Yerel Haberler
Rize
Rize’de askıda ekmek, pidenin ardından askıda tulumba kampanyası başladı 05 Mart 2026 Perşembe - 13:13:04 Rize’de bir fırın işletmecisi, askıda ekmek ve Ramazan ayında başlattığı askıda pide kampanyasına bir de ’askıda tulumba tatlısı’ kampanyasını ekledi. Rize’de bir fırın işletmecisi, dayanışma kültürünü büyüten anlamlı bir kampanyaya imza attı. Daha önce askıda ekmek ve Ramazan ayında askıda pide uygulamasını başlatan işletmeci, şimdi de "askıda tulumba tatlısı" kampanyasını hayata geçirdi. İhtiyaç sahiplerinin de Ramazan’ın tatlı sevincini yaşayabilmesi için başlatılan uygulamada, vatandaşlar satın aldıkları tulumba tatlısını askıya bırakarak, ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz almasına katkı sağlıyor. Böylece hem paylaşma hem de dayanışma kültürü Ramazan ayında daha da güçleniyor. Fırına gelen hayırsever vatandaşlar, istedikleri kadar tatlıyı ödeyerek askıya bırakabiliyor. İhtiyaç sahibi kişiler ise askıda bulunan tatlılardan ücretsiz şekilde alabiliyor. İşletme sahibi Necmettin Demirkan, ekmek ve pideden sonra askıda tulumba uygulaması başlattıklarını ve ihtiyaç sahibi aileler için bağışlanan tulumba tatlılarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını söyledi. Demirkan, "Eskiden bu yana askıda ekmek kampanyamız vardı. Ramazan ayında da askıda pide yapıyorduk. İhtiyaç sahibi aileler, herkes ekmeğini, pidesini alabiliyor. Şimdi yeni bir kampanya başlattık. Askıda tulumba tatlısı veriyoruz. İhtiyaç sahibi ailelerin buraya gelip tezgahtarımıza ‘Askıda pide almak istiyorum’ veya ‘Askıda tulumba almak istiyorum’ demesi yeterli" ifadelerini kullandı. Askıda ekmek, pide ve tulumba tatlısı için çok bağışçı olduğunu ifade eden Demirkan, "Bu süreçte bize destek verenler var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok duygulandıran anlar da yaşadık. Gelip yardım yapanlar oldu, öğrenci arkadaşlarımız için ayrıca yardım yapanlar oldu. İhtiyaç sahibi aileler gelip buradan istediği kadar alabilirler. Yarım kiloluk kutulara koyuyoruz ve ihtiyaç sahiplerine veriyoruz" dedi.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:07 İftar hazırlığı yapamayan muhtaç ailelerin iftarı lise öğrencilerinden Rize’nin İyidere ilçesinde lise öğrencileri iftar için hazırlık yapamayacaklar için 4 çeşit yemeği okullarında kendi elleriyle hazırlayarak evlerine kadar gitmesini sağlıyor. Ramazan ayının gelmesiyle yardımlaşma ve dayanışma her zaman olduğundan biraz daha fazla ön plana çıkıyor. Rize’nin İyidere ilçesinde de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ isimli bir proje hazırlayarak yardımlaşma ve dayanışmaya güzel bir örnek sergileniyor. Hazırlanan proje çerçevesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından iftarda hazırlık yapamayacak durumda olan, yaşlı, ekonomik durumu olmayan ve hastaların listesi belirlenerek İyidere Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne teslim edildi. Okulda öğrenim gören Yiyecek İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri ve öğretmenleri de o aileler için işe koyuldu. Çorbasından ana yemeğine ve salatasına kadar yemekleri kendi elleriyle yapan öğrenciler porsiyonları hazırlayarak köyler için İyidere Kaymakamlığı tarafından, mahalleler için ise İyidere Belediyesi tarafından görevlendirilen personele teslim ederek ailelere ulaşmasını sağlıyor. Proje kapasımda ilçe sınırlarında yaşayan 20 hanede yaşayan 32 kişi için her gün 4 çeşit yemek çıkartılarak