SAĞLIK
Cizre’de hayvan sağlığı için yoğun mesai 18 Nisan 2026 Cumartesi - 14:51:49 Şırnak’ın Cizre ilçesinde hayvancılığın geliştirilmesi ve salgın hastalıkların önlenmesi amacıyla yürütülen küpeleme ve aşılama çalışmaları aralıksız devam ediyor. Cizre İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan teknik personel, ilçe merkezi ve bağlı köylerde geniş kapsamlı bir saha çalışması başlattı. Hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve hayvan sağlığının korunması adına yürütülen çalışmalarda, ekipler en ücra yerleşim birimlerine kadar giderek aşılama hizmeti sunuyor. Saha çalışmaları kapsamında yeni doğan buzağı ve küçükbaş hayvanların küpeleme işlemleri yapılarak kayıt altına alınması sağlanırken, eş zamanlı olarak mevsimsel hastalıklara karşı koruyucu aşı uygulamaları gerçekleştiriliyor. Teknik personel, küpeleme sayesinde hayvan hareketlerinin takibinin kolaylaştığını ve hastalıkların yayılmasının önüne geçildiğini vurguladı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, çalışmaların planlanan program dahilinde titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek, "Teknik personellerimizce yürütülen küpeleme ve aşılama saha çalışmalarımız aralıksız devam etmektedir. Amacımız, ilçemizdeki hayvancılık faaliyetlerinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesini sağlamaktır" ifadelerine yer verildi. Üreticiler ise kapılarına kadar gelen bu hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirerek, ekiplere teşekkür etti.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:15 "Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir" Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 13:11 Veteriner Hekimler Birliği Başkanı Eroğlu: "Çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor" Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, küresel ısınma, iklim değişiklikleri ve doğal alanların tahribatı gibi sorunların gelecekte de Covid-19 gibi salgın hastalıkların yaşanacağını bilimsel olarak ifade ettiğini söyledi. Türk Veteriner Hekimler Birliği Bölge Toplantısı’nın 4’üncüsü Şanlıurfa’da düzenlendi. Bölgenin oda başkanlarının katıldığı toplantıda, veteriner hekimler mesleğin sorunları ve hayvancılık politikalarını masaya yatırdı. Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak 7 bölgede, bölge toplantıları yapıyoruz. Yöredeki odalarımız katılıyor. İlk üçünü yaptık, dördüncüsü bugün Şanlıurfa’da düzenleniyor. Daha sonra Kastamonu, Rize ve Muş’ta bitecek. Toplantılar vesilesi ile sahadaki arkadaşlarımız, oda başkanlarımızın mesleğimizin sorunları, bölgedeki hayvancılık, veteriner hekimlerin sorumlulukları, görevleri hakkında çalışmalar yapacağız. Ben öncelikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilere Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Bir daha böyle acı olayların yaşanmasını kesinlikle istemiyoruz. Veteriner hekimler hem insan sağlığı hem hayvan sağlığı hem de çevre sağlığı konusunda çalışmalar yapan meslek grubudur. Bizim ülkemizde hayvancılığımızla ilgili çeşitli sorunlar yaşıyoruz. Veteriner hekimler hayvancılığın aktörü olan hayvancılıkla ilgili konularda temel meslek grubu, özellikle hastalıklara karşı koruyucu çalışmalar ve hastalıklarla mücadelede aktif rol oynuyor. Özellikle hayvanlardan insanlara geçen hastalıklarda çalışmalar yürütüyoruz. Biliyorsunuz Covid-19 gibi bütün dünyayı etkileyen bir salgın yaşandı. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, doğal alanların tahribatı gibi durumlara baktığımızda çeşitli salgın hastalıkların gelecekte de yaşanacağı ifade ediliyor. İşte bunlara karşı veteriner hekimler önemli görevler yapıyorlar. Bu konular üzerinde yaptığımız çalışmaları devletin çeşitli makamlarına, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı’na, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve İçişleri Bakanlığı’na sunuyoruz. Sahipsiz hayvanlar konusu var, zaman zaman çok acı olaylar yaşanıyor. Bütün bunları bu toplantılarda görüşüyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Kütahya’da Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi açıldı
30 Eylül 2025 Salı - 16:49 Kütahya’da Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi açıldı Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde kurulan Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi (SAFİR), düzenlenen törenle hizmete girdi. KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin konuşmasında, merkezin fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, öğrencilere uygulamalı eğitim imkânı sunacağını ve bilimsel araştırmalara katkı sağlayacağını ifade etti. Tekin, merkezde çocuklardan yaşlı bireylere, sporculardan MS hastalarına kadar geniş bir yelpazede fizyoterapi hizmetleri verileceğini aktardı. Vali Musa Işın ise konuşmasında, KSBÜ’nün sağlık alanında şehre ve ülkeye büyük katkılar sunduğunu vurgulayarak, "Artık fakültelerimizde ve hastanelerimizde her türlü cerrahi müdahale yapılabilmekte, dışarıya sevk neredeyse yok denecek kadar azalmıştır. Bu ünitenin şehrimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor, hizmet alacak her vatandaşımızın şifa bulmasını temenni ediyorum" dedi. Yaklaşık 250 metrekarelik alanda kurulan merkezde, modern cihazlarla donatılmış üniteler, yeni nesil egzersiz ekipmanları, denge platformları ve radyasyonsuz omurga tarama cihazı bulunuyor. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek merkezin açılışı yapıldı. Program, protokol üyelerinin merkezdeki birimleri gezmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Açılışa Kütahya Valisi Musa Işın, il protokolü, üniversite temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Kütahya’da Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi açıldı
