POLİTİKA
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:45 AK Parti’den CHP’ye "Hastane" tepkisi AK Parti Kütahya İl Gençlik Kolları Başkanı Ali Göktekin, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın kamuoyuna yansıyan son açıklamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, siyasi sorumluluk ve tutarlılık açısından ciddi bir güven sorunu oluştuğunu belirtti. Göktekin, CHP Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap’ın hastane projesine yönelik "yapılamaz" açıklamasına dikkat çekerek, aynı gün içerisinde CHP’li bir başka yönetici tarafından projenin "yapılacağı" yönünde ifadeler kullanıldığını hatırlattı. Bu durumun kamuoyunda kafa karışıklığına yol açtığını ifade eden Göktekin, "Aynı gün içinde hem ‘yapılamaz’ hem ‘yapılacak’ denilmesi siyasi ciddiyetle örtüşmemektedir" dedi. Açıklamasında Kasap’ın milletvekillerine yönelik "Pinokyo" benzetmesine de tepki gösteren Göktekin, söz konusu ifadelerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını ve kabul edilemez olduğunu vurguladı. Göktekin, "Siyasi rekabetin hakaret ve alay üzerinden yürütülmesi toplumsal birlik ve saygı kültürüne zarar vermektedir" ifadelerini kullandı. Siyasetin tutarlılık, şeffaflık ve sorumluluk üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirten Göktekin, aynı konuda çelişkili açıklamalar yapılmasının kamu vicdanında karşılık bulmadığını dile getirdi. Göktekin, "Vatandaşlarımızın aklıyla alay eden bu çelişkili söylemleri kabul etmiyoruz. Yapılan yakışıksız benzetmeyi şiddetle kınıyoruz. Tüm siyasi aktörleri daha sorumlu, daha tutarlı ve daha saygılı bir dil kullanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 17:13 Başkan Tugay: "Bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı faaliyet raporları, nisan ayı olağan meclis toplantısında oy çokluğu ile kabul edildi. Tartışmaların yaşandığı meclis oturumunda konuşan Başkan Tugay, İzmir’in merkezi bütçeden aldığı payın düşük olduğunu savundu, TOKİ’nin Karşıyaka’daki satışına tepki gösterdi. Tugay, "Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin nisan ayı olağan meclis toplantısının üçüncü birleşimi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetiminde gerçekleştirildi. Meclis oturumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün faaliyet raporları görüşüldü. Yaklaşık 6 saat süren meclis oturumunun ardından iki faaliyet raporu da oy çokluğu ile kabul edildi. Meclis oturumunda, siyasi partilerin meclis üyeleri İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ESHOT’un 2025 yılı faaliyet raporu hakkında konuşma yaptı. Meclis oturumunda konuşmalar sırasında protestolar yaşandı. AK Partili meclis üyelerinin Başkan Tugay’a yönelik açıklamalarının ardından meclis oturumunda kısa süreli arbede yaşandı. Eleştirilere yanıt vermek üzere Başkan Tugay’ın kürsüye gelmesinin ardından AK Parti grubu meclis oturumunu terk etti. "Bizim muhatabımız İzmir halkıdır" Başkan Cemil Tugay, "Biz bu tabloya daha önceki görüşmelerden alışığız. Maalesef bazı AK Partili meclis üyeleri insanların kabul edemeyeceği kötü sözler ederek, insanların adeta onuruyla oynayacak ifadeler kullanarak, işi tahammül edilemeyecek noktaya getiriyorlar. Bunu bilinçli yapan birkaç kişi var. Ancak bizim muhatabımız İzmir halkıdır" dedi. "Yalan söylemekten utanmayan insanlar var" Çiğli Atıksu Artıma Tesisi’nde yaşamını yitiren personel üzerinden söylenen ifadelere ilişkin konuşan Başkan Tugay, "Alalen yalan söylemekten utanmayan insanlar var. Aile hassas durumda, onları üzmememiz lazım. Konu hem adli hem de idari soruşturma altında. Bir yalan söyleniyor dedim. Vinci aile çağırdı, o vincin parasını İZSU ödemedi deniyor