Yerel Haberler
Sakarya
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:13 Uluslararası sularda rehin alınan Sakaryalı Aktivist yaşadığı dehşeti anlattı İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Sakaryalı aktivist Özkan Özer, Akdeniz’de maruz kaldıkları insanlık dışı müdahaleyi ve gözaltı sürecinde yaşadıkları dehşeti anlattı. Filistin halkına insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan filoda rehin alınan Özer, maruz kaldıkları darp ve psikolojik şiddetin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin girişimleriyle kurtarılarak yurda döndü. Uzun zamandır Gazze’de yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduğunu belirterek yola çıkış sürecini aktaran Özkan Özer, "Uzun zamandır Filistin, Gazze’ye uygulanan insanlık dışı, hukuksuz ablukadan rahatsızdım. Orada aç kalan çocuklardan, okuluna gidemeyen çocuklardan, ilaçsız kalan hastalardan. Birşeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum. Oradaki zulmü durdurmak için boykotta yapıyordum fakat oraya yardım götürmek isteyen insanlar olduğunu duyunca Küresel Sumud Filosuna başvuruda bulundum. Çağırıldım" dedi. "4 gün boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık" Uluslararası sularda uğradıkları operasyonu ve hapishane gemisinde maruz kaldıkları işkence benzeri uygulamaları dile getiren Özer, "14 Mayıs’ta yola çıkmadan evvel, 12 Mayıs’ta bir toplantı yaptık. Tüm filo katılımcıları ile birlikte. Muhtemel riskler ve durum değerlendirmesi yapıldı ve yola devam kararı alındı. 18 Mayıs’ta uluslararası sulara girdiğimizde İsrail donanması tarafından müdahaleye uğradık. Teknelerimiz toplatılmaya başladı. 18 Mayıs’ın akşamında benim bulunduğum tekneye de baskın yapıldı. Bizi tekneden aldılar, oluşturdukları hapishane gemisine bizi götürdüler. Bu süreç içerisinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık. Yaklaşık 4 gün boyunca farklı şekillerde devam etti. Temel ihtiyaçların karşılanmaması, nakil edildiğimiz zaman acı verici şekillerde nakil edilmek ve darp şeklinde bu süreç devam etti. 2 gün hapishane gemisinde kaldıktan sonra tüm tekneler yakalandıktan sonra yani, Aşdod limanına bizi getirdiler. 40’tan fazla ülkeden 400’den fazla aktivisti bu limana getirdiler. Orada ki işlemlerden sonra bizi hapishaneye sevk ettiler. Orada da bir gece kaldık. Ertesi gün ise bizi uçakla Türkiye’ye gönderdiler" diye konuştu. "Bu bir zulüm, bu bir kötülük" Yaşananların insanlık onuruna aykırı olduğunu vurgulayan aktivist Özer, "Bu dört gün boyunca maruz kaldığım fiziksel ve psikolojik şiddet beni çok zorladı. İnsan onurunu ayaklar altına alan uygulamalar olduğu için ve hiçbir insanın böyle birşeyin maruz kalmasını insan olan hiç kimse kabul etmeyeceği için.. Biz sadece 4 gün boyunca bunları yaşadıysak aylarca yıllarca Filistinlilerin hapishanelerde kalıyor olması, Doğu Türkistan’da benzeri yerleri buna benzer şeylere insanların maruz kalıyor olması bir insan olarak benim kabul edebileceğim bir şey değil. Bir müslüman olarak da kardeşlerime böyle bir şey yapılması kabul edebileceğim bir şey değil. Bu bir zulüm, bu bir kötülük. Bu bitmeli. Ben, bana sahip çıkan bir devletim olduğu için bunları kısa süreli yaşadım. Sahil çıkılmadığı için bu durumlara aylarca, yıllarca maruz kalan insanlar var. Bunlara birşey yapılması gerekiyor. Bir insanın dahi böyle birşeye maruz kalıyor olması diğer insanların harekete geçmesini gerektirir. O insanları kurtarmak, her insanın görevi" şeklinde konuştu. "Uçağın içinde ’Free Filistin, Teşekkürler Türkiye’ sloganları atıldı" Askeri havalimanında Türk uçaklarını gördüğü an büyük bir gurur ve rahatlama yaşadığını ifade eden Özkan Özer, "Uğradığımız psikolojik ve fiziksel şiddetin ayrıntılarını anlatmak istemiyorum ama buna maruz kaldık, bunu bilin. Bitmeyecek gibiydi. Bizi hapishaneden aldılar, askeri bir havaalanına getirdiler, içerisine girdik. İsrail savaş uçaklarının içerisinde, Türk bayraklı, Türk Hava Yolları’na ait 3 tane uçağı gördüm ve o zaman bir insanın vatanının olması, özgür olmasınının, bayrağının olmasının ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Uçağın