Yerel Haberler
Muş
Muş’ta 8. Lale Festivali coşkuyla kutlandı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:57:12 Muş’un Korkut ilçesinde, kentte doğal olarak yetişen ve endemik tür olma özelliği taşıyan lalelerin tanıtımına katkı sunmak amacıyla bu yıl 8’incisi düzenlenen "Lale Festivali", yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Korkut Kaymakamlığı ile Korkut Belediyesi iş birliğinde Lale Meydanı’nda düzenlenen festivalde, farklı yörelere ait halk oyunları sahnelendi, sanatçılar seslendirdikleri eserlerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Festival kapsamında ünlü sanatçı Hülya Bozkaya başta olmak üzere Tivorlu İsmail, Esma Asi ve Necdet Evren sahne alarak alanı dolduran vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Festivale katılan Muş Valisi Avni Çakır, yaptığı konuşmada Korkut’un tarihsel kimliğine ve üretken yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tarihi boyunca sadeliği, samimiyeti ve üretken insanlarıyla öne çıkmış olan Korkut, bugün de güçlü kimliğini aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktadır. 36 yıl önce atılan idari adım, bugün birlik, beraberlik ve gelişim ruhuyla daha da anlam kazanmıştır. Bugün bu meydanda bir araya gelmiş olsak da hemen yanı başımızda uzanan Muş Ovası, baharın gelişiyle birlikte bambaşka bir renge bürünmüş, göz alabildiğine uzanan topraklarıyla şu an en zarif yüzünü bizlere göstermektedir. Ovanın dört bir yanını kırmızıya boyayan, zarafetiyle göz kamaştıran laleler sadece bir çiçek değil; bu toprakların ruhunu, bereketini ve izzetini yansıtan güçlü bir semboldür. Endemik bir tür olarak yalnızca bu coğrafyada yetişen ve koruma altında bulunan bu eşsiz lale, bizlere emanet edilmiş doğal bir hazinedir. Onları korumak ve gelecek nesillere aynı güzellikte aktarabilmek hepimizin ortak sorumluluğudur." Korkut’un köklü kültürü, çalışkan insanı ve kurduğu güçlü bağlar sayesinde Muş’un en güzel ilçelerinden biri olduğunu belirten Vali Çakır, "Toprağına sahip çıkan, emeğiyle üretimini büyüten Korkutlu hemşehrilerimiz; tarım ve hayvancılığı sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü haline getirmiştir. Bu güçlü emek, ilçemizin karakterini şekillendiren en temel unsurdur. İlçemiz, 30 köyü, 1 beldesi ve 5 merkez mahallesiyle birlikte her geçen gün daha da büyüyen, gelişen ve dönüşen bir yapıya sahiptir. Eğitimden sosyal yaşama, üretimden spora kadar her alanda yükselen bir ivme söz konusudur. Özellikle kadınlarımızın üretime kattığı değer ve gençlerimizin azmi, Korkut’un geleceğine umut ve güç katmaktadır. Geleneklerine bağlı, samimiyetini koruyan ve dayanışma ruhunu daima canlı tutan Korkut, bugün olduğu gibi yarın da gelişimi, üretkenliği ve insanlık gayretiyle bölgemizin parlayan ilçelerinden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu. Muş Ovası’nın yalnızca laleleriyle değil, keşfedilmeyi bekleyen birçok güzelliği, huzur veren rotaları ve eşsiz manzarasıyla da dikkat çektiğini belirten Vali Çakır, "Bu topraklar, doğayla iç içe olmak isteyen herkes için adeta saklı bir cennet gibidir. Bizler de bu zenginliği koruyarak, tanıtarak ve gelecek nesillere aktararak daha da değerli hale getirmekten sorumluyuz. Bugün burada gerçekleştireceğimiz şenlikler; halk oyunları gösterileri, konserler ve çeşitli etkinliklerle bu güzelliği sadece anlatmakla kalmayacak, kültürümüzle, sanatımızla ve birlik ruhumuzla daha da anlamlı hale getireceğiz. Bu festival sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda doğayla kurmuş olduğumuz bağın, kültürümüzle harmanlanmış güçlü bir ifadesidir" şeklinde konuştu. Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık ise konuşmasında lalelerin anlamına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Lale, geçmişten günümüze uzanan zaman yolculuğunda barışı, dostluğu ve kardeşliği simgeleyen en önemli figürlerden biridir. Zarif hatlarında duanın inceliğini ve cömertliğin yansımasını taşır. İlçemizin bereketli topraklarında doğal olarak yetişen laleler, küskünleri barıştıran, gönülleri birleştiren en önemli bağlardan biridir. Umarım dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu adalet, hakkaniyet ve insanca yaşam adına bu festivaller de güçlü bir mesaj olur. Tıpkı Gazze’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan acılara karşı, bu tür festivallerle barış ve kardeşlik mesajı gönderiyoruz. Lale, bölgemizde hakikaten Muş’un sembolü olmuştur. Bundan sonra da Korkut ilçemizde dokuzuncusunu, onuncusunu sürdüreceğimiz bu festival, önemli insanların bir araya gelmesi için güçlü ve anlamlı bir bağ olmaya devam edecektir." Konuşmaların ardından Vali Avni Çakır ve beraberindeki protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. Festivale, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Vali Yardımcısı Tahir Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, Varto Kaymakamı Abdulkadir Işık, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, belde belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:19 Muş’ta "1071’in İzinden Fotoğraf Maratonu" yoğun katılımla başladı Muş’ta düzenlenen "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 250 fotoğraf sanatçısının katılımıyla start aldı. Muş’ta "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", ülke genelinden 250 fotoğraf sanatçısı ve 11 jüri üyesinin katılımıyla başladı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Muş Genç Fikirler Derneği tarafından organize edilen etkinlik, kentin doğal ve kültürel değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlıyor. 1-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek maraton kapsamında katılımcılar, Muş’un tarihi mekânlarını, doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini fotoğraflayacak. Fotoğrafçılar ayrıca köy yaşamını ve kırsal alanları da objektiflerine yansıtarak farklı kategorilerde yarışacak. Yarışma süresince çekilen eserler, alanında uzman 11 kişilik jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren katılımcılara toplam 170 bin TL ödül verilecek. Etkinlik ile Muş’un turizm potansiyelinin artırılması, doğal ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması hedeflenirken, fotoğraf maratonunun kentin tanıtımına önemli katkı sunması bekleniyor. Jüri üyesi olarak Muş’a gelen Gezgin Foto Dergisi imtiyaz sahibi Adem Meleke, fotoğrafın günümüzde dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olduğunu belirterek, iletişimin en güçlü araçları arasında yer aldığını söyledi. Fotoğrafın ve fotoğrafçının konuşulduğu her ortamın kendileri için son derece değerli olduğunu ifade eden Meleke, "Ama bunun Muş’ta olması, 1071’in İzinde Muş Foto Maratonu organizasyonunda Muş Valiliği’nin davetlisi olarak burada bulunmak, bu güzel lale bahçeleri içerisinde bulunmak, bu güzel dağların arasında bulunmak, en önemlisi de fotoğraf sevdalılarının arasında bulunmak bizim için çok güzel. Umarım güzel bir yarışma olacak. Buradan çok güzel fotoğraflar çıkacağına inanıyorum. Ben de keyifle birkaç gün burada fotoğraf çekeceğim" dedi. Jüri üyelerinden fotoğraf sanatçısı Mehmet Özcan, Muş’un doğal güzelliklerini fotoğraflamak için kente geldiklerini, aynı zamanda çekilen kareleri değerlendiren jüri üyeleri arasında yer aldığını belirterek, "Fotoğrafları oylayıp