Yerel Haberler
Muş
20 Şubat 2026 Cuma - 14:44 Muş’ta öğrencilerden Ramazan’a özel sınıf ve okul süslemesi Milli Eğitim Bakanlığının "Maarifin Kalbinde Ramazan" projesi kapsamında Muş’ta öğrenciler, Ramazan ayının manevi atmosferini okul ve sınıflarına yansıttı. Milli Eğitim Bakanlığınca "Maarifin Kalbinde Ramazan" başlığıyla tüm illere gönderilen yazı doğrultusunda Muş’ta da okullarda Ramazan ayına yönelik süsleme çalışmaları yapıldı. Bu kapsamda öğrenciler, sınıf ve koridorları geleneksel Ramazan motifleriyle donattı. Muş Nizamülmülk Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencileri, "En güzel sınıf bizim sınıf" etkinliği çerçevesinde okulda Ramazan köşeleri oluşturdu. Okul idaresi ve öğretmenlerin rehberliğinde hazırlanan öğrenciler, sınıflar ve okulun çeşitli alanlarını mahya, kandil, cami figürleri ve özgün el emeği tasarımlarla süsledi. Yapılan çalışmalarla Ramazan ayının birlik, paylaşma ve manevi değerleri öğrencilere yaşayarak aktarıldı. Okul Müdürü Mehmet Vural, Ramazan ayının eğitim ortamlarında sadece bir süsleme faaliyetinin değerler eğitiminin önemli bir parçası olduğunu belirterek, "11 ayın sultanı Ramazan ayını coşkuyla, heyecanla ve sabırla karşılamak adına öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz okulumuzun farklı köşelerini süsledi. Biz de öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte bu çalışmalara katıldık. Ramazan infak ayıdır; yardımlaşma ve dayanışma ayıdır. Bu şekilde yapılan çalışmaların, öğrencilerimizde, velilerimizde ve bizlerde manevi boyutta birlik ve beraberliği güçlendirdiğine, ilahi mesajların hayatımıza yansıması noktasında büyük bir öneme sahip olduğuna inanıyorum. Bu vesileyle biz de bu çalışmalara katıldık" dedi. Ramazan ayının kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirten öğrencilerden Züleyha Sönmez ise bu manevi duyguyu yansıtmak amacıyla okul ve sınıfları süslediklerini ifade ederek, "Ramazan bizim için çok önemli. Biz Müslümanlar olarak bu duyguyu yansıtmak için okulumuzu ve sınıflarımızı süsledik. Bütün arkadaşlarımızla birlikte Ramazan ruhunu her yerde hissettirmek istedik; nereye bakılsa bu manevi atmosferin görülmesini amaçladık. Okulumuzda balonlar süsledik, üzerinde Ramazan’la ilgili sözlerin yazılı olduğu balonlar astık. Yazılar hazırladık, koridorlarımızı, sınıflarımızı ve okulumuzun her köşesini süsledik. Bu çalışmalar bizi geçmişe götürüyor. Ramazan’a dair bu güzellikleri görmek ve hissetmek, manevi açıdan bizlere ayrı bir huzur ve güven duygusu veriyor" şeklinde konuştu.
