Yerel Haberler
Rize
Osman Aşkın Bak: "Ülkemizde hiçbir şey kapalı kalmasın, açıklansın, araştırılsın" 28 Mayıs 2026 Perşembe - 16:11:40 Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Fenerbahçe takım otobüsünün 11 yıl önce Trabzon’da uğradığı silahlı saldırının yeniden gündeme gelmesiyle ilgili, "Ülkemizde hiçbir şey kapalı kalmasın, açıklansın, araştırılsın" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Rize’de Kurban Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma programına katıldı. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen bayramlaşma töreninde Bak’a, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin ve Rize milletvekilleri ve protokol üyeleri eşlik etti. Gerçekleşen bayramlaşma programının ardından konuşan Bakan Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı’nın, 2026 FIFA Dünya Kupası yolculuğunu hatırlatarak, "Özellikle spor organizasyonları açısından verimli bir yıl oldu. Milli takımımız biliyorsunuz Dünya Kupası’na gidecek. Ben buradan mesaj vermek istiyorum. Şu anda milli takımımız, Riva’da kampta. Onlara başarılar diliyoruz. Bizim Çocuklar’a 24 yıl sonra katıldığımız Dünya Kupası’nda başarılar diliyoruz. Kamptalar, çalışıyorlar. 1 Haziran’da Fenerbahçe Stadı’nda Kuzey Makedonya ile hazırlık maçı var. Ardından Amerika’ya gidiyorlar ve orada da Venezuela ile hazırlık maçı oynayacaklar. Ardından ilk maçımız Kanada ile Vancouver’da. Onlara başarılar diliyoruz" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yeniden gündeme getirdiği Trabzon’un Sürmene ilçesinde 4 Nisan 2015 tarihinde Fenerbahçe otobüsüne yapılan saldırıyla sorulan soruyu yanıtlayan Bak, "Biliyorsunuz süreç takip ediliyor, bakanımız takip ediyor. İnşallah ülkemizde hiçbir şey kapalı kalmasın, açıklansın, araştırılsın. İnşallah onlar da gerek üzerine düşen görevi yapacaklar" dedi.
Her şey bir kaktüs ile başladı
04 Eylül 2025 Perşembe - 09:02 Her şey bir kaktüs ile başladı RİZE (İHA) – Almanya’da uzun yıllar yaşadıktan sonra memleketi Rize’ye dönen Hüseyin Dilsiz, hobi olarak kaktüsle başladığı çiçekçilik işini büyüterek her ay 10 bine yakın çiçek satışı yapıyor. 12 yıl önce Almanya’dan Rize’ye kesin dönüş yapan 58 yaşındaki Hüseyin Dilsiz, hobi olarak kaktüs yetiştirmeye başladı. Araştırmaları neticesinde kaktüs işine başlayan Hüseyin Dilsiz, "Rize yağmur bölgesi kaktüs yetişmez" gibi söylemlere rağmen evinin bahçesine kurduğu serada 500 çeşit kaktüs yetiştirmeyi başardı. Perakende kaktüs satışları yaparken müşterilerin isteği üzerine farklı çiçek çeşitlerini de alıp satmaya başlayan Dilsiz, işleri her geçen gün büyüttü. Dilsiz ayda 4 kamyon çiçek satışı yaptığını söylerken, özellikle önemli günlerde aşırı yoğunluk yaşadıklarını dile getirdi. Yerli ve yabancı turistlerin serayı ziyaret ettiğini ifade eden Dilsiz, bazı yabancı turistlerin hediye olarak memleketlerine çiçek götürdüklerini söyledi. "Tam kapsamlı bahçe marketi olduk" 12 yıl önce Almanya’dan temelli dönüş yaptığını söyleyen Hüseyin Dilsiz, "Rize’ye yerleştik. Hobi olarak kaktüs sevgimiz vardı. Sonra araştırdık burada kaktüs yetiştirmeye başladık. Bu bölge yağmurlu olduğu için ’Kaktüs burada yetişmez’ diyenler oldu. 10 yıl oldu bu işe başlayalı. Perakendecilikten toptancılığa kadar geldik. Zamanla gelen müşterilerimiz başka çiçek çeşitleri istemeye başladı. Bizde zamanla yeni çiçek çeşitleri de ekleyerek