dedim. Bunları söyledikten sonra İzmir’in milletvekili olan ama maalesef çok kötü huyları olan kişi, yanına kameraları alarak bu insanların evine gidiyor. Ondan sonra benim buradaki konuşmamdan bir cümleyi insanlara dinletiyor. Vincin parasını aile ödemedi cümlesini dinletiyorlar. Aile de hayır biz ödedik diyor. Sonra bir fatura çıkıyor ortaya. Bu parayı MHP ilçe başkan yardımcısı ödemiş. Arkasından sizin milletvekiliniz bizi suçladığında biz neden o faturayı o ilçe başkan yardımcısının ödediğini anlıyoruz. Milletvekiliniz o insanların duygularını istismar ediyor. Biz o insanların üzüntüsünü ilk andan beri paylaşıyoruz. Sanki ben aileyi parayı ödememekle suçluyormuşum gibi yansıtıyorlar. Bize bu iftiraları atarken onurumuz inciniyor. Bunlar nasıl insanlar, nasıl vicdansızlık... Buna tepki göstereceğiz, çünkü insanız. İftira atacaksınız, saygısızlık yapacaksınız, ondan sonra tepki göstermeyin diyeceksiniz. Bu memleketi mahvettiniz" şeklinde konuştu. "İzmir öyle ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir değil" İzmir’in "ayaklar altına alınıp paspas edilecek bir şehir olmadığını" ifade eden Tugay, "İzmir halkının iradesine kimse bu kadar saygısızlık yapamaz. 12 bin kilometrekareden fazla bir alanda, 30 ilçede, 1296 mahallede binlerce kilometrelik yolu olan bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehir bu sene aşırı yağışlarla kaç tane afete maruz kaldı? Şehrimizin altyapı sorunları tabii ki var. Türkiye’de hangi şehrin altyapı sorunu yok? AK Partili şehirleri su basmadı mı? Tabii ki sorun var. Bunun için gece gündüz bütün mahallelerde çalışmıyor muyuz? Bu şehrin her köşesine gittik. Biz bu ülkenin bir parçasıyız" ifadelerini kullandı. "Kur farkından oluşan yük 7 milyar 800 milyon lira" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan kesintilere ve artan yüküne rağmen hiçbir kredisinin onaylanmamasına tepki gösteren Başkan Tugay, "Biz bu dönem yurt dışından hiçbir kredi alamadık. En az iki yıldır bekleyen krediler var. Geçmişte krediler alınmıştı, bugün ödemesini yapıyoruz. Geçmiş dönemde alınan kredilerden dolayı geçen yılda oluşan kur farkı 7 milyar 800 milyon lira. Bu kur farkına bu ülkeyi yönetenler sebep olmadı mı? Belediyeler halka hizmet eden kurumlar, destek olun diyoruz. Elimizdeki kaynakları kes, kredileri onaylama, yapman gereken işleri yapma, sorumlulukları reddet, bizi burada sorunlar içinde boğ, biz cansiperhane hizmet edelim. Ondan sonra diyin ki belediyeler çalışmıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde en çok borç ödemiş belediyedir" ifadelerini kullandı. "İzmir 77’inci sırada" İzmir’de merkezi hükümet tarafından yapılması beklenen ve seçim döneminde AK Parti tarafından İzmirlilere vaat eden çevreyolu gibi yatırımları hatırlatan Başkan Tugay, "İzmir’den toplanan vergilerin sadece yüzde 3,45’i İzmir’e yatırım olarak dönmüş. Türkiye’de toplanan vergiyle yatırım oranı açısından İzmir 77’nci sırada. Bu İzmir’e düşmanlık değil de nedir? Belediyeyi suçlamaktan başka işleri yok" diye konuştu. "Bu devlet kurumları ne zaman sorumluluk alacak" Kamuoyunda yapılan eleştirilere rağmen İzmir halkının sahada İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı çalışmaların farkında olduğunu ifade eden Başkan Tugay, "Halk bunların farkında, bizi sahada görüyor. Yangın oluyor oradayız, sel oluyor oradayız. DSİ Kınık’ta sorumluluğunda olan ve çöken köprüyü yapmıyor, ben arkadaşlarımıza yapın dedim. Biz ne zaman işin sorumluluğunu üstümüzden attık? Körfez’i temizleme sorumluluğu bizde değil ama biz temizliyoruz. Biz bu devletin her kurumuna yardımcı olmak için her yere koşturuyoruz. Bana bir tane devlet kurumu göstersinler. Biz ne zaman zorluk