Yerel Haberler
Rize
01 Mart 2026 Pazar - 15:01 Adana’dan öğrenim için geldiği Rize’yi renklendiriyor Adana’dan üniversite öğrenimi için geldiği Rize’de kalan Resim-İş Öğretmeni, öğrenim gördüğü süre içerisinde şehirde gördüğü objeleri sanatla birleştirerek boş duvarlara duygu katıyor. Adana’dan öğrenim için Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Eğitim Fakültesi, Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’ne gelen ve buradan da mezun Gamze Şehitoğlu, okuduğu şehirde kalmayı tercih etti. Şehitoğlu öğrenim gördüğü günlerde Rize’de hafızasına kazdığı objelerle sokakları renklendirmeye başladı. Boş duvarlara çizdiği resimler ile dikkat çeken Şehitoğlu, Rize’nin sembolik objeleriyle sanatı bir araya getirerek ortaya çıkan tabloya hayran bıraktı. Son olarak Rize’nin Pazar ilçesinde bir etkinlik alanının duvarını yine Rize’nin çayı, serenderi, kırmızı benekli alabalığı ile Şehitoğlu Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosuyla birleştirerek renklendirdi. Resim-İş Öğretmenliği mezunu Şehitoğlu böylelikle boş duvarlara renklendirerek duyguya kavuşturdu. Öğrencilik döneminde arkadaşları ve öğretmenleriyle başladığı duvarları renklendirme sanatına mezun olduktan sonra da devam ettiğini ifade eden Şehitoğlu "Aktif bir öğrencilik sürecim oldu. Bir sürü çizgim etkinliklerinin içerisindeydim. Buda benim tecrübe kazanmama sebep oldu ve mezun olduktan sonra da bireysel çalışmalara başladım. Yavaş yavaş ta bu işleri devam ettirmeye çalışıyorum. Gerçekten işini seven biri için zaman akıp gidiyor. Çizimi çok seviyorum ve bir aşkla yapıyorum. Bu işi yaparken çok mutluyum ve mutluluğumu da duvarlara yansıttığımı düşünüyorum" dedi. Pazar ilçesinde çizdiği Van Gogh’un yıldızlı gece tablosuyla Rize’nin figürlerinin buluştuğu eser hakkında da konuşan Şehitoğlu, aldığı tepkilerden çok mutlu olduğunu dile getirerek "Çay bardağı, kırmızı benekli alabalık, Rize’ye özgü ahşap evler olarak bilinen serender ile farklı bir detay olan Van Gogh’un Yıldızlı Gece isimli tablosundan uyarlama yaptım. Bu figürlerin hepsini bir arada düşünmek insana biraz zor geliyor ama görünce insanların çok fazla dikkatini çekiyor. Çünkü bir çay bardağı ile Van Gogh’un Yıldızlı Gece tablosunun bir karede olması insanlar açısından ilgi çekici oluyor ve beğeniliyor. O nedenle aldığım tepkilerden de çok mutluyum" şeklinde konuştu.