hayran bırakan bir yardımlaşma ve dayanışma örneği sergileniyor. Proje sayesinde İyidere ilçesinde Ramazan ayının dolu dolu geçtiğini kaydeden İyidere Kaymakamı Eray Gürsoy "Bu projeye ilk olarak geçen yıl başladık ve Ramazan ayında yaşlı, hasta vatandaşlarımızın iftarlıklarını öğrencilerimiz ile beraber her gün hazırladık. Hem geçen yıl öğrencilerimizin bu projede bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyet hem vatandaşlarımızın güzel yorumları bizi bu projeyi 2. kez yapmaya itti. İlçemizde bulunan yaşlı, hasta, kendi iftarını kendisi hazırlayamayacak vatandaşlarımızın iftarını öğrencilerimiz hazırlayarak gönderiyor. Hem de öğrencilerimiz Ramazan ayında mutfak derslerinden biraz mahrum kalıyorlar. Bu anlamda da her yılı dolu dolu geçirmiş oluyorlar. Öğrencilerimize Ramazan ayının manevi iklimi, duygusunu yaşatmayı hedefliyoruz. Vatandaşlarımıza kimsesiz olmadıklarını, devletin her şartta yanlarında olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Öğrencilerimize, milli eğitim müdürümüze, okul müdürümüze, belediye başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim" Bu yıl 2. kez gerçekleşen projede hayallerinin projeyi 12 aya yaymak olduğunu ifade eden İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete ise "7 yıldır vatandaşlara hizmet etme noktasında bütün işlerimizi zevk alarak yaptık ama en büyük zevk aldığımız iş 2 yıldır ‘İMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesi. Öğrenci arkadaşlarımızla yapmış olduğumuz, Ramazan aylarında durumu olmayan, yaşlı, engelli vatandaşlarımıza hem iftarda hem sahurda her akşam yemek getirmekti. Burada büyük bir fedakârlık var. Zaten mübarek Ramazan ayına baktığımız zaman birlik, beraberlik, kardeşlik ve paylaşmanın olduğu en önemli aylarımızdan bir tanesi. Bizde İyidere olarak bu ayda bunu yapmaya çalışıyoruz. Gönül ister ki bu uygulamamızı ilçemizde 12 ay sürdürelim. Bu öğrenciler, bu azim, bu birlik beraberlik bizde olduğu sürece belki bugün veya seneye değil ama bir gün gelecek biz ‘TİMTAL’in şefleri kalplere dokunuyor’ projesini 12 aya yayacağız" ifadelerini kullandı. "Kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk" Projenin geçen yıla nazaran daha fazla kişiye el uzattığını kaydeden İyidere İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Haldızoğlu da "Bu yıl projemizde 2. yılımıza başladık. Daha da kendimizi geliştirdik ve daha fazla kişiye ulaşma imkanı bulduk. Bu projede ilçemizdeki tüm paydaşlarımızla beraber çalışıyoruz. İhtiyaçtan ziyade yemek yapmaya fırsat bulamayan, yaşlı vatandaşlarımızın iftarlıklarını karşılamak için bu projeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz" İyidere Meslek Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alan Şefi Resul Akbaş ise 20 hane için özenle yemek hazırlandığını, bu sayede öğrencilerin hem meslek öğrendiğini hem de yardımlaşma duygusunu yaşadıklarını dile getirerek "Projemiz çok iyi gidiyor. Bu yıl 2.’sini yapıyoruz. Toplamda 20 hane için 32-33 kişilik yemek çıkartıyoruz. İyidere’de bulunan, desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza burada yemekler çıkartıyoruz. Hem öğrencilerimize mesleğini öğretiyoruz hem de onlara manevi değerlerini hatırlatmaya çalışıyoruz. Özellikle yemek gönderdiğimiz ailelerimizden çok güzel tepkiler alıyoruz. Öğrencilerimizden de çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem mesleklerini öğreniyorlar hem yardım etmenin duygusunu yaşıyorlar" şeklinde konuştu.
