Yerel Haberler
Muş
24 Nisan 2026 Cuma - 12:19 Hasköy’de ebru sanatına yoğun ilgi Muş’un Hasköy Gençlik Merkezi bünyesinde açılan resim ve ebru kursu, her yaştan vatandaşın yoğun ilgisini görüyor. Yaklaşık 3 yıldır merkezde görev yapan resim öğretmeni Pembe Akçil’in verdiği eğitimlere 250 kursiyer düzenli olarak katılıyor. Yoğun talep nedeniyle kursların saatlere bölünerek verildiğini belirten Akçil, eğitimlerin sabah 11.00’de başlayıp akşam saat 16.00-17.00’ye kadar sürdüğünü söyledi. Farklı yaş gruplarından kursiyerlerin bulunduğunu ifade eden Akçil, "Birinci sınıf öğrencilerinden 90 yaşına kadar kursiyerlerimiz var. Resimde yaş sınırı yok, motor becerisi gelişen herkes katılabiliyor" dedi. Kurs kapsamında ebru sanatının yanı sıra karakalem, pastel boya ve yağlı boya gibi farklı branşlarda da eğitim veriliyor. Özellikle ebru sanatına yoğun ilgi olduğunu dile getiren Akçil, "Ebru sanatı su üzerinde yapıldığı için daha kolay sonuç alınabiliyor. Bu da kursa olan ilgiyi artırıyor" diye konuştu. Yetenek sınavlarına hazırlanan öğrenciler için ayrı bir sınıf oluşturulduğunu belirten Akçil, şu ana kadar 5 öğrencinin üniversiteye yerleştiğini kaydetti. Kursa katılan öğrenciler ise okul çıkışında merkeze gelerek hem eğlendiklerini hem de resim ve ebru sanatıyla ilgilendiklerini ifade etti. Kursiyerler, merkez sayesinde sosyal aktivitelerde bulunduklarını ve arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirme imkanı bulduklarını belirterek, merkezin ilçeye kazandırılmasından dolayı memnuniyetlerini dile getirdi. Hasköy Gençlik Merkezi’nde verilen kurslar, sanatı her yaştan bireyle buluştururken, ilçede sosyal ve kültürel hayatın gelişmesine katkı sağlıyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 10:57 Muş’ta özel öğrencilere ev ortamında yaşam becerisi eğitimi Muş’ta 1. ve 2. Kademe Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda eğitim gören öğrencilere oluşturulan ev ortamında günlük yaşam becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalı eğitim veriliyor. Muş’ta özel eğitim öğrencilerinin günlük yaşamda bağımsız bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmak amacıyla okul bünyesinde oluşturulan ev ortamında uygulamalı eğitimler sürdürülüyor. 1. ve 2. Kademe Özel Eğitim Uygulama Okulu’nda verilen eğitimlerde öğrenciler, günlük yaşamda ihtiyaç duyabilecekleri temel becerileri uygulamalı olarak öğreniyor. Eğitim kapsamında ütü yapma, bulaşık yıkama, ev süpürme, toz alma ve yüzey temizliği gibi çalışmalar gerçekleştiriliyor. Öğrencilerin bireysel gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan uygulamalarla günlük yaşamda karşılaşabilecekleri durumlara karşı farkındalık kazanmaları ve bağımsız yaşam becerilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Okulda sürdürülen uygulamalı eğitimlerle öğrencilerin hem sosyal uyumlarının artırılması hem de günlük yaşam becerileri kazanarak hayata daha güçlü hazırlanması amaçlanıyor. Özel eğitim öğretmeni Emrah Kaçar, okul bünyesinde oluşturulan uygulama evinde öğrencilerin ders gördüğünü belirterek, bu alanda günlük yaşam becerileri kapsamında öğrencilerin günlük