Yerel Haberler
Rize
Rize’de askıda ekmek, pidenin ardından askıda tulumba kampanyası başladı 05 Mart 2026 Perşembe - 13:13:04 Rize’de bir fırın işletmecisi, askıda ekmek ve Ramazan ayında başlattığı askıda pide kampanyasına bir de ’askıda tulumba tatlısı’ kampanyasını ekledi. Rize’de bir fırın işletmecisi, dayanışma kültürünü büyüten anlamlı bir kampanyaya imza attı. Daha önce askıda ekmek ve Ramazan ayında askıda pide uygulamasını başlatan işletmeci, şimdi de "askıda tulumba tatlısı" kampanyasını hayata geçirdi. İhtiyaç sahiplerinin de Ramazan’ın tatlı sevincini yaşayabilmesi için başlatılan uygulamada, vatandaşlar satın aldıkları tulumba tatlısını askıya bırakarak, ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz almasına katkı sağlıyor. Böylece hem paylaşma hem de dayanışma kültürü Ramazan ayında daha da güçleniyor. Fırına gelen hayırsever vatandaşlar, istedikleri kadar tatlıyı ödeyerek askıya bırakabiliyor. İhtiyaç sahibi kişiler ise askıda bulunan tatlılardan ücretsiz şekilde alabiliyor. İşletme sahibi Necmettin Demirkan, ekmek ve pideden sonra askıda tulumba uygulaması başlattıklarını ve ihtiyaç sahibi aileler için bağışlanan tulumba tatlılarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Demirkan, "Eskiden bu yana askıda ekmek kampanyamız vardı. Ramazan ayında da askıda pide yapıyorduk. İhtiyaç sahibi aileler, herkes ekmeğini, pidesini alabiliyor. Şimdi yeni bir kampanya başlattık. Askıda tulumba tatlısı veriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelerin buraya gelip tezgahtarımıza ‘Askıda pide almak istiyorum’ veya ‘Askıda tulumba almak istiyorum’ demesi yeterli" ifadelerini kullandı. Askıda ekmek, pide ve tulumba tatlısı için çok bağışçı olduğunu ifade eden Demirkan, "Bu süreçte bize destek verenler var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok duygulandıran anlar da yaşadık. Gelip yardım yapanlar oldu, öğrenci arkadaşlarımız için ayrıca yardım yapanlar oldu. İhtiyaç sahibi aileler gelip buradan istediği kadar alabilirler. Yarım kiloluk kutulara koyuyoruz ve ihtiyaç sahiplerine veriyoruz" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:07 İftar hazırlığı yapamayan muhtaç ailelerin iftarı lise öğrencilerinden Rize’nin İyidere ilçesinde lise öğrencileri iftar için hazırlık yapamayacaklar için 4 çeşit yemeği okullarında kendi elleriyle hazırlayarak evlerine kadar gitmesini sağlıyor. Ramazan ayının gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışma her zaman olduğundan biraz daha fazla ön plana çıkıyor. Rize’nin İyidere ilçesinde de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ isimli bir proje hazırlayarak yardımlaşma ve dayanışmaya güzel bir örnek sergileniyor. Hazırlanan proje çerçevesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftarda hazırlık yapamayacak durumda olan, yaşlı, ekonomik durumu olmayan ve hastaların listesi belirlenerek İyidere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne teslim edildi. Okulda öğrenim gören Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri ve öğretmenleri de o aileler için işe koyuldu. Çorbasından ana yemeğine ve salatasına kadar yemekleri kendi elleriyle yapan öğrenciler porsiyonları hazırlayarak köyler için İyidere Kaymakamlığı tarafından, mahalleler için ise İyidere Belediyesi tarafından görevlendirilen personele teslim ederek ailelere ulaşmasını sağlıyor. Proje kapasımda ilçe sınırlarında yaşayan 20 hanede