Yerel Haberler
Rize
İftar hazırlığı yapamayan muhtaç ailelerin iftarı lise öğrencilerinden 04 Mart 2026 Çarşamba - 09:07:15 Rize’nin İyidere ilçesinde lise öğrencileri iftar için hazırlık yapamayacaklar için 4 çeşit yemeği okullarında kendi elleriyle hazırlayarak evlerine kadar gitmesini sağlıyor. Ramazan ayının gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışma her zaman olduğundan biraz daha fazla ön plana çıkıyor. Rize’nin İyidere ilçesinde de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ isimli bir proje hazırlayarak yardımlaşma ve dayanışmaya güzel bir örnek sergileniyor. Hazırlanan proje çerçevesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftarda hazırlık yapamayacak durumda olan, yaşlı, ekonomik durumu olmayan ve hastaların listesi belirlenerek İyidere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne teslim edildi. Okulda öğrenim gören Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri ve öğretmenleri de o aileler için işe koyuldu. Çorbasından ana yemeğine ve salatasına kadar yemekleri kendi elleriyle yapan öğrenciler porsiyonları hazırlayarak köyler için İyidere Kaymakamlığı tarafından, mahalleler için ise İyidere Belediyesi tarafından görevlendirilen personele teslim ederek ailelere ulaşmasını sağlıyor. Proje kapasımda ilçe sınırlarında yaşayan 20 hanede yaşayan 32 kişi için her gün 4 çeşit yemek çıkartılarak hayran bırakan bir yardımlaşma ve dayanışma örneği sergileniyor. Proje sayesinde İyidere ilçesinde Ramazan ayının dolu dolu geçtiğini kaydeden İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy "Bu projeye ilk olarak geçen yıl başladık ve Ramazan ayında yaşlı, hasta vatandaşlarımızın iftarlıklarını öğrencilerimiz ile beraber her gün hazırladık. Hem geçen yıl öğrencilerimizin bu projede bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyet hem vatandaşlarımızın güzel yorumları bizi bu projeyi 2. kez yapmaya itti. İlçemizde bulunan yaşlı, hasta, kendi iftarını kendisi hazırlayamayacak vatandaşlarımızın iftarını öğrencilerimiz hazırlayarak gönderiyor. Hem de öğrencilerimiz Ramazan ayında mutfak derslerinden biraz mahrum kalıyorlar. Bu anlamda da her yılı dolu dolu geçirmiş oluyorlar. Öğrencilerimize Ramazan ayının manevi iklimi, duygusunu yaşatmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza kimsesiz olmadıklarını, devletin her şartta yanlarında olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimize, milli eğitim müdürümüze, okul müdürümüze, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim" Bu yıl 2. kez gerçekleşen projede hayallerinin projeyi 12 aya yaymak olduğunu ifade eden İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete ise "7 yıldır vatandaşlara hizmet etme noktasında bütün işlerimizi zevk alarak yaptık ama en büyük zevk aldığımız iş 2 yıldır ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesi. Öğrenci arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz, Ramazan aylarında durumu olmayan, yaşlı, engelli vatandaşlarımıza hem iftarda hem sahurda her akşam yemek getirmekti. Burada büyük bir fedakârlık var. Zaten mübarek Ramazan ayına baktığımız zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşmanın olduğu en önemli aylarımızdan bir tanesi. Bizde İyidere olarak bu ayda bunu yapmaya çalışıyoruz. Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim. Bu öğrenciler, bu azim, bu birlik beraberlik bizde olduğu sürece belki bugün veya seneye değil ama bir gün gelecek biz ‘TİMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesini 12 aya yayacağız" ifadelerini kullandı. "Kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk" Projenin geçen yıla nazaran daha fazla kişiye el uzattığını kaydeden İyidere İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Haldızoğlu da "Bu yıl projemizde 2. yılımıza başladık. Daha da kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk. Bu projede ilçemizdeki tüm paydaşlarımızla beraber çalışıyoruz. İhtiyaçtan ziyade yemek yapmaya fırsat bulamayan, yaşlı vatandaşlarımızın iftarlıklarını karşılamak için bu projeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz" İyidere Meslek Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Resul Akbaş ise 20 hane için özenle yemek hazırlandığını, bu sayede öğrencilerin hem meslek öğrendiğini hem de yardımlaşma duygusunu yaşadıklarını dile getirerek "Projemiz çok iyi gidiyor. Bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Toplamda 20 hane için 32-33 kişilik yemek çıkartıyoruz. İyidere’de bulunan, desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza burada yemekler çıkartıyoruz. Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle yemek gönderdiğimiz ailelerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Öğrencilerimizden de çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem mesleklerini öğreniyorlar hem yardım etmenin duygusunu yaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hedefimiz terörsüz bir Türkiye”
05 Ocak 2025 Pazar - 14:42 Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hedefimiz terörsüz bir Türkiye” Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hedeflerinin Terörsüz bir Türkiye olduğunu vurgulayarak “Güneyimizdeki tarihi gelişmeleri, hayırlı sonuçlara tebdil etmeye yönelik çabalarımızla terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda attığımız adımlarımızın sonuçları ülkenin ve milletin hayrına olacak” dedi. Rize’de bugün Yenişehir Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen AK Parti Rize 8. Olağan İl Kongresi’ne katılarak partililere hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşması öncesi hayatını kaybeden ünlü sanatçı Ferdi Tayfur’un “İçim yanar” şarkısı hoparlörlerden yükseldi. Konuşmasında ana yurdu, baba ocağı Rize’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bitlis, Karaman, Kırklareli, Kırıkkale ve Niğde AK Parti İl Kongrelerine de Rize’den seslendi. “Candan vazgeçilir, Rize’den vazgeçilmez” diyen Erdoğan, “Şairin diliyle ifade edecek olursak ‘Ey bre Karadeniz dalgalısın dalgalı sevdalık çekmek nedir şu Rize’ye sormalı, sizdeki bu muhabbettir kışımızı yaz eden canımdan vazgeçerim vazgeçemem Rize’den’ hani atalar serden geçilir de yardan geçilmez diyor ya. Bizde candan vazgeçilir, Rize’den vazgeçilmez diyoruz. Senin Allah’ına kurban Rize. Siz kalbinizle ve desteğinizle bizimle olduğunuz müddetçe Allah’ın izniyle kazanmadık mücadele, ulaşmadık hedef başarmadık iş bırakmayız. Karadeniz tükenir Rize’nin davasına, milletine, Türkiye’ye olan sevdası tükenmez Benim sizlere olan sevdam ise dağlardan yüce Karadeniz’den coşkundur. Bu öyle bir sevda ki asla eksilmez, azalmaz, tükenmez. Sizlerle beraber yol yürüdüğüm için Rabbime sonsuz hamd ediyorum. İnşallah Allah rızasını kazanma ülkeye ve millete hizmet etme yolunda daha gidecek çok yolumuz, çok mesafemiz var. Bir evladınız olarak bugüne kadar dosta düşmana karşı sizin yüzünüzü kara çıkarmadık. Türkiye’yi 3. dünya ülkesi mevkiinden aldık dünyanın en güçlü, sözü dinlenir, hatırı sayılır ülkelerinden biri haline getirdik. Türkiye yüzyılında da aynı Karadeniz azmiyle çalışmaya, mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu. “15 