Yerel Haberler
Sakarya
Trendyol 1. Lig: Sakaryaspor: 1 - Esenler Erokspor: 2
13 Nisan 2026 Pazartesi - 22:14 Trendyol 1. Lig: Sakaryaspor: 1 - Esenler Erokspor: 2 Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği Esenler Erokspor’a 2-1 mağlup oldu. Yeşil-siyahlılar ligin bitimine 3 hafta kala küme düştü. Maçtan dakikalar 30. dakikada gelişen Sakaryaspor atağında, ceza sahası içine yakın bölgede Pena’nın ortasında Burak Bekaroğlu, kafa vuruşu ile meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 49. dakikada gelişen Esenler Erokspor atağında, sol kanattan açılan ortada ceza sahasında gelişine şut çeken Recep Niyaz, topu ağlara gönderdi. 1-1 53. dakikada sağ kanatta gelişen Sakaryaspor atağında açılan orta, penaltı noktasına düşmeden Erokspor kalecisi Ertuğrul Çetin tarafından yumruklanarak uzaklaştı. 63. dakikada Sakaryaspor ceza sahasında oluşan karambolde, top Recep Niyaz’ın önünde kaldı. Niyaz’ın çektiği şut, az farkla kalenin sağından dışarı çıktı. 73. dakikada Esenler Erokspor’un sol kanattan kullandığı köşe vuruşunda, ceza sahası içinde karambol oluştu. Sağ tarafa yönelen topu sonrası Faye, açılan ortaya kafa vururken, kalecinin müdahalesi sonrası Arif Kocaman topu çizgiden uzaklaştırdı. 78. dakikada sağ kanattan hızlı gelişen Esenler Erokspor atağında Recep Niyaz’ın şutu direkten dönerek Catakovic’in önünde kaldı. Bu oyuncunun çektiği şutta meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-2 Stat: Yeni Sakarya Atatürk Hakemler: Batuhan Kolak, Hüsnü Emre Çelimli, Harun Terin Sakaryaspor: Szumski, Teixeira, Pena Flores (Alparslan Demir dk. 87), Kerem Şen (Doğukan Tuzcu dk. 65), Serkan Yavuz, Owusu (Emre Demir dk. 61), Arif Kocaman, Vukoviç, Burak Bekaroğlu, Melih Bostan (Zwoliski dk. 45), Poyraz Efe Yıldırım Yedekler: Mehmet Ataberk Dadakdeniz, Mirza Cihan, Haydar Karataş, Soro, Salih Dursun, Selim Kütük Teknik Direktör: Mustafa Dalcı Esenler Erokspor: Osman Ertuğrul Çetin, Mikail Okyar (Alper Karaman dk. 77), Ryan Jack (Eray Korkmaz dk. 45), Hamza Catakovic (Berat Luş dk. 87), Mame Mor Faye, Nzaba, Yunus Emre Gedik (Ömer Faruk Beyaz dk. 45), Recep Niyaz (Enes Ali Oral dk. 81), Hayrullah Bilazer, Minervino Da Silva, Dimitri Kevin Cavare Yedekler: Muhammed Birkan Tetik, Tugay Kacar, Yusuf Arda Özyurt, Talha Tekin Teknik Sorumlu: Uğur Okur Goller: Burak Bekaroğlu (dk. 16) (Sakaryaspor), Recep Niyaz (dk. 49), Catakovic (dk. 80) (Esenler Erokspor) Kırmızı kart: Serkan Yavuz (Sakaryaspor) Sarı kartlar: Mikail Okyar, Faye (Esenler Erokspor) Poyraz Efe Yıldırım, Alparslan Demir (Sakaryaspor)
Jandarmanın durdurduğu araçtan  düzensiz göçmen çıktı: 2 tutuklama
13 Nisan 2026 Pazartesi - 16:36 Jandarmanın durdurduğu araçtan düzensiz göçmen çıktı: 2 tutuklama Sakarya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında düzenlenen operasyonda, Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde durdurulan bir araçta 9 düzensiz göçmen yakalandı. Olayla ilgili gözaltına alınan 2 organizatör tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı, kamu düzeninin korunması ve göçmen kaçakçılığının önlenmesine yönelik kapsamlı denetimleri çerçevesinde, Adapazarı ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu Karasu Gişeleri mevkiinde, Göçmen Şube Müdürlüğü ve Otoyol Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yol kontrol ve arama faaliyetleri sırasında durdurulan şüpheli bir araç içerisinde toplam 9 düzensiz göçmen yakalandı. Yapılan incelemeler neticesinde, yakalanan şahıslardan 