yaşayan 32 kişi için her gün 4 çeşit yemek çıkartılarak hayran bırakan bir yardımlaşma ve dayanışma örneği sergileniyor. Proje sayesinde İyidere ilçesinde Ramazan ayının dolu dolu geçtiğini kaydeden İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy "Bu projeye ilk olarak geçen yıl başladık ve Ramazan ayında yaşlı, hasta vatandaşlarımızın iftarlıklarını öğrencilerimiz ile beraber her gün hazırladık. Hem geçen yıl öğrencilerimizin bu projede bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyet hem vatandaşlarımızın güzel yorumları bizi bu projeyi 2. kez yapmaya itti. İlçemizde bulunan yaşlı, hasta, kendi iftarını kendisi hazırlayamayacak vatandaşlarımızın iftarını öğrencilerimiz hazırlayarak gönderiyor. Hem de öğrencilerimiz Ramazan ayında mutfak derslerinden biraz mahrum kalıyorlar. Bu anlamda da her yılı dolu dolu geçirmiş oluyorlar. Öğrencilerimize Ramazan ayının manevi iklimi, duygusunu yaşatmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza kimsesiz olmadıklarını, devletin her şartta yanlarında olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimize, milli eğitim müdürümüze, okul müdürümüze, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim" Bu yıl 2. kez gerçekleşen projede hayallerinin projeyi 12 aya yaymak olduğunu ifade eden İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete ise "7 yıldır vatandaşlara hizmet etme noktasında bütün işlerimizi zevk alarak yaptık ama en büyük zevk aldığımız iş 2 yıldır ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesi. Öğrenci arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz, Ramazan aylarında durumu olmayan, yaşlı, engelli vatandaşlarımıza hem iftarda hem sahurda her akşam yemek getirmekti. Burada büyük bir fedakârlık var. Zaten mübarek Ramazan ayına baktığımız zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşmanın olduğu en önemli aylarımızdan bir tanesi. Bizde İyidere olarak bu ayda bunu yapmaya çalışıyoruz. Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim. Bu öğrenciler, bu azim, bu birlik beraberlik bizde olduğu sürece belki bugün veya seneye değil ama bir gün gelecek biz ‘TİMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesini 12 aya yayacağız" ifadelerini kullandı. "Kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk" Projenin geçen yıla nazaran daha fazla kişiye el uzattığını kaydeden İyidere İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Haldızoğlu da "Bu yıl projemizde 2. yılımıza başladık. Daha da kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk. Bu projede ilçemizdeki tüm paydaşlarımızla beraber çalışıyoruz. İhtiyaçtan ziyade yemek yapmaya fırsat bulamayan, yaşlı vatandaşlarımızın iftarlıklarını karşılamak için bu projeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz" İyidere Meslek Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Resul Akbaş ise 20 hane için özenle yemek hazırlandığını, bu sayede öğrencilerin hem meslek öğrendiğini hem de yardımlaşma duygusunu yaşadıklarını dile getirerek "Projemiz çok iyi gidiyor. Bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Toplamda 20 hane için 32-33 kişilik yemek çıkartıyoruz. İyidere’de bulunan, desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza burada yemekler çıkartıyoruz. Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle yemek gönderdiğimiz ailelerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Öğrencilerimizden de çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem mesleklerini öğreniyorlar hem yardım etmenin duygusunu yaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Antalyaspor: 0 (İlk yarı)