Temmuz’da onları ve verdikleri mücadeleyi unutursak kalbimiz taş kesilir” Erdoğan, Türkiye Yüzyılıyla çıtayı biraz daha yukarıya taşıdıklarını ifade ederek “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişten bölgesel ve küresel meselelerdeki belirleyici rolümüze kadar son dönemde attığımız her adım Türkiye yüzyılının yapı taşları mahiyetindedir. İnşallah 2053 ve 2071 Türkiye’sinin inşasını da bizden sonraki nesiller eliyle yine bu dava, bu kadro gerçekleştirecektir. Tabii biz bunları söylerken birileri gibi öyle içi boş palavralar atmıyoruz. Bunları söylerken kendimize ait olmayan, doğruluğu, yanlışlığı, tartışmalı verileri de dayanmıyoruz. Hele hele birilerinin yaptığı gibi emperyalistlerin senaryolarında biçilen rollere asla güvenmiyoruz. Bizim referansımız binlerce yıla sarih medeniyet birikimimizdir. Yarım asrı bulan şahsi siyasi mücadelemizdir. Artık 22 yılını geride bırakan iktidarımızda ortaya koyduğumuz eser ve hizmetlerdir. Kalbimizi, ruhumuzu ve gözümüzü kendisinden hiçbir zaman ayırmadığımız milletimizin gönlündeki sarsılmaz yerimizdir. Biz bu millete sadece siyasi mücadelemizdeki başarımızı değil, canımızı da borçluyuz. FETÖ’cü hainlerin, 15 Temmuz gecesi başlattıkları darbe girişiminde gözünü kırpmadan kıyam eden ölüme yürüyen binleri, on binleri, yüz binleri, milyonları nasıl unutabiliriz. İstanbul’da indiğimiz havalimanının etrafını Ankara’da, külliyenin çevresini adeta canlı kalkan olarak saran tunç yürekli yiğitleri nasıl unutabiliriz? Hainlerin silahlarının namlularına, göğüslerini siper ederek, tanklarının altına yatarak mermilerin üzerine yürüyerek her biri adeta süper kahramana dönüşen kardeşlerimizi nasıl unutabiliriz? Onları ve verdikleri mücadeleyi unutursak kalbimiz taş kesilir. Şimdi de güneyimizdeki tarihi gelişmeleri, hayırlı sonuçlara tebdil etmeye yönelik çabalarımızla terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda attığımız adımlarımızda ekonomik sorunlara, kalıcı çözümler getirecek programımızda ülkemizi her alandan geleceğin karmaşık dünyasına hazırlamaya yönelik teknolojik ve diplomatik ataklarımızla velhasıl süreci sancılı da yürüse, sonuçları ülkenin ve milletin hayrına olacak politikalarımızla şükran borçlu olduğumuz 85 milyonun her bir ferdi için gece gündüz çalışıyoruz” şeklinde konuştu. “Biz ülkesinin ve milletinin kaderiyle kendi kaderi bütünleşmiş bir partiyiz” AK Parti’nin ülkesinin ve milletinin kaderiyle kendi kaderi bütünleşmiş bir parti olduğuna dikkat çeken Erdoğan “İşte böyle bir ittifakız. AK Parti ve Cumhur İttifakı ne kadar güçlü, ne kadar üretken, ne kadar kucaklayıcı olursa unutmayın Türkiye’nin bütün hedeflerine ulaşması, milletin hayallerine kavuşması da o derece kolay, hızlı, etkin şekilde gerçekleşir. Bunun için AK Parti’nin beldesinden ilçesine, ilinden genel merkezine kadar her kademedeki temsilcisi aslında ateşten bir gömlek giyiyor. Dünyanın ve bölgemizin tarihi bir dönüşümden geçtiği şu kritik günlerde üstlendiği şerefli görevin manasını bilen hiçbir arkadaşımın gözüne uyku girmemesi gerekir. Hep birlikte bir kez daha tarihe not düşmek, tarihe mal olmak, tarih yazmak için önümüz bulunmaz bir fırsat var. Kongrelerde görev alan kardeşlerimin bu fırsatı en güzel şekilde değerlendireceklerine inanıyorum. Rabbimiz bize ancak çalıştığımız kadarının karşılığı olduğun bildiriyor. Hiçbir şey üretmeden hiçbir aksiyon almadan hiçbir riske girmeden hayatın diğer alanlarında başarı sağlanamayacağı gibi siyasette yapılamaz. Türkiye’nin en büyük sorunu tatlı su siyasetçisi tipinin her