POLİTİKA
14 Mart 2026 Cumartesi - 23:44 Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından "Antarktika Bilim Araştırma Heyeti" açıklaması Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, bir televizyon kanalının haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığı iddia edilen isimleri yalanlayarak, Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’ndeki bilim insanlarını açıkladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Sözcü Televizyonun bir haberinde Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer aldığını iddia ettiği isimler yalanlandı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "İzleyicilerinizle paylaştığınız içerik tümüyle gerçek dışıdır. Sözcü Televizyonu, Haberinizde ismini zikrettiğiniz kişilerin Antarktika’ya giden bilim heyetinde oldukları ifadesi doğru değildir" denildi. Bakanlık tarafından Antarktika Bilim Araştırma Heyeti’nde yer alan bilim insanlarının, Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Başar, TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (MAM) Başuzman Araştırmacı Dr. Göksu Uslular, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı Uzman Doktor Yusuf Eminnvabi, Koç Üniversitesi Fizik Bölümü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Diğdem Yıldız, Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atilla Karataş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Feray Gökdere, Tarım ve Orman Bakanlığı Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü Araştırmacı Çağlar Sagun, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı Araştırmacı Dr. Hicret Aslı Yalçın, Gebze Teknik Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü, Araştırma Görevlisi Gözde Yeşiltaş, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sertaç Öztürk, Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Meltem Çelen, Millî Savunma Bakanlığı Harita Genel Müdürlüğü Ölçme Dairesi Personeli Astsubay Muharrem İspekter, İstanbul Teknik Üniversitesi, Harita Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Fahri Karabulut, İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Proje Bursiyeri Beyza Doruk, Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) Elektronik Harita Dairesi Mesaha Personeli Ast. Raşit Eren ve Bulgaristan Antarktika Enstitüsü Araştırmacı Doç. Dr. Stoyan Todorov Georgiev olduğu açıklandı. Televizyon kanalından düzeltme metni beklendiği belirtilen açıklamada, "Antarktika ve Arktik Kutup Bilim Programı, nitelikli bilimsel araştırma projeleriyle gerçekleştirilmeye devam etmektedir. Hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu düzeltme metnini kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına sayfanızda ve TV kanalınızda paylaşmanızı bekliyoruz. Bu vesileyle, ülkemizin kutup bilim çalışmalarına katkı sunan bilim insanlarımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık"
20 Ocak 2026 Salı - 16:02 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık" ANKARA (İHA) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik" dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nden düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni ve Yaşayan Hazineler Ödülleri Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmadıklarını söyledi."Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz"Kültür ve sanat alanında katkı yapan tüm sanatçılara, ustalara selam göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında şu hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Değerli dostlarım, hal nasıl sari ise mekan da sariyedir. Bunlar insana özellikle de sanat ve zanaat erbabına doğrudan sirayet eder. Sanatçının zihnine, sezişine, dünyayı algılayış olayları okuyuş biçimine etki eder. Sanatçının ortaya koyduğu her eser, ustaların vücuda getirdiği her ürün aslında binlerce yıllık tarihin, kültürün, geleneğin, mekanın ve elbette yaşanılan coğrafyanın bir özeti, sureti, neticesidir. Bu yönüyle camilerimizin, mescitlerimizin, mimari yapılarımızın sanat eserleriyle süslenmesi asla tesadüf değildir. Bizler geleneksel sanatlardan mimariye, musikiden şiir ve edebiyata çok köklü bir birikimin varisleriyiz. Biliyorsunuz, Anadolu deyim yerindeyse bir açık hava müzesidir. En doğusundan en batısına bu topraklarda kökü çok derinlere uzanan bir kültür ağacı, bir sanat ve medeniyet çınarı her köşeyi kuşatmaktadır. Hangi ilimize, hangi yöremize giderseniz gidin, orada muhakkak sanata gönül vermiş, gönül imbiğinden aşkla damıttığı duyguları, fikirleri esere dönüştürmüş ustalarla, üstatlarla, sanatçılarla karşılaşırsınız. Tarihin, kültürün ve mekanın sanatkar bir kalbe nasıl tesir ettiğini, onu nasıl güzelleştirdiğini, maharetli ellere nasıl ilham verdiğini bir bakışta anlarsınız" ifadelerini kullandı."Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır"Konuşmasında Türkiye’nin UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine kaydettirdiği değerlerle ilgili bilgi veren Erdoğan, "Bugün itibariyle Türkiye UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 kültürel değeriyle 185 ülke arasında en çok kültürel miras kaydettiren ikinci ülke konumundadır. Halihazırda somut olmayan kültürel miras ulusal envanterimizde 368 kültürel değerimiz, yerel düzeyde ise tam 1.707 kaydımız bulunuyor. Bunlar kültür hazinemizin zenginliğini göstermesi bakımından önemli rakamlardır. Tabi bu mirasın yaşatılması, bu çınarın içi oyuk bir ağaca dönüşmeden daha canlı, daha güçlü, daha sağlam bir şekilde gelecek kuşaklara nakledilmesi bizim için hayati bir meseledir. Eğer bunu yapmazsanız, mazi ile istikbal arasındaki irtibatı koparmış, dolayısıyla kimlik ve kültürümüzü de koruyamamış olursunuz. Çünkü sanat, milli kültür ve kimliğin en belirleyici unsurlarından hatta taşıyıcı kolonlarından biridir. Sanatını aşkla yapan, işine tutkuyla sarılan, ömrünü eserlerine adayan siz kıymetli ustalarımıza değerlerimizi yaşattığınız için, gençlerimize örnek olduğunuz için, geçmişle gelecek arasında yeni köprüler kurduğunuz için tüm kalbimle teşekkür ediyorum" açıklamasında bulundu."Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır"Her şeyin temelinde insan olduğunu belirten ve sanatın, sanatçının kendileri için ne anlama geldiğini açıklayan Erdoğan, "Medeniyetimizin odak ve hareket noktası insandır, devlet ve hükümet anlayışımızın nirengi noktası insandır. Şehircilik felsefemizin mimarı, estetiğimizin, cihana bakışımızın özü, nüvesi evvel emirde insandır. Sanat ve sanatçı ise fizik sınırlarını aşarak, zahir olanın ötesine maveraya, metafiziğe ve hakikate ulaşma istidadı gösterir, bunun için çabalar. Sanatçıyı bilmediğimiz bir dünyadan bir kaza sonucu dünyamıza düşmüş, fizik ötesi yaşantılı bir kazazede, yeryüzünü ise mutlaklık aleminin dipnotu olarak tarif eden merhum Sezai Karakoç bu hakikati şöyle dile getiriyor. ‘Sanat kaçsa da, inkar etse de tanrıya doğrudur. Tanrı hakikat ve ebediliktir.’ Dostoyevski ömrü boyunca tanrıyı bulmayı amaçlayan bir roman yazmak ihtirasını taşıdı. Mesnevi bizi hep öteki dünyaya götürme çabasıdır baştan başa. Leyla ile Mecnun da Hüsnü aşkta bu sebeple vahdet-i vücut inancı ile son bulur. Sanat eseri fizikten kurtuluş, fizik ötesine bir çıkış noktası ararken ileri atılan bir köprü ucudur. Evet, bizim için sanat işte budur. Hakikate doğru yönelen bir yolculuktur. Gerçek sanatçı ve usta işte bu hakikatin izini süren emeğiyle, yorumuyla, eserleriyle bize yeni ufuklar çizen insandır, yaşayan bir hazinedir. Tam da bu anlayışla 2008’den beri sahip olduğumuz sanat birikimini nesilden nesile aktaran sanatçı ve ustalarımızı yaşayan insan hazineleri ilan ediyoruz" ifadelerini kullandı."Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz"Bugüne kadar 90 kişiyi ve 2 grubu Yaşayan İnsan Hazineleri listesine aldıklarının altını çizen ve Yaşayan İnsan Hazineleri listesine eklenecek sanatçıları açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz sene 25 usta ve sanatçımızı bu listeye dahil ettik. Bu yıl ise listemize 10 yeni isim daha ekliyor yaşayan insan hazineleri varlığımızı daha da zenginleştiriyoruz. Ödüllerini inşallah birazdan tevdi edeceğimiz Hattat Hüseyin Öksüz’ü, Geleneksel Kuyumculuk Ustası Sevan Bıçakçı’yı, Körüklü Çizme Ustası Mustafa Karpuzcu’yu, Folklorik Bebek Yapımı Sanatçısı Emine Polat’ı, Mücellit Mehmet Karsı’yı, Zil Yapım Ustası Mehmet Tamdeğer’i, Sedefkar Mehmet Bülent Fıstıkçı’yı, İpek Böcekçiliği ve Dokumacılığı Ustası Emel Duman’ı, Üç Telli Bağlama İcracısı Osman Kırca’yı ve Devdah Ertuğrul Şengünalp’i sizlerin ve milletimizin huzurunda ayrı ayrı tebrik ediyorum" diye konuştu."Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum"Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödüllerini alacak isimlerin Türk Dünyası Vakfı, Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık ve Güray Müzesi olduğunu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kültür, sanat ve zanaat mirasımızı koruyan, yaşatan ve bizden sonraki nesillere ulaştırılmasını sağlayan tüm ustalarımıza, sanatkarlarımıza ve kuruluşlarımıza şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. Eserlerini bizlere ve milletimize emanet ederek ebedi aleme irtihal eden ödül sahibi 20 usta ismi bugün bir kez daha rahmetle şükranla yad ediyorum" ifadelerine yer verdi."Ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz"Bir milletin maddi unsurlara dayalı gücünün etkisini zaman zaman yitirebileceğini ama dilini, kültürünü ve geleneğini kaybetmediği müddetçe kendisine ait olan değerleri hasletleri muhafaza ettiği sürece asla tarihten silinmeyeceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Biz çok şükür bu bakımdan son derece güçlü mahir bir milletiz. Eserleriyle medeniyet hazinemize yeni mücevherler ekleyen sizler gibi sanatkar ve ustalarımız geçmişte de vardı hamdolsun şimdi de var. Fakat ne yazık ki bizim olan değerleri bugünün gençlerine anlatmakta ve zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Dijitalleşme ve modern kültür endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi bizde de bir takım sorunlara yol açıyor. Gelişen yeni teknolojiler iletişim araçlarındaki yenilikler bizi hızlı olmaya derinlikten yoksun ve tek tipçi bir üretim yapmaya icbar ediyor. Zihin tembelliğini de beraberinde getiren bu tehlike kendisini en şiddetli biçimde sanat ve zanaat alanlarında gösteriyor. Artık ne yazık ki nitelikten ziyade nicelik içerikten daha fazla ambalaj rağbet görüyor. Oysa şu gerçeğin hepimiz çok net farkındayız; Biraz yavaşlamak, kendi sesimizi biraz dinlemek, kendi içimize yönelmek, ruhumuza ve dünyaya biraz daha kulak vermek zorundayız. Meselelerin dış yüzünü aşıp esası teşkil edene, öze çekirdeğe asıl manaya ulaşmak durumundayız. Çünkü sanat ve zanaat eğer tekemmül etmemize, mesafe kat etmemize yardımcı olmuyorsa bu çalışmaların pek bir