Yerel Haberler
Niğde
Kadınlara sporla nefes aldıran proje: ’Evinin Sultanları’ 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:35:00 Niğde’nin Bor ilçesinde 7 yıldır sürdürülen ’Evinin Sultanları’ projesi, kadınları sporla buluştururken sosyal yaşamlarına da katkı sağlıyor. Haftada iki gün düzenlenen voleybol antrenmanları, katılımcılar için hem fiziksel aktivite hem de günlük hayatın stresinden uzaklaşabilecekleri bir buluşma noktası haline geldi. Gençlik ve Spor Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen, Bor Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinesinde sürdürülen proje, özellikle ev hanımlarının ve yoğun çalışma temposu içerisindeki kadınların sportif faaliyetlere erişimini kolaylaştırıyor. Haftada iki gün düzenli olarak gerçekleştirilen antrenmanlarda kadınlar, voleybol aracılığıyla hem fiziksel sağlıklarını koruyor hem de sosyal çevrelerini genişletme fırsatı buluyor. Voleybol Antrenörü Murat Temiz, projenin başladığı ilk günden itibaren büyük ilgi gördüğünü belirterek, 7 yıldır hiç ara vermeden çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Temiz, amaçlarının kendi imkanlarıyla spor yapma fırsatı bulamayan ev hanımlarıyla çalışan kadınları sporla buluşturmak olduğunu ifade ederek, bu faaliyetlerin kalıcı hale gelmesini hedeflediklerini dile getirdi. Murat Temiz: "İller arası dostluk maçları düzenlemek istiyoruz" Murat Temiz, projenin ilerleyen süreçte daha geniş kapsamlı organizasyonlarla desteklenmesini istediklerini söyleyerek, iller arası müsabakalar düzenlenmesi halinde kadınların farklı şehirlerden katılımcılarla tanışabileceğini ve dostluk maçlarıyla bu birlikteliğin daha da güçleneceğini ifade etti. Sporun yalnızca kazanmak ya da kaybetmekten ibaret olmadığını vurgulayan Temiz, asıl hedefin kadınların bir araya gelerek sosyalleşmesi, paylaşımda bulunması ve yaşam kalitelerini artırması olduğunu kaydetti. Projeye katılan 55 yaşındaki ev hanımı Dilek Balkaya ise voleybolun hayatında önemli bir yere sahip olduğunu aktararak, spor sayesinde günlük yaşamın yoğunluğundan uzaklaştıklarını söyledi. Üç çocuk annesi olduğunu ifade eden Balkaya, antrenmanlara geldiğinde tüm sorumluluklarını bir kenara bırakarak yalnızca kendisine zaman ayırdığını dile getirdi. Sporu çok sevdiğini belirten Dilek Balkaya, "Burada sadece voleybol oynamıyoruz aynı zamanda güçlü arkadaşlık bağları kuruyoruz. Ev hanımlarının da birçok şeyi başarabileceğini bu proje sayesinde gördük. Ben 55 yaşındayım ve yaş başarıya engel değil" diye konuştu. Projeye katılan muhasebeci Tuğba Ilgın da yoğun iş temposuna rağmen antrenmanların kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Ilgın, "Kendimizi burada o kadar iyi hissediyoruz ki, burada geçirdiğimiz o bir buçuk saat bizim çok değerli. Hayata bakış açımızı bile değiştirdi, sağlığımızı olumlu etkiledi, burada kendimize geldiğimizi düşünüyorum. Ben muhasebeciyim, çok stresli işim var. Ama burada kendime geliyorum. O stresi çok güzel verimli bir şekilde atıyorum. Bu ailenin içinde olmaktan da mutluluk duyuyorum" değerlendirmede bulundu. Antrenman günleri heyecanla bekleniyor Sporculardan Hatice Menüş ise antrenman günlerini büyük bir heyecanla beklediklerini ifade ederek, voleybolun hayatlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söyledi. Günlük yaşamın ve