yeri işgal etmiş olmasıdır. Kayda değer hiçbir iş yapmadan sadece lafla sadece seviyesiz polemikle sadece yalan yanlış sosyal medya paylaşımları ile siyasetçilik oynayan bu tipler maalesef bizim aramıza sızabiliyor. Bunları da görmezden gelmeyin. Bizim siyasetimizde bu anlayışa da bu anlayışla başka ajandalar peşinde koşanlara da yer yoktur” ifadelerini kullandı. “Aklınızdan çıkarmayın; Aksi takdirde partiyi ticarethaneye çevirirsiniz” Erdoğan, konuşmasında partililere uyarılarını sürdürerek şunları söyledi: “Aklınızdan çıkarmayın. Sorumlu olduğunuz yerin caddelerine, sokaklarına, hanelerine, iş yerlerine, köşe bucak her yerine haftanın her günü ve günün 24 saati hakim olmadan vaziyet etmeden işinizin hakkını veremezsiniz. İnsanlar sevinçlerinde, üzüntülerinde, dar zamanlarında kafalarını kaldırıp baktıklarından yanlarında ilk sizi göremezlerse vazifenizin gereğini yerine getirmiyorsunuz demektir. Sizden yardım isteyen herkesin derdini çözebildiğinizin derdini çözerek bu mümkün değilse gönlünü alarak yanınızdan tebessümle ayrılmasını temin edemiyorsanız yanlış yerde bulunduğunuzu bilmelisiniz. Kardeşlerim hangi görevde olursanız olun ister il başkanı olun, ister belediye başkanı olun, ister milletvekili olun, size benim vatandaşlarımdan herhangi birisi gelir sizden bir işin yapılmasını, gereğini istiyorsa onu bir başka yere havale etme hakkınız yok. Bunu yaptığınız sürece ben Genel Başkanınız olarak varsa sizlere hakkımı helal etmiyorum. Bazılarına bu söylediklerin zor gibi gözükebilir. Ama bilin ki bu Genel Başkan bu Cumhurbaşkanı çok şikayetler alıyor. Bu şikayetleri ben burada haykırmam lazım. Hepinizin bunu bilmesi lazım. Bazı arkadaşlarım bu söylediklerimi imkansız görebilir. Halbuki ne diyor şair? ‘Davası hak olanın yardımcısı Allah’tır hak olan davada zafer muhakkaktır’ Öyleyse biz siyasetimizi yaparken başka hiçbir şeye ve hiç kimseye değil hak olan davamıza hizmet etmeye bakacağız. Tekrar altını çizerek ifade ediyorum. Bunları herhangi bir çıkar, kazanç, makam, mevki beklentisiyle değil davamızın bizlere yüklediği mesuliyet bilinciyle yapmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde partiyi ticarethaneye çevirirsiniz. Bu bizim asla müsaade etmeyeceğimiz, rıza göstermeyeceğimiz, göz yummayacağımız bir durumdur. Türkiye’de ticarethane gibi çalışan yeteri kadar parti var, sivil toplum kuruluşları var, belediye ve benzeri yer zaten var. Ama AK Parti böyle olamaz. Millete hizmet için kendilerine tahsis edilen kaynakları kimi terör örgütlerine aktarır, kimi çeşitli organizasyonlar üzerinden yağmalar, kimi hiçbir eser üretmeden çarçur eder, kimi nefsini tatmin için etrafına dağıtır, kimi siyasi kariyerini inşa etmek için kullanır. Bunun adı siyaset değil. Açık söylüyorum millete ihanettir. Yüce Mevla bizi böyle durumlara düşmekten muhafaza eylesin. Daha önemlisi bizim böyle süfli tartışmalarla sinsi ayak oyunlarıyla kapalı kapılar ardında yürütülen siyaset mühendislikleriyle işimiz olamaz. Çünkü biz Cumhuriyetimizin ilk 80 yılından yapılandan 3 kat, 5 kat, 10 kat, 20 kat fazlasını 22 yıla sığdırmış bir iktidarız. Bizler kurulduğu günden beri milletin umut kapısı, dayanağı, gelecek güvencesi olarak sandıktan hep birinci çıkmış AK Parti’yiz. Çünkü biz 15 Temmuz gecesi şehitlerin mübarek kanlarıyla harcı karılan Cumhur İttifakıyız.” “Bizim daha ülkeye kazandıracak çok eserimiz, millete verecek çok hizmetimiz var” “Bizim daha ülkeye kazandıracak çok eserimiz millete verecek çok hizmetimiz var” diyen Erdoğan “Bunun için kongrelerimizi bir diriliş, bir şahlanış, bir