Yerel Haberler
Rize
Rize’de askıda ekmek, pidenin ardından askıda tulumba kampanyası başladı 05 Mart 2026 Perşembe - 13:13:04 Rize’de bir fırın işletmecisi, askıda ekmek ve Ramazan ayında başlattığı askıda pide kampanyasına bir de ’askıda tulumba tatlısı’ kampanyasını ekledi. Rize’de bir fırın işletmecisi, dayanışma kültürünü büyüten anlamlı bir kampanyaya imza attı. Daha önce askıda ekmek ve Ramazan ayında askıda pide uygulamasını başlatan işletmeci, şimdi de "askıda tulumba tatlısı" kampanyasını hayata geçirdi. İhtiyaç sahiplerinin de Ramazan’ın tatlı sevincini yaşayabilmesi için başlatılan uygulamada, vatandaşlar satın aldıkları tulumba tatlısını askıya bırakarak, ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz almasına katkı sağlıyor. Böylece hem paylaşma hem de dayanışma kültürü Ramazan ayında daha da güçleniyor. Fırına gelen hayırsever vatandaşlar, istedikleri kadar tatlıyı ödeyerek askıya bırakabiliyor. İhtiyaç sahibi kişiler ise askıda bulunan tatlılardan ücretsiz şekilde alabiliyor. İşletme sahibi Necmettin Demirkan, ekmek ve pideden sonra askıda tulumba uygulaması başlattıklarını ve ihtiyaç sahibi aileler için bağışlanan tulumba tatlılarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Demirkan, "Eskiden bu yana askıda ekmek kampanyamız vardı. Ramazan ayında da askıda pide yapıyorduk. İhtiyaç sahibi aileler, herkes ekmeğini, pidesini alabiliyor. Şimdi yeni bir kampanya başlattık. Askıda tulumba tatlısı veriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelerin buraya gelip tezgahtarımıza ‘Askıda pide almak istiyorum’ veya ‘Askıda tulumba almak istiyorum’ demesi yeterli" ifadelerini kullandı. Askıda ekmek, pide ve tulumba tatlısı için çok bağışçı olduğunu ifade eden Demirkan, "Bu süreçte bize destek verenler var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok duygulandıran anlar da yaşadık. Gelip yardım yapanlar oldu, öğrenci arkadaşlarımız için ayrıca yardım yapanlar oldu. İhtiyaç sahibi aileler gelip buradan istediği kadar alabilirler. Yarım kiloluk kutulara koyuyoruz ve ihtiyaç sahiplerine veriyoruz" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:07 İftar hazırlığı yapamayan muhtaç ailelerin iftarı lise öğrencilerinden Rize’nin İyidere ilçesinde lise öğrencileri iftar için hazırlık yapamayacaklar için 4 çeşit yemeği okullarında kendi elleriyle hazırlayarak evlerine kadar gitmesini sağlıyor. Ramazan ayının gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışma her zaman olduğundan biraz daha fazla ön plana çıkıyor. Rize’nin İyidere ilçesinde de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ isimli bir proje hazırlayarak yardımlaşma ve dayanışmaya güzel bir örnek sergileniyor. Hazırlanan proje çerçevesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftarda hazırlık yapamayacak durumda olan, yaşlı, ekonomik durumu olmayan ve hastaların listesi belirlenerek İyidere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne teslim edildi. Okulda öğrenim gören Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri ve öğretmenleri de o aileler için işe koyuldu. Çorbasından ana yemeğine ve salatasına kadar yemekleri kendi elleriyle yapan öğrenciler porsiyonları hazırlayarak köyler için İyidere Kaymakamlığı tarafından, mahalleler için ise İyidere Belediyesi tarafından görevlendirilen personele teslim ederek ailelere ulaşmasını sağlıyor. Proje kapasımda ilçe sınırlarında yaşayan 20 hanede yaşayan 32 kişi için her gün 4 çeşit yemek çıkartılarak hayran bırakan bir yardımlaşma ve dayanışma örneği sergileniyor. Proje sayesinde İyidere ilçesinde Ramazan ayının dolu dolu geçtiğini kaydeden İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy "Bu projeye ilk olarak geçen yıl başladık ve Ramazan ayında yaşlı, hasta vatandaşlarımızın iftarlıklarını öğrencilerimiz ile beraber her gün hazırladık. Hem geçen yıl öğrencilerimizin bu projede bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyet hem vatandaşlarımızın güzel yorumları bizi bu projeyi 2. kez yapmaya itti. İlçemizde bulunan yaşlı, hasta, kendi iftarını kendisi hazırlayamayacak vatandaşlarımızın iftarını öğrencilerimiz hazırlayarak gönderiyor. Hem de öğrencilerimiz Ramazan ayında mutfak derslerinden biraz mahrum kalıyorlar. Bu anlamda da her yılı dolu dolu geçirmiş oluyorlar. Öğrencilerimize Ramazan ayının manevi iklimi, duygusunu yaşatmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza kimsesiz olmadıklarını, devletin her şartta yanlarında olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimize, milli eğitim müdürümüze, okul müdürümüze, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim" Bu yıl 2. kez gerçekleşen projede hayallerinin projeyi 12 aya yaymak olduğunu ifade eden İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete ise "7 yıldır vatandaşlara hizmet etme noktasında bütün işlerimizi zevk alarak yaptık ama en büyük zevk aldığımız iş 2 yıldır ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesi. Öğrenci arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz, Ramazan aylarında durumu olmayan, yaşlı, engelli vatandaşlarımıza hem iftarda hem sahurda her akşam yemek getirmekti. Burada büyük bir fedakârlık var. Zaten mübarek Ramazan ayına baktığımız zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşmanın olduğu en önemli aylarımızdan bir tanesi. Bizde İyidere olarak bu ayda bunu yapmaya çalışıyoruz. Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim. Bu öğrenciler, bu azim, bu birlik beraberlik bizde olduğu sürece belki bugün veya seneye değil ama bir gün gelecek biz ‘TİMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesini 12 aya yayacağız" ifadelerini kullandı. "Kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk" Projenin geçen yıla nazaran daha fazla kişiye el uzattığını kaydeden İyidere İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Haldızoğlu da "Bu yıl projemizde 2. yılımıza başladık. Daha da kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk. Bu projede ilçemizdeki tüm paydaşlarımızla beraber çalışıyoruz. İhtiyaçtan ziyade yemek yapmaya fırsat bulamayan, yaşlı vatandaşlarımızın iftarlıklarını karşılamak için bu projeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz" İyidere Meslek Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Resul Akbaş ise 20 hane için özenle yemek hazırlandığını, bu sayede öğrencilerin hem meslek öğrendiğini hem de yardımlaşma duygusunu yaşadıklarını dile getirerek "Projemiz çok iyi gidiyor. Bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Toplamda 20 hane için 32-33 kişilik yemek çıkartıyoruz. İyidere’de bulunan, desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza burada yemekler çıkartıyoruz. Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle yemek gönderdiğimiz ailelerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Öğrencilerimizden de çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem mesleklerini öğreniyorlar hem yardım etmenin duygusunu yaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Vali Baydaş: "Heyelan riski konusunda uyarılarımızı sürdürmeye devam ediyoruz"
19 Kasım 2024 Salı - 12:41 Vali Baydaş: "Heyelan riski konusunda uyarılarımızı sürdürmeye devam ediyoruz" Rize’nin Çayeli ilçesinde yaşanan heyelanda toprak kütlesinin dolduğu apartmanda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralanırken çevrede 64 dairenin tahliye çalışmaları tamamlandı. İlçe merkezinde incelemelerde bulunan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, heyelan riskinin devam ettiğini belirterek, 64 dairenin tedbir amaçlı tahliye edildiğini söyledi. Çayeli ilçesinde sabaha karşı meydana gelen heyelanın ardından yamaçta kopan kütlelerin dolduğu apartmanda 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı. Bölgede incelemelerde bulunan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. 1 kişinin toprak altında kalarak hayatını kaybettiğini belirten Vali Baydaş, "Bugün saat 06.30-06.40 civarında Çayeli ilçemiz merkezimizde bulunan mahallede bir binamızın arkasında meydana gelen heyelanın binanın birinci katına gelmesi neticesinde bir hasar meydana geldi. 1 vatandaşımız toprak altında kalıp rahmetli oldu. Allah rahmet eylesin. 2 vatandaşımız hayati tehlikeleri olmamak şekilde tedavi altında. 2 vatandaşımız da ayakta tedavi sürecinden sonra hastaneden ayrıldı. Şu anda bu sıra boyundaki binalarda 64 daireyi tedbir amaçlı tahliye ediyoruz. Yan yana binalar olduğu için herhangi bir problem yaşanmasın diye kamu misafirhanelerinde misafir edeceğiz. İncelemeler sonrası yapısal hasar yoksa vatandaşlarımız tekrar dairelerine dönmelerini sağlayacağız. 112 ihbar hattına yansıyan herhangi bir afet, taşkın, heyelan, sel yok. Yükseklere kar yağdığı için sel ve taşkın riski beklemiyoruz. Uzun süredir yağış devam ettiği için toprak da suya doyduğu için heyelan riski var. Geçtiğimiz ay 600 kilo yağmur yağmıştı. Heyelan riski konusunda uyarılarımızı sürdürmeye devam ediyoruz" dedi.
