Yerel Haberler
Muş
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:40 Muş Ovası’nda yağış sonrası menderesler güzel manzaralar sundu Muş Ovası’nda etkili olan yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, doğada eşsiz görüntüler oluştururken koyun ve mandaların su kenarında otlanması görsel şölen sundu. Muş’ta son günlerde etkili olan yağışlar, Muş Ovası’nda doğayı adeta yeniden canlandırdı. Yağışların ardından su seviyesi yükselen menderesler, kıvrılarak uzanan yapısıyla dikkat çekerken ortaya güzel manzaralar çıktı. Ovada oluşan su birikintileri ve dolup taşan menderesler, bölgeye ayrı bir güzellik kattı. Muş Ovası, yağış sonrası sunduğu bu eşsiz görüntülerle göz kamaştırdı. Hayvanlarını merada otlatan Mesut Güler, Muş Ovası’nda mendereslerin kıvrım kıvrım aktığını söyleyerek, "Ben Muş’un Karağaç beldesinde çobanlık yapıyorum. Bu yıl çok fazla kar ve yağmur yağdı. Her yerde su birikintileri oluştu. Muş Ovası’nda menderesler kıvrım kıvrım akıyor. İnsanlar gelip bu menderesleri izliyor. Gerçekten çok güzel görüntüler ortaya çıkıyor" dedi. Merada hayvan otlatan amcası Mesut Gülen’e çay getiren Cennet Gülen ise "Bizim buralar çok güzel, menderesler çok güzel. Bugün hava da çok güzel. Her gün yağan yağmur Allah’ın bereketi. Menderesler kıvrıla kıvrıla akıyor, gidip geri geliyor. Aslında anlatmaya gerek yok; gözlerinizle görüyorsunuz. Biz de görüyor, şahit oluyor ve mutlu oluyoruz. Allah’ın bereketine ve yağan her yağmura şükürler olsun" ifadelerini kullandı.
Muş’ta yurtta kalan öğrenciler için mezuniyet gecesi düzenlendi
04 Haziran 2024 Salı - 18:04 Muş’ta yurtta kalan öğrenciler için mezuniyet gecesi düzenlendi Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, yurtlarda kalan öğrenciler için mezuniyet töreni düzenledi. 2023-2024 eğitim öğretim yılının sonuna geldiğimiz bugünlerde Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki yurtlarda kalan öğrenciler için unutamayacakları bir mezuniyet töreni düzenledi. Müştakbaba Kız Öğrenci Yurdunun bahçesinde düzenlenen törende, mezuniyet pastasının kesilmesinin ardından ikramlarla birlikte başlayan canlı müzik eşliğinde öğrenciler doyasıya eğlendi. Düzenlenen törende bir konuşma yapan Müdür Taşdemir, mezun olan tüm öğrencilere bundan sonraki yaşantılarında başarı dileyerek, “Her başlangıcın bir sonu, her sonun ise bir başlangıcı vardır. Sizler yeni bir başlangıçla inşallah buradan mezun olduğunuz gibi hem kendinize karşı hem de sizleri okutan, sizleri bugünlere getiren ailelerinize karşı sorumluluklarınızı yerine getirirsiniz. Yine ülkemize, memleketinize karşı sorumluluklarınız vardır, dolayısıyla mezuniyetinizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Her biriniz inşallah buradan mezun olduktan sonra kariyer basamaklarını birer birer tırmanarak ülkemize güzel hizmetler sunacağınızdan şüphemiz yoktur. Muş, Sultan Alparslan’ın Anadolu’nun kapılarını bizlere açtığı çok kadirşinas bir memleket, tarihimizde böyle önemli bir şehirden sizleri mezun etmekten mutluluk duyuyoruz. Bu yurtta sizleri misafir ederken, yurtta görevli arkadaşlarımız ellerinden gelen tüm gayreti gösterdiler. Hepsine teşekkür ediyorum. Sizleri misafir etmekten çok memnun olduk. Buradan mezun olacak arkadaşlarımızın diplomalarının vatana ve millete hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Yurt öğrencileri tarafından yapılan ürünler görücüye çıktı
