Yerel Haberler
Sakarya
Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:43:31 Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 10:13 Uluslararası sularda rehin alınan Sakaryalı Aktivist yaşadığı dehşeti anlattı İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda alıkonulan Küresel Sumud Filosu’nda yer alan Sakaryalı aktivist Özkan Özer, Akdeniz’de maruz kaldıkları insanlık dışı müdahaleyi ve gözaltı sürecinde yaşadıkları dehşeti anlattı. Filistin halkına insani yardım ulaştırmak ve ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan filoda rehin alınan Özer, maruz kaldıkları darp ve psikolojik şiddetin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin girişimleriyle kurtarılarak yurda döndü. Uzun zamandır Gazze’de yaşanan olaylardan büyük üzüntü duyduğunu belirterek yola çıkış sürecini aktaran Özkan Özer, "Uzun zamandır Filistin, Gazze’ye uygulanan insanlık dışı, hukuksuz ablukadan rahatsızdım. Orada aç kalan çocuklardan, okuluna gidemeyen çocuklardan, ilaçsız kalan hastalardan. Birşeyler yapmam gerektiğini düşünüyordum. Oradaki zulmü durdurmak için boykotta yapıyordum fakat oraya yardım götürmek isteyen insanlar olduğunu duyunca Küresel Sumud Filosuna başvuruda bulundum. Çağırıldım" dedi. "4 gün boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık" Uluslararası sularda uğradıkları operasyonu ve hapishane gemisinde maruz kaldıkları işkence benzeri uygulamaları dile getiren Özer, "14 Mayıs’ta yola çıkmadan evvel, 12 Mayıs’ta bir toplantı yaptık. Tüm filo katılımcıları ile birlikte. Muhtemel riskler ve durum değerlendirmesi yapıldı ve yola devam kararı alındı. 18 Mayıs’ta uluslararası sulara girdiğimizde İsrail donanması tarafından müdahaleye uğradık. Teknelerimiz toplatılmaya başladı. 18 Mayıs’ın akşamında benim bulunduğum tekneye de baskın yapıldı. Bizi tekneden aldılar, oluşturdukları hapishane gemisine bizi götürdüler. Bu süreç içerisinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldık. Yaklaşık 4 gün boyunca farklı şekillerde devam etti. Temel ihtiyaçların karşılanmaması, nakil edildiğimiz zaman acı verici şekillerde nakil edilmek ve darp şeklinde bu süreç devam etti. 2 gün hapishane gemisinde kaldıktan sonra tüm tekneler yakalandıktan sonra yani, Aşdod limanına bizi getirdiler. 40’tan fazla ülkeden 400’den fazla aktivisti bu limana getirdiler. Orada ki işlemlerden sonra bizi hapishaneye sevk ettiler. Orada da bir gece kaldık. Ertesi gün ise bizi uçakla Türkiye’ye gönderdiler" diye konuştu. "Bu bir zulüm, bu bir kötülük" Yaşananların insanlık onuruna aykırı olduğunu vurgulayan aktivist Özer, "Bu dört gün boyunca maruz kaldığım fiziksel ve psikolojik şiddet beni çok zorladı. İnsan onurunu ayaklar altına alan uygulamalar olduğu için ve hiçbir insanın böyle birşeyin maruz kalmasını insan olan hiç kimse kabul etmeyeceği için.. Biz sadece 4 gün boyunca bunları yaşadıysak aylarca yıllarca Filistinlilerin hapishanelerde kalıyor olması, Doğu Türkistan’da benzeri yerleri buna benzer şeylere insanların maruz kalıyor olması bir insan olarak benim kabul edebileceğim bir şey değil. Bir müslüman olarak da kardeşlerime böyle bir şey yapılması kabul edebileceğim bir şey değil. Bu bir zulüm, bu bir kötülük. Bu bitmeli. Ben, bana sahip çıkan bir devletim olduğu için bunları kısa süreli yaşadım. Sahil çıkılmadığı için bu durumlara aylarca, yıllarca maruz kalan insanlar var. Bunlara birşey yapılması gerekiyor. Bir insanın dahi böyle birşeye maruz kalıyor olması diğer insanların harekete geçmesini gerektirir. O insanları kurtarmak, her insanın görevi" şeklinde konuştu. "Uçağın içinde ’Free Filistin, Teşekkürler Türkiye’ sloganları atıldı" Askeri havalimanında Türk uçaklarını gördüğü an büyük bir gurur ve rahatlama yaşadığını ifade eden Özkan Özer, "Uğradığımız psikolojik ve fiziksel şiddetin ayrıntılarını anlatmak istemiyorum ama buna maruz kaldık, bunu bilin. Bitmeyecek gibiydi. Bizi hapishaneden aldılar, askeri bir havaalanına getirdiler, içerisine girdik. İsrail savaş uçaklarının içerisinde, Türk bayraklı, Türk Hava Yolları’na ait 3 tane uçağı gördüm ve o zaman bir insanın vatanının olması, özgür olmasınının, bayrağının olmasının ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Uçağın içine girdik, insanlık dışı muameleye 4 gün maruz kalmış dünyanın bir çok farklı ülkesinden insanın uçağın içerisine girip THY’nin bize ikram ettiği yemekler, davranış tarzları, gösterdikleri anlayış, yakınlık ve hizmet bambaşka iki anlayışı gösterdi. Orada insanlar uçağın içerisinde ’Free Free Filistin, teşekkürler Türkiye’ sloganları attılar. Ben hayatımda bu milletin evladı olduğuma, bu ülkenin vatandaşı olduğuma bu kadar gurur duyduğum bir an yaşamadım" ifadelerini kullandı.
