Yerel Haberler
Osmaniye
Yaşıtları yürümekte güçlük çeken 84 yaşındaki tespih ustası, 50 yıldır azimle üretiyor
06 Haziran 2024 Perşembe - 10:25 Yaşıtları yürümekte güçlük çeken 84 yaşındaki tespih ustası, 50 yıldır azimle üretiyor Osmaniye’de köşkerliği bırakarak tespih üreten 84 yaşındaki Kazım İspir, 50 yıldır ürettiği andız tespihleri yurt içine ve yurt dışına satıyor. Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan Kazım İspir, çocuk yaşlarda başladığı köşkerliği bırakarak andız ağacının meyvesinin çekirdeğinden yaptığı tespihleri satarak geçimini sağlıyor. Evinin bahçesinde bulunan atölyesinde 2 oğlu ile birlikte tespih üretimi yapan İspir, yaptığı tespihleri internet üzerinden işçiliğine göre 200 ila 800 lira arası değişen fiyatlarla yurt içi ve yurt dışı satışlarını gerçekleştiriyor. Anadolu’nun geleneksel el sanatları ve kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul edilen tespihlerin vazgeçilmez bir parçası olarak kabul edilen andız tespihi kokusu, doğallığı, çekim kolaylığı ve kolay renk almasından dolayı ilgi görüyor. Yaşıtları hareket etmekte güçlük çekerken tespih üreten İspir, azmiyle takdir topluyor. Çocukluğunda yaptığı köşkerlik mesleğini bırakıp andız tespihi yapmaya başladığını söyleyen Kazım İspir, "50 seneye yaklaştı ben bu işe başlayalı bir arkadaş baktım yapıyor. Ben de bir makine yaptırdım ikinci tespihçi olarak da Kadirli’de ben yapıyorum. Yaptık işte bugüne geldik devam ediyoruz. Daha önce ben köşkerlik yapıyordum ayakkabı tamircisiydim sonra bu iş çıkınca hepsini bıraktım. Örsüm, çekicim, kerpetenim, pensem, sandığım hala durur. Çocuklarım bunu öğrendiler köşkerlik öğrenmediler. O zaman okuyorlardı, okulu bitiren başka işlerle uğraştılar en sonunda bu iş daha güzel, bu bir sanat diye buna hücum ettiler. Satışlarımız Türkiye’ye ve dış devletlere oluyor, Türkiye içerisinde her memlekete veriyoruz. Telefon ediyorlar biz de gönderiyoruz kargoyla tespihlerimizi. Andız tespihinde özellikleri çektikçe renk alır, güzelleşir, güzel kokusu vardır. Andızın pekmezi oluyor içerler yani şifadır aslında. Yetenini pekmez yaparız, tespih yaparız, hem pekmezin hem tespihini satıyoruz" diye konuştu. Andız tespihi yapımını çocukken babasından öğrendiği söyleyen Mustafa İspir ise, "Ben bu işi 10 yıldan beri yapıyorum, babamdan öğrendim bu mesleği çocukluğumuzdan beri bu işin içerisindeyiz. Bir ara bu işleri bıraktık, inşaat işleriyle uğraştım, 20 yıl inşaattan sonra gelip baba mesleğine geri dönmek zorunda kaldım. Çocukluğumuzdan da bildiğimiz için andız yapımını herkes yapamıyor. Bu farklı bir malzeme içi çekirdekli olduğu için andız tespihini herkes yapamıyor. Biz de çocukluktan gelen bir beceri de olduğundan dolayı andıza gönül verdik. Hazirandan sonra yetkin evresine doğru geçer içindeki çekirdekler daha da olgunlaşmaya başlar. Bu olgun çekirdekli andızların kabuklarını da alırız, bu aldığımız kabuklardan pekmez yaparız ve pekmez olarak da bunu değerlendiririz. Posasını da genelde kışın yakacak olarak kullanırız. Andızı diğer tespihlerden ayıran özelliklerden bir tanesi çabuk renk alması ve ayrıca şaklama sesinin diğer tespihlere göre daha fazla olması. O da içerisindeki filiz çekirdeğinden kaynaklanmaktadır. Bir de her andızın çekirdeği, diğer bir andızın çekirdeğinden çok farklıdır. Yani damar yapısı, biz benek yapısı dediğimiz göz yapıları diğerlerinden farklıdır. Onun için andıza biz parmak izi gibidir diyoruz. Bir andız diğer bir andıza benzemez" dedi.