7’sinin Suriye uyruklu olduğu ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı tespit edildi. Düzensiz göçmenler, jandarmadaki kimlik tespiti ve idari işlemlerinin tamamlanmasının ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Organizatörler cezaevine gönderildi Olayın ardından derinleştirilen araştırmalar neticesinde, göçmen kaçakçılığına aracılık ettikleri ve organizatör oldukları belirlenen 2 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Operasyon kapsamında sadece adli değil, idari yaptırımlar da ağır oldu. Araç sürücüsü ve tescil sahibine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca toplam 104 bin 252 TL idari para cezası uygulandı. Göçmen sevkiyatında kullanılan araç ise 15 gün süreyle trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi.
Halk eğitim bünyesindeki ücretsiz kurslar, şampiyonlar yetiştiriyor
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:21 Halk eğitim bünyesindeki ücretsiz kurslar, şampiyonlar yetiştiriyor Sakarya’nın Hendek ilçesinde faaliyet gösteren Hendek Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan atletizm kursları, her yaştan vatandaşı sporla buluştururken, elde edilen ulusal ve uluslararası başarılarla dikkat çekiyor. Hendek Halk Eğitim Merkezi kursları çerçevesinde atletizmin temel branşlarını kapsayan eğitimlerde; sürat, dayanıklılık, koordinasyon ve kuvvet gelişimine yönelik çalışmalar titizlikle uygulanıyor. Özellikle küçük yaş gruplarından itibaren spora yönlendirilen öğrenciler, disiplinli çalışma alışkanlığı kazanarak hem bireysel gelişimlerini artırırken hem de sportif başarıya adım adım ilerliyor. Aykut Duman: "Kurs sonunda e-devlet onaylı sertifika" Kursun işleyişi ve başarı grafiği hakkında bilgi veren antrenör Aykut Duman, "Kurslarımız yaklaşık 200 saat üzerinden yapılmakta. Haftanın 4 günü, günde 3 saat olmak üzere haftada toplam 12 saat düzenliyoruz. Yaşları 12 ile 65 arasında değişen 25 öğrencimiz mevcut. Öğrencilerimiz aldıkları eğitimlerle birçok ulusal ve uluslararası yarışmaya katılarak kürsü başarısı elde ediyor. Çalışmalarımız Halk Eğitim Merkezi bünyesinde olduğu için tamamen ücretsizdir ve kurs sonunda kursiyerlerimiz e-devlet’e yansıyan sertifikalarını alıyorlar. Şu an veteran kategorisinde derece alan bir ağabeyimiz, 11 yaş grubunda Türkiye şampiyonu olan il takımında bir öğrencimiz ve Sapanca’daki yarışlarda üst üste 3 yıl birinci olan 22 yaşında bir sporcumuz var. ’Ben yapabilir miyim’ diyen herkesi kursumuza bekliyoruz" dedi. Zafer Kaya: "Dün 5 kilometre koşanlar bugün 40 kilometre koşuyor" Sporcu Zafer Kaya ise sporun gelişim evrelerine dikkat çekerek, "Burada yağmur çamur demeden gelip koşuyoruz. İnsanların sadece güneşli havalarda değil, her an bize katılmaları için hiçbir sakınca yok. Küçük küçük başlayıp ileride daha büyük hedefler koyan arkadaşlarımız oldu. Dün 5 kilometre koşabiliyorlardı, bugün 30-40 kilometre koşabiliyorlar. Halk Eğitim bünyesinde bir aileyiz. Aykut hocamız da ben de ülkemizi Amerika, Ukrayna, Yunanistan, Rusya ve Japonya gibi ülkelerde temsil eden sporcularız. Biz yapabiliyorsak herkes yapabilir" diye konuştu. Cemre Çelenk: "Başarılarımı hatırladıkça hırslanıyorum" Kursiyerlerden lise öğrencisi Cemre Çelenk de sporun kendisine kattığı motivasyonu şu şekilde özetledi: "Burada ortam çok güzel. Koşarken başarılarımı hatırlıyorum ve daha çok hırslanıyorum. Bir aile ortamımız var, sürekli aktiviteler yapıp iletişim halindeyiz. Sağlığınız ve kendiniz için burayı herkese tavsiye ederim."