Rize’de ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ düzenlendi
02 Kasım 2024 Cumartesi - 15:11 Rize’de ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ düzenlendi Rize’de her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ bu yıl da ilgi odağı oldu. Rize’nin Ardeşen ilçesinde her yıl geleneksel hale gelen Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’nın bu yıl 5.’si düzenlendi. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük kültür ve tutkularından biri olan atmacacılık geleneğinin bir yansıması olan yarışmada 25 atmaca güzellik ve beceride birbirleriyle yarıştı. Etkinliğe yarışmacıların dışında çok sayıda atmacasever de katıldı. Etkinlikte genç-yaşlı atmacacılar herkesin ilgi odağı oldu. 40 yıldır atmacacılık ile uğraştığını kaydeden Bülent Akdemir, "Yaklaşık 40 yıldır yani 6 yaşından beri atmacacılık ile uğraşıyorum. Çok seviyorum. Bu anlatılmaz yani yaşanır. Buna biz et, tavuk yüreği, hindi boynu, alabalık, yumurta, bu tip şeylerle bakıyoruz. Sevdikten sonra bakım maliyeti insanın gözüne gelmiyor" dedi. 3 yıldır babası ile birlikte atmacacılık yaptığını ifade eden 17 yaşındaki Doğukan Sonbay, “Suyuna, yemine, yemeğine, özellikle kaldığı yere çok dikkat ediyoruz. Altına sürekli odun serip temiz bir ortamda besliyoruz. Kemalpaşa’dan babamla birlikte atmacalarımızı getirdik. Birlikte sergileyeceğiz. Atmacacılık çok güzel bir duygu, paylaşılamaz bir sevgi" dedi. Atmacasına çocuğu gibi baktığının altını çizen bir başka yarışmacı Recep Birinci de, "Çocukluğumdan beri atmacacılık yapıyorum. Atmacacılığı çok seviyorum. Atmacaya çocuğum gibi bakıyorum. Sabah uyandığımda kendim yemeden onu yediriyorum" ifadelerini kullandı. "İnsanlar gerçekten bu kuşlara sevdalanıyorlar" Atmaca beslemeyi çocuk büyütmeye benzeten Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün de, "Yıllardır devam eden bir gelenek. Ben de çocukluğumda atmaca yakalama, evimizde babamın atmaca beslediği, bu olayı yaşamış biri olarak insanlar gerçekten bu kuşlara sevdalanıyorlar. Bu kuşun insanın elinde oturması, gözünüze bakması, elinizden yumurta yemesi. Gerçekten aşık oluyorsunuz bu hayvanlara. Dönem sonunda da göç yollarında, göç devam etmesi için salıyorsunuz. Böyle kız çocuklarımızı belli bir yaşa geldikten sonra üniversiteye gitsin, kendi ayaklarında dursun, işte ne bileyim gözünüzden sakındığınız, beslediğiniz, her şeyiyle ilgilendiğiniz, çocuklarınızı nasıl ki üniversite gönderiyorsunuz. Ben bu olayı ona benzetiyorum. Biz de bu kuşları böyle bir dönem burada sevip besleyip ondan sonra salıp göçlerine devam etmelerini sağlıyoruz” şeklinde konuştu.
