Yerel Haberler
Sakarya
Sapanca Gölü’nün geleceği akademik çalıştayda masaya yatırıldı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 13:31 Sapanca Gölü’nün geleceği akademik çalıştayda masaya yatırıldı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Sapanca Gölü Havzası’nın Sürdürülebilir Yönetimi Çalıştayı" başladı. Şehrin en stratejik su kaynağının geleceğinin akademik veriler ışığında ele alındığı çalıştayda, havzadaki kaçak yapılaşma ve iklim değişikliği tehditlerine dikkat çekildi. Sapanca Gölü’nün havza ölçeğinde sürdürülebilir yönetimi için birçok üniversiteden akademisyenler Sakarya’da bir araya geldi. Çalıştayın açılışında konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölün korunması için kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "6 bin civarında kaçak yapı var" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sapanca Gölü’nün hem Sakarya hem de Kocaeli için hayati önem taşıdığını belirterek havzadaki yapılaşma tehlikesine dikkat çekip, "Sapanca Gölü yaklaşık 1 milyar 200 milyon ton içme suyu barındıran devasa bir havza. İki ilin toplam su kullanımı 130 milyon ton civarında ve bu rakam her geçen gün artıyor. Ancak göl etrafında çirkin bir yapılaşma görüyoruz. Tespitlerimize göre havzada 6 bin civarında bungalov olarak tabir edilen kaçak, ruhsatsız ve imarsız yapı var. Bu orantısız kullanım hem havzayı hem de göl suyunu kirletiyor. Bu ciddi tehlikeyle karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir" dedi. "Türkiye su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında" SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, su yönetiminin dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini ifade ederek, "Çalıştay başlıklarını yapay zekaya yüklediğimde; havza sisteminin bilimsel analizi, iklim değişikliği analizleri ve kuraklık senaryoları gibi zorlu başlıklar karşımıza çıktı. Yıllar önce ’su savaşları olacak’ dendiğinde fantastik geliyordu ancak bugün suyun en kıt kaynak olduğunu biliyoruz. Türkiye maalesef su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında yer alıyor" diye konuştu. Milyarlık altyapı yatırımı ve koruma kalkanı SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölü korumak adına dev bütçeli projelerin hayata geçirildiğini belirterek, "Gölümüzü korumak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ballıkaya ve Çamdağı baraj süreçleri hız kazandı. Geçtiğimiz yıl 253 kilometrelik içme suyu hattını yeniledik. Şimdi ise 13 milyon euroluk proje ve ilave 1 milyar liralık yatırım ile 7 ilçemizde 300 kilometrelik hat yenilemesi daha yapacağız. Ayrıca göl çevresindeki 9 kilometrelik kolektör hattını rehabilite ederek doğal mirasımızı güvence altına alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Su, hava gibi bir yaşam kaynağıdır" Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise suyun stratejik bir kaynak olarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "İklim değişikliği nedeniyle suyun, tıpkı hava gibi vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olduğunu unutmamalıyız. Vatandaşlarımızda bireysel farkındalık oluşturacak çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Bakanlık olarak arıtılmış atık suların yeniden kullanımı ve sanayide geri dönüşüm için tesislerin enerji giderlerine destek sağlıyoruz" dedi. Akademisyenler ve SASKİ arasında yürütülecek bilimsel çalışmaların, Sapanca Gölü için yeni bir koruma stratejisi oluşturması hedefleniyor.
