Yerel Haberler
Rize
08 Mart 2026 Pazar - 17:11 Sami Uğurlu: "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun" dedi. Antalyaspor, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor’a 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu açıklamalarda bulundu. Futbol şansının bu maçta kendileriyle birlikte olmadığını söyleyen Uğurlu, "İç saha performansımızı dışarıya da yansıtmak istiyorduk. Bunun için sahaya çıktık. İyi de hazırlandık ki son iki haftayı çok iyi geçiren, her geçen hafta üzerine koyan bir Rizespor takımı. Aslında baktığımızda dersimizi de iyi çalıştığımızı düşünüyoruz. Rizespor son haftalarında özellikle 2 kanadıyla çok etkili olan, merkezi orta sahasıyla çok etkili olan bir takım. Buralara önlemimizi aldığımızı söyleyebiliriz. Maça iyi başladıktan sonra çok basit, olmaması gereken seviyede bir penaltı ile yediğimiz gol. Ondan sonra da oyundan düşmediğimizi söyleyebiliriz. Özellikle ilk yarıda oyunun daha çok hakimiydik, topla daha çok oynayan takımdık. Gol bulabilirdik. İkinci yarı risk aldık. Ön bölgede daha kalabalıktık. Bu riskleri aldığın zaman ister istemez pozisyonda veriyorsun. Ön bölgelerde kalabalık olup kenar ortalarla sonuca gitmek istedik, olmadı. Bazen maç şansının yanında olması gerekiyor. Bugün o gün değildi diye düşünüyorum. Ancak hiçbir zaman pes etmedik, etmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Ligde kalacağımıza maç öncesinde ne kadar güveniyorsak şimdi de o kadar güveniyoruz. Daha fazla çalışacağız, elimizden gelenin daha fazlasını yapacağız. Bu haftalarda basit hata yapmamamız gerekiyor. Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun. Bu maçı da öyle düşünüyorum" diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Rize açıklarında petrol arama programımızda var”
14 Temmuz 2024 Pazar - 21:32 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Rize açıklarında petrol arama programımızda var” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Rize açıklarında arama programımızda var" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bir dizi ziyaret ve program için Rize’ye geldi. Rize Valiliğini ziyaret eden Bakan Bayraktar, ile protokolle bir araya geldi ardından Rize Ticaret Borsası’ndaki enerji Koordinasyon toplantısına katıldı. Rize’de yapılan doğalgaz ve elektrik yatırımları ile ilgili bilgi alan Bakan Bayraktar, yaptığı açıklamada Rize açıklarında sondaj çalışmalarına başlanacağını duyurdu. "Rize açıklarında petrol arama programımızda var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rize açıklarında petrol aramaları yapılacağını vurgulayarak, "Bizim en önemli 2 noktamız var. Bu iki konu da petrol ve doğalgaz. En önemli değişikliklerden bir tanesi kendi denizlerimiz de, kendi gemilerimiz ile, kendi mühendislerimiz ile bu aramaları yapmayı hedefliyoruz. Biz bu sayede Fatih, Yavuz, Kanuni ve en son Abdulhamit’i filomuza kattık. İki tane sismik gemimiz 4 tane derin sondaj gemimiz ile çok yoğun arama gerçekleştireceğiz. Bir taraftan başka keşiflere, özellikle Karadeniz’de keşiflere ihtiyacımız var. Bu anlamda Rize açıklarında petrol arama programımızda var. Petrol rafinesi olduğunu düşündüğümüz alanda sondaja başlamayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. “Destek tutarı da neredeyse 88 milyar TL’leri buldu” Bakan Bayraktar, vatandaşlara verilen desteklerin