Atıl araba lastiklerinden bahçe oturma takımı yaptı, komşularını ağırlamaya başladı
03 Şubat 2025 Pazartesi - 09:02 Atıl araba lastiklerinden bahçe oturma takımı yaptı, komşularını ağırlamaya başladı Rize’de emeklilikten sonra kendisine ahşap işlerini uğraş olarak seçen vatandaş, yeni arayışlar içerisine girince atıl duruma düşmüş araba tekerleklerinden koltuk takımı yapmaya karar verdi ve o takımda komşularını ağırlamaya başladı. Güneysu Bulutlu Köyü’nde yaşayan Şaban Canım, emeklilik hayatını kendine kurduğu atölyesinde yaptığı ahşap işleriyle değerlendiriyor. Ahşaptan katlanır sandalye, masa, sallanan sandalye, çocuk sandalyesi gibi ürünler çıkaran Canım, bu uğraşın dışına çıkarak ne yapabileceğini araştırdı. Kullanılmış ve atıl duruma gelmiş araba tekerlerini fark eden Canım işe koyuldu. Tekerleği aldı, 4 yerini bıçakla keserek ahşap ayak yerleştirdi. İlk olarak oturak kısmını tamamladığı araç tekerleğinden sandalye için birde yaslanma yeri yaptı. Canım, Atıl durumdaki tekerlekleri böylelikle geri dönüştürmüş oldu. Canım şimdi ise kendi elleriyle yaptığı koltuk ve masa takımında komşularını ağırlamanın gururun yaşıyor. Japonların araç tekerleğinden masa ve sandalye yaptığını gördüğünü ve bunu kendisinin de yapabileceğini düşünerek işe koyulduğunu ifade eden Şaban Canım "30 yıl Rize’de fayans ustası olarak çalıştım. Emekli olduktan sonra köyüme geldim. ’Ne yapabilirim?’ diye düşündüm. İlk önce oturmak için sandalye düşündüm. Bizim Alaattin diye bir amcamız var 50 sene önce bu işi yapardı. Ben devamlı merak ederdim nasıl yaptığını ve onun malzemelerini alarak ben de başladım ve çok güzel de tutturdum sandalye işini. Sonra bundan da sıkıldım, internete baktım ’Neler yapabilirim?’ diye. Sonra Japonların kullandığı bu sistemi gördüm. Araba lastiğinden çeşitli eşyalar yapıyorlardı. Ben de en çok koltuğa ilgi duydum ve koltuğu yaptım; çok da güzel oldu. Boyasını nasıl yapayım derken altın rengi boya var, o rengi de çok severim bende altın rengine boyadım. Sonrasında gören herkes şaşırdı, beğendi. Birkaç arkadaşıma da verdim bunlardan. İnşallah yazın oturmak içinde bu sandalyeleri kullanacağız" dedi. "Bir araba lastiğinin bu şekilde oturma gruba dönüşebileceğini biz hayal edemezdik" Kardeşinin bu uğraşının kendilerinin de işine yaradığını dile getiren ağabey Yaşar Canım ise "Benim kardeşim emekli olduktan sonra bu işe başladı. Ömer komşumuzun dediği gibi önce kalebodur ustasıydı. Sonrasında mobilya sandalye ve masa yapmaya başladı. En sonda araba lastiklerinden oturma grubu yaptı. Bir araba lastiğinin bu şekilde oturma gruba dönüşebileceğini biz hayal edemezdik. Gerçi çok da güzel oldu, bizim de burada oturmaya bir yerimiz oldu. Burada çay içiyoruz, sohbet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Şaban Canım’ın komşusu olan Ömer Torpi ise Canım’ın yaptığı bahçe oturma takımını çok beğendiğini ve yeni projeler için kendisiyle sohbet ettiklerini dile getirerek "Araba lastiğinden geri dönüşüme katkıda bulunmak amacıyla mobilya kurmaya başladı. Haliyle bunların ileriki tarihlerde yeni versiyonlarını yapacağız. Bahçe mobilyaları üreteceğiz. Salıncaklı modellerini üreteceğiz" şeklinde konuştu.
