlüğüne, din görevlilerine ve hastane personeline özelliklede Kur’an kursu öğrencilerimize katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz” dedi. Yatılı kız kuran kursu öğrencileri de ilk kez böyle bir etkinlik yaptıkları ve hastane bahçesinde ağaçlandırma yaptıklarıyla mutlu olduklarını dile getirdiler.
Muş’ta akraba aileler arsındaki husumet sonlandırıldı
15 Kasım 2024 Cuma - 11:37 Muş’ta akraba aileler arsındaki husumet sonlandırıldı Muş’un Bulanık ilçesine yaklaşık 4 ay önce akraba olan iki aile arasında çıkan, 2 kişinin yaralandığı arazi kavgası nedeniyle yaşanan husumet, kaymakam ve kanaat önderlerinin araya girmesi ile barışla sonuçlandı. Bulanık ilçesine bağlı Sultanlı köyünde 14 Temmuz 2024 tarihinde akraba olan iki aile arasında arazi nedeniyle çıkan kavgada 2 kişi yaralandı. Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu’nun ve kanaat önderlerinin araya girmesi ile akrabalar arasındaki husumet barışla sonuçlandı. Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda, aileler Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek barıştı. Törende konuşan Kaymakam Ömer Övünç Koşansu, "Uzun zamanda beri süre gelen bu husumetin bitirilmesine İlçe Emniyet Müdürümüz Aytaç Tefek, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Kazım Tüysüz, İlçe Müftüsü Abdurrahman Gündüz ile birlikte şahitlik etmek için buraya geldik. Tabiki olanı geri çevirmek mümkün değil ancak bu tarz barışlarla acıları hafifletmek, bu acıları gelecekteki nesillere, özellikle olaylarla alakası olmayan gençlerimize, çocuklarımıza miras kalmamasını sağlamak amacıyla bu barışı çok önemsiyorum. Köyümüzün ilçemizin, huzuru, güvenliği, asayişi yönünden bu tarz barışlar çok önemlidir. Tabiî ki Allah esirgeyen ve bağışlayandır. Esirgeyeni ve bağışlayanı da sever. Bu yönden de bakarsak bu barışlar çok iyidir. Onun haricinde barış çok önemli ve barışın o kadar da önemli olan bu barışın sürdürülmesi, devam etmesi, kalıcı olmasıdır. Bizde eminiz ki bu barış devam edecek, sürecek ve kalıcı olacak. Bununla ilgili emeği geçen çok kişi var hepsine huzurlarınızda teşekkür ederim. Allah hepinizden razı olsun" dedi. İlçe Müftüsü Abdurrahman Gündüz ise "Bütün müminler ve Müslümanlar kardeştir. Yüce Allah diyor ki mademki kardeşsiniz. Kardeşlerinizin arasında barışı kardeşliği ve sulhu yerleştirin. Eğer bir hata oluşmuşsa, bir yanlış olmuşsa o yanlışı affetmek Müslümanlığın bir erdemidir. Peygamber Efendimizin hayatını hepiniz biliyorsunuz. Kızının düşük yapmasına sebep oldular. Nice nice şeyle peygamber Efendimizin başına geldi. Ama peygamberimiz Mekke’yi fethettiğinde bütün insanlar onun etrafında toplandı. Peygamber Efendimiz dedi ki siz bana bu kadar haksızlık, bu kadar nankörlük ettiniz şimdi benden ne bekliyorsunuz, sizden merhamet bekliyoruz. Peygamber Efendimiz hepiniz özgürsünüz. Hepiniz affedildiniz. Hepiniz hata yapar affeder. Yani her noktada insan affı seçerse birde büyüklerin araya girmesi ile barış olur" diye konuştu. Şeyh Abdurrahman Çelik, "Mademki Müslüman’ız diyorsak İslam’ın şartı ise kardeş isek birbirimizi affetmektir. Dinden uzaklaştığımız için her türlü musibetler önümüze çıkıyor. Onun için dinimize sahip çıkalım. Birbirimizi affedelim. Barışı katkı sağladığınız için hepinize teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kanaat önderlerinden Faruk Kılınç, "Bugün barış için burada toplanmış bulunmaktayız. Yüce Rabim bağışlayan ve esirgeyendir. Bu barışta emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Yapılan konuşmaların ardından barış töreni akrabaların el sıkışması ile sona erdi. Sultanlı köyünde düzenlenen barış törenine Bulanık Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, İlçe Emniyet Müdürü Aytaç Tefek, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Kazım Tüysüz, İlçe Müftüsü Abdurrahman Gündüz, Rüstemgedik Belde Belediye Başkanı Abid Özdemir ve kanaat önderleri katıldı.
