Yerel Haberler
Niğde
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:41 Niğde’de Sumud Filosu’na destek: "Bu müdahale sadece bir filoya değil, insanlık vicdanına yapıldı" Niğde’de Filistin’e destek amacıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Global Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye tepki göstermek için basın açıklaması gerçekleştirdi. Niğde Sivil Toplum Platformu ile Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde düzenlenen program, Muradiye Camii’nde cuma namazının ardından yapıldı. "Sumud için ayağa kalk" çağrısıyla gerçekleştirilen programa vatandaşların yanı sıra Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de katılarak destek verdi. Platform adına konuşan Halil İbrahim Gergin, Global Sumud Filosu’na yönelik müdahalenin yalnızca bir yardım filosuna değil, insanlık vicdanına ve uluslararası hukuka yönelik bir saldırı olduğunu ifade ederek, Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekerek, bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan sivil yardım girişimlerine yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Gergin; "Bugün Akdeniz’in dalgaları, sadece Sumud’un teknelerini değil, umudu, mücadeleyi taşıyor. Çok sayıda gemi ve tekne şu anda Gazze’ye doğru seferine devam ediyor. Onlarcası daha yola çıkmayı bekliyor. Zulüm, tarihin hiçbir döneminde sürekli olamadı, zalimler hep kaybetti, İsrail ve destekçileri de asla amacına ulaşamayacak. Yaklaşan sonlarını engelleyemeyecek, zulümlerinin hesabını vermekten kaçamayacaklar. Söz konusu Müslüman coğrafyası olduğunda ’insan hakları’ maskeleri düşen, ’üç maymunu’ oynayan Batılı devletler ve kurumlar, bu suçun suç ortağıdır. Biz buradayız, meydanlardayız ve şahitlik görevimizi yerine getiriyoruz. Global Sumud Filosu’ndaki aktivistler, bugün sadece Gazze’nin değil, insanlığın onurunu savunmaktadır. Bu hukuksuz müdahale, özgürlük yürüyüşümüzü durduramayacak, aksine öfkemizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu filoda sadece Müslümanlar yok. Bu filoda, İsrail rejiminin terörüne karşı duran Hristiyanlar, Museviler de var. Hepsinin amacı, Gazze’deki işgalin bitmesi ve insani yardım girişlerinin sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı. Yapılan basın açıklamasının ardından program dua ile sona ererken, katılımcılar Filistin halkına destek sloganları attı.
YÖK Başkanı Özvar: "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır"
29 Kasım 2024 Cuma - 16:02 YÖK Başkanı Özvar: "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" dedi. Niğde’de Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "2030’a Doğru Yükseköğretim Vizyonu Toplantısı", bölge üniversitelerinden gelen 37 rektör ve rektör yardımcısının katılımı ile gerçekleştirildi. Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğretime devam ettiğini, bu sayının 2030’da 380 milyona, 2040’ta ise 600 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer almada ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de teslim etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinmemiz mümkün değildir. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin uluslararası öğrenci ve öğretim üyesi çekme kabiliyetini ve küresel akademik camiadaki genel itibarımızı etkilemektedir" dedi. "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" Türkiye’nin uluslararası öğrenci çekme konusunda daha büyük rakiplerinin ortaya çıkacağını ve yükseköğretim kurumlarının bu rekabete şimdiden hazırlanması gerektiğini söyleyen Özvar, 350 bine ulaşan uluslararası öğrenci sayısı ile iftihar etmenin çok doğru bir yaklaşım olmayacağını belirtti. "Uluslararası öğrenci