değerlendireceğiz. İnşallah güzel kareler çıkar. Muş güzel yerlere gelir, güzel tanıtılır. Çok güzel yerleri var. Muş Ovası’ndan sürekli bahsediliyordu ama ben yeni yeni görmeye başladım. Bu karlı dağlarda bu güzel laleleri çekmek bence birçok insana çok güzel bir keyif verecektir. Tabii tek lale değil, birçok güzel yer var, tarihi yerler var. İnsanların burayı çekerek bu şehre daha çok geleceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Muş’a ilk kez geldiğini söyleyen Anadolu Ajansı Görsel Arşiv Haber Müdürü Esra Hacioğlu, "Foto maraton vesilesiyle Ankara’dan Muş’a geliyorum. Bu vesileyle gelmekten de gerçekten çok mutluluk duyuyorum. Muş’un tarihi ve doğal güzelliklerini bu sabahtan itibaren geziyoruz. Eminim foto maratona katılan fotoğrafçılar çok renkli, çok güzel fotoğraflar getirecektir önümüze. Biz de jüri üyeleri olarak bu fotoğrafları heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. Jüri üyelerinden Kızılay İçerik Yönetim Müdürü Fırat Yurdakul, "1071’in İzinde Muş Foto Maratonu"nun kendileri için oldukça sıra dışı bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Pek çok fotoğraf sever şu anda burada Muş’u fotoğraflıyor. Muş gerçekten doğasıyla insanları şaşırtan, farklı duygulara taşıyan bir bölge. Pek çok yerde fotoğraf maratonları düzenleniyor ancak Muş’taki maratona oldukça yoğun bir katılım olduğunu gördük. Bunun da aslında Muş’un çok bilinmeyen ve merak edilen yönlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Başarılı geçeceğini düşünüyorum. Çok güzel fotoğraflar geleceğini şimdiden öngörebiliyoruz" diye konuştu. Fotoğraf sanatçısı Osman Taplamacı, Şanlıurfalı bir fotoğrafçı olarak Muş’a ilk kez geldiğini belirterek, "Çok güzel, çok ilgili bir ekip organizasyonu var. Muş’un doğası çok güzel. Muş ovası fotoğraf için vadi var. Katılım bayağı yoğun. Umuyorum ve diliyorum ki fotoğrafçı arkadaşların çekeceği fotoğraflarla Muş daha iyi tanıtılır. Daha bakir olan ovası ve doğal güzellikler tanınır olur, bilinir olur" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41 Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 12:42 Muş’un kurtuluşunun 109’uncu yılı törenle kutlandı Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümü, kent meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, bir milletin onur mücadelesini, direncini ve sarsılmaz iradesini yeniden hissettiklerini ifade etti. Vali Çakır, "Bu topraklar, tarih boyunca nice sınavlardan geçmiş, kimi zaman işgalle, kimi zaman yoklukla, kimi zaman da ağır bedellerle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan o çetin süreçte, Muş, işgallerin, baskıların ve zulmün gölgesinde zor günler yaşamıştır. Ermeni çetelerinin ve işgal güçlerinin bölgede oluşturduğu tahribat, sadece fiziki değil, aynı zamanda derin bir insani dramı da beraberinde getirmiştir. Ancak bu karanlık tabloya rağmen, Muş halkı asla boyun eğmemiştir. İmkânsızlıklar içinde dahi umudunu yitirmemiş, yokluk içinde dahi onurunu korumuştur. Evladını cepheye gönderen analar, yurdunu terk etmeyen yaşlılar, vatanı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden yiğitler. Hepsi bu direnişin yaşayan birer destanı olmuştur. Çünkü bu millet, tarih boyunca esareti kabul etmemiştir. Çünkü bu millet, toprağına sadece sahip olmamış, onu canı pahasına korumuştur. Muş’un 30 Nisan 1917’de yeniden hürriyetine kavuşması, işte bu inancın, bu dirayetin ve bu asil duruşun bir sonucudur" dedi. Bu toprakların yalnızca yakın tarihin değil, bin yıllık bir medeniyet yürüyüşünün de tanığı olduğunu belirten Çakır, Malazgirt’te kazanılan büyük zaferle Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Sultan