Yerel Haberler
Sakarya
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:31 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor.Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor."Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz"Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:18 Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin’den 1 aylık rapor: 8 transfer, 18 dosya kapatma Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, göreve geldikleri kısa sürede 18 icra dosyasını temizlediklerini ve Süper Lig ağırlıklı toplam 8 transferle takımı ayağa kaldırmak için çalıştıklarını belirtti. Zengin, "Bazı yollar taşlı olabilir ama biz bu takımı bu ligde tutacağız" dedi. Sakaryaspor Başkanı Enes Zengin, Rüstemler Tesisleri’nde gerçekleştirilen toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak yeşil-siyahlı kulübün son 1 aylık yönetim sürecini ve transfer çalışmalarını değerlendirdi. Göreve çok sıkıntılı bir dönemde geldiklerini hatırlatan Zengin, ilk iş olarak futbolcu alacaklarını ve kulübün önündeki engel olan 18 dosyayı ödeyerek kapattıklarını açıkladı. Süper Lig ağırlıklı 8 yeni isim Devre arasında adeta yeni bir kadro inşa ettiklerini belirten Başkan Zengin, transferlerin kalitesine vurgu yaparak, "Transfer çalışmalarımız aralıksız sürdü. Bugüne kadar bitirdiğimiz isimlerle birlikte toplam 8 futbolcu almış oluyoruz. Bu devre arası için çok önemli bir rakam. Şu ana kadar aldığımız tüm futbolcu kardeşlerimizi Süper Lig ekiplerinden kadromuza kattık. Yabancı transferinde de bugün son noktaya geldiğimiz isimler var, inşallah onları da bitireceğiz" dedi. "Kaybedecek 1 puanımız bile yok" Takım olabilme yolunda zamana ihtiyaçları olduğunu ancak ligdeki durumun ciddiyetinin farkında olduklarını söyleyen Enes Zengin, "Poyraz, Melih ve Kerem gibi isimler takıma katılır katılmaz maça çıkmak zorunda kaldı. Henüz tam anlamıyla takım olamamanın etkilerini yaşıyoruz ancak inanıyorum, başaracağız. Bizim kaybedecek 1 maçımız, 1 günümüz hatta 1 puanımız dahi yok. Bolu maçıyla birlikte çıkış yakalayacağız" diye konuştu. "Yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı" Zamanın kısıtlı olmasına rağmen kararlılıkla yollarına devam edeceklerini belirten Zengin, "Bolu maçı olmak üzere biz buradan bir çıkış yakalayacağız artık. Elimizden geldikçe nokta atışıyla çözmeye çalışıyoruz. Bugünden yarın, Bolu maçına yetiştireceğimiz bir, iki isim var inşallah. İnanıyoruz, bazı yollar taşlı, yolumuzun uzun olması sorun değil, zamanımız kısıtlı. Biz bu kısa zamanda neler yapabiliriz onun hesabındayız. Bolu maçından galibiyetle döneceğiz, inanıyorum. O tribünler dolu olacak" şeklinde konuştu.
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:13 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor. Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor. "Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
Düğününe saatler kala işten çıkarıldığını öğrendi: Gelinliğiyle fabrika önünde eylem yaptı
07 Eylül 2025 Pazar - 19:44 Düğününe saatler kala işten çıkarıldığını öğrendi: Gelinliğiyle fabrika önünde eylem yaptı Sakarya’nın Hendek ilçesindeki SAG Hidrolik fabrikasında çalışan ve düğününe saatler kala ‘Kod 46’ gerekçesiyle işten çıkarılan Ceylan Civelek, hayatının en mutlu günü olması gereken günde soluğu fabrika önündeki direniş çadırında aldı. DİSK/Birleşik Metal-İş üyesi olan ve Hendek’te bulunan SAG Hidrolik fabrikasında çalışan Ceylan Civelek, düğününe saatler kala ‘Kod 46’ gerekçesiyle telefonuna gelen bir mesaj ile işten çıkarıldığını öğrendi. Hayatının en mutlu günü olması gereken günde işsiz kaldığını öğrenen Civelek, gelinliğiyle fabrika önündeki direniş çadırına giderek işçi arkadaşlarının yanında yer aldı. Birleşik Metal-İş Sendikası, SAG Hidrolik’te üyelerine yönelik tazminatsız işten çıkarmaları kabul etmeyeceklerini açıklayarak direnişin 26’ncı gününde fabrika önünde mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. "Düğününe saatler kala mesaj ile iş akdinin feshedildiği söylenildi" Sendika temsilcisi yaşanan mağduriyeti, "Hendek’te kurulu olan SAG Hidrolik fabrikası önünde örgütlendik. SAG Hidrolik çalışanları, anayasal