hayatta kullanmaları gereken becerilerin uygulamalı olarak öğretildiğini söyledi. Öğretmen Kaçar, "Derslerde, günlük yaşam becerileri kapsamında öğrencilerimizin günlük hayatta kullanmaları gereken becerileri uygulamalı olarak öğretiyoruz. Bu beceriler arasında ütü yapmak, kahvaltı hazırlamak, masa temizlemek, çamaşır makinesi kullanmak, televizyon açıp kapatmak gibi çeşitli ev aletlerini kullanma yer almaktadır. Öğrencilerimizin burada öğrendikleri becerileri evlerinde de kullanmalarını önemsiyoruz. Ev ortamında da bu beceriler sürdürüldükçe, velilerimizin desteğiyle öğrencilerimiz günlük yaşam becerilerinde daha bağımsız bir hale gelmektedir" dedi. Özel eğitim öğretmeni Funda Göktaş ise okulda banyo, yatak odası, oturma odası ve mutfaktan oluşan, bir evin tüm bölümlerini kapsayacak şekilde tasarlanmış bir uygulama evi bulunduğunu belirterek, "Bu alanlarda, öğrencilerimize gerekli becerileri kazandırmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirmekteyiz. Bugün yapılan etkinlik kapsamında öğrencilerimiz; ütü yapma, bulaşık yıkama, çamaşır makinesi kullanma ve toz alma gibi günlük yaşamı kolaylaştıran becerileri öğrendiler ve uyguladılar. Uygulama evinde öğrencilerimize öğrettiğimiz bu becerilerin ev ortamında da sürdürülebilmesi için takipler yapmaktayız. Bu süreçte velilerimizden de olumlu geri dönüşler almaktayız" ifadelerini kullandı. Özel öğrenci Tuana Hamzaoğlu da, "Ben burada evi süpürdüm, diğer arkadaşlarım bulaşıkları yıkadı. Hep birlikte evi temizleyip toparladık. Burada öğrendiklerimi evde de uyguluyorum; anneme yardım ediyorum. Kendi odamı topluyorum. Kahvaltı yaptıktan sonra sofrayı kaldırıyor, bardakları ve ekmekleri de topluyorum. Bunların hepsini okulda öğrendim, öğretmenimiz bize burada öğretti" şeklinde konuştu.
23 Nisan 2026 Perşembe - 17:42 Bilal Erdoğan, Muş’ta STK temsilcileriyle buluştu İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Muş’ta düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na katıldı. Toplantıda sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelen Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara dikkat çeken Erdoğan, bu yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın buruk bir atmosferde idrak edildiğini söyledi. Erdoğan, "Biz de hem cenazelerinde hem taziyelerinde yanlarında olduk. Bir eğitimci, bu konulara çok ilgili dertli bir insan olarak muhakkak bulunmak istedim. Cumhurbaşkanımız da gitmemizi uygun gördüler ve halen hastanede olan çocuklarımızı da ziyaret ettik. Çocuklarımızın ne kadar önemli olduğunu ne kadar kırılgan bir dönemde çocuk yetiştirdiğimizi unutuyoruz. Bunun sadece anne babanın, sadece okuldaki öğretmenin işi olmadığını artık kabul etmemiz lazım. Şimdi karşımda bir çocuk var. Ben bir yetişkin olarak bu çocuğun yetişmesinde şu anda vebal sırtıma bindi. Bu çocukla konuşacağım, selamlaşacağım. Ben çocuğa selam vermek durumundayım ki çocuk selamı öğrensin. Ben çocuğa nezaketle muamele etmek zorundayım ki çocuk nezaketi öğrensin. Ben çocuğa merhametle davranmak zorundayım ki çocuk merhameti öğrensin. Kimse ben bunun dışındayım, benim böyle bir görevim yok diye