çıkardık, hangi devlet kurumunun işine engel olduk? Yapmadık, yapmayız. Çünkü biz bu memleketin evladıyız" diye konuştu. "Nerede iyilik, nerede vicdan, hani hizmet" Başkan Tugay, "Ben Allah’ın kuluyum. Ben Allah’tan korkuyorum ve yalan söyleyemiyorum. Devletin bütün imkanları elinizde, ne yapıyorsunuz? Bir telefonla istediğinizi yaptırıyorsunuz, ama o telefonla aynı şekilde yapılan işe de engel oluyorsunuz. Olmayacaksınız. Buna hakkınız yok. Bizler sizin koyun sürüleriniz değiliz. Bu insanlar bu ülkenin vatandaşı. İzmir’e verdiğiniz her kuruş, bu şehrin halkının ödediği vergilerdir" ifadelerini kullandı. "Ulaşımda en ucuz şehir" ESHOT’un faaliyet raporu hakkında konuşan Başkan Tugay, "ESHOT için bizim aylık sübvansiyonumuz 1 milyar lira. 90 dakika uygulamasıyla 2 milyar lira insanların cebinde kaldı. İzmir, ulaşımda en ucuz hizmeti veren şehirdir. Zam yapmış halimizle en düşük bilet fiyatına sahibiz. İnsafı olan bu otobüslerin yakıtından ÖTV almayalım der" dedi. "TOKİ belediye hizmet alanını kime niye sattı" Kamuoyuna soru soran Başkan Tugay, "Dün Karşıyaka’da TOKİ belediye hizmet alanı sattı. Belediye hizmet alanını kim niye alsın? TOKİ tarihinde ilk defa alımda öncelik verdiği bir şartnameyle çıktı ihaleye. Dedi ki burada hissesi olana alımda öncelik veriyoruz dedi. Arkadaşlarıma belediye hizmet alanı olduğu için ihaleye girmelerini söyledim. Gittiler, hissemiz olmadığı için ihaleye giremediler. Başka kimse de giremedi. Orayı satışa çıktığı fiyattan, metrekaresi 45 bin liradan sadece bir kişi alabildi. TOKİ öyle bir ihale yaptı ki başka kimse alamaz o binayı. Yapılan şeytanlığa nutkum tutuldu. Meğerse bir buçuk ay önce 94 metrekarelik hazine hissesini birilerine satmışlar, ondan sonra satışı sadece onun alacağı şekilde planlamışlar. Biz buna dava açacağız. Biz bu halkın bir parçasıyız. Buraya çalışmak için geldik. Bu halkın hakkını aramak için geldik. Onun için bize hakaret edilmesini içerliyoruz. Biz bu şehrin başını öne eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu. Büyükşehir bütçesi 77, 8 milyar lira İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 yılı çalışma döneminde toplam bütçe, 77,8 milyar TL olarak gerçekleştirildi. Bu bütçenin 16, 2 milyar lirası yatırımlara ayrıldı. 5 stratejik alanda 161 faaliyet ve 245 performans hedefi yürütüldü. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından alınan yüksek notlar, İzmir’in finansal piyasalardaki gücünü ve bütçe esnekliğini bir kez daha kanıtladı. Yüksek enflasyona rağmen sergilenen dirençli duruş, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle birleşerek verimli projelerin önünü açtı. En son 2016 yılında Moodys’ten alınan AAA derecelendirme notu yeniden kazanıldı. Bütçenin yüzde 36’sına tekabül eden 17,2 milyar liralık pay Buca Metrosu, Buca Onat Tüneli, yol yapım ve asfalt çalışmalarına ayrıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet kalitesini artıran çok sayıda yapı kente kazandırıldı. Sosyal belediyecilik vizyonu doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine yönelik 291 milyon 131 bin TL sosyal yardım yapıldı. Emeklilere, öğrencilere ve çocuklara binlerce kalem destekler ulaştırıldı. Dirençli kent ve yeşil İzmir hedefi doğrultusunda Karşıyaka’da 22 bin 767 yapıyı kapsayan yapı envanteri çalışması sürdürüldü; kentsel dönüşüm projeleri büyük hız kazandı. Çevreci yatırımlar kapsamında ise 781 bin metrekareden fazla yeşil alan kente kazandırıldı. "Tek Sağlık" politikasıyla 15 binden fazla sokak hayvanı kısırlaştırıldı ve 97 bin sahipsiz hayvan tedavi edildi. ESHOT’un hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı ESHOT Genel Müdürlüğü 2025 yılında ekonomik dalgalanmalara rağmen hizmet ağını genişletmeyi sürdürdü. 