Yerel Haberler
Muş
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:44 Muş’u BAL’da Hasköy Gençlerbirliği temsil edecek Muş’ta 2025-2026 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Hasköy Gençlerbirliği Spor Kulübü, 2026-2027 sezonunda kenti Bölgesel Amatör Lig’de (BAL) temsil etmeye hak kazandı. Başarının ardından düzenlenen törende futbolculara madalya ve kupa takdim edilirken, programda protokol üyeleri de açıklamalarda bulundu. Play-off aşamasında üç takımın mücadele ettiğini belirten Hasköy Kaymakamı İsmail Güney, "İki takım ilçemizi temsil ediyordu. Biz her zaman kazananın Hasköy olmasını istedik. Süreç sonunda Hasköy Gençlerbirliği hükmen galip sayılarak birinci oldu ve BAL’a yükseldi. İlçemiz adına gurur verici bir başarı. Bundan sonraki süreçte de valiliğimiz öncülüğünde tüm paydaşlarla birlikte kulübümüzün yanında olacağız" dedi. Hasköy Gençlerbirliği Antrenörü Halit Çevik ise geçen sezondan kalan hedeflerini bu yıl gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Geçen yıl yarım kalan bir hikâyemiz vardı. Bu sezon iyi bir kadro kurduk ve o hikâyeyi tamamladık. Takımımız BAL’a yükseldi. İlçemize hayırlı olsun" diye konuştu. Kulüp yöneticisi Ömer Oran da, üç yıldır finallerde mücadele ettiklerini belirterek, "Bu bizim üçüncü yılımız. Sürekli finaller oynuyorduk, bu yıl şampiyonluk nasip oldu. Önümüzdeki sezon Muş’u en iyi şekilde temsil edeceğiz" ifadelerini kullandı. Kulüp Başkanı Adnan Taşkaya ise takımın istikrarlı yükselişine dikkat çekerek, "Uzun süredir play-off ve final oynayan bir takımız. Daha önce finallerde elenmiştik, bu yıl şampiyonluğa ulaştık. Önümüzdeki sezon güçlü bir kadro kurarak hem Muş’u hem de Hasköy’ü en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz" şeklinde konuştu. Kulüp Asbaşkanı Gökhan Bilgin de, play-off sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Üç takımın mücadele ettiği play-off’ta rakiplerimizi geride bırakarak şampiyon olduk. Ayrıca Bulanık Koopspor’un ligden düşmesiyle birlikte takımımız, 2026-2027 sezonunda Muş’u BAL’da temsil etme hakkı kazandı" dedi. Hasköy Gençlerbirliği’nin elde ettiği başarı ilçede büyük gurur oluştururken, gözler yeni sezonda verilecek mücadeleye çevrildi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:11 Muş’ta ’Ağlayan Gelin’ için sıkı koruma: Koparana 700 bin TL ceza Muş’ta halk arasında "ağlayan gelin" olarak bilinen ters laleler için koruma tedbirleri artırıldı. Denetimler sıklaştırılırken, çiçekleri koparanlara 700 bin TL’ye kadar ceza uygulanacak. Muş’ta endemik türler arasında yer alan ve halk arasında "ağlayan gelin" olarak adlandırılan ters laleler, Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Muş Şube Müdürlüğü tarafından koruma altına alındı. Yaklaşık 20 günlük kısa ömürleriyle bilinen ters lalelerin zarar görmemesi için bölgede denetimler artırıldı. Ekipler, özellikle lalelerin yoğun olarak bulunduğu alanlarda devriye faaliyetlerini sıklaştırırken, ziyaretçilere de bilgilendirme yapıyor. Ters lalelerin koparılması, zarar verilmesi veya yerinden sökülmesi durumunda ise ciddi yaptırımlar uygulanıyor. Bu kapsamda, doğaya zarar veren kişilere 700 bin TL’ye kadar idari para cezası kesilecek. Ters lalelerin gelecek nesillere aktarılması için herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurgulayan ziyaretçilerden Ferhat Saysal, "Buraya arkadaşlarla birlikte ters laleleri görmek için geldik. İlk defa geliyoruz. Daha önce duymuştuk, sosyal medyada da karşımıza çıkmıştı. İşin aslı, buraya çıkmanın bu kadar zor olacağını bilmiyorduk. Bayağı zorlu bir yol çıkmamız gerekti. Bu tür doğa güzelliklerinin Doğa Koruma ve Milli Parklar Muş Şube Müdürlüğü tarafından koruma altına alınması, güvenlik korucularının ve doğa koruma görevlilerinin burayı sürekli denetlemesi, gözetim altında tutması bizi ziyadesiyle mutlu etti. Bazı art niyetli insanlar tahribat verebilir ama genel olarak buraya gelen insanlarda şunu gördük; hepsi bu güzelliği ve bu heyecanı yaşamak için buraya geliyor. Biz de insanlarımızın, ömrü 20 gün olan bu ters laleleri gelip görmelerini buradan tavsiye ediyoruz. Bunlara zarar vermenin cezası 700 bin TL’den başlıyor. Buradan bunun da uyarısını yapalım. Hiç gerek yok; insanların bu tür güzelliklere zarar vermemesi gerekiyor" dedi.
2 yıllık husumet, düzenlenen barışla sonuçlandı
20 Ağustos 2024 Salı - 16:28 2 yıllık husumet, düzenlenen barışla sonuçlandı Muş’ta 2 yıl önce akraba olan aileler arasında bir kişinin ölümüyle başlayan husumet düzenlenen barışla son buldu. Yoncalıöz köyünde Güler ve Yusufoğulları aileleri arasında 2022 yılında kavga yaşanmış ve bir kişi hayatını kaybetmişti. Kavganın ardından aileler arasında başlayan husumetin sonlandırılması için İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür ve bölgenin ileri gelenleri devreye girdi. Yapılan görüşmelerin ardından barışa ikna edilen aileler için Salih-Muhlise Çağlayan Camii’nde barış töreni düzenlendi. Barış töreninde konuşan Vali Avni Çakır, “Küslüğü, kırgınlığı, kavgayı uzlaşmayla sonuçlandırmak dinimizin de en güzel davranışlarından bir tanesidir” dedi. 2 yıl önce yaşanan olaydan dolayı üzgün olduğunu ama barışın sağlanmasından dolayı da çok mutlu olduğunu ifade eden Vali Çakır, husumetlerin sadece aileleri değil bütün bölgeyi olumsuz etkilediğini vurgulayarak, “2 sene önce elim bir olay yaşandı. Başta bu 2 aile olmak üzere tüm köylüler, civardaki köylülerin hepsi etkilendi. Bu tür husumetler sadece 2 aileyle kalmıyor. Onlarla ilişkisi olan herkesi, tüm komşuları, civar köyleri, ilçeyi, beldeyi ve ili etkiliyor. Dolayısıyla bu tür anlaşmazlıkların da, sulhla, kardeşlikle, kucaklaşmayla sonuçlanması da en az 2 aile kadar bizleri de mutlu ediyor ve bu saymış olduğumuz tüm insanlar da rahatlamış oluyor” ifadelerini kullandı. Barışın sağlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Vali Çakır, “Küslüğü, kırgınlığı, kavgayı uzlaşmayla sonuçlandırmak dinimizin de en güzel davranışlarından bir tanesidir. Çünkü saymış olduğum huzursuzluklar ortadan kalkmış olacaktır. Buna vesile olmak, buna şahitlik etmek de güzel bir olay. Kim buna vesile olduysa hepsine teşekkür ederim. Her iki ailenin büyüklerini tebrik ediyorum. Çünkü uzlaşmak da bir maharet ister, fedakarlık ister. Bölgemizdeki kırgınlıkların, küskünlüklerin aynı bu şekilde son bulmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Allah bir daha benzer bir anlaşmayı bölgemizde yaşatmasın” şeklinde konuştu. İl Müftüsü İbrahim Halil Demir’in yaptığı duanın ardından aile bireyleri Kur’an-ı Kerim’in altından geçerek birbirlerine sarıldı. Barış törenine İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yılmaz Kırgel, Edirne Jandarma Komutanlığına atanan Kıdemli Albay Mehmet Kasım Ermiş, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kanaat önderleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Muşspor yeni sezon hazırlıklarına devam ediyor