düşünemez" dedi. Bazı keskin tedbirlerin alınması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, bugüne kadar farklı saiklerle konuyu siyaset zemininde işlevsiz hale getirenlerin artık kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini vurgulayarak, "İşte tam sosyal medya düzenlemesi meclisteyken bu iş oldu. Korkarım eğer bu iş olmasaydı mecliste bu düzenleme kim bilir ne kadar sulandırılacaktı, kim bilir ne kadar zayıflatılacaktı, kim bilir geçmesi kaç hafta sürecekti. Maalesef millet olarak da çocuklarımızı korumak için bu ülkeyi yönetenlerin, oy verdiklerimizin, meclisteki temsilcilerimizin, bakanlarımızın yapmak istedikleri düzenlemeleri, yapılması gereken düzenlemeleri yapması konusunda daha çok talepkar olmamız lazım. Buna engel olanları, bunu yavaşlatanları da ’Bak engel olan da bu’ dememiz lazım diye düşünüyorum çünkü artık çok zaman kaybettik. Çocuklarımızı korumak için halen zamanımız var şeylerini geçtik artık. Bu işi biz 25-30 sene önce iyi bir yola koyabilseydik bugün daha iyi bir noktada olurduk. Milli Eğitim Bakanlığımız bundan önce okulların önüne güvenlikle ilgili bir tedbir almak istediği zaman ilgili işte kuruluş çıkıyor, ’Biz okullarda işte güvenlik istemiyoruz.’ Ondan sonra aynı kuruluş öğretmenleri okula sokmuyor. Düşünebiliyor musunuz? Üzülerek söylüyorum. Kahramanmaraş’ta anneler taziyelerde yanımıza gelip ’Ben çocuğumu nasıl okula koyacağım şimdi?’ dediğimde öğretmenin okula gitmediği yerde ben acaba bu anneye ne diyebilirim diye gerçekten kendimi çok kötü hissettim. Onlar da inşallah yaptıkları hatanın farkına vardılar çünkü öğretmen olmadıktan sonra biz neyi konuşabiliriz ki" ifadelerini kullandı. Erdoğan, herkesin çocuklara karşı duyarlı olması gerektiğini belirterek, çocukların terbiyesi ve eğitiminin bir parçası olarak herkesin kendini sorumlu görmesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, "Bize yol gösterecek olan öğretmen. Yani okulda bir şey oldu öğretmene gittik. Öğretmen bize nasıl davranmamız gerektiğini söyleyecek. Biz öğretmene öğretmenlik öğretmeyeceğiz. Böyle bir yerde öğretmenin elini taşın altından çekmesi mümkün olabilir mi? Yani ben çocuklarımın yanında olmak istiyorum diyen öğretmene ’Hayır, sen gitme okula.’ demek, böyle bir şey kabul edilebilir mi? Bunu salgın döneminde de yaşadık. Nice cefakar, fedakar eğitim gönüllüleri salgın zamanında çocuklarından ayrı tutuldular. Dolayısıyla bizim öğretmenlerimizi destekleyici rolde eğitime destek olmamız da lazım. Kahramanmaraş olaylarının ardından bir çocuk bayramının gününde belki daha çok düşünmemiz gereken, daha çok kafa yormamız gereken meseleler diye bunlardan başlamak istedim" şeklinde konuştu. Bölgede sürekli savaş, çatışma ya da farklı huzursuzlukların yaşandığına dikkat çeken Erdoğan, "Böyle bir bölgede Türkiye olarak eğer biz güvende olmak istiyorsak sadece kendi emniyetimizi düşünüyorsak dahi Türkiye olarak biz çok güçlü durmak zorundayız. Türkiye olarak kendi güvenliğimizi sağlamak istiyorsak aynı zamanda bölgemizdeki bütün ülkelerin de güvenliğini sağlamak için çalışıyor olmamız lazım. Yani Türkiye’nin artık savunma hattını