Yerel Haberler
Ordu
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:20 Psikolog Kırım: "Zihniniz sizi yanıltıyor olabilir" Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını belirten Psikolog İrem Naz Kırım, "Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz" dedi. Medical Park Ordu Hastanesi’nden Psikolog İrem Naz Kırım, günlük yaşamda birçok kişinin gerçekleşme ihtimali düşük senaryolar üzerine yoğun kaygı duyduğunu belirterek, zihnin tehditleri olduğundan daha büyük algılama eğiliminde olduğunu söyledi. Günlük hayatta sıkça "Ya kötü bir şey olursa?", "Ya başaramazsam?", "Ya terk edilirsem?" gibi düşüncelerle karşılaşıldığını ifade eden Kırım, bu tür düşüncelerin zamanla gerçeklik algısını etkileyebildiğini dile getirdi. "Zihnimiz tehdidi abartmaya eğilimlidir" Bu durumun insan beyninin evrimsel yapısından kaynaklandığını belirten Psk. Kırım, "Beynimiz, hayatta kalmayı önceliklendiren bir sistemle çalışır. Bu nedenle olması muhtemel tehditleri olduğundan daha büyük ve daha yakın algılama eğilimindedir. Ancak modern yaşamda bu sistem çoğu zaman gereksiz yere alarm verir" ifadelerine yer verdi. Kaygının temelinde belirsizliğe tahammülsüzlüğün yattığını vurgulayan Psk. Kırım, "İnsan zihni, kontrol edemediği durumları tehdit olarak algılayarak senaryolar üretmeye başlar. Bu da kişinin henüz gerçekleşmemiş olaylar için yoğun stres yaşamasına neden olur" diye konuştu. "Zihnimiz bir hikâye anlatıcısıdır" Bireylerin çoğu zaman zihinsel senaryolarını gerçekmiş gibi algıladığını ifade eden Psk. Kırım, "Düşüncelerimiz her zaman gerçeği yansıtmaz. Zihin, eksik bilgileri tamamlamak için çoğu zaman en olumsuz ihtimali seçer. Oysa istatistiksel olarak baktığımızda korkulan pek çok şeyin gerçekleşmediğini görüyoruz" şeklinde konuştu. "Kaygıyla baş etmenin yolları" Kaygı oluşturan düşüncelerle baş edebilmek için bazı yöntemlerin etkili olabileceğini belirten Psk. Kırım, şu önerilerde bulundu: "Düşünceyi sorgulamak, ‘Bu gerçekten olacak mı, yoksa sadece bir ihtimal mi?’ diye kendine sormak önemlidir. Daha önce benzer bir durum yaşanıp yaşanmadığını değerlendirmek ve kanıt aramak da fayda sağlar. Bunun yanı sıra kişinin geleceğe dair senaryolar yerine şimdiki ana odaklanması gerekir. Nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri de bedensel rahatlama sağlayarak kaygıyı azaltabilir." "Korku çoğu zaman bir yanılsamadır" Korkunun işlevine de değinen Kırım, "Korku bizi korumak için vardır ancak kontrolsüz olduğunda yaşam kalitesini düşürür. Zihnimizin ürettiği her senaryo gerçek değildir. Çoğu zaman korktuğumuz şeyler başımıza gelmez ancak bu ihtimaller nedeniyle bugünü kaçırabiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.