sayısının artması kadar uluslararası öğrencilerin kalitesinin de artmasını birinci öncelik haline getirmemiz gerekmektedir" diyen Prof. Dr. Özvar, "Gelecek öğrencilerin sayısı kadar kalitesi de bizim temel gündemimizdir. Eğer gerekli mevzuat altyapısı çalışmalarını tamamlamaz, üniversiteler olarak uluslararası öğrenci hareketliliği konusunda dünya standartlarında işlemler tesis etmezsek Türk üniversitelerinin itibarına yönelik dünya ölçeğinde olumlu itibarımız kaybolabilir. Bu sadece Yükseköğretim Kurulunun veya diğer üst kurumların sorumluluğunda değildir. Bu birinci derecede rektörlerin omuzları üzerindeki sorumluluktur. Demografik değişmenin en büyük sonuçlarından bir tanesi hiç şüphesiz sağlık sektöründe kendini gösterecektir. Önümüzdeki 30 yıl içerisinde sağlık hizmetlerinden daha fazla sayıda bilhassa geç yaş grupları ve çocuk yaş grupları biraz azalmakla beraber yaşlı grubun misli oranının artması, sağlık sektöründe bir takım sınamaları beraberinde getirecektir. Bu bakımdan önümüzdeki yıllarda yaşlı bakımı olmak üzere muhtelif alanların daha şimdiden üniversitelerin gündemine girerek, bu konularda bir kısım çözümler, bir kısım projeler üzerinde durması veya çalışması önem arz etmektedir. Demografik değişim konusunu, demografik dönüşüm konusunu rektörler olarak gündeminize almanızı bekliyoruz. Sadece doğum oranlarının düşmesi değil, sadece yaşlılık değil, göç konusunun gerek iç, gerek dış göç konusunun yükseköğretime muhtemelen sonuçlarıyla beraber değerlendirilmesi hepimizin ödevleri arasında bulunmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
YÖK Başkanı Özvar: "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır"
29 Kasım 2024 Cuma - 15:50 YÖK Başkanı Özvar: "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" dedi. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 2030’a Doğru Yükseköğretim Vizyonu Toplantısı, bölge üniversitelerinden gelen 37 rektör ve rektör yardımcısının katılımı ile gerçekleştirildi. Dünya genelinde yaklaşık 250 milyon öğrencinin yükseköğretime devam ettiğini, bu sayının 2030’da 380 milyona, 2040’ta ise 600 milyona ulaşmasının öngörüldüğünü söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer almada ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de teslim etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinmemiz mümkün değildir. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin uluslararası öğrenci ve öğretim üyesi çekme kabiliyetini ve küresel akademik camiadaki genel itibarımızı etkilemektedir" dedi. "Uluslararası öğrencilerin kalitesi önceliğimiz olmalıdır" Türkiye’nin uluslararası öğrenci çekme konusunda daha büyük rakiplerinin ortaya çıkacağını ve yükseköğretim kurumlarının bu rekabete şimdiden hazırlanması gerektiğini söyleyen Özvar, 350 bine ulaşan uluslararası öğrenci sayısı ile iftihar etmenin çok doğru bir yaklaşım olmayacağını belirtti. "Uluslararası öğrenci sayısının artması kadar uluslararası öğrencilerin kalitesinin de artmasını birinci öncelik haline getirmemiz gerekmektedir" diyen Başkan Erol Özvar; "Gelecek öğrencilerin sayısı kadar kalitesi de bizim temel gündemimizdir. Eğer gerekli mevzuat altyapısı çalışmalarını tamamlamaz, üniversiteler olarak uluslararası öğrenci hareketliliği konusunda dünya standartlarında işlemler tesis etmezsek Türk üniversitelerinin itibarına yönelik dünya ölçeğinde olumlu itibarımız kaybolabilir. Bu sadece Yükseköğretim Kurulunun veya diğer üst kurumların sorumluluğunda değildir. Bu birinci derecede rektörlerin omuzları üzerindeki sorumluluktur. Demografik değişmenin en büyük sonuçlarından bir tanesi hiç şüphesiz sağlık sektöründe kendini