Akademi ve iş dünyası eğitimin geleceği için bir araya geldi
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:29 Akademi ve iş dünyası eğitimin geleceği için bir araya geldi Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi, eğitim programlarını iş dünyasının ihtiyaçlarına göre şekillendirmek ve üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek amacıyla oluşturduğu yeni Danışma Kurulu’nun ilk toplantısını gerçekleştirdi. Sakarya Üniversitesi Rektörlük Senato Salonu’nda düzenlenen toplantıda, yükseköğretimin geleceği ve yeni nesil yetkinlikler ele alındı. Toplantıya Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sima Nart, bölüm başkanları ve iş dünyasından çok sayıda temsilci katıldı. "Eğitimde proaktif yaklaşım benimsiyoruz" Toplantının açılışında konuşan İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sima Nart, sosyal bilimler eğitiminde yaşanan küresel değişime dikkat çekti. Değişen trendlere karşı proaktif bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Nart, akreditasyon süreçlerinde ve eğitim niteliğinin artırılmasında sektör temsilcilerinin görüşlerinin kritik önem taşıdığını belirtti. Nart, anket çalışmaları ve staj imkanlarının artırılması yoluyla sektör deneyimlerinin öğrencilere aktarılmasının hedeflendiğini dile getirdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu ise dijital teknolojilerin iş gücü piyasasında oluşturduğu dönüşüme değinerek, uygulamalı eğitime ağırlık verdiklerini vurguladı. Yükseköğretimde sadece diplomanın yeterli olmadığı bir döneme girildiğini kaydeden Köseoğlu, mikro yeterlilikler ile analitik düşünme becerilerinin ön plana çıktığını ifade etti. Köseoğlu, Araştırma Üniversiteleri arasında yer alan SAÜ’nün savunma sanayii, dijital sağlık ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda Ar-Ge projeleri yürüttüğünü belirterek, Danışma Kurulu’ndan temel beklentilerinin öğrencilerin mezuniyet sonrası ihtiyaç duyacağı yetkinliklere dair sahadan geri bildirim almak olduğunu söyledi.
Çiftçi üzüm için yeni sezondan umutlu
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:52 Çiftçi üzüm için yeni sezondan umutlu Sakarya’da zirai don olayı sebebiyle geçtiğimiz sene yüzde 80 oranında rekolte düşüşü yaşayan üzüm, yeni sezonda çiftçinin umudu oldu. Misafire bile ikram edecek üzümü bulamayan çiftçi, yeni sezonda maksimum verimi almak için bağlarına adeta bebek gibi bakıyor. Sakarya’nın Pamukova ilçesinde kış başında yetiştirilmeye temmuz ayında ise hasadına başlanan ve ekim ile kasım ayının ortalarına kadar devam edilen üzümden geçtiğimiz sene zirai don olayı sebebiyle verim alınamadı. Daha önceki senelerde yaklaşık 85 bin ton rekolte elde edilen ve Türkiye’nin dört bir yanına gönderilen üzümün zirai don olayı sonrasında verimi yüzde 80 oranında düşerek çiftçinin hayal kırıklığı olmuştu. Geçen sene misafire bile ikram edecek üzümü bulamayan çiftçi, yeni sezonda maksimum verimi almak için bağlarına adeta bebek gibi bakıyor. "Maksimum verim alabilmek için çiftçimiz bağlarına adeta bebek gibi bakıyor" Üzümün yetişmesi hakkında bilgi veren Pamukova Ziraat Odası Başkanı Yaşar Ulukaya, "Üzüm, ayvaya göre daha riskli ayvalar şu anda kendini kurtardı. Herhangi bir doğa olayı olmazsa don riski kalktı ama üzümlerimizde hala risk var özellikle rakımı düşük olan yerlerde. Üzüm, hafif bir kırağıdan etkilenebiliyor. Sanırım 10 Mayıs’tan sonra bu riskte ortadan kalkacak. Çiftçinin riski bitmez bunun yanında dolu yağışı, kuraklık gibi sıkıntılarımız var. Geçen sene misafirimize ikram edecek ne üzüm ne de ayvamız vardı. Çiftçi bundan çok etkilendi ve bu yıla borçlu olarak girdi. İnşallah bu sene borçlarını ya da kaybettiklerini telafi edecek. Verim olarak burası gerçekten küçük bir Çukurova gibi. Ülkenin birçok noktasına üzüm gönderebiliyoruz. Ayva hemen hemen kendini kurtardı ama üzümün bir yıl boyunca emeği, işçiliği devam ediyor. Budanacak üzüm bağlarımız var gerçekten emek isteyen bir meyve. Bu sene üzümden maksimum verim alabilmek için çiftçimiz bağlarına adeta bebek gibi bakıyor" dedi.
