Yerel Haberler
Ordu
27 Şubat 2026 Cuma - 14:05 Ordu’da kardan kapanan 472 mahalle yolu ulaşıma açıldı Ordu’da ortalama kar kalınlığı 70 santimetreye ulaşırken, Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ulaşıma kapanan 472 mahalle yolu 24 saat içerinde yeniden açıldı. Ordu’nun yüksek rakımlı ilçe mahalleleri kar yağışı ile birlikte beyaza büründü. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, yüksek kesimlerde karın 130 santimetreye ulaştığı ilde karla mücadelede tedbiri elden bırakmadı. Ulaşımda kar nedeniyle yaşanması muhtemel olumsuz durumlara karşı 417 araç ve iş makinesi, 600 personelle teyakkuzda olan ekipler, küreme ve tuzlama çalışmalarını yürütüyor. Ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ulaşıma kapanan 472 mahalle yolu 24 saat içerinde yeniden açılırken, 49 hastanın ulaşımını sağlandı ve vefat eden 15 vatandaşa cenaze hizmeti verildi. Ekipler ayrıca, kar yağışının etkisini artırdığı günlerde vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için de dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayarak, sürücülerin zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları, çıkacak olanların ise araçlarında mutlaka kış lastiği ve zincir bulundurmalarını istedi. Buzlanma ve don riskine karşı özellikle gece ve sabah saatlerinde daha temkinli olunması çağrısında bulunan ekipler, vatandaşların belediye ve ilgili kurumlar tarafından yapılan uyarıları takip etmelerinin önemine dikkat çekti.
Ordu’da ‘Sumud Filosu’na denizden ve karadan destek
03 Ekim 2025 Cuma - 19:15 Ordu’da ‘Sumud Filosu’na denizden ve karadan destek Ordu’da, İsrail’in Filistin’e uyguladığı zulme tepki göstermek ve Sumud Filosu’na destek vermek amacıyla, çok sayıda balıkçı teknesinin katılımıyla program düzenlendi. Programda, İsrail’in Gazze’deki katliamı ve Sumud Filosu’na müdahalesi protesto edildi. Ordu Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile sivil toplum kuruluşlarının katılımı ile düzenlenen program ilk olarak Kumbaşı Balıkçı Barınağı’ndan başladı. Burada tekne ve gemilerini Türk ve Filistin bayrakları ile süsleyen balıkçılar, limandan hareket ederek, Altınordu ilçesi sahiline geldi. Çok sayıda gemi siren eşliğinde kıyıda bekleyen vatandaşları selamladı, sonrasında ise limana geri hareket etti. "Onların yolculuğu sadece bir deniz yolculuğu değil, Filistin’in özgürlüğü yolunda insanlığın vicdanını uyandıran bir çağrıdır" Kur’an-ı Kerim okunması ile başlayan programda konuşan Filistin’e Destek Platformu Ordu İl Başkanı Olgun Küçük, Gazze’de yaşanan insani felç ve toplu acının artık sadece yerel bir trajedi değil, küresel bir ahlaki kriz olduğunu söyledi. Küçük, "Sumud Filosu’nun cesur yürekleri bize hatırlatıyor ki umudu büyüten, dayanışmayı örgütleyen herkes bir gün ebabil olur. Onların yolculuğu sadece bir deniz yolculuğu değil, Filistin’in özgürlüğü yolunda insanlığın vicdanını uyandıran bir çağrıdır. Bizler de bu çağrıya kulak vererek zulmün karanlığını aydınlatacak bir kıvılcıma dönüşebiliriz" dedi. "Devletimizin ve yardım kuruluşlarımızın desteği ile Gazze’de 400 bine yakın insana yemek yardımı yapılıyor" Küçük, devletin ve yardım kuruluşlarının desteği ile Gazze’ye yardımların sürdüğünü ifade ederek, "Gazze’de şu anda her gün 400 bine yakın insana günlük yemek verilmektedir. Aynı zamanda, Gazze’de arama kurtarma, sağlık, eğitim ve daha birçok çalışma Gazzeli kuruluşlar aracılığıyla devletimiz desteği ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülmektedir. Sizleri bu yardım kuruluşlarımıza destek olmaya davet ediyorum. Zulmü durdurmak için yola çıkan, umuda yelken açan Sumud Filosu aktivistlerini selamlıyor, en kısa zamanda özgürlüklerine kavuşmalarını istiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Gazze Müslümanların olacak" Programa katılan vatandaşlar İsrail’in uyguladığı zulmün insanlık dışı olduğunu ifade ederek, tepkilerini dile getirdiler ve Filistin halkının duacısı olduklarını belirttiler. Vatandaşlar, ‘karınca misali’ destek olmaya geldiklerini, İsrail’in zulmünün kabul edilemez olduğunu ve Gazze’nin Müslümanların olacağını belirttiler. Program, Filistin halkı ve tüm Müslümanlar için dua edilmesinin ardından sona erdi.
Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:49 Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç" Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, anne sütünün sadece bir besin olmadığını, çocuklar için koruyucu bir ilaç olduğunu söyledi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından, 1-7 Ekim Normal Doğum ve Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında Altınordu ilçesindeki alışveriş merkezinde stant açıldı. Stantta, gebeler ile annelere yönelik bilgilendirici broşür dağıtıldı ve ihtiyaç duyulmadığı takdirde sezaryen doğum yerine normal doğum süreci ile anne sütünün ve emzirmenin önemi anlatıldı. Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, Sağlık Bakanlığı koordinesinde sağlığın güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve sağlıklı bir gelecek bırakılması adına çeşitli çalışmaların yapıldığını, anne ve çocuk sağlığının, bu çalışmaların en önemli ayağı olduğunu kaydetti. Anne ve çocuk sağlığına fazlasıyla önem verdiklerini, bir takım yeni projeler, çalışmalar ve bilgilendirmeler yaptıklarını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Anne ve çocuk sağlığı, bir toplumun sağlık verilerinin düzeltilmesi açısından çok önemli bir etken. Bu süreç annelerimizin gebe kalmasıyla başlıyor ve gebelik süreciyle devam ediyor. Doğum süreci ve sonrasında emzirme süreciyle devam ediyor. Biz burada insanlarımızın yanında ve onlara yardımcı olmayı hedefliyoruz" dedi. Bebek dostu olan hastanelerinin, bu yıl ‘Anne dostu hastane’ unvanını da aldığını aktaran Yılmaz, Ordu’da yaklaşık 500 gebeye eğitim verdiklerini ve babaların da katıldığı programlarda sertifika verdiklerini ifade ederek, gebeleri doğuma hem mental, hem de fiziksel açıdan hazırladıklarını belirtti. Doç. Dr. Yılmaz, "Doğum sürecinde de yanlarında oluyoruz. Sezaryenin bir cerrahi müdahale olduğu, normal doğumla ilgili ön yargılarını kırmaya çalışıyoruz. Doğum sonrası sürecimizde emzirme polikliniğimizde annelerimizin yanındayız. Süt sadece bir besin değil, aynı zamanda bir bağ. Çocuklarımız için bir koruyucu ilaç. Bu anlamda emzirme polikliniğimiz aktif olup annelerimiz ile çocuk arasındaki bağı kurması yönünde ciddi bir çalışma yapılıyor" ifadelerine yer verdi. İlk 6 ay sadece anne sütünün önemine değinen Yılmaz ayrıca, bebeğin 2 yaşına kadar da emzirilmesi yönünde teşvikte bulunduklarını ifade eden Yılmaz, "Ordu’da şuanda kadın doğum hastanemizde emzirme polikliniği, gebe polikliniği ve ebe polikliniğimiz aktif olarak çalışıyor. Bütün hastalarımız gelebilirler, bize kayıt olabilirler. Hem mental, hem de tıbbi açıdan onları takip edip, çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar onların yanında olacağımızı söylüyoruz" şeklinde konuştu.