Alkol masasında çıkan tartışma kanlı bitti
12 Nisan 2026 Pazar - 17:24 Alkol masasında çıkan tartışma kanlı bitti Sakarya’nın Hendek ilçesinde bir düğün salonunda alkol alındığı sırada çıkan kavgada, iş yerinde orkestracı olarak çalışan şahıs bıçaklanarak ağır yaralandı. Olayın ardından inceleme başlatan ekipler, firar eden şüphelileri suç aletiyle birlikte yakaladı. Olay, dün gece saatlerinde Nuriye Mahallesi Küçük Sanayi bölgesinde bulunan bir düğün salonunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, düğün salonu sahibi H.S. ve arkadaşları iş yerinde alkol aldıkları sırada henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine iş yerinde orkestracı olarak görev yapan H.T. (35), vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle kanlar içinde kaldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan H.T., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Bıçaklanan şahsın hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olay yerinde inceleme yapan ekipler, kavga sırasında salonda bulunan şahısların H.S. (iş yeri sahibi), E.A.F. (iş yeri sahibinin akrabası), M.K. (vale) ve U.G. olduğunu tespit etti. Yakalanan M.K., ilk ifadesinde bıçaklama eylemini E.A.F. isimli şahsın gerçekleştirdiğini söyledi. Ekipler, iş yeri sahibi H.S. ile olayın faili olduğu değerlendirilen E.A.F.’yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Operasyonda olayda kullanılan suç aleti bıçak da ele geçirildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
Sakarya’da sezonun son balıkları vatandaşla buluşuyor
12 Nisan 2026 Pazar - 13:21 Sakarya’da sezonun son balıkları vatandaşla buluşuyor Türkiye karasularında 15 Nisan itibarıyla başlayacak olan genel av yasağına sayılı günler kala, Sakarya’daki balıkçı tezgahlarında sezonun son ürünleri vatandaşla buluşuyor. Denizlerdeki ekosistemi korumak amacıyla her yıl uygulanan av yasağı, bu yıl da 15 Nisan’da başlayıp 1 Eylül’e kadar sürecek. Yasak öncesi tezgahlardaki son durumu değerlendiren balıkçı Ramazan İbiş, büyük teknelerin yerini küçük teknelerin alacağını ve balıkçılığın tamamen durmayacağını ifade etti. "Av yasağı başlayacak" 15 Nisan itibarıyla av yasağına tabii olan büyük teknelerin yerine küçük teknelerin avlanacağının belirten İbiş, "Av yasağına yaklaştığımız son günlerde 15 Nisan’da bütün büyük tekneler bizim tabirimizle gırgırlar, av sezonunu tamamlayacak. Av yasağı 1 Eylül’e kadar devam edecek. 15 Nisan’dan sonra küçük tekneler avcılığa başlayacak. Küçük teknelerin balıkları da fiyat bakımında uygun olduğu için tezgahlarda yine yerini alacak. Av yasağı başlayınca balıkçılık tamamen bitmiyor. Bunun yanında kültür balıkları devam edecek" dedi. "Tezgahlar boş kalmaz" Av sezonu boyunca hamsi ve istavritin bolluk yüzünden uygun; daha az olan palamut, çinekop ve barbunun ise fiyatlarının yüksek olduğunu belirten İbiş, "Bu sezon tezgahlarda bol miktarda hamsi, istavrit oldu. Palamut, çinekop ve barbun çok az miktarda çıktı. Fiyatları yüksek oldu ama hamsi ve istavritin fiyatları gayet uygun şekilde seyretti. Yasak döneminde bol miktarda yine istavrit olur. Onun haricinde hamsi de yine belli ölçülerde gelir" diye konuştu. Sofralarında hamsi ve istavriti severek tükettiklerini belirten bir vatandaş ise fiyatların uygun olduğunu söyledi.