gösterecektir. Önümüzdeki 30 yıl içerisinde sağlık hizmetlerinden daha fazla sayıda bilhassa geç yaş grupları ve çocuk yaş grupları biraz azalmakla beraber yaşlı grubun misli oranının artması sağlık sektöründe bir takım sınamaları beraberinde getirecektir. Bu bakımdan önümüzdeki yıllarda yaşlı bakım olmak üzere muhtelif alanların daha şimdiden üniversitelerin gündemine girerek bu konularda bir kısım çözümler bir kısım projeler durması veya çalışması önem arz etmektedir. Demografik değişim konusunun demografik dönüşüm konusunun rektörler olarak gündeminize almanızı bekliyoruz. Sadece doğum oranlarının düşmesi değil, sadece yaşlılık değil göç konusunun gerek iç gerek dış göç konusunun yükseköğretime muhtemelen sonuçlarıyla beraber değerlendirilmesi hepimizin ödevleri arasında bulunmak zorundadır” ifadelerini kullandı. (ST-AG-
YÖK Başkanı Özvar: "Türkiye, bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17’nci sırada"
29 Kasım 2024 Cuma - 15:07 YÖK Başkanı Özvar: "Türkiye, bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17’nci sırada" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Türkiye bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17’nci sırada" dedi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin 2024-2025 Akademik Yılı açılış törenine katıldı. Burada konuşan Özvar, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin hidrojen ve yakıt pilleri alanında öncelikli bilim alanlarında uzmanlaşan üniversiteler arasında yer almasını kıymetli bulduğunu ifade ederek, bu yöndeki çalışmaları destekleyeceklerini söyledi. Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sisteminin gelecekte küresel ve bölgesel rekabet gücünü artırılabilmesi ve sürdürebilmesi için belirledikleri beş stratejik hedeften söz eden Özvar, bu hedeflerin “kalite, üretkenlik ve mükemmellik”, “araştırma ve yenilikçilik”, “uluslararasılaşma” ve “istihdama duyarlılık ve hayat boyu öğrenme” başlıkları altında olduğunu söyledi. Dünyada son 30 yılda artan yükseköğretime erişim talebini vaktinde karşılayan ender ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu vurgulayan Özvar, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın almış olduğu yükseköğretime dair isabetli kararı, fevkalade büyük bir takdirle, minnetle hatırladığımızı, anmak istediğimizi sizlerle paylaşmak isterim. Yükseköğretim Kurulu’nun temel hedeflerinden bir tanesi, yükseköğretime erişim talebini canlı tutabilmek ve gençler arasında adil bir rekabet yoluyla hakkı olan herkese bu kapıları açmaktır" dedi. "Türkiye, bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17’nci sırada" Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17’nci sırada yer aldığını söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, hedefin ise ilk 10’a girmek, ileriki yıllarda ilk 5’i zorlamak olduğunu belirtti. Özvar, “Fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma ve uygulama merkezi gibi birimlerin kurulmasını da akreditasyon şartına bağlamak üzere bir çalışma yürütülmektedir. Akreditasyon konusunda gerekli adımlar atılmadıkça akademik birimler ve programlar açılmasına müsaade etmeyeceğiz. Üniversitelerimizden artık kapasiteyi daha yükseğe çıkarmaktan ziyade mevcut kapasitenin kalitesini artırmaya yönelik adımlar atmalarını bekliyoruz. İstihdama duyarlılığı azalan programları kademeli olarak üniversitelerimizin programları dışına çıkarmaya devam edeceğiz. Bunların yerine dijital becerilere dayalı, istihdamda genç mezunlarımıza daha kolay imkanlar sağlayacak becerileri kendilerine öğretecek veya kazandıracak programları üniversitelerimizde açmaya devam edeceğiz. Mezun olan gençlerimizin sadece