Yöneticiliği bıraktı, küresel ısınmaya karşı ’mobil ve susuz’ araç yıkama başlattı
30 Mart 2026 Pazartesi - 09:00 Yöneticiliği bıraktı, küresel ısınmaya karşı ’mobil ve susuz’ araç yıkama başlattı Ordu’da uzun yıllar turizm sektöründe üst düzey yöneticilik yapan 43 yaşındaki Sezgin İğneci, mesleğini bırakarak küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla susuz ve mobil araç yıkama hizmeti başlattı. Aslen Sivas Koyulhisarlı olan ancak uzun süredir Ordu’da ikamet eden Sezgin İğneci, turizm sektöründe görev yaptığı yıllarda müşterilerin araç yıkama konusunda yaşadığı sıkıntılardan yola çıkarak farklı bir fikir geliştirdi. İğneci, yöneticilik mesleğini bıraktıktan sonra, küresel ısınmayı da dikkate alarak susuz ve mobil araç yıkama hizmeti başlattı. Minibüsünü iş yerine çeviren İğneci, müşterilerinin araçlarının bulundukları konuma giderek araçları susuz olarak temizliyor, araçlarda yoğun çamur olması durumunda ise az bir miktar su kullanıldığını belirtiyor. "Yöneticilikten girişimciliğe" Hizmet sektöründe yıllarca yönetici olarak çalıştığını ifade eden İğneci, "Turizm sektöründe yoğun bir talep vardı, biz o talebi karşılayamıyorduk. Müşterilerimiz, işletmelerimize geldiklerinde araçlarını yıkatmak için yer bulamıyorlardı. Biz bu konuda bir takım projeler gerçekleştirdik fakat devreye sokamadık. Ben de bölgede tek olmak üzere bir proje hayata geçirdim. Dünyada malum küresel ısınmanın etkilerini ülkemizde de hissediyoruz. Dolayısıyla biz buna alternatif olarak araçlarımızı susuz olarak iç ve dış yıkayarak vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. Bunun dışında su ve kimyasal ürün kullanmadan araçların içerisini buharlı bir şekilde dezenfekte ediyoruz" dedi. "Mobil olarak hizmet veriyoruz" Araçları, bulundukları noktada temizlediklerini söyleyen Sezgin İğneci, "Araçlarımız bazen yaylalardan gelebiliyor, çok yoğun çamurlu olduğunda ise biz araçlarımızı öncelikle az bir su ile çamurlarını akıtıyoruz, sonrasında ise çeşitli solüsyonlar ile araçları susuz yıkamaya devam ediyoruz. Bu işlemlerin araçlara zararı yok, kesinlikle çizmiyor. Şu anda insanlar çalışıyorlar ve zamanları kısıtlı. Biz de insanların çalıştığı zamanlarda attıkları konuma giderek, araçlarını bulunduğu yerde mobil olarak temizliyoruz" şeklinde konuştu.
Ordu’da sivil toplum kuruluşları İsrail ve Amerika’ya tepki için toplandı
27 Mart 2026 Cuma - 18:11 Ordu’da sivil toplum kuruluşları İsrail ve Amerika’ya tepki için toplandı Ordu’da bir araya gelen sivil toplum kuruluşları (STK) üyeleri, İsrail ve Amerika’nın uyguladığı politikalara tepki için bir araya geldi. Aziziye Camii bahçesinde cuma namazı sonrası bir araya gelen STK üyeleri, "Coğrafyamızda işgalci İsrail’i ve Amerikan askeri istemiyoruz" konulu basın açıklaması düzenlendi. Ellerinde Türk ve Filistin bayrakları ile toplanan gurup, İsrail ve Amerika’nın uyguladığı politikaya tepki göstererek sloganlar attı. Burada topluluk adına basın açıklamasında bulunan Celil Kul, işgalci İsrail ile iş birlikçisi ABD’nin bölgede yıllardır uyguladığı ’böl, parçala, yut’ senaryolarına ve askeri müdahale politikalarına karşı olduklarını bildirmek için bir araya geldiklerini söyledi. Kul, "Bizler, bölgemizde yürütülen kirli senaryoları reddediyoruz. Bölge halklarının iradesini yok sayan, sınırları kanla yeniden çizmeyi hedefleyen hiçbir askeri girişimi, işgali ya da saldırıyı kabul etmiyoruz. Kendi topraklarımızda hem işgalci İsrail’i hem de bölgeyi kaos bataklığına çeviren Amerikan askeri varlığını istemiyoruz" dedi. İsrail’in, kurulduğu günden bugüne, arkasındaki küresel siyonist lobinin desteğiyle sadece Filistin’i değil, tüm dünyayı kan gölüne çevirmeyi hedeflediğini kaydeden Kul, Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de ve İran’da yaşananların birbiri ile bağlantılı olduğuna dikkat çekerek, "Yapılan katliamlar, sivil halka yönelik saldırılar ve sürgün politikaları, aynı karanlık merkezin ürünüdür. Bu zulme karşı sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Bizler Gazze’nin çığlığını, Beyrut’un acısını, Şam ve Tahran’ın direncini yüreğimizde hissediyor, siyonizme karşı tek yürek, tek bilek olduğumuzu tüm dünyaya duyuruyoruz" şeklinde konuştu.