Rize’de ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ düzenlendi
02 Kasım 2024 Cumartesi - 15:08 Rize’de ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ düzenlendi Rize’de her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’ bu yıl da ilgi odağı oldu. Rize’nin Ardeşen ilçesinde her yıl geleneksel hale gelen Atmaca Güzellik ve Beceri Yarışması’nın bu yıl 5.’si düzenlendi. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en büyük kültür ve tutkularından biri olan atmacacılık geleneğinin bir yansıması olan yarışmaya 25 atmaca güzellik ve beceride birbirleriyle yarıştı. Etkinliğe yarışmacıların dışında çok sayıda da atmaca sever katıldı. Etkinlikte genç yaşlı atmacacılar herkesin ilgi odağı oldu. 40 yıldır atmacacılık ile uğraştığını kaydeden Bülent Akdemir “Yaklaşık 40 yıldır yani 6 yaşından beri atmacacılık ile uğraşıyorum. Çok seviyorum. Bu anlatılmaz yani yaşanır. Buna biz et, tavuk yüreği, hindi boynu, alabalık, yumurta, bu tip şeylerle bakıyoruz. Sevdikten sonra bakım maliyeti insanın gözüne gelmiyor” dedi. 3 yıldır babası ile birlikte atmacacılık yaptığını fiade eden 17 yaşındaki Doğukan Sonbay “Suyuna, yemine, yemeğine, özellikle kaldığı yere çok dikkat ediyoruz. Altına sürekli odun serip temiz bir ortamda besliyoruz. Kemalpaşa’dan babamla birlikte atmacalarımızı getirdik. Birlikte sergileyeceğiz. Atmacacılık çok güzel bir duygu, paylaşılamaz bir sevgi” dedi. Atmacasına çocuğu gibi baktığının altını çizen bir başka yarışmacı Recep Birinci de “Çocukluğumdan beri atmacacılık yapıyorum. Atmacacılığı çok seviyorum. Atmacaya çocuğum gibi bakıyorum. Sabah uyandığımda kendim yemeden onu yediriyorum” ifadelerini kullandı. “İnsanlar gerçekten bu kuşlara sevdalanıyorlar” Atmaca beslemeyi çocuk büyütmeye benzeten Ardeşen Belediye Başkanı Enver Atagün’de “Yıllardır devam eden bir gelenek. Ben de çocukluğumda atmaca yakalama, evimizde babamın atmaca beslediği, bu olayı yaşamış biri olarak insanlar gerçekten bu kuşlara sevdalanıyorlar. Bu kuşun insanın elinde oturması, gözünüze bakması, elinizden yumurta yemesi gerçekten aşık oluyorsunuz bu hayvanlara. Dönem sonunda da göç yollarında, göç devam etmesi için salıyorsunuz. Böyle kız çocuklarımızı belli bir yaşa geldikten sonra üniversiteye gitsin, kendi ayaklarında dursun, işte ne bileyim gözünüzden sakındığınız, beslediğiniz, her şeyiyle ilgilendiğiniz, çocuklarınızı nasıl ki üniversite gönderiyorsunuz. Ben bu olayı ona benzetiyorum. Biz de bu kuşları böyle bir dönem burada sevip, besleyip ondan sonra salıp göçlerine devam etmelerini sağlıyoruz” şeklinde konuştu.
Rize’de sürekli kazaların olduğu bölge şoför esnafını canından bezdirdi
01 Kasım 2024 Cuma - 16:10 Rize’de sürekli kazaların olduğu bölge şoför esnafını canından bezdirdi Rize’nin Pazar ilçesinde bir çok kazanın yaşandığı bölge, şoför esnafını canından bezdirdi. Pazar Şoförüler Odası Başkanı Osman Yüksel, “Havalimanı olan bir yerde yabancı insanlar geldiği zaman, burada kaza yaptığı zaman bu da bir daha gelmez buralara. Burada birinin mi ölmesi lazım?” dedi. En son 29 Ekim Salı günü 2’si ağır 4 kişinin yaralandığı kaza ile gündeme gelen kavşakta vatandaşlar ve şoförler bir önlem alınmasını istiyor. Sürekli kazaların meydana geldiği bölgede yapılabilecek bir köprülü viyadük ile sorunun ortadan kalkacağına dikkat çekmek isteyen Yüksel, “Yıllardan beri burayla ilgili, kavşakla ilgili, viyadük yapılmasıyla ilgili çok talepte bulunduk. Ulaştırma Bakanlığı’na bir yazı yazdık. Belediye meclisinde karar çıkarıp Ulaştırma Bakanlığına yazı ile köprülü kavşak istedik. Karayolları ‘Burada hacim küçük’ diyor. Yani ‘Geniş alan yok’ diyor. Peki burada geniş alan yoksa, Gündoğdu’daki o küçücük alanda viyadük yapıldı. Pazar’a girecek olan arabalar otobandan geçecek gidecek, Pazar’a gelecek olan adam viyadükten geçecek Pazar’a girecek. Çok basit bir örneği Pazar’ın çıkışında yapılan yerde de var” dedi. “Burada birinin mi ölmesi lazım?” 