Yerel Haberler
Sakarya
Otoyoldaki feci kazada tır sürücüsü yaşananları anlattı: "Gelen vurdu, giden vurdu" 23 Şubat 2026 Pazartesi - 03:28:21 Anadolu Otoyolu’nun Sakarya geçişinde 16 aracın karıştığı, 4’ü ağır olmak üzere toplam 13 kişinin yaralandığı zincirleme trafik kazasına karışan tır sürücüsü Mehmet Ali Mutlu, yaşananları anlattı. Mutlu, "Seyir halindeyken bir aracın dörtlüleri yanıyordu durduk. Orta şeritteki araçlar ilerlemeye başladı ve duman ortaya çıktı. Bende orta şeride yöneldiğimde gelen vurdu, giden vurdu. Tesiste mola verip yatacaktım ama yatamadım gelip vurdular" dedi. Otoyolun Erenler ilçesi Alancuma mevkii Ankara istikametinde meydana gelen kazada iddiaya göre köprü altında yakılan lastiklerden yükselen yoğun siyah duman, otoyol üzerine yayılarak görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Ankara yönünde seyir halinde olan sürücüler, duman sebebiyle önlerini görmekte zorlandı. Zincirleme kazaya yolcu otobüsleri, minibüsler ve otomobillerin de aralarında bulunduğu toplam 16 araç karıştı. Görüşün aniden azalmasıyla birlikte bazı sürücüler ani fren yaptı. Bu sırada arkadan gelen araçların da duramaması neticesine peş peşe çarpışmalar yaşandı. Otoyol üzerinde uzun araç kuyrukları oluşurken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 13 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Kaza sebebiyle Anadolu Otoyolu’nun Ankara istikametinde trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Meydana gelen kaza yeri havadan da görüntülendi. "Gelen vurdu, giden vurdu" Kazaya karışan araçlar olay yerinden yaklaşık 1 kilometre ilerideki dinlenme tesisine çekildi. Burada ekiplerince yapılan son kontroller sonrasında bazı araçlar otoparka çekilirken kazaya karışan 42 ADS 921 plakalı tırın sürücüsü Mehmet Ali Mutlu yaşadığı faciayı anlattı. Tırında gıda maddesi taşıyan ve Düzce’ye seyir halinde olan Mutlu, tesiste mola vereceğini belirterek, "Seyir halindeyken bir aracın dörtlüleri yanıyordu durduk. Orta şeritteki araçlar ilerlemeye başladı ve duman ortaya çıktı. Bende orta şeride yöneldiğimde gelen vurdu, giden vurdu. Önce otobüs arkasında da diğer araçlar vurdu. Ben kimseye vurmadım. Tırda gıda maddesi vardı ve Düzce’ye gidiyordum. Tesiste mola verip yatacaktım ama yatamadım" dedi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 02:57 Sakarya’da 16 aracın karıştığı zincirleme kazada 4’ü ağır 13 yaralı: Olay yeri böyle görüntülendi Anadolu Otoyolu’nun Sakarya geçişinde 16 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, 4’ü ağır olmak üzere toplam 13 kişi yaralandı. Kazanın, yol kenarında yakılan lastiklerden çıkan yoğun duman sebebiyle meydana geldiği öne sürüldü. Meydana gelen kaza alanı havadan da görüntülendi. Otoyolun Erenler ilçesi Alancuma mevkii Ankara istikametinde meydana gelen kazada iddiaya göre köprü altında yakılan lastiklerden yükselen yoğun siyah duman, otoyol üzerine yayılarak görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Ankara yönünde seyir halinde olan sürücüler, duman sebebiyle önlerini görmekte zorlandı. Zincirleme kazaya yolcu otobüsleri, minibüsler ve otomobillerin de aralarında bulunduğu toplam 16 araç karıştı. Görüşün aniden azalmasıyla birlikte bazı sürücüler ani fren yaptı. Bu sırada arkadan gelen araçların da duramaması neticesine peş peşe kazalar yaşandı. Otoyol üzerinde uzun araç kuyrukları oluşurken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 13 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Kaza sebebiyle Anadolu Otoyolu’nun Ankara istikametinde trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Meydana gelen kaza yeri havadan da görüntülendi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale dönerken, hususa ilişkin inceleme başlatıldı.