ODÜ Rektörü Orhan Baş, ÜAK Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi
03 Ekim 2025 Cuma - 12:07 ODÜ Rektörü Orhan Baş, ÜAK Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi Ordu Üniversitesi (ODÜ) Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Üniversitelerarası Kurulun 262’nci toplantısı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ÜAK Yönetim Kurulu Üyeleri, devlet ve vakıf üniversitelerinin rektörleri ile üniversite temsilcilerinin katılımıyla YÖK’te gerçekleştirildi. ODÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş, ÜAK Genel Kurul toplantısında yapılan seçimle ÜAK Yönetim Kurulu üyeliğine seçildi. Rektör Baş yaptığı açıklamada, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu’nda görev almanın Ordu Üniversitesi’nin yanı sıra tüm yükseköğretim sisteminin gelişimine katkıda bulunma sorumluluğu yüklediğine dikkat çekti. Rektör Baş, "Bu çerçevede, üniversiteler arasında iş birliğini güçlendirmeyi ve ülkemizin akademik kapasitesini daha ileriye taşımayı temel önceliklerimizden biri olarak görmekteyiz. Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu Üyeliği görevini şahsıma layık gören başta Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar Hocama, tüm Rektörlerime ve Hocalarıma sonsuz teşekkür ve minnetlerimi sunuyorum" dedi. Türkiye’deki üniversiteler arasında iş birliğini geliştirmek ve koordinasyonu güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren ÜAK, yükseköğretim sisteminin ilerlemesine yön veren önemli bir yapı olarak öne çıkıyor. ÜAK Yönetim Kurulu, Genel Kurul tarafından belirlenen Fen ve Mühendislik, Sağlık ile Sosyal Bilimler alanlarından üçer temsilci; Güzel Sanatlar alanından ise bir temsilci seçilerek kurulda görev yapıyor.
‘Grip salgınına karşı en güçlü koruma: Aşı’
03 Ekim 2025 Cuma - 10:18 ‘Grip salgınına karşı en güçlü koruma: Aşı’ Göğüs Hastalıkları, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, "Soğuk algınlığı ve nezle ile karıştırılabilen grip, influenza virüsünün yol açtığı ve ciddi komplikasyonlar oluşturabilen bir hastalıktır. Viral salgınlarla mücadelede aşıların rolü tartışmasızdır. Covid-19 pandemisi bu gerçeği açıkça gösterdi. Aşılar, hastalık başlamadan önce vücudu savunmaya hazır hale getirerek ciddi koruma sağlar" dedi. Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte viral üst solunum yolu enfeksiyonları toplumda hızla yayılmaya başladı. Medical Park Ordu Hastanesi Göğüs Hastalıkları, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu, hastalıklardan korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. Grip ile soğuk algınlığı arasındaki farka değinen Prof. Dr. Kutlu, "Soğuk algınlığı genellikle hafif belirtilerle seyrederken, grip yüksek ateş, boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları ve halsizlikle kendini gösterir. Bazı vakalarda zatürre ve solunum yetmezliği gelişebilir. Özellikle riskli gruplarda ölümle sonuçlanabilecek komplikasyonlar gözlenebilir" diye konuştu. "Aşıların önemi göz ardı edilmemeli" Aşıların önemini vurgulayan Prof. Dr. Kutlu, "Viral salgınlarla mücadelede aşıların rolü tartışmasızdır. Covid-19 pandemisi bu gerçeği açıkça gösterdi. Aşılar, hastalık başlamadan önce vücudu savunmaya hazır hale getirerek ciddi koruma sağlar" ifadelerine yer verdi. "Grip virüsü sürekli değişim içindedir" Prof. Dr. Kutlu, grip virüslerinin mutasyon gösterdiğini hatırlatarak, "Dünya Sağlık Örgütü her yıl virüslerdeki değişiklikleri takip eder ve grip aşısının içeriğini günceller. Bu yüzden aşının etkinliği yüzde 50-80 arasında değişmekle birlikte, aşıya rağmen grip geçirenlerde hastalık çok daha hafif seyreder. Özellikle ileri yaştaki bireylerde aşı, komplikasyonları, hastane yatışlarını ve ölümleri azaltmaktadır" şeklinde konuştu. "Riskli gruplar dikkat etmelidir" Risk grubundaki bireylerden bahseden Prof. Dr. Kutlu, "65 yaş üzeri bireyler, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar, kronik kalp-damar, böbrek, diyabet, astım gibi solunum hastalıkları