tam kapsamlı bahçe marketi gibi olduk. Saksı çeşitlerimiz var. Tüm çeşitler şuan bizde mevcut. Toptan ve perakende satışlarımız var. Piyasayı iyi takip ediyoruz. Müşterilerin isteklerine cevap vermeye çalışıyoruz. Bizim sektörde önemli günler var. Sevgililer Günü, Anneler Günü, Öğretmenler Günü gibi önemli günler var. O zamanlarda işlerimiz çok yoğun oluyor. Ortalama ayda 4 kamyon, 5-10 bin adet çiçek gidiyor. İlkbaharda daha çok sardunya, yıldız çiçeği, karanfil, sonbaharda sıklamen, kasımpatı fazla gidiyor. Bazı çiçek çeşitleri her mevsim açıyor. Çeşit bol 12 ayın her zamanında farklı çiçek çeşitlerimiz var. Çeşidimiz bol" dedi. Çiçek serasına yerli ve yabancı turistlerin de geldiğini belirten Dilsiz, "Bitki meraklıları Rize’ye geldiğinde haritalardan bizi bularak seramıza geliyorlar. Biraz yabancı dilim var. Anlaşabiliyoruz. İngiltere, Almanya, Arabistan’dan turistler geliyor. Bizden çiçek alıp memleketlerine götürüyorlar. İşimizi seviyoruz" diye konuştu.
Rize’de Rafting Avrupa Kupası heyecanı yaşanıyor
03 Eylül 2025 Çarşamba - 16:44 Rize’de Rafting Avrupa Kupası heyecanı yaşanıyor Rafting Avrupa Kupası, Türkiye Kano Federasyonu’nun ev sahipliğinde Rize’de başladı. Türkiye Kano Federasyonu’nun ev sahipliğini yaptığı Rafting Avrupa Kupası, Rize’nin Ardeşen ilçesi, Fırtına Deresi üzerinde bulunan Vali Recep Yazıcıoğlu Kano ve Rafting Parkuru’nda yapılıyor. Türkiye, İran, Bosna Hersek, Kazakistan ve İtalya olmak üzere 5 ülkeden 29 takım ve 150 sporcuyla gerçekleşen yarışlar renkli görüntülere sahne oldu. Yarışmalarda botla yarışan sporcuların yanı sıra antrenörleri ve takım arkadaşları da yarışan sporcuları karadan koşarak takip etti. Bağırarak yarışan sporculara destek veren antrenörler ve sporcu arkadaşları da adeta onlarla beraber yarıştı. Ramazan Öztürk: "Büyük bir atmosfer, büyük bir organizasyon" Rize Gençlik ve Spor İl Müdürü Ramazan Öztürk, yarışlarla ilgili yaptığı açıklamada, güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptıklarını için mutlu olduklarını dile getirerek, "5 ülkeden katılım sağlandı. Şu anda yaklaşık 150 sporcu var. Burada yaklaşık 5 ülkeden inanılmaz bir katılımcı var. Büyük bir atmosfer, büyük bir organizasyon. Rafting Avrupa kupası, Rafting Dünya Federasyonu’nun takviminde yer alan ve Kano Federasyonluğu ev sahipliğinde yapılan bir organizasyon. Yarışmalarımız 5 Eylül’e kadar devam edecek. 5 Eylül’de inşallah son bulacak ve madalya seremonisini gerçekleştireceğiz. Güzel bir organizasyon bu organizasyonları da yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Ferhat Altay: "Karadeniz hırçındır, Fırtına Deresi daha hırçındır" Ardeşen Kaymakamı Ferhat Altay ise Rize’nin raftinge olan elverişliliğine dikkat çekerek, "Hem hava çok güzel hem mekan çok güzel hem de suyumuz berrak. Bizim açımızdan çok keyifli geçiyor. Anladığım kadarıyla sporcularımız da çok güzel eğleniyorlar. Hem de güzel güzel yarışıyorlar. Ben ilk defa rafting yaptım. Kesinlikle herkese tavsiye ediyorum. Ben yüzmeyi de burada öğrendim. O yüzden Karadeniz hırçındır, Fırtına Deresi daha hırçındır ama insana yaşamayı, doğayla uyumlu bir şekilde hareket etmeyi öğretir diyorum. Herkese tavsiye ediyorum. Biz hem emniyet ve asayiş açısından gerekli tedbirleri aldık hem de spor açısından bir risk oluşması varsa hem Gençlik Spor Müdürlüğümüz hem federasyonumuz hem ilçe müdürlüğümüz