enerji yenileme zemini olarak görüyoruz. Bizim yüreğindeki umut ateşini sürekli harlayarak canlı tutan, ruhundaki zafer heyecanını sürekli besleyerek yükselten, inancını ve azmini mıh gibi zihnine yerleştiren, gece gündüz çalışmaktan yüksünmeyen milletimizle her daim hemhal olmaktan keyif alan velhasıl partimizi başarıdan başarıya koşturacak kadrolara ihtiyacımız var. İnşallah büyük kongremizle birlikte yeni bir döneme kapı açacağız. Hedefimiz AK Parti’yi seçimlerde yeniden yüzde 50 bandına çıkartmaktır. Cumhur İttifakı olarak Türkiye yüzyılını, ilmik ilmik işleyecek bir siyasi iklimi ülkemizi hakim kılmakta kararlıyız. Attığımız her adımın bu gayeye yönelik olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Mevlana Hazretleri kamil insan odur ki koya dünyada bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser diyor. İşte bunun için bizde eserlerimizle, hizmetlerimizle, yatırımlarımızla, icraatımızla konuşuyoruz. Biliyorsunuz hafızayı beşer nisyan ile maluldür” dedi. “Karşımızdakilerin yalanlarını ve o cilanın altındaki rezilliklerini birer birer ifşa edeceğiz” Yaptıkları yatırımları her fırsatta anlatmalarının gerekliliğini vurgulayan Erdoğan “Şayet biz ülkenin her karış toprağına kazandırdığımız eserleri çeşitli vesilelerle hatırlatmazsak ne olur biliyor musunuz kifayetsiz muhterisler gelir onların yüzde biri, binde biri, milyonda biri mesabesinde, kıratında, değerinde olmayan işleri büyük başarılar diye millete yutturmaya çalışırlar. Küresel medyanın ve sosyal medyanın desteği ile milletimizin birliğine yalan, yanlış çarpıtılmış haddinden fazla büyütülmüş sıradan faaliyetleri sinsice işlerler. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere CHP’li belediyelerin olduğu şehirlerin içler acısı hali ortadayken onların yaptıklarını allayıp pullayıp pazarlarlar. Gittiğiniz her şehirde her toplantıda icraatlerimizi anlatmamızdan rahatsızlık duyanlar veya gereksiz görenler işte bu tabloya bakmalıdır. Milletimizin emperyalistlerin desteği ile sahnelenen bu çirkin oyuna gelmemesi için önce kendi yaptığımız işleri her fırsatta anlatacağız. Eğitimi ile sağlığı ile güvenliği ile yargısı ile ulaştırması ile enerjisi ile sosyal destekleri sanayi ve teknoloji atılımları ile kadınlara ve gençlere yönelik özel programları ile velhasıl her konudaki başarılarımızla heybemiz hamdolsun ağzına kadar doludur. Aynı şekilde karşımızdakilerin yalanlarını ve o cilanın altındaki rezilliklerini birer birer ifşa edeceğiz. Bu bizim Türkiye’ye çağ atlatmış bir parti olarak diğer vazifelerimiz kadar önemli bir sorumluluğumuzdur” diyerek Rize’ye son 22 yılda 309 milyar TL tutarında yaptıkları kamu yatırımlarını ve başta Şehir Hastanesi ve İkizdere Lojistik Merkezi olmak devam eden projeleri hatırlattı. Erdoğan, ardından Rize’den ayrılarak Trabzon İl Kongresi’ne katılmak üzere karayolu ile Trabzon’a hareket etti.
Jurecka’nın berberi ’VAR’a gidiyor
05 Ocak 2025 Pazar - 10:27 Jurecka’nın berberi ’VAR’a gidiyor Çaykur Rizespor’un sosyal medyadan "Saç tıraşı var" ifadeleriyle paylaştığı yarı otomatik VAR sistemi fotoğrafı sosyal medyada gündem olunca Jurecka’yı tıraş eden kuaför "Gol benim yüzümden iptal oldu, özür dilerim" dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Çaykur Rizespor sahasında karşılaştığı Beşiktaş ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ikinci yarısının uzatmaları oynandığı sırada topla ceza sahasına giren Vaclav Jurecka’nın şutunda meşin yuvarlak filelerle buluştu ancak gol, VAR tarafından ofsayt gerekçesiyle geçerlilik kazanmadı. Karşılaşmanın