Yerel Haberler
Ordu
26 Mayıs 2026 Salı - 14:55 İki asırlık gelenek çocukların bayram sevincine dönüşüyor Ordu’nun Altınordu ilçesine bağlı Karaoluk Mahallesi’nde yaklaşık iki asırdır sürdürülen gelenek dahilinde, arefe gününde yüzlerce çocuğa bayram şekeri ve çeşitli ikramlıklar dağıtılıyor. Altınordu ilçesi Karaoluk Mahallesi’nde nesilden nesile aktarılan arefe günü geleneği, Kurban Bayramı öncesinde bu yıl da yaşatıldı. Mahalle sakinleri, öğle namazı öncesinde çocuklarıyla birlikte camide bir araya gelirken, muhtarlık ile Karaoluk Mahallesi Derneği iş birliğinde temin edilen şeker, çikolata ve çeşitli ikramlıklar büyük kazan ve kutularda harmanlandı. Hazırlanan ikramlıklar daha sonra cami önünde sıraya giren yüzlerce çocuğa eşit şekilde dağıtıldı. Yaklaşık 200 yıldır sürdürüldüğü belirtilen gelenek, mahallede bayram coşkusunu artırırken, çocukların yüzlerindeki mutluluk dikkat çekti. Şekerlerini alan çocuklar arkadaşlarıyla birlikte bayram sevincini yaşarken, ortaya renkli görüntüler çıktı. "Yaklaşık 200 yıldır devam ediyor" Karaoluk Mahallesi Muhtarı Hasan Çapkın, geleneğin tam olarak ne zaman başladığının bilinmediğini ancak yaklaşık iki asırdır devam ettiğini söyledi. Çapkın, "Çok güzel ve anlamlı bir geleneğimiz var. İnşallah bizden sonra da sürdürülür. Çocuklarımızın mutluluğunu görmek bizleri de sevindiriyor. Ramazan ve Kurban Bayramı arefesinde yılda iki kez gerçekleştiriyoruz. Katılımın her geçen yıl daha da arttığını görüyoruz" dedi. "Ben kendimi bildim bileli var" Mahalle sakinlerinden 89 yaşındaki Abdurrahman Ahmet ise çocukluğundan bu yana bu geleneğin sürdüğünü ifade ederek, "Kendimi bildim bileli devam ediyor. Eskiden de çok güzel olurdu, şimdi de çocukların mutluluğunu görmek bizleri sevindiriyor" diye konuştu. "Birlik ve beraberlik içerisinde bir araya geliyoruz" 82 yaşındaki Yakup Beyazıt da arefe günlerinde mahallede birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birinin yaşandığını belirterek, "Eskiden çocuklara yemek ikram edilirdi, zamanla şeker ve çikolata dağıtılmaya başlandı. Bu gelenek mahallemizi bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Şeker alan çocuklar ise etkinliğin kendilerini çok mutlu ettiğini, arkadaşlarıyla bir araya gelerek bayram öncesinde güzel vakit geçirdiklerini söyledi. Program yapılan dua ve vatandaşların mezarlık ziyareti ardından sona erdi.
Aybastı’da başıboş köpekler vatandaşları tedirgin ediyor
10 Nisan 2026 Cuma - 13:46 Aybastı’da başıboş köpekler vatandaşları tedirgin ediyor Ordu’nun Aybastı ilçesinde son zamanlarda artış gösteren başıboş köpekler, vatandaşları tedirgin ediyor. Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar, yaptığı açıklamada sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaların geçmiş dönemlerden bu yana sürdüğünü belirtti. Gündoğar, "Göreve geldiğimizden beri sokak hayvanlarının bakımı, aşılanması ve diğer ihtiyaçları konusunda ilgili kurumlarla birlikte çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Mevzuata göre nüfusu 25 binin üzerinde olan belediyelerde hayvan barınağı kurma zorunluluğu bulunduğunu hatırlatan Gündoğar, Aybastı’nın nüfusunun bu sınırın altında olduğunu ifade etti. İl genelinde şu an sadece Ordu Büyükşehir Belediyesi bünyesinde barınak bulunduğunu söyleyen Gündoğar, diğer ilçelerde de barınak kurma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. "Çevre ilçelerden hayvan bırakılıyor" Aybastı’nın kırsal bir ilçe olduğuna dikkat çeken Gündoğar, özellikle Perşembe Yaylası çevresinde hayvan hareketliliğinin fazla olduğunu belirterek, "Çevre ilçelerden hayvan bırakılması nedeniyle sayıda sürekli artış yaşanıyor. Tüm hayvanları toplasak bile kısa sürede aynı yoğunluk tekrar oluşuyor" diye konuştu. Gündoğar, sorunun kalıcı çözümü için Türkiye genelinde eş zamanlı bir kısırlaştırma seferberliği yapılması gerektiğini vurguladı. Erdinç Tokat adlı vatandaş ise köpek sayısındaki artışın özellikle kış aylarında daha belirgin olduğunu söyledi. Tokat, yaylacılık ve hayvancılıkla birlikte köpeklerin kışlaklara inmesinin bu artışta etkili olduğunu belirterek, "Zamanla bu yoğunluk azalıyor. Şu ana kadar ciddi bir saldırı yaşandığını düşünmüyorum. En doğru çözümün kısırlaştırma olduğuna inanıyorum" dedi. Esenli Mahallesi Muhtarı Ömer Elçik, Aybastı Belediyesi’nin gerekli çalışmaları yaptığını ifade ederek, en büyük sorunun çevre ilçelerden getirilen köpeklerin kırsal alanlara bırakılması olduğunu dile getirdi. Yetkililer, kalıcı çözüm için kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve özellikle kısırlaştırma çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Aybastı’da sokak köpekleri problemi: Vatandaşlar tedirgin