çalışma hayatının getirdiği yorgunluğu sahada attığını belirten Menüş, antrenman günlerinin kendileri için özel bir anlam taşıdığını belirterek, o günlere göre plan yaptıklarını ve spor saatlerini aksatmamak için günlük programlarını buna göre düzenlediklerini söyledi. Menüş, "Buraya heyecanla geliyoruz, eğleniyoruz, stresimizi atıyoruz, arkadaşlıklar ediniyoruz. Kooperatifte çalışıyorum ve yorgunluğumu ben burada atıyorum. Antrenman günü misafir kabul etmiyoruz. Evli çocuğum var, antrenman günü gelmek istiyorlar benim voleybolum var diyorum" dedi. 7 yıldır aralıksız sürdürülen ’Evinin Sultanları’ projesi, kadınların sporla buluşarak hem fiziksel hem de sosyal anlamda güçlenmesine katkı sağlarken, yaşam kalitelerinin artırılmasına da önemli destek sunuyor. Projenin ilerleyen süreçte farklı illerdeki katılımcılarla düzenlenecek dostluk maçlarıyla daha geniş bir etkileşim alanı oluşturması ve kadınlar arasındaki dayanışma kültürünü daha da güçlendirmesi hedefleniyor.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:41 Niğde’de Sumud Filosu’na destek: "Bu müdahale sadece bir filoya değil, insanlık vicdanına yapıldı" Niğde’de Filistin’e destek amacıyla bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Global Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye tepki göstermek için basın açıklaması gerçekleştirdi. Niğde Sivil Toplum Platformu ile Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde düzenlenen program, Muradiye Camii’nde cuma namazının ardından yapıldı. "Sumud için ayağa kalk" çağrısıyla gerçekleştirilen programa vatandaşların yanı sıra Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir de katılarak destek verdi. Platform adına konuşan Halil İbrahim Gergin, Global Sumud Filosu’na yönelik müdahalenin yalnızca bir yardım filosuna değil, insanlık vicdanına ve uluslararası hukuka yönelik bir saldırı olduğunu ifade ederek, Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çekerek, bölgeye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan sivil yardım girişimlerine yönelik müdahalelerin kabul edilemez olduğunu belirtti. Gergin; "Bugün Akdeniz’in dalgaları, sadece Sumud’un teknelerini değil, umudu, mücadeleyi taşıyor. Çok sayıda gemi ve tekne şu anda Gazze’ye doğru seferine devam ediyor. Onlarcası daha yola çıkmayı bekliyor. Zulüm, tarihin hiçbir döneminde sürekli olamadı, zalimler hep kaybetti, İsrail ve destekçileri de asla amacına ulaşamayacak. Yaklaşan sonlarını engelleyemeyecek, zulümlerinin hesabını vermekten kaçamayacaklar. Söz konusu Müslüman coğrafyası olduğunda ’insan hakları’ maskeleri düşen, ’üç maymunu’ oynayan Batılı devletler ve kurumlar, bu suçun suç ortağıdır. Biz buradayız, meydanlardayız ve şahitlik görevimizi yerine getiriyoruz. Global Sumud Filosu’ndaki aktivistler, bugün sadece Gazze’nin değil, insanlığın onurunu savunmaktadır. Bu hukuksuz müdahale, özgürlük yürüyüşümüzü durduramayacak, aksine öfkemizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu filoda sadece Müslümanlar yok. Bu filoda, İsrail rejiminin terörüne karşı duran Hristiyanlar, Museviler de var. Hepsinin amacı, Gazze’deki işgalin bitmesi ve insani yardım girişlerinin sağlanmasıdır" ifadelerini kullandı. Yapılan basın açıklamasının ardından program dua ile sona ererken, katılımcılar Filistin halkına destek sloganları attı.