bizim Türkiye’nin dışında kurmamız lazım. Balkanlar’da, Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, Kafkaslar’da kurmamız lazım. Oraların istikrarı, oraların stabil olması, oraların müreffeh olması, oraların huzurlu olması aslında Türkiye’nin güçlü ve huzurlu olmasının teminatı olacak. Bunu yapacak gücümüz var mı? O güce erişiyoruz Allah’ın izni ile. İşte o güce erişen Türkiye olarak eğer biz çocuklarımızı kaybedersek, çocuklarımızı böyle bir mefkure, böyle bir tahayyül ufkuna hazırlayamazsak bunları başaramayız. Bunların altı boş kalır" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine bir ufuk çizdiğini vurgulayan Erdoğan, "Cumhurbaşkanımız bize 2023 hedefleri dediği zaman 3 sene sonrasını görmeyen bir Türkiye olmaktan biz buraya geldik. Cumhurbaşkanımız bize 10 yıllık bir ufuk verdi o zaman. Ne dedi başka? 2053 hedefleri dedi. Başka ne dedi? 2071 hedefleri dedi. Bir millet 1 yıl sonrasını görememekten 10 yıl sonrasını görmeye başladı. 2023’te hamdolsun bu kadar global küresel finansal kriz olmasına rağmen, bu kadar bölgemizde savaşlar, çatışmalar olmasına rağmen o gün için çok iddialı hedeflerimize büyük oranda ya ulaştık ya yaklaştık. Dolayısıyla hamdolsun iyi bir imtihan verdik. Yani normal zamanlar olsaydı biz evvel Allah o 2023 hedeflerinin hepsini belki de yakalayıp geçecektik. Şimdi önümüzde 2053 var. Nedir? 30 yıllık bir ufuk koyuyoruz ülkemizin önüne. Ne demek 30 yıllık ufuk? Demek ki bugünün çocukları işte orta yaşta olduğu zaman onların Türkiye’sinin ufku. Türkiye Yüzyılı denilen şeyin şey. Nedir Türkiye Yüzyılı? 21. yüzyıla damgasını vuran, 21. yüzyılda dünyanın meselelerine tesir eden Türkiye. Cumhuriyet’in 2. yüzyılını taçlandırmış bir Türkiye" dedi. Herkesin Sultan Alparslan’ı hayırla yad ettiğini söyleyen Erdoğan, "Sultan Alparslan’ın böyle bir isim yapmasının nasıl bir cesaretle mümkün olduğunu hepimiz takdir edebiliyoruz değil mi? Onun için bütün Müslüman camilerinde sadece Alparslan’ın yönettiği topraklarda değil, onun da ötesinde her yerde Alparslan için dualar ediliyor. Bütün Müslümanların gönüllerini birleştirebilmiş bir liderlik, bir komutanlık sergiliyor Alparslan. Ondan sonra onun üstüne o cesaretle taçlandırıyor. Yani bugün nasıl İslam aleminin neresine gitseniz Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili insanlar dua ediyorlarsa, nasıl Recep Tayyip Erdoğan bugün ümmetin kalplerini birleştirmeyi başarmış. Alparslan o gücün üzerine bu zaferleri inşa etmiş. İşte şimdi o Tayyip Erdoğan’ın birleştirici, gönülleri bir araya getiren ümmetin adeta umutlarında yükselen o duruşunu bizim nice yeni zaferlerle taçlandırmamız lazım" şeklinde konuştu. Soruların cevaplanmasının ardından Erdoğan, beraberindeki heyetle İlim Yayma Cemiyeti Muş Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından Erdoğan, Muş’ta "Gönül Sofrası" programına katıldı. Muş Öğretmenevinde partililerle, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, vatandaş ve çocuklarla yemekte bir araya gelen Erdoğan, "Burada güzel yavrularımızla aynı masada yemek yemekten ayrı bir keyif aldığımı muhakkak belirtmeliyim. Çocuklarımıza da afiyet