Son Dakika
|
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Trump: "Öyle ya da böyle, Hürmüz Boğazı’nı yakında yeniden açacağız"
Fatih'te 3 katlı binada yangın çıktı: 1 ölü 5 yaralı
Erdoğan: ''Ülkemizi savaşın içerisine çekmeye çalışanlara karşı dikkatliyiz''
Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti
İETT otobüsü çarptı, hayatını kaybetti
Tahran'da Kudüs Günü yürüyüşü sırasında saldırı meydana geldi
MSB: İran'dan ateşlenen balistik mühimmat etkisiz hale getirildi
AB Yüksek Temsilcisi Kallas: "ABD yönetimi, AB’yi bölmek istiyor"
Okullarda ikinci ara tatil için son ders zili bugün çalıyor
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Netanyahu, öldüğüne dair çıkan iddialara videolu yanıt verdi
Kuveyt’te İtalyan askerlerinin bulunduğu üsse dron saldırısı
Bakan Bak: "Arda Güler’in golü Türk futbolu adına gurur verici"
Hakkâri-Çukurca kara yoluna çığ düştü: Sürücüler yolda kaldı
ABD bayrağı, Karakas'ta 7 yıl aradan sonra ilk kez yeniden göndere çekildi
Trump: "İran'ı her açıdan yendik ve tamamen yerle bir ettik"
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
POLİTİKA
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede savaşı durdurmaya yönelik çabalar ele alındı."
15 Mart 2026 Pazar - 22:26:05
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede savaşı durdurmaya yönelik çabalar ele alındı."
15 Mart 2026 Pazar - 21:50
Bakan Çiftçi: "Göçmen kaçakçılarına asla geçit verilmeyecektir"
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Denizlerde yürütülen keşif, gözetleme ve müdahalelerle göçmen kaçakçılarına asla geçit verilmeyecektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli ile iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Denizlerimiz, kıyılarımız, limanlarımız; ülkemizin mavi ufku ve bereket kapısıdır. Denizlerimizin güvenliği yalnızca bir sınır güvenliği meselesi değildir. Ekonomimizin, ticaretimizin, çevremizin, insan hayatının ve milli irademizin korunmasıdır. Sahil Güvenlik Komutanlığımız, deniz yetki alanlarımızda bu büyük sorumluluğu yüksek bir disiplinle, sarsılmaz bir görev şuuru ile yerine getiriyor" dedi. "’Türkiye Yüzyılı’ vizyonu, güçlü devlet, güçlü millet, güçlü gelecek iradesidir" Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ufkunu büyüten, iddiasını yükselten bir ülke olduğunu ifade eden Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı’ vizyonu güçlü devlet, güçlü millet, güçlü gelecek iradesidir; savunmada caydırıcılık, ekonomide direnç, teknolojide atılım, kamu düzeninde kararlılık ve toplumsal huzurda süreklilik demektir. Bizler İçişleri Bakanlığı ailesi olarak emniyetimizle, jandarmamızla, sahil güvenliğimizle bu vizyonun güvenlik ayağını en sağlam şekilde taşımaya devam edeceğiz. Rotamız bellidir; Türkiye Yüzyılı’nı, huzurun yüzyılı yapmak. Hedefimiz nettir; milletimizin güvenliği, çocuklarımızın yarınları, o yüzden her türlü suç ve suçluyla mücadelede irademiz sarsılmazdır. Asayişi bozanlara, organize suç şebekelerine, kaçakçılık ağlarına, insan tacirlerine, terörün uzantılarıyla hukuk içinde kararlılıkla kesintisiz şekilde mücadele edeceğiz. Suçu kaynağında önleyecek, riskleri ortaya çıkmadan bertaraf edeceğiz" diye konuştu. "Uyuşturucu, gençliğimizi hedef alan sinsi bir tuzaktır" Gençliğin Türkiye’nin istikbali olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Güvenlik bir bütündür; karası da denizi de aynı iradenin parçasıdır. Bu mücadelenin en kritik başlıklarından biri de uyuşturucuyla olan mücadelemizdir. Uyuşturucu, bir zehir ticareti olmanın ötesinde gençliğimizi hedef alan sinsi bir tuzaktır. Ailelerimizi yıpratan, toplumun direncini düşüren, suç örgütlerini besleyen bir tehdittir. Gençlerimizin umutlarını karartanlara, haramı ticaret sayanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Hiçbir şer odağının geleceğimizi ipotek altına almasına müsaade etmeyeceğiz. Zira Türkiye’nin gençliği, Türkiye’nin istikbalidir. Bu istikbali korumak mukaddes bir vazifedir" ifadelerini kullandı. "Sahil Güvenlik Komutanlığımız bu mücadelenin mavi vatandaki en önemli gücüdür" Uyuşturucuyla mücadelede sahil hattının ve deniz trafiğinin öneminin büyük olduğunu belirten Bakan Çiftçi, "Bir diğer önemli mücadelemiz düzensiz göçledir. Düzensiz göçle mücadele sınır güvenliğimizin, kamu düzenimizin ve insan hayatının korunmasının temel başlıklarından biridir. Ülkemiz, mazluma merhametiyle sahip çıkarken göçmen kaçakçılığını kazanca çeviren organize yapılara karşı kararlılıkla mücadele etmektedir. Sahil Güvenlik Komutanlığımız bu mücadelenin mavi vatandaki en önemli gücüdür. Denizlerde yürütülen keşif, gözetleme ve müdahalelerle hem kaçakçı şebekelerine darbe vurulmakta hem de tehlikeye düşen insanların hayatı korunmaktadır. Bu kararlılık sürecek; göçmen kaçakçılarına asla geçit verilmeyecektir" diye konuştu. "Denizde