ardından ise Çaykur Rizespor sosyal medya hesabı üzerinden yarı otomatik VAR sistemi tarafından hazırlanan görseli ‘Saç tıraşı VAR’ ifadeleriyle paylaştı. Bu görsel sosyal medyada gündem olurken maçtan 1 gün önce Jurecka’nın saçlarını kesen kuaför de, ‘Galiba benim suçum, saçları uzun bırakmışız’ ifadeleriyle paylaştı. O görselde sosyal medyada paylaşım rekorları kırdı. Maçın AVAR hakemlerinden olan Mustafa Savanlar için Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut maç sonu düzenlenen basın toplantısında, "Mustafa Bey ona çok iyi bakalım çünkü inanılmaz seri. Türk futbolunun umudu, yeni VAR hakemlerimiz, AVAR hakemlerimizden bir tanesi. İnanılmaz seri bir şekilde çözdü. Türk futbolunun umut vadeden bir yardımcı hakemi" ifadelerini kullanmıştı. Vaclav Jurecka’yı maçtan 1 gün önce saç tıraşı eden kuaför Yunus Emre Güner ise golün VAR’dan iptal edilmesinin sebebinin kendi saç kesimi yüzünden olabileceğini dile getirerek, “Ben de VAR’a gidiyorum. Güvenlik kameralarımdan bakacağım. Acaba ben mi uzun bıraktım saçlarını” ifadelerini kullandı. 16 yıldır kuaförlük yaptığını ifade eden Güner kendisinin göremediğini AVAR hakemi Mustafa Savanlar’ın gördüğünü ifade ederek, "16 yıldır Rize’de kuaförlük yapıyorum. Maçtan 1 gün önce, kamp akşamı Jurecka’yı burada saç tıraşı yaptım. Saçını herhalde biraz uzun bıraktık. VAR hakemi Mustafa Bey’e teşekkür ediyorum. Benim görmediğimi o gördü, uzun olduğunu yakaladı ve 3-5 saniye içerisinde kararını verdi, ofsayt nedeni ile golümüzü iptal etti. Herhalde geçmişinde bir kuaförlük var. Bir akrabası muhtemelen kuafördür. O yüzden kararı hemen onayladı ve golümüzü iptal etti” dedi. Kendi güvenlik kameralarını inceleyip hatasını bulacağını da kaydeden Güner, "Gol muhtemelen benim yüzümden iptal oldu. Bütün taraftarlardan özür diliyorum. Kusura bakmayın, bir dahaki saç tıraşını daha güzel yapacağım ki saçlar ofsaytta kalmasın diye. Ben de VAR’a gideceğim. Kendi kameralarımı kontrol edeceğim. O videoları inceleyeceğim. Bir çalışma yapacağız. Uzun bırakmışsak da saçı kısaltacağım. Kendi kameralarımı izleyip, sonuca varıp, kamuoyu ile paylaşacağım” şeklinde konuştu.
Babasının adının verildiği sağlık merkezinde göreve başladı
04 Ocak 2025 Cumartesi - 12:27 Babasının adının verildiği sağlık merkezinde göreve başladı Babasının isminin verildiği Aile Sağlık Merkezi’nde babasının kaldığı yerden görevini sürdürüyor. 18 Ocak 2017 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Dr. Talip Korkmaz’ın adı Gülbahar Mahallesi’ndeki sokakta, ardından son görev yaptığı yer olan 11 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne verildi. Dr. Talip Korkmaz’ın oğlu Muhammed Onur da babasının istediği gi tıp fakültesinden mezun oldu. Şimdi ise babasının adının verildiği Dr. Talip Korkmaz 11 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’nde göreve başladı. Babasının izinden, babasının hastalarıyla çalışma hayatına başlayan 26 yaşındaki Doktor Muhammed Onur Korkmaz, babasının yakın arkadaşlarıyla çalışmanın mutluluğunu yaşıyor. Kendisi tıp fakültesine başladığında babasının hayatta olmadığını ancak kendisine ilk önlüğü babasının giydirdiğini ifade den Dr. Muhammed Onur Korkmaz, “Açıkçası hekim olma yolunu bana açan kişi zaten rahmetli babam. Eğer hekim olmasaydı ben de pek fazla Hekim olmayı düşünmezdim. Aslında tıp fakültesine başlamadan önce kendisi bana bu Aile Sağlığı Merkezi’nde beyaz önlük giydirmişti. Tıp başlayan her öğrenciye bir beyaz önlük giyme töreni yapılır. Benim törenim aslında fakülteye başlamadan önce burada babam tarafından