İbrahim Turgut: "Rizespor’un hakkıyla galip gelmesine izin verilmemiştir"
02 Şubat 2025 Pazar - 23:49 İbrahim Turgut: "Rizespor’un hakkıyla galip gelmesine izin verilmemiştir" Çaykur Rizespor Kulüp Başkanı İbrahim Turgut, Fenerbahçe maçının ardından yazılı açıklama yaparak "Bu gece bir şehrin, bir camianın kıymetlisi olan Rizespor’un hakkıyla galip gelmesine izin verilmemiştir" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Çaykur Rizespor, deplasmanda Fenerbahçe’ye 3-2 mağlup oldu. Mücadelenin ardından Çaykur Rizespor Başkanı İbrahim Turgut, bir yazılı açıklama yaparak takımlarının hakkının yenildiğini dile getirdi. Rizespor’un hakkıyla galip gelmesine müsaade edilmediğini kaydeden Turgut "Bugün oynadığımız Fenerbahçe - Çaykur Rizespor maçında sahada yaşananlar Türk futbolu adına tarihe kara bir gece olarak not düşülecektir. Çaykur Rizespor Kulübü futbol takımını bugün sahadan çekilmediyse bunun sebebi; Türk futbolunun dünya genelinde itibarının zedelenmemesi içindir. Çaykur Rizespor Kulübü için birilerinin kirli bir senaryo peşinde koştuğunun farkındayız. Son 5 sezon içerisinde Rizespor aleyhinde akıl almaz kararlar verildi. Belli ki birileri Rizespor üzerinde oyunlar kurmaya çalışıyor. Çaykur Rizespor Kulübü olarak çıkıp yüzlerine haykırmıyorsak Türk futbolunun geleceği içindir. Ama artık yeter, emeğimizin çalınmasına izin vermeyeceğiz. Bugün sahada maç yöneten hakemin akşam yatağında nasıl uyuyacağını merak ediyoruz. Bu gece bir şehrin, bir camianın kıymetlisi olan Rizespor’un hakkıyla galip gelmesine izin verilmemiştir" dedi. "Artık bu duruma acil müdahale edilmelidir" TFF’ye, MHK’ya ve hakemlere çağrıda bulunan Turgut, açıklamasının devamında, "Türkiye Futbol Federasyonuna çağrıda bulunmak istiyoruz. Artık bu duruma acil müdahale edilmelidir. Biz, uzun zamandır futbolda adaletin sağlanmasından ve güvenin yeniden tesis edilmesinden yanayız. Biz spor ahlakıyla davranmaya devam ettikçe maalesef ahlaksızlar sınır tanımamaya devam ediyor. TFF’nin toparlanma sürecine girmesi umulurken, federasyonumuz her hafta ortaya çıkan kaosların önüne geçmek için daha ne bekliyor? Açık açık görülüyor ki birileri bozuk düzenden yararlanmaya çalışıyor. Bütün futbol paydaşlarına çağrıda bulunuyoruz. El birliğiyle bu düzensizliği ortadan kaldırmalıyız. Bazı hakemlerin çifte standart uygulaması Türk hakemlik camiasına yapılan en büyük düşmanlıktır. Belki bir şeyleri düzeltir diye umut bağladığımız yabancı VAR hakemliği uygulaması da bu kara gecede sınıfta kalmıştır. Her hafta, sahalarda ilk kez görülmüş uygulamaları Rizespor maçlarında görüyoruz. Eğer Rizespor bu akşam yenik duruma düşmeseydi belki 8 kişi, o da yetmezse 7 kişi bırakılacaktı. Merkez Hakem Kuruluna seslenmek istiyoruz: ‘bizden ne istiyoruz’, tekrar soruyoruz ‘bizimle ne alıp veremediğiniz VAR?’ Sadece Büyük Rizespor Ailesi değil Türk spor kamuoyu da bu akşam sahada yaşananlardan rahatsızlık duyuyor. Haftaya nasıl absürt kararlarla karşılaşacağımıza hayal bile edemiyoruz. Sahada amacı adalet dağıtmak olmayan hakemlere sesleniyoruz, ‘sabrımızı sınamayın, emeğimizi çalmayın!’ yeter artık durun" ifadelerini kullandı.