Lise öğrencileri atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı
15 Şubat 2026 Pazar - 15:19 Lise öğrencileri atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde lise öğrencileri, çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı. "Kumaşın Belleği" adı verilen defilede, test kağıtlarından eski perdelere kadar birçok atık malzeme geçmişle bugünün modasını birleştirdi. Sakarya’da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu. Karasu Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi öğrencileri, sürdürülebilirlik ayı çerçevesinde atık materyalleri sanata dönüştürdü. Hazırlanan özel defilede öğrenciler, çöpe gidecek malzemeleri modern ve geleneksel giyim tarzıyla harmanlayarak sergiledi. Etkinlikte ayrıca israfın zararlarını anlatan bir tiyatro gösterisi de sahnelendi. "Popüler kültür bilinçsiz tüketime yönlendiriyor" Öğrencilerin popüler kültürün etkisiyle moda adı altında tüketime zorlandığını belirten okul müdürü Adem Arslan, "Amacımız çocuklarımızı çevreye duyarlı nesiller olarak yetiştirmek. Çocuklar moda başlığı altında bilinçsiz tüketime yönlendiriliyor. Biz ise hikayesi olan eski malzemeleri tekrar kullanarak doğaya daha az atık çıkartabileceğimizi göstermek istedik. Öğrencilerimiz hikayesi olan kumaşlardan yeni kıyafetler tasarladılar" dedi. "Hızlı moda sektörüne karşı farkındalık" Proje Koordinatörü Dilek Ulutürk Özdemir ise, "Bu çalışmayı öğrencilerimize çevre bilinci kazandırmak ve tüketim alışkanlıkları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirdik. Doğaya aykırı olan hızlı moda sektörüne karşı bir duruş sergilemek istedik. Öğrencilerimiz atık malzemelerden kendi tasarımlarını oluştururken, aile yadigarı kıyafetleri de bugünün moda anlayışıyla yeniden yorumladılar" diye konuştu. Test kağıtlarını sanata dönüştürdü Defilenin en dikkat çeken tasarımlarından birine imza atan 12. sınıf öğrencisi İkrasu Kazan, üniversite sınavına hazırlık sürecindeki atıklarını podyuma taşıdı. Kazan, "Tamamen atık malzemeleri kullandım. 12. sınıf olduğum için test kağıtlarının kullanılmayan kısımlarını kestim ve üzerlerine çizimler yaptım. Tahta kalemiyle desenler çizip silikonla yapıştırarak bu tasarımı oluşturdum" şeklinde konuştu.
Lise öğrencileri atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı
15 Şubat 2026 Pazar - 15:12 Lise öğrencileri atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde lise öğrencileri, çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı. "Kumaşın Belleği" adı verilen defilede, test kağıtlarından eski perdelere kadar birçok atık malzeme geçmişle bugünün modasını birleştirdi. Sakarya’da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu. Karasu Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi öğrencileri, sürdürülebilirlik ayı çerçevesinde atık materyalleri sanata dönüştürdü. Hazırlanan özel defilede öğrenciler, çöpe gidecek malzemeleri modern ve geleneksel giyim tarzıyla harmanlayarak sergiledi. Etkinlikte ayrıca israfın zararlarını anlatan bir tiyatro gösterisi de sahnelendi. "Popüler kültür bilinçsiz tüketime yönlendiriyor" Öğrencilerin popüler kültürün etkisiyle moda adı altında tüketime zorlandığını belirten Okul Müdürü Adem Arslan, "Amacımız çocuklarımızı çevreye duyarlı nesiller olarak yetiştirmek. Çocuklar moda başlığı altında bilinçsiz tüketime yönlendiriliyor. Biz ise hikayesi olan eski malzemeleri tekrar kullanarak doğaya daha az atık çıkartabileceğimizi göstermek istedik. Öğrencilerimiz hikayesi olan kumaşlardan yeni kıyafetler tasarladılar" dedi. "Hızlı moda sektörüne karşı farkındalık" Proje Koordinatörü Dilek Ulutürk Özdemir ise "Bu çalışmayı öğrencilerimize çevre bilinci kazandırmak ve tüketim alışkanlıkları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirdik. Doğaya aykırı olan hızlı moda sektörüne karşı bir duruş sergilemek istedik. Öğrencilerimiz atık malzemelerden kendi tasarımlarını oluştururken, aile yadigarı kıyafetleri de bugünün moda anlayışıyla yeniden yorumladılar" diye konuştu. Test kağıtlarını sanata dönüştürdü Defilenin en dikkat çeken tasarımlarından birine imza atan 12. sınıf öğrencisi İkrasu Kazan, üniversite sınavına hazırlık sürecindeki atıklarını podyuma taşıdı. Kazan, "Tamamen atık malzemeleri kullandım. 12. sınıf olduğum için test kağıtlarının kullanılmayan kısımlarını kestim ve üzerlerine çizimler yaptım. Tahta kalemiyle desenler çizip silikonla yapıştırarak bu tasarımı oluşturdum" şeklinde konuştu.
