Yerel Haberler
Sakarya
22 Şubat 2026 Pazar - 14:09 Sakarya’da şehir merkezinde yağmur, yüksek kesimlerde kar etkili oluyor Sakarya’da şehir merkezinde etkili olan soğuk hava ve yağmur, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından kent genelinde hava sıcaklıkları hissedilir derecede düştü. Şehir merkezinde sağanak yağış etkisini gösterirken, yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışı başladı. Yağışla birlikte yeşil alanlar beyaza bürünürken, ortaya çıkan manzaralar görsel şölen oluşturdu. Kar yağışını gören vatandaşlar manzarayı ilgiyle takip etti. "Şubat ayında böyle havalar olmazdı" Hava değişimlerinden hastalandığını belirten Cemile Cansever, kış mevsiminin bu yıl farklı geçtiğini belirterek, "Şubat ayında kar bekliyorduk, havalar çok güzel gitti. Şimdi de soğudu, hastalandık. Havalar bizi çarptı. Şubat ayında böyle güzel havalar olmazdı zaten. Bu tehlikeli bir kış. Yaza kadar ne olur artık bilmiyorum. Böyle yağmur yağıyor ama kurak gidecek gibi duruyor. Mart kaldı şimdi, mart ayının da 15’i kış 15’i yaz derler eskiler. Ondan sonrası zaten nisan ve mayıs" dedi. "Dün cıvıl cıvıldı, bugün herkes eve döndü" Çarşı merkezindeki hareketliliğin hava durumuyla birlikte değiştiğini ifade eden Bülent Topçu ise, "Dün cıvıl cıvıldı çarşı, çoluk çocuk herkes dışarıdaydı. Bugün havanın soğuk olmasından dolayı herkes evlere döndü. Rahmet yağıyor, çarşı boşaldı. Hayırlısı olsun diyelim. 2 günde 4 mevsim yaşadık, Allah’ın bereketi üstümüze yağıyor. Hepimiz susuz kalacağız sandık ama şu anda baraj ve göllerde gidişat iyiye gidiyor" şeklinde konuştu.
Fenalaşan yolcu için direksiyonu hastaneye kırdı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:15 Fenalaşan yolcu için direksiyonu hastaneye kırdı Sakarya’nın Erenler ilçesinde dolmuş şoförü, seyir halindeyken rahatsızlanan yolcuyu güzergahını değiştirerek hastaneye ulaştırdı. O anlar araç içinde bulunan kameraya yansırken şoför yaşananları anlattı. Çarşı-Patates Hali- Et-Balık güzergahında çalışan dolmuş şoförü Muhammet Arıkan’ın (26) kullandığı dolmuşa binen yolcu, kısa bir süre sonra fenalaşmaya başladı. Yolcuların şoförü uyarması üzerine, güzergahını değiştirerek en kısa yoldan hastayı, özel bir hastanenin acil bölümüne ulaştırdı. Yolcuların da yardımıyla hastaneye kaldırılan şahıs, burada tedavi altına alındı. O anlar araç içinde bulunan kameraya yansırken şoför Arıkan yaşadıklarını anlattı. Araç içi kameraya yansıyan görüntülerde, yolcunun fenalaşması, şoförün güzergahını değiştirerek hastaneye gitmesi yer alıyor. "Bilincini kaybetmeye yakın gibiydi" Aracında fenalaşan yolcuyu güzergah değiştirerek hastaneye yetiştiren dolmuş şoförü Muhammet Arıkan, "Araca binen kişi biraz rahatsız gibiydi ve yanında bulunan arkadaşı bana hastaneye nasıl gidebileceklerini sormuştu. Bende kendilerine tarif ettim ancak yaklaşık 1-2 kilometre sonra yolcu fenalaşmaya başladı. Aynadan baktığımda da yolcu baya kötü bir durumdaydı ve bilincini kaybetmeye yakın gibiydi. Bende hiç tereddüt etmeden güzergahı değiştirip kendisini en yakın hastaneye götürdüm. Hastaneye gittikten yetkililere bilgi verdim ve yolcuyu hızlıca tedaviye aldılar. Yaklaşık 2 saat sonra hastaneye gittik ve durumu hakkında bilgi aldık. Rahatsızlanan yolcu daha önceki zamanlarda da bir operasyon geçirmiş ve kalp hastasıymış. Bizim önceliğimiz yolcularımın sağlığıdır. Biz elimizden geleni yaptık. Bilinçli bir toplum olabilmek, heyecan ve stres yapmadan bu süreci ilerlete bilmek iyi oldu" dedi.