Dişi atmacalar AVM’de kendileri için düzenlenen güzellik yarışmasında boy gösterdi
18 Kasım 2024 Pazartesi - 16:17 Dişi atmacalar AVM’de kendileri için düzenlenen güzellik yarışmasında boy gösterdi Rize’de düzenlenen organizasyonla dişi atmacalar bir alışveriş merkezinde kendileri için düzenlenen güzellik yarışmasına katıldı. AVM’de düzenlenen ‘Atmaca güzellik yarışmasında’ Rize ve Artvin’den gelen toplamda 23 atmaca 4 grupta yarıştı. Genel itibariyle atmacalarda güzel olan ve yarışmaya katılmaya hak kazananlar dişilerdir. Hal böyle olunca güzellik yarışmasına katıldıkları yerinde bir AVM olması insanların gülümsemesine ve esprilerine konu oldu. "Atmacam dişi olduğu için AVM’ye geldik" diyen sahipleri atmacalarını güzellikte kıyasıya yarıştırdı. Yarışmanın organizasyon ayağını üstlenen Salih Navdar, Rize ve çevre ilçelerinden gelen yarışmacıların 4 kategoride yarıştığını ifade ederek “AVM’ye gelen misafirlerimiz bu kültürü öğrensin istedik. Kemalpaşa, Hopa, Arhavi, Çayeli, Ardeşen, Pazar ve Rize merkezden 23 tane katılımcı var. Güzellik yarışmasına 4 kategoride yarışacaklar. Sağ olsunlar ilgi gösterdiler, geldiler” ifadelerini kullandı. Atmacacılık kültürünün bir sevda olduğuna değinen Musatafa Memoğlu ise “Geçmişten beri süregelen bir kültür, gelenek. Eskiden et için yapılırdı. Çay yokken tütün vardı ve bizim dedelerimiz büyüklerimiz Bafra’ya tütün dizmeye giderlerdi. Batum’a çalışmaya giderlerdi. O yokluk zamanlarında elektrik yoktu. Toprak küplerle bıldırcın yakalar, yaşlılarımız kışlık et ihtiyacını karşılardı. Asıl temel bu. Şimdi ise burada bir yarışma düzenleniyor. Şimdi gençlerde bir duruştur Atmaca, bir sevdadır. Farklı farklı türleri var. Dünyada vahşi bir hayvan ama bunu siz evcilleştirseniz öyle olmaz. Şimdi o vahşi hayvanlar, o yırtıcı kuşlar AVM’de. Siz bunu evcilleştirin, siz evde sakladığınız tavuğa el süremezsiniz ama bunu biz çağırdığımız zaman doğada elimize gelip konuyor. O kadar erkenden evcilleşiyor” şeklinde konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorlar ya da inkar ediyorlar”
17 Kasım 2024 Pazar - 16:01 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin: “CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorlar ya da inkar ediyorlar” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2008 yılında anayasada başörtüsü ile ilgili yapılan düzenlemeleri CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını hatırlatarak “CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorlar yada inkar ediyorlar” dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baba ocağı Güneysu’da gerçekleşen AK Parti 8. Olağan İlçe Kongresi’ne katılmak üzere Rize’ye geldi. İlk olarak Rize Valiliği’ni ziyaret eden Bakan Tekin, sonrasında Kaptan Ahmet Erdoğan Anadolu İmam-Hatip Lisesi, Yabancı Dil - Fen ve Sosyal Bilimler Proje Okulu Konferans salonunda gerçekleşen kongreye katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, 2001-2002 Eğitim Öğretim yılında Başbakan Bülent Ecevit tarafından başlatılan ‘Cumhuriyet’in 100. Yılına Mektup’ projesinden örnek vererek AK Parti iktidarı döneminde yapılan yatırımları anlattı. Bakan Tekin “2001-2002 yılında dönemin hükümeti yani Sayın Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu hükümet. Bir proje yapıyor. Diyor ki ‘2023 yılında cumhuriyetin yüzüncü yılı olacak. Biz bir proje başlatalım. Vatandaşlardan cumhuriyetin yüzüncü yılında nasıl bir Türkiye istiyorsunuz diye mektuplar alalım’. Cumhuriyet’in 100. yılına mektuplar. 