gerekli tedbirlerini aldı. Allah’ın izniyle kazasız belasız atlatacağımızı düşünüyoruz. Arkadaşlarımız çok tecrübeliler. Şu zamana kadar herhangi bir problem yaşamadık inşallah da yaşamayacağız" dedi. Gürkan Köse: "5 ülke, 29 takım ve 150 sporcu" Özellikle Türkiye’ye yakın ülkelerin yarışlara katılım sağlandığını kaydeden Türkiye Kano Federasyonu Rafting Genel Koordinatörü Gürkan Köse de, "Gayet keyifli güzel bir atmosferde gerçekleşiyor. Spor Bakanlığımızın himayesinde, Rize Valiliğimizin destekleriyle ve Gençlik Spor İl Müdürlüğümüzün destekleriyle beraber federasyon olarak ortak bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Toplamda 5 ülke, 29 takım ve 150 sporcuyla, kafile, antrenör ve idarecilerle beraber toplam iki yüzü kişiyle burada güzel bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Katılımda özellikle bize yakın olan ülkeler bizi tercih ettiler. İran, Bosna, Kazakistan, İtalya ve Türkiye’nin katılımlarıyla gerçekleştiriyoruz. Oldukça keyif alıyoruz, atmosfer çok iyi. Gelen misafirlerimiz ülkemizden çok memnunlar. Ülkemizi vizyoner olarak, misafirperverliğimizle, sportif aktivitelerimizle ve parkurumuzun güzelliğiyle gayet iyi temsil ediyoruz. Bizler de kendi karnemizde şu anda artıyı hissediyoruz" şeklinde konuştu.
ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi: "Bazı özel fabrikaların 3. sürgünde çay almayacağı söyleniyor"
03 Eylül 2025 Çarşamba - 15:02 ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi: "Bazı özel fabrikaların 3. sürgünde çay almayacağı söyleniyor" RİZE (İHA) – Üreticilerin üçüncü sürgünde ÇAYKUR kotalarını tamamen doldurması gerektiğini belirten Çay Üreticileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ÇAYÜDAD) Başkanı Mustafa Mavi, bazı özel sektör firmalarının üçüncü sürgünde çay almayacağı veya fabrikalarını kapatacağı söylentisinin olduğunu ifade etti. Çay üreticilerinin üçüncü sürgüne erken başlayıp çay hasadını zamana yaymalarını gerektiğini dile getiren ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi, özel sektöre mahkum olmamak için üreticilerin kotalarını doldurması gerektiğini söyledi. "Blöf mü yapıyorlar göreceğiz" Başkan Mavi yaptığı açıklamada, "Kota 600 kilo olarak açıklandı. Üçüncü sürgünde bilindiği gibi rekolte düşüyor. Üçüncü sürgünde 600 kilo kota normaldir. Üreticiler olarak kotamızı doldurup fazla olan çayımızı özel sektöre fazla fiyattan vermeye çalışacağız. Üçüncü sürgünde fazla rekolte olmazsa zaten özel sektör düşük vade ve haftalık ödemelerle çay alabilir. Zaten üçüncü sürgünde verim az olduğu için üretici ÇAYKUR kotasını doldurmak ister. Fakat budama yapmayan ve şehir dışından gelen ve bir an önce çayını kesip gitmek isteyen üreticiler özele sektöre çoğunlukla çay verebiliyor. Bu da diğer müstahsillere olumsuz yansıyor. Üreticilerimize önerimiz ÇAYKUR alım yerlerini açtığında çayımızı toplayıp ÇAYKUR’a satmaya başlayalım. Üçüncü sürgünü 35-40 güne yayalım hem ÇAYKUR zarar etmesin hem üretici zarar etmesin. Bölgemizdeki en büyük özel sektör firmalarından birinin 2-3 tane çay fabrikasını çok fazla stok çayı olduğu gerekçesiyle üçüncü sürgünde kapatacağı söyleniyor. Bazı fabrikalar açmayacaklarını söylüyorlar. Bu da bizi tedirgin ediyor. Kapatan fabrika üreticilerinin çayını kim alacak? Şuan bir belirsizlik var. Blöf mü yapıyorlar gerçek mi söylüyorlar önümüzdeki günlerde göreceğiz" dedi.
