Yerel Haberler
Muş
27 Şubat 2026 Cuma - 15:27 Muş’ta 173 köy yolu ulaşıma kapandı Muş’ta etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle 173 köy yolu ulaşıma kapanırken, Tatlıyayla ve Karaköy köylerinde mahsur kalan hastalar ise ekiplerin çalışmasıyla hastaneye ulaştırıldı. Muş’ta etkisini artıran yoğun kar yağışı, kırsal bölgelerde ulaşımı olumsuz etkiledi. Kent genelinde 173 köy yolu ulaşıma kapanırken, mahsur kalan vatandaşlar için ekipler seferber oldu. Yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle özellikle yüksek kesimlerde ulaşımda aksamalar yaşandı. Kapanan köy yollarının yeniden ulaşıma açılması için Muş İl Özel İdaresi ekipleri tarafından çalışma başlatıldı. Ekipler, iş makineleriyle karla mücadele çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Öte yandan, Tatlıyayla ve Karaköy köylerinde rahatsızlanan ve yoğun kar yağışı nedeniyle mahsur kalan hastaların yardımına Muş İl Özel İdaresi ve İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri yetişti. Yolların açılmasının ardından sağlık ekipleri hastalara ulaşarak gerekli müdahaleyi yaptı ve hastalar hastaneye sevk edildi. Kar yağışı nedeniyle yolda kalan bazı araçlar da ekiplerin çalışması sonucu kurtarıldı. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür, kar yağışının etkisini sürdürdüğünü belirterek vatandaşların zorunlu olmadıkça yola çıkmamalarını ve yapılan meteorolojik uyarıları dikkate almalarını istedi. Yentür, karla mücadele çalışmalarının ise aralıksız devam edeceğini söyledi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:45 İstanbul’dan Patnos’a gönül köprüsü İstanbul’da bulunan Öncü Ol İnsani Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği yetkilileri, yaklaşık bin 500 kilometrelik yolu aşarak Ağrı’nın Patnos ilçesindeki 3 kardeşe akülü engelli aracı teslim etti. Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Danışmentgazi Mahalle Muhtarı Hasan Başaran, Patnos ilçesinin Özdemirler köyünde ikamet eden Mehmet Emin Kaşar’ın ikiz çocukları Hasan ve Hüseyin (14) ile Söngül (15) ismindeki özel çocuklarını ziyaret etti. Çektiği videoyu merkezi İstanbul’da bulunan Öncü Ol İnsani Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne ileten Başaran’ın girişimi sonuç verdi. Yaklaşık bin 500 kilometrelik yolu aşan dernek yetkilileri, kış şartlarına rağmen köye gelerek 3 kardeşe akülü engelli aracı teslim etti. Dernek temsilcisi Mustafa Mazı, bağışçıların kısa sürede destek verdiğini belirterek, üç kardeşin artık bahar aylarında rahatça gezebileceğini ve günlük hayatta daha aktif olabileceğini ifade etti. Muhtar Hasan Başaran ise "Bir çocuğun yüzündeki tebessüme vesile olmak her şeye değer. Yeter ki elimizden geleni yapalım" dedi. Engelli 3 kardeşin babası Mehmet Emin Kaşar da destek olan herkese teşekkür ederek, "Çocuklarım uzun süredir köy odasında adeta hapsolmuş gibiydi. Bu destekle birlikte artık dışarı çıkabilecek, gezebilecekler. Başta Muhtarımız Hasan Başaran olmak üzere dernek yetkililerine ve bağış yapan tüm hayırseverlere minnettarım. Allah hepsinden razı olsun" diye konuştu.