olanlar, gebeler ve küçük çocuklar risk grubundadır. Gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde olan kadınlara da grip aşısı mutlaka önerilmektedir. Astımlı hastalarda ise grip, astım ataklarını tetikleyebilir; bu yüzden özellikle orta ve ağır astımı olan hastaların da aşılanması gerekir" açıklamasında bulundu. "Aşının zamanlaması önemlidir" Prof. Dr. Kutlu, aşının zamanlamasıyla ilgili olarak şu bilgileri paylaştı: "Grip aşısı sonrası koruyucu antikorların gelişmesi yaklaşık iki haftayı bulur. Bu yüzden en uygun aşı zamanı Ekim-Kasım aylarıdır. Ancak grip mevsimi boyunca, hatta şubat ayı sonuna kadar aşılama devam edebilir." "Alerjisi olanlarda dikkat edilmesi gerekenler" Alerjisi olan kişiler için uyarılarda bulunan Prof. Dr. Kutlu, "Daha önce grip aşısına karşı ciddi alerjik reaksiyon yaşamış bireyler aşılanmamalıdır. Yumurtaya ciddi alerjisi bulunanlar ise mutlaka acil müdahale imkânına sahip kliniklerde aşılanmalı ve 30 dakika gözlem altında tutulmalıdır. Grip, basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu değildir. Özellikle riskli gruplarda ciddi komplikasyonlara ve ölümlere yol açabilir. Aşı, elimizdeki en güçlü korunma yöntemidir ve toplum sağlığı için her yıl zamanında yapılması büyük önem taşır" ifadelerine yer verdi.
Çizdiği resimler ile okul duvarlarına estetik bir görünüm kazandırıyor
03 Ekim 2025 Cuma - 09:58 Çizdiği resimler ile okul duvarlarına estetik bir görünüm kazandırıyor Ordu’nun Ünye ilçesinde yaşayan Gülay Efiloğlu, çizdiği resimler ile okul duvarlarına estetik bir görünüm kazandırıyor. Ünye Şehit Fatih Efiloğlu İlkokulu’nda Toplum Yararına Çalışma Programı (TYP) kapsamında yardımcı personel olarak görev yapan 31 yaşındaki 2 çocuk annesi Gülay Efiloğlu, çocukluk yıllarından itibaren başladığı resim hayalini gerçekleştirerek, okul duvarlarını birer sanat eserine dönüştürüyor. Resim sanatına olan tutkusu ve yeteneğiyle öğretmenlerin ve öğrencilerin de dikkatini çeken Efiloğlu, bu alanda hiçbir eğitim almamış olmasına rağmen, kendi çabalarıyla 23 yıldır ressamlığını ilerleterek hayal gücünü duvarlara yansıtıyor. "Babamdan ilham aldım, 23 yıldır yapıyorum" Ortaokul mezunu olmasına rağmen resimle ilgili hiçbir örgün eğitim almadığını ve resim yapmaya 23 yıl önce babasından esinlenerek başladığını dile getiren Gülay Efiloğlu, "23 senedir resim yapıyorum. Bu yolculuğa babamdan esinlenerek başladım. Sanki kendi iç dünyamı yansıtıyormuş gibi ve kendi dünyamı, hisleri resme dökerek başladım. Ben ortaokul mezunuyum ve bununla ilgili hiçbir eğitim almadım. Resim yaptıkça kendi kendimi geliştirmeye başladım. Sonrasında Şehit Fatih Efiloğlu İlkokulu’nda çalışmaya başladığım zamanda boş vakitlerimde yine resim yapıyordum. Okulumuzun müdürü benim resim yaptığımı öğrenmesinin ardından okulun duvarlarını boyayarak güzelleştirmeye başladım. Arı, kelebek, Türk bayrağı, Çanakkale’yi benimseten resimler gibi birçok resmi duvarlara işledim" dedi. "En büyük hayalim resim öğretmeni olmaktı" "Hep resim öğretmeni olmak isterdim, hayalimdi" diyen Efiloğlu, "Ben resim yaparken okuldaki çocuklar genellikle hep etrafımda oluyor, ’Gülay abla çok güzel yapıyorsun, sen öğretmen misin, ressam mısın?’ Gibi güzel tepkiler alıyorum. Okulumuzun öğretmenleri de bu durumdan çok memnun ve ’bizim sınıfın duvarına da resim yap’ diyerek güzel tepkilerini alıyorum. Babam özellikle bu konuda bana çok destekçidir. Benim resim yaptığımız bildiği için o da gururlanıyor. Bu hissi yaşamak çok güzel bir şey. Çünkü okuyup da bir meslek sahibi olup bunu ona yaşatamadım ama bu şekilde yaşaması da benim için çok güzel bir şey. Çocuklarıma gelince; ben hep resim öğretmeni olmak isterdim, hayalimdi. Büyük kızım özelikle bana ’ben senin hayallerini gerçekleştireceğim, ben resim öğretmeni olacağım’ der. Yine eşim de bu konuda bana destekçidir. Elime kalemi, boyaları aldığım zaman hayal gücüme göre kara kalem, tuval, duvar resimleri gibi içimden ne geliyorsa onu rahatlıkla yapıyorum" ifadelerini kullandı.