29 Ekim Salı günü kavşakta meydana gelen ve 2’si ağır 4 kişinin yaralanmasına sebep olan kazadan örnek veren Yüksel, “Burada kaza oranlarına baktığımız zaman iki gün önce 4 kişi ağır yaralandı. Hatta hastaneye de gittim. 2’si burada yatıyordu, 2’sini Rize’ye kaldırdılar. Baktığımda yoğun bakımda olduğunu öğrendim. Havalimanı olan bir yerde yabancı insanlar geldiği zaman, burada kaza yaptığı zaman bu da bir daha gelmez buralara. Burada birinin mi ölmesi lazım? Mesela bak bugün iki tane çocuğumuz yoğun bakımda yatıyor. Lütfen yetkililere sesleniyorum. Yazmadığımız yazı yok. Karayollarından tut, Ulaştırma Bakanlığı’ndan tut, belediyeden tut, meclisten çıkardığımız karar var, örnekleri var. Geçtiğimiz gün ki kazadan sonra artık dönüm noktasına geldik” şeklinde konuştu. “Buraya geldiği zaman korkuyla geliyor” Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan bölgede bir inceleme yağmasını rica ettiklerini dile getiren Yüksel, "Bu kadar yollar yapan devletimiz, bölgede olsun, Türkiye’de olsun, karayollarında olsun, yapılan bu sahada güzel şeyler varken Ulaştırma Bakanımızın şurada 5 dakika durup, şurayı bir incelemesini istiyorum. Lütfen yetkililere, Valime, kaymakama sesleniyorum. Lütfen Ulaştırma Bakanımıza Pazar’da böyle bir sıkıntı olduğunu, burada kazalar meydana geldiğini, hatta şu anda 2 tane çocuğumuz yoğun bakımda kaldığını söyleyin. Bu havalimanının olduğu bir yerde kaza olmasını istemiyorum. Artık millet canından bezdi. Buraya geldiği zaman korkuyla geliyor. Buradan geçen arabalar korkuyla geçiyor. Burada viyadük yapmak, köprülü viyadük yapmak çok basit. Ulaştırma Bakanı’na sesleniyorum, lütfen burada geçerken burada beş dakika durup bir incelemenizi istiyorum. Biz Pazar halkı olarak buradan çok mağduruz” ifadelerini kullandı.
Rize-Artvin Havalimanı’na yeni pist aydınlatma sistemi
31 Ekim 2024 Perşembe - 11:34 Rize-Artvin Havalimanı’na yeni pist aydınlatma sistemi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı aydınlatma sisteminin daha kısıtlı görüş mesafelerinde uçakların iniş yapmasına imkân tanıyan CAT-2 seviyesine yükseltildiğini bildirdi. Uçakların hassas bir şekilde piste yaklaşmasını sağlayan ILS cihazında da çalışmalar yaptıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, ikinci ILS cihazı kurulumunu Kasım ayı sonuna kadar gerçekleştireceklerini söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı’nda gerçekleştirilen aydınlatma sistemi ve aletli iniş sistemi (ILS) çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Rize-Artvin Havalimanı’nın coğrafi konumu gereği bulut tavanının düşük olmasının yanı sıra sis ve yoğun yağışlı bir bölgede olması sebebiyle uçakların güvenli iniş ve kalkış yapması adına çalışmalar yaptıklarını kaydeden Bakan Uraloğlu, havalimanı pistinde bulunan aydınlatma sisteminin daha kısıtlı görüş mesafelerinde uçakların inişine imkân tanıyan CAT-2 seviyesine yükseltildiğini bildirdi. Aydınlatma sisteminin montajının tamamlandığını belirten Uraloğlu, test çalışmalarının sürdüğünü ifade etti. Bakan Uraloğlu, Rize-Artvin Havalimanı’nda gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında emniyetli iniş sağlamak için düşük görüş mesafesi olduğu zamanlarda uçakların hassas bir şekilde piste yaklaşmasını sağlayan mevcut ILS cihazına ek ikinci ILS cihazı kurulumunu da yapacaklarını bildirdi. Kurulum için gerekli altyapı çalışmalarının tamamlandığını duyuran Uraloğlu, ikinci ILS cihazı kurulumunu Kasım ayı sonuna kadar gerçekleştireceklerini söyledi. Uraloğlu, “Havalimanlarımızı bulundukları coğrafi şartlar doğrultusunda modernize etmeye devam ediyoruz. ILS cihazları zorlu coğrafyalarda hizmet veren havalimanları için büyük kolaylık sağlayan bir sistemdir. Bu sistem sayesinde görüş faktörlerinin kötü olduğu hava şartlarında, uçağın alçak bir biçimde piste yaklaşmasını ve piste elektronik cihazlarla iniş yapmasını sağlıyoruz” şeklinde konuştu.