Muş’ta bir kişinin ölümüyle başlayan husumet barışla sonuçlandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:56 Muş’ta bir kişinin ölümüyle başlayan husumet barışla sonuçlandı Muş’taki Demir ve Yıldırım aileleri arasında yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybettiği husumet, din görevlileri ve kanaat önderlerinin devreye girmesiyle yapılan barışla son buldu. Muş’ta 2025 yılında Demir ve Yıldırım aileleri arasında yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan husumet, din görevlileri ve kanaat önderlerinin devreye girmesiyle düzenlenen barış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Vali Avni Çakır, törende yaptığı konuşmada; köyleri, mahalleleri, il ve ilçeleri etkileyen anlaşmazlıkların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çakır, uzun yıllar süren husumetlerin bitmesinin mutluluk verici olduğunu ifade ederek, kaybedilen zamanın üzüntüsünü de paylaştı. Vali Çakır, "Köyleri, mahalleleri, il, ilçeleri hatta bölgeleri etkileyen anlaşmazlıkların sona ermesinden büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ancak bir yandan da içimde bir hüzün var. Çünkü 15 yıl, 20 yıl, hatta 24 yıl süren husumetlerin nihayete erdiğini görmek, bizlere kaybedilen zamanı da hatırlatıyor. Yeni yetişen gençlerin sebebini dahi bilmedikleri bir anlaşmazlığın aileleri nasıl böldüğünü, köydeki, ilçedeki, ildeki huzurun nasıl bölündüğünü gördüm ve üzüldüm. Neticesinde hiçbir olay, sıcaklığı geçtikten sonra hiç kimsenin tasvip etmediği, bir anlık cahillikle, cehaletle, öfkeyle, sinirle ya da çocukça hareketlerle olan birtakım olaylar. Bugün de çok acılı, ilimizde yaklaşık 3-4 aydır gündemi olan bir olayın son bulması için buradayız. Bu olayın barışla sona ermesinden dolayı çok mutluyum. Çünkü çok geniş insanlar bundan etkilenmişti. Demir ve Yıldırım aileleri birbirinden güzide iki ailemiz. Demir ailesinin başı sağ olsun. Allah o evladımıza rahmetiyle muamele etsin, cennetiyle onu şereflendirsin. Yıldırım ailesi bu olaydan dolayı çok üzülmüştü. Demir ailesi çok büyük bir erdem gösterdi. Allah, onlardan razı olsun. Affetmek büyük bir erdemliktir. Gelecek nesiller, çocuklar, hepimiz bundan etkilendi. İlimizin dört gözle barışla sonuçlanmasını, bir an önce anlaşmanın gerçekleşmesini beklediği bir olaydı. Allah’a şükür bu gerçekleşti. Her iki aileye de bu barışta gösterdikleri katkıdan ötürü teşekkür ediyorum. Anlaşmazlıklar sadece iki aileyi değil, tüm bölgeyi, tüm çevreyi etkiliyor. Masum insanlar birbirleriyle küs oluyor. Tüm sosyal hayatımız bitiyor. O yüzden tüm anlaşmazlıkların en kısa sürede nihayete ermesi temennimiz" dedi. Yapılan dua ve konuşmaların ardından Demir ve Yıldırım aileleri, Kur’an-ı Kerim’in altında geçerek birbirleriyle tokalaştı. Törenin ardından katılımcılara yemek ikram edildi.
Muş’ta bir kişinin ölümüyle başlayan husumet, barışla sonuçlandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:54 Muş’ta bir kişinin ölümüyle başlayan husumet, barışla sonuçlandı Muş’taki Demir ve Yıldırım aileleri arasında yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybettiği husumet, din görevlileri ve kanaat önderlerinin devreye girmesiyle yapılan barışla son buldu. Muş’ta 2025 yılında Demir ve Yıldırım aileleri arasında yaşanan ve bir kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan husumet, din görevlileri ve kanaat önderlerinin devreye girmesiyle düzenlenen barış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Vali Avni Çakır, törende yaptığı konuşmada; köyleri, mahalleleri, il ve ilçeleri etkileyen anlaşmazlıkların sona ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Çakır, uzun yıllar süren husumetlerin bitmesinin mutluluk verici olduğunu ifade ederek, kaybedilen zamanın üzüntüsünü de paylaştı. Vali Çakır, "Köyleri, mahalleleri, il, ilçeleri hatta bölgeleri etkileyen anlaşmazlıkların sona ermesinden büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ancak bir yandan da içimde bir hüzün var. Çünkü 15 yıl, 20 yıl, hatta 