04 Haziran 2024 Salı - 17:43 Yurt öğrencileri tarafından yapılan ürünler görücüye çıktı Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından Müştakbaba Kız Yurdu’nda açılan kurslara katılan öğrenciler, yıl boyunca yaptıkları onlarca ürünü düzenlenen sergide beğeniye sundu. El emeği göz nuru eserlerin sergilendiği etkinlikte, öğrencilerin özenle hazırladıkları el sanatları, ahşap boyama, geri dönüşüm, kalem işi, kara kalem, çanta yapımı gibi ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Sergi, hem yurt yönetimi hem de katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Açılan sergiyi gezerek öğrenciler tarafından yapılan ürünleri inceleyen Muş Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, “Yurtlarımızda genç ofislerimiz bünyesinde geçen yıl olduğu gibi bu yılda öğrencilerimize yıl boyunca modern eğitim sınıflarında çeşitli kurslar düzenledik. Öğrencilerimizin boş vakitlerini kaliteli bir şekilde değerlendirmelerine imkan sağladık. Müştakbaba Kız Yurdu’nda açmış olduğumuz kurslarımızda öğrencilerimiz tarafından hazırlanan ürünler düzenlenen sergi ile görücüye çıktı. Ürünleri incelediğimizde öğrencilerimiz için açtığımız kurslara ilginin ne kadar çok olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bu kurslarımızda kullanılan malzemeler yine müdürlüğümüz tarafından temin edilerek öğrencilerimize veriliyor. Sadece açmış olduğumuz kurslarımızdan yaklaşık 750 öğrencimiz faydalandı. Öğrencilerimizin gelişimine katkı sunacak olan bu eğitimlerimiz her yıl artarak devam edecektir” dedi.
Özel öğrencilerin el emeği göz nuru eserleri görücüye çıktı
04 Haziran 2024 Salı - 17:32 Özel öğrencilerin el emeği göz nuru eserleri görücüye çıktı Muş Ali Kuşçu Özel Eğitim Uygulama Okulu ile Özel Eğitim ve Meslek Okulunda eğitim gören özel öğrenciler tarafından yapılan el emeği göz nuru eserler görücüye çıktı. Ali Kuşçu Özel Eğitim Uygulama Okulu ve Muş Özel Eğitim Meslek Okulunun el sanatları ve iş beceri uygulama derslerinde eğitim gören özel öğrencilerin yıl boyunca büyük bir özenle hazırladıkları el emeği göz nuru eserleri sergiledi. Ahşap işçiliğinden seramiğe, dikişten nakışa kadar geniş bir yelpazede eserlerin yer aldığı sergide, öğrencilerin el becerilerini geliştirmeleri ve kendilerine olan güvenlerini artırmaları amacıyla ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, özel eğitim uygulama okullarının yıl içinde özel öğrencilerle yaptıkları el emeği göz nuru ürünleri vatandaşlarla buluşturduklarını belirterek, “Öğrencilerimizin yıl içerisinde el sanatları derslerinde üretmiş oldukları, kendi emekleriyle nakış nakış işledikleri ürünleri sergiledik. Herkesin emeğine yüreğine sağlık. Öğrencilerimizin becerilerini geliştirerek daha güzel ürünlere imza atacaklarına inanıyorum” dedi. Özel öğrencileri bu şekilde topluma kazandırmaya çalıştıklarını ifade eden Kıvanç, “Öğrencilerimiz yıl içerisinde devletimizin bütün imkânlarıyla evlerinden alınarak okula getirilmekte ve burada her türlü ihtiyaçları giderilmektedir. Bunlar bizim özel öğrencilerimiz. Bunların yeteneklerini ortaya çıkarmak için, öğretmenlerimiz çaba sarf etmektedir. Bu sayede yaptıkları ürünleri de sergide satışa sunarak hem kendilerine, hem ailelerine de katkı sunmaktadırlar. Aileleri, çocuklarının bu hünerlerini görünce mutlu olmaktadırlar. Bu sayede hem çocuklar mutlu oluyor hem de aileleri mutlu oluyor” ifadelerini kullandı. Eski hükümet konağı önünde yapılan serginin açılışına Milli Eğitim Müdürü Enver Kıvanç, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay, milli eğitim şube müdürleri, okul müdürleri ve veliler katıldı.