haklarını kullanarak Birleşik Metal İş Sendikası’na üye oldular. Üye olduktan sonra Birleşik Metal İş Sendikası Bakanlıktan yetkisini aldı. Yetki aldıktan sonra iş yerinden işveren bunu hazmedemedi. Hazmedemeyince de öncelikle Onur arkadaşımızın iş haddini feshetti. Hem de 46’ncı maddeden iş hakkını feshetti. İşten atıp mağdur ettiği yetmiyormuş gibi 46’ncı madde dediğimiz yüz kızartıcı suçtan; hırsızlık, darp, taciz aklınıza ne geliyorsa yani iş bulamasın işverenler bunu işe almasın diye mağduriyetini arttırıyor. Biz de bunun akabinde iş yerinde çadırımızı kurduk. Tam 26 gündür kapı önünde direniyor, eylemimizi yapıyoruz. İşveren bununla yetinmedi, yine öncü kadrolarımızdan Ceylan Civelek arkadaşımızın düğününe saatler kala bir telefon mesajıyla iş akdinin feshedildiğini söyledi. Ve yine aynı şekilde 46’ncı maddeden. Arkadaşlarımızın haklarını, hukukunu ararken bize diyorlar ki gidin mahkemede hakkınızı arayın. Hukuk yoluyla hakkınızı arayın. Hukuk yoluyla hakkımızı arayacağız ama şimdi düğün arifesinde düğününe saatler kala işten atılması bu hangi vicdana sığar? Bunun adına ne diyebiliriz?" sözleri ile anlattı. "Hakkımı bırakmayacağım" Gelinliği ile fabrika önüne gelen ve yaşadığı haksızlığa tepki gösteren Ceylan Civelek ise, "Biz anayasal hakkımızı kullandık, DİSK’i tercih ettik, sendikalı çalışmak istedik. Onlar bizi gereksiz sebeplerle işten çıkardılar. Beni bir mesaj ile ‘Kod 46’ ile işten çıkardılar. Ben bir kere bile tutanak yemiş bir insan değilim. İşime düzenli gelirim, devamsızlığım bile yoktur. Haksızlığa uğradım ve hakkımı aramak istiyorum ve bu yolda da ilerleyeceğim. Hakkımı SAG Hidrolik’e bırakmayacağım" ifadelerine yer verdi. Gelin ve damat, fabrika önündeki kısa eylemin ardından sendika temsilcilerinin takı hediyesiyle uğurlanarak düğün salonuna geçti. Öte yandan, işten çıkış kodu ‘Kod 46’ ise "İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" anlamına geliyor.
AK Parti MKYK Üyesi Naim Makas: "Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın en stratejik hedefidir"
07 Eylül 2025 Pazar - 18:17 AK Parti MKYK Üyesi Naim Makas: "Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın en stratejik hedefidir" Sakarya’da düzenlenen "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" çerçevesinde Şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün annesi evinde ziyaret eden ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Terörsüz Türkiye" mektubunu takdim eden AK Parti MKYK Üyesi ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Naim Makas, "Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı’nın en stratejik hedefidir" dedi. AK Parti’nin 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlediği "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da katılımı ile Sakarya’da yoğun bir program ile gerçekleştirildi. Program çerçevesinde partililer, şehrin dört bir yanında vatandaşlarla doğrudan temas kurdu. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkan Yardımcısı Naim Makas’da; teşkilat mensupları, esnaf, sivil toplum kuruluşları, hemşehri dernekleri ve kahvehane sohbetlerinde vatandaşlarla buluşarak "Terörsüz Türkiye" gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Halkın görüş ve taleplerini dinleyen Makas, Türkiye Yüzyılı vizyonunun vatandaşlarla omuz omuza inşa edileceğini vurguladı. 2016 yılında Derik’te hain terör saldırısı sonucu şehit düşen Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün annesini de evinde eden Makas, Safitürk’ün aziz hatırasının "Terörsüz Türkiye" idealinin en güçlü sembollerinden biri olduğunu ifade etti. Ziyarette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Terörsüz Türkiye" mektubu şehit annesine takdim edildi. Programa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Naim Makas, "Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun temel taşlarından biri; terörden arındırılmış, huzurlu ve güçlü bir Türkiye’dir. Aziz şehitlerimizin hatıraları, bu hedefe yürürken bizlere daima ilham ve güç vermektedir. Muhammed Fatih Safitürk ve Mutlu Saydam şehitlerimizin emanetleri, Terörsüz Türkiye idealimizin sarsılmaz sembolleridir" ifadelerini kullandı.