19 Ağustos 2024 Pazartesi - 11:57 Muşspor yeni sezon hazırlıklarına devam ediyor Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 3. Lig 1. Grup’ta mücadele edecek olan Muşspor, yeni sezon öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Teknik Direktör Yavuz İncedal yönetiminde oyuncuların adaptasyon sürecini hızlandırmak ve kişisel performanslarını artırmak için çeşitli çalışmalar yapıldı. Kampın ikinci etabında fiziksel ve mental yüklemeler yapılarak takımın karakterini ve saha içi uyumunu geliştirmek için çeşitli antrenman yapıldı. Kamp sürecinin iyi geçtiğini, hazırlık maçlarıyla her geçen gün ivme kazandıklarını ve güçlenen bir takım profili ortaya koyduklarını söyleyen Teknik Direktör İncedal, “Muş’taki testlerimizde ön çalışmamız oldu. Genelde adaptasyon çalışmaları yaptık. Kişisel kalitenin, bundan sonra yapacağımız yüklemelere hazırlanması gerekiyor. Bu süreci 10 gün olarak değerlendirdik ve bizim için olumlu geçti. O süreçte herhangi bir sorunla karşılaşmadık. İkinci etap dediğimiz çalışmalarımızda hem fiziksel hem de mental olarak yüklenme yaptık. Aynı zamanda da bir takım karakterini ortaya çıkarmak istiyorduk. Bu dönem içerisinde hem fiziksel hem de mental olarak yüklemelerimiz oldu. Hazırlık maçlarımız da vardı. Bu maçlarda her geçen gün ivme kazanan, yükselişe geçen, güçlenen bir takım konumuna geldik. Futbolcu arkadaşlarımızın birbirine uyumu bu kamp dönemi içerisinde her geçen gün arttı. Hem saha içi hem de saha dışı karakterlerini daha iyi anlamaya başladılar” dedi. Muşspor yönetiminin kamp sürecinin verimli geçmesinde büyük katkısı olduğunu ifade eden İncedal, “Oynamak istediğimiz sistem üzerinde denemelerimiz oluyor. Bütün futbolcu kardeşlerimizi burada deniyoruz, görüyoruz. En azından bize neler verebileceklerini, nasıl bir performans göstereceklerini veya bizim uygulamak istediğimiz sisteme uyumlarının nasıl olacağını değerlendiriyoruz. Bu süreçten büyük ölçüde olumlu dönüş aldık ve uyumlu bir şekilde devam ediyoruz. Kampımız ayın 21’inde sonlanacak. Üç gün izin verdikten sonra kaldığımız yerden çalışmalarımıza devam edeceğiz. Başkanımız Fatih Cengiz Beye ve yönetim kurulumuza çok teşekkür ediyorum. Çünkü bize gerçekten nezih ve çalışılabilir bir kamp ortamı sundular. Biz de bunu takımımız lehine en iyi şekilde değerlendirdik” şeklinde konuştu. Kampın üçüncü etap çalışmalarında tamamen müsabaka dönemine yönelik taktiksel çalışmalar üzerinde duracaklarını aktaran İncedal, 7 Eylül’de oynanacak Kahramanmaraşspor maçına daha hazır hale gelmeyi hedeflediklerini belirterek, “Muş’a güçlenerek gelmek istiyoruz ve güçlenerek de geliyoruz. Üçüncü etap dediğimiz bölümde, artık tamamen müsabaka dönemine yönelik taktiksel çalışmalarımıza ağırlık vereceğiz. Özellikle duran top çalışmalarına yoğunlaşacağız. Takımımızı 7 Eylül’de oynanacak Kahramanmaraşspor maçına daha hazır hale getireceğiz. Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Sporcu arkadaşlarımızın uyumu mükemmel. Ancak her şeyden önce, uyum kadar istek ve arzuları da çok önemli. Bunlar bizim için çok değerli veriler. İnşallah, bu karakterli ve güzel grup saha içinde de takım karakterini yansıtacaklar. Bu çocuklarla güzel işler başarabileceğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Öğretim Üyesi Dölek: “Meydana gelen depremlerin büyük depremlerin yıl dönümlerine denk gelmesi bu korkuyu biraz daha tetikledi”