Osmaniye’de “Havalı Hentbol Fıstıkları” turnuvası düzenlendi
04 Haziran 2024 Salı - 21:09 Osmaniye’de “Havalı Hentbol Fıstıkları” turnuvası düzenlendi Osmaniye Samet Aybaba Spor Lisesi tarafından düzenlenen “Havalı Hentbol Fıstıkları” final müsabakalarının ardından ödül töreniyle tamamlandı. Final müsabakalarına Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç ve Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba katılarak sporculara moral verdi. Osmaniye Samet Aybaba Spor Lisesi bahçesinde bulanan halı sahada düzenlenen turnuvada 12 okul takımının katıldığı final müsabakaların sporcular şampiyonluk için kıyasıya mücadele verdi. Müsabakalar sonunda finalde, Dede Korkut İlkokulu yenen 80.Yıl Cumhuriyet İlkokulu birinci, Dede Korkut İlkokulu ikinci, Vali İsmail Fırat İlkokulu üçüncü, Ülkü İlkokulu dördüncü oldu. Şampiyon olan 80.Yıl Cumhuriyet İlkokulu’na madalyalarını ve kupalarını Hentbol Federasyonu Başkanı Uğur Kılıç ve Beşiktaş Futbol Takımları Genel Koordinatörü Samet Aybaba taktim etti. Burada hentbolun geleceği olan minik hentbolcuları görünce yorgunluğumu atıyorum diyen Türkiye Hentbol Federasyonu (THF) Başkanı Uğur Kılıç, "Tüm yorgunluğumu, hentbolun geleceği olan minik hentbolcuları gördüğüm zaman atıyorum zaten. Burada aslında bir yöneticinin neler yapabileceğini, bir şehri nasıl etkileyebileceğine şahit olduk. Bence kendi hentbol camiamız açısından da spor camiası açısından da bir yöneticinin bir ili, bir branşla ilgili nasıl ayağa kaldırdığını, nasıl güzel bir organizasyon yapıldığını, çocuklara nasıl değer verildiğini, velileriyle, antrenörleriyle, hakemleriyle, sporcularıyla, yöneticileriyle bir şehri nasıl bir araya getirdiğini gördük. Osmaniye çok keyifli bir şehir, bence buradan çok önemli hentbolcular çıkabilir. Bu bir başlangıç oldu. Sürdürülebilir olması önemli. İnşallah bunun devamı olacak, devamı olduğu süre içerisinde söz veriyorum bende gelmeye devam edeceğim. O yüzden, buradaki çocukların enerjisi bütün yorgunluğumu aldı diyebilirim" diye konuştu. "Hedefim milli takıma Osmaniye’den oyuncu kazandırmak" Tek hedefinin milli takıma sporcu yollamak olduğunu söyleyen Hentbol İl Temsilcisi ve Samet Aybaba Spor Lisesi Müdürü Aylin Loş Başlamışlı,"‘Osmaniye’de il temsilciliğini olarak Ocak ayından itibaren ekibimizle birlikte teslim aldıktan sonra burada hentbolu canlandırmak adına ne yapabiliriz diye düşündük bir 2. Lig takımları oluşturduk. Kız erkek, dışarıdan transfer yapmak zorunda kaldık çünkü mücadele edebilmemiz için dışardan oyuncu almamız gerekliydi maliyet olarak bize yük olacak ve bunu devamını getiremeyeceğiz. Yapmamız gereken şey altyapı oluşturmak. İlkokul öğretmenleriyle 4.sınıftan altyapıyı oluşturarak bunu yavaş yavaş ilerletirsek ancak ilimize ve çocuklara faydamız olur diye düşündük. Daha sonra 12 ilkokulda 4. sınıflara yönelik bir buçuk aylık bir eğitim süreci mini hentbol şenliği şeklinde ‘Havalı Hentbol Fıstıkları’ projesi adını da koyarak etkinlik düzenledik. Fıstık da yöresel açısından, değer açısından Osmaniye’mizin simgesi olduğundan. Önemli bir etki yaptı gördünüz Sayın Federasyon Başkanımız Uğur Kılıç buraya geldi. Bu turnuvamızın finali için gerçekten bu bize verilen bir değerdi. Biz bir şey yapmaya çalıştık ve ilimizde de görüldü sağ olsun Valimiz, Gençlik Spor Müdürlüğümüz, Milli Eğitim Müdürümüz, herkes arkamızda oldu. Samet Hocam aynı şekilde her zamanki gibi bize güvendi. İnşallah benim il seviyesinde, bölge seviyesinde başarı kazanırız. Takım olmak zor bu yüzden dördüncü senede, bu süreçte tabii fizik olursa çocuklarda, milli takıma sporcu yetiştirmek benim amacım. Osmaniye’den 3 sene sonra, 4. sene sonra hentbol branşın da milli takıma sporcu göndermek. Tek hedefim bu" dedi.