Muş’ta aile bağlarını güçlendiren değerler anlatıldı
30 Eylül 2025 Salı - 17:58 Muş’ta aile bağlarını güçlendiren değerler anlatıldı Muş’ta düzenlenen "Aile Bağlarını Güçlendiren Değerler" seminerinde; sevgi, saygı, empati ve güven gibi aileyi ayakta tutan değerler anlatıldı. Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesinin ardından Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, kent genelinde çeşitli etkinlikler gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen "Aile Bağlarını Güçlendiren Değerler" konulu seminerde, aile yapısının temelinde yer alan sevgi, saygı, empati ve güven gibi kavramlar ele alındı. Programa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mehmet Salmazzem "Farkındalık", Doç. Dr. Abdulalim Demir "Sevgi ve Empati", Doç. Dr. Teceli Karasu ise "Güven" başlıkları altında sunum yaptı. Seminer sonunda gazetecilere açıklamalarda bulunan Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay, 2025 yılı boyunca şimdiye kadar yaklaşık 110 etkinlik gerçekleştirdiklerini belirterek, "Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılı ’Aile Yılı’ olarak ilan edilmiştir. Biz de Muş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak 2025 yılında aile kavramının önemini tüm topluma yaymak ve aile bağlarını güçlendirmek amacıyla çeşitli etkinlikler ve faaliyetler yürütmekteyiz. Ocak ayından bu yana yaklaşık 110 etkinlik ve faaliyet gerçekleştirdik. Bugün de burada ’Aile Bağlarını Güçlendiren Değerler’ konulu seminerimizi halkımızı davet ederek sunmaya çalıştık. Alanında uzman ve birbirinden kıymetli hocalarımız, özellikle sevgi, saygı, empati ve güven gibi aile bağlarını güçlendiren temel değerler üzerinde durarak, ailenin olmazsa olmazları hakkında önemli görüşler paylaştılar. Katılım sağlayan herkese teşekkür ediyor, seminerimizin çok faydalı olduğuna inanıyorum" dedi.
Muş’ta gönüllüler köy çocuklarına mutluluk taşıdı
30 Eylül 2025 Salı - 17:10 Muş’ta gönüllüler köy çocuklarına mutluluk taşıdı Muş’ta faaliyet gösteren "Elden Ele Mutluluk" gönüllü ekibi, Varto ilçesine bağlı Kayapınar köyünü ziyaret ederek çocuklara çeşitli hediyeler dağıtarak etkinlik düzenledi. Kentte bir araya gelerek "Elden Ele Mutluluk" topluluğunu oluşturan gönüllüler, köy okullarında okuyan çocuklara moral vermeye devam ediyor. Her hafta farklı köy okullarını ziyaret eden ekibe bu kez Muşlu sanatçı Aleyna Dalveren ve ekibi de eşlik etti. Çocuklarla oyunlar oynayan Dalveren ve gönüllüler, etkinlik sonunda öğrencilere hediyeler dağıtarak sinema etkinliği gerçekleştirdi. Özellikle soğuk kış günlerinde çocuklara bot ve mont gibi giyim eşyaları ulaştırarak onları sevindiren gönüllüler, ayrıca pasta kesme gibi aktivitelerle de öğrencilerin moral ve motivasyonunu artırıyor. Yaklaşık 7 yıldır çalışmalarını sürdüren "Elden Ele Mutluluk" ekibi, bugüne kadar Muş genelinde 45 bin çocuğa ulaştı. Etkinliğe dair açıklamalarda bulunan topluluk kurucularından Ömer Varlık, "Bugün Muş’un Varto ilçesine bağlı Kayapınar köyüne geldik. Buradaki kardeşlerimize kırtasiye ürünü, spor ayakkabısı, giyim ve oyuncak getirdik. Çocuklarla çeşitli oyunlar oynadık, pasta kestik ve sinema etkinliği yaptık. Etkinliğimiz çok güzel geçti. Burada emeği geçen, destek sunan hemşehrimiz sanatçı Aleyna Dalveren’e çok teşekkür ediyorum" dedi. Gönüllülerden Mızgin Akpolat ise çocuklarla çeşitli etkinlikler yaptıklarını belirterek, "Asıl amacımız sadece kısa bir an bırakmak değil, onların ömürleri boyunca hatırlayacakları bir gün bırakmaktı. Çocukların gözlerindeki umut ve ışık sayesinde bunu başardığımızı gördük. Gözlerindeki sevinç bizim için en büyük ödül oldu. Gönüllülük; iyilik halkasının bir parçasıdır, bu halkanın içinde olduğumuz için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. Etkinliğe katılan öğrencilerden Miray Çekalp de, "Çok güzel bir etkinlik yapıldı. Aleyna ablamız gelmişti, onu görünce çok sevindik. Bizimle çeşitli oyunlar oynadılar, oyuncaklar dağıttılar. Çok mutlu olduk" şeklinde konuştu.
