Yerel Haberler
Rize
Çay makaslarının yerini şarjlı çay kesme motorları aldı
08 Mayıs 2024 Çarşamba - 09:35 Çay makaslarının yerini şarjlı çay kesme motorları aldı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay hasadını yapacak işçi maliyetleri artınca çay kesme motorlarına ilgi de arttı. Doğu Karadeniz Bölgesinde yaklaşık 200 bin üretici 800 bin dekar alanda çay hasadını sürdürüyor. Bir çok üretici çay hasadında çalışacak işçilerin de maliyetlerin artması nedeniyle çay kesme motorlarını yoğun olarak kullanmaya başladı. İlk olarak benzinli olarak üretilen çay motorları Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından çayın üzerinde egzoz kalıntıları bıraktığı gerekçesiyle yasaklandı. Bu kez benzinli çay motorları yerini elektrikle şarj olan ve aküler ile çalışan çay toplama motorlarına bıraktı. İlk etapta aküleri sırtta taşınan ve kablo vasıtası ile eldeki ay toplama kısmına elektrik verilen motorlar şimdilerde yerini daha kullanışlı çay motorlarına bıraktı. Giderek küçülen ve üreticileri çay makası derdinden kurtaran makineler Artvin, Rize ve Trabzon illerinde giderek yaygınlaşmaya başladı. Geleneksel yöntem olan çay makasları da kimi üreticiler tarafından rafa kaldırıldı. “İşçiye gerek duymuyoruz” Çay toplama motorlarının yaygınlaşmasıyla işçilere olan ihtiyacın giderek azaldığını ifade eden çay müstahsili Ayşe Kutlu, “Sezonumuz başladı. Biz de ’Bismillah’ diyerek çaylıklara girmeye başladık. Çayın gelişi şuan güzel gözüküyor. İnşallah böyle devam eder. Tekrar böyle giderse güzel bir verim alırız. Çay toplama motorları ile toplama yapıyoruz. Bu benim için rahatlık, daha kolay oluyor. Elimde fazla yorulmuyor. Çay üreticileri yabancı işçilerin istediği fiyatı veremiyor. Herkes almıyor ama alan da oluyor. Çay toplama motorları ile çay toplamak benim için artık çok kolaylaştı. Herkes için kolaylaştı. Rahat topluyoruz çok yorulmuyoruz ve işçiye de gerek duymuyoruz. Yabancı işçiler de Türkiye’ye girmez. Paramız da bizde kalır” ifadelerini kullandı. “Herkes kendi işini kendi yapıyor” Makinelerle çay toplamanın eski makaslara göre daha kolay olduğunu söyleyen Murat Kutlu, “Havaların güzel gitmesi, iklim şartları ve 10 günde yağan yağmurla birlikte güzel bir çay sezonu bekliyoruz. Normalde biz sezonu ay sonu bekliyorduk. Havaların güzel olmasıyla çay erken geldi. Güzel de bir fiyat açıklanırsa, bizim içinde güzel bir sezon geçer. Çay makasları daha zor oluyor. Makinelerle çay toplamak daha kolay. Yorucu olmuyor. Bizim fazla bir çayımız olmadığı için biz makasla kendi kendimize zaman geçiriyoruz. Herkes kendi işini kendi yapıyor. İmece usulü oluyor. Bence yabancı işçiler gelmesinler. Doların ülkemizde çok yüksek olması nedeniyle işçilerin beklediği fiyatı veremiyoruz. Onlar da artık bizi tercih etmiyor” dedi. “Çay toplayıcıları için bu makineler velinimet” Çay motoru satışı ve tamiri gerçekleştiren Rizeli esnaf Musa Uzun ise vatandaşların çaylarını makas yerine artık motorlarla kesmeye başladığına vurgu yaparak “Vatandaşlar çay toplamak için acele ettiği için eski tip makasları umursamıyor. Teknolojiye de ayak uyduruyor. Bu yeni tip makinelerle çay toplamak çok kolay oluyor. Vatandaş da iş yükünü azaltarak hızlı hızlı çayını topluyor. İlk başta acemilik yaşıyorlar ama biraz daha eli alıştığı zaman makasla 250-300 kilo toplayacaksa makineyle beraber 500-600 kilo topluyor. Vatandaşın iş yükü düşüyor, yoğun rağbet var” diye konuştu. Çay motoru çıkınca ‘torba sektörü’ oluştu Çay toplama motorlarının yaygınlaşmasıyla toplanan çayın konulduğu bez torbalar için de ayrıca bir sektör oluştu. Çay makaslarına takılı olan torbalar elektrikli çay motorlarına entegre edilemeyince tek elle kullanıldığı için ağırlık olmaması nedeniyle basit bir hazne ile çaylar bir torbada toplanıyor. Plastik su boruları ile basit bir şekilde yapılan kasnağa dikilen bez torbalar üreticilerin çay toplama sırasında işinin kolaylaşmasına imkan sağlıyor. Teknolojinin ilerlemesiyle yeni ürünlerin ortaya çıktığını dile getiren Rizeli esnaf Ebubekir Daloğlu “Şuanda 1-2 senedir piyasaya giren bir torbadır. Motor için çok kullanışlıdır. Şu anda rağbet bunlarda. En iyi şekilde tasarlanıp hizmet veriyoruz. Yeni torbalar piyasaya çıktı. Artık bezi su borusuyla Rize usulü teknolojiyle yeni bir torba ürettik” dedi. “Makas her zaman makastır” Makasların vatandaşlar için vazgeçilmez olduğunu da sözlerine ekleyen Daloğlu, “Makassız da olmaz. Motorun peşinden makas geliyor. Vatandaş ikisine de rağbet gösteriyor. Genellikle motor daha önde. Yaşlılar motoru tercih ediyor. Bir sete girdiği zaman 15 dakikada seti bitirebiliyor. Makasla daha uzun sürüyor. Makas her zaman makastır. Motor biter makas bitmez. Şu an 350 TL’den 600 TL’ye kadar makas var” ifadelerini kullandı.