olsun, Rabbim bahtlarını açık etsin. Karşılarına hep güzel insanlar, iyi arkadaşlar çıkarsın. Derslerinde, çalışmalarında başarılı olmalarını nasip etsin. Allah gönüllerine göre versin. Bugün gündemimiz çocuklar. Çocuklarımızın güvenli, emniyetli bir şekilde okullarına devam edebilmeleri gündemde. Fiziki emniyetin ötesinde çocuklarımızın ekran bağımlılığıyla mücadelede oradan nasıl korunacağı, sosyal medya ve türevleri üzerinden çocuklarımızı esir almaya çalışan kötü etkenlerden nasıl korunacakları, şu anda gündemimizde bunlar var. Toplumca inşallah bu geride bıraktığımız musibetten sonra daha dirayetli, daha dik duruşla inşallah bu çocuklarımızın aydınlık yarınlara ulaşmasını sağlayacağız" dedi. Programa, Muş Valisi Avni Çakır, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu, AK Parti Bursa Milletvekili Muhammet Müfit Aydın, AK Parti Muş İl Başkanı Melik Emre, Bitlis Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay, AK Parti Bitlis İl Başkanı Engin Günceoğlu, belediye başkanları, partililer, İlim Yayma Vakfı üyeleri, Türk Kızılay üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Muş’ta çoban krizi
16 Haziran 2025 Pazartesi - 17:15 Muş’ta çoban krizi MUŞ (İHA) – Muş’ta bir çoban 3 aylık otlatma için 1 milyon TL isteyince köylüler imece usulüne döndü. Muş’un merkeze bağlı Karabey köyünde, yaz aylarında büyükbaş hayvanların merada otlatılması için çoban bulmak zorlaştı. Çobanların talep ettiği yüksek ücretler, köylüleri imece usulüne yöneltti. Köyde yaklaşık 3 aylık otlatma süreci için bir çobanın köylülerden toplamda 1 milyon TL istemesi, köy halkında hayrete düşürdü. Kişi başı düşen maliyetin oldukça yüksek olması üzerine çözüm arayışına giren köylüler, geleneksel imece yöntemine geri dönerek kendi hayvanlarını sırayla otlatmaya başladı. "Çoban 1 milyon TL isteyince köylüler imece usulüne döndü" Köyde yıllardır böyle bir ücret talebiyle karşılaşmadıklarını belirten köy sakini Mustafa Bingöl, çoban ücretlerinin her geçen yıl daha da arttığını ifade etti. Artan maliyetler nedeniyle bazı köylerde hayvancılığın bitme noktasına geldiğini söyleyen Bingöl, "Çoban bizden 1 milyon TL istedi. Baktık ki bu ücret çok fazla, köylüler olarak bir araya geldik, istişare ettik ve imece usulüne dönmeye karar verdik. Köyümüzde yaklaşık 30 hanenin büyükbaş hayvanı var. Şimdi her gün bir aile sırayla tüm hayvanlara bakıyor. Artık çoban tutmayacağız, ineklerimize kendimiz bakacağız. Çoban 3 aylık otlatma için bizden toplamda 1 milyon TL talep etti. Biz de bu parayı vermemeye karar verdik. Şu anda ot sezonu, işler biraz zor, ama otlar bittikten sonra biraz rahatlayacağımızı düşünüyoruz. Tabii bazı aileler gerçekten zorlanıyor. Evde kimse olmayan, iş zamanı hayvanlara bakamayan aileler var. Bu da bizim için ayrı bir sıkıntı. Mesela şu an iki traktörüm otun içinde ama bugün hayvanlara bakma sırası bende olduğu için traktörü kapıya getirip hayvanların başına geldim. Eğer bu şekilde devam ederse, büyük ihtimalle ben de hayvanlarımı satacağım. Zaten köyümüzde küçükbaş hayvan sayısı oldukça azaldı. Şu anda sadece 3 ev küçükbaş hayvancılık yapıyor" şeklinde konuştu.