Dedesini çizmesiyle yeteneği ortaya çıkan otizmli Okan’ın resimleri hayran bırakıyor
03 Haziran 2024 Pazartesi - 09:18 Dedesini çizmesiyle yeteneği ortaya çıkan otizmli Okan’ın resimleri hayran bırakıyor Osmaniye’de yaşayan otizmli ressam Okan Mert Gönül, hayata resim yaparak tutunuyor. Okan’ın yeteneğini ortaya çıkaransa 9 yaşındayken boş kağıda çizdiği dedesinin resmi oldu. Osmaniye’de yaşayan 14 yaşındaki otizmli Okan Mert Gönül’ün resim çizmeye olan ilgisi 9 yaşında fark edildi. Ailesi tarafından resim yapması için verilen kağıtlara dedesinin resmini çizen Okan’ın yeteneğini gören ailesi onu resim yapmaya yönlendirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde açılan resim kurslarında aldığı eğitimlerle yeteneğini geliştiren Okan, yaptığı resimlerle kendine hayran bırakıyor. Bugüne kadar birçok kişisel resim sergisi açan çocuğun en büyük hayali üniversite okuyup ressam veya resim öğretmeni olmak. Oğlunun küçüklüğünden beri resme merakının olduğunu ama yeteneğini dedesinin resmini çizdiğinde fark ettiklerini söyleyen anne Zübeyde Gönül, "9 yaşındayken dedesi misafirliğe gelmişti, sıkıldığında resim yapmak için eline kağıt kalem aldı. O zaman dedesini çizdi ve çok güzel çizmişti. Ondan dolayı biz bu yeteneğini fark edip kurslara gönderdik. Şu an gayet iyi durumda hayal gücü genişliyor daha çok resimle ilgilendikçe sosyalleşmesi de ilerliyor. Önceden çok içine kapanık, utangaç bir çocuktu ama şimdi gayet sosyal, herkesle konuşuyor utanması kalmadı, çekingenliği gitti. İnşallah ilerleyen zamanlarda ressam, resim öğretmeni olmasını isterim. Kendini tek başına idame edecek bir yere gelsin, biz olmadan da yaşayabileceği duruma gelsin" diye konuştu. Küçük yaştan beri ressam olmak istediğini ifade eden Okan Mert Gönül ise, "Ben resmi ilk defa 4 yaşındayken gördüm. Ben kendim ressam olmaya çalıştım, mümkün değildi. Her şey kalabalıktı ama şimdi büyüdüm resim kursuna gittim. Resim kursunda ayıcıkları çizdim milyonları çizmiştim. Daha sonra Gençlik Merkezi’nin kursuna gittim gölgeleri de yapabiliyorum, çiçeği yaptım, babamın resmini, dedemi, komşunun arabasını, ailemi çizdim" dedi. Gençlik merkezinde görevli Görsel Sanatlar Öğretmeni Sultan Öztürk, Okan’la çalışmalarının ilk aşamasına göre çok fazla yol kat ettiklerini belirterek, "Bu çalışmasındaki kat ettiği yol bizim için çok önemliydi. Bu yüzden ailesini de kutluyorum. Otizmin gerilemesinde veya duraklamasında yeteneği keşfedilen çocukların bu tür kurslarda çok etkisi olduğunu gözlemledik. Bu yüzden Okan’ın herkese örnek teşkil etmesini istiyoruz. Onu güzel sanatlar lisesine ve üniversiteye, fakülteye de hazırlayacağız kısmet olursa. Bu konuda gelişimini devam ettirecek ailesini bu çabalarından dolayı kutluyorum" dedi. Müslüm Balko