anlamı yok demektir. İnanıyorum ki sizler ortaya koyduğunuz eserlerle geçmişten bugüne taşıdığınız değerlerle inşallah bu konuda gençlerimiz için güzel bir örnek oluşturacaksınız. Bu ülkenin evlatlarına yol gösterecek gelenekli sanatlarımızı yaşatacak kültür ve sanat dünyamıza daha nice eserler kazandıracaksınız.""Son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık"Kültür ve mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması için büyük bir hassasiyetle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden ve bunlardan bazılarını sıralayan Erdoğan, "İşin tabiri caizse birileri gibi edebiyatını ve istismarını yapmıyor, tribünlere oynamıyoruz. Tam tersine meselenin önemini müdrik bir şekilde her alanda çok yönlü bir çaba harcıyoruz. Arkeolojik kazılardan restorasyon faaliyetlerine gece müzeciliği uygulamasından kaçakçılıkla mücadeleye kültür varlıklarımızı hem muhafaza hem de ihya ediyoruz. Bakınız son 23 yılda yurt dışına kaçırılan 13 bin 448 eserin ülkemize iadesini sağladık. Kültür Yolu kapsamında sadece geçtiğimiz 20 farklı şehrimizde 50 bini aşkın sanatçının katılımıyla 9 bin 600’ün üzerinde etkinlik gerçekleştirdik. Gençlerimizin gelenekli sanatlarımızla daha sıkı bağlar kurabilmesi için başlattığımız ve ilkini 15 Temmuz Müzesinde geçtiğimiz ve buradan hareketle açtığımız ‘Yaşayan Miras Okullarımızı’ çok kısa bir süre içerisinde 81 ilimize yaygınlaştıracağız. 2025 senesinde yapılan kazı çalışmalarında 15 binin üzerinde arkeolojik buluntuyu gün yüzüne çıkardık. Gece müzeciliğiyle 600 bin ziyaretçi ağırladık. Hemen yanı başımızdaki Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde bu noktada çok önemli çalışmalara imza atıyor, kütüphanemizde sadece 2025 yılı içerisinde 17 sergiye ev sahipliği yaptık. Burada tek tek saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice çalışmayı, eseri, projeyi hayata geçirdik. İnşallah bundan sonra da kültür varlığımızı korumak ve güçlendirmek için sanatçılarımız, gençlerimiz, ülkemiz ve milletimiz için çalışmaya, koşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri ve Yaşayan Hazineler Ödülleri kazananlara takdim edildi. Ödülleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan kendisi takdim etti.
Türkiye-Kore ilişkileri masada: Kore Dışişleri Bakanı Hyun Ankara’ya geliyor
20 Ocak 2026 Salı - 15:55 Türkiye-Kore ilişkileri masada: Kore Dışişleri Bakanı Hyun Ankara’ya geliyor Kore Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cho Hyun, 21 Ocak’ta Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Koreli mevkidaşı ile gerçekleştireceği görüşmelerde ikili ilişkiler, ticaret, savunma sanayii ve bölgesel gelişmeler ele alacak. Kore Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Cho Hyun, 21 Ocak tarihinde Türkiye’ye çalışma ziyareti gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Koreli mevkidaşıyla yapacağı görüşmelerde, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasında Kore Savaşı yıllarına dayanan tarihi dostluk ışığında gelişen ilişkilerin olumlu seyrinden duyulan memnuniyetin dile getirilmesi öngörülüyor. Görüşmelerde, iki ülke arasında özellikle son dönemde ivme kazanan karşılıklı üst düzey ziyaretlerin önemine değinilmesi, Birleşmiş Milletler ve MIKTA başta olmak üzere uluslararası platformlardaki çok taraflı iş birliğinin vurgulanması bekleniyor. Kaynaklar, istikrarlı şekilde artan ikili ticaretin daha da geliştirilmesi için atılabilecek adımların ele alınacağını, Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi başta olmak üzere nükleer ve yenilenebilir enerji alanlarındaki iş birliği imkanlarının değerlendirileceğini belirtti. Görüşmelerde ayrıca yapay zeka, çığır açan teknolojiler, yarı iletkenler, biyoteknoloji, batarya teknolojisi ile bilgi ve iletişim teknolojilerine yönelik ortak Ar-Ge projelerinin hayata geçirilmesine ilişkin fırsatların gündeme gelmesi öngörülüyor. Savunma sanayii alanında, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi’nde başarıyla sürdürülen iş birliğinden hareketle, insansız hava araçları, denizaltılar, füzeler ve hava savunma sistemleri başta olmak üzere çeşitli ortak proje imkanlarının gözden geçirilmesi planlanıyor. İki ülke halkları arasındaki kardeşlik bağının turizm alanındaki ilişkilerin derinleştirilmesinde önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekilmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, Filistin, Suriye, İran ile diğer güncel bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunulması da gündemde yer alıyor. Kaynaklar, Ukrayna, Suriye ve Filistin’in yeniden imarı ile Orta Asya ve Afrika ülkelerindeki iş birliği fırsatlarının da ele alınacağını ifade etti. Türkiye-Kore ilişkileri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kore Cumhuriyeti’ni son olarak 2-3 Mayıs 2018 tarihlerinde ziyaret etmişti. Kore Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung ise 24-25 Kasım 2025 tarihlerinde Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirmiş, ziyaret kapsamında iki ülke arasında üç anlaşma imzalanmış ve "Türkiye ve Kore Cumhuriyeti Arasındaki Stratejik Ortaklık Hakkında Ortak Beyan" yayımlanmıştı. Kore Cumhuriyeti, Asya-Pasifik bölgesinde Türkiye’nin Çin Halk Cumhuriyeti’nden sonra ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında yaklaşık 10,3 milyar dolar olarak gerçekleşirken, iki ülke arasında Serbest Ticaret Anlaşması da bulunuyor.