Artık Rize’nin de kendine has köftesi oldu
31 Ağustos 2025 Pazar - 11:19 Artık Rize’nin de kendine has köftesi oldu Rize’de köfteci vatandaş, 1950’li yıllarda babasının el arabasında başladığı işini restorana taşıdı, babasına özel tarife ise ’Rize köftesi’ ismini verdi. 1950’li yıllarda Rize Limanı’nda el arabasıyla köfte satan Köfteci Sadık Efendi’nin oğlu Abdülbaki Fil, babadan kalma mirası daha da ileriye taşımak istedi. Herkesin hayran kaldığı babasının özel tarifi köfteyi de öğrenen Fil, bu lezzeti el arabasından restorancılığa taşıdı. Babalarının İstanbul’dan Rize’ye dönüşü sonrası el arabasıyla başladığı köfteciliği restorana taşıyan ve babalarının tarifine ’Rize köftesi’ adını verdiklerini ifade eden Fil, "Babamın 1950’li yıllarda İstanbul Mecidiyeköy’den Rize’ye gelişi ile başlamış. Rize Limanı’nda el arabasıyla deniz ve köfte satardı. Bu da bir farklılık oluşturdu. 1980’li yıllarda biz ağabeylerimle, yani aile olarak devam ettirdik. 2018 yılına geldiğimizde ise restoran işine girdik. Babamızdan öğrendiğimiz bu köftenin bir ismi olması lazım dedik ve ’Bunun ismi Rize köftesi olsun’ dedik" ifadelerini kullandı. "Bir başka özelliği de etinin satırla çekilmesi" Rize köftesini bölgedeki diğer hatırı sayılır köftelerden ayıran özelliğinin daha kolay hazmediliyor olduğunu dile getiren Fil, "Kuzu eti, dana eti, tuz, sarımsak ve tuz ile yapılıyor. Rize köftesini bölgedeki Akçaabat köftesi gibi Türkiye’de belli bir seviyeye gelmiş köftelerden ayıran özelliği hazmının kolay oluşu. Rize köftesinin bir başka özelliği de etinin satırla çekilmesi. Burada karalahana sarması gibi satırla kıyılmış etlerle yapılan yemekler meşhurdur. Bizde ondan esinlenerek insanlara farklı bir tadı ve lezzeti kazandırmak için yola çıktık" dedi. "İnsanlar ne yediğini bilmeli" Babadan kalma mirası daha ileriye taşımak için çalıştıklarını ifade eden Fil, "Biz babamdan kalan mirası devam ettirmek istedik. Gerçekten insanlar ne yediğini bilmeli. İçerisinde ne olduğunu biliyoruz, kendi yemediğimizi başkasına yedirmiyoruz. Onun için de Rize köftesi diyoruz" şeklinde konuştu.