24 yıl süren husumetlerin nihayete erdiğini görmek, bizlere kaybedilen zamanı da hatırlatıyor. Yeni yetişen gençlerin sebebini dahi bilmedikleri bir anlaşmazlığın aileleri nasıl böldüğünü, köydeki, ilçedeki, ildeki huzurun nasıl bölündüğünü gördüm ve üzüldüm. Neticesinde hiçbir olay, sıcaklığı geçtikten sonra hiç kimsenin tasvip etmediği, bir anlık cahillikle, cehaletle, öfkeyle, sinirle ya da çocukça hareketlerle olan birtakım olaylar. Bugün de çok acılı, ilimizde yaklaşık 3-4 aydır gündemi olan bir olayın son bulması için buradayız. Bu olayın barışla sona ermesinden dolayı çok mutluyum. Çünkü çok geniş insanlar bundan etkilenmişti. Demir ve Yıldırım aileleri birbirinden güzide iki ailemiz. Demir ailesinin başı sağ olsun. Allah o evladımıza rahmetiyle muamele etsin, cennetiyle onu şereflendirsin. Yıldırım ailesi bu olaydan dolayı çok üzülmüştü. Demir ailesi çok büyük bir erdem gösterdi. Allah, onlardan razı olsun. Affetmek büyük bir erdemliktir. Gelecek nesiller, çocuklar, hepimiz bundan etkilendi. İlimizin dört gözle barışla sonuçlanmasını, bir an önce anlaşmanın gerçekleşmesini beklediği bir olaydı. Allah’a şükür bu gerçekleşti. Her iki aileye de bu barışta gösterdikleri katkıdan ötürü teşekkür ediyorum. Anlaşmazlıklar sadece iki aileyi değil, tüm bölgeyi, tüm çevreyi etkiliyor. Masum insanlar birbirleriyle küs oluyor. Tüm sosyal hayatımız bitiyor. O yüzden tüm anlaşmazlıkların en kısa sürede nihayete ermesi temennimiz" dedi. Yapılan dua ve konuşmaların ardından Demir ve Yıldırım aileleri, Kur’an-ı Kerim’in altında geçerek birbirleriyle tokalaştı. Törenin ardından katılımcılara yemek ikram edildi. (İG-MSA-Y)
Muş’ta devlet desteğiyle hayvan sayısı arttı
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:27 Muş’ta devlet desteğiyle hayvan sayısı arttı Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yem, kredi ve hibe desteğiyle Muş’ta büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı 2025 yılında artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistiklerine göre, ülke genelinde olduğu gibi Muş’ta da hayvan varlığında artış kaydedildi. Devlet desteklerinin etkisiyle kentte büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısı yükselişe geçti. Hayvancılığın önemli merkezlerinden biri olan Muş’ta da 2024’te 242 bin 277 olan büyükbaş hayvan sayısı, 2025 yılında 253 bin 840’a yükseldi. 2024’te 1 milyon 158 bin 120 olan küçükbaş hayvan sayısı ise 2025 yılında 1 milyon 411 bin 269’a çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan yem desteği, düşük faizli kredi imkanları ve hibe programları sayesinde üreticiler hayvancılığa yöneldi. Özellikle küçükbaş hayvancılıkta yaşanan artış, Muş’un bu alandaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu. Devlet desteklerinin üretime olumlu yansıdığı Muş’ta hayvan varlığındaki artış, hem kırsal kalkınmaya hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Desteklerin devam etmesiyle önümüzdeki yıllarda da artış trendinin sürmesinin beklendiği ifade ediliyor. Yaklaşık 25 yıldır hayvancılık mesleğini yürüten besici Yusuf Bakır, devletin sağladığı desteklerle gençlerin batı illerine gitmeden kendi köylerinde kalarak hayvancılık mesleğini yaptığını ifade etti. Bakır, "Damızlık, koyun, küçükbaş ve büyükbaş hayvan besliyoruz. Ayrıca besi ve ticaret amaçlı hayvanlarımız da var. Son yıllarda devletimizin sağladığı destekler bizler için çok önemli oldu. Oğlak desteği, kuzu desteği, büyükbaş hayvan destekleri ve ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kış aylarında sağladığı arpa desteği hayvancılığın canlanmasına büyük katkı sundu. Bu destekler sayesinde hayvancılıkta ciddi bir artış ve iyileşme yaşandı. Eskiden gençlerimiz iş bulmak için batı illerine göç ediyordu. Ancak şu anda, verilen desteklerin de etkisiyle gençlerimiz yeniden hayvancılığa ve besiciliğe yönelmeye başladı. Devletimizden daha iyi ve sürdürülebilir destekler bekliyoruz. Bugüne kadar verilen destekler için de teşekkür ediyoruz" dedi.