29 Ekim 2023 tarihinde de Allah bize nasip etti, Milli Eğitim Bakanı’ydım, o dönem. Yani bundan yaklaşık 20 yıl önce yazılmış mektuplar dönemin Milli Eğitim Bakanı olarak bana ulaştırıldı. Neler yaptığımızı göstermesi açısından oradaki mektuplar, oradaki öğretmen, oradaki müdürlerimizin, müfettişlerimizin talepleri, açıklamaları çok önemli. Mesela bir öğretmenimiz diyor ki ‘İnşallah Cumhuriyet’in 100. yılında 40-50 kişilik sınıflarda ders anlatırım’. Ne demek bu? Demek ki öğretmenimiz 70 - 80 kişilik sınıfta ders anlatıyor ki böyle bir mektup yazmış. Başka bir öğretmenimiz ‘İnşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında içinde çocuklarımızın ihtiyaçlarını giderebileceği tuvaletlerin, lavaboların olacağı, içinde suyun olacağı bir okulda görev yaparım’ diyor. Başka bir öğretmenimiz ‘İnşallah okulda bir tane bilgisayarın olduğu bir okulda görev yaparım’ diyor. Yapılan okulların tamamı birinci sınıf inşaat malzemeleri, birinci sınıf inşaat kalitesi ve projelendirmesi de öyle. Sadece bu değil. Okullarınız deprem konusunda coğrafi şart konusunda standartların gerçekten üstünde okullar yaptık. Türkiye çapında, Türkiye genelinde bir derslik başına öğrenci sayısını öğretmenimizin söylediği gibi 40 kişi falan değil, 20 kişilere düşürdük. 12, 13 kişilik rakamlar var artık. Teknoloji konusunda gene ben söylemiyorum. Yani Birleşmiş Milletler raporunda diyor ki ‘Bütün dersliklerde akıllı tahta olan tek ülke Türkiye’ diyor. Şimdi ben bunları anlatıyorum, bunları söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bütçe görüşmeleri esnasında beni bu söylediklerimden dolayı eleştiriyor. Ben diyorum ki eğitim teknoloji eğitim maddi altyapısı anlamında AK Parti öncesi ve AK Parti sonrası milattan önce ve milattan sonra gibi duruyor. Eleştiriyorlar beni. Bir başka şey daha oldu. Mesela perşembe günü bütçe görüşmemiz vardı. Ben dedim ki sadece fiziki altyapı olarak değil aynı zamanda temel hakkı anlamında da AK Parti çok zor şatlarda, çok zor siyasi şartlarda, temel hak ve hürriyetler anlamında da devasa adımlar attı. Beni eleştiriyorlar. Bütçe görüşmeleri sabah başladı, gece yarısında bitti. Sürekli bu eleştiriyi aldık. Ben diyorum ki onlara o zaman sizin hizmetten anladığınız şeyle, temel hak ve hürriyetlerden anladığınız şeyler benimki farklı” dedi. “CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorlar. Ya da inkar ediyorlar” AK Parti ve MHP’nin oylarıyla anayasanın 42. Maddesinde bir düzenleme yapıldığını ve bu düzenleme sayesinde başörtüsünün önün açıldığını ifade eden Tekin CHP’lin değişikliği anayasa mahkemesine taşıdığını hatırlattı. Tekin “Bütçe görüşmelerinde özellikle dini inanç ve ibadet hürriyeti bağlamında Adalet ve Kalkınma Partisi uygulamalarının evrensel laiklik uygulamasıyla bağdaştığını örtüştüğünü ama bunu eleştiren Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin laiklik algısının Türkiye’ye özgü, kendine has özgürlükçü olmayan bir laiklik anlayışı olduğunu iddia ettim. Bunu da örnekleriyle söyledim. Şimdi o günden beri sosyal medyada CHP sözcülerinin tamamı açıklama yapıyorlar. Ben bu açıklamalardan şunu anlıyorum. CHP’nin mevcut yönetimi kendi tarihleriyle ilgili hiçbir şey bilmiyorlar yâda inkar ediyorlar. Şimdi bunu görünce o zaman başka bir şey daha söyleyeyim onlara. 2008 yılında AK Parti çok önemli bir anayasa değişikliği yaptı. Anayasanın 42. maddesinde başörtüsüne diye bilinen bir maddeyi bugün Cumhur İttifakı olarak birlikte hareket ettiğimiz, Milliyetçi Hareket Partisi’yle beraber yaklaşık 350 milletvekilinin teklifiyle bir anayasa değişikliği gündeme geldi. Anayasanın 42. maddesine evrensel laiklikle bağdaşan ve dini inanç ibadetleri sebebiyle eğitim öğretim hakkı engellenen başörtülü kardeşlerimizin eğitim öğretim alabilmesini özgürce alabilmesini sağlayacak bir düzenleme yaptık. 