yapılmıştı. Sonrasında maalesef babamı kaybettik. Ben henüz fakülteye başlamamıştım. Fakültede okurken onun tecrübelerinden faydalanamadım ama burada rahmetli babamın en yakın dostu olan Köksal hocamla birlikte çalışıyoruz. Onun tecrübelerinden İnşallah faydalanıyorum. Rahmetli babam Talip Korkmaz Okçular Tepesi’ni bekleyen bir asker, Alperen edasıyla görevini burada sürdürdü, ben de ondan aldığım bayrağı inşallah aynı hassasiyetle devam ettirmeye çalışacağım” dedi. Dr. Talip Korkmaz’ın görev yıllarında ki en yakın arkadaşlarından biri olan Dr. Köksal Öztanç ise Dr. Onur Kormkaz’ın daha küçük yaşlarda aile sağlık merkezine babasını ziyaret etmeye geldiğini, şimdi ise babasının görevine devam ettiğini dile getirerek, “Onur Bey zaten Çaykur Ortaokulunda okurken öğle araları, ders çıkışları gelirdi, otururduk. O zaman çok küçüktü. Yani biz ‘Onur büyüyecek doktor olacak’ aklımızın ucundan geçmiyordu. Talip ağabey de Onur Bey’in doktor olmasını çok istiyordu. Hatta vefat ettiği yıl Onur Bey Üniversitesi sınavında tıp fakültesini kazanamamıştı ve Tali Ağabey bana diyordu ki ‘Onur’un sınavı kötü geçti, kazanamayacak. Kendisine de belli etmedim ama çok üzüldüm’. O yıl Talip Ağabey vefat ettikten sonra Onur Bey tıp fakültesini kazandı. Maalesef Talip ağabey bunu göremedi ama mutlaka görüyordur. Aramızda değil ama mutlaka bir yerlerden görüyordur. Bu bizim için çok büyük bir onur, çok büyük bir gurur. Tarif edilemeyecek bir mutluluk. Keşke birlikte devam etseydik de isim olmasaydı, o aramızda olsaydı da ismi aile sağlığı merkezimizde olmasaydı” ifadelerini kullandı.
İlhan Palut: “Kazanmayı bence hak etmiştik”
04 Ocak 2025 Cumartesi - 00:32 İlhan Palut: “Kazanmayı bence hak etmiştik” Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, Beşiktaş maçının ardından yaptığı açıklamada, “Kazanmayı bence hak etmiştik” dedi. Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Çaykur Rizespor, sahasında karşılaştığı Beşiktaş ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Teknik Direktör İlhan Palut açıklamalarda bulundu. Palut, takımının Süper Lig’de alışılmışın dışında bir performans sergilediğini kaydederek, “Beşiktaş maçı istemediğimiz periyottan sonra çıktığımız bir maçtı. Tekrar bizim için galibiyetle dönüş için bir fırsattı. Yüksek tempoda oynamamız gerekiyordu. Çünkü Beşiktaş takımı ofansif manada yüksek tempo oynayan takımlara karşı bazen sıkıntı yaşıyordu. Beşiktaş’ın ofansta tempoyu bir anda değiştiren oyuncuları vardı. Bu oyunculara dikkat etmemiz ve basit top kaybı yaparak rakibe hızlı geçiş şansı vermememiz gerekiyordu. Genel manada planımız buydu. İlk 40 dakikaya baktığınız zaman çok çok önemli bir performans sahada vardı. Yani Süper Lig’de görmeye alışık olmadığımız bir tempo, bir atak yoğunluğu, bir porsiyon yoğunluğu takımım adına sahadaydı. Bu süreci maalesef sadece bir golle taçlandırabildik. 40-45 arası Beşiktaş’ın bahsettiğim 2 tane tehlikeli bölgeden frikikleri oldu ve işte bir kaptırdığımız topla geçişle silahlarını kullandılar ve beraberliği yakaladılar” diye konuştu. "Maalesef ikinci golü atamadık" İlhan Palut, rakibin ikinci yarı topa daha sahip bir görüntü çizdiğini belirterek, “Tabii bunu pozisyona dönüştürme anlamında onlara şans vermedik. Özellikle 60’tan sonra tekrar ataklarımızı yoğunlaştırdık, pozisyonlar bulduk ama maalesef 2. golü atamadık. Son dakika bir fırsatımız yine oldu ama o da tahmin ediyorum ince bir ofsayta takıldı ve 1-1 berabere kaldık. Sahada ortaya konan oyun ve alınan skor oranlamasına baktığınız zaman tabii ki bizde hayal kırıklığı