yaklaşık 88 milyar TL’yi bulduğunu ifade ederek, “Özellikle pandemi süreciyle başlayan dönemde bir çok ciddi devlet destekleriyle bu alanda vatandaşlarımızı destekliyoruz. Biz malumunuz bu Sakarya gaz istasyonunda ki keşiften sonra özellikle Cumhurbaşkanımızın müjdesi o ayki 2023’te bedava olmasıydı. Ondan sonraki süreçte de 12 ay boyunca 25 metreküpü yani genelde insanların evlerinde ısıtma amaçlı değil de mutfaklarında kullandığı gaza yetecek kadar miktarı 12 ay boyunca toplam 300 metreküp gazı yine bedava olarak vatandaşlarımıza sunmuş olduk. Bunun toplam destek tutarı da neredeyse 88 milyar TL’leri buldu. Onun ötesinde bugün halen 2024 yılı için söyleyeyim. Doğal gaz ve elektrikte yaklaşık toplam 584 milyar TL’lik bir desteğimiz var. Yani vatandaşımız şu anda en son temmuzda yaptığımız fiyat artışıyla beraber dahi bin liralık faturanın 400 lirasını ödüyor. Elektrikte 600 lirasını hala devlet olarak biz karşılıyoruz. Doğal gazda bin liralık faturanın yaklaşık 300 TL’sini vatandaşımız karşılıyor. 700 lirasını yani yüzde 70’ini biz devlet olarak karşılıyoruz. Elbette ki bütçe imkanları nispetinde bu desteklerimizi devam ettirmeye çalışacağız. Yapmayı planladığımız değişikliklerden bir tanesi özellikle gerçekten ihtiyaç sahibi olan dar gelirli vatandaşlarımızı bu destek grupları içerisinde tutabilmek ama yerinde olan, aylık elektrik tüketimi 400-500 kilovat olan, evinde elektrikli aracı kullanan, evinde tüketimi çok olan vatandaşlarımızın da mutlaka bu bedelleri ödemesi gerekiyor. Yani gelir grubuna göre de biraz daha farklılaştırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
ÇAYKUR kontenjanı 50 kilogramdan 30 kilograma düşürdü
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 22:55 ÇAYKUR kontenjanı 50 kilogramdan 30 kilograma düşürdü ÇAYKUR, üreticilerin yoğun çay toplaması nedeniyle günlük kapasitenin üzerine çıkıldığını belirterek, dekar başına 30 kilogram kontenjan uygulanacağını açıkladı. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), üreticilerin yoğun bir şekilde çay toplaması nedeniyle kapasitenin üzerine çıkıldığını belirterek, 10 Temmuz tarihinde dekar başına 50 kilogramlık bir kontenjan uygulamasına geçmişti. Üreticilerin 3 gün içerisinde de yoğun şekilde çay toplaması üzerine ÇAYKUR, dekar başına 30 kilogramlık kontenjan uygulanacağını açıkladı. ÇAYKUR tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Yaş çay alımlarımız 18 gündür serbest olarak gerçekleşmiştir. Üreticilerimizin tamamı 3 günlük tatil günlerini değerlendirmek için yoğun bir şekilde çay hasadına başlamıştır. Bugün itibariyle 12 bin ton yaş çay alımı gerçekleştirilmiş olup, 1 günlük kapasitemiz kadar yaş çayda alım yerlerimizde bulunmaktadır. Kaliteden ödün vermemek adına kısa bir süreliğine alımlara dekara 30 kilogramdan devam edilecektir” ifadelerine yer verildi. ÇAYKUR tarafından yapılan açıklamada ayrıca üreticilerin acele etmemeleri gerektiğinin altı çizilerek, “Üreticilerimizin acele etmemesi, çayın en güzel bekleme yerinin bahçe olduğunu, ayrıca üreticilerimizin her ne şart altında olursa olsun yanlarında olduğumuzun bilinmesini isteriz. Ayrıca üreticilerimizin kurumsal açıklamaların dışında hiçbir açıklamaya itibar etmemesi, doğru bilgiyi bağlı bulunduğu fabrikalarımızdan veya genel müdürlüğümüzden alınması gerektiğini hatırlatırız” ifadeleri kullanıldı.