bir can tehlikeye düştüğünde en kararlı duruş sahil güvenliğimizden geliyor" Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini tebrik eden Çiftçi, "Sahil Güvenlik Teşkilatımız, denizdeki narkotik mücadelemiz başta olmak üzere arama-kurtarmadan düzensiz göçle mücadeleye, deniz emniyetinden çevre güvenliğine kadar çok geniş bir sahada en büyük stratejik gücümüzdür. İnşallah bu gücü daha da tahkim edeceğiz. Denizde bir can tehlikeye düştüğünde, bir yardım çağrısı yükseldiğinde, bir suç girişimi tespit edildiğinde ilk refleks, en hızlı müdahale, en kararlı duruş sahil güvenliğimizden geliyor. Bu millet, denizdeki nöbetin kıymetini biliyor. Ve devletimiz, bu nöbeti tutan evlatlarını her daim destekliyor. Bu duygu ve düşüncelerle Ramazan’ın rahmet ikliminin ülkemizi sarıp sarmalamasını diliyorum. Vatan uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize sağlık ve afiyet diliyorum. Mavi vatanın emanetini omuzlarında taşıyan kahraman Sahil Güvenlik Komutanlığımızın kıymetli personelini özverili hizmetleri, yüksek disiplini ve sarsılmaz görev bilinci için yürekten tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
15 Mart 2026 Pazar - 21:27
Kasapoğlu ve Vali Özkan vatandaşlarla iftarda buluştu
Manisa’nın Kula ilçesinde düzenlenen geleneksel iftar programına binlerce vatandaş katıldı. Programa önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve Manisa Valisi Vahdettin Özkan da katıldı. Kula Kaymakamlığı öncülüğünde Yunus Emre Kent Meydanı’nda düzenlenen programda konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini ifade ederek, böyle anlamlı bir buluşmada vatandaşlarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda konuşan Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise, "Ramazan ayı paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimidir. Böylesine anlamlı bir sofrada vatandaşlarımızla bir araya gelmek bizler için büyük bir mutluluk. Bu güzel organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, ilçe protokolü ile vatandaşların aynı sofrada buluşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Altuntaş, "Değerli büyüğümüz ve hemşehrimiz önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun katılımlarıyla düzenlediğimiz geleneksel iftar programında sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Katılım sağlayan tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Düzenlenen iftar programına önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez, AK Parti ilçe başkanları, daire amirleri, STK ve oda başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
15 Mart 2026 Pazar - 19:11
Kuşadası’nda vatandaşlardan Başkan Günel’e destek
Başkan Ömer Günel’in gözaltına alınmasının ardından vatandaşlar, Başkan Ömer Günel’in serbest bırakılmasını istedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Cuma günü sabah saatlerinde düzenlenen operasyon ile İstanbul’da gözaltına alındı. Başkan Ömer Günel’in gözaltına alınmasının ardından CHP Kuşadası İlçe Örgütü tarafından İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’na ‘Adalet ve Dayanışma’ çadırı kurulup, ‘demokrasi nöbeti’ tutulmaya başlandı. Kuşadası’nda yaşayan binlerce vatandaş da Adalet ve Dayanışma çadırına gelip, Başkan Ömer Günel’e destek verdi. Başkan Ömer Günel’in suçsuz olduğunu belirten vatandaşlar, bir an önce serbest bırakılmasını istedi. Başkan Ömer Günel’in gözaltına alınmasını kınadığını belirten Sevim Çayboyu, "Yaşanan süreç hiç adil değil. Adaletsiz bir şekilde yapıldı, kınıyorum. Belediye başkanımız bu kenti güzelleştirdi" dedi. Kuşadası’nıda Başkan Ömer Günel ile birlikte hizmet çağı yaşanmaya başladığını söyleyen Resmiye Erbay ise "Biz Ömer başkanımızdan çok memnunuz. Mesela şimdi çocuk kütüphanesinden geliyoruz" diye konuştu. Başkan Ömer Günel’e destek olmak için dayanışma çadırına gelen Ümmü Gülsüm "Çok ağladım ben. Başkanım beni evimde ziyaret etmişti. Yine benim evime gelecek çay içecek. Ben Ömer Günel’i çok severim. Seni çok özledim. Allah sana uzun ömür versin" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mart 2026 Cumartesi- 20:41
Bakan Fidan: "Türkiye bu devam eden haksız savaşta yer almak istememektedir"
2
13 Mart 2026 Cuma- 22:17
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir"
3
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:39
MHP Lideri Bahçeli: "Türkiye vicdan, emniyet ve huzur ülkesi olmak mecburiyetindedir"
4
14 Mart 2026 Cumartesi- 22:31
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sağlık sistemimiz bugün, hiç olmadığı kadar güçlüdür, dayanıklıdır"
5
13 Mart 2026 Cuma- 09:46
Öğrenciler, ’zimem defteri’ geleneğiyle borçları ödedi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 20:04
CHP lideri Özgür Özel: "20 bin TL’yi bir asgari ücrete, 28 bin TL’ye çıkarmak muhalefetin ellerinde"