Dedesini çizmesiyle yeteneği ortaya çıkan otizmli ressam Okan’ın resimleri hayran bırakıyor
03 Haziran 2024 Pazartesi - 09:17 Dedesini çizmesiyle yeteneği ortaya çıkan otizmli ressam Okan’ın resimleri hayran bırakıyor Osmaniyeli otizmli ressam Okan Mert Gönül, hayata resim yaparak tutunuyor. Otizmli ressamın yeteneğini ortaya çıkaransa 9 yaşındayken boş kağıda çizdiği dedesinin resmi oldu. Osmaniye’de yaşayan 14 yaşındaki otizmli Okan Mert Gönül’ün resim çizmeye olan ilgisi 9 yaşında fark edildi. Ailesi tarafından resim yapması için verilen kağıtlara dedesinin resmini çizen Gönül’ün yeteneğini gören ailesi onu resim yapmaya yönlendirdi. Gençlik Spor Bakanlığı bünyesinde açılan resim kurslarında aldığı eğitimlerle yeteneğini geliştiren Gönül, yaptığı resimlerle kendine hayran bırakıyor. Bugüne kadar bir çok kişisel resim sergisi açan Gönül’ün en büyük hayali üniversite okuyup ressam veya resim öğretmeni olmak. Oğlunun küçüklüğünden beri resime merakının olduğunu ama yeteneğini dedesinin resmini çizdiğinde fark ettiklerini söyleyen anne Zübeyde Gönül, ’’9 yaşındayken dedesi misafirliğe gelmişti, sıkıldığında resim yapmak için elini kağıt kaleme aldı. O zaman dedesini çizdi ve çok güzel çizmişti. Ondan dolayı biz bu yeteneğini fark edip kurslara gönderdik. Şu an gayet iyi durumda hayal gücü genişliyor daha çok resimle ilgilendikçe sosyalleşmesi de ilerliyor. Önceden çok içine kapanık, utangaç bir çocuktu ama şimdi gayet sosyal, herkesle konuşuyor utanması kalmadı, çekingenliği gitti. İnşallah ilerleyen zamanlarda ressam, resim öğretmeni olmasını isterim. Kendini tek başına idam edecek bir yere gelsin, biz olmadan da yaşayabileceği duruma gelsin" diye konuştu. Küçük yaştan beri ressam olmak istediğini söyleyen Okan Mert Gönül, "Ben resmi ilk defa 4 yaşındayken gördüm. Ben kendim ressam olmaya çalıştım, mümkün değildi. Her şey kalabalıktı ama şimdi büyüdüm resim kursa gittim. Resim kursunda ayıcıkları çizdim milyonları çizmiştim. Daha sonra Gençlik Merkezi’nin kursuna gittim gölgeleri de yapabiliyorum, çiçeği yaptım, babanın resmini, dedemi, komşunun arabasını, ailemi çizdim" dedi. Gençlik Merkezi’nde görevli Görsel Sanatlar Öğretmeni Sultan Öztürk, "Okan’la çalışmalarımız ilk aşamasına göre çok fazla yol kat ettiklerini bu çalışmasındaki kat ettiği yol bizim için çok önemliydi. Bu yüzden ailesini de kutluyorum. Otizmin gerilemesinde veya duraklamasında yeteneği keşfedilen çocukların bu tür kurslarda çok etkisi olduğunu gözlemledik. Bu yüzden Okan’ın herkese örnek teşkil etmesini istiyoruz. Onu Güzel Sanatlar Lisesi’ne ve üniversiteye, fakülteye de hazırlayacağız kısmet olursa. Bu konuda gelişimini devam ettirecek ailesini bu çabalarından dolayı kutluyorum" dedi.