Başkan Alemdar: "Gençlerin yarınları için şehrimizde büyük yatırımları hayata geçiriyoruz"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:00 Başkan Alemdar: "Gençlerin yarınları için şehrimizde büyük yatırımları hayata geçiriyoruz" Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, AK Parti Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "Sakarya’nın gençleri Türkiye’nin yarınları" adlı yeni seçmen buluşmasında gençlerle bir araya geldi. Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) gerçekleştirilen programın onur konuğu AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal oldu. Programda gençler, merak ettikleri konuları doğrudan sorabilme imkanı bulurken, bir genç Başkan Alemdar’a daha önce müjdesini verdiği Bilim Merkezi Projesi’nin hangi aşamada olduğunu sordu. Soruyu yanıtlayan Alemdar, "Gençler bizim yarınlarımızdır. Onların en güzel şartlarda yaşaması, ulaşımdan sosyalleşmeye kadar her imkândan faydalanabilmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. Teknolojiyle ve bilimle daha fazla iç içe olmaları için tam donanımlı bir Bilim Merkezi inşa ediyoruz. Çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Hemen yanına ise 1 milyon kitap kapasiteli Şehir Kütüphanesi kazandırıyoruz. Farklı ölçekte çalışma ofisleriyle bilgiye en hızlı ve kolay ulaşılabilecek bir alan olacak" dedi. Kültür, eğitim ve spor yatırımları artıyor Gençlere yönelik projelere değinmeyi sürdüren Alemdar, şehrin kültür ve spor altyapısının da güçlendirildiğini belirterek, "Yaptığımız her projede bu şehrin geleceğini düşünüyoruz. AKM’yi baştan sona yeniliyoruz. Bunun yanında şehir genelinde futbol, basketbol ve voleybol sahaları yapıyor, Gençlik Merkezi ve Yüzme Havuzu inşa ediyoruz. Her adımda gençlerimizi merkeze alıyoruz" diye konuştu. Gençlerle yürümekten gurur duyuyoruz Alemdar’ın gençlere yönelik projelerini takdirle karşıladığını belirten AK Parti MKYK Üyesi Mahir Ünal, "Enerjisi yüksek, heyecanı diri, geleceğe dair söyleyecek sözü olan bir gençlikle yol yürümekten gurur duyuyoruz. Sakarya’da da gençler için çok önemli adımlar atılıyor. Yusuf Başkan her zaman gençler için dertlenen, gençlik adına projeler üreten bir isim" şeklinde konuştu.
Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:13 Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar SAKARYA (İHA) – Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı dönemlerde ev temizliğinde kullanılan ve Sakarya’daki az sayıda usta tarafından üretilen coğrafi işaretli ot süpürgeler, yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor. Teknolojiye adeta direnerek usta ellerde binbir emekle hazırlanan ot süpürgeler, 150 liradan alıcı buluyor. Coğrafi işarete sahip ot süpürgeler, teknolojinin gelişmesiyle popülaritesi artan elektrikli süpürgelerle ve temizlik robotlarıyla mücadele ediyor. İnsanların yüklü miktarda para harcayarak aldığı elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanlarda temizlik aracı olarak kullanılan ot süpürgeler, Sakarya’da sayılı usta tarafından üretiliyor. Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanların en gözde mesleklerinden birisi olan süpürgecilik, diğer el emeği mesleklerde olduğu gibi adeta can çekişiyor. Türkiye’nin önemli süpürge üretim merkezlerinden olan Sakarya’da ise az sayıda süpürgeci, babalarından öğrendikleri yöntemle üretimlerini devam ettiriyor. Ayakta kalma mücadelesi veren meslekte ustalar yetiştirecek çırak olmayınca kendilerini son durak olarak görüyor. Süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, taslak haline getirilmesi, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok meşakkatli aşamadan geçen süpürgeler, ustaların dokunuşlarından sonra tam bir süpürge halini alarak, ülkenin birçok şehrine gönderiliyor. "Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor" 46 yıldır ustalık yaptığını belirten Selahattin Burucuoğlu, "Bizim yaptığımız iş süpürgenin imalatı. Ot olarak geliyor, işlendikten sonra bizlere gelir. Dört aşamadan geçer ve süpürge haline gelir. Vatandaşlar bunu bahçesinde, balkonunu yıkarken kullanıyor. Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor. Hanımlar, halıları dövüp arkasında bu süpürgelerle süpürürlerdi şimdi o durum kalmadı. Robotlar, elektrikli süpürgelerle süpürüyorlar, yıkama zamanı gelince de halı yıkamacılara veriyorlar" dedi. "Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz" Usta Şaban Boşluk ise, "Eskiden fayans yoktu, haleflikseler vardı bu süpürgelerle iş görülürdü. Şimdi bunlar kalmadığı için bir süpürge iki ayda bitiyorsa şuan 3 yıl gidiyor bir ot süpürgesi. Bununda isteği azaldığı için bizde az üretim yapıyoruz. Biz emekliyiz, istek ve fırsat olunca gelip yapıyoruz, sürekli yaptığımız bir şey değil bu. Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz. Eskiden 2 bin kayıtlı esnaf varken şu anda 50-60 esnaf kaldı. Bunlarda sürekli çalışan esnaf değil. Tüketemediğin bir ürünü yapıp kenara koysan ne olacak. Tamamıyla el sanatıyla yapılan bu meslek bitmeye yüz tutmuş bir meslek" diye konuştu. "Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı" Süpürge imalatçısı Yusuf Özbek, "Baba mesleğim, babama da onun atasından kalma olarak sürdürüyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bir meslek. Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı. Eskiden teknoloji yoktu hanımlar, evin içinde kullanıyordu. Şu anda da Anadolu’nun kırsal kesimlerinde, belediyelerde, bazı iş yerlerinde bu süpürgeler kullanılıyor. Talep yaklaşık 20 yıldan beri azaldı ve bizden çıkış fiyatı 100 ile 150 lira arasında değişiyor. Ot süpürge ister istemez toz kaldırır ve hanımlar bunu istemez. Elektrikli süpürge ise kadın yürüyerek 10 dakikada bütün evi temizliyor, ot süpürgede bu biraz daha fazla zorlaşıyor. Geleceği yok bu mesleğim. Benim yaşım 47 ve benden sonra yapacak biri yok. Süpürgemizi teknolojik anlamda yenileme gibi bir durumda yok, kullanım alanı da dar. Biz biraz daha ayakta kalabilmek ve bu işi biraz daha sürdürebilmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:09 Bir zamanların vazgeçilmeziydi, şimdi yok oluyor: Ot süpürgelerde son ustalar Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı dönemlerde ev temizliğinde kullanılan ve Sakarya’daki az sayıda usta tarafından üretilen coğrafi işaretli ot süpürgeler, yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yer alıyor. Teknolojiye adeta direnerek usta ellerde bin bir emekle hazırlanan ot süpürgeler, 150 liradan alıcı buluyor. Coğrafi işarete sahip ot süpürgeler, teknolojinin gelişmesiyle popülaritesi artan elektrikli süpürgelerle ve temizlik robotlarıyla mücadele ediyor. İnsanların yüklü miktarda para harcayarak aldığı elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanlarda temizlik aracı olarak kullanılan ot süpürgeler, Sakarya’da sayılı usta tarafından üretiliyor. Elektrikli süpürgelerin yaygınlaşmadığı zamanların en gözde mesleklerinden birisi olan süpürgecilik, diğer el emeği mesleklerde olduğu gibi adeta can çekişiyor. Türkiye’nin önemli süpürge üretim merkezlerinden olan Sakarya’da ise az sayıda süpürgeci, babalarından öğrendikleri yöntemle üretimlerini devam ettiriyor. Ayakta kalma mücadelesi veren meslekte ustalar yetiştirecek çırak olmayınca kendilerini son durak olarak görüyor. Süpürge otunun hasadı, temizlenmesi, kükürtle kurutulması, belirli bir boy haline getirilmesi, tek tek ayrılması, taslak haline getirilmesi, tutma yerinin yapılması ve dikiş atılması gibi birçok meşakkatli aşamadan geçen süpürgeler, ustaların dokunuşlarından sonra tam bir süpürge halini alarak, ülkenin birçok şehrine gönderiliyor. "Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor" 