Kanseri yendi 12 yıldır hastalara umut oluyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:13 Kanseri yendi 12 yıldır hastalara umut oluyor Hayatının en ağır sınavını 12 yıl önce veren Avşar Boran, kanseri yenmesinin ardından yaşadıklarını geride bırakmak yerine bu süreci başkalarına ışık olacak bir yolculuğa dönüştürdü. Avşar Boran’ın hayatı, yıllar önce verilen kanser teşhisiyle tamamen değişti. Hastane koridorlarında geçen aylar, ağır tedavi süreçleri ve belirsizlikleri, tüm bu zorluklara rağmen mücadelesini bırakmadı ve hastalığı yenmeyi başardı. 12. Uluslararası Onkoloji Günlerine katılan Boran, o günden bu yana geçen 12 yılda Türkiye’nin birçok şehrini dolaştı. Kimi zaman büyük hastanelerin onkoloji servislerinde tedavi gören hastaların yanında oldu, kimi zaman da küçük evlerin kapısını çalarak hastalara ve yakınlarına dokunarak moral verdi, yaşadıklarını anlattı, umutlarını tazeledi. Bugün Avşar Boran, kanseri yenmenin yanında yüzlerce kişiye umut olmuş bir yol arkadaşı olarak biliniyor. Onun hikâyesi, moral ve motivasyonun da en az tedavi kadar önemli olduğunun bir örneği. Bu nedenle Boran’ın 12 yıllık yolculuğu, umudun ve moralin tedavideki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. İhlas Haber Ajansı muhabirine yaşadıklarını anlatan Boran, tedavi gördüğü dönemde kanserle ilgili yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bunun hayatında ciddi bir zorluk oluşturduğunu dile getirerek, "12 yıl önce bana meme kanseri teşhisi konuldu. Gerekli tedavileri aldım. O zaman kanser konusunda çok fazla bilgim yoktu ve bu durum hayatımda ciddi bir zorluk oluşturdu. Hastalığımdan sonra genç kanser hastalarına yönelik gönüllü mentörlük yapmaya başladım. Bu, hayatıma garip bir şekilde tesadüfen girdi. Kanserin hep eksisi olur mu? Hayır, elbette değil. Çok fazla artısı da oldu. Bana birçok hayata dokunma fırsatı verdi. Ayrıca kanser, inanılmaz bir içe dönük bir yolculuk; hayatın tadını çıkarmaya, her sabah uyandığınızda şükretmeye yönelten ve kafanızı inanılmaz şekilde aydınlatan bir deneyim bence" dedi. Boran, hastaların çevresindekilerden gelen iyi niyetli yorumlardan zaman zaman rahatsızlık duyulabileceğini vurgulayarak, "İnsanlar kanser olduğunda, kanser olmayanların yorumları bazen çok zorluk oluşturabiliyor. ‘Sen güçlüsün’ gibi sözler çoğu zaman rahatlatıcı değil, aksine rahatsız edici olabiliyor. Hastalığı küçümsemeye ya da abartmaya gerek yok. En azından hastaların hayatlarını sürdürmesine engel olmayacak şekilde hastalıktan uzak iletişim kurmak, çok daha destekleyici oluyor. Sevdiklerimiz bunu iyi niyetle yapsa da bazen bizim için iyi sonuçlanmıyor" ifadelerini kullandı. Günlük ihtiyaçlarını karşılayarak ve hayatlarına devam ederek tedavi sürecini daha verimli geçirebildiklerini dile getiren Boran, "Kendi günlük ihtiyaçlarımızı karşılayarak hayatımıza devam edersek, tedavi süreci çok daha verimli geçiyor. Ayrıca çocuklarımıza ve gençlerimize, yaşlılarımıza bir hobi edinmeleri çok iyi gelir. Bu, kafalarını boşaltmaları, rahatlamaları ve süreci daha iyi geçirmeleri açısından çok önemli" şeklinde konuştu. Hastalık sürecinde yaşadıklarından bahsederken saç dökülmesi ve doğurganlığını kaybetme sürecinin kendisi için zorlayıcı olduğunu vurgulayan Boran, "Peki