18 Ağustos 2024 Pazar - 19:15 Öğretim Üyesi Dölek: “Meydana gelen depremlerin büyük depremlerin yıl dönümlerine denk gelmesi bu korkuyu biraz daha tetikledi” Muş’un Varto ilçesinde gece saatlerinde art arda meydana gelen depremleri değerlendiren Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, “Meydana gelen depremlerin bölgede hafızalarda yerini koruyan büyük depremlerin yıldönümlerine denk gelmesi bu korkuyu biraz daha tetikledi” dedi. Muş’un Varto ilçesinde art arda meydana gelen depremler ilçede paniğe neden oldu. Bu depremlerin 2 bin 394 kişinin hayatını kaybettiği ve bin 489 kişinin yaralandığı 19 Ağustos 1966 Varto depreminin yıldönümüne denk gelmesi korkuyu daha da artırdı. Uzmanlar, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini ve depreme dayanıklı yapıların inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Anadolu’nun genç ve dinamik yapısının levha hareketleriyle sürekli etkileşim halinde olduğundan dolayı bölgede depremlerin kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayan Dr. Dölek, depremle mücadelede sağlam zeminler üzerinde dayanıklı kentler kurmanın önemine dikkat çekti. Dr. Dölek, “Gece yaşanan depremler Bingöl, Muş ve Varto ilçesinde vatandaşlarımızda tedirginlik oluşturdu. Özelikle meydana gelen depremlerin bölgede hafızalarda yerini koruyan büyük depremlerin yıl dönümlerine denk gelmesi bu korkuyu biraz daha tetikledi. Deprem ülkemizin bir gerçeğidir. Oluşum mekanizması ve doğal bir sürecin sonucunda meydana gelen olaylardır. Bizler neden depremlerin olduğuna hayret edeceğimize depreme dayanıklı binalar inşa etmemiz gerekiyor. Buna bağlı olarak doğru zeminler üzerine doğru binaları inşa edebilirsek eğer deprem bizi bu kadar tedirgin etmeyecekti. Sadece doğal süreci içerisinde gerçekleşen o olaylar yapıları etkilemeyecek ve doğal süreci içerisinde devam edecekti. Burada asıl konuşmamız gerekenler deprem olacak mı sorusundan ziyade depreme dayanıklı kentler etme sürecinde neler yaptığımız olmalıdır” dedi. 6 Şubat’ta meydana gelen büyük depremin bölgede önemli bir enerji açığa çıkardığını söyleyen Dr. Dölek, “Özellikle 6 Şubat’ta meydana gelen enerji büyük bir enerjidir. Bu enerji ülkemizde farklı fay hatları üzerinde sarsıntıların devam edeceği bir süreçtir. Bunun dışında Anadolu’nun yapısında genç dinamik bir yapıya sahip olması ve bu yapı ile birlikte levhaların hareketi birbirini etkilediği bir konumda bulunması deprem gerçeğini bizden uzaklaştırmayacak. Sadece bu depremler değil başka gelişen olaylar ülkemizde depremleri meydana getirecektir. Arap plakası ile Avrasya plakası Anadolu’yu sıkıştırması devam ettiği sürece ülkemizde depremler kaçınılmaz doğal süreçler olarak devam edecek” ifadelerini kullandı. Varto ilçesinde ilk deprem gece saat 23.14‘te 2.6, ikinci deprem saat 00.13’te 3.8, üçüncü deprem ise 00.43’te 2.3 büyüklüğünde peş peşe meydana geldi.