Hatay’da konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 20 bin TL’ye yükseltilen emekli maaşının iyileştirilmesi için önümüzdeki hafta TBMM’ye önerge vereceklerini söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde miting gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özel, emekli maaşlarıyla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verileceğini söyledi. CHP Genel Başkan Özel, 20 bin TL olan asgari ücreti 28 bin TL’ye çıkarmanın muhalefetin ellerinde olduğunu söyleyerek, "Bölge milletvekillerimiz bu hafta buradaydı ama parti 10 gündür emekliler için meclisi terk etmiyor. Mecliste emekliler için eylem yapıyor. 18 bin 975 getirmişler, olmaz dedik ve eyleme geçtik. Bin 62 TL daha verdiler komisyonda 20 bin TL yaptık, bu parayla geçinirler diyorlar. Buradan bütün partilere bir kez daha samimi çağrımı yapıyorum. Bu gün emekliye verilen bu 20 bin TL’ye Cumhuriyet Halk Partisi sefalet ücreti diyor. DEM Parti sefalet ücreti diyor. Yeni Yol grubu, DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Saadet Partisi sefalet ücreti diyor. En nihayetinde sayın Bahçeli de sefalet ücreti dedi. Şimdi önümüzdeki mecliste görüşülürken iyileştirme önergesi vereceğiz. Eğer herkes sözünü tutarsa, genel başkanların sözüne parti grupları uyarsa bizim partimiz eksiksiz olarak salonda yer alacak. En önemli mazeretler hariç, Allah’tan engel çıkmadıktan sonra hep birlikte oradayız. AK Parti ve MHP’nin milletvekilleri 300’den fazla her şeyi engelliyorlar. Ama bu kez; CHP, DEM, Yeni Yol ve MHP toplandığında 300’den fazla. Yani 20 bin TL’yi bir asgari ücrete, 28 bin TL’ye çıkarmak muhalefetin ellerinde, MHP ile birlikte. Buradan emeklilere sesleniyorum, o oturumu iyi izleyin. Kim arkanızda duruyor, kim oy veriyor ve kim oy vermiyor görün. Emekliye oy vermeyene artık Hatay’da selam vermeyin" dedi.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 20:00
Başkan Yüceer, Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısına katıldı
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüce Er, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirilen Cumhuriyet Halk Partili Büyükşehir Belediye Başkanları toplantısına katıldı Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları, ’Halk için hep beraber’ sloganıyla Mersin’de bir araya geldi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, CHP Yerel Yönetimler ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de katıldı. Mersin’de bir otelde düzenlenen toplantıda, büyükşehir belediyelerinin 2025 yılı çalışmaları değerlendirilirken, 2026 yılına yönelik planlamalar ele alındı. Tutuklu belediye başkanları, devam eden operasyonlar, küresel ve ulusal siyasetin yerel yönetimlere etkisi ile kuraklıkla mücadele gündem başlıkları arasında yer aldı. Mersin’deki buluşmada belediye başkanları, kendi belediyelerinde uyguladıkları projeler, vatandaş odaklı hizmetler, deneyimler ve karşılaştıkları sorunları karşılıklı şekilde paylaştı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yaptığı açılış konuşmasında CHP’li belediyelerin 2019’dan bu yana yerelde önemli başarılar elde ettiği ve buluşmanın birlik ve hizmet vurgusuyla devam ettiği aktarıldı. Buluşmanın ardından ’Toplantı Sonuç Beyannamesi Basın Açıklaması’ ise ev sahibi Başkanı Vahap Seçer tarafından okudu. "Yerel yönetimler umudun ve dayanışmanın en güçlü adresidir" Toplantıda açıklamalarda bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, CHP’li belediyelerin Türkiye’nin dört bir yanında halkın sorunlarına çözüm üreten, sosyal adaleti önceleyen bir anlayışla görev yaptığını vurguladı. Başkan Yüceer konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bugün Mersin’de bir araya gelmemiz yalnızca bir değerlendirme toplantısı değil; aynı zamanda dayanışmamızın, ortak aklın ve halkçı belediyecilik anlayışımızın güçlü bir göstergesidir. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, yerel yönetimlere çok daha büyük sorumluluklar yüklüyor. Bizler bu sorumluluğun farkındayız. Yerel yönetimler sosyal belediyecilik anlayışıyla yurttaşların hayatına doğrudan dokunmakta, özellikle dar gelirli kesimlere yönelik hizmetler ön plana çıkmaktadır. Tekirdağ’da olduğu gibi tüm CHP’li belediyelerde önceliğimiz, yoksullukla mücadele, sosyal desteklerin güçlendirilmesi, kadınların, gençlerin ve çocukların yaşam şartlarının iyileştirilmesidir. Belediyelerimiz, merkezi yönetimin eksik bıraktığı alanlarda halkın yanında olmaya devam ediyor." Toplantının önemine değinen de Başkan Yüceer, ortak akıl ve deneyim paylaşımının altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün burada paylaştığımız her deneyim, her çözüm önerisi Türkiye’nin geleceğine katkıdır. Yerel yönetimlerde kurduğumuz bu güçlü birliktelik, ülke genelinde umudu büyütmeye devam edecektir. Mersin’de atılan bu adımın, yarının Türkiye’sine ışık tutacağına inanıyorum."