2025 yılı boyunca 28 yeni hat açıldı, 179 hattın güzergâhı güncellendi, 581 yeni durak hizmete alındı. Toplam hat sayısı 448’e, hizmet alanı bin 311 kilometrekareye ulaştı. 1731 otobüs ve 12 bini aşkın durak ile ESHOT, yüzde 45 biniş payıyla liderliğini korurken, İZTAŞIT dahil edildiğinde bu oran yüzde 51’e yükseldi. Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden bugüne 125 yeni otobüs hizmete alındı; 95 otobüs tamamen yenilenerek tekrar kullanıma kazandırıldı. Veri temelli bakım ve kontrol süreçleri sayesinde arıza oranı yüzde 15,95’ten yüzde 10,29’a gerileyerek önemli bir başarı elde edildi. Toplu ulaşımda sosyal destek politikaları 2025 yılında da sürdürüldü. Bir binişin maliyeti 61,73 liraya yükselirken, yolcudan elde edilen ortalama gelir 11,27 lirada kaldı. Aradaki farkın büyük bölümü belediye tarafından sübvanse edildi ESHOT’a sağlanan toplam destek 12,7 milyar liraya ulaştı. 90 dakika Ücretsiz Aktarma Sistemi ile 87 milyon aktarma gerçekleştirildi; yaklaşık 2 milyar lira İzmirlinin cebinde kaldı Genç İzmirim Kart başta olmak üzere sosyal tarifelerle her 10 binişin yaklaşık 6’sı ücretsiz ya da indirimli olarak yapıldı. ESHOT’un atölye üretimi ve geri kazanım çalışmaları sayesinde, 132 milyon TL tasarruf sağlandı. Telemetri sistemiyle 192 bin litre yakıt tasarrufu elde edildi. Bu tasarruf, yaklaşık 11 otobüs maliyetine denk bir katkı oluşturdu. "Eşitliğe Sür" projesi kapsamında, kadın şoför sayısı 290’a ulaştı. Kadın sürücü oranı yüzde 11’e çıkarak dünya ortalamasının iki katına yükseldi. 80 milyon Euro finansman desteği öngörülen ve 400 otobüsü kapsayan Dinamik Şarjlı Elektrikli Otobüs Projesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı onayı bekleniyor.
Emine Erdoğan, "Filistin İçin Tek Yürek" temalı programa katıldı
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:55 Emine Erdoğan, "Filistin İçin Tek Yürek" temalı programa katıldı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen "Filistin İçin Tek Yürek" temalı programa katıldı. Forum kapsamında "Filistin İçin Tek Yürek" temalı yüksek düzeyli yan etkinlik düzenlendi. Emine Erdoğan’ın katımıyla gerçekleştirilen programda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Mehriban Aliyeva, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, KKTC Başbakanı Ünal Üstel’in eşi Zerrin Üstel, Sırbistan Başbakanı Duro Macut’un eşi Jelica Bjekic Macut, Bosna-Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Denis Becirovic’in eşi Mirela Becirovic, Filistin’in Ankara Büyükelçisi Nasri Abu Jaish, BM Genel Sekreterinin Çocuklara Karşı Şiddet Özel Temsilcisi Dr. Najat Maalla M’jid, eski Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic, eski Kırgızistan Cumhurbaşkanı Roza Otunbayeva, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kızı Leyla Aliyeva ve bazı milletvekilleri ile davetliler de yer aldı. Uluslararası kuruluşların temsilcilerinin konuşma yaptığı etkinlikte, Exeter Üniversitesinden İsrailli tarihçi Profesör Ilan Pappe video mesajı gösterildi. Program sonunda aile fotoğrafı çektirildi. Emine Erdoğan ve lider eşleri, daha sonra etkinlikle aynı temalı sergiyi gezdi. Emine Erdoğan, NSosyal hesabından etkinliğe ilişkin yaptığı paylaşımda şunları kaydetti: "Antalya Diplomasi Forumu kapsamında ’Filistin İçin Tek Yürek’ konulu panelde değerli lider eşleri, farklı ülkelerden bakanlar ve uluslararası kuruluşların temsilcileriyle ortak vicdanda buluştuk. Davetimize icabet ederek Filistin’in yanında olduğunu gösteren tüm konuklarımıza şükranlarımı sunuyor, bu dayanışmanın kalıcı ve anlamlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum."
Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:38 Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün kente kazandırılacağını ifade ederek, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunarak alanı Malatyalılara açacağız. Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek alan üzerinde incelemede bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Başkan Er ve beraberindeki heyete enstitü hakkında bilgi verdi. Erdoğan, enstitü olarak üç kampüste hizmet verdiklerini belirterek, "40 AR-GE personelimiz var. Projeler bazında hareket ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın Malatya’nın kalbi, önemli ve kıymetli bir yer olduğunu ifade etti. Üstlendiği vazife itibariyle müdürlüğün yer aldığı arazinin önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Er, "Bu alana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binasının yapılması gündemdeydi. Biz, Tarım İl Müdürlüğüne bina için farklı bir yer üzerinde çalıştık. Hazırlıklı bir şekilde Tarım ve Orman Bakanımıza gittik. Bakanımızdan burayı istedik, ‘Malatya’ya kazandıralım’ dedik. Bakanımıza, bu alana dokunmadan Malatya halkına açacağımızı söyledik" dedi. "Doğal haline dokunmadan Malatyalılara açacağız" Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alan üzerinde çeşitli projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Doğal dokusuna, ağaç ve bitki zenginliğine dokunmadan ve hatta zenginleştirerek burayı Malatyalılara açacağız. İnsanlarımızın, ailelerin ve çocuklarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği, tarımı tanıyacakları birtakım projelerimiz var. Tarım ve Orman Bakanımız projeyi birlikte yapmayı teklif edince çok mutlu olduk. Malatya’ya yakışacak bir projeyi inşallah hep birlikte üretiriz. Malatya’nın istifadesine sunarız. Hızlı hareket etmemiz lazım. Birçok proje var. İnşallah hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı. "Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "İnsanlarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği bir yer olacak. Dünyada bunun örnekleri var. Gerekirse komisyondaki arkadaşları yurt dışına da göndeririz. Türkiye’de de örnekleri vardır. Mümkün mertebe buradaki dokuya dokunmadan bu çalışmaları yapacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsü de önemli bir görev ifa ediyor. Yine onların görevlerini yapabilecekleri bir bina olacak. Ağaçlara zarar vermeden buranın dokusuna uygun zihnimizden geçen bir Kayısı Müzesi projesi var. Bu müze gerek panoramik gerekse de geleneksel olacak. Panoramik müzenin ana ekseni kayısı olmakla birlikte Malatya ile ilgili farklı şeylerde ilave edilebilir. Kayısı ana temalı böyle bir müzenin olmasını arzuluyoruz. Bununla ilgili çalışmamız olacak. Kayısı araştırmayla ilgili laboratuvarlar olacak. Hızlı bir şekilde çalışıp, projelerimizi tamamlayarak burayı Malatya’ya kazandıracağız" bilgilerini verdi. Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının olduğu haliyle muhafaza edileceğini kaydeden Başkan Er, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunacak. Sadece eski yapıların yerine Panoramik ve manuel kayısı müzesi olacak" dedi. Başkan Sami Er daha sonra müdürlük içinde incelemede bulunarak, binalar hakkında bilgi aldı. Glutensiz ürünler AR-GE üretim merkezi, seralarda incelemede bulunan Başkan Er, hızlı bir çalışmayla Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının Malatyalılara açılacağını da sözlerine ekledi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir"