5 yaşındaki ikiz kardeşler yaptıkları resimler ile görenleri hayran bırakıyor
07 Mayıs 2024 Salı - 09:13 5 yaşındaki ikiz kardeşler yaptıkları resimler ile görenleri hayran bırakıyor Rize’de yaşayan 5 yaşındaki ikiz kardeşler tuvale yaptıkları resimler ile görenleri hayran bırakıyor. Rize’de yaşayan 5 yaşındaki Kerem ve Beren Baş isimli ikiz kardeşler 1 yaşlarından itibaren resim çizmeye başladı. İlk olarak evin duvarlarını boyayan minik kardeşlerin yeteneğini keşfeden baba Halil Baş, çocuklarının yeteneğini geliştirmeye çalıştı. Baba evin duvarları ve kapılarının ardından küçük resim kağıtlarında minik kardeşleri boyama yaptırdı. Ardından daha büyük kâğıda geçen kardeşler, daha sonrasında tuval üzerinde çalışmalarına başladı. Doğada gözlem yaparak pastel boya ile tuvale yansıttıkları resimleri kurdukları atölyede akrilik boyalarla renklendiriyor. İkiz kardeşler bugüne kadar 22 tane çalışmasını atölyelerinde sergiliyor. İkiz ressamların en büyük desteklerini ailelerinden almasıyla birlikte büyüdüklerinde ‘Picasso’ gibi ünlü birer ressam olmak istiyorlar. “Renklerin içinde kayboluyorlar” İki kardeşin 1 yaşından itibaren boyama yağmaya başladığını ifade eden baba Halil Baş, “Kerem ile Beren 1 yaşından itibaren oyunla resim yapmayı öğrendiler. Fırçalarla, kalemlerle oynayarak boyamayı öğrendiler. Bir sabah kalktık. Evin duvarına onları resim çizerken gördük. Eşimle beraber görünce çok şaşırdık. Önce şaşırdık ama onları sonrasında destekledik. Duvar resimleri ardından küçük kağıtlara resim yapmaya başladılar. Daha sonradan büyük resim kağıtlarına ve en sonda büyük tuvallere yansıttılar. Doğayı izleyici bir şekilde tuvale yansıtıyorlar. Daha sonrasında atölyemize geliyoruz. Atölyemizde akrilik boya ve yağlı boyayla resimlerini son aşamaya getiriyorlar. Çocuklar atölyede zaman geçirirken çok mutlu oluyorlar. Renklerin içinde kayboluyorlar. Onlar için bu atölyeyi açtık” şeklinde konuştu. “Resim yaparken çocuklar gündelik hayattan tamamen uzaklaşıyor” Çocukların resim yapmaya başladıklarını gündelik hayattan tamamen uzaklaştığını belirten Halil Baş, “Resim yaparken çocuklar gündelik hayattan tamamen uzaklaşıyor. Renklerin içine ciddi manada dalıyorlar. Resimlerine odaklanıyorlar. Buradayken çocuklar kendilerini bambaşka hissediyor. Çıktıktan sonra da aynı şekilde. Kızım Beren, oğlum Kerem’e göre daha yetenekli. Kıyaslama yapmıyorum. İlerde büyük bir ressam olmalarını isterim. Picasso’nun şöyle bir sözü var, ‘Rafael gibi resim yapmak 1 yılımı aldı. Bir çocuk gibi resim yapmak ise bir ömrümü aldı’ diye. Çocuk gibi resim yapabilmek çok zor. Çünkü onlar kaygılardan uzak kendilerini ifade ediyorlar” ifadelerini kullandı. “Vaktimizin çoğunu atölyede çalışarak, oynayarak geçiriyoruz” Büyüyünce ressam olmak istediğini vurgulayan minik ressam Kerem Baş, “Beren’in ikiz kardeşiyim. 5 yaşındayım. Rize’de yaşıyorum. En sevdiğim kitabın ismi nokta. Çünkü içerisinde herkesin resim yapabileceğini anlatıyor. Vaktimizin çoğunu atölyede çalışarak, oynayarak geçiririz. Renklerin içerisinde kayboluyorum. Çok mutlu oluyorum. Büyüyünce ben ressam olacağım” derken, Beren Baş ise, “5 yaşındayım. Rengarenk kelebekler ve Gökkuşağı çizmeyi çok seviyorum. Resim yaparken çok mutlu oluyorum” diye konuştu.