Diş çekiminden önceki son şans: Kanal tedavisi
07 Eylül 2025 Pazar - 14:52 Diş çekiminden önceki son şans: Kanal tedavisi SAKARYA (İHA) – Eskiden halk arasında ağrılı olarak bilinen ve diş sağlığında en önemli tedavilerden biri olan kanal tedavisi, artık modern teknoloji sayesinde tek seansta ve tamamen ağrısız şekilde yapılarak diş çekimini önlemede hastalara son şans sunuyor. Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, kanal tedavisinin doğru uygulandığında dişin uzun yıllar sağlıklı bir şekilde ağızda kalabildiğini belirterek önemli bilgiler verdi. Diş çürüğü ve enfeksiyonlarının ilerlemesi, çoğu zaman diş kaybıyla sonuçlanıyor. Ancak uzmanlara göre kanal tedavisi, çekim öncesindeki son şans olarak dişi ağızda sağlıklı şekilde tutabiliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde diş hekimliği yapan Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, doğru yapılan kanal tedavilerinin yıllarca sorunsuz kullanılabildiğini belirterek uyarılarda bulundu. Oruçoğlu, halk arasında yıllardır ağrılı bir işlem olarak bilinen kanal tedavisinin, gelişen teknoloji ve modern yöntemler sayesinde artık konforlu ve ağrısız şekilde yapıldığını belirtti. Kanal tedavisinin, dişin merkezinde yer alan sinir ve damarların bulunduğu pulpa dokusunun enfekte veya hasar görmesi halinde uygulandığını aktaran Prof. Dr. Oruçoğlu, "Çürük, travma, çatlak ya da enfeksiyon nedeniyle zarar gören pulpa dokusu temizlenir, dezenfekte edilir ve özel dolgu materyaliyle kapatılır. Amaç, dişi çekmeden fonksiyonel ve estetik olarak ağızda tutmaktır" dedi. Kanal tedavisinin ilerlemiş çürüğü olan, şiddetli diş ağrısı yaşayan, travma geçiren, apse veya iltihap oluşan ve sıcak-soğuk hassasiyeti uzun süren hasta grupları için uygun olduğunu ifade eden Prof. Dr. Oruçoğlu, kanal tedavisinin uygulanamadığı durumları da sıraladı. Hasan Oruçoğlu, "Eğer dişin kök yapısı aşırı derecede harap olmuşsa ya da kemik desteği kalmamışsa, kanal tedavisi başarı şansı düşer. Böyle vakalarda çekim sonrası implant veya köprü gibi alternatif tedaviler daha sağlıklı olur. Bu yüzden her hastada detaylı muayene ve radyografik inceleme şarttır" diye konuştu. "Eskisi gibi ağrılı değil. Konforlu ve ağrısız gerçekleşiyor" Kanal tedavisinin halk arasında ağrılı bir işlem olarak bilindiğini ancak günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde tedavinin konforlu hale geldiğini söyleyen Prof. Dr. Hasan Oruçoğlu, "Eskiden kullanılan yöntemlerle kanal tedavisi biraz daha zahmetliydi, bu da ‘kanal tedavisi çok ağrılıdır’ algısını oluşturdu. Oysa günümüzde gelişmiş anestezi yöntemleri, döner alet sistemleri ve dijital görüntüleme sistemleri sayesinde işlem son derece konforlu ve ağrısız gerçekleşiyor. Çoğu hastamız, ‘beklediğim kadar zor olmadı’ diyerek kliniğimizden ayrılıyor" şeklinde konuştu. "Tek seansta bitiyor, erken başvuran kazanıyor" Tedavinin genellikle tek seansta bittiğini belirten Oruçoğlu, ileri enfeksiyon, apse ya da çok köklü dişlerde 2-3 seans gerekebileceğini söyledi. Tedavi sonrası birkaç gün hafif hassasiyetin normal olduğunu vurgulayan Oruçoğlu, bu süreçte dişe aşırı yük bindirilmemesi, ağız hijyenine özen gösterilmesi ve kontrollerin aksatılmaması gerektiğini dile getirdi. Son olarak kanal tedavisinde en kritik noktanın zamanlama olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Oruçoğlu, "En büyük hata, ağrı geçince diş problemini önemsememektir. Oysa ağrı geçse bile enfeksiyon devam edebilir. Kanal tedavisi, dişi çekimden kurtarmak için son şanstır. Erken başvurulduğunda başarı oranı yüzde 90’ın üzerindedir. Hastalarıma tavsiyem, diş ağrısını ihmal etmemeleri ve düzenli diş kontrollerini aksatmamalarıdır" ifadelerini kullandı.
42 yıl önceki gelin arabasıyla düğün gününe yolculuk
07 Eylül 2025 Pazar - 13:58 42 yıl önceki gelin arabasıyla düğün gününe yolculuk Sakarya’da çocukluk hayaliyle başlayan bir söz, yıllar sonra hem yerine getirildi hem de nostalji dolu bir sürprize dönüştü. Mahmut Çınar, geçen yıl dayısının 40 yıl önce verdiği sözü tutarak kendisine hediye ettiği 1974 model otomobili, bu kez dayısı ve yengesine unutulmaz bir an yaşatmak için kullandı. Çınar, aracın 42 yıl önce gelin arabası olarak süslenmiş halini yeniden hazırlatarak çiftin evlilik yıl dönümünü adeta düğün gününe taşıdı. Çocuk yaşlarda Sakarya’da dayısının oto lastikçi dükkanında vakit geçiren Mahmut Çınar, o yıllarda dayısının aracına hayranlıkla