Muş’ta güneşten önce uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor
16 Ağustos 2024 Cuma - 14:09 Muş’ta güneşten önce uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor Muş’ta güneşten önce uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor. Yaz mevsiminde aileleri ve hayvanlarıyla birlikte yaylalara göç eden kadınların zorlu şartlarla mücadelesi büyük bir emeğe dönüşüyor. Muş’ta hayvancılıkla uğraşan ailelerin beraberlerindeki hayvanlarıyla yaylalardaki yaşamları kimi zaman görsel bir şölene oluştururken kadınlar için ise zorlu bir mesai oluyor. Mesaileri gün doğumu ile başlayan ve hava kararana kadar süren kadınlar, elektrik ve suyun olmadığı yaylada odun ateşinde yemek pişiriyor, su taşıyor, koyun sağıyor, çamaşır yıkıyor ve çocuklarına bakıyor. Süt sağmak ve peynir yapmak gibi işleri üstlenen kadınlar, gün boyunca hiç durmadan çalışıyor. Modern hayatın sunduğu pek çok konfordan uzak bir yaşam sürdürülen, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlara erişimin sınırlı olduğu yaylalarda, kadınlar geleneksel yöntemlerle günlük işlerini yapıyor. Bu zorlu şartlara rağmen, yaylalarda geçirilen zaman, kadınlar için doğayla iç içe olmanın huzurunu yaşatıyor. Büyük bir dayanıklılık ve emekle günlük yayla işlerini yapan kadınlar, sağdıkları sütleri kilometrelerce uzaktan eşek sırtında taşıyor. Günde 2 kere olmak üzere toplamda 500 koyun sağan kadınlar, yayla hayatının zorluklarıyla başa çıkmak için hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçlü olmak zorunda. Tüm zorluklara rağmen büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam eden kadınlardan Besra Demir, sabahın ilk ışıkları ile başladıkları yayla mesaisine akşam güneş batana kadar devam ettiklerini söyleyerek, “Sabahın ilk ışıkları ile uyanıyoruz. Evdeki işlerimizi yaptıktan sonra peynirimiz yapıyoruz. Günde iki defa koyun sağımını yapıyoruz. Akşam sağdığımız sütleri peynir yapıp sabah mandıraya satıyoruz. Burada peynir, yağ ve yoğurt gibi süt ürünlerini üretiyoruz. İki günde bir ekmek pişiriyoruz. Bu yaylada ikamet eden ailelerin hepsi yakın akraba. İşlerimiz bitince çocuklar oyun oynamaya çıkıyor. Bizlerde yaylada ki kadınlar olarak oturup çay içiyoruz sohbet ediyoruz. Zamanımızı iyi değerlendiriyoruz” dedi. Yaylanın da kendine göre zorlukları olduğunu söyleyen Demir, eskisi kadar ailelerin artık yaylaya çıkmadığını söyleyerek, “Özelikle yağmur yağdığında zorluklar yaşıyoruz. Çadırların içerisi su ile doluyor. Bazen koyun sağarken yağmur bastırıyor. Sağımı yarıda bırakıyoruz. Yaylanın havası ve suyu insana huzur veriyor. Şehirden uzak keyifli bir hayat geçiriyoruz. Büyükler olarak bizler yaylada olmaktan mutluyuz ama gençler mutlu değil yayla hayatından. Çocukları yaylaya zor getiriyoruz. Yaylada 2 ay kalıyoruz. Daha sonra köye iniyoruz. Köyde de 1 ay kaldıktan sonra Diyarbakır tarafına göç ediyoruz. Kış aylarında bu bölgede hayvan beslemek çok zor. Çok kar yağdığı için çadırda yaşanılmıyor. Yaylada en çok zorlandığımız ise içme suyumuzun uzak olmasıdır. Eşeklerle su taşıyoruz. Suyu olsaydı hayatımız daha kolay olurdu. Hayat şartları tabi ki zor her insan burada yapamaz. Bizler bu yükü taşıyoruz ama bizden sonra ki nesil asla bu yükü taşımaz. Eskiden burası dolu evlerdi. Artık kimse yaylaya gelmiyor. Hayvancılığın zor anları da var kolay anları da var” ifadelerini kullandı.