17 Ocak 2026 Cumartesi - 19:41
Bakan Bayraktar: "Gabar’da enerjide tam bağımsızlık hedefimiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Şırnak Gabar’da, bin 820 metre rakımda dondurucu soğuğa ve kış şartlarına rağmen enerjide tam bağımsızlık hedefimiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sosyal medya hesapları üzerinden Şırnak Gabar’da bulunan Şehit Aybüke Yalçın-70 Kuyusu’nun görüntüsünü paylaştı. Bakan Bayraktar paylaşımında, "Ülkemizin kalkınması ve milletimizin refahı için zorlu zirvelere çıkıyor, yerli kaynaklarımızı arama ve üretim çalışmalarına devam ediyoruz. Şırnak Gabar’da, bin 820 metre rakımda, dondurucu soğuğa ve kış şartlarına rağmen enerjide tam bağımsızlık hedefimiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 19:15
Bakan Fidan, Suudi mevkidaşı ile telefonda görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 19:07
Bakan Göktaş, İstanbul’da bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın ailesiyle telefonda görüştü
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesi ile telefonda görüştü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İstanbul’da bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesi ile telefonla görüştü. Bakan Göktaş, bakanlık olarak davaya müdahil olup, sürecin yakın takipçisi olacaklarını söyledi. Görüşmede, Çağlayan’ın ailesine başsağlığı dileklerini ileten Göktaş, Bakanlık olarak hem hukuki hem de psikososyal destek sağlayarak daima ailenin yanlarında olacaklarını söyledi. Çağlayan ailesi ise devlete güvenlerinin tam olduğunu ifade etti.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 17:28
Diyarbakır’da MHP’den ‘Terörsüz Türkiye’ye destek toplantısı
Diyarbakır’da Milliyetçi Hareket Partisi Sur İlçe Başkanlığı, "Terörsüz Türkiye"ye tam destek verileceğini vurguladı. Sur ilçesinde teşkilat mensupları ve parti üyelerinin katılımıyla değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Sur’da yürütülen çalışmalar ele alınarak mevcut durum değerlendirildi ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası istişare edildi. Üyelerin görüş ve önerilerinin dinlendiği toplantıda, teşkilat içi birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekildi. Toplantıda; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu milli duruşun Sur’da da en iyi şekilde temsiline devam edileceği ve ’Terörsüz Türkiye’ sürecine tam destek verileceği vurgulandı.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 17:25
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor"
Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümünde konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Allah’a çok şükür çoğumuzun gençlik hayali olan o ideal, fevkalade güzel bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı, cesareti ve hiç tereddüte mahal bırakmayan kararlı liderliği ile aşıldı. Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" dedi. Birlik Vakfı’nın 40’ıncı kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda program düzenlendi. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Eski TBMM Başkanı ve MTTB kurucu üyesi İsmail Kahraman, bakanlar, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Program Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlarken Birlik Vakfı’nın kuruluşuna dair o dönemin şartlarının da anlatıldığı kısa bir film yayınlandı. Programda konuşan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Birlik Vakfı’nın Türkiye’de gençlik hareketleri ve sivil toplum hareketleri bakımından bir başarı öyküsü olduğuna dikkat çekerek, "Birlik Vakfı’nın yapmış olduğu eski mitinglerde, gündeme getirdiği Türkiye kamuoyuna taşıdığı hangi konular varsa Allah’a çok şükür bu konuların hepsinin gerçekleşmiş olduğunu iftiharla görüyoruz" dedi. "Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu. Milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" Milli Türk Talebe Birliği’nin mektebinden yetişen İsmail Kahraman ve Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Türkiye’de bürokratik oligarşinin tarihin raflarına kaldırıldığını söyleyen Kurtulmuş, "Kıbrıs davasını hem de en karanlık günlerde ve MTTB’nin Türkiye’nin kamuoyuna taşıdığı günleri çocukluk yıllarımda gençlik yıllarımda hatırlıyorum. Çok şükür bugün Kıbrıs’ta o gün dile getirilen tezlerin hemen tamamı gerçekleşmiş oldu. Yine aynı şekilde Türkiye’de maddi ve manevi kalkınmanın birlikte sağlanması amacıyla başta imam hatipler olmak üzere mesleki eğitimin önündeki engellerin kaldırılması konusunda da öncülüğü yapan büyük bir kitle hareketi olarak Milli Türk Talebe Birliği adına tarihe yazdırdı. Onlarcasını sayabilirim vaktinizi almak istemiyorum ama hepimizin hayali olan ‘Ayasofya açılsın zincirler