Ordu’da çölyak hastalarına glütensiz gıda desteği ücretsiz sağlanıyor
27 Mart 2026 Cuma - 15:22 Ordu’da çölyak hastalarına glütensiz gıda desteği ücretsiz sağlanıyor Ordu Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastalarının hayatını zorlaştıran yüksek maliyetli glütensiz ürünlere erişimi kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz gıda desteği sunuyor. Tek tedavisi glütensiz diyet olan çölyak hastalığında özel gıdaların pahalı ve zor bulunur olması vatandaşlar için önemli bir sorun oluştururken, Ordu Büyükşehir Belediyesi bu yükü hafifletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncülüğünde yürütülen ’sosyal belediyecilik’ anlayışı kapsamında, çölyak hastalarına yönelik glütensiz gıda desteği veriliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından, çölyak hastalarının günlük beslenmelerini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanan glütensiz ürün kolileri vatandaşlara ücretsiz olarak ulaştırılıyor. İçerisinde kek karışımı, un, ekmek karışımı, makarna, kurabiye, pirinç ve yulaf ezmesi gibi ürünlerin yer aldığı 4 adet koli, her bir hastaya teslim ediliyor. Glütensiz ürünlerin piyasada hem zor bulunması hem de yüksek maliyetli olması nedeniyle büyük kolaylık sağladığını ifade eden vatandaşlar, bu hizmet sayesinde ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini belirterek memnuniyetlerini dile getiriyor. Hizmetten yararlanmak isteyen çölyak hastaları, belirli kriterler çerçevesinde Ordu Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor.
Karayemiş ağacı mevsimine 3 ay kala meyve verdi: "Tadı çok güzel"
26 Mart 2026 Perşembe - 09:15 Karayemiş ağacı mevsimine 3 ay kala meyve verdi: "Tadı çok güzel" Ordu’nun Altınordu ilçesinde mevsiminden 3 ay önce meyve veren karayemiş ağacı şaşırttı. İlçeye bağlı Şahincili Mahallesi’nde normal şartlarda haziran sonu ile temmuz başında meyve vermesi gereken karayemiş (taflan) ağacının, ilkbahar mevsiminde ürün vermesi dikkat çekti. Mevsiminden yaklaşık 3 ay önce meyve veren ağaç, mahalle sakinlerinin ve yoldan geçen vatandaşların ilgisini çekiyor. Farklı şekillerde tüketiliyor, bölgede çok seviliyor Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak yetişen koyu mor renge sahip karayemiş meyvesi, antioksidan açısından zengin yapısıyla da öne çıkıyor. Hem taze olarak tüketilebilen, hem de turşu ve reçel yapımında kullanılan karayemiş, sağlık açısından da faydalı bir meyve olarak biliniyor. "İlk feda bu mevsimde meyve verdiğini gördük" Mahallede ikamet eden Talip Tatlıcan, yıllardır bildikleri karayemiş ağacının ilk kez bu yıl erken meyve verdiğini belirterek, "Komşumuzun tarlasında karayemişler çiçek açtı ve mart ayında meyve verdi. Normalde haziran ayı sonlarında olması gerekiyor. Bu mevsimde hiç beklemiyorduk. İnşallah mevsiminde daha iyi olmasını temenni ediyoruz. Tadı çok güzel, turşusu da yapılıyor, böyle de yeniliyor faydalı bir meyve. Bu sene ilk defa bu aylarda meyve verdiğini gördük, diğer senelerde mevsiminde oluyordu. Yoldan geçen vatandaşlar da bu ayda meyve verdiği için şaşırıyor. Çok fotoğrafını çeken de oldu" dedi.