46 yıldır ustalık yaptığını belirten Selahattin Burucuoğlu, "Bizim yaptığımız iş süpürgenin imalatı. Ot olarak geliyor, işlendikten sonra bizlere gelir. Dört aşamadan geçer ve süpürge haline gelir. Vatandaşlar bunu bahçesinde, balkonunu yıkarken kullanıyor. Eskiden alışık olan insanlar evinde bulunduruyor. Hanımlar, halıları dövüp arkasında bu süpürgelerle süpürürlerdi şimdi o durum kalmadı. Robotlar, elektrikli süpürgelerle süpürüyorlar, yıkama zamanı gelince de halı yıkamacılara veriyorlar" dedi. "Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz" Usta Şaban Boşluk ise, "Eskiden fayans yoktu, haleflikseler vardı bu süpürgelerle iş görülürdü. Şimdi bunlar kalmadığı için bir süpürge iki ayda bitiyorsa şuan 3 yıl gidiyor bir ot süpürgesi. Bununda isteği azaldığı için bizde az üretim yapıyoruz. Biz emekliyiz, istek ve fırsat olunca gelip yapıyoruz, sürekli yaptığımız bir şey değil bu. Bu meslek bitti gibi bir şey, biz son demleriyiz. Eskiden 2 bin kayıtlı esnaf varken şuanda 50-60 esnaf kaldı. Bunlarda sürekli çalışan esnaf değil. Tüketemediğin bir ürünü yapıp kenara koysan ne olacak. Tamamıyla el sanatıyla yapılan bu meslek bitmeye yüz tutmuş bir meslek" diye konuştu. "Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı" Süpürge imalatçısı Yusuf Özbek, "Baba mesleğim, babama da onun atasından kalma olarak sürdürüyoruz. Yok olmaya yüz tutmuş bir meslek. Süpürge eskiden evin içindeydi şimdi dışarda kaldı. Eskiden teknoloji yoktu hanımlar, evin içinde kullanıyordu. Şuanda da Anadolu’nun kırsal kesimlerinde, belediyelerde, bazı işyerlerinde bu süpürgeler kullanılıyor. Talep yaklaşık 20 yıldan beri azaldı ve bizden çıkış fiyatı 100 ile 150 lira arasında değişiyor. Ot süpürge ister istemez toz kaldırır ve hanımlar bunu istemez. Elektrikli süpürge ise kadın yürüyerek 10 dakikada bütün evi temizliyor, ot süpürgede bu biraz daha fazla zorlaşıyor. Geleceği yok bu mesleğim. Benim yaşım 47 ve benden sonra yapacak biri yok. Süpürgemizi teknolojik anlamda yenileme gibi bir durumda yok, kullanım alanı da dar. Biz biraz daha ayakta kalabilmek ve bu işi biraz daha sürdürebilmek istiyoruz" şeklinde konuştu.
Glikoz ölçümünde yeni dönem: Giyilebilir sensör projesine TÜBİTAK desteği
20 Ocak 2026 Salı - 15:37 Glikoz ölçümünde yeni dönem: Giyilebilir sensör projesine TÜBİTAK desteği Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından hazırlanan ve diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerin sorunlarını gidermeyi hedefleyen yeni nesil glikoz sensörü projesi, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. SUBÜ Teknoloji Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Can’ın yürütücülüğünü üstlendiği "Kovalent Organik Çerçeve Destekli Glikoz Sensör Mimarisi Geliştirilmesi" başlıklı çalışma, bilimsel test sürecine girdi. Proje kapsamında, diyabet yönetiminde kullanılan mevcut sensörlerdeki enzim kararsızlığı ve düşük sinyal stabilitesi gibi teknik sorunların, "Direkt Elektron Transferine (DET)" dayalı yeni bir mimari ile aşılması planlanıyor. İleri fonksiyonel malzemeler olan kovalent organik çerçeveler (COF) ve iletken polimer (PEDOT) bileşimiyle tasarlanan yeni mimari, Sürekli Glikoz İzleme Sistemleri (CGM), giyilebilir ve implant edilebilir tıbbi cihazlar için temel oluşturacak. Bu teknoloji sayesinde vücutla tam uyumlu ve yüksek hassasiyetli biyosensörlerin üretilmesinin önü açılacak. Öğrenciler Ar-Ge sürecinde görev alıyor Disiplinlerarası bir yaklaşımla yürütülen projede akademik kadronun yanı sıra lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri de araştırmacı olarak görev alıyor. Sentez aşamasından biyouyumluluk testlerine kadar tam kapsamlı bir mühendislik süreci olarak kurgulanan projenin, Türkiye’nin tıbbi cihaz teknolojileri alanındaki dışa bağımlılığını azaltması hedefleniyor.