Muş’ta gün doğmadan uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor
16 Ağustos 2024 Cuma - 13:57 Muş’ta gün doğmadan uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor Muş’ta gün doğmadan uyanan kadınların zorlu yayla mesaisi devam ediyor. Yaz mevsiminde aileleri ve hayvanlarıyla birlikte yaylalara göç eden kadınlar zorlu şartlarla mücadelesi büyük bir emeğe dönüşüyor. Muş’ta hayvancılıkla uğraşan ailelerin beraberlerindeki hayvanlarıyla yaylalardaki yaşamları kimi zaman görsel bir şölene oluştururken kadınlar için ise zorlu bir mesai oluyor. Mesaileri gün doğumu ile başlayan ve hava kararana kadar süren kadınlar, elektrik ve suyun olmadığı yaylada odun ateşinde yemek pişiriyor, su taşıyor, koyun sağıyor, çamaşır yıkıyor ve çocuklarına bakıyor. Süt sağmak ve peynir yapmak, gibi işleri üstlenen kadınlar, gün boyunca hiç durmadan çalışıyor. Modern hayatın sunduğu pek çok konfordan uzak bir yaşam sürdürülen, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlara erişim sınırlı olduğu yaylalarda, kadınlar geleneksel yöntemlerle günlük işlerini yapıyor. Bu zorlu şartlara rağmen, yaylalarda geçirilen zaman, kadınlar için doğayla iç içe olmanın huzurunu yaşatıyor. Büyük bir dayanıklılık ve emekle günlük yayla işlerini yapan kadınlar, sağdıkları sütleri kilometrelerce uzaktan eşeksırtında taşıyor. Günde 2 kere olmak üzere toplamda 500 koyun sağan kadınlar, yayla hayatının zorluklarıyla başa çıkmak için hem fiziksel hem de zihinsel olarak güçlü olmak zorunda. Tüm zorluklara rağmen büyük bir kararlılıkla çalışmaya devam eden kadınlardan Besra Demir, sabahın ilk ışıkları ile başladıkları yayla mesaisine akşam güneş batana kadar devam ettiklerini söyleyerek, “Sabahın ilk ışıkları ile uyanıyoruz. Evdeki işlerimizi yaptıktan sonra peynirimiz yapıyoruz. Günde iki defa koyun sağımını yapıyoruz. Akşam sağdığımız sütleri peynir yapıp sabah mandıraya satıyoruz. Burada peynir, yağ ve yoğurt gibi süt ürünlerini üretiyoruz. İki günde bir ekmek pişiriyoruz. Bu yaylada ikamet eden ailelerin hepsi yakın akraba. İşlerimiz bitince çocuklar oyun oynamaya çıkıyor. Bizlerde yaylada ki kadınlar olarak oturup çay içiyoruz sohbet ediyoruz. Zamanımızı iyi değerlendiriyoruz” dedi. Yaylanın da kendine göre zorlukları olduğunu söyleyen Demir, eskisi kadar ailelerin artık yaylaya çıkmadığını söyleyerek, “Özelikle yağmur yağdığında zorluklar yaşıyoruz. Çadırların içerisi su ile doluyor. Bazen koyun sağarken yağmur bastırıyor. Sağımı yarıda bırakıyoruz. Yaylanın havası ve suyu insana huzur veriyor. Şehirden uzak keyifli bir hayat geçiriyoruz. Büyükler olarak bizler yaylada olmaktan mutluyuz ama gençler mutlu değil yayla hayatından. Çocukları yaylaya zor getiriyoruz. Yaylada 2 ay kalıyoruz. Daha sonra köye iniyoruz. Köyde de 1 ay kaldıktan sonra Diyarbakır tarafına göç ediyoruz. Kış aylarında bu bölgede hayvan beslemek çok zor. Çok kar yağdığı için çadırda yaşanılmıyor. Yaylada en çok zorlandığımız ise içme suyumuzun uzak olmasıdır. Eşeklerle su taşıyoruz. Suyu olsaydı hayatımız daha kolay olurdu. Hayat şartları tabi ki zor her insan burada yapamaz. Bizler bu yükü taşıyoruz ama bizden sonra ki nesil asla bu yükü taşımaz. Eskiden burası dolu evlerdi. Artık kimse yaylaya gelmiyor. Hayvancılığın zor anları da var kolay anları da var” ifadelerini kullandı.