Muş’ta 2 bin 600 rakımda nefes kesen çığ tatbikatı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 14:26 Muş’ta 2 bin 600 rakımda nefes kesen çığ tatbikatı Muş’ta AFAD koordinasyonunda, 2 bin 600 rakımlı Kozma Dağı’nda gerçekleştirilen çığ tatbikatına 154 personel katıldı. Senaryo gereği kar altında kalan 5 kişi ekipler tarafından kurtarıldı. Muş Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü koordinasyonunda, çığ afetlerine karşı hazırlık amacıyla Kozma Dağı’nda geniş katılımlı bir tatbikat düzenlendi. Yoğun sis ve karla kaplı 2 bin 600 rakımlı bölgede yapılan tatbikata 154 personel katıldı. Kozma Dağı’nın Keklik Çeşmesi mevkisinde gerçekleştirilen tatbikatta AFAD, jandarma, polis, UMKE, 112 Acil Sağlık, Kızılay, itfaiye, MEB AKUB ve HAK arama kurtarma ekipleri yer aldı. Senaryo gereği meydana gelen çığ sonucu kar altında kalan 5 vatandaş, ekiplerin koordineli çalışması sonucu sondalama yöntemiyle tespit edilerek bulundukları yerden çıkarıldı. Kurtarılan dağcılar, ilk müdahalelerinin yapılması için 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edildi. Zorlu hava şartlarında gerçekleştirilen tatbikatta, kurumlar arası koordinasyon, haberleşme ve müdahale süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Tatbikat sonrası açıklamalarda bulunan Muş AFAD İl Müdürü Ahmet Daştemir, AFAD koordinasyonunda yerel düzeyde kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek, amaçlarının afet durumlarında müdahale kapasitesini artırmak ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek olduğunu ifade ederek, "Bu tatbikata 23 çalışma grubumuz var. Toplamda 154 personel, 25 araç, 2 K9 köpeği ve iki dronla faaliyette yürütüyoruz. Tatbikatın amacı yerelde ilimizde tüm kamu kurum kuruluşlarıyla koordinasyon içerisinde hareket etmektir. Bundan dolayı bir senaryo belirledik. Muş, çok kar alan bir ilimiz. Çığ tatbikatı senaryosunu hazırladık. Ekiplerimizin koordineli hareket etmesini arzu ettik. Bununla beraber çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Dağda gezen 5 vatandaşımız çığ altında kaldı. Hemen saha ekiplerimiz de olay bölgesine hareket etti. Kışın ulaşımda aksaklar meydana geliyor. Bölgeye gelen saha ekiplerimiz önce yolun açılmasını sağladı. Yolun güvenliği için trafiği durdurduk. Ekipler bölgeye geldi. Çığ altında kalan vatandaşları kurtardı" dedi.