Başkan Pekyatırmacı 2025’te Selçuklu vizyonuyla hayata geçen hizmetleri anlattı
20 Ocak 2026 Salı - 15:41 Başkan Pekyatırmacı 2025’te Selçuklu vizyonuyla hayata geçen hizmetleri anlattı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Selçuklu’da geçtiğimiz yıl hayata geçirilen yatırım ve hizmetleri kamuoyuyla paylaştı. Başkan Pekyatırmacı, "Hedefimiz Selçuklumuzda yaşayan bütün vatandaşlarımıza en iyi ve en güzel hizmetleri sunmak" dedi. Selçuklu Belediyesi 2025’te şehre değer katan yatırım, proje ve hizmetleri ile belediyecilikte hizmet çıtasını daha da yukarıya taşıdı. Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı "Selçuklu Vizyonuyla" eğitimden sağlığa, spordan altyapıya kadar çok geniş bir yelpazede yapılan hizmetleri 2025 Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda detaylarıyla anlattı. Başkan Pekyatırmacı: "Eğitimden kültür sanata, spordan sağlığa çok farklı alanlarda elimizi taşın altına koyuyoruz" Selçuklu’nun yıldızının her zaman olduğu gibi parlamaya devam ettiğini ve etmeye de devam edeceğini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Selçuklumuz bugün 700 bini aşan nüfusuyla Türkiyemizde 50 ilden daha büyük bir nüfusa sahip ve ilçe sıralamasında da 13. sıradaki en büyük ilçelerden bir tanesi. 700 bin nüfusumuzla birlikte 39’u merkez 33’ü dış mahalle olmak üzere 72 mahallemize 2 bin kilometrekare yüz ölçümünde hizmet veriyoruz. Bu hizmetleri yaparken en başta temel belediyecilik hizmetlerini en iyi, en verimli, en doğru şekilde yerine getirmek tabii ki önceliğimiz. Ama yerel yönetim olarak sadece temel belediyecilik hizmetleriyle görev alanımızın sınırlı olmadığını düşünüyoruz. Bu manada Selçuklumuzda başta valiliğimiz, kaymakamlığımız olmak üzere bütün kurumlarımızla, sivil toplumumuzla ve yerel yönetimlerimizle iş birliği yapıyoruz. Bu iş birliği kapsamında da eğitimden kültür sanata, spora, emniyete, sağlığa varıncaya kadar çok farklı alanlarda elimizi taşın altına koyuyoruz. Hedefimiz Selçuklumuzun standardını daha yukarıya taşımaktır. Selçuklumuzda yaşayan bütün vatandaşlarımıza en doğru, en iyi, en güzel hizmetleri sunabilmek ve her alanda vatandaşımızın hem hizmet standardını yükseltmek hem de Selçuklumuzun değerini yukarıya taşımak. Bu manada Sanayi Teknoloji Bakanlığımızın 5 yılda bir yayınladığı sosyoekonomik gelişmişlik endeksi sıralamasında son yayınlanan endekste Selçuklumuz Türkiye genelinde 21. sıradaydı. Bu büyük bir başarı. Çünkü sosyoekonomik gelişmişlik endeksi sıralamasının belirletmesinde çok sayıda kriter var. Ekonomik, sosyal, kültürel, eğitimle ilgili, şehir hayatıyla ilgili, imarla ilgili yaklaşmayla ilgili çok farklı kriterler var. Bu kriterlerin hepsini değerlendirmesinin neticesinde İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerin yanında Konya’nın, Anadolu şehri olarak Selçuklumuzun 21. sıraya yüklenmiş olması bizim için çok önemli. İnşallah Selçuklumuzu daha da yukarılara hep birlikte taşıyacağız" dedi. 2025 yılında yatırımına başlanan, devam eden ve tamamlanan çalışmalar hakkında bilgilendirmelerde bulunan Başkan Pekyatırmacı şu görüşlere yer verdi: "Selçuklu Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezimiz yaz döneminde faaliyete geçecek" "Selçuklu Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi en başta ve en büyük yatırımlarımızdan bir tanesi. Yaz döneminde basın mensuplarımızla birlikte orada bir ziyaret gerçekleştirmiştik. Artık sporcu merkezinde sona geldik. Yüzde 90’ın üzerinde tamamlanma oranıyla şu anda bütün ince işler yürütülüyor. Sporcu merkezimizi inşallah kış döneminde tamamlayıp yaz döneminde özellikle de yaz spor okullarının açılma döneminde faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Burada hedefimiz sadece spor okulları öğrencilerine hizmet vermek değil, ölçme ve değerlendirme programları sayesinde gençlerimizin yeteneklerini, kabiliyetlerini ölçerek onları desteklemek ve yetiştirmek. Milli sporcu olarak ülkemizi, şehrimizi temsil etmelerini sağlamak da en büyük amaçlarımızdan biri. Bugün spor okullarımızda çok sayıda gencimiz var ve spor okullarımızdaki sayılarımız, kontenjanlarımız artık bize yetmiyor. Buradaki yapacağımız çalışma neticesinde inşallah spor okullarındaki sayıyı da çok çok daha yukarılara çıkartmış olacağız. "Sille Kapalı Otopark ve Karma Yapılar Projemiz Sille’ye değer katacak" "Sillemizde, Kapalı Otopark ve Karma Yapılar Projemizde bu sene yeniden ihale yaptık ve sonrasında yer teslimi yaparak işe başladık. İnşallah 2026 yılı içerisinde buradaki imalatları da tamamlayarak Sillemize, Sillemizin turizmine ve oradaki tarih ve kültürel değerlerimize de katkı sağlayacak şekilde fiziki yapılaşmaları bitirip, oradaki yapıların içerisinde ticari, sosyal, kültürel ve tarihi turistik anlamda Silleye değer katacak faaliyetlerin yürütülmesiyle ilgili çalışmaları da devam ettireceğiz. Yine Sille’nin girişindeki Hacı Ali Ağa Hamamı’nın restorasyonu tamamlandı. Burayı da bir karşılama merkezi ve misafirlerimize Sille’yi tanıttığımız bir merkez olarak kullanmayı planlıyoruz. "Yazır Mahalle Külliyesi’nin yapımı