Yerel Haberler
Niğde
24 Nisan 2026 Cuma - 13:46 15 okuldan 230 öğrenci 115 fidanı toprakla buluşturdu Niğde’de; İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen eTwinning projesi kapsamında hatıra ormanı oluşturuldu. Kent Ormanı’nda gerçekleşen etkinlikte 15 okuldan 230 öğrenci, öğretmenleriyle birlikte 115 fidanı toprakla buluşturdu. Öğrencilerin çevre bilincini geliştirmek amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında düzenlenen etkinlik, farklı eğitim kademelerinden öğrencileri bir araya getirdi. Okul öncesinden üniversiteye kadar geniş bir katılımın sağlandığı etkinlikte öğrenciler, doğayla iç içe vakit geçirerek hem çevreye katkı sundu hem de farkındalık kazandı. Niğde İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek etkinlikte yaptığı açıklamada, eğitim faaliyetlerinin sadece akademik başarıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak; "Biz bu yılki projemize başlarken ‘Yeşil Vatan’ dedik. Doğayı korumak, geliştirmek ve yeşillendirmek amacıyla birçok çalışmayı hayata geçiriyoruz. Farklı kademelerden öğrencilerimizle birlikte yürüttüğümüz bu çalışmaların, onların çok yönlü gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Amacımız; doğayı seven, çevresine duyarlı ve bilinçli bireyler yetiştirmek" dedi. Özbek; öğrencilerin sosyal ve çevresel farkındalıklarının artırılmasının önemine dikkat çekerek, etkinlikte emeği geçen öğretmenlere teşekkür etti, katılım sağlayan öğrencileri ise tebrik etti. YEĞİTEK eTwinning İl Koordinatörlüğü tarafından yürütülen projeye ilişkin değerlendirmede bulunan proje koordinatörü Nuran Korkmaz ise eTwinning projelerinin öğrencilere önemli kazanımlar sağladığını belirtti. Korkmaz; "eTwinning projeleri sayesinde öğrencilerimiz uluslararası iş birliği, dayanışma ve çevreye duyarlılık gibi değerleri yaşayarak öğreniyor. Dikilen her fidan, daha bilinçli, daha duyarlı ve şiddetten uzak bir neslin yetişmesine katkı sunuyor. Bu etkinlik yalnızca bir fidan dikimi değil, aynı zamanda öğrencilerin doğayla bağ kurmalarını ve ilgi alanlarını keşfetmelerini sağlayan bütüncül bir eğitim yaklaşımının parçasıdır" ifadelerini kullandı.
Köyde ’lavanta bahçesi’ turizmi
07 Temmuz 2025 Pazartesi - 13:24 Köyde ’lavanta bahçesi’ turizmi Niğde merkeze bağlı Yeşilburç köyünde kullanılmayan boş arazi, lavanta bahçesine dönüştürülerek hem köy ekonomisine katkı sağlandı hem de bölge turizmine yeni bir soluk getirildi. Niğde Valiliği ve İl Özel İdaresi’nin desteğiyle oluşturulan lavanta bahçesi, köy muhtarlığının kontrolüne verildi. Yaklaşık 50 dönümlük alanda yetiştirilen lavantalar sayesinde köy halkı hem ekonomik kazanç elde ediyor hem de köy, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Yeşilburç Köyü Muhtarı Cihan Tuna, 2020 yılında başlayan proje kapsamında ilk ekimin deneme amaçlı yapıldığını, olumlu sonuçlar alınmasıyla lavanta yağ üretimine geçtiklerini belirtti. Tuna, lavanta yağını üretmek için Isparta’dan özel bir makine temin ettiklerini ve bu makinenin okul bahçesine kurularak kullanıma alındığını söyledi. Elde edilen lavanta yağlarının stoklandığını ve yakın zamanda patent alınarak satışa sunulmasının planlandığını ifade eden Tuna, "Buraya kafeterya tarzı sosyal alan kurmak da istiyoruz. İnsanlar ailesiyle gelip oturup çay kahve içebilsin, lavantalar arasında fotoğraf çektirebilsin" dedi. Ayrıca köyde restoran ve butik otel inşaatlarının sürdüğünü, sokak sağlıklaştırma projelerinin de ilk aşamasına başlandığını vurgulayan Tuna, Yeşilburç’un adım adım turizm köyüne dönüştüğünü ifade etti. Köy sakinlerinden Neriman Tokmak da lavanta bahçesinin köye kattığı güzellikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek emeği geçen herkese teşekkür etti. Mustafa Altınyüzük ise lavanta bahçesine dönüştürülen arazinin eskiden atıl durumda olduğunu hatırlatarak oluşturulan bahçenin köyün turizmine katkı sunacağını belirtti.
64 yaşında azmiyle okuma yazma öğrendi: "Okumak Özgürlüktür"
05 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:35 64 yaşında azmiyle okuma yazma öğrendi: "Okumak Özgürlüktür" Niğde’de yaşayan 64 yaşındaki Fatma Ay, çocukluğunda okulun uzaklığı nedeniyle eğitim hayatına devam edemese de, yıllar sonra azmiyle okuma yazma öğrendi. Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı kursa katılan Ay, üç ay boyunca haftada üç gün süren derslerle okuma yazma öğrenerek hayalini gerçekleştirdi. Çocukken Aksaray’da yaşadıkları dönemde okulun uzak olması nedeniyle babası tarafından okula gönderilmediğini anlatan Fatma Ay, "Okul kaydım yapılmıştı, yedi yaşındaydım. Ama evimize yakın okul yoktu, servis de geçmiyordu. Babam uzak diye göndermedi. Biraz köyde gitmiştim ama yarım kaldı, tam öğrenemedim. Çok üzüldüm," sözleriyle içinde kalan ukdeyi dile getirdi. Yıllar sonra bu eksikliğini tamamlamak için Halk Eğitim kursuna katılan Ay, hem ev işleri hem de şeker hastası eşiyle ilgilenmeyi ihmal etmeden derslerine düzenli devam etti. "Eşim yemeğini yedikten sonra hemen dersimin başına oturuyordum. Yazdım, çalıştım, uğraştım. Sonra kalkıp evimi süpürdüm, bulaşıklarımı yıkadım" diyen Ay, başarısını azmine borçlu olduğunu söyledi. Okuma yazma bilmenin bir özgürlük olduğunu vurgulayan Fatma Ay, "Artık bir yere giderken kimseye sormama gerek yok. Otobüslerin nereye gittiğini okuyorum. Hastanede hangi bölüme gideceğimi tabelalardan anlıyorum. Okumak insan için bir rehber, okuma yazma bilen herkes, her yere gidebilir, Türkiye’nin her yerini gezebilir" dedi. Fatma Ay, özellikle okumayı öğrenmek isteyen ama çeşitli sebeplerle bunu erteleyen herkese seslenerek, "Küçük, büyük fark etmez. İnsanın içinde istek olduktan sonra her şey mümkün. Azim edince başarı da geliyor. Herkes okusun, kendine güvenip adım atsın. Okumak bir cesaret işi ve özgürlük" diye konuştu.