Muş Devlet Hastanesine atanan yeni başhekim göreve başladı
14 Kasım 2024 Perşembe - 15:22 Muş Devlet Hastanesine atanan yeni başhekim göreve başladı Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine getirilen Uzman Dr. İlker Uluçay, yeni görevine başladı. Şırnak Silopi Devlet Hastanesinde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yaparken Muş Devlet Hastanesi Başhekimliğine atanan İlker Uluçay, göreve başladı. Muş Devlet Hastanesi Başhekimliğine atanan Uzm. Dr. Uluçay, vatandaşa en iyi hizmeti sunmak için var gücüyle çalışacağını ifade ederek, “Amacımız sağlıkta kaliteden ödün vermeden vatandaşa sağlıklı bir hizmet sunmak, hasta ve çalışan memnuniyetini de en yüksek seviyeye çıkarmaktır” dedi. Uzm. Dr. İlker Uluçay kimdir? 1985 yılında Kastamonu’nun Küre ilçesinde doğan Doktor Uluçay, Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine atandı. İlk ve orta öğrenimini İstanbul Fatih Karagümrük İlköğretim Okulunda, lise eğitimini ise Kastamonu Mustafa Kaya Anadolu Lisesinde tamamlayan Doktor Uluçay, 2011 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Kastamonu İnebolu Devlet Hastanesinde 2011-2013 yılları arasında pratisyen hekim olarak mecburi hizmetini tamamlayan Uluçay, 2013-2015 yılları arasında Aydın Nazilli Devlet Hastanesi ve 2015-2018 yılları arasında Aydın Didim Devlet Hastanesinde pratisyen hekim olarak görev yaptı. 2018 yılında İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başladığı Acil Tıp Uzmanlık eğitimini 2023 yılında başarıyla tamamlayan Uluçay, uzmanlık eğitiminin ardından Ocak 2023’te Şırnak Silopi Devlet Hastanesine Acil Tıp Uzmanı olarak atanmıştı. 2024 Kasım ayında Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine getirilen Uluçay, yeni görevine başladı.
Muş’ta 11 bin fidan toprakla buluşturuldu
14 Kasım 2024 Perşembe - 14:29 Muş’ta 11 bin fidan toprakla buluşturuldu Muş’ta Milli Ağaçlandırma Günü dolayısıyla il merkezi ve ilçelerde toplamda 11 bin fidan toprakla buluşturuldu. Muş Valiliği ve Orman İşletme Müdürlüğünün "Geleceğe Nefes, İnsanlığa Nefes" sloganıyla düzenlediği etkinlik, Muş Garnizon Komutanlığı Atış Alanı’nda bulunan Mehmetçik Hatıra Ormanı’nda gerçekleştirildi. Törende, geleceğe daha yeşil bir çevre bırakmak için bir araya gelen yüzlerce kişi fidanları toprak ile buluşturdu. Törene katılan Muş Valisi Avni Çakır, 11’inci ayın 11’inde tüm ülkede bir ağaçlandırma seferberliği başladığını belirterek, "Hava şartlarından dolayı fidan dikme törenimizi ertelemiştik. Şimdi ise böylesine güzel bir kalabalıkla fidan dikme törenini icra ediyoruz. Özellikle gençlere daha çok teşekkür ediyorum. Buradaki temel amacımız, gençlerimiz ve yavrularımızla daha yeşil, daha yaşanabilir bir dünya bırakmak ve ağacı korumanın, sevmenin, yetiştirmenin önemini vurgulamak. Onlar da burada bulunmakla beraber çok anlamlı bir törene şahitlik ediyorlar. Bizler de hem daha yeşil bir Muş için hem daha güzel bir doğa ortamı oluşturmak için her fırsatta fidanları toprakla buluşturmaya gayret ediyoruz. Orman fidanlığımızın da devreye girmesiyle bu anlamda ağaçlanma faaliyetlerimizi çok daha fazla yukarı çekeceğiz” dedi. Konuşmanın ardından Orman İşletme Müdürü Ufuk Çelik, fidan dikimine katılan vatandaşlara çeşitli bilgiler verdi. Muş Valisi Avni Çakır ve eşi Bahar Çakır, protokolle beraber fidanları dikerek can suyu verdi. Törene vali yardımcıları Cihat Abukan, Mustafa Batuhan Alpboğa ve Tahir Yılmaz, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, askerler, kurum amirleri, sporcular ve öğrenciler katıldı.