İndirim için geceden çadır kurup 8 saat yağmur altında beklediler
15 Şubat 2026 Pazar - 09:50 İndirim için geceden çadır kurup 8 saat yağmur altında beklediler Sakarya’da şube açan dev perakende zincirinin teknoloji ürünlerinde yaptığı büyük indirimler ve ilk bin kişiye bin liralık hediye çeki kampanyası, kentte büyük yankı uyandırdı. Açılıştan saatler önce mağaza önünde toplanan vatandaşlar, çadır kurup mağaza açılışına kadar bekledi. Adapazarı ilçesinde bulunan bir AVM’de 6 bin 500 metrekarelik modern konseptiyle Sakarya perakende sektörüne iddialı bir giriş yapan mağaza Ramazan ayı yoğunluğunu açılış heyecanıyla yaşadı. ‘365 gün hesaplı fiyat’ politikasıyla temel gıda, bakliyat ve sahur, iftar sofralarının vazgeçilmez ürünlerinde uygun fiyatlı koliler ve paket seçenekleri satışa sunuldu. Mağazasının indirim fırsatlarından yararlanmak isteyen binlerce kişi, açılıştan yaklaşık 8 saat önce alışveriş merkezi otoparkı ve mağaza önünde toplandı. Bazı vatandaşlar araçlarında uyurken, bazıları kamp çadırı kurarak sabahladı. Yağışlı havaya rağmen dağılmayan kalabalığın oluşturduğu kuyruk ise yaklaşık 1 kilometre uzunluğuna ulaştı. Gece boyunca sıra bekleyen vatandaşlardan bazıları ısınmak için ateş yakarken, bazıları battaniyelere sarılarak yağmur altında bekledi. Mağaza yetkilileri ise vatandaşlara sıcak çorba, yağmurluk ve şemsiye dağıtarak destek sağladı. Sabah saatlerinde kapıların açılmasıyla birlikte yoğunluk arttı. Özellikle teknoloji, şarküteri, beyaz ve kırmızı et ile temel gıda reyonlarında hareketlilik yaşanırken, indirimli ürünlere ulaşmak isteyen vatandaşlar zaman zaman zor anlar yaşadı. İlk gelen bin kişi bin liralık hediye çeklerini alarak alışverişe başlarken, en çok ilgiyi oyun konsolları ve cep telefonları gördü. Uzun süre bekleyen vatandaşlar, kampanyanın yoğun ilgi görmesine rağmen memnun olduklarını dile getirdi. "Geceden kamp kurmayı düşündük" Sabah saatlerinden itibaren sırada bekleyen Halil Varol, "Sabah saat 05.00 sıralarında kalktık geldik. Saat 09.00’da açılacağını söylediler. Bizde erkenden yerimizi alalım istedik" derken Okan Altun, "7-8 arkadaş 23:00-00.00 sıralarında geldik. Geceden kamp kurmayı düşündük ve alacağım ürüne 10 -15 bin lira indirimle sahip olabiliyorum. Çadır kurmaya değer" dedi. "Bu indirim kaçmaz, normalde fiyatlar iki katı" İndirimden yararlanmak için erken saatlerde gelen Cem Ayvaz, "Bu indirim kaçmaz, normalde fiyatlar iki katı o sebeple ben erken gelmek mantıklı. Alacağımız ürünler normalde 46 bin lira olsa rahat 28 bin kira kardayız" derken Aykut Öztürk, "Ben sabah 05:30’da geldim. Fiyatlar gayet güzel. Normalde 30 bin bandında olan bir ürün burada 19 bin lira civarında" diye konuştu. "Sabah saat 06.00’da geldik, paramızın yettiği kadar alacağız" Ramazan alışverişi için mağaza açılışına gelen Çınar Aksoy, "Sabah saat 06.00’da geldik. Yağ, un, şeker açıkçası paramızın yettiği kadar alacağız" derken Cenk Aşkın, sabahın erken saatlerinde indirimli ürün almak için İstanbul’dan geldiğini aktardı. "Açılışımızı duyan Sakarya halkı büyük önem verdi" Şirket yöneticisi Uğur Ekiz, "13. Şubemizi Sakarya’da açmış bulunmaktayız Ramazan’ın bereketiyle birlikte 365 gün hesaplı alışveriş anlayışını şehirle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan dolayısıyla da özellikle kırmızı et, gıda grubunda güzel bir açılış yaptık. İlk bin kişiye bin lira hediye çekilişi ile açılışlarımıza devam ediyoruz. Özellikle dünya markası ürünlerle ve büyük kampanyalara müşterilerimizin teveccühü bulunmaktadır. Açılışımızı duyan Sakarya halkı büyük önem verdi. Her açılışımızda olduğu gibi bu açılışta da dünya markalarını, teknolojik ürünleri, oyun konsolları ve benzeri bütün ürünlerde kampanyalarımız oldu" şeklinde konuştu.