sürüyor" Hatice Hatun Mahalle Külliyesi artık bir örnek oldu ve mahalle külliyelerinin sayılarını arttırıyoruz. Bu kapsamda Yazır Mahallemizde Real Alışveriş Merkezi’nin hemen arkasındaki alanda mahalle külliyesi inşaatı devam ediyor. İnşallah bu yıl içerisinde tamamlayacağız. Cami merkezli olan külliyemizde çocuk mektebi, sosyal tesis, millet kıraathanesi ve aile sağlığı merkezi bulunacak ve 7’den 70’e tüm vatandaşlarımıza hizmet verebileceğimiz bir alan ortaya çıkmış olacak. "Kelebekler Vadisi Kafe ve Restoran Projesi’ni hayata geçiriyoruz" Şehrimizde artık Konya dışından gelen misafirlerimiz hem Konya kültürünü, gastronomisini görebilecekleri, lezzetleri tadabilecekleri yeni yer istiyorlar. Konya Tropikal Kelebek Bahçemiz de çok sayıda turisti ağırladığımız bir merkez. Hemen Tropikal Kelebek Bahçemizin yan tarafında bulunan alanda Kelebekler Vadisi kafe ve restoran projesini hayata geçiriyoruz. İnşaat faaliyetlerimiz devam ediyor. İnşallah bu restoran projemizi tamamladıktan sonra gelen misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz yeni bir alanı da kazandırmış olacağız. "Gevale Kalesi’nde 4. Etap restorasyon çalışmalarını yürüteceğiz" Gevale Kalesi restorasyonu artık son etabına geldi. Uzun zamandır burada çalışmalarımız devam ediyordu ve 4. etap restorasyon çalışmalarıyla ilgili proje çalışmaları ve kurul süreçleri tamamlandı. Önümüzdeki günlerde inşallah ihalesini gerçekleştirerek hem son etap restorasyonu yapmış olacağız hem de artık Gevale’ye ziyaretçi çıkarabileceğimiz şekilde oradaki gezi güzergahları, anlatımlar, karşılama merkezinin de içerisinde bulunduğu bir merkezi hayata geçirmiş olacağız. "Parsana Mahallemizde bölgeye değer katacak bir park alanını hayatta geçiriyoruz" Parsana Mahallemizde yeni hazırladığımız Güzel Sanatlar Lisemizin arkasında 39 bin metrekarelik alanında yeni bir park yapımına başladık. Burada da hem mahallemize hizmet verecek hem de bölgede Güzel Sanatlar Lisesi’nin hemen arkasında bulunan alanda park alanları, yeşil alanları, oyun alanları ve otopark alanlarıyla birlikte bölgeye, ilçeye değer katacak bir park alanını hayatta geçiriyoruz. "Sille Baraj Parkı’na nitelikli ve kaliteli bir restoran yapıyoruz" Yine Sille Baraj Parkı’nda daha önceden mevcut olan bir restoranımız vardı. Burayı Devlet Su İşlerimizle de görüşerek yeni projelerini hazırladık ve daha geniş kapsamlı hem vatandaşlarımıza hem Konya dışından gelen misafirlerimize hizmet verebileceğimiz nitelikte kaliteli bir restorana dönüştürüyoruz. Burada da inşaat faaliyetlerimiz devam ediyor. İnşallah 2026 yılı içerisinde buradaki inşaatı da tamamlayarak bu restoranda hizmet almayı planlıyoruz. "Konya Spor Lisesi ve Selçuklu Fen Lisesi’ne kapalı spor salonu ve suni çim saha kazandırdık" 2025 yılı içerisinde tamamladığımız yatırımlarımızdan Konya Spor Lisesi bahçesinde yaptığımız kapalı spor salonu ve suni çim saha tamamlanmıştı. Açılışını gerçekleştirdik ve gençlerimizin hizmetine sunduk. Yine Selçuklumuzun en değerli okullarından bir tanesi Selçuklu Fen Lisesi’nin bahçesinde hem kapalı spor salonu hem de suni çim sahanın yapımını tamamladık ve hizmete aldık. İnşallah önümüzdeki günlerde resmi açılışını da gerçekleştireceğiz. "Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi ile sağlıkta önemli bir iş birliğini hayata geçirdik" Yine Yazır Mahallemizde yapımını tamamladığımız Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’ni hayata geçirdik. İl Sağlık Müdürlüğümüze teslim ettik. Çok yoğun bir şekilde kullanılıyor. Burada aslında örnek bir iş yapıldı. Tabii insanlarımız için her alanda mutlaka elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Bu manada da İl Sağlık Müdürlüğümüzle de önemli bir iş birliğini hayata geçirerek örnek bir projeyi de gerçekleştirmiş olduk. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde psikiyatri bölümünde tedavi gören hastalar çok farklı atölyelerde faaliyet gösteriyorlar şu anda orda da el sanatları ile ilgili, müzikle, gastronomi ile ilgili gruplar oluşmaya başladı. Sağlıklı Yaşam Merkezi’de bütün vatandaşlarımıza hizmet veren önemli bir merkez. Sağlık hizmetleri noktasında Konya’mızda sağlıklı hayat merkezleri vatandaşlarımızın sıkça ziyaret ettiği merkezler haline geldi. "Güzel Sanatlar Lisemizin açılışını gerçekleştireceğiz" Güzel Sanatlar Lisemizi tamamladık. Güzel Sanatlar Lisemiz 11 bin 680 metrekarelik arsa alanıyla, 10 bin 880 metrekarelik inşaat alanıyla ve içerisinde bulunan 450 kişilik çok amaçlı salonuyla, 34 adet bireysel çalışma odasıyla, laboratuvarlarıyla, atölyeleriyle, sergi alanlarıyla, sınıflarıyla, müze alanıyla, fuaye alanıyla son derece nitelikli ve örnek bir bina oldu. İnşallah bu ay sonuna kadar tefrişi tamamlanacak. Milli Eğitim Müdürlüğü’müz bununla ilgili çalışmalar yürütüyor. Hedefimiz 2. dönem öğrencilerimizi yeni okulumuzda ders yapabilmelerini sağlayabilmek. İnşallah önümüzdeki günlerde orada dersler başladıktan sonra Milli Eğitim Bakanımızla birlikte açılışını gerçekleştireceğiz. "Eğitim, spor ve kütüphanecilik hizmetlerimiz yoğun ilgi gördü" Yeni Nesil Şehir Kütüphanesi ve okul kütüphaneleri olmak üzere tüm kütüphanelerimizden 2025 yılında 774 bin 618, SETAP Okul Dışı Öğrenme ortamlarımızdan ise 39 bin 341 kişi faydalandı. 