Geçmeyen omuz ağrısına dikkat: Kas yırtıkları gizlice büyüyebilir
26 Ocak 2026 Pazartesi - 10:06 Geçmeyen omuz ağrısına dikkat: Kas yırtıkları gizlice büyüyebilir Omuz ağrısı ve hareket kısıtlılığının basit sebeplerle geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, omuz kas yırtıklarının zamanla ilerleyebileceğini söyledi. Omuz bölgesinde görülen ağrı ve hareket kısıtlılığının farklı sebeplerle ortaya çıkabileceğini belirten Özel Adatıp Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Çiçekli, omuz kas yırtıklarına ilişkin genel bilgilendirmede bulundu. Çiçekli, omuz kas yırtıklarının günlük yaşamda fark edilmeden ilerleyebileceğini belirterek, "Omuz kas yırtıkları, ani zorlanmalar, tekrarlayıcı hareketler veya yaşa bağlı yapısal değişimlerle ilişkili olabilir. Bazı kişilerde ağrı ön plandayken, bazı kişilerde hareket kısıtlılığı daha belirgin olabilir" dedi. "Benzer şikayetler farklı omuz problemleriyle de ilişkili olabilir" Omuz kas yırtıklarıyla ilişkili olabilecek bazı keşiflere dikkat çekerek omuzda ağrı veya hassasiyet, kolu kaldırırken zorlanma, gece artan omuz ağrısı, güç kaybı hissi, hareket sırasında takılma veya ses gelmesi gibi belirtilerin her zaman kas yırtığı anlamına gelmeyebileceğini belirten Çiçekli, "Benzer şikayetler farklı omuz problemleriyle de ilişkili olabilir. Kesin değerlendirme, muayene ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleriyle yapılır. Her hastada yırtığın derecesi, süresi ve kişinin günlük yaşam ihtiyaçları farklıdır. Bu sebeple yaklaşım, bireysel değerlendirme neticesinde belirlenir" diye konuştu.
Tıbbın "hakim ve savcısı" patologlar: Hastalıkların son tanısını onlar koyuyor
25 Ocak 2026 Pazar - 11:25 Tıbbın "hakim ve savcısı" patologlar: Hastalıkların son tanısını onlar koyuyor Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahri Yılmaz, patolojinin tıbbi süreçlerdeki hayati önemine dikkat çekerek, patologların teşhis koyma sürecinden bahsetti. Patoloji bölümünü tıp dalının hakim ve savcılarına benzeten Yılmaz, saç telinden tırnağa kadar vücudun her noktasından gelen örneklerin titizlikle incelerek son tanıyı koyduklarını belirtti. Patolojinin sadece kanserle sınırlı olmadığını, iltihabi durumlardan poliplere kadar geniş bir yelpazede tanı koyduklarını ifade eden Prof. Dr. Fahri Yılmaz, bölümün işleyişi ve önemi hakkında bilgiler verirken, gelişen genetik yöntemlerle birlikte kanserin artık korkulan bir hastalık olmaktan çıkabileceği müjdesini verdi. "Patolojide son tanıyı veren hakim ve savcı gibiyiz" Patoloji bölümünün önemi ve çalışmalarından bahseden Prof. Dr. Yılmaz, "Patoloji, hastalık bilimi demek, yani vatandaş sorduğu zaman hemen aklına kanser geliyor ama bizim olguların belki 20-30 tanesi kanserden ibarettir. İltihabi, polip gibi birçok organdan alınan doku ve parça bize gelir. Bizde patoloji olarak onun incelemesini yaparak, diğer cerrahların ya da diğer kliniklerin adeta son tanısını veren hakim, savcı gibi bir bölümüz. Bu sebeple önemi çok üst düzeyde olan bir bölüm. Bizim dediğimiz sonuca göre hastaya tedavi planlanıyor. Tümör olduğunu düşündüğünüz zaman tümörün rengi, ne kadar hangi organa yayılmış, bağırsaktaysa mesela hangi tabakaya kadar ulaşmış, bunları patolog söylüyor. Bu verilerinde, hastanın yaşamda kalması ile ilgili bir süreci var. Ne kadar hayatta kalacağı bu evreye bağlı. Bu nedenle bir patolog işini her zaman çok ciddi bir şekilde yapıyor. Bizlere çok fazla sorumluluk düşüyor ve çok fazla zamanımızı alan işler oluyor bunlar. Dışarıdan ’patolojiye geldi, gecikti’ gibi durumlar oluyor, tabi hastalarda endişeleniyor ancak patolojik kanaat vermek, sonuca varmak bizim için büyük bir emek oluyor aynı zamanda" dedi. "Mutfağımız çok önemli" Tanı sürecinin