SAĞLIK
Sağlık Bakanı Memişoğlu, İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin açıklama yaptı: "Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik" 13 Mart 2026 Cuma - 16:45:00 Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Tarihçi Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın ölümüne ilişkin Ortaylı’nın hayatını kaybettiği hastane önünden açıklama yaptı. Bakan Memişoğlu, "Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik. Herkesin başı sağ olsun" dedi. Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu Ortaylı’nın hayatını kaybettiği hastane önünden yaptığı açıklamada, "Maalesef, İlber Ortaylı Hocamızı kaybettik, milletimizin başı sağ olsun. Türk milletinin çok değerli bir değeri, gerçekten tarih anlamında da, Türk milleti anlamında da, Türkiye’nin çok büyük bir değerini kaybettik. Herkesin başı sağ olsun. Biz de aileye başsağlığı dileklerimizi ilettik. Hekim arkadaşlarımıza teşekkür ettik. Başımız sağ olsun. Gerçekten çok büyük değer, çok insan yetiştirmiş, birçok insan yetiştirmiş Türkiye’nin gerçekten tarihi anlamında, geçmişi anlamında bilgili bir dahisi esasen. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bizler hocamızın ülkemize yaptığı katkılardan dolayı mekanı cennet olsun diye dua ediyoruz. Başımız sağ olsun" ifadelerine yer verdi. (GŞ-
13 Mart 2026 Cuma - 16:41 Dünyada en sık görülen 3. kanser türüne mavi tişörtlerle dikkat çektiler Memorial Kayseri Hastanesi’nde 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla sağlık çalışanları hastalığa dikkat çekmek amacıyla mavi tişört giydi. Memorial Kayseri Hastanesi’nde 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık ayı münasebeti ile farkındalık etkinliği düzenlendi. Sağlık çalışanları mavi tişört giyerek hastalığa farkındalık oluşturdu. Farkındalığa destek olan Kemal Oral, "Eşim göğüs kanseri, ben kronik lenfosittik lösemi kanseriyim. Böyle özel günlerin farkında olmak güzel bir duygu. Bugün bizlerde hastaneye kontrol amaçlı geldik, bu etkinliği duyunca katılmak istedik" şeklinde konuştu. "Hastalık kolay şekilde önlenebiliyor" Kolon kanseri hakkında bilgiler veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Can Yalı "Bizler Mart ayını Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul ediyoruz. Kolon kanseri zor bir hastalık olmasına rağmen kolay şekilde önlenebiliyor. Erken teşhis ve erken tedavi ile tedavi edilebiliyor. Kolon kanseri genellikle sessiz ilerler. Hastalar bu kanser ile ilgili çok şikâyet yaşamazlar" ifadelerini kullandı. "Yapılan tetkiklerle tesadüfen tespit edilebilir" Kolon kanserinin çok sinsi bir kanser türü olduğunun altını çizen Dr. Ali Can Yalı, "Yapılan tetkiklerle tesadüfen tespit edilebilir. Dışkıda gizli kan, kilo kaybı gibi sebepler ile kendini belli edebilir. Sessiz ilerlediği için mutlaka önceden farkına varmak amacıyla test yapmak gerekir. Kolon kanseri dünyada en sık görülen kanser türleri arasında 3. sıradadır. Kansere bağlı ölümlerde de 2. sırada yer almaktadır. Kadınlarda erkeklere göre biraz daha az görülmektedir, erkeklerde daha sık rastlanmaktadır. Kolon kanserini yakaladıktan sonra erken ve geç tanı çok önemlidir. Erken tanı koyduğumuzda öncelikli tedavimiz cerrahi işlemdir. Cerrahi olarak kolon kanseri segmentini çıkartarak hastaları tamamen iyileştirebiliyoruz. Geç evrelerde yakalandığında ise hem tedavi zorlaşıyor hem de kemoterapi ve radyoterapi gibi birçok tedavi devreye girebiliyor" ifadelerini kullandı.