30 Eylül 2025 Salı - 16:47 Kütahya’da Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi açıldı Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) bünyesinde kurulan Sağlıklı Yaşam Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Merkezi (SAFİR), düzenlenen törenle hizmete girdi. Açılışa Kütahya Valisi Musa Işın, il protokolü, üniversite temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. KSBÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Tekin konuşmasında, merkezin fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında önemli bir boşluğu dolduracağını belirterek, öğrencilere uygulamalı eğitim imkânı sunacağını ve bilimsel araştırmalara katkı sağlayacağını ifade etti. Tekin, merkezde çocuklardan yaşlı bireylere, sporculardan MS hastalarına kadar geniş bir yelpazede fizyoterapi hizmetleri verileceğini aktardı. Vali Musa Işın ise, konuşmasında, KSBÜ’nün sağlık alanında şehre ve ülkeye büyük katkılar sunduğunu vurgulayarak, "Artık fakültelerimizde ve hastanelerimizde her türlü cerrahi müdahale yapılabilmekte, dışarıya sevk neredeyse yok denecek kadar azalmıştır. Bu ünitenin şehrimize ve vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyor, hizmet alacak her vatandaşımızın şifa bulmasını temenni ediyorum" dedi. Yaklaşık 250 metrekarelik alanda kurulan merkezde, modern cihazlarla donatılmış üniteler, yeni nesil egzersiz ekipmanları, denge platformları ve radyasyonsuz omurga tarama cihazı bulunuyor. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek merkezin açılışı yapıldı. Program, protokol üyelerinin merkezdeki birimleri gezmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Klinik Psikoloğu Koçakgöl’den mevsim geçişi uyarısı
30 Eylül 2025 Salı - 14:12 Klinik Psikoloğu Koçakgöl’den mevsim geçişi uyarısı Mevsimsel geçiş dönemlerinde yaşanan ruh hali değişimlerinin günlük yaşam kalitesini düşürebildiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Klinik Psikoloğu Selin Seda Koçakgöl, mevsimsel geçişlerin psikolojik etkilerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Mevsimsel geçiş dönemlerinde yaşanan ruh hali değişimlerinin, bazı bireylerde daha belirgin hale gelerek günlük yaşam kalitesini düşürebildiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Klinik Psikoloğu Selin Seda Koçakgöl uyarılarda bulundu. Havaların soğuması, günlerin kısalması, güneş ışığının azalmasıyla birlikte birçok kişinin farkında olmadan psikolojik olarak etkilenebildiğini aktaran Medical Point Gaziantep Hastanesi Klinik Psikoloğu Selin Seda Koçakgöl,"Havaların soğuması, günlerin kısalması, güneş ışığının azalmasıyla birlikte birçok kişi, farkında olmadan psikolojik olarak etkilenebiliyor. Mevsimsel geçiş dönemlerinde yaşanan bu ruh hali değişimleri, bazı bireylerde daha belirgin hale gelerek günlük yaşam kalitesini düşürebiliyor" dedi. "Sonbahar ve kış aylarında depresyon riski artabiliyor" Psikolog Koçakgöl, özellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkan mevsimsel duygudurum bozukluğuna dikkat çekerek, "Güneş ışığına daha az maruz kalmak, biyolojik saatimizi ve serotonin düzeylerimizi etkileyebilir. Bu da bireylerde enerji düşüklüğü, isteksizlik, uyku düzeninde bozulmalar ve depresif duygu durumlara yol açabilir. Bazı bireylerde bu durum ‘Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu (SAD)’ olarak tanımlanan klinik bir tabloya dönüşebilir" ifadelerini kullandı. "Her halsizlik depresyon değildir, ama dikkate alınmalı" Mevsim geçişlerinde yaşanan yorgunluk, halsizlik ve motivasyon kaybının herkes için geçerli olabileceğini vurgulayan Koçakgöl, bu belirtilerin uzun süreli ve yoğun olması durumunda bir uzmana başvurulması gerektiğini belirtti. Mevsimsel geçişlerden daha az etkilenmek için önerilerde bulunan Klinik Psikolog Selin Seda Koçakgöl, "Her ruh hali değişimi bir psikolojik rahatsızlık anlamına gelmez; ancak bireyin işlevselliğini bozacak düzeye gelmişse profesyonel destek alınmalıdır. Mümkün olduğunca gün ışığından yararlanın. Uyku düzeninize dikkat edin. Düzenli egzersiz yapın ve açık havada vakit geçirin. Sosyal ilişkileri ihmal etmeyin. Beslenme düzeninizi dengede tutun. Kendinize zaman ayırın, hobi edinin. Gerekli durumlarda psikolojik destek almaktan çekinmeyin" şeklinde konuştu. Mevsimsel geçişi sağlıklı atlatabilmek için destek almanız oldukça kıymetli olduğunu söyleyen Koçakgöl, "Unutmayın, ruh sağlığı fiziksel sağlığımız kadar önemlidir. Mevsimsel değişimlere bağlı duygusal dalgalanmalar yaşıyorsanız yalnız değilsiniz; ancak bu süreçleri daha sağlıklı atlatabilmek için destek almanız oldukça kıymetlidir" diye konuştu.
