Yerel Haberler
Sakarya
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:50 Hurma tezgahlarında ’İsrail’ hassasiyeti Ramazan ayına sayılı günler kala iftar sofralarının vazgeçilmezi hurma tezgahlardaki yerini alırken, bu yılki alışverişlerde "İsrail hurması" gündeme geldi. Sakaryalı esnaflar tedarikçilerini İsrail hurması getirmemeleri konusunda özellikle uyardıklarını belirtirken, vatandaşlar ise "Soframızda yeri yok" diyerek tepkilerini dile getirdi. Sakarya’da Ramazan hazırlıkları sürerken, vatandaşların hurma alırken en çok dikkat ettiği konu menşei oldu. İsrail menşeli ürünlere karşı oluşan hassasiyet hem esnafın tedarik zincirini hem de vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını şekillendirdi. 15 senelik esnaf Recep Karasakal hurma kalitesi fiyatı ve İsrail hurması hakkında konuştu. "En ucuz malın toprağında belki daha iyi vitamin var" Fiyat aralıkları ve saklama şartlarına değinen Karasakal, "100 liradan 700 liraya kadar hurma çeşitleri var. Büyüklüğüne ve kalitesine göre fiyatlar değişiyor ancak şu da var ki; 100 liralık hurmada belki de daha iyi vitamin var. Bana hangisi daha kaliteli diye sorulduğunda damak zevklerine göre önerilerde bulunuyorum. Belki en ucuz malın toprağında daha iyi vitamin var. Hangisini seviyorsan oradan yürü. Kiler soğuksa orada saklanabilir, biz buzhanede tutuyoruz. Soğuk yerde saklanmak zorunda" dedi. "Vatandaş İsrail hurmasını bakarak ayırt edemez" Vatandaşın en çok merak ettiği İsrail hurması ayrımı hakkında konuşan Karasakal, "Anlar desek de anlayamaz ama şöyle bir durum var; bizde İsrail hurması olmaz. Bize malı getiren insanlar Müslüman insanlar. Biz getirenleri İsrail hurması getirmemesi konusunda uyarıyoruz. Onlarda bize Filistin tarafından da Mısır tarafından da hurma getiriyor. Boykot diye bir şey bizi etkilemez, zaten biz boykot malları satmıyoruz. Ancak vatandaş bunu bakarak ayırt edemez ama güvendiği yerlerden alırlarsa bu tür durumlarla karşılaşmazlar" diye konuştu. "Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" İftar sofrasında mutlaka hurma bulundurduğunu belirten vatandaş Şahset Çaykesen, "Her akşam hurma olmadan açamıyoruz iftarımızı. Ramazan boyunca devamlı hurma tüketiyoruz. Medine hurmasını tercih ediyoruz. Medine hurmasının lezzeti ve aroması bence başka hiçbir hurmada yok. Ramazan dışında da düzenli olarak çay ve kahvenin yanında tüketiyoruz. Zannedersem hükümet bir seneden beri İsrail ile ticareti kesti. Bu gelen hurmalarda Filistin hurması. Filistinin köylerinde yetişen hurmalar. Ben alışveriş yaparken özellikle seçiyorum İsrail mallarını almıyorum. Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" şeklinde konuştu. Levent Orhan isimli vatandaş ise duruşunu şu sözlerle ifade etti: "Türkiye’miz ve Türk insanımızın İsrail hurmasını kesinlikle sofrasında bulundurmaması gerekiyor. İsrail hurması değil, İsrail’in hiçbir şeyini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Hurma tezgahlarında ’İsrail’ hassasiyeti
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:50 Hurma tezgahlarında ’İsrail’ hassasiyeti Ramazan ayına sayılı günler kala iftar sofralarının vazgeçilmezi hurma tezgahlardaki yerini alırken, bu yılki alışverişlerde "İsrail hurması" gündeme geldi. Sakaryalı esnaflar tedarikçilerini İsrail hurması getirmemeleri konusunda özellikle uyardıklarını belirtirken, vatandaşlar ise "Soframızda yeri yok" diyerek tepkilerini dile getirdi. Sakarya’da Ramazan hazırlıkları sürerken, vatandaşların hurma alırken en çok dikkat ettiği konu menşei oldu. İsrail menşeli ürünlere karşı oluşan hassasiyet hem esnafın tedarik zincirini hem de vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını şekillendirdi. 15 senelik esnaf Recep Karasakal hurma kalitesi fiyatı ve İsrail hurması hakkında konuştu. "En ucuz malın toprağında belki daha iyi vitamin var" Fiyat aralıkları ve saklama şartlarına değinen Karasakal, "100 liradan 700 liraya kadar hurma çeşitleri var. Büyüklüğüne ve kalitesine göre fiyatlar değişiyor ancak şu da var ki; 100 liralık hurmada belki de daha iyi vitamin var. Bana hangisi daha kaliteli diye sorulduğunda damak zevklerine göre önerilerde bulunuyorum. Belki en ucuz malın toprağında daha iyi vitamin var. Hangisini seviyorsan oradan yürü. Kiler soğuksa orada saklanabilir, biz buzhanede tutuyoruz. Soğuk yerde saklanmak zorunda" dedi. "Vatandaş İsrail hurmasını bakarak ayırt edemez" Vatandaşın en çok merak ettiği İsrail hurması ayrımı hakkında konuşan Karasakal, "Anlar desek de anlayamaz ama şöyle bir durum var; bizde İsrail hurması olmaz. Bize malı getiren insanlar Müslüman insanlar. Biz getirenleri İsrail