13 Mart 2026 Cuma - 16:33 Dünyada en sık görülen 3. kanser türüne mavi tişörtler ile dikkat çektiler Memorial Kayseri Hastanesi’nde 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla sağlık çalışanları hastalığa dikkat çekmek amacıyla mavi tişört giydi. Memorial Kayseri Hastanesi’nde 1-31 Mart Kolon Kanseri Farkındalık ayı münasebeti ile farkındalık etkinliği düzenlendi. Sağlık çalışanları mavi tişört giyerek hastalığa farkındalık oluşturdu. Farkındalığa destek olan Kemal Oral, "Eşim göğüs kanseri, ben kronik lenfosittik lösemi kanseriyim. Böyle özel günlerin farkında olmak güzel bir duygu. Bugün bizlerde hastaneye kontrol amaçlı geldik, bu etkinliği duyunca katılmak istedik" şeklinde konuştu. "Hastalık kolay şekilde önlenebiliyor" Kolon kanseri hakkında bilgiler veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Can Yalı "Bizler Mart ayını Kolon Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul ediyoruz. Kolon kanseri zor bir hastalık olmasına rağmen kolay şekilde önlenebiliyor. Erken teşhis ve erken tedavi ile tedavi edilebiliyor. Kolon kanseri genellikle sessiz ilerler. Hastalar bu kanser ile ilgili çok şikâyet yaşamazlar" ifadelerini kullandı. "Yapılan tetkiklerle tesadüfen tespit edilebilir" Kolon kanserinin çok sinsi bir kanser türü olduğunun altını çizen Dr. Ali Can Yalı, "Yapılan tetkiklerle tesadüfen tespit edilebilir. Dışkıda gizli kan, kilo kaybı gibi sebepler ile kendini belli edebilir. Sessiz ilerlediği için mutlaka önceden farkına varmak amacıyla test yapmak gerekir. Kolon kanseri dünyada en sık görülen kanser türleri arasında 3. sıradadır. Kansere bağlı ölümlerde de 2. sırada yer almaktadır. Kadınlarda erkeklere göre biraz daha az görülmektedir, erkeklerde daha sık rastlanmaktadır. Kolon kanserini yakaladıktan sonra erken ve geç tanı çok önemlidir. Erken tanı koyduğumuzda öncelikli tedavimiz cerrahi işlemdir. Cerrahi olarak kolon kanseri segmentini çıkartarak hastaları tamamen iyileştirebiliyoruz. Geç evrelerde yakalandığında ise hem tedavi zorlaşıyor hem de kemoterapi ve radyoterapi gibi birçok tedavi devreye girebiliyor" ifadelerini kullandı. (AG-
13 Mart 2026 Cuma - 16:10 Kronik solunum hastalıkları tedavisinde rehabilitasyon programlarıyla nefes kontrolünde olumlu etki Diyarbakır’da, Dicle Memorial Hastanesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümünden fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini belirterek, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğine dikkat çekti. Fizyoterapist Sefer Seyitoğlu, pulmoner rehabilitasyonun, solunum sistemi hastalıkları olan bireylerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir tedavi yaklaşımı olduğunu söyledi. Bu süreçte fizyoterapistler, doktorlar ve diğer sağlık profesyonellerinin birlikte çalışarak hastaya özel bir program oluşturduğunu belirten Seyitoğlu, özellikle kronik solunum hastalıklarında yalnızca ilaç tedavisinin yeterli olmayabileceğini, rehabilitasyon programları sayesinde hastaların nefes kontrolünün geliştiğini, egzersiz kapasitesi artar ve günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız sürdürebilmelerinin mümkün hale geldiğini ifade etti. Pulmoner rehabilitasyon sürecinde fizyoterapistler hastanın fiziksel kapasitesini değerlendirerek bireye özel egzersiz programları hazırladığını aktaran Seyitoğlu, "Solunum egzersizleri, diyaframatik solunum çalışmaları, hava yolu temizleme teknikleri ve dayanıklılık egzersizleri bu programların temelini oluşturur. Bu uygulamalar sayesinde hastalar nefes darlığını daha iyi yönetmeyi öğrenir ve solunum kaslarının etkinliği artırılır. Düzenli yapılan egzersizler, hastaların fiziksel dayanıklılığını da önemli ölçüde destekler" dedi. Pulmoner rehabilitasyonun en