kırılsın’ sloganını Türkiye’ye armağan eden Milli Türk Talebe Birliğidir. Allah’a çok şükür çoğumuzun gençlik hayali olan o ideal fevkalade güzel bir şekilde, Cumhurbaşkanımızın kararlılığı, cesareti ve hiç tereddüte mahal bırakmayan kararlı liderliği ile aşıldı. Ayasofya milletin ve ümmetin malı oldu, milletin hizmetkarı olmaya devam ediyor" diye konuştu. "Esas hedef, yeryüzünde adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması için Türkiye’nin öncülük yapmasıdır" Türkiye’nin ağır sanayi hamlesinde de güçlü adımlar atma hayalinin MTTB gençliğinin önemli vizyonlarından birisi olduğuna vurgu yapan Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Bugün çok şükür bu konuda dünyayı imrendirecek önemli mesafeler katettiğimiz ortadadır. Gençlik yıllarımızı, çocukluk yıllarımızı hangi hayaller süslediyse onların tamamı gerçekleşmiştir. Az evvel İsmail abinin dediği gibi ‘durmak yok’ her bir hayalden sonra yeni kapıların açılması, yeni hedeflerin ortaya konulması şarttır. Önümüzdeki esas hedef, yeryüzünde adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması için Türkiye’nin öncülük yapmasıdır. Bu istikamette büyük bir mesafe alıyoruz, yolumuza devam ediyoruz. Son olarak şunu söylemek isterim bizim medeniyetimizle bizim tarihsel tecrübemizle sivil toplum, devlet aklıyla millet vicdani arasındaki köprüdür. Milli Türk Talebe Birliği ve Birlik Vakfı da bu anlamda en sağlam köprülerden olmuştur. Bu çerçevede bu köprünün sağlam olması Milli Türk Talebe Birliği’nin gençlik hareketinin kısacası, milli gençlik hareketinin de ana unsurunu oluşturmuştur. Yani iddia, irade ve istikamet sahibi bir gençlik oluşturmak için yıllar içerisinde büyük gayretler sarf edilmiştir. Allah’a çok şükür bundan sonra da iddia, irade ve istikamet sahibi gençlerin üzerinde Türkiye’nin yeni bir dünya kurulma vizyonu gerçekleşecek ve Allah’ın izniyle Milli Türk Talebe Birliği Vakfı’nı 80. yıl dönümü olduğunda o hedefe ulaşmış, gençlerimiz vasıtasıyla Türkiye çok daha iyi bir noktada olacaktır" dedi.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:38
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu''
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:23
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfımıza, Milli Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz önce Vakfımızın kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman abimiz için hazırlanan belgeseli hep birlikte izledik. Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmakla iftihar ettiğim İsmail Kahraman abimize sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Emekleri için, gayretleri için; bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği için, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Rabbim bugün burada olduğu gibi yarın ruz-i mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda, Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında vakfımızın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş fakat artık aramızda olmayan tüm büyüklerimize, tüm kardeşlerimize Mevla’dan gani gani rahmet diliyor, ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum " diye konuştu.Muhterem başkanlarımız Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında, vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum. Arkadaşlarım, bir defa şunu büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek istiyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu, hamdolsun, başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle, barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki yirmiyi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun, cehdi de emeği de gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye, her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçi kardeşlerimizden gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine vakfımızın her bir mensubunun payı vardır, emeği vardır, göz nuru, gönül harcı vardır. Bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çatı altında ter döken, halka hizmet, Hakka hizmettir düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum. Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı’ydı. Ve biz üstat ile burada nice konferansları yaptık. Ve Sayın Demirel’in de cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. Ve o konferanslarda öyle zannederdi ki yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim Milli Türk Talebe Birliği’nde kendilerine ağabey diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. Milli Türk Talebe Birliği bizim için bir okuldu. Kere ağlarını gönül ve zihin dünyamıza aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım Milli Türk Talebe Birliği’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan: "Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar, yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim alakarlı dağlar iken." İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle, sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her Milli Türk Talebe Birliği’nin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstadın ifadesiyle; kökü ezelde ve dalı ebette bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfında yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfını hep milletin yanında, Hakk’ın ve hakikatin cephesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum " ifadelerini kullandı."Yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz"Medeniyetimizin büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun’un şu tespiti bizim için çok ama çok anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, İbn-i Haldun şöyle diyor: "Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer." Evet, çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz" ifadelerini kullandı."86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz"Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" diye konuştu."Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir"Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" dedi.Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız, çok açık söylüyorum, gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacı olduklarını ifade eden Erdoğan, " Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz" diye konuştu."23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen, bir ayı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde, kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen, işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz" dedi."Muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek gibi bir alışkanlığı yok"Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı olmadığının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Derneklerimizden, vakıflarımızdan, gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum. Tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği, teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler" şeklinde konuştu."Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar"Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok.""Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz"Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz. Enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye’ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze. Rabbim ömür verdikçe, gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:19
AK Partili Mustafa Demir: "Ankara’da su yok, bu milletle bağı kopmuş belediyeciliğin sonucudur"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, Ankara’da yaşanan su sıkıntısının milletle bağı kopmuş, hizmetten uzak bir belediyecilik anlayışının sonucu olduğunu belirterek, "Vatandaş kışın ortasında bidonlarla su kuyruğuna giriyor" dedi. AK Parti Malatya İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Mustafa Demir, muhalefet belediyeciliğini sert sözlerle eleştirdi. Ankara ve İstanbul’da yaşanan su sorunlarına dikkat çeken Demir, yaşanan tablonun yönetim anlayışındaki zaafların açık bir göstergesi olduğunu söyledi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe kullanımına da değinen Demir, belediye bütçesinin yalnızca yüzde 20’sinin yatırıma ayrıldığını kalan kısmının konser ve organizasyon gibi harcamalarda kullanıldığını ifade etti. Demir, "Milletin parası hizmete değil algı oluşturmaya harcanıyor" ifadelerini kullandı. Ankara’da kış mevsiminde dahi su sıkıntısı yaşandığını kaydeden Demir, sorumluluğun başka kurumlara atıldığını belirterek, "Sorulduğunda DSİ’yi işaret ediyorlar. Oysa geçmişte İstanbul’un su sorununu Recep Tayyip Erdoğan vizyonuyla çözdü. Istranca’dan, Melen’den, Bolu’dan İstanbul’a suyu getiren irade ortadadır" dedi. Muhalefetin algı siyaseti yürüttüğünü ifade eden Demir, su gibi hayati bir mesele üzerinden dahi ciddiyetsiz açıklamalar yapılmasının yönetim anlayışını ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye’nin hayata geçirdiği büyük projelerin de benzer şekilde inkar edilmeye çalışıldığını belirten Demir, Togg, Karadeniz gazı ve Gabar petrolü örneklerini hatırlattı. Deprem sonrası Malatya’da yürütülen çalışmalara da değinen Demir, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu, sürecin sorumluluk ve güçlü teşkilat yapısıyla yönetildiğini söyledi. AK Parti belediyeciliğinin temelinde insanı merkeze alan bir hizmet anlayışının bulunduğunu kaydetti.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:17