Kilolarca ağırlıktaki ahşabın görüntüsünü strafor ile tüy kadar hafif yaptı
02 Şubat 2025 Pazar - 13:37 Kilolarca ağırlıktaki ahşabın görüntüsünü strafor ile tüy kadar hafif yaptı Rize’de yaşayan Salih usta, ahşap görüntüsü verdiği straforlarla dekoratif ürünler yaparak ağırlıklarını kilolarca aşağıya düşürdü. Rize’nin Çayeli ilçesinde yaşayan Salih Sarı, atölyesinde strafordan yaptığı dekoratif ürünlerle dikkat çekiyor. Strafora verdiği ahşap görünümü ile gerçeğinden farksız ürünler ortaya çıkaran Sarı, el emeği yaptığı saatler, duvar süsleri, biblolar ve bir daha bir sürü ahşap havası veren ürünle ilgiyi üzerine topluyor. Straforu önce keserek şekil veren Sarı daha sonra boyasını da tamamlayarak hayal ettiği malzemeyi ortaya çıkarmış oluyor. İlk gören herkesin ilk etapta ahşap olduğunu zannettiğini dile getiren Sarı, "Strafor ile oynarken bir desen yaptım. Onu yapınca ’bunu yapabiliyorsam bu işi geliştiririm’ dedim. Sonra ağır ağır başlayınca her şey yapıyorum şu anda, gördüğüm her şeyi yapabiliyorum. Çok iyi fotoğraf hafızam var, her yerde aklımdadır. Başkaları hesap yaparken ben hesap yapmam, direkt mevzuya girerim ve başarırım. Vatandaşlar görüyor, ahşap olduğuna inanıyorlar, dokunun diyorum, dokunduktan sonra inanıyorlar. Hatta bir kütük yaptım, marangoza götürdüm ’bunu 5 santim bana bir keser misin’ dedim. Üzerinde çiviler vardı, paslı çiviler yaptım. Atölyeci bize kızdı ki ’şeridin ağzını bozacak nasıl malzeme yapmışsınız, bunun en azından çivilerini çekseydin’ falan dedi. Sonra gösterince gerçekten ’bundan dolap bile yaparsınız’ gibi esprisi oldu" dedi. Strafordan hazırlanan kütüklerin gerçeğinden çok daha hafif olduğu için daha kullanışlı olduğuna dikkat çeken Sarı, "Bu malzeme her türlü kullanılabilir. Hatta bir binanın dış cephesini epoksi kaplayıp bunu kullanabiliriz. Eskitmenin sonu yok. Doğa öyle bir hayal gücü vermiş bize ki her şey var. Bunu hayatımızı yansıtsak hem mutlu oluruz hem sağlıklı oluruz. Çok güzel şeyler. Tavanda kullanırız düşünün 200 kiloluk kütük yerine 3 kiloluk strafor" ifadelerini kullandı. Doğada bulunan kütüklerin desenini vermek adında meşakkatli bir iş olsa da özellikleri itibarıyla daha kullanışlı olduğunun altını çizen Sarı, "Yapılması çok meşakkatli, sonuçta Yaradan’ın verdiği bir şeyi veremeyiz. Biz biraz daha ahşaptan Bir tık önde yapmaya çalışıyoruz ki albenisi olsun, görseli olsun. İşlenmesi kolay, uygulaması kolay, daha ucuz, daha bakımsız, daha hafif, yükünü binalara vermiyor. İstediğin zaman söküp başka bir yere taşınan ve oraya uygulanan bir ürün" şeklinde konuştu.