önemli kazanımlarından birinin, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat gerçekleştirebilmesi olduğunu kaydeden Fizyoterapist Seyitoğlu, "Örneğin merdiven çıkarken veya kısa bir yürüyüş sırasında nefes darlığı yaşayan bir kişi, düzenli rehabilitasyon programı sayesinde bu aktiviteleri daha kolay yapabilir. Bu durum yalnızca fiziksel iyileşme sağlamaz, aynı zamanda hastaların motivasyonunu ve psikolojik iyi oluşunu da artırır. Fizyoterapistler ayrıca hastalara enerji koruma teknikleri, doğru postür, solunum kontrolü ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırarak hastalığın yönetiminde aktif rol almalarını sağlar. Böylece hastalar pasif bir hasta rolünden çıkarak kendi sağlık süreçlerinde daha etkin bir konuma gelir. Pulmoner iyileştirme, kronik solunum hastalıklarının yönetiminde önemli bir tedavi yaklaşımıdır. Bilimsel bilgi ve klinik deneyimle uygulanan fizyoterapi programları, hastaların hem fiziksel fonksiyonlarını hem de yaşam kalitelerini belirgin şekilde artırabilmektedir" diye konuştu.
Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, ’üşüttüm, sigaradandır, geçer’ demeyin
04 Ocak 2026 Pazar - 10:01 Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, ’üşüttüm, sigaradandır, geçer’ demeyin Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine de yayılabilir" dedi. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, 4 -10 Ocak Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada önemli konulara değindi. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler geldiğini ancak veremin kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğine dikkat çeken Acıbadem Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Verem diğer adıyla tüberküloz özellikle başlangıç evresindeyken üst solunum yolu enfeksiyonları (ÜSYE) ve grip ile karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi. "Verem tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır" Veremin tıp dilindeki adıyla tüberkülozun "Mycobacterium tuberculosis" (verem basili) adı verilen, dış ortama dayanıklı ve çok yavaş çoğalan bakterinin neden olduğu, bulaşıcı ve tedavi edilmediğinde ölümcül olabilen kronik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Karadağ, "Halk arasında sinsi ilerlemesi ve vücudu zayıflatması nedeniyle "ince hastalık" olarak da bilinir. Verem denilince akla ilk olarak akciğerler gelir ki, hastaların yaklaşık yüzde 80’inde akciğerler etkilenir. Ancak bu bakteri kan ve lenf yoluyla vücudun diğer bölgelerine (omurga, böbrek, beyin zarı, kemikler ve lenf bezleri) de yayılabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları ve grip, başlangıç evresinde verem ile sıklıkla karıştırılabilir. Bu benzerlik, maalesef tüberküloz tanısının gecikmesine neden olan en büyük faktörlerden biridir" dedi. Üst Solunum yolu Enfeksiyonu, grip ve veremin solunum sistemini etkilemesi neticesinde öksürük, halsizlik ve yorgunluk, hafif ateş gibi belirtilerinin ortak olduğunu belirten Prof. Dr. Karadağ; "Eğer öksürüğünüz 2 haftayı geçtiyse, "üşüttüm, sigaradandır, geçer" demeyin. Özellikle Bursa gibi havası nemli ve kışın hava kirliliğinin görülebildiği bölgelerde, bu belirtiler çok sık maskelenir" uyarısında bulundu. "Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir" Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 sonu raporlarına göre, verem’in dünya genelinde bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ölüm listesinde yeniden ilk sıraya yerleştiğini belirten Prof. Dr. Karadağ, "Yılda 10,7 milyon yeni vaka ve 1,2 milyon ölüm kaydedilmektedir. Pandeminin etkisiyle COVID-19 süreci küresel verem mücadelesinde yaklaşık 8 yıllık bir gerilemeye neden olmuş; 2026 yılı bu kaybın telafisi için "Hızlanma Yılı" ilan