içine girdik, insanlık dışı muameleye 4 gün maruz kalmış dünyanın bir çok farklı ülkesinden insanın uçağın içerisine girip THY’nin bize ikram ettiği yemekler, davranış tarzları, gösterdikleri anlayış, yakınlık ve hizmet bambaşka iki anlayışı gösterdi. Orada insanlar uçağın içerisinde ’Free Free Filistin, teşekkürler Türkiye’ sloganları attılar. Ben hayatımda bu milletin evladı olduğuma, bu ülkenin vatandaşı olduğuma bu kadar gurur duyduğum bir an yaşamadım" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:38 Bayram göçü başladı: Otoyolların kesişim noktasında trafik durdu SAKARYA (İHA)-Kurban Bayramı tatilini şehir dışında geçirmek için erkenden yola çıkan vatandaşlar, Sakarya’da Kuzey Marmara Otoyolu ile Anadolu Otoyolu’nun kesiştiği noktada uzun araç kuyrukları oluşturdu. İki otoyolun birleştiği Ankara istikametinde trafiğin durma noktasına geldiği o anlar böyle görüntülendi. Kurban Bayramı tatilini il dışında geçirmek isteyen vatandaşların erkenden yola çıkmaya başlaması ile Anadolu ve Kuzey Marmara otoyollarının Sakarya geçişi Ankara istikametinde yoğunluk oluştu. İki otoyolun kesişim noktasında ise trafik durma noktasına geldi. Kuzey Marmara Otoyolu’nun çıkışında uzun araç kuyrukları oluştu. Oluşan trafik yoğunluğu dron ile havadan görüntülendi. Öte yandan Sakarya Valiliği koordinesinde alınan tedbirler çerçevesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler şehir genelinde denetimlerini artıracak. Trafik güvenliği başta olmak üzere birçok noktada önlemleri üst seviyeye çıkaran ekipler, Kurban Bayramı süresince emniyet ve jandarma bünyesinde 491 ekip, 103 araç, 4 dron, 1 bot ve 2 bin 563 personelle sahada görev yapacak. Tatilcilerin sorunsuz bir yolculuk yapması için denetimlerini sıklaştıran Otoyol Jandarması ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri; sürücüleri hız yapmamaları, takip mesafelerini korumaları ve emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyarıyor.
Günler süren yağış sebebiyle mahalleye giden yollar çöktü
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:27 Günler süren yağış sebebiyle mahalleye giden yollar çöktü Sakarya’nın Geyve ilçesinde hafta başından bu yana etkili olan şiddetli yağışlar, kırsal mahallelerde heyelan ve yollarda çökmelere sebep oldu. Yolun çökmesi neticesinde Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahalleleri ile ulaşım kesilirken, heyelan sebebiyle yan yatan 3 ev tahliye edildi. Sakarya genelinde etkili olan yağışlar hayatı olumsuz etkiledi. Geyve ilçesinde kuvvetli yağış sonucu heyelanlar sebebiyle Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahallelerinde yol çökmeleri meydana geldi. Bölgeye sevk edilen Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, ulaşıma kapanan yolların onarılması ve yerleşim yerlerine erişimin yeniden sağlanması için çalışma başlattı. Ayrıca aynı güzergahta olan başka bir yolun çökmesi sebebiyle bazı evler yan yattı. Çöken yol ve yapılan çalışmalar havadan görüntülendi. "11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi" Kamışlı Mahallesi Muhtarı Aziz Erdem, bölgede yaşanan heyelan ve ekiplerin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Erdem, "Üst üste 4 gün yağan yağışlardan dolayı bölgemizde büyük heyelanlar oldu. 3 tane hanemiz heyelan nedeniyle yıkıldı. Büyükşehir Belediyesi müdahale ediyor. Şu anda Devlet Su İşleri Bölge Müdür Yardımcısı bölgede incelemeler yapıyor. Elektrik, su yok. Fındıksuyu Mahallemize bile buradan su gidiyordu, o hatlarda bozuldu. Köylerde bayağı bir mağduriyet var. Buralarda büyük olarak heyelan var ama peyderpey çok yerlerde var. 20 bölgede heyelan var ancak hayatı etkileyen iki bölgemiz var. Şu anda ulaşım sağlanmıyor, 2 hanemizdeki vatandaşlarımız bir gün önce jandarma tarafından tahliye edilmişti. Hayvanlarımız da aç susuz duruyor. Bir hanede 3 kişi, diğer hanede 5 kişi, diğer hanede de 3 kişi olmak üzere toplam 11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi. Daha çok yazlık olarak kullanılıyordu ama nisan ayı itibari ile biz 145-150 haneye ulaşıyoruz. Ekipler birinci günden beri sahada" dedi.