Karayemiş ağacı mevsimine 3 ay kala meyve verdi: "Tadı çok güzel"
26 Mart 2026 Perşembe - 09:01 Karayemiş ağacı mevsimine 3 ay kala meyve verdi: "Tadı çok güzel" Ordu’nun Altınordu ilçesinde bulunan bir karayemiş ağacının mart ayında meyve vermesi vatandaşların ilgisini çekti. Meyveden tadan vatandaşlar, tadının çok güzel olduğunu söyledi. İlçeye bağlı Şahincili Mahallesi’nde yer alan karayemiş (taflan) ağacının, normal şartlarda Haziran sonu ile temmuz başında meyve vermesi gerekirken, ilkbahar mevsiminde ürün vermesi dikkat çekti. Mevsiminden yaklaşık 3 ay önce meyve veren ağaç, mahalle sakinlerinin ve yoldan geçen vatandaşların ilgisini çekiyor. Farklı şekillerde tüketiliyor, bölgede çok seviliyor Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak yetişen karayemiş meyvesi, koyu mor renge sahip olmasıyla bilinirken, antioksidan açısından zengin yapısıyla da öne çıkıyor. Hem taze olarak tüketilebilen, hem de turşu ve reçel yapımında kullanılan karayemiş, sağlık açısından da faydalı bir meyve olarak biliniyor. "İlk feda bu mevsimde meyve verdiğini gördük" Mahallede ikamet eden Talip Tatlıcan, yıllardır bildikleri karayemiş ağacının ilk kez bu yıl erken meyve verdiğini belirterek, "Komşumuzun tarlasında karayemişler çiçek açtı ve mart ayında meyve verdi. Normalde haziran ayı sonlarında olması gerekiyor. Bu mevsimde hiç beklemiyorduk. İnşallah mevsiminde daha iyi olmasını temenni ediyoruz. Tadı çok güzel, turşusu da yapılıyor, böyle de yeniliyor faydalı bir meyve. Bu sene ilk defa bu aylarda meyve verdiğini gördük, diğer senelerde mevsiminde oluyordu. Yoldan geçen vatandaşlar da bu ayda meyve verdiği için şaşırıyor. Çok fotoğrafını çeken de oldu" dedi.
Ordu’da fidanlar topraklar buluşturuldu
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:57 Ordu’da fidanlar topraklar buluşturuldu Ordu’da, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası dolayısı fidan dikim etkinliği düzenlendi. ‘Türkiye’nin Gücü Orman’ temasıyla düzenlenen fidan dikim etkinliği, Altınordu ilçesindeki Şehit Okan Melikoğlu İlkokulu bahçesinde gerçekleştirildi. Burada 10 dekar alanda 100 adet göknar, limon selvi, mavi selvi, sarı çam, karayemiş ve ıhlamur fidanını toprakla buluşturuldu. Ordu Orman İşletme Müdürü Ömer Uzundal, programda yaptığı konuşmada fidan dikmek kadar ağaç ve ormanlara sahip çıkmanın da önemine değindi. Uzundal, "İçinde bulunduğumuz yüzyılda dünya, iklim değişikliği, kuraklık ve çevre kirliliği gibi devasa sorunlarla karşı karşıyadır. Bu küresel krizlerin panzehri ise ne teknolojik cihazlar, ne de yapay zekadır. Bu krizlerin yegane çözümü, kökleri toprağa sıkı sıkı bağlı olan ağaçlar ve o ağaçların oluşturduğu muazzam ekosistemlerindedir. Ormanlar karbonu hapseden devasa birer depo, su kaynaklarımızı muhafaza eden birer bekçi ve her nefesimizde bize hayat sunan kahramanlardır. Ormanlar bir ülkenin sadece doğal kaynağı değil, o ülkenin en büyük serveti, en güvenli sığınağı ve gelecek nesillere bırakılacak en kutsal mirastır. Devletimizin ve yerel yönetimlerimizin kararlı adımları ile son yıllarda ormanlarımızı arttırma noktasında büyük bir seferberlik içerisindeyiz. Ancak bilinmelidir ki orman kurmak sadece ağaç dikmekle bitmez, onu korumak, sevmek ve yaşam kültürü haline getirmek asıl meseledir. Bugün burada dikeceğimiz her bir fidan ağaca dönüştüğünde bu topraklar üzerindeki kardeşliğimizin ve yarınlara olan inancımızın birer simgesi olacaktır" dedi. Konuşmanın ardından Vali Muammer Erol, Altınordu Kaymakamı İsmail Hakkı Ertaş, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Uçak, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman, Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Celal Tezcan, İl Tarım ve Orman Müdürü Bayram Ay, Arıcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Şeref Cınbırtoğlu ve protokol üyeleri, okul yöneticileri ile öğrenciler ile birlikte fidan dikim etkinliği düzenlendi. Öte yandan 2026 yılı içerisinde toplam bin adet fidanın toprakla buluşturulacağı belirtildi.