hurması getirmemesi konusunda uyarıyoruz. Onlarda bize Filistin tarafından da Mısır tarafından da hurma getiriyor. Boykot diye bir şey bizi etkilemez, zaten biz boykot malları satmıyoruz. Ancak vatandaş bunu bakarak ayırt edemez ama güvendiği yerlerden alırlarsa bu tür durumlarla karşılaşmazlar" diye konuştu. "Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" İftar sofrasında mutlaka hurma bulundurduğunu belirten vatandaş Şahset Çaykesen, "Her akşam hurma olmadan açamıyoruz iftarımızı. Ramazan boyunca devamlı hurma tüketiyoruz. Medine hurmasını tercih ediyoruz. Medine hurmasının lezzeti ve aroması bence başka hiçbir hurmada yok. Ramazan dışında da düzenli olarak çay ve kahvenin yanında tüketiyoruz. Zannedersem hükümet bir seneden beri İsrail ile ticareti kesti. Bu gelen hurmalarda Filistin hurması. Filistinin köylerinde yetişen hurmalar. Ben alışveriş yaparken özellikle seçiyorum İsrail mallarını almıyorum. Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" şeklinde konuştu. Levent Orhan isimli vatandaş ise duruşunu şu sözlerle ifade etti: "Türkiye’miz ve Türk insanımızın İsrail hurmasını kesinlikle sofrasında bulundurmaması gerekiyor. İsrail hurması değil, İsrail’in hiçbir şeyini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Yarım asırlık saat ustası çırak bulamadığı mesleğini eşiyle ayakta tutuyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 11:04 Yarım asırlık saat ustası çırak bulamadığı mesleğini eşiyle ayakta tutuyor Sakarya’nın Hendek ilçesinde yaklaşık 50 yıldır saat tamirciliği yaparak ailesinin geçimini sağlayan adam, çırak bulamadığı mesleğini işi öğrettiği eşiyle sürdürüyor. Dede ve babasından miras kalan mesleği sürdüren 65 yaşındaki Osman Mürşit Özger, 50 yıldır saat tamirciliği yaparak ailesinin geçimini sağlıyor. Lise ile yüksekokul eğitiminin ardından miras kalan mesleğine devam eden ve 3 çocuk sahibi olan Özger, son 36 yıldır 26 metrekarelik dükkanda çırak bulamadığı mesleğini işi öğrettiği eşi Asuman Özger ile sürdürüyor. "3 çocuğum var, onları bu meslekten kazandığım parayla geçindirdim" 50 yıllık saat ustası olan Osman Mürşit Özger, "Lise ve yüksekokuldan sonra bu işi yapmaya karar verdim. 1976 yılında 15 yaşında başladım ve babam ile dedem de saatçiydi. Bu mesleği, 50 yıldan beri yapıyorum. 3 çırak yetiştirdim, bir tanesi lise çağlarındaydı şimdi mühendis oldu, diğeri pazarlamacı oldu. Benden 10 yaş küçük bir arkadaşımız vardı ona öğrettim kendine dükkan açtı ama rahmetli oldu ama şimdi hiç yok. Eşim ve oğlum yardım ediyor. 3 çocuğum var, onları bu meslekten kazandığım parayla geçindirdim" dedi. "Mutluyum işimi severek yapıyorum" Eşine yardım eden Asuman Özger, "Müşterilere saat satıyorum, cam takabiliyorum, duvar saatlerine makineler takabiliyorum. Yıllardır birlikte yapmaya çalışıyoruz. Mutluyum işimi isteyerek ve severek yapıyorum" diye konuştu.
Genç bilim insanları projelerini yarıştırdı
17 Şubat 2026 Salı - 14:47 Genç bilim insanları projelerini yarıştırdı Bu yıl 57’ncisi düzenlenen TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın İstanbul Asya bölgesi aşaması tamamlandı. Sakarya, Düzce, İstanbul ve Kocaeli’yi kapsayan bölgenin tüm organizasyon ve yönetim süreçleri Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) akademisyenleri tarafından yürütüldü. Yapılan açıklamaya göre, 9-12 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyonda SUBÜ Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı bölge koordinatörü olarak görev alırken, akademisyenler Doç. Dr. Kasım Serbest ve Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Nur Ay Gül koordinatör yardımcılığı, Öğretim Görevlisi Burak Suha Yüksel ise bölge sekreteri görevlerini üstlendi. Saha operasyonlarında üniversite öğrencilerinden oluşan 16 kişilik rehber ekip görev yaptı. 12 farklı alanda 100 proje sergilendi Türkiye genelinde toplam 29 bin 739 başvurunun yapıldığı yarışmada, İstanbul Asya bölgesinden 2 bin 343 proje başvurusu alındı. Jüri değerlendirmelerinin ardından biyoloji, yazılım, psikoloji ve teknolojik tasarım gibi 12 farklı branşta hazırlanan 100 proje bölge sergisine davet edildi. Kocaeli Bilim Merkezi’nde düzenlenen sergide 218 öğrenci ve 96 danışman öğretmen projelerini jüri üyelerine sundu. Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde 18 birincilik, 12 ikincilik ve 12 üçüncülük ödülü verildi. Törene TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanı Ömer Kökçam, Kocaeli Vali Yardımcısı Dr. Olgun Öner ve üniversite temsilcileri katıldı. Bölge birincisi seçilen projeler, önümüzdeki aylarda Ankara’da yapılacak olan Türkiye finalinde bölgeyi temsil edecek.