Günler süren yağış sebebiyle mahalleye giden yollar çöktü: Ulaşım, iletişim ve su kesildi
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:21 Günler süren yağış sebebiyle mahalleye giden yollar çöktü: Ulaşım, iletişim ve su kesildi Sakarya’nın Geyve ilçesinde hafta başından bu yana etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, kırsal mahallelerde heyelan ve çökmelere sebep oldu. Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahallelerine ulaşımı sağlayan yolların çökmesi neticesinde ulaşım kesilirken, 3 evin heyelan sebebiyle yan yattı. Çöken yol havadan görüntülendi. Sakarya genelinde hayatı olumsuz etkileyen yağışların ardından Geyve ilçesinde kuvvetli yağışın tetiklediği heyelanlar sebebiyle Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahallelerinde yol çökmeleri meydana geldi. Bölgeye sevk edilen Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, ulaşıma kapanan yolların onarılması ve yerleşim yerlerine erişimin yeniden sağlanması için çalışma başlattı. Ayrıca aynı güzergahta olan başka bir yolun çökmesi sebebiyle bazı evler yan yattı. Çöken yol ve yapılan çalışmalar dron ile havadan görüntülendi. "11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi" Kamışlı Mahallesi muhtarı Aziz Erdem bölgede yaşanan heyelan ve ekiplerin çalışmaları hakkında bilgi verirken, "Üst üste 4 gün yağan yağışlardan dolayı bölgemizde büyük heyelanlar oldu. 3 tane hanemiz heyelan nedeniyle yıkıldı. Büyükşehir Belediyesi müdahale ediyor. Şuanda Devlet Su İşleri Bölge Müdür Yardımcısı bölgede incelemeler yapıyor. Elektrik, su yok. Fındıksuyu Mahallemize bile buradan su gidiyordu, o hatlarda bozuldu. İletişim yok. Köylerde bayağı bir mağduriyet var. Buralarda büyük olarak heyelan var ama peyderpey çok yerlerde var. 20 bölgede heyelan var ancak hayatı etkileyen 2 bölgemiz var. Şuanda ulaşım sağlanmıyor, bir gün önce jandarma tarafından tahliye edilmişti iki hanemizdeki vatandaşlarımız. Hayvanlarımız da aç susuz duruyor. Bir hanede 3 kişi, diğer hanede 5 kişi, diğer hanede de 3 kişi olmak üzere toplam 11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi. Daha çok yazlık olarak kullanılıyordu ama Nisan ayı itibari ile 145-150 haneye ulaşıyoruz biz. Ekipler birinci günden beri sahada. " dedi. (ACK-OK-
Bizans döneminde savunma kalesiydi, şimdi definecilerin meskeni oldu
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:12 Bizans döneminde savunma kalesiydi, şimdi definecilerin meskeni oldu Sakarya’da Bizans döneminden kaldığı değerlendirilen yaklaşık bin 850 yıllık Paşalar Kalesi, definecilerin tahribatına rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Kale hakkında bilgi veren Ahmet Şen, tarihi yapının göz ardı edildiğini belirterek, "Definecilerin kırıp dökmelerine rağmen bile kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" dedi. Kitabesi olmadığı için yapım tarihi net olarak bilinmeyen Paşalar Kalesi eski adıyla Karaceyş Kalesi, surların yapımında kullanılan taşlardan, sütun kaidelerinden, mimari tarzından Bizans döneminde yapıldığı düşünülüyor. Pamukova ve Geyve ovalarını adeta kuşbakışı gören kalenin 1314 yılında Osman Gazi döneminde fethedildiği biliniyor. Güney kısmı küçük boyutlardaki taşlardan kuzey kısmı ise iri kesme taşlardan oluşan kalede, çok az miktarda mimari kalıntılar ve kemer bulunuyor. Bölgenin stratejik noktalarından biri olan kalede yıllar içerisinde büyük tahribat meydana gelirken, define avcılarının verdiği zarar tarihi yapıyı adeta harabeye çevirdi. Define avcıları tarafından delik deşik edilen kalenin sadece yüzde 20’lik bir kısmı ayakta duruyor. "Definecilerin kırıp, dökmelerine rağmen kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" Kale hakkında bilgi aktaran Ahmet Şen, "Sakarya’nın en büyük tarihi değerine sahip olan, 