edilmiştir. Ülkemiz, uyguladığı "Ulusal Tüberküloz Kontrol Programı" ile dünya standartlarının üzerinde bir başarı sergilemektedir. Türkiye geneli 2005’te 20 binin üzerinde olan vaka sayısı, günümüzde 9.000 - 9.500 bandına gerilemiştir. İnsidans hızı 100 bin kişide 10,3’e düşerek Türkiye’yi "eliminasyon" (yok etme) eşiğine taşımıştır. Sanayi ve nüfus yoğunluğu bakımından kritik önemdeki Bursa’da, yıllık kayıtlı hasta sayısı 350-400 arasındadır. Bursa, yüzde 95’e varan tedavi takip başarısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergilemektedir" dedi. "Tedavinin yarım bırakılması, ’İlaç Dirençli Verem’ gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır" Hava yoluyla bulaşan tüberküloz basilinden korunmak ve zinciri kırmak için dikkat edilmesi gereken belirtileri sıralayan Prof. Dr. Karadağ, "2 haftayı geçen inatçı öksürük, gece terlemesi ve inatçı ateş, iştahsızlık ve hızlı kilo kaybı, halsizlik ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin olması durumunda vakit kaybeden Aile Sağlığı Merkezlerine başvurulmalı. Tanı kesinleştiğinde veya güçlü şüphe olduğunda bu kez Verem Savaş Dispanserlerine gidilerek sürecin buradan yönetilmesi gerekir. Tedavide kullanılan tüm ilaçlar Sağlık Bakanlığı tarafından hastalara teslim edilmek üzere gönderilir ve ilaç temini buradan sağlanır. Tüberküloz teşhisi konulan bir hasta, tedaviye başladıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılığını kaybeder. Ancak tam iyileşme için ilaçların en az 6-9 ay boyunca, Verem Savaş Dispanserleri gözetiminde (DGT) düzenli kullanılması şarttır. Tedavinin yarım bırakılması, ’İlaç Dirençli Verem’ gibi tedavisi çok daha güç ve maliyetli bir tabloya yol açmaktadır" dedi.
Karlı ve buzlu yollarda güvenli adımlar için öneriler
04 Ocak 2026 Pazar - 09:44 Karlı ve buzlu yollarda güvenli adımlar için öneriler Kış ayının etkisiyle kar ve buz, yolda yürürken düşme ve ortopedik yaralanma risklerini artırıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, özellikle karlı ve buzlu zeminlerde düşme sonucu meydana gelen yaralanmalardan korunmak için birkaç önemli noktaya dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, karla kaplı ve buz tutmuş yolların yayalar için büyük bir tehlike oluşturduğunu vurgulayarak, kayma nedeniyle oluşabilecek incinmelerin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bu risklerden korunmanın en etkili yolunun ise "penguen yürüyüşü" olduğunu ifade etti. Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, karlı ve buzlu ortamlarda güvenli yürüyüş için doğru ayakkabı seçiminin önemine dikkat çekti. Ayakkabıların geniş tabanlı, kaymayan ve düz yüzeylere sahip olması gerektiğini belirten uzman, ayrıca ayakkabının bileği sarmasının, burkulmalara karşı koruma sağladığını söyledi. Yürürken ise küçük ve yavaş adımlar atmanın gerektiğini belirten Gökhan Cansabuncu, "Ayakların dışa doğru çevrilmesi ve penguen tarzı yürüme, dengenin daha kolay sağlanmasına yardımcı olacaktır" dedi. "Bastığınız yerlere dikkat edin" Doç. Dr. Gökhan Cansabuncu, karlı havalarda kaygan zeminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Karın daha yumuşak olduğu zeminlerde ve buzlanmayı engelleyen çim gibi yüzeylerde yürümek düşmeleri engellemek için daha güvenlidir. Eğimli yollardan ve merdivenlerden inerken adımların dikkatli atılması gerekiyor. Yan korkuluklardan destek alınması önemli" diye konuştu. Ellerin ve yük taşımanın rolü Kaygan zeminlerde yürürken ellerin ceplerde olmaması gerektiğini belirten Cansabuncu, "Ellerin serbest olması dengeyi daha kolay sağlar ve muhtemel bir düşme anında önlem almayı kolaylaştırır. Ayrıca, ağır cisimlerin taşınmaması ve çocukların kucakta taşınmaması gerektiğini unutmamak gerekiyor" dedi.