"Yatırım danışmanlığı" yalanıyla dolandıran çete çökertildi: 450 milyonluk para trafiği
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:04 "Yatırım danışmanlığı" yalanıyla dolandıran çete çökertildi: 450 milyonluk para trafiği Sakarya’da jandarma ekiplerince sosyal medya üzerinden sahte "yatırım danışmanlığı" ilanlarıyla dolandırıcılık yapan suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 26 şüpheliden 12’si tutuklandı. Şahısların 622 banka hesabı üzerinden 450 milyon liranın üzerinde para trafiği yürüttüğü tespit edildi. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, siber suçlarla mücadele çalışmaları kapsamında bir sosyal medya platformu üzerinden "yatırım danışmanlığı" vaadiyle vatandaşların dolandırıldığını belirleyerek harekete geçti. Ekipler tarafından yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda, liderliğini B.S.’nin yaptığı belirlenen suç örgütü deşifre edildi. Şüphelilerin suç organizasyonunun tespit edilmesinin ardından düzenlenen operasyonda 26 kişi gözaltına alındı. 450 milyon liranın üzerinde para trafiği tespit edildi Operasyon kapsamında şüphelilere ait kamyonet, otomobil ve motosiklet olmak üzere 3 araca el konuldu. Suç örgütünün finansal ağını mercek altına alan ekipler, şahıslara ait 622 banka hesabını ve yaklaşık 2 milyon lira değerindeki mal varlığını dondurdu. Hesaplar üzerinde yapılan detaylı incelemelerde, söz konusu banka hesapları aracılığıyla 450 milyon liranın üzerinde para trafiği gerçekleştirildiği tespit edildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 26 şüpheliden 12’si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi, 14 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Sakarya’da şiddetli yağış yol çöktürdü: Doğal gaz borusu açığa çıktı
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:46 Sakarya’da şiddetli yağış yol çöktürdü: Doğal gaz borusu açığa çıktı Sakarya genelinde iki gündür etkili olan kuvvetli yağışlar nedeniyle Karapürçek ilçesinde nehir kenarındaki yolda çökme meydana geldi. Göçük sonucu doğal gaz borusunun açığa çıkması üzerine bölgeye sevk edilen ekipler, gaz akışını keserek güvenlik önlemi aldı. Kent genelinde iki gündür süren kuvvetli yağış, Karapürçek ilçesi Mesudiye Mahallesi’nden geçen Adapazarı-Karapürçek yolu üzerinde bulunan Mesudiye Köprüsü’nün bitişiğindeki yolun çökmesine sebep oldu. Nehir üzerinden geçen yol güzergahında meydana gelen çökme nedeniyle, toprağın altında bulunan doğal gaz borusu gün yüzüne çıktı. Borunun; nehrin sert akıntısına doğrudan maruz kalması, muhtemel bir patlama veya sızıntı ihtimaline karşı mahallede panik oluşmasına neden oldu. "Doğal gaz borusunun patlama ihtimali üzerine vanaları kapattılar" Durumun yetkilere bildirildiği ve gerekli önlemlerin alındığını bildiren Mesudiye Mahallesi Muhtarı İdris Gümüş, "Gece saatlerinden itibaren başlayan yağışlardan dolayı bugün sabah saatlerinde yol çökmesi yaşandı. Yıkılan yer, yeni köprü yapılmadan önce kullanılan yan yoldu. Bu sabah saatlerinden itibaren ekipler tedbirlerini aldı. Bu bölgede kimsenin durmasını istemiyorlar, doğal gaz borusunun patlama ihtimali üzerine vanaları kapattılar. Şuan bizim burada durmamız bile tehlikeli" dedi.