Alpaslan Kız İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden büyük başarı
04 Haziran 2024 Salı - 11:12 Alpaslan Kız İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden büyük başarı MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt ilçesindeki Alpaslan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, Erzincan’da düzenlenen bölge yarışmalarında Arapça şiir ve çocuk şarkıları dallarında büyük başarılar elde ederek Türkiye finallerine katılma hakkı kazandılar. Öğrencilerden Ebrar Keklik, öğretmeni Gökçenur Erdoğan rehberliğinde Arapça şiir alanında önemli bir başarıya imza attı. Diğer yandan Toprak Güzey, Alev Turanlı, Şevin Dinçer, Hiranur Çakır ve Medine Yalçınkaya isimli öğrenciler ise Rabia Nur Hanedar öğretmenleri rehberliğinde Arapça çocuk şarkıları dalında dikkat çeken bir performans sergilediler. Bu başarılı öğrenciler, Malazgirt’te yapılan yarışmalarda ilçe birinciliğinden başlayarak Muş il birinciliği ve ardından Erzincan’da düzenlenen 3. Bölge Finalleri’nde birincilik elde ederek Türkiye finallerine katılma hakkı kazandılar. Okul Müdürü Sedat Esen ve öğrenciler, Milli Eğitim Müdürü Vedat Kaya’yı makamında ziyaret etti. Kaya, öğrencilere Türkiye finallerinde başarılar dileyerek, önemli başarılarından dolayı öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederek tebriklerini iletti. Kaya, “Bu başarılar, öğrencilerimizin azimleri ve öğretmenlerinin destekleriyle elde edilmiştir. Gelecekte de bu tür başarıların artarak devam etmesini diliyorum. Öğrencilerimize ve emeği geçen herkese tebriklerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti için araştırmalar devam ediyor
03 Haziran 2024 Pazartesi - 18:25 Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti için araştırmalar devam ediyor Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti amacıyla 2020 yılında başlatılan "Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi" çerçevesinde çalışmalar bu yıl da devam edecek. 1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i mağlup ettiği Malazgirt Savaşı’nın gerçekleştiği alanı kesin olarak belirlemek ve bu alanda tarihi ve arkeolojik kalıntılara ulaşmak amacıyla yürütülen projede, tarihi kayıtlara ve arkeolojik verilere dayanarak savaşın izlerinin gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ahlat Müzesi, MAUN ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi işbirliğinde 2020’de hayata geçirilen projenin ekibi, MAUN Senato Salonu’nda bir araya geldi. Kazı ekibiyle bir araya gelen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik, en büyük hayalinin bu büyük zaferin yerinde görünür kılınmasını, noktasal olarak yerinin tespit edilmesi olduğunu söyleyerek, “2019 yılında başladık. MAUN, adına yakışır bir şekilde misyonuna uygun bir şekilde başından beri bu projenin yanında yer aldı. Ama rektörün çıkıp doğrudan bu sürecin içerisinde, süreci de tayin eden bir isim olması bizi ziyadesiyle heyecanlandırıyor. Üniversitenin her şeyiyle arkamızda olduğunu biliyoruz, yanımızda olduğunu biliyoruz. Proje ortağı diyorduk, artık sahipliğe doğru giden bir süreç var” dedi. Türkiye’deki ilk savaş alanı arkeolojisini yaptıklarını dile getiren Adnan Çevik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnterdisipliner bir çalışma yapıyoruz. 