bakıyordu. Hayrettin Div, yeğenini okula teşvik etmek için "Diplomanı al, sana bu arabadan alacağım" sözü vermişti. Yıllar sonra eğitimini tamamlayarak diplomasını alan Çınar’a, dayısı geçen yıl sözünü tutarak yıllarca kullandığı 1974 model otomobili bulup hediye etti. Aracın manevi değerini özenle koruyan Çınar, bu yıl ise dayısı ve yengesine farklı bir sürpriz yaptı. Çınar, dayısı ve yengesinin 42’nci evlilik yıl dönümünde, çiftin yıllar önce gelin arabası olarak kullandığı otomobili aynı şekilde süsleyerek karşılarına çıktı. Düğünlerinde gelin arabası olarak kullandıkları aracı, aynı şekilde süslenmiş halde gören ve büyük mutluluk yaşayan çift, adeta düğün günlerine geri giderek unutulmaz bir gün yaşadı. "Evlendikleri güne geri götürdüm" Çocukluk yıllarında hayalini kurduğu otomobile 40 yıl sonra kavuşan ve bu kez aynı aracı dayısı ile yengesinin 42’nci evlilik yıl dönümünde gelin arabası gibi süsleyerek onları düğün gününe geri götüren Mahmut Çınar, "Daha 9-10 yaşlarındayken arabaya binip kullanıyormuş gibi yapıyordum o zamandan çok hevesliydim. O yıllarda okulu bitirip, diplomamı aldığımda dayım bana bu arabayı hediye edeceğini söylemişti. Tabi ben o zamanlarda iş hayatına atıldığım için okulu anca geçen yıl bitirdim. Aradan geçen 40 yıla rağmen dayım bu aracı bana hediye etti. Ve beni çocukluk yaşlarıma geri döndürdü. Bugün de dayımın 42’nci evlilik yıl dönümüydü. Bu arabada onun gelin arabasıydı. Ben de bugün bu aracı tekrar 42 yıl önceki fotoğraftaki gibi aynı şekilde süslettim ve dayımı evlilik gününde yaşadığı maneviyat ile heyecanını yaşatmak istedim. Böyle bir sürpriz hazırladım onlara. Dayımın çocuklarından da destek aldım. Onları bir yemeğe götürmüşlerdi, o esnada süslettiğim araç ile onların sevdiği şarkı eşliğinde yanlarına kadar gittim. Çok şaşırıp, mutlu oldular. Dayım ile yengemi 42 yıl öncesinde, evlendikleri güne götürdüm" dedi. "Onlar gelin-damat gibi arkada oturdu, ben arabayı kullandım" Aracın kendiler için büyük bir maneviyata sahip olduğunu belirten ve hatıraları yad ettiklerini ifade eden Çınar, "Kısa bir Sakarya turu attık. Onlar gelin-damat gibi arkada oturdu, ben arabayı kullandım. İnsanların tepkileri de güzeldi. Güzel, heyecanlı ve mutlu bir gün geçirdik. Bu araba 1974 model ama 5-6 yaşındaki gibi diri. Dayım geçen yıl bana hediye ettikten sonra en küçük cıvatasına kadar bakımlarını yaptım. Gözüm gibi bakıyorum bu araca. Maneviyatının yanında hiçbir maddi değeri yok. Çok fazla hatıralarımız ve yaşanmışlıklarımız var. Çocukluğumuz bu arabada geçti. Dayım genç yaşlarında bu aracı kullandı, gelin arabası yaptı. Çocukken, dayım arabayı kullanıyor ve bende sağ koltukta oturuyordum, sevdiği müzikleri açıyordu. Onun sevdiği müziklerden bir albüm oluşturdum, bu sefer ben kullanıyorum dayım benim yanımda oturuyor. Yine mutlu bir şekilde geziyor ve hatıraları yad ediyoruz" diye konuştu. "Çok mutlu olduk ve bir o kadar da duygulandık" Mahmut Çınar’ın dayısı Hayrettin Div ise, "Çok mutlu olduk ve bir o kadar da duygulandık. 42 yıl öncesine gittik diyebilirim. Ama bir yandan da bakıldığında sanki 4 yıl gibi geçmiş oldu" şeklinde konuştu.
42 yıl önceki gelin arabasıyla düğün gününe yolculuk
07 Eylül 2025 Pazar - 13:39 42 yıl önceki gelin arabasıyla düğün gününe yolculuk Sakarya’da çocukluk hayaliyle başlayan bir söz, yıllar sonra hem yerine getirildi hem de nostalji dolu bir sürprize dönüştü. Mahmut Çınar, geçen yıl dayısının 40 yıl önce verdiği sözü tutarak kendisine hediye ettiği 1974 model otomobili, bu kez dayısı ve yengesine unutulmaz bir an yaşatmak için kullandı. Çınar, aracın 42 yıl önce gelin arabası olarak süslenmiş halini yeniden hazırlatarak çiftin evlilik yıl dönümünü adeta düğün gününe taşıdı. Çocuk yaşlarda Sakarya’da dayısının oto lastikçi dükkanında vakit geçiren Mahmut Çınar, o yıllarda dayısının aracına hayranlıkla bakıyordu. Hayrettin Div, yeğenini okula teşvik etmek için "Diplomanı al, sana bu arabadan alacağım" sözü vermişti. Yıllar sonra eğitimini tamamlayarak diplomasını alan Çınar’a, dayısı geçen yıl sözünü tutarak yıllarca kullandığı 1974 model otomobili bulup hediye etti. Aracın manevi değerini özenle koruyan Çınar, bu yıl ise dayısı ve yengesine farklı bir sürpriz yaptı. Çınar, dayısı ve yengesinin 42’nci evlilik yıl dönümünde, çiftin yıllar önce gelin arabası olarak kullandığı otomobili aynı şekilde süsleyerek karşılarına çıktı. Düğünlerinde gelin arabası olarak kullandıkları