Diyarbakır’da Dünya Kalp Günü paneli
30 Eylül 2025 Salı - 13:45 Diyarbakır’da Dünya Kalp Günü paneli Diyarbakır’da Dünya Kalp günü nedeni ile panel düzenlendi. Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadın doğum ve çocuk ek binasında Dünya Kalp Günü kapsamında çalışanlar ve hasta yakınlarına yönelik "Hayatın Ritmini Kaçırma" başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinliğe Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Başhekim Doç. Dr. Öner Avınca, Çocuk Kalp Merkezi Koordinatörü Prof. Dr. Bedri Aldudak ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erkan Baysal katıldı. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, birinci basamakta 40 yaş ve üzeri bireyler için yılda bir kez 10 yıllık kardiyovasküler risk analizi yapıldığını, sonuçlara göre yaşam tarzı değişikliği ve gerektiğinde üst basamaklara yönlendirme uygulandığını vurguladı. Asiltürk, toplumun kalp sağlığı profilinin çıkarılmasının, kalp yetmezliği ve ani ölüm gibi tabloları önlemede kritik rol oynadığını belirtti. Asiltürk ayrıca, Çocuk Kalp Merkezinin bölge için önemine dikkat çekerek "Aile ortamı içinde çalışan ekibin her talebine açığız merkezi daha da güçlendireceğiz" mesajı verdi. Prof. Dr. Bedri Aldudak, kalp hastalığının yalnızca erişkinlerle sınırlı düşünülmemesi gerektiğini hatırlattı. Aldudak, romatizmal ateş, Kawasaki hastalığı ve aritmilerin çocukluk çağında önemli sorunlar olduğunu; Diyarbakır’daki ekiplerin bu alanlarda güçlü işbirliği yürüttüğünü ifade etti. Merkezde fetal ekokardiyografi dâhil kapsamlı tanı süreçlerinin rutinleştiğini aktaran Aldudak, kalp cerrahisi/yoğun bakım süreci öncesi ağız-diş sağlığı taraması ve tedavisinin sistematik şekilde yapıldığını vurgulayarak, "Kalp hastası çocuklarda diş hijyeni ve aşı uyumu çok değerlidir; enfeksiyon kaynaklı kardiyak komplikasyonların önüne geçer" dedi. Prof. Dr. Erkan Baysal, Dünya Kalp Gününün 2000 yılından bu yana farkındalık için kutlandığını anımsatarak, "Kalp-damar hastalıkları dünyada ve ülkemizde ilk sıradaki ölüm nedenidir. Şikayet yokluğu, risk yokluğu değildir; özellikle diyabetli, ileri yaş ve kadın hastalarda sessiz seyredebilen durumlar görüyoruz" diye konuştu. Baysal, düzenli check-up, tansiyon ve kolesterol kontrolü, sigaranın bırakılması, düzenli yürüyüş-izotonik egzersiz ve gerekli durumlarda ilaç uyumunun hayati olduğunu belirterek, "Hedef değerlere ulaşmadıkça tedaviden beklenen fayda tam görülmez" uyarısında bulundu.