40’ı aşkın yerli, yabancı, alan uzmanının katkısıyla yürüyen bu büyük zaferi yerinde görünür kılmaya dair bir bilimsel arka plan hazırlıyoruz. Beşinci yılımızdayız. Savaşa dair 2 önemli veri üzerinden, onların tespiti üzerinden yürüyoruz. Bunlardan ilki savaşa ait metal objeler. Yani o döneme ait metal obje. İkincisi de insan kayıtları. Tabii burada önceliğimiz kendi şehitliğimiz, şehitlerimizin bulunmasına dönük tespitler. Son 2 yıldır, Malazgirt Afşin Mahallesi’nde yürüttüğümüz çalışmalar, şehitlik olabileceğini düşündüğümüz alanda yoğunluklu olarak devam ediyor. 30’a yakın mezar açtık. Eski bir gayrimüslim köyünde 2 bine yakın Müslüman mezarı tespit ettik. 11’inci yüzyıl bizim için 1071 demek, savaşın yüzyılı demek. Bunlardan 3’ü doğrudan başlarından travmatik ölüm iziyle balta, kılıç, kesici bir aletle ölmüş olmaları, 25-35 yaş aralığında yetişkin erkek olmaları bizi bu alanda yoğun olarak çalışmaya devam ettiriyor. Bu sene de yine ilk etap için buradayız. Bayrama kadar yüzey araştırması şeklinde bir çalışma yürüteceğiz. 150 kilometrekarelik son derece geniş bir alanda yürüyor bu çalışma. Ekibin bu kadar kalabalık olmasının bir başka sebebi de bu. Yani bu geniş alanı daraltmak adına coğrafyacı, jeofizik, jeolog ekiple bu alanı daraltmaya çalışıyoruz. Alanı daraltmak demek yüzey araştırmalarıyla işte başka şehitlikler, Bizans kayıpları, nerelere gömülmüş olabilirler? Çünkü savaşın noktasal olarak yerini belirledik diyecek şey bu.” Çevik, savaşın bir haftalık çalışmalar bütünü ve nihai muharebenin ise 26 Ağustos’ta olduğu için daha çok veri ile bunu belgelemek istediklerini vurgulayarak, “Çünkü bir sonraki aşaması burada bir turizm destinasyonu olan, yürüyüş yollarıyla, seyir teraslarıyla, şehitlikleriyle bir interaktif müzesiyle yani Çanakkale Şehitliği’ne gittiğimizde ne görüyor, ne yaşıyorsak aynısını Malazgirt’te de görmek ve yaşamak istiyoruz. Sadece 26 Ağustos’ta hatırlanan bir Malazgirt değil, 365 gün hatırlanan, hatırlanmakla kalmayan, yerinde yaşanan bir Malazgirt kurmak istiyoruz. Malazgirt Savaşı’nı yerinde gerçek zaman ve gerçek mekana dayalı olarak görünür kılmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin gelecekteki diğer projelere ışık tutacağının altını çizen Çevik, “Bu proje, bundan sonraki projelere de ışık tutacak bilgi ve insan kaynağı yetiştirme iddiasında. Hatta inşallah rektörümüzün riyasetinde burada bir enstitüleşmeye dönüşebilirsek sadece Malazgirt değil MAUN üzerinden bölgedeki Türk-İslam kazılarının özellikle antropolojik verilerinin, insan kaynaklarıyla beraber hele bir de zamanda inşallah Antik DNA laboratuvarımız da açıldığında hemen yanı başımızda Ahlat, daha doğumuzda Ani var. Orada çok önemli Türk-İslam kazısı yürütülüyor. Dolayısıyla bütün bunları da yönlendirecek insan ve bilgi kaynağı üretecek bir lisansüstü tezler yapılacak bir merkeze dönüşsün istiyoruz” diye konuştu. Akademik ortamda çalışmaları Türkiye ve