Eskişehir Şehir Hastanesi’nde nöroloji hastalarına ileri tedavi imkanları sunuluyor
04 Ocak 2026 Pazar - 09:38 Eskişehir Şehir Hastanesi’nde nöroloji hastalarına ileri tedavi imkanları sunuluyor Eskişehir Şehir Hastanesi, nöroloji hastalarına sunduğu ileri tedavi imkanları ile öne çıkıyor. Hastaneye göz kararması şikayetiyle giden hastalardan birisi olan 19 yaşındaki Cengizhan Duymaz, yapılan tedavinin ardından daha iyi görmeye başladığını söyledi. Nöroloji Uzmanı Dr. Ahmet Onur Keskin, hastanede sunulan ileri tedavi imkanlarıyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Dr. Keskin, "Bizim kliniğimiz yaklaşık 2 buçuk seneden beri eğitim kliniği vasfında. Şu an burada ben dahil 4 öğretim üyesiyiz, 6 uzman ve 11 asistan hekim var. Normal, ikinci basamak hastanelerden farklı olarak özel dal polikliniklerimiz bulunuyor. Multipl Skleroz (MS), Parkinson, Nöromüsküler ve uyku polikliniklerimiz var. Demans hastaları için ayrıntılı tetkikler yapabiliyoruz. Artık biraz daha farklı işlemlerin yapıldığı bir klinik haline geldik. Video EEG’miz var. Bu bölgedeki en büyük uyku laboratuvarı hastanemizde bulunuyor. Tüm bu hastalıkların tedavilerini düzenleyebiliyoruz. Mesela ileri epilepsi cerrahisi, VNS dediğimiz epilepsi pili tedavisi yapılabiliyor. Yine ileri Parkinson tedavileri hastanemizde yürütülebiliyor" dedi. "Ankara gibi çevre illerden bile hastalarımız bizi tercih ediyorlar" Gözlerinde kararma şikayetiyle kendilerine başvuran 19 yaşındaki hasta Cengizhan Duymaz’a yaptıkları işleme de değinen Dr. Keskin, "Bu hastamıza da plazmaferez tedavisi yaptık. Plazmaferez, her birimde yapılan bir tedavi değil. Özellikle MS hastalığının atak döneminde çok etkili olduğunu bildiğimiz bir tedavi. Bu açıdan, artık kliniğimiz ileri tedavilerin düzenlenebildiği ve hasta memnuniyetinin yüksek olduğu bir klinik haline geldi. Afyon, Bilecik ve zaman zaman Ankara gibi çevre illerden bile hastalarımız bizi tercih edip tedavi olmak için hastanemize başvuruyorlar" şeklinde konuştu. "Tedaviyle birlikte gözüm yavaş yavaş görmeye başladı" Yaklaşık 2 hafta önce başvurduğu Eskişehir Şehir Hastanesi’nde gördüğü tedavi sonrası şikayetinde azalma olduğunu anlatan hasta Cengizhan Duymaz ise, şunları söyledi: "Gözümde kararma olduğu için buraya geldim. İlk günden yatışımı verdiler, ondan sonra tedavi süreci başladı. Yaklaşık 2 haftadır buradayım ve güzel gelişmeler oluyor. Gözüm yavaş yavaş görmeye başladı. Sağ olsun, doktorlar da bana yardımcı oluyor. Bence şu an burası bir özel hastaneden katlarca daha iyi."