Sakarya’da sezonun son balıkları vatandaşla buluşuyor
12 Nisan 2026 Pazar - 13:17 Sakarya’da sezonun son balıkları vatandaşla buluşuyor Türkiye karasularında 15 Nisan itibarıyla başlayacak olan genel av yasağına sayılı günler kala, Sakarya’daki balıkçı tezgahlarında sezonun son ürünleri vatandaşla buluşuyor. Denizlerdeki ekosistemi korumak amacıyla her yıl uygulanan av yasağı, bu yıl da 15 Nisan’da başlayıp 1 Eylül’e kadar sürecek. Yasak öncesi tezgahlardaki son durumu değerlendiren balıkçı Ramazan İbiş, büyük teknelerin yerini küçük teknelerin alacağını ve balıkçılığın tamamen durmayacağını ifade etti. "Av yasağı başlayacak" 15 Nisan itibariyle av yasağına tabii olan büyük teknelerin yerine küçük teknelerin avlanacağının belirten İbiş, "Av yasağına yaklaştığımız son günlerde 15 Nisan’da bütün büyük tekneler bizim tabirimizle gırgırlar, av sezonunu tamamlayacak. Av yasağı 1 Eylül’e kadar devam edecek. 15 Nisan’dan sonra küçük tekneler avcılığa başlayacak. Küçük teknelerin balıkları da fiyat bakımında uygun olduğu için tezgahlarda yine yerini alacak. Av yasağı başlayınca balıkçılık tamamen bitmiyor. Bunun yanında kültür balıkları devam edecek" dedi. "Tezgahlar boş kalmaz" Av sezonu boyunca hamsi ve istavritin bolluk yüzünden uygun; daha az olan palamut, çinekop ve barbunun ise fiyatlarının yüksek olduğunu belirten İbiş, "Bu sezon tezgahlarda bol miktarda hamsi, istavrit oldu. Palamut, çinekop ve barbun çok az miktarda çıktı. Fiyatları yüksek oldu ama hamsi ve istavritin fiyatları gayet uygun şekilde seyretti. Yasak döneminde bol miktarda yine istavrit olur. Onun haricinde hamsi de yine belli ölçülerde gelir" diye konuştu. Sofralarında hamsi ve istavriti severek tükettiklerini belirten bir vatandaş ise fiyatların uygun olduğunu söyledi.