Cumartesi günü ‘Gönüllü tedavi’
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 14:37 Cumartesi günü ‘Gönüllü tedavi’ Hastanelerde yaşanan yoğunluğun azaltılması için düğmeye basan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nde, Gastroenteroloji Endoskopi Ünitesi Cumartesi günleri de sağlık hizmeti vermeye başladı. Özellikle yaz aylarında tatilcilerin ve şehir dışındaki çay üreticilerinin Rize’ye gelmesiyle şehirde yoğun bir insan trafiği oluştu. Hal böyleyken yaz mevsiminde artan nüfustan kaynaklı olarak hastanelerde dolup taşmaya başladı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ise bu durumun önüne geçebilmek için yeni bir uygulamaya imza attı. Eğitim Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Endoskopi Ünitesi gönüllü doktorlar sayesinde artık cumartesi günleri de hastalara sağlık hizmeti sunmaya başladı. Uygulama, özellikle yaz döneminde yaşanan endoskopik randevu talebi yoğunluğunu ortadan kaldırmak amacıyla başlatıldı. RTEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz’ın fikri ve yönlendirmesi sonucunda, cumartesi günleri hastalara gönüllü olarak hizmet verdiklerini ifade eden Uzm. Dr. Çağlayan Keklikkıran, yaşlı nüfusun çok olduğu iller arasında bulunan Rize’de endoskopik taleplerin arttığını belirterek, “Cumartesi günleri yoğunluk dönemi içerisini kapsayacak şekilde gönüllü olarak endoskopi işlemlerinde hizmet veriyoruz. Bu durumun, vatandaşlarımızdan gelen randevu taleplerini rahatlatacağını, sunduğumuz hizmetin kalitesini artıracağını düşünmekteyiz” dedi. Vatandaşlar ise fedakârlıkla sunulan sağlık hizmetinden son derece memnun olduklarını ifade ettiler. 21 yaşındaki oğlu için hastanede olan Muhsin Acar, “Cumartesi gününe randevu verdiler bize. Çok şaşırdık. Normalde Cumartesi günleri hastane için izin günü ama bizi çağırdılar. Bu uygulama çok memnunluk verici. Böyle bir şey olmasından ok memnunuz, bizim için bir avantajdır” ifadelerini kullandı. Tedavi olan annesini bekleyen Hilal Korkmaz isimli kız çocuğu ise “Normalde Cumartesi ve Pazar günleri hastane açık olmuyor. Bu uygulama bence çok iyi oldu. Bu çok işimize yaradı. Çünkü eğer hastaysak Cumartesi - Pazar günleri de muayene olma şansımız oluyor” dedi. Harun Kolcu isimli hastada yoğunluğun azaltılması için güzel bir uygulama olduğunun altını çizerek “Benim idrarla ilgili sıkıntılarım vardı ama daha sonra başka şeyler de çıktı ortaya. Gastroenteroloji’ye geldik. Doktor biraz acil deyinde bende sekreter arkadaşa ilettim o da hemen Cumartesi gününe verdi randevuyu. Bu çok iyi bir uygulama. Hastanenin hasta yoğunluğunun önüne geçeceği kanaatindeyim” şeklinde konuştu. Hafta sonuna gün verilmesine il başta inanamadıklarını ancak hastaneye geldiklerinde gerçekten tedavi olabileceklerini görünce şaşırdıklarını kaydeden Emrah Erol isimli hasta ise “Mide üst kapağında sorunlarım vardı. Gastroenteroloji’ye gittiğimde sıra almam gerektiğini söylediler. Doktor beyin yanına gittim ve 1 hafta sonraya gün verdiler. Bir anda bir telefon geldi ve Cumartesi hafta sonu olmasına rağmen bizi endoskopiye istediler. Önce inanmadık Cumartesi günü açık olmaz diye düşündük. Geldik baktık ki güzel bir hizmet, hastalar yoğun değil. Hafta içerisinde dışarısı tıklım tıklımdı ama şimdi öyle değil. Herkes rahat bir şekilde kontrolünü oluyor” dedi.