Şemdinli’de nefes kesen kurtarma: Kar esaretindeki hamile kadın için zamanla yarış
04 Ocak 2026 Pazar - 08:57 Şemdinli’de nefes kesen kurtarma: Kar esaretindeki hamile kadın için zamanla yarış Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde kar ve tipi nedeniyle yolu kapanan Alan köyünde sancıları başlayan hamile kadın, Sağlık Bakanlığına ait ambulans helikopterin dondurucu soğuk ve sarp araziye göğüs geren operasyonuyla hastaneye ulaştırıldı. Hakkari’nin zorlu coğrafyasında kış şartları yüzünü iyice gösterirken, Şemdinli ilçesine bağlı Alan köyünde mahsur kalan bir hamile vatandaş için devletin tüm imkanları seferber edildi. Kar kalınlığının yer yer metreleri bulduğu ve tipinin görüş mesafesini düşürdüğü bölgede, hayat kurtarma mücadelesi verildi. Alan köyünde yaşayan ve doğum sancıları başlayan kadının yakınları, yoğun kar yağışı nedeniyle köy yolunun ulaşıma kapalı olduğunu fark edince vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. Karadan ulaşımın imkansız olduğunun tespit edilmesi üzerine, İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde havalanan tam donanımlı ambulans helikopter bölgeye yönlendirildi. Düşük görüş mesafesi ve sarp dağların arasında seyreden helikopter pilotları, zorlu arazi koşullarına rağmen köye güvenli bir iniş gerçekleştirdi. Sağlık ekiplerince titizlikle helikoptere alınan hasta, gökyüzünde yapılan ilk müdahalelerin ardından saniyelerle yarışarak Şemdinli Devlet Hastanesine nakledildi. Hastanede tedavi altına alınan ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen hastanın ardından konuşan Alan Köyü Muhtarı Abdülkadir Akbaş, operasyonun başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Akbaş, şu ifadeleri kullandı: "Yollarımız kapalıydı, çaresiz kalmıştık. Ancak devletimiz büyüklüğünü bir kez daha gösterdi. En zor şartlarda imdadımıza koşan sağlık ekiplerimize ve yetkililere sonsuz teşekkür ediyoruz. Allah devletimize zeval vermesin." Hastanede müşahede altında tutulan genç kadının ve bebeğinin durumunun yakından takip edildiği bildirildi.
Yüksekova’da film karelerini aratmayan görüntüler: Hasta adamı kurtarmak için traktörle seferber oldular
03 Ocak 2026 Cumartesi - 18:47 Yüksekova’da film karelerini aratmayan görüntüler: Hasta adamı kurtarmak için traktörle seferber oldular Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir haftadır etkili olan yoğun kar yağışı ulaşımda aksamalara neden olurken, yolu kapanan mahallede rahatsızlanan yaşlı bir hasta, köylülerin yardımıyla traktörle sağlık ekiplerine ulaştırıldı. İlçe genelinde belli aralıklarla devam kar yağışı nedeniyle çok sayıda yerleşim biriminin merkezle bağlantısı kesildi. Kar yağışının en yoğun hissedildiği noktalardan biri olan Bulgurlu Navdiyan Mahallesi’nde, üç gündür kapalı olan yollar nedeniyle ulaşım durma noktasına geldi. "Köylüler seferber oldu" Mahallede ikamet eden 65 yaşındaki tansiyon hastası Hadi Aybar, evinde aniden rahatsızlandı. Yakınlarının durumu bildirmesi üzerine bölgeye sağlık ekipleri sevk edildi ancak kar kalınlığı ve kapalı yollar nedeniyle ambulans mahalleye giriş yapamadı. Bunun üzerine harekete geçen mahalle sakinleri, kendi imkanlarıyla traktör kullanarak kapalı yolu açmaya çalıştı. Aybar, traktör yardımıyla mahalle dışındaki uygun bir noktada bekleyen ambulansa nakledildi. "Hastaneye kaldırıldı" Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Aybar, Yüksekova Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanın sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi. Mağduriyetlerini dile getiren mahalle sakinleri, karla mücadele çalışmalarının hızlandırılmasını ve özellikle ulaşımı kesilen kırsal mahallelere öncelik verilmesini talep etti. Bölgede Karayolları 117. Yüksekova Şube Şefliği ekipleri ve belediye ekiplerinin yol açma çalışmaları ise aralıksız devam ediyor. (MT-ŞAK-