Çamlıhemşinli sporcular Ayder Yaylası’nda olimpiyatlara hazırlanıyor
01 Şubat 2025 Cumartesi - 10:30 Çamlıhemşinli sporcular Ayder Yaylası’nda olimpiyatlara hazırlanıyor Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bir süredir faaliyet gösteren Çamlıhemşin Kayaklı Koşu ve Biatlon Takımı doğa harikası Ayder Yaylası’nda olimpiyatlara hazırlanıyor. Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı yeryüzü cenneti olarak adlandırılan Ayder Yaylası, yaz aylarında yerli ve yabancı turistler, kış aylarında ise renkli festivalleriyle sürekli gündeme geliyordu. Doğa harikası yayla bu kez yüzde 90’ı Çamlıhemşinli gençlerden ve çocuklardan oluşan Kayaklı Koşu ve Biatlon takımı ile gündeme geliyor. 4 yılda ilçeye toplamda 357 madalya kazandıran sporcular, eşsiz doğasıyla meşhur Ayder Yaylası’nda olimpiyatlara hazırlanıyor. Yıllar önce ilk adımlar attığında şartların olumsuzluğundan söz eden sporcular, gün geçtikçe şartların daha iyi bir hal aldığını, o nedenle artık başarının kaçınılmaz olduğunu dile getirirken ilçe protokolü alınan başarılar nedeniyle takımdan gururla bahsediyor. Çamlıhemşin Kayaklı Koşu ve Biatlon Kulübü Antrenörlerinden Bekir Şenkaya, sporcuların büyük bir çoğunluğunun Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine nüfusuna kayıtlı olduğuna, hepsinin özverili bir şekilde çalıştığına ve hedeflerinin olimpiyat olduğuna dikkat çekerek "Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. A,B ve C takım olmak üzere toplamda 60 sporcumuz var. Şuanda Olimpiyat Hazırlık Merkezi’nde de 4 tanesi kayaklı koşu, 4 tanesi biatlon branşında olmak üzere 8 sporcumuz var. Gürcistan’ın Bakuriani şehrinde yapılacak olan yarışlara Türkiye genelinden 4 sporcu katılacak ve 2’si Rize’den katılacak. Buradaki sporcuların yüzde 90’ı Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinden. Sadece yüzde 10’luk kesimi Niğde’den ve onlar da sporcularımıza ağabeylik, ablalık yapıyorlar. Sporcularımıza eğitimlerde yardım ediyorlar. Sporcumuz Havva Nur Eskikan Norveç’e gitti, orada kampta. Şu an Türkiye’nin en iyi sporcusu ve Çamlıhemşin’den çıkmış bir sporcumuz" dedi. Okulda yapılan seçmelerden seçilerek spora başladığını ifade eden 14 yaşındaki Nergis Durmuş, "Sabah geliyoruz ve kayak takımlarımızı alıyoruz. Önce ısınma hareketleriyle başlayan antrenmana kayarak devam ediyoruz. Eskiden parkurumuzu kendi imkanlarımız ile açıyorduk ama şimdi snowtracklarımız var. Onlarla hallediyoruz" ifadelerini kullandı. 14 yaşındaki Berat Çolak da imkandan çok çalışmanın önemli olduğuna vurgu yaparak, "Kayaklı koşu çok güzel. Eskiden imkanlarımız bu kadar iyi değildi ama imkanlar kötüyken de şampiyon olmuştum. İmkanlarda önemli ama birazda çalışmaya bakıyor. Malzemen ne kadar iyi olursa olsun birazda senin çalışmana bağlı" diye konuştu. 13 yaşındaki sporcu Zeliş Sazkaya ise, "Her gün antrenman için Ayder Yaylası’na geliyoruz. Bazen parkur, bazen patenle kayak çalışıyoruz. Parkurumuz güzel, bizim için yeterli. Ben geçen yıl başladım. Hakkari ve Erzurum’da düzenlenen yarışmalara katıldım. Elemeleri geçtim. Şimdi Türkiye Şampiyonasına hazırlanıyorum. Hedefim birincilik. Çalışarak oluyor ve bende çalışacağım" şeklinde konuştu. Efe Kesici: "Hedefim bayrağımızı dalgalandırmak" Turizm cenneti olan Ayder Yaylası’nın ilerleyen yıllarda kış sporlarında da bir sporcu fabrikası olacağını dile getiren 16 yaşındaki Efe Kesici, "Hedefim 2 yıl sonra yapılacak olan Avrupa Gençlik Olimpik Festivali (EYOF) yarışmasında bulunmak ve bayrağımızı dalgalandırmak. Şampiyonluk bekliyorum, inşallah. Haftanın her günü çalışmak için Ayder Yaylası’na geliyoruz. Çok çalışıyoruz. İnşallah Türkiye’mizi en iyi şekilde temsil edeceğiz. 7 yıldır bu sporu yapıyorum. 