Muş’ta 5 bin 778 öğrenci LGS’de ter döktü
15 Haziran 2025 Pazar - 14:09 Muş’ta 5 bin 778 öğrenci LGS’de ter döktü MUŞ (İHA) –Muş’ta, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında 5 bin 778 öğrenci ter döktü. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen LGS kapsamındaki merkezi sınav, Muş’ta sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Kent genelindeki 29 okulda gerçekleştirilen sınava, 5 bin 778 öğrenci katıldı. 2024-2025 eğitim öğretim yılının bu önemli sınavı, resmi ve özel ortaokul öğrencilerinin katılımıyla gerçekleşti. Sabah saat 09.30’da başlayan ilk oturumda öğrenciler, Türkçe, T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ile Yabancı Dil derslerinden toplam 50 soruya 75 dakika boyunca yanıt aradı. İkinci oturum ise saat 11.30’da başladı ve 80 dakika sürdü. Bu bölümde öğrencilere Matematik ve Fen Bilimleri derslerinden 40 soru yöneltildi. Tüm oturumlar saat 12.50 itibarıyla sona erdi. Muş Valiliği himayelerinde ve Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrencilerin güvenliği ve sağlığı için gerekli tüm tedbirler eksiksiz bir şekilde uygulandı. Sınavın ardından heyecanlı bekleyişe geçen öğrenciler ve veliler, sonuçların açıklanmasını bekliyor. Sınavın zor geçtiğini söyleyen öğrencilerden Burak Abonoz, "Bu sınav bana zor geldi çünkü çalışmamıştım. Bence çalışan için kolaydı" dedi. Sınavın sona ermesi ile rahatladığını söyleyen öğrencilerden Ahmet Küçük ise "Sınavım güzel geçti. Çok çalıştım ve çok emek verdim. Matematik benim için kolaydı. Sene boyunca baya çalıştık. İlk defa rahatladığımı hissediyorum" şeklinde konuştu. Sınavdan çıkan bir diğer öğrenci Siyajin Bardakçı da, "Ben 7’nci sınıftan beri ders çalışıyorum hatta 5’inci sınıftan beri çalışan arkadaşlarımız var. Bana kolay bir sınavdı. Rahat geçtim" şeklinde konuştu.
Muş’ta jandarma teşkilatının kuruluş yıl dönümü coşkuyla kutlandı
14 Haziran 2025 Cumartesi - 15:01 Muş’ta jandarma teşkilatının kuruluş yıl dönümü coşkuyla kutlandı Jandarma Teşkilatı’nın 185. kuruluş yıl dönümü, Muş’ta düzenlenen törenlerle coşkulu bir şekilde kutlandı. Kent Meydanı’nda bulunan Atatürk Büstü’ne çelenk sunumuyla başlayan programda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda, Jandarma Teşkilatı’nın vatanın bölünmez bütünlüğü, milletin huzur ve güvenliği için yaptığı fedakarlıklar vurgulandı. Programa katılan Muş Valisi Avni Çakır yaptığı konuşmada, milletin can ve mal güvenliğini temin etmek, huzur ve asayişi sağlamak adına 186 yıldır fedakarca görev yapan, şanlı mazisiyle milletin gönlünde taht kuran Jandarma Teşkilatının kuruluş yıl dönümünü büyük bir gururla kutladıklarını söyledi. Vali Çakır, "Jandarma, yalnızca bir güvenlik kuvveti değildir. O, milletin huzurunu kendi huzuru bilen, vatan toprağının her karışında iz bırakan, dağda, ovada, köyde ve en ücra mezrada devletin vakarını, şefkatini ve kararlılığını taşıyan bir gönül ordusudur. 186 yıl önce temelleri atılan bu güzide teşkilat, bugün hem görev anlayışı hem de teknolojik ve kurumsal kapasitesiyle çağın gereklerine tam anlamıyla uyum sağlayan güçlü bir yapıya kavuşmuştur. Şunu da çok iyi biliyoruz ki jandarmamızı asıl güçlü kılan, yüreği vatan sevgisiyle çarpan, canı pahasına görevini yerine getirmekten çekinmeyen kahraman personelidir. Jandarmamız, milletimizin birlik ve beraberliğinin, huzur ve güvenliğinin teminatı olmuş, taşıdığı üniformayı şerefle temsil etmiş ve her şartta görevini hakkıyla yerine getirmiştir. Bizler, bu milletin evlatları olarak, onların gece gündüz demeden yürüttüğü bu kutsal göreve minnettarız. Bugün burada bulunmamıza vesile olan bu özel günde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu topraklar uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yad ediyorum" dedi. Muş İl Jandarma Komutanı Albay Yılmaz Kırgel de günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı. Program, protokol üyelerinin Kent Meydanı’nda kurulan stantları gezmesiyle devam etti. Stantlarda, jandarma ekiplerinin kullandığı ekipmanlar ve gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında bilgi verildi. Kent Meydanı’ndaki törenin ardından, İstasyon Caddesi üzerinden askeri araçların geçişi gerçekleştirildi. Geçit töreni, vatandaşlar tarafından ilgiyle izlendi. Jandarma araçlarının geçişiyle son bulan programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Muş Vali Yardımcısı Mustafa Batuhan Alpboğa, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