04 Ekim 2024 Cuma - 20:54 Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 2 - Antalyaspor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 8. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Antalyaspor’u konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 2-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 29. dakikada sol kanattan Güray’ın ortasında ceza sahası içinde Veysel’in kafa vuruşunda top direkten döndü. Devamında savunma tehlikeyi uzaklaştırdı. 34. dakikada sol kanatta topla buluşan Varesanovic ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta top savunmaya çarparak kornere çıktı. 38. dakikada Taha Şahin’in sağ kanattan ceza sahasına yaptığı ortada Jurecka’nin kafa vuruşunda top filelerle buluştu. 1-0 45. dakikada sağ kanattan Hadziahmetovic’in kullandığı köşe atışında Alikulov kafayla topu ağlara gönderdi. 2-0 Hakemler: Burak Pakkan, Anıl Usta, Mert Bulut Çaykur Rizespor: Grbic, Taha, Mosci, Alikulov, Halil Pehlivan, Papanikolaou, Hadziahmetovic, Varesanovic, Akintola, Emrecan, Jurecka Yedekler: Tarık Çetin, Sowe, Olawoyin, Anıl Yaşar, Buljubasic, Eray Korkmaz, Ayberk Karapo, Mithat Pala, Zeqiri, Minchev Teknik Direktör: İlhan Palut Antalyaspor: Pric, Mert, Veysel, Thalisson, Güray, Kaluzinski, Petrusenko, Larsson, Townsend, Djenepo, Samudio Yedekler: Gerxhaliu, Soner Dikmen, Safuri, Gaich, Erdoğan Yeşilyurt, Abdullah Yiğiter, Van de Streek, Harun Toprak, Abdurrahim Dursun, Burak İngenç Teknik Direktör: Alex de Souza Goller: Jurecka (dk. 38), Alikulov (dk. 45) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Papanikolaou, Akintola, Emrecan (Çaykur Rizespor)
Rize’de dereyi kirleten firmaya 464 bin 585 TL para cezası kesildi
03 Ekim 2024 Perşembe - 12:31 Rize’de dereyi kirleten firmaya 464 bin 585 TL para cezası kesildi Rize’de dere yatağına endüstriyel atık döktüğü tespit edilen firmaya 464 bin 585 TL para cezası kesildi. Olay merkeze bağlı Düzköy Köyü ile Pehlivantaşı arasındaki dere yatağında meydana geldi. Deredeki suyun renginin değiştiğini fark eden yöre sakinleri durumu önce jandarmaya sonrasında Alo 181 Çevre ve Şehircilik İhbar Hattı’na bildirdi. Bunun üzerine harekete geçen yetkililer derede inceleme başlattı. Başlatılan incelemeler neticesinde sunta fabrikası tarafından kullanıldığı tespit edilen kalsiyum karbonat içeren maddenin döküldüğü anlaşıldı. Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından fabrika hakkında yasal işlem başlatılarak 464 bin 585 TL idari para cezası uygulandı. Rize Valiliği’nden yapılan açıklamada ise görgü tanığının ifadesine başvurulduğunun altı çizilerek “Merkez İlçe Jandarma Komutanlığının ihbarı ve Bakanlığımız Alo 181 hattına gelen şikâyet üzerine İlimiz Merkez İlçesi, Düzköy Köyü yakınında yer alan köprü altında belirtilen adrese gidilerek Jandarma Komutanlığı personeli eşliğinde yapılan inceleme ve denetimde Dere içinde paketli halde 20-30 paket 25 kg’lık maddenin döküldüğü, dökülen malzemenin dere kenarında beyaz bir örtü oluşturduğu, denetim esnasında tespit edilemeyen bir miktar da ayrıca dereye ve çevreye döküldüğü, dökülen malzemenin kireç nitelikli olduğunun görüldüğü, malzemeye ve sahaya ait fotoğrafların çekildiği, S.D.’nin beyanına göre dereye dökülen malzemenin kendisi tarafından döküldüğü, bölgeye yakın bir sunta fabrikası sahasında bulunan bu malzemenin araçla taşınıp dereye dökülerek bertaraf edildiği hususları tespit edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Rizeli genç boksörün hayali Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı’nı okutmak