Tescilli Ordu kivisinde rekolte yarıya düştü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 21:00 Tescilli Ordu kivisinde rekolte yarıya düştü Ordu Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Yusuf Uzunlar, coğrafi işaretli Ordu kivisinde geçen yıla göre yüzde 50 rekolte kaybı beklediklerini belirterek, üreticilerin birinci sınıf kivide kilogramda fiyat beklentilerinin 100 lira seviyesinde olduğunu söyledi. Yalova’dan sonra en fazla üretimin yapıldığı Ordu’da, fındığın yanında üreticilerin önemli geçim kaynakları arasında yer alan kivi, geçen yıl ilde 8 bin ton üretildi. Bu yıl olumsuz hava şartları ve nisan ayında etkili olan zirai don nedeniyle 100 rakımdan sonra kivide ciddi rekolte kaybı yaşandı. Rekoltenin geçen yıla göre yarı yarıya azaldığı ilde yaklaşık 4 bin ton kivinin hasat edilmesi bekleniyor. "100 rakımdan sonra kivi yok" Ordu Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Yusuf Uzunlar, "Şu an sayım yapılmadı ancak rekoltemiz zirai don nedeniyle tahmini olarak yarı yarıya düştü. Geçen yıl 8 bin ton civarında kivi vardı, bu yıl 4 bin ton civarında bir rekolte beklentimiz var. Zirai don olayı fındıkta olduğu gibi kiviye de büyük zarar verdi, inşallah önümüzdeki yıl bu zararı yaşamayız. Denizden 100 metre yukarı kesimde kivi yok, korkunç derecede kuruma oldu" dedi. Fiyatlarda yüzde 150’lik artış beklentisi Uzunlar, yurt dışından yapılan kivi ithalatının kendilerini olumsuz etkilediğini ifade ederek, "En azından bizim kivi hasat zamanımızda bu azalırsa, oradaki üreticiler ile mücadele etmiş oluruz. Bizim buradaki maliyetlerimiz gün geçtikçe arttı. Geçen yıl birinci sınıf kivinin kilogram fiyatı 40 lira seviyesindeydi, bu sene üreticilerimiz ile de yaptığımız görüşmeler sonucu beklentimiz 100 lira civarında. Sebebi de giderlerin artması" ifadelerine yer verdi. "Ordu kivisinin tescilinin zedelenmemesi için erken hasattan kaçınılması gerekiyor" Ordu kivisinin tescilli, aromasının güzel ve raf ömrünün de uzun olduğunu anlatan Uzunlar, "Diğer üreticilerin kivisini lekelemek istemem ancak İran’dan gelen bir kivi ile Türkiye kivisini karşılaştırmak da yanlış olur. Kivide erken hasat çok önemli. Coğrafi işaret belgemizin zedelenmemesi için kivinin aromasının 6,5-7’yi bulması lazım, tarım il ve ilçe müdürlükleri bunun ölçümünü sağlıyor. Aroması ölçülsün o şekilde hasat yapılsın, geç toplanınca gramajı da artar, buna dikkat etmek lazım. Bu yıl biraz gecikmeli olarak 10 Kasım gibi hasada başlayabiliriz" şeklinde konuştu.