Bulanık Said Nursi Anadolu Lisesi öğrencilerinden etkileyici sergi
13 Haziran 2025 Cuma - 13:42 Bulanık Said Nursi Anadolu Lisesi öğrencilerinden etkileyici sergi MUŞ (İHA) – Muş’un Bulanık Said Nursi Anadolu Lisesi öğrencileri, yılsonu etkinlikleri kapsamında düzenledikleri el emeği resim sergisiyle büyük beğeni topladı. Bulanık Said Nursi Anadolu Lisesi öğrencileri el emeği, göz nuru dökerek ortaya çıkardığı resim çalışmalarını sergiledi. Lise öğrenciler tarafından hazırlanan resim sergisinin açılış kurdelesini, Bulanık İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Metin Aral, Milli Eğitim Şube Müdürü Kenan Orak, Bulanık İlçe Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Abdulhakim Erdoğan kesti. Davetliler, açılış kurdelesinin ardından sergiyi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. El işi çalışmaları, sanatsal objeler ve çeşitli el sanatları ürünleri ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Etkinlik, gençlerin becerilerinin sergileme ve kendilerini ifade etme fırsatı bulduğu bir platform olarak öne çıktı. Bulanık Said Nursi Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Al, öğrencilerin bu tür sanatsal faaliyetlerle sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunduğunu belirtti ve serginin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ederek, "Öğrencilerimizin el emeği göz nuru eserlerini sergilediği bu etkinlik, onların el becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Bu tür etkinlikleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Açılış programı, davetliler tarafından yoğun ilgi görüp büyük takdir topladı. Program, çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Öğrencilere aile ve sosyal hizmetler konferansı
12 Haziran 2025 Perşembe - 18:59 Öğrencilere aile ve sosyal hizmetler konferansı Muş’ta "2025 Aile Yılı" etkinlikleri kapsamında, sosyal hizmetlerin tanıtılması ve öğrencilerin bu alana ilişkin farkındalıklarını artırmak amacıyla Yeşilce Ortaokulu öğrencilerine özel konferans düzenlendi. Konferans, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün salonunda gerçekleştirildi. Toplumun temel direği olan aile kavramının öneminin vurgulandığı "2025 Aile Yılı" çerçevesinde, geleceğin teminatı olan öğrencilere yönelik anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Yeşilce Ortaokulu öğrencileri, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde, sosyal hizmetlerin geniş yelpazesini ve bu alandaki çalışmaları yakından tanıma fırsatı buldu. Konferansta, Aile ve Sosyal Hizmetler alanında görevli uzmanlar tarafından, çocuk, yaşlı, engelli ve dezavantajlı bireylere yönelik sunulan hizmetler detaylı bir şekilde anlatıldı. Öğrencilere, sosyal devlet olmanın gereklilikleri, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmanın önemi konularında bilgiler verildi. Konferansta konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Ahmet Kırtay, 2025 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edilmesinin toplumsal yapının güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Kırtay, "Toplumumuzun temel taşı olan aile kurumunu korumak ve güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu doğrultuda özellikle genç nesillere sosyal hizmetlerin kapsamını anlatmak, onları bilinçlendirmek çok kıymetli. Bugün burada bulunan Yeşilce Ortaokulu öğrencileri, gelecekte bu alana ilgi duyan, topluma katkı sunan bireyler olabilir. Sosyal hizmetler yalnızca ihtiyaç sahiplerine destek sunmak değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı büyütmektir. Bu anlamda öğrencilerimizin farkındalık kazanması bizler için çok değerli. Katılım sağlayan tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum" dedi.