Kürşad Zorlu: "Terör örgütleri lağvedilmeli, Suriye’nin Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle bütünlüğü vazgeçilmez"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Kocaeli’deki basın toplantısında, terör örgütlerinin bütün unsurlarıyla lağvedilmesi gerektiğini, Suriye’nin Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle bütünlüğünü öncelik verdiklerini ve Türkmenlerle yakın iş birliği içinde olduklarını vurguladı. Kocaeli’ye gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, partisinin il başkanlığında teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Düzenlenen toplantıya AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, milletvekilleri ile MKYK üyeleri katıldı. Toplantıda "Terörsüz Türkiye" hedefinin önemine dikkat çekildi. Terör örgütlerinin bütün unsurlarıyla kendini lağvetmesi gerektiğini belirten Zorlu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Zorlu ayrıca ana muhalefetin su politikalarına yönelik eleştirilerde bulunarak, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin su yönetiminde başarılı risk yönetimi ortaya koyduğunu dile getirdi. "Terör örgütü bütün unsurlarıyla ve şubeleriyle kendini lağvetmek zorundadır" Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Terörsüz Türkiye hedefimiz büyük önem taşımaktadır. Bu konuda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çalışmalar yürütülüyor ve Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve kararlılık nettir. Terör örgütü, bütün unsurlarıyla ve şubeleriyle kendini lağvetmek zorundadır. Bu gerçekleştikten sonra inşallah 86 milyon vatandaşımızın huzur ve güveni için her bir kilometrekaremizde birlik ve beraberliği her yönüyle sağlamanın iradesine sahibiz" dedi. "Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle her parçasıyla Suriye’nin bütünlüğünü önceliyoruz" Sadece PKK terör örgütünden bahsetmediğini belirten Zorlu, "Suriye’de de olmak üzere YPG ve SDG’nin de bunun içerisinde yer aldığının özellikle altını çizmek istiyorum. Buradaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Toprak bütünlüğüne sahip Suriye bizim için vazgeçilmezdir. Kürdüyle, Arabıyla, Türkmeniyle her parçasıyla Suriye’nin bütünlüğünü önceliyoruz. Biz yakinen Türkmen kardeşlerimizle ilgileniyoruz, bu tarihten gelen sorumluluğumuzdur. İnşallah onların Suriye Türkmen Meclisi başta olmak üzere bütün sivil toplum ağıyla, yakın gelecekte birliklerini ve bütünlüklerini sağlayacak güçlü bir sivil toplum yapısına kavuşmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda gerekli çalışmaları yürütüyoruz. Yakın gelecekte bunu hep birlikte görmüş olacağız" ifadelerini kullandı. "Suyu bulandırmaya çalışanlar da karşımızda duruyor" Suyu bulundurmaya çalıştıklarını ifade eden Zorlu, "Biz bu çabalara doğru yönelmişken, suyu bulandırmaya çalışanlar da karşımızda duruyor. Hatta suyu bulandırmakla kalmayan, suyu da vatandaşa getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bakıyorsunuz ana muhalefet partisinin lideri Avrupa’nın başkentlerinde beş dakika daha fazla konuşabilmek için ülkesini şikayet ediyor. Bir de bakıyorsunuz su üzerinden ciddiyetsiz açıklamalar yapıyor. Sorumluluk ve yetki kendilerinde olduğu halde yönettikleri belediyelerin başarısızlıklarını başka gerekçelerle örtmeye çalışıyorlar. Yağmur üzerinden yürüttükleri polemik, aslında kaçınmak istedikleri ve konuşmak istemedikleri bir yönetim zafiyetini ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Özgür Özel’e tavsiyem; şaibe iddialarını yalan ve gerçek dışı açıklamalarla daha da komik hale getirmesin" Türkiye’nin her yerinde kuraklık söz konusu olduğunu belirten Zorlu, "Kocaeli’’de su sıkıntısı oldu mu? Çok şükür olmadı başkanımız ve yönetimi bunun geleceğini bildiği için ciddi risk yönetimiyle hem yeni su kaynaklarını şehrimize kazandırdı hem de kayıp-kaçak oranlarını düşürdü. Bildiğim kadarıyla yüzde 22’ye kadar indi. Kocaeli gibi bir sanayi şehrinde sanayicinin kullandığı geri dönüşüm suyunun oranı da yüzde 38’e çıkarıldı. Vatandaşına suyu kriz çıkmadan götüren, kaynakları doğru yöneten anlayışı çok şükür Kocaeli Büyükşehir Belediyesi hayata geçirmiştir. Burada kuraklık yok muydu? Elbette vardı. Özgür Özel’e tavsiyem; şaibe iddialarını, beceriksizliklerini, bir takım yalan ve gerçek dışı açıklamalarla daha da komik hale getirmesin. Çünkü biz milletimizin kaliteli siyaseti hak ettiğine inanan bir siyasi partiyiz. Bu anlayışla ülkemizi hep birlikte ileri taşımak istiyoruz" dedi. Zorlu, konuşmasının sonunda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne, AK Parti teşkilatlarına ve tüm paydaşlara teşekkür ederek, tüm vatandaşları 18 Ocak’ta saat 18.00’de Kocaeli Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Türk Dünyası Buluşması’na davet etti.