dünyayla paylaştıklarını ifade eden Çevik, “Yine 2023 yılı Kasım ayında Rus Bilimler Akademisi’ne davet edildik. Hatta bu yıldan itibaren dahili üyesi kabul ettiler bizi. Artık her iki yılda bir düzenlenen bir toplantı bu. Biz de orada Malazgirt’te elde ettiğimiz sonuçları Rus Bilimler Akademisi aracılığıyla dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz. Bu yıl ayrıca Avrupa’nın en önemli Türk İslam arkeologları, İslam arkeolojisinin teorisyenleri misafirimiz olacaklar. İnşallah rektörümüzün de katılımıyla üniversitemiz üzerinden ortak işbirliği imkanlarını değerlendirerek biraz daha uluslararası anlaşma boyutunu yakalamak istiyoruz. Çünkü bu tip yani bir hikayeniz varsa geleceğiniz de var. Muş’un, Malazgirt’in dünya tarihini değiştiren bir hikayesi var” şeklinde konuştu. Çalışmaların bu yıl da verimli bir şekilde ilerleyeceğini dile getiren Prof. Dr. Adnan Çevik, “İlk etapta yüzey araştırması, bayramdan sonra da 1 Temmuz’dan itibaren de kazı olmak üzere hem devam eden kazılarımız var hem de yeni alanlarımız var. Buradan elde edeceğimiz verilerle savaşın noktasal olarak nerede cereyan ettiğine dönük tespitlerimize devam edeceğiz” dedi. Projenin Muş başta olmak üzere Doğu Anadolu’ya büyük bir turizm hareketliliğinin işaret fişeği olarak yansıyacağını kaydeden Çevik, “Bin yıllık geçmişin tahribatı vesaire düşündüğümüzde biz aslında sıra dışı bir arkeolojik çalışma yapıyoruz. Biz hikayesini bildiğimiz bir büyük hadiseyi arıyoruz. İzlerini sürüyoruz. Dolayısıyla zamana ihtiyacımız var, imkana ihtiyacımız var, desteğe ihtiyacımız var. Bu kadar kısa sürede çok ciddi sonuçlar aldık. Bu destek, imkan ve zaman daha verildiğinde biz bütün savaşın her aşamasını gün gün ortaya koyacağımızı ve sonuç itibariyle en büyük zaferi yerinde ete kemiğe büründürerek görünür kılacağımızı, bunun da Muş başta olmak üzere bütün Doğu Anadolu’ya büyük bir turizm hareketliliğinin işaret fişeği olarak yansıyacağını düşünüyoruz. Biz Büyük Selçuklu kültür rotası, Ani’den başlayıp Diyarbakır’da noktalanacak 8 ili ilgilendiren Büyük Selçuklu kültür rotasının kalbi olsun istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti için araştırmalar devam ediyor
03 Haziran 2024 Pazartesi - 18:04 Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti için araştırmalar devam ediyor Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Malazgirt Savaşı’nın yapıldığı alanın tespiti amacıyla 2020 yılında başlatılan "Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi" kapsamındaki çalışmalar bu yıl da devam edecek. 1071 yılında Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Bizans İmparatoru Romen Diyojen’i mağlup ettiği Malazgirt Savaşı’nın gerçekleştiği alanı kesin olarak belirlemek ve bu alanda tarihi ve arkeolojik kalıntılara ulaşmak amacıyla yürütülen projede, tarihi kayıtlara ve arkeolojik verilere dayanarak savaşın izlerini gün yüzüne çıkarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının desteklediği, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Ahlat Müzesi, MAUN ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi işbirliğiyle 