7 yıl önce burada ayakkabıyı bile zor buluyorduk ama şuan imkanlar çok güzel. Burası doğa cenneti zaten, bundan sonraki süreçte de sporcu fabrikası olacak" dedi. Böyük: "Kayaklı koşu sabrın ve doğa ile bütünleşmenin en önemli örneklerinden bir tanesidir" Kayaklı koşunun sportif özellikleri ile Kaçkar Dağları’nın eşsiz doğası birleştiğinde başarının kaçınılmaz olduğunu dile getiren Çamlıhemşin Kaymakamı Serkan Böyük, "Bu takımımız sadece ilimizin, ilçemizin değil ülkemizin yükselen değerleri olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Çamlıhemşin sadece doğal güzellikleriyle bir turizm merkezi değildir. Sporun, dayanıklılığın ruhunu taşıyan bir coğrafyadır. Kayaklı koşuda sadece başına yalnız bir spor değildir. Kayaklı koşu aynı zamanda sabrın ve doğa ile bütünleşmenin en büyük, en önemli örneklerinden bir tanesidir. Bu Kaçkar Dağları’nın eteklerinde, karla kaplı vadilerinde, o muhteşem havada antrenman yapan, kendini geliştiren, ülkemizde uluslararası alanda önemli başarılar elde eden sporcularımız bu coğrafyada antrenman yaptıkları, bu coğrafyada yaşadıkları ve bu coğrafyada bu fırsatları yakaladıkları için bence çok şanslılar. Bu yüzden hem Çamlıhemşin doğasını hem de kayaklı koşulun hangi özelliklere sahip olduğunu kısaca bahsetmiş olduk. Bu ikisi bütünleştiğinde bu başarının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden tüm öğrencilerimizi tüm kardeşlerimi yürekten kutluyorum" ifadelerini kullandı. Altun: "4 yılda Çamlıhemşin ilçemize 357 madalya kazandırdılar" 4 yıl önce kurulan ve 4 yılda Çamlıhemşin ilçesine madalya üzerine madalya getiren bir kulübe sahip oldukları için mutlu olduklarını ifade eden Çamlıhemşin Belediye Başkanı Ömer Altun, "Burada çok önemli işlere imza atan devasa bir kadro var. Buradaki bizim yavrularımız var. 4 yıl önce bu kulübün kurulumuna emek veren önceki dönem Belediye Başkanı Osman Haşimoğlu, Gençlik Spor İlçe Müdürü Engin hocama, diğer hocalarıma ve en önemli teşekkür de velilere etmek istiyorum. Çocuklarını gerçekten imtiyazlı bir şekilde bu spor dalına verdiklerinden dolayı bu kışta, soğukta, karda onların mücadelelerine tanık olduklarından dolayı onlara teşekkür ediyorum. 4 yıl boyunca 357 tane madalyayı bize getirdiler, Rizemize, Çamlıhemşin ilçemize 357 madalya kazandırdılar. Akabinde bir Türkiye ikinciliği kazandırdılar. Şu anda hedefleri Türkiye birinciliği ve şu anda olimpiyatlarda yarışacak 2 tane de sporcumuz var" dedi. Albardak: "Coğrafyanın çocuklarımızın üzerinde Allah vergisi bir yeteneği var" Coğrafya nedeniyle sporcularda doğal bir yetenek olduğuna dikkat çeken Çamlıhemşin Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Engin Albardak, "2018 yılında başladığımız maratonumuzda şu an olimpiyatları konuşuyoruz. Türkiye birinciliklerinden çok olimpiyatlarda göstereceğimiz ülkemizi, bayrağımızı dalgalandıracağımız günleri konuşuyoruz. Burada Kuzey’in çocukları diye adlandırıyoruz biz çocuklarımızı. Çok yetenekli çocuklarımız var. Bizim de üzerimizdeki vebal şudur ki; bu kadar yetenekli çocukların yeteneklerini ortaya çıkarıp, dünyaya bir şekilde ulaştırmanın derdindeyiz. Bunun büyük bir kısmını başardık. Gelecek dönemde şimdi İnşallah Şubat ayında 2 tane sporcumuz yarışmalara gidiyor. Nasip olursa inşallah bayrağımızı orada dalgalandıracak. Sporcularımız gerçekten çok yetenekli. Coğrafyanın çocuklarımızın üzerinde Allah vergisi bir yeteneği var. Biz bu yetenekleri böyle kayaklı koşu ve biatlon gibi çok spesifik bir sporda burada icraya çalışıyoruz. Karın olduğu her yerde antrenmanı yapılabilen tek spor. Çocuklarımız Yukarıya doğru da kaybediyorlar, sağa, sola da kaybediyorlar, yukarıdan aşağıya da kayıyorlar. Kuzey disiplinin en büyük avantajı bu" şeklinde konuştu.