5. ve 6. yüzyıllarda Bizanslılar tarafından inşa edilen kale, bölgeye hakim bir noktada. Gelebilecek tehlikelere karşı yaklaşık 100 metre boyunca bir sur inşa etmişler. Kalenin doğu kısmında sarp kayalıklar olduğu için sadece duvar örmüşler, güney kısmından gelebilecek tehlikeler için mancınık bölgesi yapmışlar. Sakarya’nın en büyük tarihi değerine ne kurumlar ne siyasiler sahip çıkıyor. Ben 2019-2024 döneminde Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi iken birçok kez gündeme getirdim ama herhangi bir çalışma yapılmadı, hala da yapılmıyor. D-650 kara yolundan günde yaklaşık 45 bin araç geçiyor ve Paşalar Kalesi’ne 2 kilometre. Eğer bu kale restore edilirse buraya her gün en az 40-50 araç gelir ve ekonomik değer katar. Her ilçenin kendine göre zengin kaynakları var. Burası 1850 yıllık bir yapı, kırıyorlar, döküyorlar ve her gün defineciler geliyor. Definecilerin kırıp, dökmelerine rağmen bile kale direniyor ve ‘Ben buradayım’ diyor" dedi. "Ülkemizin zenginliklerine sahip çıkmıyoruz" Kale hakkında yazdığı şiiri okuyan Şen, "Biz bu zenginlikleri seviyoruz ve insanlarda bu zenginlikleri yaşasın istiyoruz, mücadele ediyoruz. Biz, ülkemizin zenginliklerine sahip çıkmıyoruz. Maalesef biz siyasiler particilikle oynuyoruz ve bu zenginlikleri insanlarla buluşturamıyoruz ama inşallah buluşturacağız. Kalenin duvarlarında resimler, tablolar ve defineciler onların hepsini indirmiş. Halbuki orada hiçbir şey yok ama restore edilse hiç kimse bu kaleyi sökmeye cesaret edemez. Sahip çıkmadığımızdan dolayı burası definecilerin meskeni oldu. Ben buraya 3 sene önce torunlarımı getirdim ve kırılan yerleri görünce çocuklar bile üzüldü. Biz istiyoruz ki gelecek nesle güzel hatıralar bırakalım, bize kalanlara onlar sahip çıksın" diye konuştu.
Dalların altın sarısında umut çiçekleri açtı
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:33 Dalların altın sarısında umut çiçekleri açtı Sakarya’da yetiştirilerek Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok ülkesine gönderilen ve adına şarkılar yazılan dalların "altın sarısı" ayvanın ağaçları çiçek açtı. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. Gül çiçeği ailesi içerisinde yer alan ve dalların "altın sarısı" olarak tabir edilen ayva ağaçları çiçek açtı. Sulu olması ve lezzetiyle ünlenen Sakarya ayvası, iç piyasanın ihtiyacının önemli kısmını karşılamasının yanı sıra birçok ülkeye de ihraç ediliyor. Pekmezi, kurutması, reçeli ile kompostosu yapılan ve daha olgunlaşmadan dalında alıcı bulan coğrafi işaretli Geyve ve Pamukova ayvası zorlu şartlar altında yetiştirilerek, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın diğer ucuna kadar gönderiliyor. Geçen sezon zirai dondan etkilenen ve rekoltesi yok denecek kadar az olan ayvanın beyaz çiçekleri yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. "Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak" Pamukova Ziraat Odası Başkanı Yaşar Ulukaya, "Adına şarkılar yazılan, bütün dertlere devam olan ayvamız bu sene gerçekten mükemmel. Herhangi bir don hasarımızda yok ve geçen seneki kaybettiğimiz rekolteyi tahmin ediyorum bu sene yakaladık. Geçen sene gerçekten doğal bir afet yaşadık ülke olarak. Bu sene rekoltemiz iyi, hava şartları da güzel gidiyor. Şu anda dördüncü ilaçlamayı yapıyorum ve ayvalarımızda herhangi bir hasar yok. Tahmin ediyorum bu sene bolluk yılı olacak. Pamukova ve Geyve yöresinde çıkarttığımız ayvalar ülkenin yüzde 52’sini karşılıyor. Burada kalite olarak toprak yapısı ve iklim şartları bakımından güzel ayvamız var. Dünya ülkelerine bunu ihraç edebiliyoruz, geçen sene mağduriyet yaşadık ve misafirimize ikram edecek ayvamız olmadı. Bu sene çok çok iyi. Ayvaları hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmeden satabilirsek ne mutlu bize" dedi.