2020’de hayata geçirilen projenin ekibi, MAUN Senato Salonu’nda bir araya geldi. Kazı ekibiyle bir ayara gelen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adnan Çevik, en büyük hayalinin bu büyük zaferin yerinde görünür kılınmasını, noktasal olarak yerinin tespit edilmesi olduğunu söyleyerek, “2019 yılında başladık. MAUN, adına yakışır bir şekilde misyonuna uygun bir şekilde başından beri bu projenin yanında yer aldı. Ama rektörün çıkıp doğrudan bu sürecin içerisinde, süreci de tayin eden bir isim olması bizi ziyadesiyle heyecanlandırıyor. Üniversitenin her şeyiyle arkamızda olduğunu biliyoruz, yanımızda olduğunu biliyoruz. Proje ortağı diyorduk, artık sahipliğe doğru giden bir süreç var” dedi. Türkiye’deki ilk savaş alanı arkeolojisini yaptıklarını dile getiren Adnan Çevik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnterdisipliner bir çalışma yapıyoruz. 40’ı aşkın yerli, yabancı, alan uzmanının katkısıyla yürüyen bu büyük zaferi yerinde görünür kılmaya dair bir bilimsel arka plan hazırlıyoruz. Beşinci yılımızdayız. Savaşa dair 2 önemli veri üzerinden, onların tespiti üzerinden yürüyoruz. Bunlardan ilki savaşa ait metal objeler. Yani o döneme ait metal obje. İkincisi de insan kayıtları. Tabii burada önceliğimiz kendi şehitliğimiz, şehitlerimizin bulunmasına dönük tespitler. Son 2 yıldır, Malazgirt Afşin Mahallesi’nde yürüttüğümüz çalışmalar, şehitlik olabileceğini düşündüğümüz alanda yoğunluklu olarak devam ediyor. 30’a yakın mezar açtık. Eski bir gayrimüslim köyünde 2 bine yakın Müslüman mezarı tespit ettik. 11’inci yüzyıl bizim için 1071 demek, savaşın yüzyılı demek. Bunlardan 3’ü doğrudan başlarından travmatik ölüm iziyle balta, kılıç, kesici bir aletle ölmüş olmaları, 25-35 yaş aralığında yetişkin erkek olmaları bizi bu alanda yoğun olarak çalışmaya devam ettiriyor. Bu sene de yine ilk etap için buradayız. Bayrama kadar yüzey araştırması şeklinde bir çalışma yürüteceğiz. 150 kilometrekarelik son derece geniş bir alanda yürüyor bu çalışma. Ekibin bu kadar kalabalık olmasının bir başka sebebi de bu. Yani bu geniş alanı daraltmak adına coğrafyacı, jeofizik, jeolog ekiple bu alanı daraltmaya çalışıyoruz. Alanı daraltmak demek yüzey araştırmalarıyla işte başka şehitlikler, Bizans kayıpları, nerelere gömülmüş olabilirler? Çünkü savaşın noktasal olarak yerini belirledik diyecek şey bu.” Çevik, savaşın bir haftalık bir çatışmalar bütünü ve nihai muharebenin ise 26 Ağustos’ta olduğu için daha çok veri ile bunu belgelemek istediklerini vurgulayarak, “Çünkü bir sonraki aşaması burada bir turizm destinasyonu olan, yürüyüş yollarıyla, seyir teraslarıyla, şehitlikleriyle bir interaktif müzesiyle yani Çanakkale Şehitliğine gittiğimizde ne görüyor, ne yaşıyorsak aynısını Malazgirt’te de görmek ve yaşamak istiyoruz. Sadece 26 Ağustos’ta hatırlanan bir Malazgirt değil 365 gün hatırlanan, hatırlanmakla kalmayan, yerinde yaşanan bir Malazgirt kurmak istiyoruz. Malazgirt Savaşı’nı yerinde, gerçek zaman ve gerçek mekana dayalı olarak görünür kılmak istiyoruz” ifadelerini kullandı. Projenin gelecekteki diğer projelere ışık tutacağının