ÇAYKUR müstahsiller için kurdu, mini fabrikası turistlerin ilgi odağı oldu
31 Ekim 2024 Perşembe - 09:17 ÇAYKUR müstahsiller için kurdu, mini fabrikası turistlerin ilgi odağı oldu ÇAYKUR tarafından Ziraat Çay Botanik Bahçesi’nde kurulan asıl amacı müstahsillere küçük işlemlerle kendi çayını üretebileceklerini göstermek olan mini fabrika yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı oldu. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) tarafından Ziraat Çay Botanik Bahçesi’nin içerisinde mini bir fabrika kuruldu. Kurulan fabrika ile aslında çay müstahsillerine aslında kendi çaylarını kendilerinin üretebileceğini göstermek hedeflendi. Ama fabrika öyle bir hal aldı ki yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye başladı. Görevliler tarafından gelen yerli ve yabancı turistlere el ile çay işleme gösterilirken onlara kendi çayını üretme fırsatı da verilmiş oldu. Bunu gören turistler ise Ziraat Çay Botanik Bahçesi’ndeki bu tesisleri uğrak hale getirdi. Gelen herkes kendi talebine göre beyaz çayını, yeşil çayını, el yapımı siyah çayını ve oolong çayını kendisi üreterek ücreti mukabilinde alıp evinde, ofisinde demleme, memleketine hediye olarak getirme fırsatı buldu. Çay müstahsillerine kendi elleriyle topladıkları çayları butik bir işletme kurarak içmeye hazır hale getirebileceklerini göstermek adına mini fabrikayı kurduklarını dile getiren ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, kurdukları mini fabrikanın yerli ve yabancı turistler tarafından da ilgi gördüğünün altını çizdi. Fabrikayı ziyarete gelen turistlere çay yetiştiremeyecek kadar rağbet gördüğünü dile getiren Alim “Çayın ilk yıllarında, 1940-1950’li yıllarda üreticiler kendi elleriyle topladıkları çaylarını ezerek, kıvırarak çay haline getirip kendileri içtikleri çayı yapıyorlardı. El yapımıyla. Biz de aynı sistemi burada küçük mini bir fabrika kurduk. Üreticilerimize kendilerinin de bu şekilde ufak butik işletme kurarak hem turizme yönelik hem kendilerine yönelik hem bütçelerine katkı anlamında kendi bahçelerindeki çaylarını bu şekilde yapıp piyasaya çok rahat çıkarabileceklerini göstermek için bu denemeleri yaptık. Kaldı ki buradaki arkadaşlar yetiştiremiyor. Burada gelen yerli ve yabancı turistler büyük ilgi gösteriyor. Birçoğu kendileri elleriyle yapmış oldukları çayları satın alıyorlar” dedi. “Başarılı sonuçlar çıkıyor” Söz konusu mini fabrikanın ürettiği çayın tamamen doğal olmasının herkesi cezbettiğinin altını çizen Alim “Burada tamamen doğal. Bahçeden 2,5 yaprak toplanıp geliyor. 150 derecede öz suyu alınıyor. Daha sonra kurutuluyor ve içmeye hazır hale geliyor. Herkes kendi çayını yapabilir gibi veya butik işletmeler açabilir gibi çalışmamız var. Bu konuda gerçekten de başarılı sonuçlar çıkıyor. İnsanlar yapımına bunun başladılar bile. İşin aslı zaten bunun elle toplanıyor olması. Normalde ürettiğimiz çaylar fabrikasyon, yani makaslarla bilahare artık son zamanlarda makinelerle toplanıyor” ifadelerini kullandı. “Farklı bir aroma ortaya çıkıyor” Elle üretilen her çeşit çayın içiminin ve tadının, dolayısıyla aromasının farklı olduğunu kaydeden Alim “Buradaki işlemler Beyaz İksir dediğimiz beyaz çay; çayın çiçeği dediğimiz çiçek çayı, yeşil çay, oolong çayı, siyah çay hepsi yapılabiliyor. Elle yapılınca bunların çok çok daha farklı lezzeti, içimi her şeyiyle farklı bir aroma ortaya çıkıyor. Herkese öneririz. Yapmak isteyen, görmek isteyen kişilere yardımcı da olabiliriz. Gelip bizim mini fabrikamızla detayları görebilirler” şeklinde konuştu.