Muş-Bingöl kara yolunda mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi kurtarıldı
11 Şubat 2026 Çarşamba - 02:35 Muş-Bingöl kara yolunda mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi kurtarıldı Muş-Bingöl kara yolunda yoğun kar ve tipi nedeniyle mahsur kalan 40 araçtaki yaklaşık 80 kişi, ekiplerin çalışmasıyla güvenli bölgelere ulaştırıldı. Muş-Bingöl kara yolunda etkili olan olumsuz hava şartları, ulaşımda aksamalara neden oldu. Kara yolunun 45’inci kilometresinde bulunan Buğlan Geçidi’nde yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 40 araçta bulunan yaklaşık 80 kişi yolda mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye Karayolları, Jandarma, AFAD ve Kızılay ekipleri sevk edildi. Kar kalınlığının yer yer 25 santimetreye ulaştığı bölgede Karayolları ekipleri yoğun bir çalışma yürüttü. Yürütülen çalışmaların ardından yol ulaşıma açılarak mahsur kalan araçlar kurtarıldı. Kızılay ekipleri yolda kalan vatandaşlara kek ve meyve suyu ikramında bulunurken, AFAD ekipleri bölgede tedbir amaçlı hazır bekledi. Jandarma ekipleri ise yolun temizlenmesinin ardından araç geçişlerini kontrollü şekilde sağladı. Türk Kızılay Muş Afet Müdahale Merkezi Müdürü Baran Akar, yoğun kar yağışı nedeniyle Muş-Bingöl Karayolu’nun Buğlan Geçidi’nde yolda kalan vatandaşlara destek olduklarını belirterek, "Yolda kalan vatandaşlara kumanya desteği veriyoruz. Son vatandaşımız evine ulaşıncaya kadar, yağış azalıncaya kadar da desteklerimize devam edeceğiz. Bu bölgede yaklaşık 40 araca beslenme desteği verdik. Yoğun kar yağışı devam etmekte. Kar yağışı duruncaya kadar buradayız" dedi. Tır sürücüsü Muhammed Buğra Taltuk ise "Elazığ’dan Doğu Anadolu’ya kola sevkiyatı yapıyoruz. Yaklaşık 4 saattir burada mahsur kaldık. Yoğun bir kar yağışı var. Yol temizleniyor ama yetersiz kalıyor, kar çok yoğun yağdığı için yol tekrardan kapanıyor" diye konuştu. Yolda kalan tır sürücüsü Arif Selvi, basın mensuplarına, Muş’tan Aydın’a gitmek için yola çıktığını söyledi. Muş-Bingöl Buğlan Geçidi’nde kardan dolayı mahsur kaldıklarını ifade eden Selvi, "Dört saatten fazladır buradayız. Sağ olsun Kızılay ekibi bize yetişti. Biraz yiyecek verdi. Arabamız hayvan yüklü. Tırda 40 hayvan var. Bu hayvanları bir an önce yerine yetiştirmeye çalışıyoruz. Kar yağışı çok fazla. Karayolları ekipleri yolu yeni temizledi. Yoğun kardan dolayı yine yol kapanıyor. Muş bölgesinde ciddi anlamda bir kar yağışı mevcut. Rabbim kolaylık versin diğer şoför arkadaşlara da" şeklinde konuştu.
Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor
10 Şubat 2026 Salı - 13:36 Muş’ta çiftçiler tarım araçlarını kış şartlarına karşı koruyor Muş’taki çiftçiler, dondurucu soğukların tarım araçlarına zarar vermemesi için traktör ve römork lastiklerini çeşitli yöntemlerle koruma altına alıyor. Muş’ta kış aylarında etkili olan soğuk hava ve don olayları, tarım araçlarını da tehdit ediyor. Sonbahar döneminde tarım sezonunun sona ermesiyle birlikte çiftçiler, traktör ve römork lastiklerini kış şartlarına karşı korumak amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Özellikle Şenova köyünde çiftçilik yapan vatandaşlar, açık alanda bulunan tarım araçlarının lastiklerini naylon branda, çadır ve torbalarla sararak iple bağlıyor. Bu yöntemle lastiklerin soğuk hava nedeniyle çatlamasının önüne geçilmesi ve kullanım ömrünün uzatılması amaçlanıyor. Çiftçiler, kar ve yağmur sonrası tekerlek çevresinde biriken suyun donarak lastiklere zarar vermemesi için araçlarını düzenli olarak