bilgi, entelektüel anlamda gelişmesi değil ama kendilerine yetecek, kendilerinin geçimini kolaylaştıracak becerileri de mutlaka öğretmeli, bunu bir gündem ajanda olarak mutlaka benimsemeleri gerektiğini sizlere ifade etmem lazım. Bu anlayışın bir parçası olarak mikro yeterlilikler konusunu Yükseköğretim Kurulu olarak daimi gündem maddesi haline getirdiğimizi de bilmenizi isterim. Önümüzdeki yıllarda mikro yeterlilikler konusuna daha fazla yer açacağımızı, mevcut toplam AKTS kredi düzenimizi gözden geçireceğimizi, üniversitelerimizin üniversite öğrencilerimizin üzerindeki ders yükünü yeniden değerlendireceğimizi ifade etmek isterim. Önümüzdeki yıllarda öğrencilerimizin daha fazla projelerle meşgul olacağı, daha fazla sektörlerle angaje olacağı etkinliklere imkan sağlayacak yeni ders düzenlemelerini üniversitelerimizin gündemine taşıyacağımızı buradan sizlere aktarmak arzu ederim" ifadelerini kullandı. Niğde Valisi Cahit Çelik ise Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin gösterdiği akademik başarıların kente ve bölgeye sağladığı sosyal, kültürel ve ekonomik katkıların gurur kaynağı olduğunu söyleyerek, "Üniversiteler, yetiştirdiği nesillerle bir memleketin hem talihini hem de tarihini değiştirir. Beşeri, ekonomik ve sosyal kalkınmanın lokomotifi olan üniversiteler, ülkeler açısından uluslararası düzeyde rekabetin itici gücünü oluşturur" dedi. Bu coğrafyada güçlü olmak ve ayakta kalmak için çok çalışmak gerektiğine değinen Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de bu gücün ilimden ve bilimden geçtiğini, üniversitelerin burada büyük rolünün olduğunu söyledi. "Üniversitemiz son yıllarda çok önemli adımlar attı" YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ağırlamaktan mutlu olduklarını dile getiren Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu da, bünyesindeki 16 fakülte, 6 meslek yüksekokulu, 4 enstitü, 1 konservatuvar, 1 yüksekokul ve 15 uygulama ve araştırma merkeziyle üniversitelerinde son yıllarda çok önemli adımlar atıldığını aktardı. Rektör Uslu, "Bölgesel kalkınmayı öncelikli hedef olarak benimseyen ve uluslararası standartları karşılayan bir yükseköğretim ve bilim kuruluşu olma çabamız aralıksız devam edecektir" dedi.
YÖK Başkanı Özvar: "Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17. sırada"
29 Kasım 2024 Cuma - 15:03 YÖK Başkanı Özvar: "Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17. sırada" Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi 2024-2025 Akademik Yıl Açılış Töreni’nde konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar; "Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17. sırada" dedi. Şehit Ömer Halisdemir Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış töreninde konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin “Hidrojen ve Yakıt Pilleri” alanında Öncelikli Bilim Alanlarında Uzmanlaşan Üniversiteler arasında yer almasını kıymetli bulduğunu ifade ederek bu yöndeki çalışmaları destekleyeceklerini söyledi. Yükseköğretim Kurulu olarak yükseköğretim sisteminin gelecekte küresel ve bölgesel rekabet gücünü artırılabilmesi ve sürdürebilmesi için belirledikleri beş stratejik hedeften söz eden Özvar, bu hedeflerin “kalite, üretkenlik ve mükemmellik”, “araştırma ve yenilikçilik”, “uluslararasılaşma” ve “istihdama duyarlılık ve hayat boyu öğrenme” başlıkları altında olduğunu söyledi. Dünyada son 30 yılda artan yükseköğretime erişim talebini vaktinde karşılayan ender ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu vurgulayan Özvar; "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın almış olduğu yükseköğretime dair isabetli kararı, fevkalade büyük bir