Bakan Kacır: "Türkiye başka hiçbir ülkenin başaramadığı bir ihracat kabiliyeti seviyesine erişti"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 18:00 Bakan Kacır: "Türkiye başka hiçbir ülkenin başaramadığı bir ihracat kabiliyeti seviyesine erişti" Sakarya’da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, "Bugün Avrupa’nın en büyük sanayi ülkeleri halen pandemi öncesi üretim düzeylerinin çok gerisinde kalmıştır. Fransa’da üretim düzeyi pandemi öncesinin yüzde 3 daha aşağısında, İtalya’da yüzde 5,4 daha aşağısında, Almanya’da üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının halen yüzde 11,8 daha gerisindedir. Türkiye’de ise sanayiinin üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının yüzde 31 daha yukarısındadır. Türkiye kurduğu güçlü sanayi altyapısı sayesinde üretim, teknoloji, Ar-Ge, inovasyon ve ekosistem sayesinde pandemi döneminin ve sonrasının kazanan ülkelerinden olmayı başarmıştır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde bir otelde düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nde konuştu. Bakan Kacır, "Pandemi dönemiyle birlikte dünyanın bütün ülkelerinde korumacılık trend haline geldi. Fakat pandemi geride kalsa da korumacılık terk edilmedi ve bütün dünya daha fazla yerinde üretim daha fazla gümrük engeliyle ithalatın kısıtlaması yollarını tartışıyor. Bölgesel olarak baktığımızda Asya’nın küresel ticaretteki payının artmakta olduğunu, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın küresel ticaretteki payının ciddi şekilde azalmakta olduğunu da hatırlayabiliriz. Bütün bu hikayenin özeti aslında küresel ekonominin kuzeyden güneye ama daha fazla batıdan doğuya kaymakta olduğunu gösteriyor. Türkiye’yi biz bu yeni denklemde, bulunduğumuz konumunda getirdiği avantajları dikkate alarak küresel ticaretin merkez ülkelerinden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde gelecek 25 yılda dünya ekonomisinde hangi bölgeler daha fazla pay sahibi olacak diye baktığımızda Türkiye’mizin önünde gerek ticaret ve enerji bağlantıları gerek sahip olduğumuz üretim ve teknoloji kabiliyetleri ile yeni fırsat pencerelerinin açılmakta olduğunu değerlendiriyoruz. Bu fırsatları değerlendirmenin de en önemli şartı Türkiye’nin kritik teknolojileri kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen, rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen, sunabilen bir ülke olma yolculuğu, yani milli teknoloji hamlesi olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. "Türkiye teknolojik ürünleri kendi imkanlarıyla geliştiren ve üreten bir ülke olmayı başardı" Bakan Kacır, "Türkiye gerçekten son 25 yıllık dönemde kurulmuş alt yapılar, yetişen insan kaynağı sayesinde üretim kabiliyetlerinin araştırma, geliştirme ve inovasyonla taçlandırmayı ve daha ileri teknolojik ürünleri kendi imkanlarıyla geliştiren ve üreten bir ülke olmayı başardı. Bu sayede küresel ticaretteki payımızı yüzde 0,55’lerden 1,07’ye yani iki misline, küresel üretim katma değerindeki payımızı yüzde 0,69’dan 1,38’e çıkarmayı başardık. Türkiye 2002 yılında 41 milyar dolar imalat sanayi katma değeri üretebilmişti. Geçtiğimiz yıl Türk sanayisi 246 milyar dolar değer üretti. Denebilir 23 yıl geçti, dünya çok değişti ama dünyanın hızıyla gitmiş olsaydık biz ancak 123 milyar dolar katma değeri üretmiş olacaktık. Ortaya koyduğumuz daha ileri performans sayesinde