Bulanık’ta  "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi
13 Kasım 2024 Çarşamba - 13:39 Bulanık’ta "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi Muş İl Emniyet Müdürlüğünde görevli ekipler, "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi kapsamında Bulanık ilçesinde stant açtı. Muş Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi kapsamında Bulanık Meslek Yüksekokulunda açtıkları stantta 196 öğrenciyi bilgilendirdi. Düzenlenen etkinlikte, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü personelleri tarafından öğrencilere; dolandırıcılık, terör, siber suçlar, sosyal medya kullanımı, bağımlılık ve KADES hakkında çeşitli bilgiler verildi. Öğrencilere defter, tükenmez kalem, broşür, bez çanta, uçlu kalem, silgi seti ve grafik resim tekniği ile hazırlanan kişiye özel isim yazılı kaligrafi kâğıtları da hediye edildi. Ayrıca, bilgilendirme standı sonrasında gençlerle masa tenisi etkinliği gerçekleştirildi. Okullarda kurulan bilgilendirme standı ile ilgili İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Terörle Mücadele Şube Müdürlüğümüz; üniversite öğrencilerinin terör örgütleri faaliyetlerinden uzak tutulmasını sağlamak amacıyla bilgilendirme ve önleme faaliyetleri (BÖF) kapsamında ‘El Elele Güvenli Geleceğe’ projesi adı altında; Bulanık MYO’da bilgilendirme ve stant çalışması dahilinde öğrencilere hediye olarak; defter, tükenmez kalem, broşür, bez çanta, uçlu kalem silgi set, grafik resim tekniği ile kişiye özel isim yazılı kaligrafi kağıdı hediye edilmiş, toplam da 196 kişiye ulaşılmıştır. Bilgilendirme standı sonrasında gençlerle masa tenisi etkinliği gerçekleştirilerek aidiyet duygusu ve birlik beraberliğin önemi vurgulanmıştır” denildi.
Evlat nöbetindeki baba: “Bahçeli’yi yürekten kutluyorum”
13 Kasım 2024 Çarşamba - 12:54 Evlat nöbetindeki baba: “Bahçeli’yi yürekten kutluyorum” MUŞ (İHA) – Muş’ta çocuklarının dağa kaçırılmasından DEM Parti’yi sorumlu tutan ailelerin 7 Nisan 2021’de başlattığı oturma eylemi 171’inci haftada da devam ederken, eyleme katılan baba Mahmut Yılmaz ise MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısını olumlu bulduğunu dile getirerek, “Bahçeli’yi yürekten kutluyorum. Güzel bir açıklamadır. İnşallah arkası da gelecek” dedi. Muş’ta çocuklarını terör örgütü PKK’nın pençesinden kurtarmak isteyen ailelerin DEM Parti il binası önündeki eylemi devam ediyor. Aileler, çocuklarının en kısa sürede güvenli bir şekilde evlerine dönmesini beklerken, toplumun da bu konuda destek olmasını istedi. Çocuklarına kavuşma ümidiyle her hafta çarşamba günü DEM Parti il binası önünde bir araya gelen aileler, "Anneler direniyor" ve "Yeter artık evlatlarımızı bırakın" pankartları açtı. Anne ve babalar, yıllardır hasretle bekledikleri çocuklarına teslim olmaları için çağrıda bulundu. “Gençlerimiz artık uyandı” Rantçılara fırsat vermeyeceklerini söyleyen Mahmut Yılmaz, bedeli ne olursa olsun bu yola devam edeceklerini ifade ederek, “Bu yola başvurduğumuzdan bu yana PKK’da büyük bir düşüş var. Gençlerimiz artık uyandı. Bu yolun boş olduğunu herkes anladı. Artık rantçılara fırsat vermeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun, bu yola devam edeceğiz. İnşallah