Varto’da yaz Kur’an kursları sona erdi
15 Ağustos 2024 Perşembe - 17:37 Varto’da yaz Kur’an kursları sona erdi Muş’un Varto ilçesinde yaz Kur’an kurslarına katılan öğrenciler, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ile Varto Müftülüğü koordinasyonunda düzenlenen etkinlikle eğitimlerini tamamladı. Varto ilçesinde yaz Kur’an kurslarına devam eden 6-13 yaş grubundaki öğrenciler, kursun son gününde Alagöz Mahallesi’nde bulunan alanda bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Varto Gençlik ve Spor Müdürü Murat Aktaş, “Öğrencilerimizin tüm sportif faaliyetlerini gençlik merkezimde yaptırdık. Bugün kurs sonu olması nedeniyle de bir piknik havası içerisinde faaliyetlerimizi sonlandırdık. Başta il müdürümüz ile müftümüze ve eğmeği geçen herkese teşekkür ederim”dedi. Müftü Fatih Arslan ise yaz Kur’an kursu etkinlikleri çerçevesinde Gençlik ve Spor Müdürlüğünün katkılarıyla faaliyetler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Burada kursa devam eden kursiyerlerimizin sportif alandaki faaliyetlerini gerçekleştirdik. Kursun kapanması ile birlikte yine müdürlüğümüzün katkısı ile sezon sonu etkinliği düzenledik. Öğrencilerimiz bayağı mutlular. Bu mutlulukları bizleri de sevindirdi. Bir daha ki kursumuza daha fazla öğrenci bekliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. Etkinliğe Muş Gençlik ve Spor Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, Varto Gençlik ve Spor Müdürü Murat Aktaş, İlçe Müftüsü Fatih Arslan, Sosyal Hizmetler Müdürü Seda Bulut, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Sever, imamlar, veliler ile öğrenciler katıldı.
Muş’ta 22 bin çocuk yaz Kur’an kurslarında eğitim gördü
15 Ağustos 2024 Perşembe - 15:53 Muş’ta 22 bin çocuk yaz Kur’an kurslarında eğitim gördü Diyanet İşleri Başkanlığı koordinesinde Muş İl Müftülüğü tarafından açılan yaz Kur’an kursları, "Kapanış Programı" ile sona erdi. Muş İl Müftülüğü tarafından düzenlenen yaz Kur’an kurslarının kapanış programı gerçekleşti. Salih-Muhlise Çağlayan Camisi’nde gerçekleşen program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Muş il genelinde 703 kursta toplamda 22 bin 089 çocuk 6 hafta boyunca eğitim gördü. Bu yıl ayrıca yaz Kur’an kurslarına katılan çocuklara yönelik sportif etkinlikler ve yarışmalar da düzenlendi. Yaz Kur’an kurslarına gelen çocukların 6 haftalık eğitimlerini başarılı bir şekilde tamamladıklarını söyleyen Muş İl Müftüsü İbrahim Halil Demir, “Yaz Kur’an kursunda neler yaptık? Bu sene geçtiğimiz senelerden farklı olarak tüm camilerimizde futbol turnuvası düzenledik. Final maçlarımız oldu. Futbol turnuvası düzenlediğimiz için camiye gelmeyen çocuklarımız bile yaz Kur’an kursuna gelip kaydoldular. Biz camilerimizi sadece Kur’an okuyan, namaz kılan değil, çocuklarımızı spor yapacakları, arkadaşlarıyla buluşacakları mekânlar yapmamız gerekiyor. Bugün yapmış olduğumuz program bütün camilerimizde “Dinimi Öğreniyorum” kitabından