Osmaniye’de depremzede esnafı tanıtma etkinliği düzenlendi
02 Haziran 2024 Pazar - 13:35 Osmaniye’de depremzede esnafı tanıtma etkinliği düzenlendi Osmaniye’de depremzede esnaf için Cebelibereket Konteyner Çarşı’da tanıtım etkinlikleri düzenlendi. Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Osmaniye’de depremde iş yerleri yıkılan depremzede esnaf için kurulan ve 104 konteyner bulunan Cebelibereket Konteyner Çarşısı’nda tanıtım etkinlikleri düzenlendi. Osmaniye Valilik kompleksi yanına kurulan konteyner çarşıda düzenlenen tanıtım etkinliklerine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Yerel sanatçıların da konser verdiği etkinliklerde, animasyon gösterileri, çocuk tiyatrosu ve çeşitli yarışmalar düzenlendi. Evde ev yemekleri yaparak geçimini sağladığını ve depremde evinin yıkılması nedeniyle konteyner çarşıdaki iş yerinde müşterilere hizmet verdiğini söyleyen Nagihan Başaran, "Metin Tamer Sitelerinde oturuyordum deprem dolayısıyla evimde yıkım oldu. Burada bu tür etkinliklerin daha fazla olmasını istiyoruz çünkü burada çok fazla hareketlilik yok. Bazen çok az satış yapabiliyoruz istediğimiz şeye ulaşamıyoruz, elimize bir şey kalmıyor. Buraya ilgi olsun istiyoruz bizleri burada bilsinler mesela ’siz orada ne yapıyorsunuz’ diyorlar buradaki dükkanları bilmiyorlar. İnsanlarımız buraya gelsinler bu tarz etkinlikler artsın bizler için de iyi olur, Osmaniye için de iyi olur. Osmaniyelilerin desteğine ihtiyacımız var" diye konuştu. Depremde evinin ve iş yerinin yıkıldığını, devletin kendileri için yaptırdığı konteyner çarşıda hizmete devam ettiklerini söyleyen Feriha Atalay ise, "Biz buraya geldiğimizde daha önce hiç tanınmıyordu. Depremde evimizi, iş yerimizi kaybettik. Buraya geldik devletimizden Allah razı olsun bize bu imkanları sağladı. Bu etkinlik tanınmamıza da vesile oldu. Bu etkinliği düzenleyen, bize bu imkanları veren devletimize ve başkanımıza çok teşekkür ederiz" dedi.
Evde eşini beklerken hırsızlarla karşılaştı
31 Mayıs 2024 Cuma - 14:51 Evde eşini beklerken hırsızlarla karşılaştı Osmaniye’de apartmanda bir eve giren kadın hırsızlar, salonda yatan ev sahibi ile göz göze geldi. Girdikleri dairede ev sahibini gören hırsızlar hızla apartmandan kaçarken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Düziçi ilçesi İrfanlı Mahallesi Güvenpark Sitesi’nde oturan öğretmen Mehmet Canpolat, işten geldikten sonra evinin salonunda dinlendiği sırada dış kapının açıldığını fark etti. Eşinin geldiğini sanan Canpolat kapıya yöneldiği sırada eve giren kadın hırsızlarla göz göze geldi. Girdikleri evde ev sahibi ile karşılaşan S.T. ve Ş.T. ise apartmandan kaçarken o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Ev sahibinin durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen polis ekipleri tarafından kısa sürede yakalanan S.T. ve Ş.T.’nin hırsızlık suçundan çok sayıda kaydının bulunduğu tespit edildi. Evde dinlendiği sırada kapı sesini duyduğunu ve eşinin geldiğini sandığını anlatan Mehmet Canpolat, "Okuldan geldikten sonra burada uzanıyordum eşim gelecekti. Bir anda kapı açıldı içeri birisi girdi. Bir baktım siyah elbiseli birisiydi ama eşimin elbisesi değildi. Yabancı olduğunu fark ettim ’kimsin’ diye ses çıkardığımda bir anda beni fark etti. Tam ben kapıya döndüm de iki kişi olduğunu fark ettim. Bir kapalı bayanın yanında bir açık bir kadın daha vardı. Hızlı bir şekilde merdivenden aşağıya koştular. Ben de arkadan bağırdım ’gel buraya’ falan derken panik yapsınlar, bir şekilde bir yere saklansınlar diye, kaçmasınlar diye. Tam o sürede onların hızlı bir şekilde gittiğini fark edince yakalayamayacağımı anlayınca sitemizin güvenlik görevlisini aradım. ’Binada hırsız var, kapıyı tut’ dedim. Sonra biz aşağıya indiğimizde güvenlik görevlisi geldiğinde zaten hırsızlar kaçmıştı. Ama polisler kısa sürede hırsızları yakaladı. Yakalandıklarında üzerlerinde plastik bir alet varmış onlarla kapıları profesyonel bir şekilde açıyorlarmış" dedi.