03 Ekim 2024 Perşembe - 09:49 Rizeli genç boksörün hayali Dünya Şampiyonası’nda İstiklal Marşı’nı okutmak Milli takım kampında Dünya Şampiyonası’na hazırlanan 18 yaşındaki Rizeli boksör Alperen Yılmaz, hedefinin altın madalya kazanarak Türk bayrağını göndere çektirip İstiklal Marşı okutmak olduğunu söyledi. Ringlerde ter döken 18 yaşındaki genç boksör Alperen Yılmaz, Milli Takımlar Antrenörü Aydın Sakal ile birlikte Dünya Boks Şampiyonası hazırlık kampına katıldı. 1 Ekim’de başlayıp 22 Ekim’de son bulacak Kastamonu kampına katılan milli sporcunun hedefi Türk bayrağını göndere çektirip İstiklal Marşı’nı Karadağ’da düzenlenecek şampiyonada okutmak. Hedefinin Türk bayrağını göndere çektirmek olduğuna ve ülkesine altın madalya ile dönmek istediğine vurgu yapan genç sporcu Alperen Yılmaz, “Milli Takım’a hazırlanıyoruz. Avrupa Şampiyonası’ndan yeni geldik. Çeyrek finalde kaybederek kıl payı madalyayı kaçırdım. Şimdi daha hazırız. Allah nasip ederse bayrağımızı göndere çekeceğiz” ifadelerini kullandı. Genç sporcunun antrenörü Aydın Sakal ise güzel bir kamp geçirip Dünya Şampiyonası’ndan güzel bir sonuç ile dönmeyi istediklerinin altını çizerek, “Alperen, Gençler Türkiye Şampiyonası’nda bu yıl 2 kez şampiyon oldu. Bu yıl ilk kez milli takım kampını Rize’de yaptık. Kampın ardından Avrupa Şampiyonası’na gittik. Alperen şampiyonada takımın performans olarak iyilerinden bir tanesiydi. Çeyrek finalde kıl payı madalyayı kaybettik. Nasibimizde o vardı. Şimdi onu geride bıraktık. Önümüzde Dünya Şampiyonası var. Güzel bir kamp geçirip güzel sonuçlar almayı istiyoruz” şeklinde konuştu.
Rize’de ’atmaca’cılık geleneği dededen toruna babadan oğula sürdürülüyor
02 Ekim 2024 Çarşamba - 10:31 Rize’de ’atmaca’cılık geleneği dededen toruna babadan oğula sürdürülüyor Rizelilerin sevdası olan ve artık hayatlarının birer parçası haline gelen atmaca kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Yüzlerce yıl önce bıldırcın avlamak için atmaca yakalanmaya başlandı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yüksek rakımlarında yaşayan atmacalar aynı zamanda Rizeliler için de büyük bir tutku haline geldi. Hala bıldırcın avında kullanılan atmacalar yırtıcı olmalarının yanında zekâları ve çeviklikleri ile de biliniyor. Atmaca yakalayabilmek için Rize’nin yüksek kesimlerine çıkan atmacacılar burada kurdukları ağların yanında bulunan ’tenta’ denilen ufak kulübülerde saklanarak bir atmaca yakalamak için beklemeye başlıyor. Yörede ’Ğaço’ kuşu olarak adlandırılan kırmızı sırtlı örümcek kuşu ile atmacayı yakalıyorlar. Yakaladıkları atmacayı evcilleştiren atmacacılar kış aylarının gelmesiyle beraber tekrardan atmacaları doğaya salıyorlar. Yaklaşık 600 yıldır atalarından gelen ‘atmaca’ kültürünü yaşatmaya devam eden Rizeliler, kendileri için hayvanın artık bir yaşam tarzı haline geldiğini belirtiyor. Atmaca kültürünün yüz yıllardır Doğu Karadeniz’de yaşatıldığını belirten atmacacı Salih Navdar, “100 yıllardır bu coğrafyada yapılıyor. Doğu Karadeniz’de bir kültürdür. Dededen toruna, babadan oğula geçen bir kültürdür. Kafkaslar’da