yaş sınırlarını belirleyip yarışmalar yaptık. Yarışmada birinci, ikinci ve üçüncü olanlara bisiklet, ilk 10’a giren diğer öğrencilerimize de akıllı saat hediye ettik” dedi Yaz Kur’an kursuna katılan öğrenciler arasında yapılan bilgi yarışması sonucunda dereceye giren ilk üç öğrenciye bisiklet hediye edilirken, dereceye giren 7 öğrenciye ise akıllı saat hediye edildi. Düzenlenen programa Muş İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, Göç İdaresi İl Müdürü Murat Atilla, camii imam hatipleri, veliler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Erken teşhiste kritik rol oynayan KETEM’de ücretsiz sağlık hizmeti
15 Ağustos 2024 Perşembe - 14:36 Erken teşhiste kritik rol oynayan KETEM’de ücretsiz sağlık hizmeti Muş İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı çalışmalarını yürüten Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), "Erken Teşhis Hayat Kurtarır" sloganıyla ücretsiz hizmet vermeye devam ediyor. KETEM, “Erken Teşhis Hayat Kurtarır” sloganıyla toplum sağlığını korumayı sürdürüyor. Ülke genelinde sayısız insanın hayatını kurtarmaya odaklanan KETEM, ücretsiz sağlık hizmetleriyle kansere karşı erken teşhis için mücadele veriyor. Muş İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı hizmetlerini sürdüren KETEM’de, başta meme, rahim ağzı ve kolon kanserleri olmak üzere birçok kanser türü için ücretsiz tarama hizmetleri veriyor. Uzman sağlık personeli tarafından yapılan bu taramalar, bireylerin kansere karşı erken önlem almasını sağlıyor. KETEM’de çalışan hemşire Süheyla Ari, yapılan taramaların tamamen ücretsiz olduğunu ifade ederek, “Yaklaşık 10 yıldır KETEM’de çalışıyorum. Burada HPV ve DNA testini yapıyoruz ilk olarak. Uygun yaş aralığında olan hastalarımıza GGT veriyoruz. Hastalarımızın kayıtlarını aldıktan sonra mamografi çekimi yapıyoruz. 30-65 yaş arasındaki kadınlara HPV ve DNA testlerini yaparak rahimdeki rahatsızlıkları tespit ediyoruz. 40-69 yaş arası olan kadınlara da uygunsa mamografi çekimi yapıyoruz. Bu taramalar ücretsiz yapılıyor” dedi. Erken teşhisin hayat kurtardığını aktaran Hemşire Ari, 7 aylık süreçte 4 bin hastaya baktıklarını ifade ederek, “Bizim burada önceliğimiz hiçbir rahatsızlığı olmayan hastalardır. Erken teşhis hayat kurtarır diyoruz. 40-69 yaş aralığında olan kadınlar mutlaka 2 yılda bir meme mamografisi çektirmelidir. 40 yaşın üzerindeki kadınların ise mutlaka yılda 1 kere doktorda muayene olması gerekiyor. 20 yaş üzerindeki kadınların ise ayda bir ayna karşısında kendileri muayene yapabilir. Eğitimlerimiz devam ediyor. Sokaklarda stant kurup bilgilendirmeler yapıyoruz. Uygun olanları KETEM’e yönlendiriyoruz. 2024 yılının ilk 7 ayında 4 bine yakın hastamızı KETEM’de ağırladık. Vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olmasını istiyoruz. Burada yaptığımız taramalar tamamen ücretsiz. Burada randevulu hasta bakma yok. Hastalar ne zaman gelirse bakabiliyoruz” şeklinde konuştu.