Rizeli kadın kuryeden hemcinslerine çağrı: “Çekinilecek bir şey yok”
13 Temmuz 2024 Cumartesi - 09:19 Rizeli kadın kuryeden hemcinslerine çağrı: “Çekinilecek bir şey yok” Rize’nin ilk kadın kuryelerinden olan Esra Mollaömeroğlu, hiçbir kadının bu meslekten çekinmesine gerek olmadığını ifade etti. Rizeli 25 yaşındaki Esra Mollaömeroğlu, 1 buçuk yıl denizcilik mesleğini sürdürdüğü esnada yaşadığı üzücü olayın ardından işine ara verdi. Rize’ye tekrar dönen Mollaömeroğlu, bu sefer yeni bir iş arayışına geçti. Motor kullanmayı çok seven Mollaömeroğlu, Rize sokaklarında moto kuryelik yapanları görünce kendisini, ‘ben bu işi yapabilirim’ diyerek motive etmeye başladı. İlk başta çekinmesine rağmen iş başvuruları yapmaya başladı. iş başvurusundan da olumlu sonuç alınca sokak sokak paket dağıtmaya başladı. Rizeli vatandaşların da alışık olmadı kadın moto kurye hem dikkat çekiyor hem de takdir topluyor. Rize’nin ilk kadın kuryelerinden olma gururunu da yaşayan Esra Mollaömeroğlu, diğer motorcu kadınlara da çekinilecek bir durumun olmadığını ifade etti. “Ben düşünüyorum ki Rize’de daha fazla kadın kurye olacak” İleride daha fazla kadın kuryeyi Rize sokaklarında görebileceklerini belirten Esra Mollaömeroğlu, “Motor sürmeyi çok seviyordum. Bu işi profesyonel nasıl yapabilirim diye araştırıyordum. Daha sonra paket servisi yapan insanları görmeye başladım. Başka bir arkadaşımdan ilham aldım. Kendimi bu işi yapabilirim diyerek motive ettim. Daha sonrasında iş başvurusu yaptım. İşe başladım ve iş arkadaşlarım bana çok yardımcı oldu. Birçok adresi güzel bir şekilde tarif ediyorlar zorlanmıyorum ama bazı adreslerde zorluk yaşıyorum. Herkes şaşırıyor. Takdir ediyorlar. Amcaların çok hoşuna gidiyor. Benle sohbet ediyorlar. Benim gibi kadınlar da imreniyorlar. Ben düşünüyorum ki Rize’de daha fazla kadın kurye olacak. Kimse çekinmeden sorabilir. Bence kadınların yapması daha iyi. Daha temiz ve titiz çalışıyoruz. Trafikte sıkıntılar yaşıyorum. Erkekler biraz daha trafiğe hakimiyet kurmuşlar. Motor kullanma kabiliyetim iyi olduğu için bunun üstesinden gelebiliyorum. Akrabalarım bana bu iş olmaz, kadından kurye mi olur, erkeklerin yapması gereken bir iş bu falan dediler. Benim işimde her zaman farklı işleri yapmak. Bundan önce de öyle oldu. Bundan sonrada öyle olacak. Bana bu iş terapi gibi geliyor. Motor sürerken bir yere giderken kafamın içerisinde müzik çalıyor. Motor sürmek bana keyif verdiği için bu iş bana kolay geliyor. Şu an işimden memnunum” ifadelerini kullandı. “Kimse çekinmesin” İlk işe başlarken kendisinin de çekindiğini ifade eden Mollaömeroğlu, “Kimse çekinmesin. Ben de çok çekinerek başladım. Yapabilir miyim, insanlar nasıl karşılar beni, zorlanır mıyım diye düşündüm. Çünkü zor bir meslek. Sürekli hareket halindeyiz. Asla zor değilmiş. Kadınların bence başaramayacağı bir şey yok. Bundan sonra ki hedefim, aslında pek yok. Şuan kendi işimi yapıp burada ilerlemek. Daha hızlı bir şekilde paketleri teslim etmek. Tabi ki aksaklıklar yaşıyorum. Müşteriler şimdiden kusura bakmasın. Kimi zaman adres sıkıntısı yaşıyorum. En hızlı bir şekilde getirmeye çalışacağım. Aslında daha önce gemi kullandım. Asıl mesleğim normalde denizcilik. 1 buçuk yıl gemide vakit geçirdim. Arkadaşımın vefatından sonra ara verdim. Şu an yapacağım en iyi meslek bu. Sadece uçak kullanmadığım kaldı. O da olmaz diye tahmin ediyorum” şeklinde konuştu. “Kadın kuryelerin artmasını istiyoruz” Rize’de kadın kurye sayısının daha çok artmasını istediklerini söyleyen Furkan Ocak, “Çok keyifli. Esra hanım çok eğlenceli birisi. Biz ondan memnunuz. İlk kez çalışmasına rağmen paket servisini güzel yapıyor. Başka kadın kuryeleri de bekliyoruz. Gerçekten bu bizim için ilk. Gerisinin gelmesi lazım. Kadın kuryelerin artmasını istiyoruz. Her türlü desteği de sağlıyoruz. Kadın girişimcilerin olması bizim için daha iyi” dedi.