561 takım ve bin 71 yarışmacı ile TEKNO-SEL 2025 organizasyonunu düzenledik. Selçuklu Spor Okullarımızdan yaz ve kış döneminde 15 branşta toplamda 28 bin 75 çocuğumuz eğitim aldı. Selçuklu Belediyespor Kulübü 20 branşta, 15 bin 868 lisanslı sporcu, 238 Milli sporcu sayısı olmak üzere toplamda 178 madalya sayısı ile önemli bir başarıya imza attı. "Yeşil alan, çevre ve GES projelerini başarıyla uyguladık" 2025 yılında da çevre duyarlılığımızı ön plana çıkaracak faaliyet yürüttük. Bu anlamda yeşil alan çalışmaları kapsamında 48 bin 473 adet fidan dikimi gerçekleştirdik ve 68 bin 670 metrekare yeşil alan çalışması yaptık. Aynı zamanda Sıfır Atık ve Yenilenebilir Enerji çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürdük. Selçuklu Belediyesi Hizmet Binası Çatısı, Yeni Nesil Şehir Kütüphanesi Çatısı, Konya Tropikal Kelebek Bahçesi ve Bağrıkurt Mahallesi’ne kurduğumuz GES panelleri ile toplam 2.035.235,425 kWh enerji üretimi elde ettik." "Asfalt ve altyapı çalışmalarımız Selçuklu’ya değer kattı" Altyapı yatırımlarına da değinen Başkan Pekyatırmacı, "Geçtiğimiz yıl ekiplerimiz 862 bin 639 metrekare asfalt çalışması gerçekleştirildi. Kestel-Kadınhanı: 11 kilometrelik yol çalışmaları tamamlandı. Tepekent-Söğütözü: 12,5 kilometrelik yol çalışmaları tamamlandı. Yine 224 bin 657 metrekare parke çalışması ve 64 bin 213 metre bordür bordür çalışması yaptık. Yine 2025 yılında 71 aracı filomuza dahil ettik ve toplam araç sayımız 421 oldu. "Aile yılında SAGEM ile önemli çalışmalara imza attık" Selçuklu Aile Gelişim Merkezi (SAGEM) hizmete açıldığı tarihten itibaren 2 bin 639 danışana, 10 bin 330 seanslık terapi, danışmanlık ve rehberlik hizmeti sundu. Sosyal belediyecilik faaliyetleri ile ihtiyaç sahibi ailelere 47 milyon 105 bin 847 TL destek sağladık. Mahallelerimize kazandıracağız yeni sağlık yatırımları için hayırseverlerimiz ve il sağlık müdürlüğümüzle protokoller imzaladık. "Sembol mekanlarımızda binlerce misafirimizi ağırladık" Müzeler Kültür ve Sanat Etkinlikleri başlıklarında Konya Tropikal Kelebek Bahçesi, Selçuklu Çiçek Bahçesi, Park ve Müzelerini toplam 1 milyon 350 bin 45 kişi ziyaret ederken, Selçuklu Kongre Merkezi etkinliklerine 4 milyon 190 bin, Şivlilik etkinliklerine ise 450 bin kişi katılım sağladı. Sanat Akademisi gerçekleştirilen organizasyonlarla 46 bin 470 kişiye ulaştı" dedi. Başkan Pekyatırmacı 2026 yılında da verimlilik ilkesiyle yine en güzel en değerli çalışmaları Konya’ya ve Selçuklu’ya kazandırmaya devam edeceklerini belirtti. Selçuklu Kongre Merkezi’ne gerçekleştirilen programa AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, belediye başkan yardımcıları, yerel ve ulusal basın temsilcileri katıldı.
Tokat Musul kardeşliği Dr. Devlet Bahçeli hatıra ormanıyla taçlandı
20 Ocak 2026 Salı - 13:02 Tokat Musul kardeşliği Dr. Devlet Bahçeli hatıra ormanıyla taçlandı Tokat Belediyesi ile Irak’ın Musul kenti yerel idaresi arasında yürütülen diplomatik ve kurumsal temaslar, Kardeş Şehir Protokolü’nün imzalanması, Ninova Meclisi ile stratejik görüşmeler ve Dr. Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı’nın oluşturulması ile somut kazanımlara dönüştü. Tokat ile Musul Arasında Kardeş Şehir Protokolü: Çok Boyutlu Uluslararası İş Birliği Başlıyor Musul’da düzenlenen resmi törende, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ile Musul Valisi Abdulkadir ed-Dehil tarafından Kardeş Şehir Protokolü imzalandı. Törene Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Serhad Varlı ile çok sayıda üst düzey yerel yetkili katıldı. Protokol kapsamında iki şehir arasında sosyoekonomik, kültürel, gastronomi, turizm ve ticaret alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi; belediye hizmetleri, sanayi, tarım ve su yönetimi başta olmak üzere birçok alanda ortak projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Musul Valisi Abdulkadir ed-Dehil, Tokat ile kardeş şehir olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Türkiye ile Irak arasındaki tarihî bağlara dikkat çekti ve Türkiye’nin, zor dönemlerde Irak halkına verdiği desteği vurguladı. Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ise imzalanan protokolün iki şehir arasındaki ilişkileri kalıcı ve güçlü bir zemine taşıyacağını belirterek, bu iş birliğinin Türkiye–Irak hattındaki ticari, kültürel ve turistik etkileşimi artıracağını ifade etti. Başkan Yazıcıoğlu: "Yerel Yönetimler olarak bölgesel barışa katkı sunuyoruz" Başkan Yazıcıoğlu açıklamasında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin liderliğinde, Cumhur İttifakı olarak bölgede barış ve huzurun tesis edilmesi adına önemli bir mücadele yürütülmektedir. Bizler de yerel yönetimler olarak bu sürece ticari ve kültürel iş birlikleriyle katkı sunmayı görev biliyoruz. İmzalanan bu protokolün her iki şehir için de önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu ayrıca, protokolün özellikle