Alparslan ve askerlerinin ise sadece bir savaş kazanmakla kalmayıp bu coğrafyaya bir ruh, kimlik ve istikamet kazandırdığını ifade ederek, "O gün atılan adımlar, bugün üzerinde yaşadığımız vatanın temelini oluşturdu. Ve bizler, o mirasın emanetçileri olarak, geçmişten aldığımız güçle geleceğe yürümek zorundayız. Bugün Muş’umuz, geçmişin zorluklarından aldığı güçle her geçen gün daha da gelişen, büyüyen ve geleceğe umutla bakan bir şehir haline gelmektedir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma, sanayiden sosyal yaşama kadar pek çok alanda hayata geçirilen yatırımlar, devletimizin güçlü iradesinin ve milletimizin kararlılığının en somut göstergesidir. Bu vesileyle, Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümünü yürekten kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. 30 Nisan Kurtuluş Günümüz kutlu olsun" şeklinde konuştu. Daha sonra şiirlenin okunduğu, halk oyunların ve müzik gösterisinin sunulduğu törende, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Kortej yürüyüşüyle son bulan programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Vali Yardımcıları Tahir Yılmaz, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, gaziler, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Muş’ta jaguar görüldüğü iddiası
07 Ekim 2024 Pazartesi - 18:09 Muş’ta jaguar görüldüğü iddiası Muş’ta bir vatandaş, doğada yürüyüş yaparken jaguar olduğunu iddia ettiği hayvanı cep telefonu ile görüntüledi. Muş’ta doğa yürüyüşüne çıkan Metin Talay, Mehmetcan Bağları’nda jaguar olduğunu iddia ettiği bir hayvanı cep telefonu ile kaydetti. Kedigiller familyasından ve panthera cinsinin dört büyük kedisinden biri olan jaguarun bağlarda görülmesi anbean kaydedildi. Doğa yürüyüşünü çok sevdiğini söyleyen Talay, bağlarda gördüğü hayvanın jaguar olduğunu iddia ederek, “Dün de arabamı bu tarafa alıp yukarıya doğru yürümek istedim. 200-300 metre kadar yukarıya yürüyünce baktım ki esneyen ve simsiyah parlak bir hayvan gördüm. Şimdi ben kurdu da, domuzu da az çok tanıyorum ve biliyorum. Biliyorum ki bu ne kurt ne domuz. Kedigillerden bir hayvan olduğunu anladım. Büyük bir kediydi çünkü. Sonra elimi heyecanla telefona attım ve video çektim. O, hareketliliğimi fark edince dönüp bana baktı ve üzerime doğru bir 50 metre kadar hızlıca geldi ve sonra pusuya yattı. Pusuya yatıp beni gözetliyor. Sonra ben o esnada can havliyle elim ayağım karıştı birbirine ve aşağıya doğru arabama hemen hızlıca geldim. Arabamın yanında yaklaşık 1,5-2 saat kadar bekledim. Şu yukarıdan yaklaşık 1,5 saat sonra çalılıkların arasına girdiğini gördüm” dedi. Sakinleştikten sonra tekrar video kaydına başladığını söyleyen Talay, “Tekrar videoda yakaladım onu. O beni görüyor, ben de onu görüyorum ama birbirimizden tedirginiz. Sonra beni gözetleyerek şu tepeden aşağıya indi. Şu tepenin altında en son bana dönüp bakarak hızlıca ağaçların arasına girdi. Buradan geçen, dağ gezisi yapan, pikniğe giden arkadaşlar oldu. Onlara yolda söyledim, burada kedi tarzı bir hayvan var. İnsanlar biliyor ki burada böyle bir hayvanın olmayacağını, çok kimse bana inanmadı. Ama sizin aracılığınızla ben bunu yetkililere duyurmak istiyorum. Çünkü bu hem zarar verecek hem zarara uğrayabilecek bir hayvan. Yaşam alanı aslında burası değil. Korumaya alınması için yetkililere seslenmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
Bulanık’ta ‘Direnişin Simgesi Gazze’ programı düzenlendi