Osmaniye’de Yonca Sitesi’nin depremde yıkılmasıyla ilgili 2 sanığın yargılanması sürdü
30 Mayıs 2024 Perşembe - 16:36 Osmaniye’de Yonca Sitesi’nin depremde yıkılmasıyla ilgili 2 sanığın yargılanması sürdü Osmaniye’de 6 Şubat’taki depremlerde yıkılan, 52 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı Yonca Sitesi’nin müteahhidi Ali K. ve fenni mesulü Ayhan G. yargılanmasına devam edildi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Osmaniye Esenevler Mahallesi Şehit Yusuf Şanlı Sokak’ta bulunan 52 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin yaralandığı 9 katlı Yonca Sitesi’nin B Bloğu müteahhitti Ali K. ve fenni mesulü Ayhan G. yargılanmasına devam edildi. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Ali K. ve Ayhan G., cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Taraf avukatları ve müştekiler ise mahkeme salonunda hazır bulundu. Savunma yapan Sanık Ali K.’nın avukatı, "Müvekkilim depremden önce açık kalp ameliyatı geçirdi, şuanda sürekli cezaevinde de kontrole gidip geliyor, tutuklamadan beklenen amaç hasıl oldu, müvekkilim biraz daha tutuklu kalırsa sağlık durumu kötüye gidecektir, bu olayın taksirin ötesine geçemeyeceği açıktır, müvekkilimin sağlık durumuna ilişkin raporlar dosyada mevcuttur, dosyanın kül olarak savcılığa yeniden gönderilip diğer sorumluların da dahil edilerek yargılamaya devam olunmasını talep ediyoruz, müvekkilimin bu aşamada tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz" dedi. "Osmaniye’de 100 tane blok yaptım, 1 bloğum yan yattı" Savunma yapan sanıklardan tutuklu müteahhitler, Ali K., ‘Osmaniye’de 100 tane blok yapmışım, bu kadar binanın içerisinde 1 tanesi yan yatmış, 6 şubat depremi dünya tarihine geçmiştir, 200 yıldan beri böyle bir deprem yaşanmamıştır, 6- 6,5 şiddetine kadar bina yıkılmaz ancak 7’nin üzerindeki deprem binayı yıkar’ dedi. Savunma yapan sanıklardan tutuklu fenni mesulü Ayhan G., "Demir bağlandığı zaman beni çağırıyorlardı ben gidip kontrol ediyordum. Bu iş yarım saatlik bir saatlik bir işti, ben sürekli inşaatın başında olmuyordum, sadece demir bağlanıp beton dökülmeden önce kontrole gidiyordum. 2001 yılında Çukurova Üniversitesine zemin etüdü yaptırmış, bu araştırma sonucunda zeminin sıkıntılı olduğu ve sıvılaşma ihtimalinin bulunduğundan bahsedilmiştir, benim projemde hata olsaydı ben ben bunları düzeltirdim, bana böyle bir ikazda bulunan olmadı" dedi. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 30 Temmuz tarihine erteledi.