İlhan Palut: "Çıkışımızı sürdürmek istiyoruz"
30 Ekim 2024 Çarşamba - 10:02 İlhan Palut: "Çıkışımızı sürdürmek istiyoruz" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İlhan Palut, kötü bir periyodun ardından 2 galibiyetle biraz nefes aldıklarını söyleyerek, "Çıkışımızı sürdürmek istiyoruz” dedi. Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Çaykur Rizespor, 2 Kasım Cumartesi günü saat 13.30’da Sivasspor ile deplasmanda karşılaşacak. Karşılaşmanın hazırlıklarını sürdüren Çaykur Rizespor’da Teknik Direktör İlhan Palut, İhlas Haber Ajasnı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada Sivasspor deplasmanının zor bir deplasman olduğunu aktararak iyi bir skor ile maçı bitirmek istediklerini vurguladı. Süper Lig’de ki çıkışlarının devam etmesini istediklerini vurgulayan Palut, "Kestirmeden söylersem Süper Lig’de her maç zor. Sivasspor deplasmanı da her zaman zordur. İyi ve tehlikeli oyuncuları var. Onun için çok dikkat etmemiz gereken bir maç. Onlar iyi gidiyorlar. Biz de çok kötü bir periyodun ardından 2 galibiyetle biraz olsun nefes aldık ve bu çıkışımızı sürdürmek istiyoruz. Bence çok zor bir maç olacak. Orada gidip iyi oyun oynamak istiyoruz ve inşallah da iyi bir skor almak istiyoruz. Ligde istediğimiz yerlere gelmek için bir seriye ihtiyacımız var ve bunun için elimizden geleni yapacağız. Dediğim gibi Sivasspor’un da çok tehlikeli oyuncuları var. İç sahada bir şekilde skora gidebiliyorlar. İyi sonuçlar alabiliyorlar. Defansif anlamda çok dikkat etmemiz gerekecek. Üretken olmamız gereken bir maç oynayacağız" ifadelerini kullandı. "Taraftarımıza, sabırları, destekleri ve güvenleri için teşekkür ediyorum" Yaşadıkları kötü periyotta bile taraftarın ve camianın kendilerine güvendiği için daha büyük bir sorumluluk hissettiklerini aktaran Palut, "Türk futbolunun genel seyrine baktığınız zaman böyle periyotlar gerçekten kulüpler içerisinde çatlaklar, camialar içerisinde belki büyük tepkilere açık oluyor. Dediğiniz gibi biz bu sorunu kendimiz çözmeye çalıştık. Gerçekten çok büyük baskı görmedik ama zaten şöyle bir durum bizde yok, futbola bakış açımız ’Zaten kimse bize bağırmıyor. O zaman da sorun yok’ gibi olaylara yaklaşmıyoruz. Gerçekten büyük sorun var. Büyük sorunlar yaşadığımız bir periyot yaşadık ve bunu aşmak için elimizden gelen her şeyi yaptık. Bir de bunun yanında zaten bu sorunları çözmeye çalışırken, tekrar ayağa kalkmaya çalışırken büyük bir sosyal medya baskısı ve büyük bir tribün baskısı olmadı. Belki etkilenmememiz lazım ama sonuçta insanız. Antrenör olsak bile en azından bununla da savaşmak zorunda kalmadık. Bu büyük bir sorumluluk. Yani bu kadar kötü gitmişken bile insanların desteği sizin zaten var olan sorumluluğunuzu kaplıyor. Gerçekten var gücümüzle bunu toparlamak için çalışmaya devam ediyoruz. Buradan da sabırları, destekleri ve güvenleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.