yumurtadan çıktıktan sonra büyüyen ve 1 yaşına gelen atmacalar güzargah olarak burayı seçiyor. Buradan da Afrika’ya gidiyor. Afrika’dan da Mart ayında tekrardan buralara dönüyor. Bizde bu güzergahta ’tenta’ dediğimiz bu saklı yerlerde ağ kuruyoruz. Burada da ğaço kuşu dediğimiz kırmızı sırtlı örümcek kuşu ile atmacaları yakalıyoruz. Onları biz yakalıyoruz. Bu kesinlikle av değildir. Sonrasında zaten doğaya geri salıyoruz. Bu kültürü yaşatıyoruz. Biz atmaca ile ilgili türkü yaıyoruz. Destanlar yazıyoruz. Hatta o kadar çok seviyoruz ki şehrimizin girişine heykelini dikiyoruz. Ben ayrıca özel bir kolejde çocuklara atmaca dersi veriyorum. Onlara da bu kültürü öğretiyoruz” ifadelerini kullandı. “600 sene önce nasıl yapılıyorsa yine aynı şekilde yapılıyor” Geçmiş yıllarda atalarının et ihtiyaçlarını karşılamak için atmaca tuttuklarını vurgulayan atmacacı Hüseyin Avni Kabaoğlu, “Atmaca bekliyoruz. Atmaca tutmaya çalışıyorum. Bu şapka beni koruyor. Atmaca yırtıcı bir hayvandır. Bütün yırtıcılar yazın Nil vadisine gidiyor. Mart ayında yuva yapmak için Kuzey yarım küreye gelirler. Burada da ılıman iklim vardır. Yavruları büyüttükten sonra bu aylara doğru tekrar Afrika’ya giderler. Bu bölgede 600 senedir atmacacılık yapılıyor. 600 sene önce nasıl yapılıyorsa yine aynı şekilde yapılıyor. Değişmeyen bir kültür. Dünyada belki de değişmeyen tek kültür atmacacılık kültürüdür. Eskiden et ihtiyacını karşılamak için dedelerimiz atmaca tutarlardı” şeklinde konuştu. “Bu iş gerçekten bir hastalık” Zevk aldıkları için atmacacılık yaptıklarını ifade eden Yılmaz Eskiçırak, “Bundan biz zevk alıyoruz. Bıldırcına salarız. Atmacayı kışın bakarız. Bu iş gerçekten bir hastalık. 82 yaşındayım tentaya çıkamıyorum ama atmacayı saklıyorum. Elimde tutuyorum” dedi. “Atmacayı bıldırcın avında kullanıyorum” Atmacayı hala daha bıldırcın avlarken kullandıklarını söyleyen Turhan Eskiçırak, “Biz bunla birbirimize hava atarız. Öncelikle ben atmacayı bıldırcın avında kullanıyorum. Ardahan’a gittim. Masraf ettim orada bıldırcın yakaladım. Bu 600 senelik bir gelenektir. Bizim atalarımızdan kalan bir gelenektir. Ben fabrikada çalışırken sadece 8-4 vardiyalarında tutmaya çıkamadım. Normalde hiç aksatmadan dağlara giderim” dile getirdi. “Biz bayanlar olarak beylerimizin atmacalarını evcilleştiriyoruz” Sadece erkeklerin değil kadınların da atmacacılık yaptığını, evcilleştirmede büyük rol oynadıklarını dile getiren Sema Eskiçırak, “Biz bayanlar olarak beylerimizin atmacalarını evcilleştiriyoruz. Mahallede kolumuza takarak geziyoruz. Gelinler olsun görümceler arasında birbirimize hava atar gezeriz. Kimin atmacası daha güzel diye hava atıyoruz” ifadelerini kullandı.
Rize’de atmaca kültürü sürdürülüyor
02 Ekim 2024 Çarşamba - 10:27 Rize’de atmaca kültürü sürdürülüyor Rizelilerin sevdası olan ve artık hayatlarının birer parçası haline gelen atmaca kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Yüzlerce yıl önce bıldırcın avlamak için atmaca yakalanmaya başlandı. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin yüksek rakımlarında yaşayan atmacalar aynı zamanda Rizeliler için de büyük bir tutku haline geldi. Hala bıldırcın avında kullanılan atmacalar yırtıcı olmalarının yanında zekâları ve çeviklikleri ile de biliniyor. Atmaca yakalayabilmek için Rize’nin yüksek kesimlerine çıkan atmacacılar burada kurdukları ağların yanında bulunan ’tenta’ denilen ufak kulübelerde saklanarak bir atmaca yakalamak için beklemeye başlıyor. Yörede ’ğaço’ kuşu olarak adlandırılan kırmızı sırtlı örümcek kuşu ile atmacayı yakalıyorlar. Yakaladıkları atmacayı evcilleştiren atmacacılar kış aylarının gelmesiyle beraber tekrardan atmacaları doğaya salıyorlar. Yaklaşık 600 yıldır atalarından gelen ‘atmaca’ kültürünü yaşatmaya devam eden Rizeliler, kendileri için hayvanın artık bir yaşam tarzı haline geldiğini belirtiyor. “Dededen toruna, babadan oğula geçen bir kültürdür” Atmaca kültürünün yüz yıllardır Doğu Karadeniz’de yaşatıldığını belirten atmacacı Salih Navdar, “100 yıllardır bu coğrafyada yapılıyor. Doğu Karadeniz’de bir kültürdür. Dededen toruna, babadan oğula geçen bir kültürdür. Kafkaslar’da doğum yaptıktan sonra büyüyen ve 1 yaşına gelen atmacalar güzergah olarak burayı seçiyor. Buradan da Afrika’ya gidiyor. Afrika’dan da Mart ayında tekrardan buralara dönüyor. Bizde bu güzergahta ’tente’ dediğimiz bu saklı yerlerde ağ kuruyoruz. Burada da ğaço kuşu dediğimiz kırmızı sırtlı örümcek kuşu ile atmacaları yakalıyoruz. Onları biz yakalıyoruz. Bu kesinlikle av değildir. Sonrasında zaten doğaya geri salıyoruz. Bu kültürü yaşatıyoruz. Biz atmaca ile ilgili türkü yapıyoruz. Destanlar yazıyoruz. Hatta o kadar çok seviyoruz ki şehrimizin girişine heykelini dikiyoruz. Ben ayrıca özel bir kolejde çocuklara atmaca dersi veriyorum. Onlara da bu kültürü öğretiyoruz” ifadelerini kullandı. “600 sene önce nasıl yapılıyorsa yine aynı şekilde yapılıyor” Geçmiş yıllarda atalarının et ihtiyaçlarını karşılamak için atmaca tuttuklarını vurgulayan atmacacı Hüseyin Avni Kabaoğlu, “Atmaca bekliyoruz. Atmaca tutmaya çalışıyorum. Bu şapka beni koruyor. Atmaca yırtıcı bir hayvandır. Bütün yırtıcılar yazın Nil vadisine gidiyor. Mart ayında yuva yapmak için Kuzey yarım küreye gelirler. Burada da ılıman iklim vardır. Yavruları büyüttükten sonra bu aylara doğru tekrar Afrika’ya giderler. Bu bölgede 600 senedir atmacacılık yapılıyor. 600 sene önce nasıl yapılıyorsa yine aynı şekilde yapılıyor. Değişmeyen bir kültür. Dünyada belki de değişmeyen tek kültür atmacacılık kültürüdür. Eskiden et ihtiyacını karşılamak için dedelerimiz atmaca tutarlardı” şeklinde konuştu. “Bu iş gerçekten bir hastalık” Zevk aldıkları için atmacacılık yaptıklarını ifade eden Yılmaz Eskiçırak, “Bundan biz zevk alıyoruz. Bıldırcına salarız. Atmacayı kışın bakarız. Bu iş gerçekten bir hastalık. 82 yaşındayım tentaya çıkamıyorum ama atmacayı saklıyorum. Elimde tutuyorum” dedi. “Atmacayı bıldırcın avında kullanıyorum” Atmacayı hala daha bıldırcın avlarken kullandıklarını söyleyen Turhan Eskiçırak, “Biz bunla birbirimize hava atarız. Öncelikle ben atmacayı bıldırcın avında kullanıyorum. Ardahan’a gittim. Masraf ettim orada bıldırcın yakaladım. Bu 600 senelik bir gelenektir. Bizim atalarımızdan kalan bir gelenektir. Ben fabrikada çalışırken sadece 8-4 vardiyalarında tutmaya çıkamadım. Normalde hiç aksatmadan dağlara giderim” dile getirdi. “Biz bayanlar olarak beylerimizin atmacalarını evcilleştiriyoruz” Sadece erkeklerin değil kadınların da atmacacılık yaptığını, evcilleştirmede büyük rol oynadıklarını dile getiren Sema Eskiçırak, “Biz bayanlar olarak beylerimizin atmacalarını evcilleştiriyoruz. Mahallede kolumuza takarak geziyoruz. Gelinler olsun görümceler arasında birbirimize hava atar gezeriz. Kimin atmacası daha güzel diye hava atıyoruz” ifadelerini kullandı.