Rize’de akrabalar arasında odun bilmecesi
12 Temmuz 2024 Cuma - 14:25 Rize’de akrabalar arasında odun bilmecesi Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Selamet köyünde akrabasına "Kaldır" dediği odunların arazisinden kaldırılmadığını gören şahıs, hepsini Kur’an kursuna bağışladı. Odunların sahibi ise "Bana o odunları geri almak yakışmaz, bana şimdi paralarını verecek" dedi. Güneysu ilçesine bağlı Selamet köyünde 2023 yılında şiddetli yağışlar sonrası meydana gelen heyelanda yıkılan gürgen ağacını Yaşar Kandemir sobada yakılacak boyutta kesti. Taşıtmak istediği odunlar için işçiler çok para isteyince Kandemir’in çocukları ‘Biz taşırız’ dedi. Odunların olduğu yer arazinin su akarına denk geldiği için ise akrabası Hüseyin Kandemir biran evvel kaldırılmalarını istedi. İddiasına göre odunlar uzun süre kaldırılmayınca kendisi taşıtan Hüseyin Kandemir, köydeki Kur’an kursuna bağışladı. Yaşar Kandemir’in iddiasına göre ise odunları kendisinden izinsiz alındı. Odunların önüne döküldüğü Kur’an kursunun hocası ne yapacağını şaşırarak, "Odunları içeriye bile almadık, kim döktü buraya belli değil, gelip alsınlar" dedi. “Benim hakkımı hoca verecek” Cami hocası olan akrabası Hüseyin Kandemir’in odunları kendisine sormadan Kur’an kursuna bağışladığını söyleyen Yaşar Kandemir, “Ben bu odunları kesim ve belirli bir mevkiye kadar getirdim. Orada kaldı ve ‘Aşağıya kadar taşıyacaksın’ bu odunları dedi. Sonra aldı, Kur’an kursuna kendi kafasına göre verdi. Ben burada mağdur oldum. Benim odunlarım çalınarak buraya döküldü. Sen bir hocasın ve caminin heyetindensin. Bunlar çalıntı. Ben mağdurum. Şu odunlarımdan dolayı davacıyım” dedi. “Ben kurs kapısından odun almam” Akrabası Hüseyin Kadnemir’den odunlarını arazisinden yuvarlamak için izin istediğini ve onun da önce müsaade edip, sonra vazgeçtiğini belirten Kandemir, “Bu ağaç rüzgârdan yıkıldı. Ben Hüseyin hocanın kapısını çaldım. Ona bu odunları su kanalından aşağıya yuvarlayabilir miyim diye sordum. O da izin verdi. Sonra geldi, ’Buradan aşağıya yuvarlayamazsın’ dedi. Mevcut su kanalı bu kadar değerli miydi? Bu odunlar orada kaldı. 15 gün geçti, ben işçi almaya gittim. Bana ’4 bin liranı alırız’ dediler. Gittik ki komşular ‘Odunların orada yok’ dedi. Meğer odunları taşımış, arabasına yükleyip buraya getirmiş. Hiç kimseye haber vermemiş. Bana deseydi ki ‘Amcaoğlu ben bunları buraya döküp masraf ettim. Sen bu odunların parasını ver, buradan al’, o zaman el öpmelik olurdu. Ona ben hırsızdan başka bir şey demiyorum. Ben kurs kapısından odun almam, bana yakışmaz. O bana diyor ’4 bin TL ver, odunları git al.’ Bana bunu diyen de imam olan Hüseyin Kandemir. Bana ‘Odunları kursa indirdim, 4 bin lira ver git al onları’ dedi. Ben de hırsıma yenildim ve ona vurdum. O benden davacı olmadı, ben de ondan davacı olmadım. Şu anda ben hırsız oldukları için davacıyım. Ben bu odunumun bedelini istiyorum. Benim 15 bin TL’mi versin, hiçbir sorun kalmaz. Benim hakkımı hoca verecek” ifadelerini kullandı. “Ben hırsızsam git benden şikayetçi ol” Yaşar Kandemir’e sürekli söylemesine rağmen odunları almayınca böyle bir çözüme başvurduğunu kaydeden akrabası Hüseyin Kandemir ise, “Bu arazinin tümü benim tapulu malımdır. Dedelerimiz eskiden gürgen ağaçlarını pay ederdi. Bu ağaçta normalde amcamın, Yaşar’a ait değil. Bu araziyle zaten bir alakası yok. Bu şahıs bana iftira atmaktadır. Bu gürgen ağacı afet nedeniyle kopmuştur. Bu ağaç sonrasında kesilmesi için amcam tarafından Yaşar Kandemir’e verilmiştir. Bu ağacı kesmeye başladığı zaman gelip beni buldu. Ben de ona bu odunları arkanda taşıma, yuvarla ama buraya yuvarladığını 2 gün içinde alacaksın dedim. O da bana tamam dedi. 11. ayda bu odunları doğramaya başladı. 