bunu tam iki misli, 246 milyar dolar imalat sanayimiz katma değer üretmeyi başardı. Bugün Türkiye 41,5 milyar dolar yıllık otomotiv ihracatı olan, 32 milyar dolar kimya ihracatı olan, 29 milyar dolar makine ihracatı olan, yani teknoloji seviyesi ileri düzeyde olan sektörlerde rekabetçi üretim ve ihracat kapasitesine ve kabiliyetine sahip bir ülke. Askeri insansız hava aracı pazarının küresel düzeyde üçte ikisi elinde. Güneş paneli üretiminde, beyaz eşya üretiminde, ticari araç üretiminde Avrupa’nın en büyük üretim ülkesi Türkiye. 2002 ile kıyasladığımızda ana sanayimizin bütün sektörlerinde üretimi birkaç misli büyüttüğümüzü ifade edebiliriz. 2002 yılında yaklaşık 7 milyon beyaz eşya üretiliyorken, geçtiğimiz yıl Türkiye’de 29 milyon beyaz eşya üretildi. Türkiye beyaz eşya üretiminde Avrupa’da bir numaralı, dünyada ikinci sıradaki üretici ülke. Türkiye, 2002’de ancak 350 bin üretmişken, geçtiğimiz yıl bir buçuk araç ürettik. Türkiye, Avrupa’nın ve dünyanın en önemli otomotiv üretim merkezlerinden biri haline geldi" diye konuştu. "Pek çok başlıkta Avrupa’da ilk beş büyük üretici arasındayız" Bakan Kacır, "Pek çok başlıkta Avrupa’da ilk beş büyük üretici arasındayız. Tarım makinelerinde Avrupa’nın dördüncü büyük üreticisiyiz. Plastik mamülde Avrupa’nın ikinci büyük üreticisiyiz. Ağaç ürünlerinde, orman ürünlerinde Avrupa’nın en büyük iki üreticisinden birisiyiz. Yine alüminyum ve düz camda Avrupa’da ilk ikideyiz. Seramik sağlık gereçlerinde, çelikte, çimentoda, otobüs, ticari araç, güneş paneli, beyaz eşyada ifade etmeye çalıştığım gibi Avrupa’nın en büyük üretici ülkesiyiz. Türkiye’de çokça tartışılan tekstil, hazır giyim gibi sektörlerde Avrupa’da en büyük ölçekli üretim yapan ilk iki ülke arasındayız. Önümüzdeki dönemde atacağımız adımlarla bu üretim gücümüzü daha da tahkim etmeyi, ekonomi programımızın unsurlarından biri addediyoruz. Türkiye’nin üretim kabiliyetlerini daha ileri seviyelerine çıkarmayı önemsiyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye, Çin’den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş coğrafi kuşağın rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülkesi oldu" Bakan Kacır, "Bugün Avrupa’nın en büyük sanayi ülkeleri halen pandemi öncesi üretim düzeylerinin çok gerisinde kalmıştır. Fransa’da üretim düzeyi pandemi öncesinin yüzde 3 daha aşağısında, İtalya’da yüzde 5,4 daha aşağısında, Almanya’da üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının halen yüzde 11,8 daha gerisindedir. Türkiye’de ise sanayiinin üretim düzeyi 2020 yılı Ocak ayının yüzde 31 daha yukarısındadır. Türkiye kurduğu güçlü sanayi altyapısı sayesinde üretim, teknoloji, Ar-Ge, inovasyon ve ekosistem sayesinde pandemi döneminin ve sonrasının kazanan ülkelerinden olmayı başarmıştır. Bu hikayede gerçekten teknoloji seviyesinde elde ettiğiniz kazanımların büyük bir payı var. Ürün ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 buçuk milyar dolara çıkardık. Fakat ihraç ettiğimiz ürünlerdeki yükselişin daha da fazla olduğunu görüyoruz. Biz 2002’de 36 milyar dolar ihracat yaparken, bu ihracatın içinde orta yükseklikte teknolojik ürünlerin payı 10 milyar dolar düzeyindeydi. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 112 milyar dolar teknoloji seviyesi yüksek ve orta yüksek düzeyde ürün ihracatı yaptı. Özellikle son yıllarda 2025 yılı ihracatımıza baktığımızda yüksek teknolojinin ürünlerde yüzde 12 buçuk, yüksek teknoloji ürünlerde yüzde 10,6 artış yakalandığımızı görüyoruz. Aslında biraz daha uzun hali değerlendirdiğimizde son beş yıla baktığımızda Türkiye’nin ihracattaki artışının tamamının yüksek ve orta yüksek düzeydeki teknolojik ürünlerden geldiğini ifade edebiliriz. Geçtiğimiz 30 yılı değerlendirdiğinizde Türkiye’nin küresel ihracat pazarlarında nasıl bir kabiliyet kazandığını, diğer ülkelerle mukayeseli olarak görmemiz de mümkün. 30 yıl geriye gittiğimizde Türkiye, hem rekabetçi olarak ihraç ettiği ürün sayısı hem yoğun ihracat yaptığı ülke sayısı hem de ihracat hacmi açısından oldukça vasat bir yerdeydi. 30 yılda bu tablo çok değişti, ürün portföyü çok değişti. Rekabetçi olarak ürün sayısı çok arttı ama bunun da ötesinde sahip olduğunuz coğrafi konumu, doğru lojistik yatırımları, bağlantısalık adımları sayesinde etkin şekilde değerlendirmeyi başardık ve ihracat yaptığımız ülke sayısını 30 yıl öncesinin iki mislinden daha ileri bir seviyeye taşıdık. Türkiye, Çin’den sonra Avrupa ortasına kadar uzanan geniş coğrafi kuşağın rekabet gücü en hızlı yükselen ihracatçı ülkesi oldu" ifadelerini kullandı. "Türkiye başka hiçbir ülkenin yaklaşmayı dahi başaramadığı bir ihracat kabiliyeti seviyesine erişti" Bakan Kacır, "Türkiye başka hiçbir ülkenin yaklaşmayı dahi başaramadığı bir ihracat kabiliyeti seviyesine erişti. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde istikrarımızı koruyabilir güçlü şekilde yolumuza devam edebilirsek ki inşallah öyle olacak bu üretim ve ihracat kabiliyeti Türk ekonomisinin yeni başarı hikayeleri yazmasını ana motoru olacak. Bunun arkasında Türkiye’nin kurduğu muazzam araştırma geliştirme altyapısı var. Biz 2002 yılında milli gelirimizin ancak binde 5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerimizi ayırabiliyorduk ve Türkiye’deki Ar-Ge faaliyetlerinin toplam büyüklüğü ancak 1.2 milyar dolardı. Şimdi milli gelirimizin yüzde 1 buçuğunu ayırıyoruz. Bu oran Avrupa’da önde gelen sanayi ülkeleri İtalya, İspanya gibi ülkelerle benzer seviyelerdir. Ve araştırma geliştirmeye ayırdığımız kaynak 20 milyar dolara erişti. 1.2 milyar dolar Ar-Ge harcaması yaptığımız dönemde Türk özel sektörü ancak 350 milyon dolar Ar-Ge faaliyeti yürütüyordu, şimdi sadece ASELSAN’ın Ar-Ge faaliyeti 350 milyon doların üzerinde. Bugün Türk özel sektörü her yıl 14 milyar dolara yakın araştırma, geliştirme yatırımı yapıyor. Araştırma ve geliştirmenin özü insan kaynağıdır. O dönemde sadece 29 bin Ar-Ge insan kaynağımız vardı, şimdi 311 bine erişti. Bunun sonuçlarını fikri mülkiyette görüyoruz. Türkiye’de bir yılda yapılan patent başvuru sayısı sadece 414’tü, şimdi 11 binden fazla başvuru yapılıyor. Türkiye’nin bilimsel üretim kapasitesi çokça tartışılır. Yeni üniversiteler kurduk Türkiye’nin dört bir yanında. Bu üniversitelerin performansı ile ilgili eleştiriler olduğunu zaman zaman görüyoruz. Fakat şu gerçekliği hiç kimse inkar edemez; elbette bu üniversiteler zamanla gelişecek. Tıpkı tecrübeli üniversitelerimiz gibi Türkiye’nin bilimsel üretimine yıldan yıla çok daha fazla katkı verecek. Bununla beraber son 23 yılda Türkiye’nin bilimsel kapasitesi de son derece hızlı bir yükseliş kaydetti. 2002 yılında Türkiye’de bir yılda yapılan bilimsel yayın sayısı yaklaşık 9 bindi, geçtiğimiz yıl Türkiye’de 52 bin bilimsel yayın yapıldı" dedi.