18 Nisan 2026 Cumartesi - 16:35 MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" MHP Aile, Kadın Ve Sosyal Hizmet Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Selim Yurdakul, "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türk ve Türkiye Yüzyılında Kadınların Sesi, Geleceğin Yolu’ paneline katıldı. Yurdakul, Türk kadınının tarihsel misyonu, toplumsal rolü ve gelecekteki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yurdakul, konuşmasında Türk kadınının toplumdaki yerini "toplumun asli taşıyıcısı ve aile kurumunun temel direği" olarak tanımladı. Kadının, Türk Yüzyılı vizyonunun en güçlü teminatı olduğunu ifade eden Yurdakul, milliyetçi-ülkücü anlayışın geçmişe bağlı fakat geleceğe dönük dinamik bir yapı taşıdığını vurguladı. "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir" Türk milletinin binlerce yıllık tarih yolculuğunda Türk kadını, sadece bir figür değil, devlet kuran, ordu yöneten, bilim ve sanatta çığır açan bir özne olduğunu kaydeden Yurdakul, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türk tarihi aynı zamanda kadının tarihidir. Bizler kadınlarla göçen, kadınlarla büyüyen, kadınlarla savaşan ve kadınlarla yöneten bir milletiz. Türk kadınının destanı, insanlığın hafızasından silinmeyecek kadar köklü ve görkemlidir. Henüz tarihin şafak vakti sayılan milattan önce 2000’lerden bu yana Türk kadını, siyasetin ve devlet yönetiminin tam merkezindedir. Türk Kadını, güneşin bayrak, göğün çadır olduğu kutlu mefkuremizde, erkeğiyle omuz omuza çarpışan bir ‘Alp’tir. Bu sebeple Türk kadınlarını yiğitlikleri ve kahramanlıkları nedeniyle Alp Kadın olarak adlandırmak doğru olacaktır. İşte bu köklü mirasın bir tecellisi olarak, Karakalpakların ‘Kırk Kız’ destanındaki Gülayım, on dört yaşında bir peri kızı kadar zarif olmasına rağmen, vatanı yağmalandığında zırhını kuşanmış, kırk arkadaşıyla birlikte düşmana Türkistan’ı dar etmiştir. Bir açıdan Türk kadını, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda açı doyuran, yoksulu giydiren, yurdunda ‘yetimi ve kimsesiz kadınları abad eden’ adil bir hükümdardır. Türk kadınının bu iradesi, bugün bizlerin siyasi mücadelesindeki en büyük ilham kaynaklarından biridir." "Milliyetçi Hareket Partisi olarak, kadının toplumsal yaşamın her alanında, temsil edilmesini ülkümüz olarak görüyoruz" Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Türk kadınının, hak ettiği hukuki ve siyasi statüye kavuşma yolunda dev adımlar atıldığını ifade eden Yurdakul, "Bu dönemde kadınlarımıza tanınan seçme ve seçilme hakkı, o dönem Avrupa’nın pek çok ülkesinde hayal bile edilemezdi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleri, bizim bugün de savunduğumuz geleneksel ve milliyetçi bakış açısının temelidir; ‘Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla yürütmek, Türk kadınını ilmi, içtimai hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.’ Ancak biz biliyoruz ki, sadece yasalar yetmez; asıl olan, o ruhu ve o iradeyi bugün de yaşatmaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, kadını aile merkezli ve geleneklerimiz odaklı bir anlayışla baş tacı ederken, kadının toplumsal yaşamın her alanında, diplomaside, akademide, ticarette ve siyasette en üst seviyelerde temsil edilmesini bir ülkümüz olarak görüyoruz" ifadelerine yer verdi. Yurdakul, Türk kadınının karakterini en saf haliyle görmek isteyenlerin, Anadolu’nun tozlu yollarındaki Yörük çadırlarına bakması gerektiğini kaydederek, "Kadın demek, hayatın her türlü zorluğuna erkeğiyle birlikte göğüs germek demektir. O, ‘evin direğidir’; o sökmeden çadır kurulmaz, o söylemeden göç başlamaz. Bizim anlayışımızda kadının statüsü, bir bilgelik, liderlik ve yönetim statüsüdür" şeklinde konuştu. Yurdakul, Türk Kadın Hareketi Derneği’nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, panelin ülkeye katkı sağlaması temennisinde bulundu. Konuşmasını "Ne mutlu Türk’üm diyene" sözleriyle tamamladı.