Otomobilde işlenen cinayetle ilgili 2 tutuklama
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:12 Otomobilde işlenen cinayetle ilgili 2 tutuklama Sakarya’nın Karasu ilçesinde bir kişinin park halindeki otomobilinde silahlı saldırı neticesinde öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan 7 şüpheliden 2’si tutuklandı. Yeni Mahalle 7. Cadde’de 11 Şubat’ta meydana gelen olayda, park halinde bulunan 54 YU 777 plakalı otomobilde bir kişinin kanlar içinde hareketsiz durduğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde, araçtaki Zafer Şeyban’ın (47) silahla vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda cinayet şüphelisinin S.Ö. (34) olduğunu tespit etti. Maktulün sosyal medya paylaşımları dikkat çekti Öte yandan, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın 14 Ekim 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı, "Siz benimle uğraşmaya devam edin. Beni bitirmeye uğraşıyorsunuz ya. Sıra size de gelecek" şeklindeki paylaşımı dikkati çekti. Ayrıca, yapılan incelemede, hayatını kaybeden Şeyban’ın ’kasten yaralama’, ’mala zarar verme’ ve ’hakaret’ başta olmak üzere 5, şüpheli S.Ö.’nün ise ’tehdit’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından 2 kaydı bulunduğu tespit edildi. Cinayete ilişkin 7 kişi gözaltına alındı Cinayete ilişkin S.Ö., Y.T., H.S., A.Ö., M.A.D., A.B. ve K.Ş. (SSC) isimli şüpheliler gözaltına alındı. İşlemleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.A.D., A.Ö., H.S. savcılık ifadesinin ardından A.B. ve K.Ş. adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı, S.Ö. ve Y.T. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Otomobilde işlenen cinayette gözaltına alınan 7 şüpheliden 2’si tutuklandı
14 Şubat 2026 Cumartesi - 18:01 Otomobilde işlenen cinayette gözaltına alınan 7 şüpheliden 2’si tutuklandı Sakarya’nın Karasu ilçesinde park halindeki otomobilinde silahlı saldırı neticesinde bir kişinin öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan 7 şüpheliden 3’ü savcılık ifadesinin ardından 2’si adli kontrolle serbest bırakılırken 2’si tutuklandı. 11 Şubat tarihinde Yeni Mahalle 7. Cadde’de meydana gelen olayda, park halinde bulunan 54 YU 777 plakalı otomobilde bir kişinin kanlar içinde hareketsiz durduğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde, araçtaki Zafer Şeyban’ın (47) silahla vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda cinayet şüphelisinin S.Ö. (34) olduğunu tespit etti. Maktulün sosyal medya paylaşımları dikkat çekti Öte yandan, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın 14 Ekim 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı, "Siz benimle uğraşmaya devam edin. Beni bitirmeye uğraşıyorsunuz ya. Sıra size de gelecek" şeklindeki paylaşımı dikkati çekti. Ayrıca, yapılan incelemede, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın ’kasten yaralama’, ’mala zarar verme’ ve ’hakaret’ başta olmak üzere 5, şüpheli S.Ö.’nün ise ’tehdit’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından 2 kaydı bulunduğu tespit edildi. Cinayete ilişkin 7 kişi gözaltına alındı Zafer Şeyban’ın cinayetine ilişkin S.Ö., Y.T., H.S., A.Ö., M.A.D., A.B. ve K.Ş.(SSC) isimli şüpheliler gözaltına alındı. İşlemleri sonrasında adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.A.D., A.Ö., H.S. savcılık ifadesinin ardından A.B. K.Ş.(SSC) adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı, S.Ö. ve Y.T. tutuklanarak cezaevine gönderildi. (OK-
Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu: "Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım ama bu derece alçakça, planlı bir saldırıyla ilk kez karşılaşıyorum"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 17:18 Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu: "Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım ama bu derece alçakça, planlı bir saldırıyla ilk kez karşılaşıyorum" Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddialara ilişkin olarak, "Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddiaların ardından basın açıklamasında bulundu. AK Parti Genel Merkezi tarafından kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu’na sevk edildiği söylemlerine yönelik kendisine herhangi bir tebliğ yapılmadığını belirten Işıksu, "Son günlerde, devam eden bir tehdit ve şantaj davası üzerinden kamuoyunda bilinçli bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. 