Sokak köpekleri ilçe sakinlerinin hayvanlarını telef etti
05 Mayıs 2024 Pazar - 10:54 Sokak köpekleri ilçe sakinlerinin hayvanlarını telef etti Rize’nin Ardeşen ilçesinde sokak köpekleri vatandaşların ahırlarına girerek hayvanlarını telef ediyor. Ardeşen ilçesinde sokak köpekleri vatandaşların hayvanlarını telef ediyor. İlçeye bağlı Fırtına Mahallesi’nde yaşayan Mustafa Kemal Yazıcı, ahırında beslemek için 5 tane keçi ve 3 tane oğlak aldı. Yazıcı, küçükbaş hayvanlarını beslemeye başladıktan 2 gün sonra ahıra tekrardan geldiğinde şaşırdı. Hayvanlarının sokak köpekleri tarafından ahıra girip telef edildiğini gören Yazıcı, duruma çok üzüldü. Yazıcı’nın bütün hayvanları telef olurken bir tane oğlağı sağ kaldı. Aynı durumun yaşandığı Elmalık Mahallesi’nde ise Emin Kızılhan’a ait keçiler de sokak köpekleri tarafından telef edildi. İlçe sakinlerinin ahır ve kümeslerinde bulunan yaklaşık 15 keçi ve 150 tavuk başıboş köpekler tarafından telef edildi. İlçe sakinleri, sokak köpekleriyle ilgili tedbirlerin alınmasını istedi. "Büyük bir mağduriyet yaşadık" Aldığı keçileri sadece 2 gün besleyebildiklerini ifade eden Mustafa Kemal Yazıcı, "Kendimize beslemek için keçi aldık. Ben alırken akrabalarım da almak istedi. Onlara da aldım. 5 tane keçi, 3 tane de oğlak getirdim. 2 gün burada besleyebildik. İkinci günün sonunda vahşileşen köpek, ahırın sacını sökerek içeri girdi. Bütün hayvanlarımıza saldırdı. Sadece bir oğlağımız dışında bütün hepsini boğazlayarak telef etti. Bir tanesinin kalçasını kırmıştı. Oda 2 gün yaşayabildi. Burada büyük bir mağduriyet yaşadık. Başıboş köpeklerin sokağa aç bir şekilde salınmaları hem insanlar için hem de hayvanlar için tehlike arz ediyor. Tavuklarımıza, keçilerimize, buzağılara saldırıyor. Sadece bize değil komşularımızın keçilerine, buzağılarına da telef ettiğini duyduk. Bu büyük bir problem" ifadelerini kullandı. "Köpekler keçileri hep boğazlamışlar" Keçilerinin sokak köpekleri tarafından telef edildiğini belirten Emin Kızılhan, "Sabah namazına kalktım. Abdest alıyordum. Aşağıda hareketlilik olduğunu fark ettim. Dışarıya çıktım ki bir keçim dışarıda duruyordu. Koştum baktım ki kapı açık. Oradan içeriye baktım. Köpekler kapıyı zorlayarak içeriye girmiş. Bir tane keçi kaçtı. İçerideki keçiler etrafta dolanınca kapı üzerlerine kapanmış. İçeriye baktığımda bir keçinin yerde olduğunu fark ettim. İçeriye girince köpek üstüme gelmeye başladı. Hemen kapıyı üzerine çektim. Dışarıya kaçtım. İki kapıyı da açtım. İki tane köpekle karşılaştım. Korkuttum onları, bir anda kaçmaya başladılar. Köpekler keçileri hep boğazlamışlar. Yemediler ama bıraktılar. Keçiler can çekişiyordu" şeklinde konuştu.