takdirle, minnetle hatırladığımızı, anmak istediğimizi sizlerle paylaşmak isterim. Yükseköğretim Kurulunun temel hedeflerinden bir tanesi, yükseköğretime erişim talebini canlı tutabilmek ve gençler arasında adil bir rekabet yoluyla hakkı olan herkese bu kapıları açmaktır" dedi. "Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17. sırada" Türkiye’nin bilimsel doküman üretimi bakımından dünyada 17. sırada yer aldığını söyleyen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar; hedefin ise ilk 10’a girmek, ileriki yıllarda ise ilk 5’i zorlamak olduğunu belirtti. Özvar; “Fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma ve uygulama merkezi gibi birimlerin kurulmasını da akreditasyon şartına bağlamak üzere bir çalışma yürütülmektedir. Akreditasyon konusunda gerekli adımlar atılmadıkça akademik birimler ve programlar açılmasına müsaade etmeyeceğiz. Üniversitelerimizden artık kapasiteyi daha yükseğe çıkarmaktan ziyade mevcut kapasitenin kalitesini artırmaya yönelik adımlar atmalarını bekliyoruz. İstihdama duyarlılığı azalan programları kademeli olarak üniversitelerimizin programları dışına çıkarmaya devam edeceğiz. Bunların yerine dijital becerilere dayalı, istihdamda genç mezunlarımıza daha kolay imkanlar sağlayacak becerileri kendilerine öğretecek veya kazandıracak programları üniversitelerimizde açmaya devam edeceğiz. Mezun olan gençlerimizin sadece bilgi, entelektüel anlamda gelişmesi değil ama kendilerine yetecek, kendilerinin geçimini kolaylaştıracak becerileri de mutlaka öğretmeli, bunu bir gündem ajanda olarak mutlaka benimsemeleri gerektiğini sizlere ifade etmem lazım. Bu anlayışın bir parçası olarak mikro yeterlilikler konusunu Yükseköğretim Kurulu olarak daimi gündem maddesi haline getirdiğimizi de bilmenizi isterim. Önümüzdeki yıllarda mikro yeterlilikler konusuna daha fazla yer açacağımızı, mevcut toplam AKTS kredi düzenimizi gözden geçireceğimizi, üniversitelerimizin üniversite öğrencilerimizin üzerindeki ders yükünü yeniden değerlendireceğimizi ifade etmek isterim. Önümüzdeki yıllarda öğrencilerimizin daha fazla projelerle meşgul olacağı, daha fazla sektörlerle angaje olacağı etkinliklere imkan sağlayacak yeni ders düzenlemelerini üniversitelerimizin gündemine taşıyacağımızı buradan sizlere aktarmak arzu ederim" ifadelerini kullandı. Niğde Valisi Cahit Çelik ise; Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin gösterdiği akademik başarıların kente ve bölgeye sağladığı sosyal, kültürel ve ekonomik katkıların gurur kaynağı olduğunu söyleyerek, "Üniversiteler, yetiştirdiği nesillerle bir memleketin hem talihini hem de tarihini değiştirir. Beşeri, ekonomik ve sosyal kalkınmanın lokomotifi olan üniversiteler, ülkeler açısından uluslararası düzeyde rekabetin itici gücünü oluşturur" dedi. Bu coğrafyada güçlü olmak ve ayakta kalmak için çok çalışmak gerektiğine değinen Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise bu gücün ilimden ve bilimden geçtiğini, üniversitelerin burada büyük rolünün olduğunu söyledi. "Üniversitemiz son yıllarda çok önemli adımlar attı" Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı ağırlamaktan mutlu olduklarını dile getiren Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu da, bünyesindeki 16 fakülte, 6 meslek yüksekokulu, 4 enstitü, 1 konservatuvar, 1 yüksekokul ve 15 uygulama ve araştırma merkeziyle Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin son yıllarda çok önemli adımlar atıldığını aktardı ve "Bölgesel kalkınmayı öncelikli hedef olarak benimseyen ve uluslararası standartları karşılayan bir yükseköğretim ve bilim kuruluşu olma çabamız aralıksız devam edecektir" diye konuştu.