ÇAYKUR’un TBMM alt komisyon denetim toplantısı başladı
31 Ocak 2025 Cuma - 14:05 ÇAYKUR’un TBMM alt komisyon denetim toplantısı başladı ÇAYKUR KİT alt komisyon toplantısı Rize’de başladı. Çay İşletimleri Genel Müdürcüğü (ÇAYKUR) Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) alt komisyon denetim toplantısı gerçekleştirildi. ÇAYKUR Genel Müdürlüğü binasında Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Mersin Milletvekili Ali Kıratlı’nın başkanlığında başlayan toplantıya AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, AK Parti Adıyaman Milletvekili Hüseyin Özhan, AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür üye olarak katıldı. Toplantıya ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar da üye olarak katıldı. Toplantıya ayrıca Sayıştay Başkanlığı’ndan 4 denetçi, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’ndan 2 Strateji ve Bütçe Uzman Yardımcısı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Daire Başkanı, Türkiye Varlık Fonu Yatırım Departmanı’ndan 2 temsilci, ÇAYKUR’dan ise Genel Müdür Yusuf Ziya Alim Başta olmak üzere 9 temsilci katıldı. “Bölgemiz değil ülkemiz açısından çok önemli bir ürün” Basına kapalı olarak gerçekleşen toplantının öncesinde konuşan TBMM alt komisyon başkanı Ali Kıratlı, “Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Alt Komisyon denetim toplantısını yapmak üzere ülkemizin güzide illerden Rize’deyiz. İnşallah alt komisyon toplantımızı bugün tamamlayıp buradan ayrılacağız. Bölgemiz değil ülkemiz açısından çok önemli bir ürün. İnşallah bugün biz iktidarıyla, ana muhalefet milletvekilleriyle, diğer milletvekilleriyle şirketimizin değerlerini, geldiği noktayı istişare edeceğiz. Toplantımızdan çıkacak sonuç ve kararların hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
Ölen yakınlarıyla bu çay ocağında bir araya geliyorlar
29 Ocak 2025 Çarşamba - 10:53 Ölen yakınlarıyla bu çay ocağında bir araya geliyorlar Rize’deki çay ocağına gelenler duvarda vefat eden akrabalarının ve dostlarının fotoğraflarına bakarak hasret gidiyor. Çayeli ilçe merkezinde hizmet veren bir çay ocağında mahalleri Yazıcılar mahallesi ve çevre mahallede hayatını kaybedenlerin fotoğrafları uzun süredir duvarlara asılıyor. Asılı fotoğraflarda dostları, yakanları ve akrabaları olanlar, onlara bakarak çay içiyor ve hasret gideriyor. 