07 Ekim 2024 Pazartesi - 16:42 Bulanık’ta ‘Direnişin Simgesi Gazze’ programı düzenlendi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Gençlik Merkezi tarafından "Direnişin Simgesi Gazze" adlı program düzenlendi. Bulanık Gençlik Merkezi, Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve gençlerin bu konuda neler yapabileceğine cevap bulabilmek amacıyla "Direnişin Simgesi Gazze" adında bir program düzenledi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda daha sonra ise "Medeniyetimizin Keşfi: Kudüs" konulu sunum gerçekleştirildi. Sunumda Filistin meselesine tarihi açıdan bakılarak günümüze nasıl gelindiğini anlatan İlçe Müftüsü Abdurrahman Gündüz, Gazze’nin sadece Müslümanların değil insanlığın meselesi olduğunu söyledi. Tüm insanlığın Gazze’deki soykırıma karşı durması gerektiğini ifade eden Gündüz, dünyanın gözü önünde gerçekleşen soykırıma dikkat çekti. Gündüz, “Şu anda yeryüzünün en şerefli halkı Gazze halkıdır. Gazze halkı ümmetin onurudur. Gazze halkı ümmetin iftiharıdır. Gazze sadece Müslümanların meselesi değil insanlığın meselesidir. Tarih 2 milyar Müslüman’ın Gazze’de yaşayan Müslümanları nasıl yalnız bıraktıklarını yazacaktır. Gazze ve Filistin insanlığın yüzüne vurulmuş bir şamardı, Gazze halkı muhakkak kazanacaktır" dedi. Düzenlenen fotoğraf sergisinde ise 7 Ekim 2023’ten itibaren yaşanan katliamlar gözler önüne serildi. Bulanık Gençlik Merkezinde düzenlenen programa İlçe Kaymakamı Ömer Övünç Koşansu, İlçe Garnizon Komutanı Kazım Tüysüz, İlçe Müftüsü Abdurrahman Gündüz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu
05 Ekim 2024 Cumartesi - 14:11 Şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu Muş’ta kent ekonomisine 2 milyar 500 milyon TL katkı sağlaması beklenen şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu başladı. 3 milyon 570 bin dekar tarım arazisi ile Türkiye’nin üçüncü ekilebilir alanına sahip olan Muş Ovası’nda pancar hasadına başlandı. Bin 711 üreticinin yaklaşık 85 bin dönüm alanda ekimini yaptığı şeker pancarının tarladan sofraya uzanan 2 milyar 500 milyon TL’lik tatlı yolculuğu sürüyor. Çiftçiler tarafından yaklaşık 6 aydır bin bir zahmetle gece gündüz bakımı yapılan pancarların sökümü başladı. Traktör ve kamyonlarla fabrikaya taşınan pancarlar, analizleri yapıldıktan sonra kıyım işleminin yapılması için fabrikaya gönderiliyor. Burada çeşitli işlemlerden geçen şekerpancarı, toz şeker haline getirilerek hijyenik ortamlarda torbalanıp hazır hale getiriliyor. 56 bin ton şeker elde edilmesi beklenen pancardan kent ekonomisine ise 2 milyar 500 milyon lira katkı sağlanması bekleniyor. Şeker Üretim Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Turgut Kızılkaya bu yıl bin 711 üreticiyle 58 köyde 85 bin dönüm alanda şeker pancarı ekimi yapıldığını ifade ederek, "Tatlı yolculuğumuz devam ediyor. Şeker pancarlarımızı fabrikaya almaya başladık. Kıyım, arıtma, mayalama ve ambalajlama işlemlerinden sonra şekerlerimiz ambarlarda birikmeye başladı. Günlük ortalama 12 bin ton pancar alımını gerçekleştiriyoruz. Bin 711 üreticiyle 58 köyde 85 bin dönüm alanda şeker pancarı ekimi yapıldı. Bu yıl 450 bin ton pancar işlemeyi hedefliyoruz. 43 bin 660 ton A kotası, 12 bin 500 ton ihraç kayıtlı C şekeri olmak üzere toplamda 56 bin 160 ton şeker elde etmeyi planlıyoruz. Bizim bu üretimimizle çiftçiye ödeyeceğimiz pancar bedeliyle satacağımız şekerle ödeyeceğimiz nakliye bedelinde melas ve küspenin ilin ve ülkenin ekonomisine yaklaşık 2,5 milyar lira katkı sağlayacaktır” dedi. Bağlar Mahallesinde şeker pancarı sökümü yapan Cevat Özdemir isimli çiftçi ise şeker pancarı ekimine nisan ayında başladıklarını belirterek, “Çiftçilik uzaktan bakıldığı gibi kolay bir meslek değil. Çiftçilik genel olarak çok zor. Özelikle şeker pancarı işçiliği zor olan bir meslektir” şeklinde konuştu.
Şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu
05 Ekim 2024 Cumartesi - 14:08 Şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu Muş’ta kent ekonomisine 2 milyar 500 milyon TL katkı sağlaması beklenen şeker pancarının tarladan sofraya uzanan tatlı yolculuğu başladı. 3 milyon 570 bin dekar tarım arazisi ile Türkiye’nin üçüncü ekilebilir alanına sahip olan Muş Ovası’nda pancar hasadına başlandı. Bin 711 üreticinin yaklaşık 85 bin dönüm alanda ekimini yaptığı şeker pancarının tarladan sofraya uzanan 2 milyar 500 milyon TL’lik tatlı yolculuğu sürüyor. Çiftçiler tarafından yaklaşık 6 aydır bin bir zahmetle gece gündüz bakımı yapılan pancarların sökümü başladı. Traktör ve kamyonlarla fabrikaya taşınan pancarlar, analizleri yapıldıktan sonra kıyım işleminin yapılması için fabrikaya gönderiliyor. Burada çeşitli işlemlerden geçen şekerpancarı, toz şeker haline getirilerek hijyenik ortamlarda torbalanıp hazır hale getiriliyor. 56 bin ton şeker elde edilmesi beklenen pancardan kent ekonomisine ise 2 milyar 500 milyon lira katkı sağlanması bekleniyor. Şeker Üretim Sanayi A.Ş. Genel Müdürü Turgut Kızılkaya bu yıl bin 711 üreticiyle 58 köyde 85 bin dönüm alanda şeker pancarı ekimi yapıldığını ifade ederek, "Tatlı yolculuğumuz devam ediyor. Şeker pancarlarımızı fabrikaya almaya başladık. Kıyım, arıtma, mayalama ve ambalajlama işlemlerinden sonra şekerlerimiz ambarlarda birikmeye başladı. Günlük ortalama 12 bin ton pancar alımını gerçekleştiriyoruz. Bin 711 üreticiyle 58 köyde 85 bin dönüm alanda şeker pancarı ekimi yapıldı. Bu yıl 450 bin ton pancar işlemeyi hedefliyoruz. 43 bin 660 ton A kotası, 12 bin 500 ton ihraç kayıtlı C şekeri olmak üzere toplamda 56 bin 160 ton şeker elde etmeyi planlıyoruz. Bizim bu üretimimizle çiftçiye ödeyeceğimiz pancar bedeliyle satacağımız şekerle ödeyeceğimiz nakliye bedelinde melas ve küspenin ilin ve ülkenin ekonomisine yaklaşık 2,5 milyar lira katkı sağlayacaktır” dedi. Bağlar Mahallesinde şeker pancarı sökümü yapan Cevat Özdemir isimli çiftçi ise şeker pancarı ekimine nisan ayında başladıklarını belirterek, “Çiftçilik uzaktan bakıldığı gibi kolay bir meslek değil. Çiftçilik genel olarak çok zor. Özelikle şeker pancarı işçiliği zor olan bir meslektir” şeklinde konuştu.