17 Ocak 2026 Cumartesi - 16:12
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefet bir avuç rant şebekesinin gündemine hapsoldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmak yerine "bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyette" olduğunu belirtti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen ’Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü Programı’na katıldı. Programın açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birlik Vakfımızın kuruluşunun 40. yılı münasebetiyle tertiplenen bu anlamlı programda sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Hem hasret giderdiğimiz hem de mücadeleyle, dava ile adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eylediğimiz bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Birlik Vakfımıza, Milli Türk Talebe Birliğimize, organizasyonun icrasında emeği geçen her bir kardeşime canı gönülden teşekkür ediyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz önce Vakfımızın kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman abimiz için hazırlanan belgeseli hep birlikte izledik. Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık. Öncelikle yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmakla iftihar ettiğim İsmail Kahraman abimize sizlerin huzurunda şükranlarımı sunuyorum. Emekleri için, gayretleri için; bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği için, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenab-ı Allah kendisinden razı olsun. Rabbim bugün burada olduğu gibi yarın ruz-i mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin liva-ül hamd ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda, Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu süre zarfında vakfımızın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş fakat artık aramızda olmayan tüm büyüklerimize, tüm kardeşlerimize Mevla’dan gani gani rahmet diliyor, ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum " diye konuştu.Muhterem başkanlarımız Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında, vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum. Arkadaşlarım, bir defa şunu büyük bir bahtiyarlıkla ifade etmek istiyorum. Şahsımın da kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu, hamdolsun, başarıyla yerine getiriyor. 50 ilimizdeki 55 şubesiyle, barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerimizin elinden tutuyor, onları yarınlara hazırlıyor, istikbalimizin güvencesi olan genç arkadaşlarımıza rehberlik ediyor. Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki yirmiyi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor. Vakfımızın niyeti hayır olduğu için hamdolsun, cehdi de emeği de gayreti de hayırlı neticelerle taçlanıyor. Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye, her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçi kardeşlerimizden gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine vakfımızın her bir mensubunun payı vardır, emeği vardır, göz nuru, gönül harcı vardır. Bunun için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bu çatı altında ter döken, halka hizmet, Hakka hizmettir düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum. Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı’ydı. Ve biz üstat ile burada nice konferansları yaptık. Ve Sayın Demirel’in de cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. Ve o konferanslarda öyle zannederdi ki yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.Tabii şu gerçek de hafızalarımıza silinmez bir şekilde kaydolmuştur. 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanımızın dört bir yanına uzanan binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınardı. Milli Türk Talebe Birliği, Türkiye’nin sancılı günlerinde şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim Milli Türk Talebe Birliği’nde kendilerine ağabey diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. Milli Türk Talebe Birliği bizim için bir okuldu. Kere ağlarını gönül ve zihin dünyamıza aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım Milli Türk Talebe Birliği’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan: "Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgaların kırdılar, yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim alakarlı dağlar iken." İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle, sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler. Ama her Milli Türk Talebe Birliği’nin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstadın ifadesiyle; kökü ezelde ve dalı ebette bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler. Milli Türk Talebe Birliği’ne zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfımız devralmış, millete ve ümmete hizmet mücadelesi kesintiye uğramamış, uğratılamamıştır. Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfında yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenab-ı Allah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfını hep milletin yanında, Hakk’ın ve hakikatin cephesinde gördük. Bunun için de her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, Rabbim sizlerden razı olsun diyorum " ifadelerini kullandı."Yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz"Medeniyetimizin büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun’un şu tespiti bizim için çok ama çok anlamlı olduğunu belirten Erdoğan, İbn-i Haldun şöyle diyor: "Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer." Evet, çağın çok hızlı bir şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşıyoruz. Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor. Bu nimetlerden hepimiz elbette azami ölçüde istifade ediyoruz. Fakat bunların beraberinde getirdiği yeni tehditleri, yeni sınamaları da çok yakından hissediyoruz" ifadelerini kullandı."86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz"Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıya olduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara, 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz" diye konuştu."Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir"Bugün geldiğimiz noktada İbn-i Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır. Hedef ailedir. Hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık, alıyoruz. Mesela insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk" dedi.Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çocuk başına yapılan ödemelerin artırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık. Fakat şurası bir gerçek ki, bağımlılık gibi, aile kurumuna yönelik saldırılar gibi; uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadele yalnızca devlet eliyle yürütülemez, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamaz. Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmezsek, Allah korusun, yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz. Bakınız, çok açık söylüyorum, gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez. Komşularımızı da özellikle el ele verip onlara da el uzatmak, onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz" şeklinde konuştu.Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacı olduklarını ifade eden Erdoğan, " Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var. Hepsinden öte, ailelerimizin bilinçlenmesine, meselenin farkına varmasına ihtiyacımız var. Tekrar vurguluyorum: Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekûn bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz" diye konuştu."23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz"Şu muhasebenin de artık cesaretle yapılması gerektiği inancında olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Teknofest gençliği dedikçe, biz dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz dedikçe birileri bundan hep rahatsız oldu. Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem Batı’yı hem Doğu’yu bilen, bir ayı bu topraklarda diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği, ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın. Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde, kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen, işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz" dedi."Muhalefetin milletin dertlerini dert edinmek gibi bir alışkanlığı yok"Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı olmadığının dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Derneklerimizden, vakıflarımızdan, gönüllü teşekküllerimizden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde bizlere daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ediyorum. Tabii burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği, teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe, maalesef muhalefette aynı hüsnüniyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler" şeklinde konuştu."Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar"Grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Meselenin daha vahim tarafı şudur: Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de bir siyasetin ufkunu açan bir proje; her gün on yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok.""Uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz"Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, "Durum öyle vahim ki, böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap oluruz. Enerjimiz, azmimiz, heyecanımız, Türkiye’ye hizmet aşkımız ilk günkü gibi diri, hamdolsun ilk günkü gibi taze. Rabbim ömür verdikçe, gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder