Yerel Haberler
Muş
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:57 Muş’ta 8. Lale Festivali coşkuyla kutlandı Muş’un Korkut ilçesinde, kentte doğal olarak yetişen ve endemik tür olma özelliği taşıyan lalelerin tanıtımına katkı sunmak amacıyla bu yıl 8’incisi düzenlenen "Lale Festivali", yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Korkut Kaymakamlığı ile Korkut Belediyesi iş birliğinde Lale Meydanı’nda düzenlenen festivalde, farklı yörelere ait halk oyunları sahnelendi, sanatçılar seslendirdikleri eserlerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Festival kapsamında ünlü sanatçı Hülya Bozkaya başta olmak üzere Tivorlu İsmail, Esma Asi ve Necdet Evren sahne alarak alanı dolduran vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Festivale katılan Muş Valisi Avni Çakır, yaptığı konuşmada Korkut’un tarihsel kimliğine ve üretken yapısına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tarihi boyunca sadeliği, samimiyeti ve üretken insanlarıyla öne çıkmış olan Korkut, bugün de güçlü kimliğini aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktadır. 36 yıl önce atılan idari adım, bugün birlik, beraberlik ve gelişim ruhuyla daha da anlam kazanmıştır. Bugün bu meydanda bir araya gelmiş olsak da hemen yanı başımızda uzanan Muş Ovası, baharın gelişiyle birlikte bambaşka bir renge bürünmüş, göz alabildiğine uzanan topraklarıyla şu an en zarif yüzünü bizlere göstermektedir. Ovanın dört bir yanını kırmızıya boyayan, zarafetiyle göz kamaştıran laleler sadece bir çiçek değil; bu toprakların ruhunu, bereketini ve izzetini yansıtan güçlü bir semboldür. Endemik bir tür olarak yalnızca bu coğrafyada yetişen ve koruma altında bulunan bu eşsiz lale, bizlere emanet edilmiş doğal bir hazinedir. Onları korumak ve gelecek nesillere aynı güzellikte aktarabilmek hepimizin ortak sorumluluğudur." Korkut’un köklü kültürü, çalışkan insanı ve kurduğu güçlü bağlar sayesinde Muş’un en güzel ilçelerinden biri olduğunu belirten Vali Çakır, "Toprağına sahip çıkan, emeğiyle üretimini büyüten Korkutlu hemşehrilerimiz; tarım ve hayvancılığı sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü haline getirmiştir. Bu güçlü emek, ilçemizin karakterini şekillendiren en temel unsurdur. İlçemiz, 30 köyü, 1 beldesi ve 5 merkez mahallesiyle birlikte her geçen gün daha da büyüyen, gelişen ve dönüşen bir yapıya sahiptir. Eğitimden sosyal yaşama, üretimden spora kadar her alanda yükselen bir ivme söz konusudur. Özellikle kadınlarımızın üretime kattığı değer ve gençlerimizin azmi, Korkut’un geleceğine umut ve güç katmaktadır. Geleneklerine bağlı, samimiyetini koruyan ve dayanışma ruhunu daima canlı tutan Korkut, bugün olduğu gibi yarın da gelişimi, üretkenliği ve insanlık gayretiyle bölgemizin parlayan ilçelerinden biri olmaya devam edecektir" diye konuştu. Muş Ovası’nın yalnızca laleleriyle değil, keşfedilmeyi bekleyen birçok güzelliği, huzur veren rotaları ve eşsiz manzarasıyla da dikkat çektiğini belirten Vali Çakır, "Bu topraklar, doğayla iç içe olmak isteyen herkes için adeta saklı bir cennet gibidir. Bizler de bu zenginliği koruyarak, tanıtarak ve gelecek nesillere aktararak daha da değerli hale getirmekten sorumluyuz. Bugün burada gerçekleştireceğimiz şenlikler; halk oyunları gösterileri, konserler ve çeşitli etkinliklerle bu güzelliği sadece anlatmakla kalmayacak, kültürümüzle, sanatımızla ve birlik ruhumuzla daha da anlamlı hale getireceğiz. Bu festival sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda doğayla kurmuş olduğumuz bağın, kültürümüzle harmanlanmış güçlü bir ifadesidir" şeklinde konuştu. Korkut Belediye Başkanı Haşim Arık ise konuşmasında lalelerin anlamına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Lale, geçmişten günümüze uzanan zaman yolculuğunda barışı, dostluğu ve kardeşliği simgeleyen en önemli figürlerden biridir. Zarif hatlarında duanın inceliğini ve cömertliğin yansımasını taşır. İlçemizin bereketli topraklarında doğal olarak yetişen laleler, küskünleri barıştıran, gönülleri birleştiren en önemli bağlardan biridir. Umarım dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu adalet, hakkaniyet ve insanca yaşam adına bu festivaller de güçlü bir mesaj olur. Tıpkı Gazze’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan acılara karşı, bu tür festivallerle barış ve kardeşlik mesajı gönderiyoruz. Lale, bölgemizde hakikaten Muş’un sembolü olmuştur. Bundan sonra da Korkut ilçemizde dokuzuncusunu, onuncusunu sürdüreceğimiz bu festival, önemli insanların bir araya gelmesi için güçlü ve anlamlı bir bağ olmaya devam edecektir." Konuşmaların ardından Vali Avni Çakır ve beraberindeki protokol üyeleri festival alanında kurulan stantları ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. Festivale, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Vali Yardımcısı Tahir Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, Varto Kaymakamı Abdulkadir Işık, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, belde belediye başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:19 Muş’ta "1071’in İzinden Fotoğraf Maratonu" yoğun katılımla başladı Muş’ta düzenlenen "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", Türkiye’nin dört bir yanından gelen 250 fotoğraf sanatçısının katılımıyla start aldı. Muş’ta "1071’in İzinden Muş Fotoğraf Maratonu", ülke genelinden 250 fotoğraf sanatçısı ve 11 jüri üyesinin katılımıyla başladı. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle Muş Genç Fikirler Derneği tarafından organize edilen etkinlik, kentin doğal ve kültürel değerlerini ön plana çıkarmayı amaçlıyor. 1-3 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek maraton kapsamında katılımcılar, Muş’un tarihi mekânlarını, doğal güzelliklerini ve kültürel zenginliklerini fotoğraflayacak. Fotoğrafçılar ayrıca köy yaşamını ve kırsal alanları da objektiflerine yansıtarak farklı kategorilerde yarışacak. Yarışma süresince çekilen eserler, alanında uzman 11 kişilik jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren katılımcılara toplam 170 bin TL ödül verilecek. Etkinlik ile Muş’un turizm potansiyelinin artırılması, doğal ve kültürel mirasının daha geniş kitlelere tanıtılması hedeflenirken, fotoğraf maratonunun kentin tanıtımına önemli katkı sunması bekleniyor. Jüri üyesi olarak Muş’a gelen Gezgin Foto Dergisi imtiyaz sahibi Adem Meleke, fotoğrafın günümüzde dünyanın en çok konuşulan dillerinden biri olduğunu belirterek, iletişimin en güçlü araçları arasında yer aldığını söyledi. Fotoğrafın ve fotoğrafçının konuşulduğu her ortamın kendileri için son derece değerli olduğunu ifade eden Meleke, "Ama bunun Muş’ta olması, 1071’in İzinde Muş Foto Maratonu organizasyonunda Muş Valiliği’nin davetlisi olarak burada bulunmak, bu güzel lale bahçeleri içerisinde bulunmak, bu güzel dağların arasında bulunmak, en önemlisi de fotoğraf sevdalılarının arasında bulunmak bizim için çok güzel. Umarım güzel bir yarışma olacak. Buradan çok güzel fotoğraflar çıkacağına inanıyorum. Ben de keyifle birkaç gün burada fotoğraf çekeceğim" dedi. Jüri üyelerinden fotoğraf sanatçısı Mehmet Özcan, Muş’un doğal güzelliklerini fotoğraflamak için kente geldiklerini, aynı zamanda çekilen kareleri değerlendiren jüri üyeleri arasında yer aldığını belirterek, "Fotoğrafları oylayıp değerlendireceğiz. İnşallah güzel kareler çıkar. Muş güzel yerlere gelir, güzel tanıtılır. Çok güzel yerleri var. Muş Ovası’ndan sürekli bahsediliyordu ama ben yeni yeni görmeye başladım. Bu karlı dağlarda bu güzel laleleri çekmek bence birçok insana çok güzel bir keyif verecektir. Tabii tek lale değil, birçok güzel yer var, tarihi yerler var. İnsanların burayı çekerek bu şehre daha çok geleceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Muş’a ilk kez geldiğini söyleyen Anadolu Ajansı Görsel Arşiv Haber Müdürü Esra Hacioğlu, "Foto maraton vesilesiyle Ankara’dan Muş’a geliyorum. Bu vesileyle gelmekten de gerçekten çok mutluluk duyuyorum. Muş’un tarihi ve doğal güzelliklerini bu sabahtan itibaren geziyoruz. Eminim foto maratona katılan fotoğrafçılar çok renkli, çok güzel fotoğraflar getirecektir önümüze. Biz de jüri üyeleri olarak bu fotoğrafları heyecanla bekliyoruz" şeklinde konuştu. Jüri üyelerinden Kızılay İçerik Yönetim Müdürü Fırat Yurdakul, "1071’in İzinde Muş Foto Maratonu"nun kendileri için oldukça sıra dışı bir deneyim olduğunu ifade ederek, "Pek çok fotoğraf sever şu anda burada Muş’u fotoğraflıyor. Muş gerçekten doğasıyla insanları şaşırtan, farklı duygulara taşıyan bir bölge. Pek çok yerde fotoğraf maratonları düzenleniyor ancak Muş’taki maratona oldukça yoğun bir katılım olduğunu gördük. Bunun da aslında Muş’un çok bilinmeyen ve merak edilen yönlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Başarılı geçeceğini düşünüyorum. Çok güzel fotoğraflar geleceğini şimdiden öngörebiliyoruz" diye konuştu. Fotoğraf sanatçısı Osman Taplamacı, Şanlıurfalı bir fotoğrafçı olarak Muş’a ilk kez geldiğini belirterek, "Çok güzel, çok ilgili bir ekip organizasyonu var. Muş’un doğası çok güzel. Muş ovası fotoğraf için vadi var. Katılım bayağı yoğun. Umuyorum ve diliyorum ki fotoğrafçı arkadaşların çekeceği fotoğraflarla Muş daha iyi tanıtılır. Daha bakir olan ovası ve doğal güzellikler tanınır olur, bilinir olur" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:41 Muş’ta akademisyenler lalelerle buluştu "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi" için Muş’a gelen 60 akademisyen, program sonrası Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Muş’ta 1071 Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Matematik Öğretiminde Örnek Uygulamalar Kongresi’ne katılan 60 akademisyen, yoğun geçen programın ardından Muş Ovası’nda açan laleleri ziyaret etti. Başta Trabzon olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden kongreye katılım sağlayan akademisyenler, baharın gelişiyle birlikte Muş Ovası’nı renklendiren laleleri yerinde görme fırsatı buldu. Doğanın sunduğu görsel şölen karşısında hayranlıklarını gizleyemeyen akademisyenler, bol bol fotoğraf çekerek anı ölümsüzleştirdi. Kongrenin yoğun temposunun ardından lale tarlasında vakit geçiren katılımcılar hem dinlenme hem de doğayla iç içe olma imkânı buldu. Lale tarlasını ziyaret eden Trabzon Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Baki, "Biz aslında Matematik Derneği olarak iki yılda bir düzenlediğimiz kongreler kapsamında öğretmenler ve öğrencilerle bir araya geliyoruz. Bunun hem bilimsel hem de kültürel bir yönü bulunuyor. Bu kapsamda Muş’u da uzun zamandır merak ediyorduk ve ziyaret etme fırsatı bulduk. Burada bizleri çok güzel ağırladılar. Muş’u tanıdıkça sürprizlerle karşılaştık ve şehrin doğal güzelliklerini daha yakından görme imkânı bulduk. Şu anda bulunduğumuz endemik lale bahçesi gerçekten çok etkileyici. Bu lalelerin tamamen doğal ortamda yetişmesi oldukça değerli bir durum. Bizim için çok güzel bir deneyim oldu. Muş’un güzelliklerini keşfettikçe ülkemiz adına da mutluluk duyuyoruz" dedi. Lale tarlasına düzenlenen gezide gördüğü manzara karşısında hayran kaldığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Öztürk, "Yoğun bir programın ardından buraya geldik. İki günlük kongre için Muş’a geldik. Muş’un ev sahipliğinde gerçekleşen bu akademik buluşmanın ardından, böyle ferah ve güzel bir atmosfere gelmek bizim için oldukça iyi geldi. Burada endemik ve kendiliğinden yetişen laleleri görmek ayrıca bizi cezbetti. Doğal ortamda böylesine özel bitkilerin varlığını görmek gerçekten etkileyici. Muş’a geldiğimizde daha temiz ve daha ferah bir hava aldığımızı da hissettik. Gayet güzel bir deneyim oldu" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir. Davamız nesillere ve çağlara ışık olmaktır"
26 Ağustos 2024 Pazartesi - 12:06 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir. Davamız nesillere ve çağlara ışık olmaktır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir” dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953. Yıl Dönümü Kutlama Programı’nda konuştu. Erdoğan, 81 vilayeti tamamını 85 milyonu her bir ferdini yürekten selamladı. Erdoğan, Dün Bitlis ve Ahlat’ta olduklarını ilk otağın kurulduğu ilk okun atıldığı Ahlat’ta gençlerle kucaklaştıklarını belirtti. Akşam Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde tarihi Kabine Toplantımızı gerçekleştirdiklerini başkanlığı 21 yıl sonra Ankara dışında yapılan bu ilk kabine toplantısı önemli mesajlar ihtiva ettiğini söyledi. Erdoğan, ardından bölge valileri ve belediye başkanlarıyla bir araya geldiklerini söyledi.Tarihin, talihin, istikametin ve ebedi ikameti belirleyen Malazgirt Zaferi’nin yıldönümünde vatandaşlarla beraber olduğunu ifade eden Erdoğan, “Anadolu’nun kapılarının bir daha kapanmamak üzere ardına kadar açıldığı bu topraklarda Malazgirt Zaferi’nin 953. seneidevriyesine ulaşmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.Bugün 85 milyon olarak hep beraber şanlı zaferin yıldönümünü gururla, minnet ve tam 953 yıldır değişmeyen heyecanla kutluyoruz. Bizleri bu günlere kavuşturan milletimize bu günleri gösteren Rabb’ime sonsuz hamd-u senalar ediyorum” diye konuştu.Erdoğan, sözlerinin başında Sultan Alparslan’ı ve onun şerefli yiğit askerlerini rahmetle yad ederken mekanları cennet olsun dedi.Erdoğan, ilk fetih hareketlerinden bugüne kadar ezan susmasın, bayrak inmesin, ocak sönmesin diye milletimiz huzur içinde alını ak yaşasın diye üzerimize yabancı gölgeler düşmesin, istiklalimize halel gelmesin diye şehit olan, gazi olan tüm kahramanları şükranla andı.“Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor”Malazgirt Zaferinin, milletin binlerce yıllık birlik ve dirlik şuurunun zulme ve zalime karşı duruşunun destanlarından biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Malazgirt, vahdetin ve zulme karşı kenetlenmenin zaferidir. Bakınız, bundan tam 953 yıl önce Sultan Alparslan atının üzerindeyken askerine şöyle seslenmişti: ‘Eğer şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. Ben nefsimi Allah’a adadım. Benim için şehadet de, muzaffer olmak da bir saadettir. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.’ O büyük sultan 953 sene önce Malazgirt Zaferi ile istikbalin bizim olacağını müjdelemişti. Rabbim, Sultan Alparslan’a ve ordusuna kendisinden dört kat fazla düşmana karşı 26 Ağustos 1071 tarihinde muhteşem bir zafer nasip etti. Zaferden sonra sadece 4 sene sonra İznik’te bu topraklardaki ilk devletimiz olan Anadolu Selçuklu Devletimizi kurduk. Yaklaşık bin yıldır da Anadolu’yu vatan eylemeye, vatanımız olarak tutmaya devam ediyoruz. Üzerinden geçen 953 yıla rağmen Malazgirt ruhu Türkiye ile birlikte Türk ve İslam dünyasında bir iman çağlayanı olarak gürül gürül akıyor. Allah’ın izniyle üste mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça kıyamete kadar bu ruh gönüllerimizi kuşatmaya devam edecek. Bu milletin her bir ferdi Malazgirt meydanında bulunan gazilerle, şehitlerle aynı inancı, aynı aşkı, aynı ideali, aynı hassasiyeti taşımayı sürdürecek. Rabb’im bizleri kahraman şehitlerimizin yolundan ayırmasın diyorum” şeklinde konuştu.Malazgirt, bir zaferden öte yurt doğuran, medeniyet doğuran, bir inşa ve ihya hareketinin de başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, “Çünkü bu toprağı, taşı coğrafyayı vatan yapmak için ruh gerekir, kültür gerekir, bilinç gerekir, inanç gerekir. Tüm bunlarla birlikte o toprakların hamurunu kanla karmak, imanla yoğurmak, terle sulamak gerekir. Millet olarak Malazgirt sonrasında Anadolu’yu işte böyle vatan yaptık. Bu toprakları aşkla, sevgiyle, ilim ve hikmetle ilmek ilmek dokuduk. Fethettiğimiz her yeri camilerle, kütüphanelerle medreselerle doldurduk. Anadolu’nun ezeli ve ebedi Türk yurdu olduğunu tüm cihana ilan ettik. İstanbul’un fethine giden sürecin en kritik adımını Malazgirt’te atılmıştır. Malazgirt Zaferi ayrıca Kudüs’ün fethinin önünü açan stratejik bir dönüm noktası olmuştur” ifadelerini kullandı.“Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir”Erdoğan sözlerine şu şekilde devam etti:“Malazgirt, Türklerle birlikte tüm Müslümanların zaferidir. Alparslan’ın ordusunda Kürtler, Araplar ve İslam’la müşerref olan diğer kavimlerden Müslümanlar düşmana karşı omuz omuza savaşmış, mübarek kanları işte bu topraklarda birbirine karışmıştır. Sultan Alparslan’ın sancağı altında kurulan güçlü ittifak 953 yıldır kutladığımız şanlı zaferi bizlere armağan etmiştir. ““Davamız hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır”Davamız güneşin doğup battığı her yere ilahi kelimetullâh’ı götürmek davası olduğunu söyleyen Erdoğan,“ Davamız mazluma umut olmak, kanayan yaralara merhem olmak, nesillere ve çağlara ışık olmaktır. Davamız hak ile batılın kıyamete kadar sürecek kavgasında her zaman hakkın yanında durmaktır. Davamız, toprağı vatan, vatanı aziz kılmaktır. Bakınız, zaman değişir, asırlar değişir ama ruh değişmez. Nesiller değişse de kan aynı kandır. Karakter, aynı karakterdir. Malazgirt’te beyaz kefenini giyerek ‘Allah’ım, İslam’ın sancaklarını yücelt ve hayatlarını sana kulluk için esirgemeyen mücahitlerini yalnız bırakma’ niyazıyla düşmana atılanların ruhu, şuuru ve karakteri bugün de ayaktadır. Ne diyor şair? ‘Milletimin her bir ferdi Alparslan’ın neferidir. Bin yıllık yürüyüşümüz kızıl elma seferidir. Arzı titrer imanımız. Şahit olsun ezanımız, devletimiz, vatanımız Malazgirt’in eseridir.’ Evet, bizim de yürüyüşümüz Türkiye Yüzyılı’nadır. Malazgirt Zaferi’nin rehberliğinde aydınlığında inşallah bu yolu yürüyeceğiz. Sultan Alparslan’ın emanetlerine layıkıyla sahip çıkacağız. Malazgirt ruhunu yaşatacak ömrümüzün son nefesine kadar taşıyacak, bayrağı bizden devralacak yeni nesillere bir emanet gibi şanla şerefle teslim edeceğiz. Bunu yaparken şu gerçeği hiçbir zaman unutmayacağız. Tarihi öğrenmeyenler onu tekrar yaşamak mecburiyetinde kalırlar. Tarih ezberlemek için değil ders ve öğüt alınıp medeniyet dünyamızın üzerine yeni tuğlalar eklemek, yeni zaferlere başlamak için vardır” ifadelerini kullandı.Malazgirt’i sadece şanlı tarihe ait altın bir halka olarak değil 2071 Türkiye’sine giden yolda yolumuzu aydınlatan bir fener olarak da görmek gerektiğini bildiren Erdoğan, “Malazgirt’e sahip çıkmak ise coşkulu programlarla birlikte Türkiye’yi kökleriyle, tarihiyle En önemlisi de istikbaliyle buluşturmak suretiyle olur. Hamdolsun, bu yönüyle de Malazgirt’i idrak ve ihya ediyoruz. Dün Ahlat’ta bunun işaretlerini gördüm, şu an Malazgirt Meydanı’nda bunun müjdesini görüyorum. Geçen yıla göre bugün Malazgirt bir başka. İlhamını Malazgirt’ten alan Sultan Alparslan’ı örnek alan TEKNOFEST gençliği bin yılın mirasçısı olarak Allah’a hamdolsun. Umutlarımızı yeşertiyor. İnşallah bu iklimi genç yüreklerde ve zihinlerde kökleşen bu tarih şuurunu daha da güçlendireceğiz” açıklamalarında bulundu.Malazgirt Zaferi inancın ve imanın yanı sıra birliğin ve beraberliğin meyvesi olduğunu belirten Erdoğan, “Milletçe zorlukların üstesinden ancak bir olursak geliriz. Vatanımıza yönelik saldırıları ancak beraber olursak püskürtürüz. Küfrün karanlığını özellikle ancak tek yürek olursak parçalarız. Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi demeden 85 milyon olarak şu nazlı hilalin gölgesinde buluşacağız. Bin yetmiş birden, iki bin yetmiş birin Türkiye’sine uzanan ufuk çizgisindeki hedefleri bir olarak iri olarak, kardeşlik hukukumuzu bozmak isteyenlerle özellikle yapacağımız mücadeleyle bunu gerçekleştireceğiz. Farklılıklarımız üzerinden bizleri ayırmaya çalışanlara, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışan fitne odaklarına geçit vermedik. Vermeyeceğiz. Rabbim muhabbetimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Malazgirt Zaferi’nin 953. yıldönümünde bu toprakları vatan yapan atalarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum. Şimdi Yahya Kemal ile sizlere sesleniyorum; ‘Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbî, Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbî, Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın, Gâlib et çünkü bu son ordusudur İslâm’ın.’ Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyor, coşkunuz için teşekkür ediyorum” dedi.(MKM-
Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünde fener alayı düzenlendi
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 22:17 Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünde fener alayı düzenlendi Muş’un Malazgirt ilçesinde, Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında görkemli bir fener alayı düzenlendi. Etkinlikte, 150 metre uzunluğundaki Türk bayrağı ve meşalelerle yürüyüş yapıldı. Vatandaşlar, Şehit Arslan Kulaksız’ın şehit edildiği caddede toplanarak Türk bayrağı ve meşaleler eşliğinde 15 Temmuz Meydanı önüne kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanların coşkusu, Malazgirt’in tarihi zaferini bir kez daha yaşattı. Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız: “Malazgirt’e Yakışan Bir Yürüyüş Gerçekleştirdik” Yürüyüşün sonunda bir konuşma yapan Okçular Vakfı Başkanı Haydar Ali Yıldız, Malazgirt’te bu anlamlı yürüyüşü gerçekleştirmekten gurur duyduklarını belirtti. Yıldız, konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pazartesi günü saat 10’da Malazgirt’te önemli mesajlar vereceğini duyurarak şunları söyledi: “Şanlı zaferimizin yıldönümü kutlu olsun. Bin yıl önce Sultan Alparslan, Malazgirt’ten büyük bir yürüyüşü başlattı. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar, Araplar, Boşnaklar, Aleviler, Sünniler, bu toprağın çocukları, bu vatanın evlatları, birlikte büyük bir zafer kazandılar ve Anadolu’yu bize vatan kıldılar. Tüm şehitlerimize rahmet olsun.” Kaymakam Bayram’dan vatandaşlara davet Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram da yürüyüşe katılanlara teşekkür ederek, pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve devletin zirvesini karşılamak üzere tüm vatandaşları Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’ndaki hitabet alanına davet etti. Malazgirt Zaferi’nin anısına düzenlenen bu özel etkinlik, Malazgirt’in tarihi önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yürüyüşe Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız, Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, Muş Genel Meclis Üyesi Sait, Yıldırım, Konakkuran Belde Belediye Başkanı Remzi Çetin, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Süleyman Sercan Candan, İlçe Emniyet Müdür V. Başkomiser Mithat Bayırlı, Siyasi Parti Temsilciler,STK’lar kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları başladı
24 Ağustos 2024 Cumartesi - 16:52 Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları başladı Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlamaları Malazgirt Meydan Muhaberesi Tarihi Milli Parkı’nda başladı. Malazgirt Meydan Muhaberesi Tarihi Milli Parkı’nda ülkenin dört bir yanından gelen ziyaretçiler için hazırlanan etkinliklerde vatandaşlar eğlenceli vakit geçirdi. Konya Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımının konseri ile açılışı yapılan program, yapılan konuşmalarla devam etti. Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıl dönümü kutlama programında konuşan Muş Valisi Avni Çakır, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ve komutanlarının üstün cesaret ve kahramanlık örneği gösterdiğini ifade ederek, “Milletin şanlı tarihinde yeni bir dönemin kapılarını açarak Türk milletinin geleceğini değiştiren, dünya tarihinin akışına yeni bir yön tayin eden ve sonuçları itibariyle tarihinin en şanlı zaferlerinden biri olan Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünü kutlamanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Adalet ve merhametle devletini ihya ve inşa eden Sultan Alparslan bugün dahi tesirini hissettiğimiz 4 kıtada hüküm süren kardeşliğin meşalesini yakmıştır. Adalet, hoşgörü, barış ve kardeşliği esas alan Malazgirt ruhu, tarih boyunca milletin ilham kaynağı olmuştur. Bu ruhu yaşamak ve genç kuşaklara aşılamak, geleceğimizin teminatı olacaktır. Aydınlık geleceğimizin mimarları olan gençlerin tarihi iyi öğrenmesini sağlayarak tarihi bilincin canlı tutulması için Malazgirt Zaferi, Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı gibi daha birçok destansı mücadeleye layık olduğu vefanın gösterilmesi adına bu coşkuyu paylaşmalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle Sultan Alparslan ve şanlı ordusu başta olmak üzere Anadolu’yu bizlere ebedi bir vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize sonsuz minnetimizi sunuyorum. Başta Muşlu hemşehrilerimiz olmak üzere tüm aziz milletimizi, Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümünü kutlamalarına davet ediyor, al bayrağımızın semalarımızda özgürce dalgalandığı bu kutsal topraklarda birlik ve beraberlik içerisinde nice bin yıllar diliyorum" dedi. Malazgirt’in, okun yaydan çıktığı yer olduğunu söyleyen Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Haydar Ali Yıldız da, “Türkler, Kürtler, Çerkezler, Araplar, Lazlar, Boşnaklar, Aleviler, Sünniler, kardeşiz dediler ve bize şehit kanlarıyla bu Anadolu’yu ve toprakları vatan kıldılar. Cümle şühedaya rahmet ve selam olsun. Her yıl Malazgirt’teyiz. Çünkü Malazgirt bizim. Bura hikayemizin başladığı yer. Dedelerimizin Sultan Alparslan’la ’size bir vatan bırakıyorum ve ebediyen sizin olacaktır’ dediği Malazgirt’teyiz. Türk ve dünya tarihinin en önemli olaylarından 26 Ağustos Malazgirt Zaferi’ni anmak ve o zaferi kutlamak üzere her yıl buradayız. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakımız ve bakanlarımız, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında burada toplanıyoruz, dünyaya bir ve beraber olduğumuzu hep birlikte haykırıyoruz. Bazen televizyon programlarında ‘neden Malazgirt’e gidiyorsunuz’ diye soruyorlar. Malazgirt bir hafızadır. Kendimizi dinlemeye geliyoruz. Hatırlamak kendine gelmektir. Bu toprağa adaleti, merhameti, huzuru, barışı, kardeşliği, sevgiyi, irfanı, hikmeti mayaladılar. Bu bilinci kuşanmaya geliyoruz. Malazgirt, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet dediği anlayışımızın bin yıllık referansıdır. Bu bilinci, bayrak ve vatan bilincini kuşanmaya geliyoruz” şeklinde konuştu. Burada 4 gün boyunca etkinliklerin devam edeceğini anlatan Yıldız, “Okçuluk ve atlı turnuvalarda Gazze’de, Filistin’deki kardeşlerimizin özgürlüğü ve bağımsızlığı için yaylarımızı çekeceğiz, oklarımızı atacağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin, devletimizin ve milletimizin ilelebet bağımsızlığı için yaylarımızı kuşanacağız. Bu bilinci kuşanacağız ve hep birlikte pazar günü buradan Malazgirt Meydanı’ndan bütün dünyaya bir birlik ikrarında bulunacağız, ahitleşeceğiz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin" ifadelerini kullandı. Açılışa, Vali Çakır’ın eşi Bahar Çakır, kaymakamlar, belediye başkanları, Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, MHP Genel Başkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Ruhi Ersoy, Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.