hepimiz huzur içinde çalışacağız. Kürt, Türk, Çerkez, Alevi demeden, kardeşçe yaşamak istiyoruz. Birinci sınıf, ikinci sınıf diyorlar, öyle bir şey yok. Hepimiz bu toprağın evladıyız. Gençlerimiz de artık uyandı. Eskisi gibi katılım olmayacak. Büyük bir düşüş var. DEM Parti’nin de artık Kürt partisi olmadığını herkes biliyor. Onlar da koltuk peşinde” dedi. Çocuğunun 2002 yılında Fransa’da kandırılarak örgüte katıldığını ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Benim çocuğum 2002 yılında Fransa’da katıldı. Herkesin bu yolun boş olduğunu çözdü. Eskisi gibi bir katılım olmayacak. Huzur içinde yaşıyoruz. Türk’ün hakkı neyse benim hakkım da odur. Şimdiye kadar hiçbir eksiğimiz olmadı. Devletten zarar gelmedi, devletten kardan başka bir şey olmadı. Rantçılar ortalığı karıştırıyor, onlara fırsat vermeyeceğiz. Huzur içinde, kardeşçe yaşamak istiyoruz.” Baba Mahmut Yılmaz, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısını da olumlu bulduğunu dile getirerek, “Bahçeli’yi yürekten kutluyorum. Güzel bir açıklamadır. İnşallah arkası da gelecek” dedi. Anne Ayten Koçhan ise 9 yıldır oğlunun kaçırıldığını söyleyerek, “DEM Parti’den, PKK’dan çocuğumu istiyorum. Versinler çocuklarımızı. Bu bizim davamız değil, bu Amerika ile İsrail’in davasıdır. Biz daha evlat hasretine dayanamıyoruz. Ersin, beni duyuyorsan, görüyorsan dön. Yolunuz yol değil. Bir bayrağımız var oğlum. Taşların dibinde, mağaralarda devlet kurulmaz yavrum. Sizi kandırıyorlar, sizi kullanıyorlar. Gelin devlete sığının. Bir tane dağda kalana kadar biz eylemimize devam ediyoruz. Bütün anneler sizin hasretinizden yanıyor. Buradan bütün annelere sesleniyorum, gelin bize katılın. Biz bir şeyin peşinde değiliz, evladımızın peşindeyiz, ciğerlerimizin peşindeyiz” şeklinde konuştu.
Ahşaba şekil veren usta, teknolojiye direniyor
12 Kasım 2024 Salı - 18:11 Ahşaba şekil veren usta, teknolojiye direniyor Muş’ta 10 yıldır ormandan topladığı ağaçlara şekil vererek geçimini sağlayan 12 çocuk babası 66 yaşındaki Ahmet kezgeç, teknolojiye karşı mesleğini ayakta tutma savaşı veriyor. Muş’un Derecik köyünde yaşayan 66 yaşındaki Ahmet Kezgeç, 10 yıldır dağlardan topladığı ağaçlara şekil vererek geçimini sağlıyor. Teknolojinin hızla geliştiği bir dünyada geleneksel el sürdürerek 12 çocuğuna ve ailesine destek olmaya devam ediyor. Ahşap işçiliğini bir sanat olarak gören Kezgeç, mesleğini ayakta tutmak mücadele veriyor. Her sabah büyük bir sabırla köyün yakınındaki ormana giderek bölgeye özgü ağaçları seçen ve büyük bir özenle işleyen Kezgeç, bu ağaçlardan tahta kaşık, tabure, sehpa ve çeşitli süs eşyaları üretiyor. Onun yaptığı el işi ürünler, köyde ve çevrede büyük ilgi görüyor. Bu el emeği göz nuru eşyalar hem evlerin ihtiyaçlarını karşılıyor hem de bölgede geleneksel zanaatkarlığın yaşamasına katkı sağlıyor. “Teknolojiye yenik düşmek istemiyorum, el emeğimin değerini kaybetmemesi için uğraşıyorum” diyen Kezgeç, Derecik köyünde yaşıyorum. 66 yaşındayım. Bu meslek bana Babamdan ve dedemden kaldı. Onlar bu sanatları yapıyorlardı, vefat edince malzemeleri kaldı ve ben de mesleklerini sürdürdüm. Ormana gidip ağaç getirip bunları yapıyorum, bazen millete veriyorum para veren var vermeyen var. Ben genellikle para ile satmıyorum, zevk için yapıyorum. 66 yaşındayım günüm geçsin diye bu meslekle uğraşıyorum. Kaşık yapıyorum, ayran ve süt için büyük kepçeler yapıyorum, yemek kepçesi yapıyorum. Küçük sandalyeler yapıyorum. Köyde kimse kalmadı hepsi şehir merkezine taşındı. Şehir merkezinde artık bu tahta kaşıkları kimse kullanmıyor. Artık herkes demir kaşık kullanıyor ama sağlıklı olan da bu tahta kaşıklar. Bunları alan kişiler de süs olarak alıyorlar artık. Sabah erken saatlerde kalkıp ormana gidip ağaç getiriyorum. Kahvaltımı yapıp işime başlıyorum. Bütün çocuklarım evlenip şehir dışına çalışmaya gittiler. Kimse kalmadı ben ve eşim kaldık. Bizim de yaşımız geçtiği için hayvancılıkla uğraşamıyoruz, bu kaşıkları yapıyorum” dedi. Derecik Köyü Muhtarı Remzi Karabulut ise, “Ahmet amcamız çok güzel eski usul kaşıkları yapıyor. Gönül isterdi gençlerimizde öğrenip yapsınlar. Bunlar sağlıklıdır. Sabah kalkıp zamanını bunlarla geçiriyor. Gurur duyuyoruz çünkü eski geleneklerimizi bize taşıyor, çok güzel bir iş yapıyor” şeklinde konuştu.
Muş’ta evde başlayan girişimcilik hikâyesi fabrikaya dönüştü
11 Kasım 2024 Pazartesi - 17:25 Muş’ta evde başlayan girişimcilik hikâyesi fabrikaya dönüştü Muş’ta küçük bir odada tek bir makineyle başladığı işini, devletin sağladığı destekle büyüterek tekstil fabrikasına dönüştürdü. Muş’un Kırköy beldesinde yaşayan İsmail Baçaru, yıllar önce beldedeki evinin bir odasında bir makine ile üretim yapmaya başladı. Çocuk yaşlarda çalışmak için İstanbul’a giden ve orada tekstil işini öğrenen Muşlu girişimci İsmail Baçaru, yıllar sonra memleketine dönerek kendi işini kurdu. Küçük bir makineyle evinde başladığı işi büyüterek bugün 30 kişiye istihdam sağlayan girişimci Baçaru, azmi ve mesleğine duyduğu sevgi sayesinde başarıya ulaştığını aktararak, “Çocukluk yıllarımda İstanbul’da bu mesleği öğrendim. Belirli bir seviyeye kadar çalıştım ve ardından Muş’a döndüm. İlk olarak evimin bir odasına koyduğum bir makineyle gömlek dikmeye başladım ve ürettiklerimi dışarıya sattım. Bu işin bir geleceği olduğunu gördüm ve kardeşlerimin desteğiyle 11 makineli küçük bir iş yeri açtık. Zamanla bu sayıyı 30 makineye çıkardık. Şu an burada 30 kişi çalışıyor ve ailelerine ekmek götürüyor” dedi. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) desteğiyle makine sayısını arttırarak işini genişletmeyi başaran Baçaru, mesleğini sevmenin bu yolda en büyük motivasyonu olduğunu vurgulayarak, “Bu işe benimle başlayan birçok arkadaşım mesleği sevmediği için bıraktı, ama ben severek yaptığım için pişman değilim. Şu anda burada şort ve kadın gömlekleri dikiyoruz, ünlü markalarla ve büyük firmalarla çalışıyoruz. Çalışan kadromuza güveniyoruz ve bu güvenle istediğimiz her ürünü üretebiliyoruz” diye konuştu. Muş’un tekstil alanında gelişme gösterdiğine dikkat çeken girişimci Baçaru, gençlere çağrıda bulunarak, “Eskiden gençler gurbete çalışmaya giderdi, artık buna gerek kalmadı. Muş’ta artık iş imkânları çoğaldı. Dışarıdaki gençlerimize sesleniyorum, memleketinizi bırakıp gitmeyin. Muş’ta büyük fabrikalar açıldı, iş fırsatları arttı. Muş gerçekten tekstilde çok güzel ilerliyor ve insanlarımız çalışıyor” ifadelerini kullandı.