ben neler yaşadım? En zorlandığım şey saçlarımın dökülmesi umurumda olmadığını söylesem de saçlarım döküldüğünde çok ağladım. Doğurganlığımı kaybedeceğimi öğrendiğimde çok üzülmüştüm. Bu nedenle hastalara çok detaylı bilgi verilmesi çok önemli. Psikolog, onkolog, cerrah önemli, ama tecrübeli insanların ya da aile büyüklerimizin de elimizi çok farklı bir yerden tutmaları gerekiyor" diye konuştu. Moral ve motivasyonun tedavi sürecinde kritik bir rol oynadığını belirten Boran, her bireyin hayatında bir misyon ve yapabileceği değerli şeyler olduğunu ifade etti. Boran, "En önemli şeyi söyleyeyim, ne olursa olsun moralinizi yüksek tutun. Bu dünyaya geldiyseniz, mutlaka bir misyonunuz vardır. Mutlaka yapacağınız harika şeyler vardır. Bir gülümseme, küçük bir yardım, ufacık şeylerden mutlu olmak ve her sabah uyandığınızda şükretmek Hayatın ne kadar değerli olduğunu unutmamak çok önemli. Hayatta her şey bir bakış açısı meselesidir. Sorun sonsuz, çözüm de sonsuz. Aradaki tek fark sizin yaklaşımınız. İnsan, her zaman bütün hastalıklardan ve dertlerden büyüktür. Bunu asla unutmayalım" dedi. Boran’ın da katıldığı "12. Uluslararası Onkoloji Günleri", Muş 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Genç Birikim Derneği organizasyonuyla "Birlikte İyiyiz" temasıyla gerçekleştirildi. Etkinliğe 18 ülkeden akademisyenlerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 400 kişi katıldı.
Muş’ta "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" sona erdi
28 Eylül 2025 Pazar - 19:22 Muş’ta "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" sona erdi Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" sona erdi. 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Birlikte İyiyiz" mottosuyla gerçekleştirilen program 3 gün sürdü. Programa 18 ülkeden akademisyenler, gönüllüler ve kanseri yenmiş kişilerden oluşan yaklaşık 400 davetli katıldı. Etkinliğin son gününde açıklamalarda bulunan Genç Birikim Derneği Başkanı Salih Yüce, bu yıl 12’ncisi düzenlenen organizasyonu başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, "3 gün içerisinde bilim insanlarımız, kanser hastaları, gençler, sivil toplum kuruluşları bir arada bulunarak kendi deneyimlerini paylaştılar. Katılımcılar, aynı zamanda bilim insanlarımızın değerli konuşmalarından yararlandılar ve kendi hastalıklarını ve bundan sonraki süreçleri ile ilgili görüş alışverişinde bulundular. 18 ülkeden yaklaşık 400 kişinin katılımıyla program yaptık. Bunu her yıl büyüterek devam ettirmek istiyoruz. 3 gün süren konuşmalardan hazırlayacağımız raporu 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde yayınlamayı planlıyoruz. Program çok yoğun geçti. Bu programı daha da büyüterek devam etmek istiyoruz" dedi. Programa gönüllü olarak katılan ve meme kanserini yenen gazeteci Fulya Soybaş, "İnsan kanser olduğu zaman öleceğini düşünüyor maalesef. Ama insan bilmediği şeyden korkarmış. Bugün geldiğimiz bu noktada bilimin ışığında hocalarımızla, tıp camiamızla beraber aslında kanserin ölüm olmadığını anladık. 3 gün boyunca hocalarımız hem yeni metotlardan hem de yeni sağlık çalışmalarından bahsetti. Hastalar olarak hocalara sorularımız oldu. Onların bize anekdotları oldu. Dolayısıyla çok verimli bir 3 gün geçirdik. Kanser eşittir ölüm demek değil artık. Onu öğrenmiş olduk bir kez daha. Özellikle bu programın Muş’ta yapılması benim için çok çok kıymetli. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Antalya’da, Bodrum’da, her yerde bu etkinlikler düzenleniyor. Bu kadar katılımcıyla bu topraklarda da bir kanser farkındalığı oluşturmak çok kıymetliydi. Burada olmaktan çok mutluyum. 18 ülkeden 400 katılımcı geldi ve inanılmaz yoğunluk vardı. Burada olmaktan dolayı çok mutluydum" ifadelerini kullandı. Azerbaycan’dan gelen gönüllü gençlerden Anar Amrahli ise, "3 gün boyunca 12. Uluslararası Onkoloji Günleri’ne katıldım. Güzel geçiyor ve çok şeyler öğrendik. Burada yeni arkadaşlar edindik. Etkinlik çok verimli geçti. Azerbaycan’dan Muş’a ilk defa geliyorum, çok güzel bir yer. Yeni arkadaşlar edindim ve kültürü çok beğendim" şeklinde konuştu. Program, katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.
Muş’ta "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" etkinliği devam ediyor
27 Eylül 2025 Cumartesi - 15:07 Muş’ta "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" etkinliği devam ediyor Muş’ta Genç Birikim Derneği tarafından düzenlenen "12. Uluslararası Onkoloji Günleri" etkinliği, ikinci gününde de çeşitli panellerle sürdü. 1071 Malazgirt Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Birlikte İyiyiz" mottosuyla gerçekleştirilen etkinliğe, 18 ülkeden akademisyenler, kanseri yenmiş kişiler ve gönüllülerden oluşan yaklaşık 400 katılımcı katıldı. Program kapsamında "Erken Evre Meme Kanseri" ve "Metastatik Meme Kanseri" konularında paneller düzenlendi. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan dernek başkanı Salih Yüce, bu sene 12. sini düzenledikleri Uluslararası Onkoloji Günlerine 18 ülkeden yaklaşık 400 kişinin katıldığını belirtti. Etkinliğin 2. Gününde de yoğun katılımla devam ettiğini söyleyen Yüce, "Programın 2. günündeyiz ve tüm hızıyla devam ediyor. Bilim insanlarımız kanserle ilgili güncel gelişmelerden toplumu ve hastaları bilinçlendirmeye devam ediyor. Programımıza değerli bilim insanlarımız, gençler, kanser hastaları ve hemşireler katıldı" dedi. "12. Uluslararası Onkoloji Günleri kapsamında Muş’ta çok güzel bir amaç için bir araya geldiklerini söyleyen Derneğin Bilim Kurulu Üyesi ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Sönmez, "Bilim insanları olarak, kanser tanısı almış hastalarımız ve Muş ile yakın illerden gelen vatandaşlarla bir araya gelerek kanser ve onkoloji bilimi hakkındaki gelişmeleri paylaşıyoruz. Onkolojide gelişmeler çok hızla yayılıyor. Kanserden korunmak için neler yapmamız gerekiyor? Ya da kanser tanısı aldığımız zaman neler yapmamız gerekiyor? Bunları paylaşıyoruz. Birbirimizden çok şey öğreniyoruz. Bu kongrede ayrıca uluslararası Erasmus’a gelen çok fazla gencimiz var. Gençler bizim için çok önemli. Hem kendileri için hem de aileler için farkındalığı oluşturmaları anlamında çok önemli. Kanser için en büyük gücümüz kanserden korunmak ya da tedavi için en büyük gücümüz bilmek ve birlikte olmaktır. Bilmediğimiz şeylerden korkarız. Bilgilerimiz arttıkça tedaviye olan eğilimimiz ya da nasıl korunacağımızı bilmemiz, bu konudaki çalışmalarımızı artırır ve hep beraber daha sağlıklı bir gelecek oluşturabiliriz" ifadelerini kullandı.