11 Şubat’ta düzenlenen bir programda kürsüye çıkan bir şahsın, gizlilik ve yayın yasağı bulunan bir dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanması ve bu sözlerin hızla medya ve sosyal mecralara servis edilmesi tesadüf değildir. Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Hukuki hakkını arayan şahsımı suçlu gibi göstermeye çalışan bu anlayışı asla kabul etmiyorum. Ancak herkes bilsin ki; şantaj ve tehdit ile karşılaştığım anda hemen suç duyurusunda bulunan taraf benim. Hiçbir aşamada geri adım atmadım, saklanmadım" dedi. "İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır" Başkan Işıksu, "Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim. Ben AK Parti’liyim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde geçen siyasi hayatım, yaptıklarım ve gayretim ortadadır. Sonuna kadar Cumhurbaşkanımızın destekçisi olacağımı herkesin bilmesini isterim. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun benim için her şeyden daha kıymetlidir. O bizim baş tacımızdır. Allah var gam yok. Ancak şunu da hep birlikte sormalıyız: Bu kurguyu kim yaptı? Bu pahalı bir organizasyon. Kimler birlikte organize planladı? Nerelerde, hangi operasyonları yürüttü? Perde arkasında nasıl yayıldı, nasıl süreç yönetildi? İsim isim, kanıtlarıyla tespitlerim vardır. Hiçbir şey gizli kalmaz. Hem yüce Türk yargısı önünde hem de milletimizin huzurunda, vakti geldiğinde herkes her şeyi öğrenecek inanıyorum. Bugün yaşananlar, hukuki bir süreci medya tartışmasına çevirme çabasıdır. İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır. Para talebi iddiaları ortadayken yargı yoluna başvuran ilk tarafın ben olduğumu bir kez daha özellikle hatırlatmak isterim. Algı üretmek yerine yargıya gitmek gerekir. Şunu da net söylüyorum: Organize bir operasyon görüntüsü veren bu girişimler karşısında asla geri adım atmayacağım. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Gerçek dışı bilgi ve belgeleri yayanlar hakkında tüm hukuki süreçler başlatılmıştır ve devam edecektir. Nihai söz, bağımsız Türk yargısına aittir" diye konuştu. "Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır" Kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden Başkan Işıksu, "Şunu herkes bilsin: Biz bu şehre hizmet etmek için buradayız, algı operasyonlarıyla da yolumuzdan dönecek değiliz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar nasıl milletimizin duasına güvenerek yürüdüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla AK Parti çizgisinde ve dünya lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. İnanan herkes dedikoduyla değil hakikatle yürümelidir. Bizim inancımız da duruşumuz da nettir: Alnımız ak, başımız dik. Sözümüz de yönümüz de milletimizdir. Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır. A4 kağıtlarında yazışma diye sundukları hiçbir sosyal medya yazışması ve tarafıma ait bir sosyal medya hesabı dahi olmamıştır. Partimizi kandırmak hedefiyle, parti içindeki bazı isimlerle birlikte hareket etmek için ellerinden ne gelirse uygulamaya koymuşlardır. Bütün tuşlara basmışlardır. Parti içerisinde şahsıma muhalif bazı isimlerin yaydığı, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan yazışma görüntülerinde yer alan fotoğraf aslında hiç olmamıştır; kurgulanmış bir yazışma dolaşıma sokulmuştur. Bunların hepsi de hukuk önünde ortaya çıkacaktır. Uzun yıllardır hayatım hep siyasetin içerisinden geçti. Ömrüm boyunca birçok kumpasla, birçok tehditle ve birçok yalanla karşılaştım. Ama bu derece alçakça, bu derece planlı ve bu derece pervasız bir saldırıyla açıkçası ilk kez karşılaşıyorum. Bu seferki iftira sadece şahsıma yönelik değildir. Bu iftira aileme yöneliktir, bu iftira bana inananlara yöneliktir, bu iftira gerçeğe inanan herkese atılmış alçakça bir iftiradır. Günlerdir hakkımda yalan beyanlar, asılsız söylemler ve organize edilmiş karalama kampanyaları dolaştırılmaktadır. Gerçek, kendi gücüyle ve kendi ağırlığıyla zaten konuşacaktır. Ben susmayacağım. Ben geri adım atmayacağım. Gerçeği sonuna kadar ortaya koyacağım. Bu kumpası kuranlar, bu iftirayı atanlar ve bu karanlığı büyütenler, er ya da geç gerçeğin karşısında durmak zorunda kalacaktır" şeklinde konuştu.