2008 Şubat ayındaki bu değişikliği Cumhuriyet Halk Partisi Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. İptal talebiyle. Şimdi eski 1940’lı yılları hatırlamıyorlar. Hatırlamak istemiyorlar. Oralara hatırlattığım için çok rahatsız oluyorlar. Huzurları bozuluyor adeta” dedi. “2008 yılında başörtüsünün anayasanın laiklik ilkesine aykırı olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi’nin laiklik anlayışıyla benimkinin örtüşmesi mümkün mü?” Başörtüsü konusunda yapılan anayasal düzenlemeyi CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gönderirken nedenlerden 3 tanesini örnek olarak gösteren Bakan Tekin “Şimdi 2008’de Cumhuriyet Halk Partisi’nin Anayasa Mahkemesi’ne başörtüsüyle ilgili iptal başvurusunun gerekçelerine bir bakalım. Başörtüsünün başörtüsüne özgürlük getiren düzenlemenin anayasaya aykırı olduğunu niye iddia etmişler? 3 tane ana gerekçeleri var. 1’incisi diyorlar ki toplumun huzuru ve milli dayanışma yani anayasanın ilk 3 maddesindeki kavramsallaştırmalara başvuruyorlar. Başörtüsüne özgürlük getirmek, toplumun huzurunu bozar diyorlar. 2’incisi başörtüsüne özgürlük getirmek anayasanın başlangıç kısmında ifade edilen genel ruha aykırıdır. 3’üncüsü de diyorlar ki anayasada tanımlanan anayasanın ilk üç maddesinde yer verilen laiklik ilkesine aykırıdır. Şimdi ben merak ediyorum. 2008 yılında başörtüsünün anayasanın laiklik ilkesine aykırı olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisi’nin laiklik anlayışıyla benimkinin örtüşmesi mümkün mü? Ya da Anadolu insanının laiklik anlayışının örtüşmesi mümkün mü?” dedi. “LGBT’yi savunmak buralara aykırı değil mi acaba” Kendisini eleştirenlere anayasanın ilk 3 maddesinden yola çıkarak ‘LGBT’yle beraber hareket etmek, buralara aykırı değil mi acaba?’ sorusuyla cevap veren Bakan Tekin “Ben şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu söylemimizi eleştiren, AK Parti’nin bu anlamda yaptığı özgürleştirici hamleleri eleştiren kişilere bir soru sormak istiyorum o zaman. İnsanların, çocuklarının, kızlarının başlarını örterek okuması anayasanın ilk üç maddesini ve başlangıç kısmına aykırı da üniter devleti tartışmaya açan bir siyasi partiyle koalisyon yapmak anayasanın ilk üç maddesine aykırı mıdır, değil midir? Mantıklı olarak daha başka bir şey söylemek istiyorum. Anayasanın başlangıç kısmında vurgu yapılan Türk toplumsal geleneklerin ve anayasa mahkemesine açtıkları iptal davasında referans gösterdikleri toplumun huzuru ifadesini madem çok önemsiyorsunuz, LGBT’yi savunmak buralara aykırı değil mi acaba? LGBT’yle beraber hareket etmek, buralara aykırı değil mi acaba? Şimdi buradan hareketle bir sürü eleştiri yapıyorlar. Anayasanın başlangıç kısmının sonu diyor ki ‘Bu anayasayı demokrasi aşığı Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ediyorum’ diyor. Ben işte oyum arkadaşlar. Ben demokrasi aşığı vatan ve millet sevdalısı Türk evladıyım. O yüzden de Türk vatandaşlarının, Türk insanlarının temel hak ve hürriyetlerini ölümüne savunacağım. Sizin değerlerinizi, sizin geleneklerinizi, benim içinden çıktığım toplumun geleneksel yapısını, geleneklerini çocuklarımıza gelecek kuşaklarımıza öğretebilmek için, milli birlik ve beraberliğimizi, gelecek kuşak çocuklarımızın savunmasını sağlamak için, örtümüze, adetlerimize sahip çıkan bir toplum yetiştirebilmek için ve üniter devlet yapımıza, bağımsızlığa demokrasimize, cumhuriyetimize sahip çıkabilecek bir kuşak yetiştirilsin diye bu mücadeleyi yürütmeye devam edeceğim” şeklinde konuştu.