6 ay önce oğlunu kaybeden Dursun Yazıcı da oğlunun fotoğrafının asılı olduğu duvarın altında ki masaya gelerek her gün oğlunu seviyor, okşuyor ve oğluyla dertleşiyor. ‘Benim ballı oğlum’ diyerek oğlunun fotoğrafını seven Dursun Yazıcı’nın o duvarda oğlu dışında bir çok da akrabası yer alıyor. Her gün çay ocağına gelerek oğlunun fotoğrafı ile hasret giderdiğini dile getiren Dursun Yazıcı “Yazıcılar mahallesinden bütün akrabalarım amcamın oğlu, dayımın oğlu bütün yazıcılar mahallesinin ölenlerinin tablosudur bu köşe. Bu köşede daha yaşlılarımız ondan da daha yaşlılarımız dedelerimiz yani ölen kişilerin resmini bulabildiklerimizin hepsinin fotoğrafı burada var. Burada iki tane abim var. Babam var. En son evladım burada; 6 ay oldu evladımı kaybedeli, onun da fotoğrafını buraya astık. Burada çay içerim ve onunla hasret gideririm” dedi. “Evladım burada çay içerdi. Hiç demezdi ki benim de fotoğrafım buraya asılacak” Oğlunun bir gün kendi fotoğrafının da bu duvarda olacağını bilmeden gelip çay ocağında çay içtiğini de sözlerine ekleyen acılı baba “Burada böyle beni evladım bıraktı gitti; 41 yaşındaydı evladım, böyle bir acıyı Allah kimsenin başına vermesin. Evlat acısını çekmeyen bilemez bu acıyı bilemez. Böyle buda bizim başımıza geldi. Evladım gelir burada otururdu, çay içerdi, yemek yerdi. Hiç demezdi ki ‘Benim de fotoğrafım buraya asılacak’, bizde demezdik. Kimin aklına gelirdi ki ama evladımın da resmini buraya astık işte” ifadelerini kullandı. “Onları unutmama adına duvarda onları da aramızda hissediyoruz” Mahallesinde ölen büyükleri ve yakınlarını yad etmek için çay ocağında böyle bir köşe kurulduğunu ifade eden Yazıcılar Mahallesi Muhtarı Barış Yazıcı ise “Mahallemizde, komşu mahallelerde, bu çay salonunda, burada bu masalarda bizimle beraber çay içip, sohbet edip, beraber dertlerimize ortak çözüm aradığımız, dedelerimiz, amcalarımız, ağabeylerimiz aramızdan ebedi âleme göç ettiler. Fakat burada onları unutmama adına böyle güzel bir duvarda onları da aramızda hissediyoruz” dedi. “Onları tekrardan görmek ve hatıralarını yaşatmak için yaptık” İşletmeci Gökhan Yazıcı ise fotoğraf asma uygulamasına 3 yıl önce başladıklarını, tanıdıklarından büyüklerinin fotoğraflarını istediklerini ve bu şekilde duvarı doldurduklarını dile getirerek “Köyümüzde eskiden ölmüş insanlar ve yeni vefat edenler var. Onları tekrardan görmek ve hatıralarını yaşatmak için yaptık. Çok gelen oldu başka yerlerden görmeye. Resimleri görüp tanıyanlar şaşırarak bu öldü mü diye çok soran oldu. Orada birinin resmi var mesela tanıyan bir arkadaşı burada yaşamıyordu, öldüğünü tablodaki resmini görünce öğrendi. Bu öldü mü, ne zaman öldü diye sordu. Zaten resimlerin tek olanları hepsi ölen kalabalık olanlar bazıları ölen bazıları yaşayan. Biz bu resimlere bir iki kişiyle başladık. 3 senede yavaş yavaş kimisinden dedesinin resmini kimisinden babasının resmini isteyerek rahmetli Kadir hocamızın oğluyla beraber ve fotoğrafçı Halil Hoca ile birlikte güzel bir pano yapalım dedik ve elimizden geldiği kadar yaptık. Alt tarafta yan köy komşularımız ve bu çay ocağına gelen dostlarımız var” ifadelerini kullandı.