altını çizen Çevik, “Bu proje, bundan sonraki projelere de ışık tutacak bilgi ve insan kaynağı yetiştirme iddiasında. Hatta inşallah rektörümüzün riyasetinde burada bir enstitüleşmeye dönüşebilirsek sadece Malazgirt değil MAUN üzerinden bölgedeki Türk-İslam kazılarının özellikle antropolojik verilerinin, insan kaynaklarıyla beraber hele bir de zamanda inşallah Antik DNA laboratuvarımız da açıldığında hemen yanı başımızda Ahlat, daha doğumuzda Ani var. Orada çok önemli Türk-İslam kazısı yürütülüyor. Dolayısıyla bütün bunları da yönlendirecek insan ve bilgi kaynağı üretecek bir lisansüstü tezler yapılacak bir merkeze dönüşsün istiyoruz” diye konuştu. Akademik ortamda çalışmaları Türkiye ve dünyayla paylaştıklarını ifade eden Çevik, “Yine 2023 yılı Kasım ayında Rus Bilimler Akademisine davet edildik. Hatta bu yıldan itibaren dahili üyesi kabul ettiler bizi. Artık her iki yılda bir düzenlenen bir toplantı bu. Biz de orada Malazgirt’te elde ettiğimiz sonuçları Rus Bilimler Akademisi aracılığıyla dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz. Bu yıl ayrıca Avrupa’nın en önemli Türk İslam arkeologları, İslam arkeolojisinin teorisyenleri misafirimiz olacaklar. İnşallah rektörümüzün de katılımıyla üniversitemiz üzerinden ortak işbirliği imkanlarını değerlendirerek biraz daha uluslararası anlaşma boyutunu yakalamak istiyoruz. Çünkü bu tip yani bir hikayeniz varsa geleceğiniz de var. Muş’un, Malazgirt’in dünya tarihini değiştiren bir hikayesi var” şeklinde konuştu. Çalışmaların bu yıl da verimli bir şekilde ilerleyeceğini dile getiren Prof. Dr. Adnan Çevik, “İlk etapta yüzey araştırması, bayramdan sonra da 1 Temmuz’dan itibaren de kazı olmak üzere hem devam eden kazılarımız var hem de yeni alanlarımız var. Buradan elde edeceğimiz verilerle savaşın noktasal olarak nerede cereyan ettiğine dönük tespitlerimize devam edeceğiz” dedi. Projenin Muş başta olmak üzere Doğu Anadolu’ya büyük bir turizm hareketliliğinin işaret fişeği olarak yansıyacağını kaydeden Çevik, “Bin yıllık geçmişin tahribatı vesaire düşündüğümüzde biz aslında sıra dışı bir arkeolojik çalışma yapıyoruz. Biz hikayesini bildiğimiz bir büyük hadiseyi arıyoruz. İzlerini sürüyoruz. Dolayısıyla zamana ihtiyacımız var, imkana ihtiyacımız var, desteğe ihtiyacımız var. Bu kadar kısa sürede çok ciddi sonuçlar aldık. Bu destek, imkan ve zaman daha verildiğinde biz bütün savaşın her aşamasını gün gün ortaya koyacağımızı ve sonuç itibariyle en büyük zaferi yerinde ete kemiğe büründürerek görünür kılacağımızı, bunun da Muş başta olmak üzere bütün Doğu Anadolu’ya büyük bir turizm hareketliliğinin işaret fişeği olarak yansıyacağını düşünüyoruz. Biz Büyük Selçuklu kültür rotası, Ani’den başlayıp Diyarbakır’da noktalanacak 8 ili ilgilendiren Büyük Selçuklu kültür rotasının kalbi olsun istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Üniversite öğrencileri özel çocuklarla buluştu
03 Haziran 2024 Pazartesi - 15:11 Üniversite öğrencileri özel çocuklarla buluştu Varto İyilik Topluluğu adı altında bir araya gelen öğrenciler, Kale Mahallesi TOKİ konutlarındaki özel öğrencilerle eğlence programında buluştu. MAUN Varto Meslek Yüksekokulu İyilik Topluluğu öğrencileri, ‘Gönüllülük Çalışmaları’ dersi kapsamında Kale Mahallesi’nde bulunan TOKİ konutlarındaki özel çocuklara yönelik bir sokak şenliği programı düzenledi. Varto İyilik Topluluğu öğrencileri, düzenledikleri şenlikle hem özel eğitim çocukların hem de mahalledeki çocukların keyifli bir gün geçirmelerini sağladı. Varto İyilik Topluluğu Danışmanı Öğretim Görevlisi Murat Kaymaz, mahalle çocuklarına güzel bir gün geçirdiklerini ifade ederek, “Kale Mahallesi TOKİ konutlarında özel çocuklarla düzenlediğimiz şenlikte, müzik eşliğinde palyaçolar sahne aldı. Daha sonra yaş pasta kesildi ve özel çocuklara çeşitli hediyeler verildi. Özel çocukların doyası eğlendiği programda, bahçe oyunlarından müzikli boyama etkinliklerine kadar pek çok eğlenceli aktivitenin olduğu sosyal sorumluluk projesiyle unutulmaz bir gün yaşadık. Sevilen eski şarkıların yanı sıra çocuk müziklerinin çaldığı şenlikte, palyaçolar miniklerin yüzlerini boyadı. Sosis balonlardan hayvanlar yapan üniversiteliler, minikler için aldıkları tişörtleri onlarla birlikte el baskısı yöntemiyle boyadı. Projeye katılan miniklere pamuk şeker ve patlamış mısır dağıtan üniversiteliler, miniklerle dans etti. Özel çocuklar ve aileleri ile Kale Mahallesi’ndeki çocukların yer aldığı etkinlikte, sıradan eğitim gününün ötesinde farklı bir gün yaşama fırsatı bulan çocuklar ve üniversiteliler, güzel havanın ve baharın tadını doyasıya çıkardı” dedi.
Muş’ta LGS’nin ilk oturumu başladı
02 Haziran 2024 Pazar - 10:34 Muş’ta LGS’nin ilk oturumu başladı Muş’ta, Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın ilk oturumu başladı. Muş’ta 6 bin 259 öğrencinin başvuru yaptığı merkezi sınav 31 okulda yapılacak. Merkezi sınav 2023-2024 eğitim öğretim yılında resmi ve özel ortaokullardaki 8. sınıf öğrencilerinin katılımıyla ilk oturumu başladı. Merkezi sınavın birinci oturumu 09.30’da başlarken, ikinci oturum ise 11.30’da olacak. İki oturum halinde uygulanacak sınavda, çoktan seçmeli 90 soru sorulacak ve oturumlar aynı gün tamamlanacak. Öğrencisini sınava getiren velilerden Levent Berk, “Çocuklar bir yıldır çalışıyorlar. Daha doğrusu bir yıl derken sekiz yıldır bugün için çalışıyorlar. Biz de onlarla beraber aynı heyecanı, aynı duyguları yaşıyoruz. Görmüş olduğunuz gibi bütün veliler, anne ve babalar bugün çocukları için gelmişler. Okul bahçesinde onları bekliyoruz ve onlarla o heyecanı paylaşmak istiyoruz. İnşallah Rabbim hepsinin de emeklerini boşa çıkarmaz, bizim öğrencilerimizin de emeklerini boşa çıkarmaz. Sonuç ne olursa olsun, onlar bizim evlatlarımızdır. Önemli olan onların sağlığıdır. Tabii ki gönül ister ki daha güzel yerlere gelsinler, vatanlarına ve milletlerine hayırlı evlatlar olsunlar. Bizim buradaki temennimiz ve burada oluş amacımız da budur. Çocuklar sekiz yıldır çalışıyorlar. Özellikle bu yıl sabah akşam demeden dershanede, okulda ve evde çalıştılar. Anne baba olarak biz de elimizden gelen desteği onlardan esirgemedik. İnşallah sonuç hepimiz için ve ülkemiz için hayırlı olacaktır diye düşünüyoruz” dedi.