oluşturan bir sonuç. Çünkü kazanmayı bence hak etmiştik. Oyuncularımızı kutluyorum. Gerçekten seyircilerimiz çok büyük destek verdiler. Onları evlerine bir galibiyetle göndermek isterdik. Maalesef bunu başaramadık. Beşiktaş takımına da geri kalan maçlarda başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı. "Sanki ofsayt değil hissi oluşturuyor! Çaykur Rizespor’un VAR’ın ofsayt kararı ile iptal edilen golü hakkında da konuşan Palut “2 seçeneğimiz var ya gözümüze güveneceğiz ya teknolojiye güveneceğiz. Gördüğümüze güvendiğimiz bir sonuç vermiyor. Şöyle baktığımız zaman, analiz kamerasından vesaire 2 gol için de söylüyorum yani sanki ofsayt değil hissi oluşturuyor. Ama her takım için Süper Lig’de kullanılan bir teknoloji var. Burada aleyhimize devreye girdi. ‘Güven konusunda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?’ diye soracak olursanız bana çok da kendimi optimum bir güven içerisinde hissetmiyorum. Bunu açık söylemeliyim. Böyle bir pozisyon ligde ortalama 3-4 dakikada saç, kulak, burun ucu değerlendirirken, Mustafa Bey ona çok iyi bakalım çünkü inanılmaz seri. Türk futbolunun umudu, yeni VAR hakemlerimiz, AVAR hakemlerimizden bir tanesi. İnanılmaz seri bir şekilde çözdü. Türk futbolunun umut vadeden bir yardımcı hakemi. Onu artık koltuğundan kalkıp saha kenarında bayrağıyla maç yönetirken görmek isteriz. Çünkü böyle büyük bir değer, böyle seri karar verebilen bir Mustafa Bey bir koltukta çürümemeli. Ona sahalarda ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.
Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 1 - Beşiktaş: 1 (İlk yarı)
03 Ocak 2025 Cuma - 20:57 Trendyol Süper Lig: Çaykur Rizespor: 1 - Beşiktaş: 1 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 18. haftasında Çaykur Rizespor, Beşiktaş’ı ağırlıyor. Karşılaşmanın ilk yarısı 1-1’lik eşitlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 3. dakikada Varesanovic’in ceza sahasına gönderdiği uzun pasta topla buluşan Ali Sowe’un şutunda kaleci Mert topu kornere çeldi. 15. dakikada sol kanattan ceza sahasına giren Akintola’nın pasında ceza sahası içinde Ali Sowe’un vuruşunda top kaleci Mert’ten dönerek yeniden Sowe’nin önüne düştü. Sowe’un Varesanovic şutunu çekti top dışarı çıktı. 18. dakikada sol kanattan topla ilerleyen Ghezzal’ın pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Sowe’un vuruşunda kaleci Mert topu uzaklaştırdı. 39. dakikada serbest vuruşta topun başına geçen Hadziahmetovic’in ceza sahasına ortasında topu önünde bulan Alikulov’un şutunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 1-0 45+3. dakikada Hadziahmetovic’in geri pasında topu kapan Muçi’nin ceza sahasına girerek yaptığı vuruşta meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-1 Hakemler: Ozan Ergün, İbrahim Bozbey, Candaş Elbil Çaykur Rizespor: Tarık, Taha, Mocsi, Alikulov, Mithat, Hadziahmetovic, Varesanovic, Ghezzal, Olawoyin, Akintola, Sowe Yedekler: Canberk Yurdakul, Casper Hojer, Papanikolaou, Benhur Keser, Vaclav Jurecka, Emrecan Bulut, Muhammed Buljubasic, Eray Korkmaz, Ayberk Karapo, Altin Zeqiri Teknik Direktör: İlhan Palut Beşiktaş: Mert, Svensson, Uduokhai, Tayyip Talha Sanuç (Emirhan Topçu dk. 41), Zainutdinov, Al-Musrati, Gedson, Salih, Muçi, Rafa, Immobile Yedekler: Ersin Destanoğlu, Onur Bulut, Semih Kılıçsoy, Chamberlain, Joao Mario, Masuaku, Ndour, Can Keleş, Mustafa Hekimoğlu Teknik Sorumlu: Serdar Topraktepe Goller: Alikulov (dk. 39) (Çaykur Rizespor), Muçi (dk. 45+3) (Beşiktaş) Sarı kartlar: Hadziahmetovic, Mithat (Çaykur Rizzespor), Uduokhai (Beşiktaş)