Hastanede Pembe, Mavi ve Beyaz Kod Tatbikatı yapıldı
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:55 Hastanede Pembe, Mavi ve Beyaz Kod Tatbikatı yapıldı Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlıkta kalite standartları gereği bebek ve çocuk kaçırma durumlarında kullanılan ’Pembe Kod’, sağlıkta şiddet durumlarında kullanılan ’Mavi ve Beyaz Kod’ tatbikatı yapıldı. Pembe kod senaryosu gereği, Yeni Doğan Yoğun Bakım Servisi’nde tedavi gören bebeği ile taburcu olan anne, unuttuğu kimliğini almak için bebeği pusette bırakarak yanından ayrıldı. Bir anda merdivenlerden çıkan şahıs pusetle bebeği alarak uzaklaştı. Asansörün yanına gelen anne, çocuğunun olmadığını görünce durumu hemşirelere bildirdi. Hemşirelerin telefondan 3333’ü tuşlaması ile pembe kod çağrısı başlatıldı. Pembe kod ekibinin anonsu ile hastanenin bütün çıkışları güvenlik görevlileri tarafından kontrol altına alındı ve teknisyenlere bilgi verilerek tüm asansörler kapatıldı. Senaryo gereği bebeği kaçıran şahıs, servis çıkışından kaçmaya çalışırken güvenlik görevlileri tarafından yakalanarak emniyete, bebek ise anneye teslim edildi. Yine senaryo gereği, Nöroloji servisinde tedavi gören hastada aniden başlayan nefes darlığı ve göğüs ağrısına müdahale edilmesinde mavi, dahiliye polikliniğindeki hasta yakınının sağlık personeline gösterdiği tepki ve tehdit için beyaz kod verilmesi üzerine müdahaleler gerçekleştirildi. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Doğa tatbikatla ilgili yaptığı açıklamada; hastanede Akıllı Çağrı Kod Sistemi ile dahili telefonlar üzerinden 1111 beyaz, 2222 mavi, 3333 pembe ve 4444 kırmızı kod aramalarının yapıldığını belirtti. Doğan; "Hastanemizde yaptığımız tatbikatla uygulama prosedürlerinin işleyişi ile ilgili durumu yerinde değerlendirmiş olduk. Hastanemizde yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçebilmek için gerçekleştirilen bu tatbikatlar öncelikle hastaların ve sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanmasını amaçlıyor. Hastaların daha güvenli ortamlarda hizmet görebilmeleri ve acil durumlara hazırlıklı olunması açısından büyük önem taşımaktadır. Tatbikatı planlayan kalite birimimize ve görev yapan tüm personellerimize teşekkür ederim” dedi.
Niğde Belediyesi’nden kaldırım işgaline geçit yok
28 Kasım 2024 Perşembe - 09:48 Niğde Belediyesi’nden kaldırım işgaline geçit yok Niğde Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent merkezinde kaldırım işgallerinin önlenmesine yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Ekipler kaldırım ve yol kenarlarına izinsiz konulan reklam panoları, bayrak, flama ve duba gibi malzemelere el koydu. Hem Zabıta Müdürlüğü’ne gelen şikayetler hem de CİMER ve ulakBEL aracılığıyla kendilerine ulaşan şikayetleri değerlendiren ekipler, uyarılara rağmen kaldırım işgaline devam eden işletmelerin yol kenarlarına ve kaldırımlara koyduğu materyalleri topladı. Kaldırımlarda vatandaşın rahat hareket edebilmesine engel olan reklam materyalleri ile yol kenarlarında araçların park alanlarını kapatan ayaklı tabela ve dubaları kaldıran Niğde Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, esnaf ve işletme sahiplerine yönelik uyarılarını yineledi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir; konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kullanım hakkı yayalara ait olan kaldırımlarda ne kaldırım işgallerine yol açan ne de şehir estetiğini bozan uygulamalara izin vermeyeceklerini belirtti. Kaldırım işgallerinin önlenmesi için Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin başlattığı periyodik denetimlerin sık sık devam edeceğini ifade eden Başkan Özdemir, “Gelişen, dönüşen ve büyüyen Niğde’mizin; daha modern ve daha yaşanabilir bir kent olması yolunda başlattığımız çalışmalar kesintisiz devam edecek. Marka şehir Niğde’mizin modern kent kimliğinin korunması noktasında, kaldırım ve yol kenarlarında yapılan düzenlemeler de büyük önem taşıyor. Kaldırımlarımızda, cadde ve sokaklarımızda ve tüm güzergahlarımızda, bu alanları kullanan her vatandaşımızın hakkını koruyacak şekilde düzenlenmesi bizim öncelikli görevimizdir. Bu uygulamadaki amacımız, görüntü kirliliğini önlemenin yanında, yayalarımızın kaldırımları daha rahat kullanmasını ve sürücülerimizin araçlarını yol kenarlarına daha rahat bir şekilde park edebilmelerine imkan sağlamaktır” diye konuştu.