aracı, aynı şekilde süslenmiş halde gören ve büyük mutluluk yaşayan çift, adeta düğün günlerine geri giderek unutulmaz bir gün yaşadı. "Evlendikleri güne geri götürdüm" Çocukluk yıllarında hayalini kurduğu otomobile 40 yıl sonra kavuşan ve bu kez aynı aracı dayısı ile yengesinin 42’nci evlilik yıl dönümünde gelin arabası gibi süsleyerek onları düğün gününe geri götüren Mahmut Çınar, "Daha 9-10 yaşlarındayken arabaya binip kullanıyormuş gibi yapıyordum o zamandan çok hevesliydim. O yıllarda okulu bitirip, diplomamı aldığımda dayım bana bu arabayı hediye edeceğini söylemişti. Tabi ben o zamanlarda iş hayatına atıldığım için okulu anca geçen yıl bitirdim. Aradan geçen 40 yıla rağmen dayım bu aracı bana hediye etti. Ve beni çocukluk yaşlarıma geri döndürdü. Bugün de dayımın 42’nci evlilik yıl dönümüydü. Bu arabada onun gelin arabasıydı. Ben de bugün bu aracı tekrar 42 yıl önceki fotoğraftaki gibi aynı şekilde süslettim ve dayımı evlilik gününde yaşadığı maneviyat ile heyecanını yaşatmak istedim. Böyle bir sürpriz hazırladım onlara. Dayımın çocuklarından da destek aldım. Onları bir yemeğe götürmüşlerdi, o esnada süslettiğim araç ile onların sevdiği şarkı eşliğinde yanlarına kadar gittim. Çok şaşırıp, mutlu oldular. Dayım ile yengemi 42 yıl öncesinde, evlendikleri güne götürdüm" dedi. "Onlar gelin-damat gibi arkada oturdu, ben arabayı kullandım" Aracın kendiler için büyük bir maneviyata sahip olduğunu belirten ve hatıraları yad ettiklerini ifade eden Çınar, "Kısa bir Sakarya turu attık. Onlar gelin-damat gibi arkada oturdu, ben arabayı kullandım. İnsanların tepkileri de güzeldi. Güzel, heyecanlı ve mutlu bir gün geçirdik. Bu araba 1974 model ama 5-6 yaşındaki gibi diri. Dayım geçen yıl bana hediye ettikten sonra en küçük cıvatasına kadar bakımlarını yaptım. Gözüm gibi bakıyorum bu araca. Maneviyatının yanında hiçbir maddi değeri yok. Çok fazla hatıralarımız ve yaşanmışlıklarımız var. Çocukluğumuz bu arabada geçti. Dayım genç yaşlarında bu aracı kullandı, gelin arabası yaptı. Çocukken, dayım arabayı kullanıyor ve bende sağ koltukta oturuyordum, sevdiği müzikleri açıyordu. Onun sevdiği müziklerden bir albüm oluşturdum, bu sefer ben kullanıyorum dayım benim yanımda oturuyor. Yine mutlu bir şekilde geziyor ve hatıraları yad ediyoruz" diye konuştu. "Çok mutlu olduk ve bir o kadar da duygulandık" Mahmut Çınar’ın dayısı Hayrettin Div ise, "Çok mutlu olduk ve bir o kadar da duygulandık. 42 yıl öncesine gittik diyebilirim. Ama bir yandan da bakıldığında sanki 4 yıl gibi geçmiş oldu" şeklinde konuştu.
5 ay sonra Sapanca Göl seviyesi ilk defa yükseldi
07 Eylül 2025 Pazar - 13:09 5 ay sonra Sapanca Göl seviyesi ilk defa yükseldi Son 65 yılın en kurak yaz mevsimi nedeniyle her geçen gün su kaybeden Sapanca Gölü için sevindirici gelişme beş ayın ardından yaşandı. Cumartesi sabah saatlerinden itibaren etkili olan yağmur ile birlikte Sapanca Gölü 4 santim yükseldi. Meteoroloji verilerine göre ise şehrin merkez ilçelerinde metrekareye ortalama 50 kilogram yağış düştü. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), kuraklıkla mücadele eden Sapanca Gölü için sevindirici gelişmeyi paylaştı. Tarihinin en düşük seviyelerine yaklaşan Sapanca Gölü, cumartesi sabah saatlerinden itibaren etkili olan sağanak yağışın ardından 4 santimlik artış yaşayarak 29.43 metreye yükseldi. Son yükselişini Nisan ayında yaşayan ve kurak geçen yaz ayı ile birlikte sürekli su kaybeden göl için 2 milyon metreküplük su artışı umut oldu. Altyapı hatlarının yağmur sularını sorunsuz şekilde iletebilmesi için gece boyunca teyakkuzda olan ekipler, sabahın ilk saatlerinde şehrin muhtelif noktalarında müdahalelerini gerçekleştirdi. Kısa sürede etkili olan yağış ile birlikte Erenler’de metrekareye 50 kilogram yağış düşerken, bu rakam Adapazarı için 40, Sapanca için ise 38 kilogram olarak ölçüldü. Yağış, kuruyan dere yataklarına da can oldu Kurum tarafından yapılan açıklamada ise, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yaptığı uyarıları dikkate alarak tüm ekiplerimizle birlikte sahada yer aldık. Yağmur sularını kaynaklarımıza sorunsuz şekilde ulaştırdık. Sapanca Gölü için aylar sonra gelen sevindirici gelişme ise kuraklık tehlikesi karşısında umudumuzu artırdı. Yağışların azlığından dolayı kuruyan bazı dere yatakları ise yeniden Sapanca Gölü’ne su ulaştırmaya başladı. Gölün geleceği için tasarruf tedbirlerini elden bırakmamamız gerek" ifadeleri kullanıldı.
Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinin detaylarını paylaştı
07 Eylül 2025 Pazar - 13:05 Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinin detaylarını paylaştı Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Dolmabahçe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la gerçekleştirdiği bire bir görüşmenin detaylarına ilişkin konuştu. Yapılan görüşmede şehir için tarihi nitelik taşıyan kentsel dönüşüm projesinin yanı sıra Raylı Sistem, Metrobüs Hattı, Bilim Merkezi, Şehir Kütüphanesi ile Çamdağı ve Ballıkaya Barajlarının yanı sıra yapılan tüm çalışmalar masaya yatırıldı. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, kamuoyunda büyük merak uyandıran görüşmeyle ilgili ilk kez kamuoyuna açıklama yaptı. Alemdar, önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbul Dolmabahçe’de birebir görüşme gerçekleştirmiş ve bu görüşme yaklaşık 45 dakika sürmüştü. Yapılan görüşmenin detaylarını paylaşan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Sakarya’nın geleceğini ilgilendiren önemli projeleri, devam eden çalışmaları aktardığını ve kendisinin tüm ayrıntılara yakın ilgi gösterdiğini söyledi. Görüşmede gündeme gelen projeler Buna göre görüşmede şehirdeki eski yapıların dönüştürülmesi ve depreme hazır bir kentin inşası için tarihi bir adım olan kentsel dönüşüm projesi, Raylı Sistem planları, Metrobüs Hattı, Bilim Merkezi, Şehir Kütüphanesi, yeşili koruyan projeler, ulaşımdaki diğer başlıklar, vatandaş odaklı çalışmalar ile birlikte önemli konu başlıkları olan Çamdağı ile Ballıkaya Barajı yer aldı. "Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle tarihi yatırımlara" Başkan Alemdar, "Cumhurbaşkanımıza kabulleri, şehrimize gösterdikleri yakın ilgi, destek ve katkı için şükranlarımı sunuyorum. Dolmabahçe’de şehrimizde hayata geçirdiğimiz yatırımlarımızı, devam eden projelerimizi, vatandaşlarımız için gerçekleştirdiğimiz hizmetleri anlattık. Kendileri her bir projeye, tüm ayrıntılara yakın ilgi göstererek vatandaşlarımızın geleceğini ilgilendiren çalışmalara dair detayları inceledi. ‘Huzur bulduğum şehir’ olarak ifade ettikleri Sakarya’nın, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla inşası ve imarı için bizlere desteklerini ilettiler. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğiyle şehrimize tarihi yatırımları kazandırmak için gayretle çalışacağız" diye konuştu. "Çok verimli bir görüşme oldu" Yaptığı sunumda yer verdiği projelerin detaylarından bahseden Başkan Alemdar, "Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Kampüsü, Bilim Merkezi, Şehir Kütüphanesi, Raylı sistem, metrobüs hattı, spor yatırımlarımız, çevre ve yeşil odaklı projelerimizin yanı sıra her zaman en önemli önceliğimiz olduğunu ifade ettiğimiz kentsel dönüşümle ilgili hazırlıklarımızı, geldiğimiz noktayı paylaştık. Çamdağı ve Ballıkaya Barajları ile yeni ulaşım yatırımlarımızla ilgili şehrimizin beklentilerini ilettik. Hamdolsun çok verimli bir görüşme oldu. Cumhurbaşkanımızla görüşmemizin ardından yine bu hafta Ankara’da temaslarımız devam edecek. Şehrimize yeni eser ve yatırımlar kazandırmak için gayretle hareket etmeyi sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Sakarya’nın minikleriyle buluşan Gezgin Atölye yolculuğu sona erdi
07 Eylül 2025 Pazar - 12:55 Sakarya’nın minikleriyle buluşan Gezgin Atölye yolculuğu sona erdi Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Gezgin Çocuk Atölyesi", yaz boyunca 16 ilçeyi dolaşarak 15 bin çocuğa unutulmaz anlar yaşattı. Final programlarını Erenler ve Hendek’te gerçekleştiren atölye, çocukların hem eğlendiği hem de üreterek öğrendiği renkli bir yolculuğa imza attı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Gezgin Çocuk Atölyesi" 16 ilçeyi kapsayan renkli yolculuğunu tamamladı. Yaz sezonu boyunca süren etkinliklerde toplam 15 bin çocuk eğlenceli ve öğretici anların tadını çıkardı. Her ilçede büyük bir coşkuyla karşılanan Gezgin Çocuk Atölyesi’nin son durakları ise Erenler ve Hendek oldu. Minikler, bu ilçelerde düzenlenen final programlarında da yine unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlik çerçevesinde çocuklara "Bu Şehir Hepimizin" yazılı özel çantalar dağıtıldı. Çocuklar bu çantaları kendi hayal güçleriyle boyayarak renklendirdi. Ayrıca yüz boyama, pamuk şeker ve mısır ikramları, balon dağıtımı ve çocuklara özel danslarla şenlik havası yaşandı. Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise, "Şehrimizin geleceği olan çocuklarımızla 16 ilçemizde bir araya gelmekten ve onlarla eğlenceli vakit geçirmekten büyük mutluluk duyduk. Çocuklarımızın neşesi ve enerjisi, bu şehir için en büyük değerdir. ‘Bu Şehir Hepimizin’ anlayışını çocuklarımızla paylaşmak bizler için son derece kıymetlidir. Atölyemizin son programlarını gerçekleştirdiğimiz Erenler ve Hendek ilçeleriyle birlikte, bu güzel ve anlamlı yolculuğu tamamlamış bulunuyoruz. Katılım sağlayan tüm çocuklarımıza ve değerli ailelerine gönülden teşekkür ediyor, gelecek etkinliklerde yeniden buluşmayı temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Bakan Işıkhan: "Yüz yılımızı kurtarmak için değil, yüz yıla yön vermek üzere büyük bir mücadele veriyoruz"
06 Eylül 2025 Cumartesi - 19:40 Bakan Işıkhan: "Yüz yılımızı kurtarmak için değil, yüz yıla yön vermek üzere büyük bir mücadele veriyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların üretime, istihdama ve toplumsal hayata sunduğu katkının önemine dikkat çekerek, "Sizin üretiminiz, ülkemizin üretimidir. Sizin emeğiniz, Türkiye’nin geleceğini inşa etmektedir. Bugün yatırım ve üretim gücümüzle, istihdam seferberliğimizle, çalışmalarımızla yine cephedeyiz, yine mücadele içerisindeyiz. Bu sefer, yüz yılımızı kurtarmak için değil, yüz yıla yön vermek üzere büyük bir mücadele veriyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sakarya’da Kadın Girişimciler, Kadın İş İnsanları Dernekleri Temsilcileri, Kadın Kooperatifi Temsilcileri ile buluştu. Sosyal Gelişim Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Bakan Işıkhan, kadınların sivil toplum kuruluşlarında, kooperatiflerde, fabrikalarda ve kurumlarda aktif şekilde yer almasının Türkiye için büyük bir güç olduğunu belirtti. Işıkhan, "Kadınların; sivil toplum kuruluşlarında, kooperatiflerde, fabrikalarda, atölyelerde veya kurum ve kuruluşlarımızda hem çalışıp, hem üretip ülkemizin geleceğine katkı sağlamaları, hem de toplumsal meselelerde aktif bir şekilde inisiyatif almaları, bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir. Sakarya, bu hareketin bereketinden nasibini önemli ölçüde alan bir şehrimiz. Yüz yıl önce, Kurtuluş mücadelemize giden yolda savaş meydanlarında kadınıyla erkeğiyle destan yazan Sakarya, bugün de ekonomide, kalkınmada, kadın girişimciliğinde tarih yazıyor" diye konuştu. "Yüz yıla yön vermek üzere büyük bir mücadele veriyoruz" Türkiye’nin, artık geçmişi korumak için değil, geleceğe yön vermek için üretim ve istihdam mücadelesi verdiğini vurgulayan Bakan Işıkhan, "Bugün yatırım ve üretim gücümüzle, istihdam seferberliğimizle, çalışmalarımızla yine cephedeyiz, yine mücadele içerisindeyiz. Bu sefer, yüz yılımızı kurtarmak için değil, yüz yıla yön vermek üzere büyük bir mücadele veriyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki; bu coğrafyada hak ettiğimiz şekilde var olabilmenin, dünyaya huzuru, barışı ve adaleti getirebilmenin, aralıksız akan kanı durdurabilmenin yegane yolu, kendi gücümüzü keşfedip, tam bağımsız ekonomiye ve üretim gücüne sahip olabilmemizden geçiyor. Bunu da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tam olarak 23 yıldır milletimize yönelik gerçekleştirdiğimiz icraatlar, projeler ve büyük yatırımlarla gerçekleştiriyoruz. Bu sebeple, sahip olduğumuz bütün nitelikli iş gücünün ve insan kaynağının, bu mücadeleye sunacağı katkıya, her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Her ne kadar daha fazlasına ihtiyaç duysak da, hali hazır da Türkiye; genç ve kadın nüfusu bakımından, diğer ülkelere kıyasla oldukça iyi durumda bulunuyor. Bu da bizim mevcut çalışma ve üretim potansiyelimizi göstermesi bakımından motive edici bir hakikat olarak karşımızda durmakta. Tüm potansiyelimizi harekete geçirecek azmi, ben bu şehrin insanlarında, özellikle de kadınlarında görüyorum. Evlerinizde ailelerinizin, iş yerlerinizde ülkemizin geleceğinin teminatısınız, haklarınızı asla ödeyemeyiz. Bizler de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yerli