kontrol ediyor. Alınan önlemler sayesinde ağır yük altında çalışan lastiklerin kış boyunca zarar görmeden muhafaza ediliyor. İlkbahar mevsiminin gelmesi ve tarım sezonunun yeniden başlamasıyla birlikte koruma amacıyla sarılan brandalar sökülerek traktör ve römorklar tekrar kullanıma hazır hale getiriliyor. Çiftçiler, uyguladıkları bu yöntemlerle hem araçlarını koruyor hem de artan maliyetler karşısında önemli bir tasarruf sağlamış oluyor. Şenova köyünde çiftçilik yapan Bayram Şirvan, bu kış mevsiminde hava şartlarının normalin üzerinde soğuk seyretmesi nedeniyle tarım aletleri için önlem almak zorunda kaldıklarını belirtti. Şirvan, soğuktan korumak amacıyla tarım aletlerinin lastiklerini naylon ve torbalarla sardıklarını ifade ederek, "Çiftçilikle uğraşıyorum ve tarım işi yapıyorum. Bu kış havalar oldukça soğuk geçtiği için tarım aletlerimizle ilgili kendi imkânlarımızla önlem almak zorunda kaldık. Soğuktan korumak amacıyla lastikleri naylon ve torbalarla sardık. Şu an kontrol ettiğimizde herhangi bir sorun görünmüyor. Ancak bu önlemleri almamış olsaydık, bizim için çok daha büyük sıkıntılar ortaya çıkardı. Artan maliyetler ve yükselen fiyatlar nedeniyle oluşacak zararları karşılamak neredeyse imkânsız olurdu" dedi. Geçmiş yıllarda kış aylarının soğuk geçtiğini ancak bu yıl havaların daha sert olduğunu aktaran Şirvan, "Her yıl kış ayları soğuk geçiyor ancak bu yıl havalar önceki yıllara göre daha sert oldu. Bu nedenle tarım aletlerini kapatmak bizim için mecburiyet haline geldi. Şeker pancarı üretimi yaptığımız için kullandığımız tarım aletleri ağır işlerde kullanılıyor. Fabrikanın uzak olması ve şehir merkezine gitmek zorunda kalmamız nedeniyle ekipmanların sağlam olması büyük önem taşıyor. Aksi halde yolda ya da tarlada yaşanacak bir arıza bizi ciddi şekilde mağdur eder" şeklinde konuştu. Tarım aletlerinin lastiklerinin her yıl yenilenmesinin ya da değiştirilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Şirvan, alınan önlemler sayesinde lastiklerin birkaç yıl daha kullanılabildiğini belirterek, "Bu aletlerin her yıl lastiklerini yenilemek ya da değiştirmek mümkün değil. Buna kimsenin gücü yetmez; bunu bütün çiftçiler bilir. Her yıl değiştirmek zaten sürdürülebilir değil. Bu şekilde koruma altına aldığımızda ise lastikler birkaç yıl daha sorunsuz şekilde kullanılabiliyor. Kapatılmadığı takdirde lastiklerde çatlama meydana geliyor. Yükün ağır olması nedeniyle bu çatlamalar büyük sorunlara yol açıyor. Özellikle yağmur yağdığında lastik diplerinde su birikmesi, ardından buz tutması ciddi risk oluşturuyor ve lastiklerin daha hızlı patlamasına neden oluyor" diye konuştu. Hava şartlarının her an değişebileceğine dikkat çeken Şirvan, çalışmalar başlayana kadar tarım aletlerinin bu şekilde korunacağını sözlerine ekleyerek, "Bu yüzden hem bulunduğu yerin uygun olması hem de sürekli kontrol edilmesi gerekiyor. Naylonlar iple bağlandığı için rüzgârdan açılma olabiliyor; bu durumda hemen müdahale etmek şart. Buzlanma da ayrı bir sorun. Eğer buz tutarsa yapılan kapatmanın da bir anlamı kalmaz; çünkü buz lastiği parçalayabilir. Bu nedenle düzenli olarak kontrol etmek zorundayız. Bugün de kontrollerimi yaptım. Tarım sezonunun başlamasına daha zaman var. Büyük ihtimalle mart ayının sonuna kadar bu şekilde kalacak. Hava şartları belli olmuyor; bugün sıcak olsa bile birkaç gün sonra yeniden soğuk olabilir. Bu yüzden işler başlayana kadar tarım aletlerimiz bu şekilde korunmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.