Kastamonu Üniversitesi’nde geleceğin sağlıkçılarının beyaz önlük coşkusu
30 Eylül 2025 Salı - 12:45 Kastamonu Üniversitesi’nde geleceğin sağlıkçılarının beyaz önlük coşkusu Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesinde düzenlenen beyaz önlük giyme töreninde öğrenciler büyük heyecan yaşadı. Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Beyaz Önlük Giyme Töreni Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. 2024-2025 akademik yılda eğitime başlayan ikisi yabancı uyruklu toplam 89 öğrenci, beyaz önlüklerini giyerek hekimlik mesleğine ilk adımlarını attı. Programa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Avcı, akademik ve idari personel, öğrenciler ve aileler katıldı. Törende konuşan Prof. Dr. Ahmet Avcı, "Fakültemizde 80’e yakın akademik personelimizle öğrencilerimize en iyi eğitimi vermeyi hedefliyoruz. Hekimlik, ömür boyu okuma ve araştırma gerektiren bir meslektir. Bu süreçte ailelerimizin de öğrencilerimize her türlü desteği sunması büyük önem taşıyor" dedi. Konuşmasının ardından Prof. Avcı, Tıp Fakültesi’ne birincilikle yerleşen Bayram Burak Karakay ile birinci sınıfı birincilikle tamamlayan Nisa Duru Bora’ya hediye takdim etti. Ödül takdiminden sonra söz alan Bayram Burak Karakay ve Nisa Duru Bora, beyaz önlüğün anlamına dikkat çekerek gururlu olduğunu dile getirdi. Konuşmaların ardından öğrencilere beyaz önlüklerini, Prof. Dr. Ahmet Avcı, Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Murat Ali Çiçekler ve Tıp Fakültesi öğretim üyeleri giydirdi. Tören, öğrencilerin hep birlikte Beyaz Önlük Andını okumasıyla son buldu.
Sinop kestane balı meme kanseri hücrelerini baskılayabiliyor
30 Eylül 2025 Salı - 12:44 Sinop kestane balı meme kanseri hücrelerini baskılayabiliyor Sinop kestane balının kanser hücreleri üzerindeki biyolojik ve kimyasal etkileri, akademisyenler tarafından yürütülen kapsamlı araştırmalarla ilk kez bilimsel olarak ortaya çıkarıldı. Sinop Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adem Güner ve Ege Üniversitesi akademisyenlerince yürütülen çalışmada, yüksek saflığa ve zengin kimyasal içeriğe sahip Sinop kestane balının, sağlıklı hücrelere zarar vermeden özellikle meme kanseri hücrelerini baskılayabilen seçici bir sitotoksik etki gösterdiği belirlendi. Doç. Dr. Adem Güner, çalışmanın çıkış noktasını anlatarak, "Kanser günümüzün en büyük sağlık sorunlarından biri ve dünya genelinde yıllık ortalama 10 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden oluyor. Mevcut tedavi yöntemleri kemoterapi ve cerrahi operasyonlarla sınırlı ve çoğu zaman istenilen etkiyi sağlayamıyor. Ayrıca, bu tedavilerin yan etkileri ciddi sınırlamalar getiriyor. Bu nedenle bilim dünyasında alternatif ve doğal yöntemler araştırılmakta. Biz de özellikle Sinop’ta yoğun olarak üretilen kestane balının biyolojik bir etkisi olup olmadığını bilimsel olarak test etmeye karar verdik" dedi. Araştırmada öncelikle balın saf ve kalite kontrol süreçlerinin titizlikle incelendiğini belirten Güner, "Sinop’ta bal üreticileri, saf ve kaliteli bal üretimine büyük özen gösteriyor. Üniversitemizin doğal ürünler araştırma merkezinde ‘SİNATE’ adlı bal, aktif olarak toplanıp satışa sunuluyor. Biz de bu coğrafi ürüne katma değer katmak amacıyla balın kimyasal ve biyolojik özelliklerini detaylı şekilde analiz ettik" diye konuştu. Çalışmada Sinop kestane balının farklı kanser hücreleri üzerindeki etkileri de test edildi. Doç. Dr. Güner, "Akciğer kanseri, meme kanseri ve serviks kanseri gibi farklı hücre hatlarında balın etkisini gözlemledik. Analizlerimiz özellikle meme kanseri hücrelerinde balın seçici sitotoksik etki gösterdiğini ortaya koydu. Yani bal, sağlıklı hücrelere zarar vermeden yalnızca kanser hücrelerini baskılayabiliyor. Bu, doğal ve potansiyel bir destek tedavi olarak büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. Araştırmanın sonuçları, hem Sinop kestane balının kalitesini bilimsel olarak ortaya koydu hem de balın sağlık alanındaki potansiyel kullanımını gündeme taşıdı. Doç. Dr. Güner, çalışmaların ilerleyen dönemlerde daha fazla kanser hücre hattı ve laboratuvar modeli üzerinde devam edeceğini sözlerine ekledi.