ve milli duruşumuzu güçlendirerek, daha müreffeh bir Türkiye için, bilhassa kadın ve gençlerimiz için yeni ekonomik fırsatlar sunmaya devam edeceğiz. Kadınların işgücüne katılımını artırarak, özellikle kadın kooperatifçiliğini destekleyerek sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetlerimizi geliştirecek, yeni projeler üretmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Çalışma ve aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirler almaya devam ediyoruz" Kadınların iş ve aile yaşamını kolaylaştıran teşvikler ile hem üretim gücünü artırdıklarını, hem de toplumsal yapımızın temelini oluşturan aile kurumunu güçlendirdiklerini belirten Bakan Işıkhan, "Biliyorsunuz, özellikle çalışan kadınlar için sağladığımız teşvik, destek ve projelerle, kadınların hem çalışma hem de aile hayatlarını kolaylaştırıcı tedbirler almaya devam ediyoruz. Aile kavramı, aile yaşamı, annelik gibi kavramlar ve evlatlarımız; toplumsal açıdan bizim oldukça değer verdiğimiz önemli konulardır. Dolayısıyla ülkemizin ve milletimizin istikbali için, bir taraftan tüm üretim gücümüzü harekete geçirirken, diğer yandan da kadın erkek fark etmeksizin, çalışma hayatında yer alan her bir vatandaşımızın bu hususta mağduriyet yaşamaması için var gücümüzle çalışıyoruz. Kadınların; doğum izni, yarı zamanlı çalışma, kreş desteği, evde bakım desteği gibi düzenlemelerle iş yaşamını kolaylaştırırken, aynı zamanda girişimcilik, kooperatifçilik gibi iş ve aile yaşamına uyumuna katkı sağlayan çalışma modellerine yönelik teşvik ve desteklerimizi sürekli geliştiriyoruz. Özellikle kadın kooperatifleri bu noktada önemli bir rol oynamakta. İşbirliği, dayanışma ve karşılıklı yardımlaşma anlayışının hakim olduğu kooperatiflerin; günümüz ekonomik rekabet ortamının sert şartlarına karşı kadınların çalışma hayatında daha sağlam bir şekilde var olabilmelerini sağlayacak verimli, aynı zamanda sürdürülebilir bir çalışma modeli olduğu yadsınamaz bir gerçektir" ifadelerini kullandı. "Kadın emeğini destekleyen adımlar atıyoruz" Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için pek çok proje yürüttüklerini hatırlatan Bakan Işıkhan, "Kadın istihdamını güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz en önemli programlarımızdan biri İş Pozitif oldu. Bu program ile kamu kurumlarımız, kadın kooperatiflerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve özel sektörümüzü aynı çatı altında buluşturduk. Bugüne kadar 1 milyon 450 binden fazla kadını iş gücüne kazandırdık. ’Her Meslekte Kadın Eli’ ve ’Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık’ projeleriyle, kadınların geleneksel alanların dışında da üretimde yer almalarını destekledik. Pilot illerimizde kurduğumuz İş Pozitif Ofisleri ve düzenlediğimiz kadın odaklı istihdam fuarları önemli adımlar oldu. Kadınların iş gücüne katılımını kolaylaştırmak için yalnızca istihdam değil, sosyal politikalar alanında da destekler sağlıyoruz. Kadın girişimcilere hibe ve destekler, kadın çalışanlar için teşvikler, doğum ve bakım hizmetleriyle uyumlu çalışma modellerinin geliştirilmesi gibi çalışmalarımız söz konusu. Önümüzdeki dönemde de başta kadınlar olmak üzere, çalışma hayatından uzak kalan kesimlere yönelik projelerimizin ağırlığını artıracağız" dedi. "Kadın emeğini destekleyen her adımda sizlerle birlikteyiz" Kadınların üretimine katkı sağlayan çalışmaların, daha da yaygınlaşması için her türlü desteği vereceklerini sözlerine ekleyen Bakan Vedat Işıkhan, "Kısacası, kadın emeğini destekleyen her adımda sizlerle birlikteyiz. Sizin üretiminiz, ülkemizin üretimidir. Sizin emeğiniz, Türkiye’nin geleceğini inşa etmektedir. İnanıyorum ki, yüz yıl önce yakılan kurtuluş mücadelemizin meşalesi, önümüzdeki yüzyılı Türkiye’nin Yüzyılı yapmak için büyük bir birlik ve beraberlik ruhuna dönüşecektir. Kadınların üretimine katkı sağlayan çalışmaların, daha da yaygınlaşması için her türlü desteği vereceğimizi özellikle Sakarya’da siz değerli üreticilerimizle yaptığımız bu toplantıda tekrar vurgulamak istiyorum. Sakarya’yı tarım, sanayi ve ticareti ile bugünlere taşıyan sizlerin girişimcilik ruhu, üretkenliğidir. İnşallah bu ruh bizi, Türkiye Yüzyılına taşıyacaktır" diye konuştu.