Malazgirt’te “Dünya Yürüyüş Günü” etkinliği
04 Ekim 2024 Cuma - 16:11 Malazgirt’te “Dünya Yürüyüş Günü” etkinliği MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt ilçesinde Dünya Yürüyüş Günü dolayısıyla sağlıklı yaşam bilincini artırmak için yürüyüş yapıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 3-4 Ekim tarihlerinde kutlanan Dünya Yürüyüş Günü kapsamında Malazgirt İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yürüyüş etkinliği düzenlendi. “Her Gün 10 Bin Adım” temasıyla Sağlık Bakanlığının desteklediği bir organizasyon olarak Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkında start alan yürüyüşe Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram ve eşi Nebahat Er Bayram da katıldı. Yürüyüş sonunda açıklamalarda bulunan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ekin Topuz, “Bugün 4 Ekim Dünya Yürüyüş Günü. Tüm dünyada aslında ekim ayında kutlanan bir etkinlik. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığımız tarafından 3-4 Ekim’de kutlanıyor. Biz de bugün Malazgirt Milli Park’ta, bu güzel havada bu etkinliği düzenlemek istedik. Etkinliğimize Malazgirt halkından, kamu kurumlarımızdan, özellikle öğrencilerimizden çok sayıda katılım oldu. O yüzden sevinçliyiz. Çünkü bu etkinliklerin sağlığımız için, sağlıklı beslenme ile beraber düzenli sporun en önemli ikinci faktör olduğuna inanıyoruz. Bütün çalışmalar da bunu gösteriyor. Bu sebepten Kaymakamımız Göksü Bayram ve diğer kurum amirleri ve kamu çalışanlarımızın katılımıyla, hem Malazgirt’te hem de tüm ülkemize örnek olacak şekilde bir etkinlik hazırlamak istedik” dedi.
110 bin Ahlat ağacı turizme kazandırılmayı bekliyor
04 Ekim 2024 Cuma - 13:36 110 bin Ahlat ağacı turizme kazandırılmayı bekliyor Muş merkeze 47 kilometre uzaklıkta bulunan Bilek köyünde, yaklaşık 110 bin Ahlat ağacında asırlardır süregelen geleneksel armut hasadı bu yıl da büyük bir coşkuyla devam ediyor. Yöreye özgü lezzetiyle bilinen bu armutlar, her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir emekle toplanıyor. Bilek köyünde bulunan ve sayıları 110 bini aşan Ahlat ağaçlarının ilk hasadı, köyün çocukları tarafından yapıldı. Doğal yetişen bu meyvelerin hasadı bu yıl çocukların neşesiyle başladı. Armutların doğal olarak yetiştiğine dikkat çekerek, bu sayede ürünlerin hem sağlıklı hem de lezzetli olduğunu vurgulayan köy sakinlerinden Şabettin Çiçek, “Bilek köyünde oturuyorum. Bizim köy arazisinde yaklaşık 110 bin yabani armut ağacı var. 1980’li yıllarda devletimiz bir sayım yaptı, o dönem 130 bin yabani armut ağacı olduğu tespit edilmişti. Arada geçen yıllarda bakımsızlıktan sayıları düştü. İki armut ağacının meyve tatları aynı değil. Köyümüzden il dışına göç eden vatandaşlarımız da yılın bu döneminde köye gelerek hasada katılıyorlar. İstanbul, Bursa, Ankara, Malatya, Bingöl ve Elâzığ’dan vatandaşlar gelip buradan armut topluyor. Buradan yetkililere sesleniyorum. Bu bölge koruma altına alınsın. Çevredeki köylerin yakacak sıkıntısı olduğunda bu ağaçlara zarar veriyorlar. Biz köylüler olarak buraya 30 yıl boyunca bekçi tuttuk. Bizim artık gücümüz yetmiyor. Devlet desteğini istiyoruz. Böyle bir yer Türkiye’nin hiçbir yerinde yoktur. Bu alanın turizme kazandırılmasını istiyoruz. Vatandaşlarımızı köyümüze davet ediyoruz. Herkes gelsin istediği kadar armut alsın” dedi.