ticaret, gastronomi ve turizm alanlarında Musul’un yeniden kalkınmasına katkı sunacağını, Türk iş insanlarının bölgede daha etkin rol almasının önünü açacağını vurguladı. Ninova Meclisi ile Stratejik Görüşme: Tarım, Çevre ve Sürdürülebilir Kalkınma ön planda Musul temasları kapsamında, Ninova Meclisi Başkanı Dr. Ahmed Al-Hasoud’un ev sahipliğinde; Türkiye’nin Musul Başkonsolosu Serhad Varlı, Ninova Meclisi üyeleri ve Türk iş insanlarının katılımıyla kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildi. Toplantıda; özellikle tarım ve çevre başta olmak üzere, sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacak alanlarda tecrübe paylaşımı, başarılı belediyecilik uygulamalarının aktarılması ve karşılıklı iş birliği imkânları ele alındı. Tokat ile Ninova arasında ekonomik, çevresel ve hizmet odaklı güçlü bir iş birliği altyapısı oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı. Tokat–Musul kardeşliğinin kalıcı sembolü: Dr. Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı Tokat ile Musul arasındaki kardeşlik bağlarını kalıcı bir simgeyle taçlandırmak amacıyla, Tokat–Musul Kardeş Şehir Dr. Devlet Bahçeli Hatıra Ormanı hayata geçirildi. Dikilen her fidanın; dostluğun, kardeşliğin ve Türk-İslam ülküsünün yarınlara uzanan köklerini temsil ettiğini belirten Başkan Yazıcıoğlu, gönül coğrafyasının ve aziz Türk milletinin birlik ruhunun bu hatıra ormanıyla yeşereceğini ifade etti. Bilge Lider Dr. Devlet Bahçeli’nin adını taşıyan ve Tokat Belediyesi tarafından Musul’a hediye edilen hatıra ormanının hayırlı olmasını dileyen Yazıcıoğlu, bu anlamlı çalışmanın iki şehir arasındaki kardeşliği gelecek nesillere taşıyacağını vurguladı. Musul’dan Tokat’a kardeşlik daveti Programın sonunda Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Musul Valisi Abdulkadir ed-Dehil ve beraberindeki heyeti Tokat’a davet ederek, kardeş şehir ilişkilerinin sahada ve projelerle güçlendirilerek devam edeceğini ifade etti.
MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir"
20 Ocak 2026 Salı - 12:48 MHP lideri Bahçeli: "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu vurgulayarak, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır" dedi. MHP lideri Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iç politikaya ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, MHP’nin siyasi yol haritasını netleştirdiğini belirterek, Cumhur İttifakı’nın hedefinin huzurlu, güvenli ve milli birlik içinde bir Türkiye olduğunu vurguladı. "Pergelin sabit ucu Ankara’dır" MHP olarak il başkanları toplantısı ile MYK-MDK ortak toplantılarını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Bahçeli, bu süreçte iç ve dış gelişmelerin kapsamlı şekilde ele alındığını söyledi. Bahçeli, siyasi bakışlarının merkezine Türkiye’yi koyduklarını belirterek, "Politik kavrayışımızın ve fikir kuvvemizin kaynak ve harekât üssü başkent Ankara’nın tarihi, siyasi ve gelecek vizyonuyla sınırlıdır. Pergelin sabit ucunu Ankara’ya koyarak hareketli ucuyla da dünyayı, yaşanan hadiseleri ve hayatın debisi kuvvetli akışını 360 derecelik açıyla analiz ve takip etmek durumundayız. Bunu yaparken siyaset felsefesinde izleyeceğimiz usul ve yöntem ise tümevarım yönteminden başkası değildir. Görüş menzilimizin etki ve temas alanını kademe kademe merkezden çevreye, Ankara’dan kürenin her noktasına ulaştıracak çoklu mekanizma ve ufuk derinliğine sahip olmaktan başka akla, mantığa ve tarihsel müktesebata muvafık bir çare yoktur" ifadelerini kullandı. "SDG/YPG sahadan silinmiştir" Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, SDG/YPG’nin Suriye ordusu karşısında tutunamadığını belirtti. Halep, Rakka ve Deyrizor’un terör örgütlerinden temizlendiğini dile getiren Bahçeli, "SDG/YPG yuvalandığı sahalardan Suriye ordusunun müessir mücadele yeteneğiyle sökülmüş, nihayet Fırat’ın batısından sürüp çıkarılmıştır. Halep’in yanı sıra Rakka ve Deyrizor esaret, baskı, dayatma ve işgalden kurtarılmıştır. 10 Mart Mutabakatına direnç gösteren, her fırsatta ayak sürüyen, dış tesirlerle masayı ve müzakere ortamını sabote eden SDG/YPG kapsamlı bir süpürme harekatı ile tutunduğu alanlardan zora ve silaha dayalı olarak def edilmiştir" dedi. SDG/YPG’nin Kürtleri temsil etmediğini vurgulayan ve bu yöndeki iddiaları sert sözlerle eleştiren Bahçeli, şu ifadelere yer verdi: "Gerçekten de Suriye’de tezahür eden SDG/YPG provokasyonlarını 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum sürecini baltalama girişimi olarak gören ve gösteren bizzat PKK’nın kurucu önderliğidir. Suriye’de yeni bir siyasi ve toplumsal yapı kurulmaktadır. Sıkıyı görünce teslim bayrağını çeken SDG/YPG’nin Şam yönetimiyle 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasını imzalamak durumunda kalması oldukça anlamlı ve hayırlı bir sonuçtur. Suriye’de Arap aşiretlerinin, Kürtlerin, Türkmenlerin, diğer etnik grupların bir ve kardeşçe yaşamak dışında arayış ve arzuları yoktur. Özellikle Rakka ve Deyrizor’da ayağa kalkan Arap aşiretleri Şam yönetimiyle el ele vermiş SDG/YPG terörüne karşı olağanüstü bir mücadele sergilemişlerdir. Şunu tekraren açıklamak lazımdır ki, Kürt kardeşlerimiz başka SDG/YPG başkadır. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil etmesi, onlar adına söz ve hak iddiasında bulunması kuyruklu yalan, A’dan Z’ye hayal mahsulüdür." "Üniter Suriye tartışmaya açılmamalıdır" Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın imzaladığı kararnameyi olumlu bulduklarını ifade eden Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunması gerektiğini belirterek, "Federasyon, konfederasyon ve özerklik gibi tartışmalar Suriye’yi yeniden çatışmaya sürükler. Tek bayrak, tek devlet, tek ordu esas alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, Fırat’ın doğusu ve batısında terörün tamamen temizlenmesi gerektiğini de dile getirerek "Sadece Fırat’ın batısı değil, Fırat’ın doğusu da; Ayn el Arap’tan Kamışlı’ya kadar faal halde bulunan terörist faaliyetlerin kökü kurutulmalı, mıntıka temizliği bütüncül ve eşgüdüm halinde hayata geçirilmelidir. Ne yurt içinde ne de yurt dışında terörizmin ve terör örgütlerinin kanlı kumpas ve komplikasyonlarına tahammül etmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, alttan almayacağız" diye konuştu. "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir" Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için hayati önemde olduğunu dile getiren Bahçeli, "Şam’ın güvenliği Ankara’nın güvenliğidir. Suriye halkının saadet, selamet ve birliği Türk milletiyle bir ve aynıdır. Dileğimiz ve temennimiz şudur: Şam yönetimiyle SDG/YPG arasında imzalanan 14 maddelik ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının bir dönüm noktası teşkil etmesi, ’Terörsüz Bölge’ hedefiyle siyasi ve toplumsal istikrarı amaçlayan huzurlu Suriye’nin tecellisine azami destek sağlamasıdır" dedi. "Terörsüz Türkiye hedefine mutlaka ulaşılacaktır" Türkiye’nin 42 yıldır bölücü terörle mücadele ettiğini hatırlatan Bahçeli, bu sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye’ye adım adım ilerledikçe korkuya kapılanlar, uykuları kaçanlar, çılgına dönenler, hatta her türlü karalama kampanyasına aracı ve alet olanlar kaybetmeye, millet nezdinde mahkum ve mahcup olmaya sonuna kadar müstahaklardır" şeklinde konuştu. Konuşmasında CHP’yi de hedef alan Bahçeli, CHP’nin milli meselelerde tutarsız bir çizgi izlediğini savunarak şöyle devam etti: "Karabağ Savaşı’nda tarihin yanlış tarafında duran, vatan mücadelesini tartışmaya açan CHP’ye hiç benzemeyiz, buna da hiç tevessül etmeyiz. CHP’nin işi gücü istismar ve inkardır. Türk dünyasına ne kadar yabancı olduğu, Türk-İslam alemine nasıl şaşı baktığı bizim nazarımızda bellidir, berraktır. CHP’nin mesleği ve meşgalesi her milli meseleyi bağlamından koparmak, ülkemizi ve Türk dünyasını ilgilendiren gelişmelere yabancı durmak ve uzaktan bakmaktır. Onların siyaseti enternasyonal hezeyanla perçinlenmiş, bizim siyasetimiz ise milli ve tarihi mirasımızla pekişmiştir. CHP’nin muhalif siyaseti Türkiye’ye karşı kurgulanmıştır. Fırsatçılık, istismar ve ganimet avcılığı geçim kapısıdır. Hatırlarsanız, geçen haftaki grup konuşmamda, en düşük emekli maaşı alan kardeşlerimizin sefalet ücretine değil en azından insanca yaşayabilecekleri bir seviyeye taşınmasını gündeme getirmiştim. Şu hususu ama, fakat demeden tekrar ediyorum: Sözlerimin sonuna kadar arkasında ve emeklilerimizin yanındayım. Biz ne söylemişsek onu yapar, ne yapmışsak onu anlatır ve sahipleniriz. CHP’nin iç çekişmelerine, yolsuzluk ve rüşvet çarkına, uyuşturucu ve kumar alemlerine akan kaynaklarına ve sorunlu siyasetine aklımız ermez, bilgimiz yetmez. Zira bizim aklımız da fikrimiz de hep Türkiye’dir, Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi Cumhur İttifakı ortağıdır, ancak iktidar ortağı değildir. İttifak ortağı olarak da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin iyi niyetle Türkiye’nin kalkınmasına, milletimizin huzur ve refahı için bütçe imkanları doğrultusunda aldığı kararlara destek olmak siyasi ahlakımızın gereğidir. Biz bunu yapıyoruz. Boş işlerle uğraşmıyoruz. Teneke gürültüsüne kulak asmıyoruz. Köklü bir siyasi parti olarak ekonomik ve sosyal meselelere kafa yoruyoruz." İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın öldürülmesine değinen Bahçeli, toplumsal şiddet ve suç oranlarındaki artışa dikkat çekti. Uyuşturucu kullanım yaşının düşmesini "dehşet verici" olarak nitelendiren Bahçeli, "Çocuklarımızı uyuşturucu tacirlerinin eline teslim edemeyiz. Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız" dedi. Toplumda yaşanan yozlaşmanın ciddi bir tehdit haline geldiğini ifade eden Bahçeli, milli ahlak vurgusu yaptı. "Milli ahlak milletin kurtuluşudur. Ahlaki iflas bir nevi ölümdür" diyen Bahçeli, adli süreçlerin hızla sonuçlandırılması çağrısında bulundu. "Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır" Gazze’de geçiş sürecinin yönetimi için kurulan Barış Kurulu’na ilişkin Bahçeli, "Filistin ve Gazze meselesinde Barış Kurulu başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Sonra kim katılacaksa katılsın. Barışın başı Türkiye, onun başı Cumhurbaşkanı" ifadelerine yer verdi.