12. ayda da odunları su kanalının oraya yığdı ve bıraktı. Ben her gün aradım. Aradığımda da alacağım diyordu. Sonrasında telefonlarıma bakmaz oldu. Yağmur yağınca ben gece 1-2’de burada nöbet tutuyorum. Baktım yine alacağı yoktu. En son 4 kişi tuttum. O odunları da gittim kursun kapısına yığdım. Bana hırsız diyor. Ben hırsız olsam o odunları satarım. Ben hırsızsam git benden şikayetçi ol. Benim ona söylediğim 4 bin TL de taşıma ücretiydi. O taşıma ücretini de ben istemedim, kursa ver dedim. Ben bu odunu indirip kapısına mı boşaltacaktım. Bir de hocaya hırsız diyorsun” şeklinde konuştu. “Biz kimin getirdiğini bilmiyoruz” Kurs hocası Hasan Kalender, getirilen odunların kim tarafından getirildiğini bilmediklerini söyleyerek, “Kurbanlar kesildi. Kursta kimse kalmadı. Sonrasında 4-5 gün sonra buraya geldik ve bu odunlar buradaydı. Biz kimin getirdiğini bilmiyoruz. Biz bunları içeri de almadık. Hiçbir kurs hırsızlıkta yapmaz. Bir aydır bu odunlar burada” dedi.
Rize’de 2 kişinin öldüğü ‘kiracı-ev sahibi’ kavgasında karar
11 Temmuz 2024 Perşembe - 20:48 Rize’de 2 kişinin öldüğü ‘kiracı-ev sahibi’ kavgasında karar Rize’de 2 kişinin ölümü ile sonuçlanan ‘kiracı-ev sahibi’ kavgasıyla ilgili davada sanık, müebbet ve 34 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Rize merkeze bağlı Paşakuyu Mahallesi Atatürk Caddesi’nde 24 Temmuz 2023 tarihinde, teyzesinin evden çıkmasını isteyen ev sahibi Mücahit Kazancı ile Halil İbrahim Ak arasında kavga çıkmıştı. Mücahit Kazancı, ekmek bıçağıyla Halil İbrahim Ak, Sedat Semavi Sarı ve Miraç Bakırcı’yı yaralamıştı. Olayda Halil İbrahim Ak ve Sedat Semavi Sarı ise hayatını kaybetmişti. Rize 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasına, tutuklu sanık Mücahit Kazancı SEGBİS ile bağlandı. Duruşmaya aynı zamanda olayda yaralanan Miraç Bakırcı, hayatını kaybeden Halil İbrahim Ak ve Sedat Semavi Sarı’nın aileleri katıldı. Mahkeme olayın faili Mücahit Kazancı’ya Halil İbrahim Ak’a yönelik ‘kasten adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sedat Semavi Sarı’ya yönelik ‘Kasten adam öldürme’ suçundan 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Miraç Bakırcı’ya yönelik ise ‘Kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildi. Kazancı aynı zamanda Halil İbrahim Ak, Sedat Semavi Sarı ve Miraç Bakırcı’nın olayda adı geçen arkadaşları S.Ç.’ye yönelik de ‘silahla tehdit’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti ayrıca olayı faili Mücahit Kazancı’nın sanık kardeşleri M.E.K’nin kasten yaralama suçundan 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, S.M.K.’nin kasten yaralama suçundan 75 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Halil İbrahim Ak, Sedat Semavi Sarı ve Miraç Bakırcı’nın olayda adı geçen arkadaşları S.Ç.’ye ise kasten yaralama suçundan 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün geri bırakılmasına karar verdi.