Muş Piramidi kış manzarasıyla mest etti
09 Şubat 2026 Pazartesi - 17:00 Muş Piramidi kış manzarasıyla mest etti ’Muş Piramidi’ olarak bilinen Mercimek Kale Höyüğü, etkili olan kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanarak eşsiz görüntüler sundu. Muş’ta son günlerde etkisini artıran kar yağışı, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini de beyaza bürüdü. "Muş Piramidi" olarak anılan ve tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığı bilinen Mercimek Kale Höyüğü, karla kaplanan siluetiyle dikkat çekti. Murat Nehri kenarında bulunan ve yapısıyla uzaktan bakıldığında piramidi andıran höyük, kar yağışının ardından adeta kartpostallık görüntüler oluşturdu. Beyaz örtüyle kaplanan tarihi alan, hem doğa hem de tarih tutkunlarının ilgisini çekti. Efsaneleriyle de bilinen Mercimek Kale Höyüğü, dört mevsim ayrı bir güzellik sunarken, kış aylarında oluşan manzarasıyla görsel bir şölen yaşattı. Kentin önemli tarihi değerlerinden biri olan Mercimek Kale Höyüğü, kar yağışıyla birlikte bir kez daha Muş’un doğal ve kültürel zenginliğini gözler önüne serdi. Kışın beyaza bürünen "Muş Piramidi", hem tarihi mirası hem de büyüleyici manzarasıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. MAUN Afet Yönetim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Jeomorfolog Dr. İskender Dölek, Muş’ta yer alan önemli doğal oluşumlardan birinin Mercimek Kale olduğunu belirterek, "Muş’ta yer alan doğal oluşumlardan biri de Mercimek Kale’dir. Sergen riyolitleri olarak ifade edilen volkanik bir yapıya sahip olan bu alan, dom (kubbe) yapısı şeklinde tanımlanmaktadır. Söz konusu yapılar, yer kabuğunun zayıf ve dirençsiz noktalarından magmanın yüzeye sokulup soğuması sonucu meydana gelmektedir. Jeosit özelliği taşımasının yanı sıra kültürel açıdan da Muş için önemli simge yapılardan biri konumundadır" dedi. Mercimek Kale’nin doğal görünümüyle turizm açısından önemli bir çekicilik oluşturduğunu ifade eden Dr. Dölek, alanın Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edildiğini belirterek, "1750’li yıllara kadar özellikle üzerinde bir kulenin varlığından söz edilmekte olup, bu yapının bölgenin güvenliği açısından büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Murat Nehri’nin hemen kenarında yer alan Mercimek Kale, doğal görünümüyle turizm açısından bölge için önemli bir çekicilik oluşturmakta ve Muş ilinin simge yapılarından biri olarak kabul edilmektedir. Muhtemelen oluşum özelliğine bağlı olarak bölgede birçok kültürel efsane ve hikâyeye de konu olmuştur" şeklinde konuştu. Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve koruma amacıyla kullanıldığı düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine günümüzde de rastlanabildiğini ifade eden Dölek, Mercimek Kale gibi il sınırları içerisindeki diğer doğal ve kültürel varlıkların envanter çalışmalarının yapılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Üzerinde 1756 yılına kadar ayakta kaldığı belirtilen ve bölgede koruma görevi gördüğü düşünülen kale ya da kuleye ait kalıntıların izlerine bugün de rastlanabilmektedir. Mercimek Kale gibi il sınırları içerisinde yer alan diğer doğal ve kültürel varlıkların envanterlerinin çıkarılması, bu alanların jeorotalar ya da kültür rotaları kapsamında bilimsel bir yaklaşımla turizme kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Zira bu alanlar yalnızca kültürel değil, yer bilimleri açısından da önemli bir değere sahiptir. Bu değerlerin entegre edilmesiyle oluşturulacak jeorotalar ve kültür rotaları, il ve bölge turizmine önemli katkılar sunabilecektir" ifadelerini kullandı.