arka planındaki teknik emeğe değinen Yılmaz, makroskopik değerlendirmeden mikroskobik incelemeye giden süreci şöyle özetledi: "Saçlı deriden ayak tırnağına kadar vücudun her bölgesinden bize parça gelir. Makroskopide önce değerlendirme yaparız ve hastalıklı gördüğümüz kısımlardan parçaları alırız. Patolojide özellikle mutfağımız çok önemli. Teknisyen arkadaşlar, onların materyalleri, doku takibi işlemlerinden sonra mikrotomda kesilip boyanıp bizim önümüze hazır olarak gelir, değerlendirmemiz için zemin hazırlarlar. Kesik ne kadar kaliteliyse tanıya gitmemiz o kadar sağlıklı oluyor." "Belki de kanser, korkulan hastalık olmaktan çıkacak" Günümüzde "nokta atışı" tedavilerin ön plana çıktığını ve patolojinin bu noktada kilit rol oynadığını belirten Prof. Dr. Fahri Yılmaz, "Kanserlerde hedefe yönelik tedavilerde de patoloji çok önem arz ediyor. Kolon kanseri tanısı koyduğumuz vakalarda, hücrede kanser oluşurken proliferler çoğalıyor. Bu aşamada bir durma-aksama meydana geliyor ve ondan sonra o hücre dönüşüm geçirerek kansere dönüşüyor. Bu aşamaları bile genetik olarak saptayıp hangi aşamada duraklama olduğunu ve ona yönelikte tedavilere yönlendiriliyor hastalar. Nokta atışı tedaviler artık günümüzde moda haline geldi. Dolayısıyla ilerleyen zamanlarda belki de kanser korkulan hastalık olmaktan çıkacak. Öldürücülüğüne engel olunamayacak kanserlerde var ama en azından hasta, hastalıklı olsa bile uzun süre yaşayabilecek. Bunu sağlayacak tedaviler günümüzde çokça ön plana çıkmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Ali Gaffar Okkan, şehadetinin 25’inci yıl dönümünde anıldı
24 Ocak 2026 Cumartesi - 13:46 Ali Gaffar Okkan, şehadetinin 25’inci yıl dönümünde anıldı Diyarbakır Emniyet Müdürü iken uğradığı hain saldırı neticesinde 5 polis memuruyla birlikte şehit edilen Ali Gaffar Okkan, şehadetinin 25’inci yılında Sakarya’nın Hendek ilçesindeki mezarı başında dualar ile anıldı. 24 Ocak 2001 tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürü görevinde iken makamından Diyarbakır Valiliğine giderken hain bir pusu neticesinde şehit edilen Ali Gaffar Okkan, şehadetinin 25’inci yıl dönümünde Hendek ilçesinde mezarı başında dualar ile anıldı. Anma töreni Hendek Aile Kabristanlığında düzenlendi. İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunun bulunulmasının ardından Okkan’ın özgeçmişi okundu. Daha sonrasında yapılan konuşmaların ardından dualar edilerek şehit Okkan’ın mezarına karanfiller bırakıldı. Anma töreninde konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, "Bu topraklar bugün hür ve özgür bir şekilde yaşıyorsa şehitlerimizin sayesindedir. Onları minnetle ve şükranla yad ediyoruz. Coğrafyamıza baktığımızda bugün Türkiye’nin bulunduğu bu konumu irdelediğimizde şehitlerimizin kanlarının yerde kalmadığını ve böldürtmediğini, Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam ettiğini görüyoruz. Bu vatanı bölmek isteyenler vardı ama bu vatan büyüyerek yoluna devam ediyor. Güçlü Türkiye, hem Türk milleti için hem de dost ve gönüldaş olan milletler için güven ve güç vermektedir. Bundan dolayı da millet olarak ne kadar övünsek yeridir. Ali Gaffar Okkan, hem teşkilatımıza örnek bir emniyet müdürü hem de Türk milletine, gençlerine örnek bir şahsiyetti. Allah rahmet eylesin. Kars Emniyet Müdürlüğünü, bende Kars valisiyken dinlemiştim. Yürekliliği ve cesaretiyle, halkla iç içe oluşuyla ortaya koymuş olduğu davranışlarla Kars halkının gönlünde yer ettiği gibi Diyarbakır’daki çalışmalarında da benzer şekilde halkın gönlünde taht kurmuştur. Şehadetinden sonra Türk milletinin gönlünde bir yer edinmiştir" dedi. Ayrıca, anma programı sonrasında şehit Okkan’ın hatırasına ilçede yapılan totem açılışı dualarla gerçekleştirildi.