10 Nisan 2026 Cuma - 13:30 Aybastı’da sokak köpekleri problemi: Vatandaşlar tedirgin Ordu’nun Aybastı ilçesinde son zamanlarda artış gösteren sokak köpekleri, vatandaşları zor durumda bırakıyor. İlçede özellikle kış aylarında yoğunlaşan köpek popülasyonu, hem şehir merkezinde hem de kırsal mahallelerde dikkat çekiyor. Aybastı Belediye Başkanı İzzet Gündoğar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaların geçmiş dönemlerden bu yana sürdüğünü belirtti. Gündoğar, "Göreve geldiğimizden beri sokak hayvanlarının bakımı, aşılanması ve diğer ihtiyaçları konusunda ilgili kurumlarla birlikte çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Mevzuata göre nüfusu 25 binin üzerinde olan belediyelerde hayvan barınağı kurma zorunluluğu bulunduğunu hatırlatan Gündoğar, Aybastı’nın nüfusunun bu sınırın altında olduğunu ifade etti. İl genelinde şu an sadece Ordu Büyükşehir Belediyesi bünyesinde barınak bulunduğunu söyleyen Gündoğar, diğer ilçelerde de barınak kurma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi. "Çevre ilçelerden hayvan bırakılıyor" Aybastı’nın kırsal bir ilçe olduğuna dikkat çeken Gündoğar, özellikle Perşembe Yaylası çevresinde hayvan hareketliliğinin fazla olduğunu belirterek, "Çevre ilçelerden hayvan bırakılması nedeniyle sayıda sürekli artış yaşanıyor. Tüm hayvanları toplasak bile kısa sürede aynı yoğunluk tekrar oluşuyor" diye konuştu. Sorunun kalıcı çözümü için önerisini de paylaşan Gündoğar, Türkiye genelinde eş zamanlı bir kısırlaştırma seferberliği yapılması gerektiğini vurguladı. Vatandaşlardan Erdinç Tokat ise köpek sayısındaki artışın özellikle kış aylarında daha belirgin olduğunu söyledi. Tokat, yaylacılık ve hayvancılıkla birlikte köpeklerin kışlaklara inmesinin bu artışta etkili olduğunu belirterek, "Zamanla bu yoğunluk azalıyor. Şu ana kadar ciddi bir saldırı yaşandığını düşünmüyorum. En doğru çözümün kısırlaştırma olduğuna inanıyorum" dedi. Esenli Mahalle Muhtarı Ömer Elçik ise Aybastı Belediyesi’nin gerekli çalışmaları yaptığını ifade ederek, en büyük sorunun çevre ilçelerden getirilen köpeklerin kırsal alanlara bırakılması olduğunu dile getirdi. Yetkililer, kalıcı çözüm için kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve özellikle kısırlaştırma çalışmalarının yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çekiyor.
Psikolog Kırım: "Zihniniz sizi yanıltıyor olabilir"
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:20 Psikolog Kırım: "Zihniniz sizi yanıltıyor olabilir" Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını belirten Psikolog İrem Naz Kırım, "Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog İrem Naz Kırım, günlük yaşamda birçok kişinin gerçekleşme ihtimali düşük senaryolar üzerine yoğun kaygı duyduğunu belirterek, zihnin tehditleri olduğundan daha büyük algılama eğiliminde olduğunu söyledi. Günlük hayatta sıkça "Ya kötü bir şey olursa?", "Ya başaramazsam?", "Ya terk edilirsem?" gibi düşüncelerle karşılaşıldığını ifade eden Kırım, bu tür düşüncelerin zamanla gerçeklik algısını etkileyebildiğini dile getirdi. "Zihnimiz tehdidi abartmaya eğilimlidir" Bu durumun insan beyninin evrimsel yapısından kaynaklandığını belirten Psk. Kırım, "Beynimiz, hayatta kalmayı önceliklendiren bir sistemle çalışır. Bu nedenle olması muhtemel tehditleri olduğundan daha büyük ve daha yakın algılama eğilimindedir. Ancak modern yaşamda bu sistem çoğu zaman gereksiz yere alarm verir" ifadelerine yer verdi. Kaygının temelinde belirsizliğe tahammülsüzlüğün yattığını vurgulayan Psk. Kırım, "İnsan zihni, kontrol edemediği durumları tehdit olarak algılayarak senaryolar üretmeye başlar. Bu da kişinin henüz gerçekleşmemiş olaylar için yoğun stres yaşamasına neden olur" diye konuştu. "Zihnimiz bir hikâye anlatıcısıdır" Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını ifade eden Psk. Kırım, "Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz" şeklinde konuştu. "Kaygıyla baş etmenin yolları" Kaygı oluşturan düşüncelerle baş edebilmek için bazı yöntemlerin etkili olabileceğini belirten Psk. Kırım, şu önerilerde bulundu: "Düşünceyi sorgulamak, ‘Bu gerçekten olacak mı, yoksa sadece bir ihtimal mi?’ diye kendine sormak önemlidir. Daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığını değerlendirmek ve kanıt aramak da fayda sağlar. Bunun yanı sıra kişinin geleceğe dair senaryolar yerine şimdiki ana odaklanması gerekir. Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri de bedensel rahatlama sağlayarak kaygıyı azaltabilir." "Korku çoğu zaman bir yanılsamadır" Korkunun işlevine de değinen Kırım, "Korku bizi korumak için vardır ancak kontrolsüz olduğunda yaşam kalitesini düşürür. Zihnimizin ürettiği her senaryo gerçek değildir. Çoğu zaman korktuğumuz şeyler başımıza gelmez ancak bu ihtimaller nedeniyle bugünü kaçırabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.