NÖHÜ Projesine Ulusal Patent Tescili
06 Kasım 2024 Çarşamba - 10:25 NÖHÜ Projesine Ulusal Patent Tescili Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Araştırma Dekanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Teknoloji Transfer Ofisi’nin “Fikri ve Sınai Haklar” alanı ile ilgili gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda patent ve faydalı modellerle ilgili başarılı sonuçlara ulaşmaya devam ediliyor. Bu çerçevede Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoteknoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Bengü Türkyılmaz Ünal ve Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Türker’in Teknoloji Transfer Ofisinde yaptıkları "Hypericum Bilgehan-Bilgili Başköse ve Savran (Hypericaceae) Bitki Türü İçin Mikroçoğaltım Yöntemi" başlıklı patent başvurusu, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan ulusal patent tescili almaya hak kazandı. Projede Hypericaceae familyasına ait tehlike altındaki Hypericum Bilgehan-Bilgili bitki türünde kallus indüksiyonu, sürgün gelişimi ve kök gelişimi oluşturmak için etkili bir in vitro doku kültürü protokolü oluşturma yöntemi ile ilgili çalışmalar yürütülüyor. “NÖHÜ’de Patent ve Markalaşma Çalışmalarına Verilen Destek Her Geçen Gün Daha da Artıyor” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, öğretim üyelerini tebrik ederek üniversitede, Türkiye’ye ve kuruma değer katacak patent ve markalaşma çalışmalarına verilen desteğin her geçen gün daha da arttığına dikkat çekti. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi araştırma çıktılarının katma değerli ürüne ve markaya dönüştürülmesinin çok kıymetli olduğunu ifade eden Rektör Uslu, bu kapsamda Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Araştırma Dekanlığı bünyesindeki Teknoloji Transfer Ofisi aracılığıyla çok önemli çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. Rektör Uslu; “Birçok alanda bilim, ar-ge, teknoloji ve inovasyonda öncü olan Üniversitemiz, özellikle son üç yıllık süreçteki çok önemli patent ve markalaşma çalışmalarıyla adından çok daha fazla söz ettiren bir yükseköğretim kurumu olacak ve yönetim olarak bu faaliyetlere her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz" dedi.
Ayhan Şahenk Tarımsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi tarım ve hayvancılık üzerine çalışmalar yürütüyor
04 Kasım 2024 Pazartesi - 15:09 Ayhan Şahenk Tarımsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi tarım ve hayvancılık üzerine çalışmalar yürütüyor Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ayhan Şahenk Tarımsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde öğrenciler teorik bilgilerini uygulamalar ile güçlendirirken, öğretim üyeleri de tarım ve hayvancılıktaki sorunlar üzerine araştırmalar yürütüyor. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Ayhan Şahenk Tarımsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi, modern tesisi ve yapılan araştırmalarla kendinden söz ettirmeye devam ediyor. Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi öğrencilerinin uygulama yapma imkanı bulduğu merkezde, ülkenin tarım ve hayvancılığına katkı sunan araştırmalar yürütülüyor. Bölge çiftçilerine yönelik çalışmalar da yapan merkezde öğrenciler ve öğretim üyelerinin uygulama ve araştırma çalışmalarını yürüttüğünü kaydeden Merkez Müdürü Prof. Dr. Ahmet Şekeroğlu, 2017’de açılan merkezin amacının tarım ve hayvancılıkta sorunların tespitine yönelik araştırmalar yapmak olduğunu belirtti. Şekeroğlu, "Merkezimizde bitkisel ve hayvansal tarım olmak üzere iki branş var. Burada hayvansal tarımda süt sığırcılığı işletmesi, koyunculuk araştırma uygulama birimi ve tavukçuluk birimi ile yumurtacılık uygulama araştırmaları yapıyoruz. Arıcılığa yönelik de uygulama ve araştırma görevimiz de bulunmakta. Hayvancılıkta özellikle büyükbaş ve küçükbaş hayvanların yem ihtiyacını karşılamak amacıyla bitkisel tarımda uygulamalar yapıyoruz. Mısır, yonca, arpa veya buğday gibi hayvanların ihtiyacı olan kaba yemleri merkezimizde sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Tarım Fakültesi öğrencileri merkezde uygulama yapıyor Bitkisel üretim yaparak toprağı ıslah ettiklerini ve üretime kazandırdıklarını belirten Şekeroğlu, Ayhan Şahenk Tarımsal Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde bitkisel üretimdeki öğrencilerin uygulama ve araştırma altyapılarını da sağladıklarını ifade etti. Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi’nde eğitim alan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ise, merkez sayesinde uygulama ve tez konularına yönelik araştırma yapma imkanına sahip olduklarını aktardılar.
Çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini lösemi oluşturuyor
04 Kasım 2024 Pazartesi - 11:03 Çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini lösemi oluşturuyor Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası nedeniyle açıklama yaptı. Çocukluk çağında en sık görülen kanserin lösemi, yani kan kanseri olduğunu ifade eden İnan, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (IARC) verilerine göre; 2022 yılında dünyada 0-14 yaş aralığında 64 bin 566 vaka sayısı ile çocukluk çağında görülen tüm kanserlerin üçte birinin lösemi olduğunu belirtti. Ülkemizde de dünya ile benzer biçimde tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini lösemiler oluşturmaktadır diyen Doğan Bahadır İnan yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Lösemi zamanla yarışan bir hastalıktır ve erken tanı bu yüzden çok önemlidir. Lösemiye neden olan atipik hücrelerin üreme hızları, diğer kanser türlerindeki hücrelerin üreme hızlarına göre çok daha hızlıdır ve tümör yükünü saatler içinde katlayarak artırırlar. Bu da hastanın hayatını ciddi şekilde tehdit edebilir. Akut lösemide tanı ve tedavi uygulamalarındaki yenilikler, destek tedavilerinin gelişmesi ve daha etkili ilaç birlikteliklerinin uygulamaya girmesi gibi son yirmi yıldaki gelişmeler; hastaya özgü tedavilerin seçilebilmesini ve daha uzun süre yaşama şansı verirken diğer yandan daha az kemoterapi toksisitesi sağlamaktadır. Bazı lösemi tiplerinde hasta çocukların yüzde 80-90’ı tekrarlama olmadan, 5 yıl süre ile sessiz kalabilmekte ve bu hastaların tamamen iyileşmesi ile sonuçlanabilmektedir." Lösemileri erken teşhis etmenin en iyi yolunun, söz konusu hastalığın muhtemel belirtilerini gözden kaçırmamak olduğuna dikkati çeken İnan, ebeveynlerin farkındalığının artmasının hayat kurtarıcı rol oynadığını belirtti. Dr. İnan; “Ailelerin ve birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının hastalığın belirtilerine ilişkin farkındalığı, doğru ve zamanında klinik değerlendirme, tanı ve evreleme, hızlı tedaviye erişim için bilgilendirme ve yönlendirme, lösemi şüphesi sonrasında yapılacak kan testleri ile tanı netleştirilebilir. Ardından kemik iliği biyopsisi, özel kan testleri ve genetik testler yapılabilir. Lösemi belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir; kansızlık, enfeksiyonlara yatkınlık, sık hastalanma, yüksek ateş, çeşitli kanamalar ve kanamanın güçlükle durdurulması, iştahsızlık, kilo kaybı, dalak veya karaciğerde büyüme, lenf düğümlerinde şişlikler, halsizlik, çarpıntı, kemik ve eklemlerde ağrılar, şişlik ve hareket kısıtlılığına dikkat etmek gerekir. Bu belirtilerden birçoğunun lösemi dışı herhangi başka bir sebepten de kaynaklanabileceği ve aslında bu ihtimalin daha yüksek olduğu unutulmamalıdır. Ancak, anılan belirtilerin var olması halinde bir hekim tarafından kontrol edilerek muhtemel nedenin tespit edilmesi ve tedavinin düzenlenmesi önem arz etmektedir" diye konuştu.